(Ey İnananlar!) Siz, Allah’a ve Peygamberine îman edesiniz, onu destekleyesiniz, onu saygıyla yüceltesiniz ve (Allah’ı) sabah-akşam (sürekli olarak) tesbih edesiniz diye.¹
1 Bu ayetteki dört emrin her biri; elçilik, şahitlik, müjdeleyicilik ve uyarıcılıktan her birine işaret eder. Şöyle ki; peygamber olarak gönderilme, “Allah’a Rasulüne imanı” gerektirir, şehadet “Allah’ın dinine yardım ile güçlendirmeyi”; müjdeleme, “güzel karşılamayı ve saygıyı”; uyarma da “azaptan korunmak için Allah’ı tenzih ve tesbihi” gerektirir. Bu takdirde zamirler hep Allah’a yöneliktir. Yukarıdaki tercüme bu esas alınarak yapılmıştır. Diğer bir ihtimâle göre de (تُعَزِّرُوهُ) ve (تُوَقِّرُوهُ)’nun zamirleri Peygamber’e (تُسَبِّحُوهُ)’nun zamiri Allah’a yöneliktir ki bu şekilde (تُوَقِّرُوهُ) üzerinde vakıf vardır yani okurken burada durulur. Mushaflarımızda buraya mutlak vakıf işareti olan (ط) konulması da bu manaya göredir. Bu ikinci duruma göre ise ayetin tercümesi: “(Ey İnananlar!) Siz, Allah’a ve Peygamberine îman edesiniz, o (peygamberi) destekleyesiniz, o (peygamberi) saygıyla yüceltesiniz ve (Allah’ı) sabah-akşam (sürekli olarak) tesbih edesiniz diye” şeklinde olur.