close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Fecr Sûresi 19. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve te/kulûne-tturâśe eklen lemmâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve mirası, habbesine dek yiyorsunuz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Mirası (Allah’ın lütfettiği imkân ve fırsatları) hırsla yutuyorsunuz, (muhtaçları ve yakınlarınızı düşünmüyorsunuz diye, bu tür belalarla Allah sizi uyarmaktadır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Size kalan mirası aç gözlülükle yiyip bitiriyorsunuz
Ahmet Tekin
swap_vert close
Size miras olarak kalan malları haram helâl gözetmeden, oburcasına yiyorsunuz.
Ahmet Varol
swap_vert close
Mirası hak gözetmeksizin habire yiyorsunuz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Mirası, sınır tanımaz (helal, haram aldırmaz) bir tarzda yiyorsunuz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Mirası, helâl - haram ayırmaksızın habire yersiniz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve (helal-haram demeden) her çeşit mirası (başkalarının hakkını dahi) toplayarak yiyorsunuz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
17,18,19,20. Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz; yoksulu doyurmaya teşvik etmiyorsunuz; haram helâl demeden mirası yiyorsunuz; malı aşırı derecede seviyorsunuz.
Besim Atalay
swap_vert close
Malı da çok severek yığarsınız !
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Sınır tanımaz bir biçimde (hak hukuk gözetmeden) mirası alabildiğine yiyorsunuz.
Cemil Said
swap_vert close
17,18,19,20. Lâkin siz yetime hürmet itmez ve fukarâyı beslemek içün biri birinizi teşvîk iylemezsiniz, fukarânın ve yetimlerin mîrâsını ekl idersiniz ve harîsâne zenginliği seversiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Size kalan mirası hak gözetmeden yiyorsunuz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Haram helâl demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Mirası hak hukuk demeden yiyorsunuz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
17, 18, 19, 20. Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz, yoksulu yedirmeye birbirinizi teşvik etmiyorsunuz. Haram helâl demeden mirası yiyorsunuz. Malı aşırı biçimde seviyorsunuz.  
 Cahiliye devrinde Araplar, mirastan kadınlara, çocuklara ve yetimlere pay vermezlerdi.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Mirası da hak gözetmeden yiyorsunuz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Oysa mirası öyle bir yiyorsunuz ki, haramhelal gözetmeden.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Halbuki mîrası öyle bir yiyiş yiyorsunuzki
Emrah Demiryent
swap_vert close
Miras (ta payları bulunan, kadınların ve yetimlerin hakların) ı (vermeyerek, kendi hakkınızla beraber, onların hakkını da) hak (hukuk) gözetmeden yiyorsunuz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Varis olduğunuz mirası ihtirasla yiyorsunuz¹.
1- Sahip olduğunuz malda-mülkte hakkı olanları hiç gözetmiyorsunuz.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Mirası halâl, haaram demeyib alabildiğinize yersiniz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem mîrâsı, helâl haram demeyen bir yiyişle yiyorsunuz!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Oysa (bununla birlikte kadın ve çocukları mirastan mahrum bırakarak) sınır tanımaz bir biçimde (helal haram demeden) mirası alabildiğine yiyorsunuz. *
(*) Mirastan kendi paylarınızı alıyorsunuz, ama özellikle kız çocuklarının mirastan paylarını vermiyor ve haklarını yiyorsunuz.(تفسير البغوي) وهو أن يأكل نصيبه ونصيب غيره ، وذلك أنهم كانوا لا يورثون النساء ولا الصبيان ، ويأكلون نصيبهم  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Size kalan mirası yedikçe yiyip duruyordunuz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
mirası haram, helal demeyip yiyorsunuz,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Helâl haram demeyip mirasları yer durursunuz [⁹],
[9] Kadınlara, çocuklara miras vermezsiniz.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Mirası, diğerlerinin hakkını gözetmeden yiyorsunuz.¹⁰
10 İslamiyet’ten önce Araplar kadınlara ve kızlara mirastan pay vermezlerdi. Yetimlerin ve zayıfların haklarını güçlü olanlar yerdi.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Size kalan mirası hak gözetmeden yiyorsunuz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yoksullara yardım etmemekle kalmıyor, bütün hak ve adâlet ilkelerini çiğneyerek, hatta zavallı yetimlerin hakkı olan mirası haksız şekilde yiyorsunuz!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Miras’ı alabildiğince (hak gözetmeden) yiyorsunuz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
mirası hapur hupur yutan siz,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Atalarından bir miras kaldığı zaman kardeşlerinin paylarına el koyarak haklarını yiyorlar. Hâlbuki Rabbiniz verdiği nimetlerde yoksulların, yetimlerin hakları olduğunu bildirmiştir. Atalarından miras kalırsa bütün kardeşlerin mirasta haklarının olduğunu bildirmiştir. Ama güçlü olanlar güçlerini kullanarak verilen nimetlerin üstüne oturdular. Hak sahiplerine vermediler. Yetimleri doyurmadılar. Yoksullara ve ihtiyaç sahiplerine bakmadılar. Haksızca yasakları çiğneyerek mirası yediler. Böylece zulüm yaptılar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Mirası hırslı bir yiyişle (helal-haram demeden) yiyorsunuz.
Mehmet Türk
swap_vert close
18,19. Birbirinizi yoksulu doyurmaya teşvik etmiyorsunuz. Fakat mirası, nereden geldiğine bakmadan yiyorsunuz.¹
1 Türas: Miras demektir. Yani, ne yetime ikramdan, ne de fakire yedirmekten hoşlanmadığınız halde başkasından miras kalan malı yiyorsunuz. Lemm, iyisine kötüsüne bakmayıp toplamak, bir de bir yere inip konmak manalarına gelir. Burada “yeme”nin sıfatı olması nedeniyle haramına helalına bakmayıp toptan yemek yahut hazıra konarak nereden geldiğini düşünmeksizin acımadan yemek manalarını ifade eder ki, ikisi de hak ve hukuku gözetmeyerek şiddetli hırs ve iştah ile oburca yemek demek olur. Buradaki maksat, yetimlerin ve diğer varislerin haklarını gözetmeyerek hırs ile mirasın hepsine konmak istemek yahut alnı terlemeden eline geçen mirası, bir hayra yaramasını sağlamayıp birçok mirasyedinin yaptığı gibi israf ve eğlenceyle zevk ve sefa yolunda yiyip bitirmek huylarının yerilmesidir. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
[başkalarının] mirasını aç-gözlülükle yiyip bitiriyorsunuz,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Mirası da hak hukuk gözetmeden yiyorsunuz. 2/180, 4/7…14-176
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
emeksiz kazancı[⁵⁷²⁰] haram-helâl demeden açgözlülükle boğazınıza geçiriyorsunuz,
[5720] Lafzen: “mirası”. Bu ilâhî yergi rantçılığın her türünü içerir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Mirası hak gözetmeden yersiniz;
Osman Fırat
swap_vert close
Mirâsı (helal haram demeden) öyle yersiniz ki...
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve miras bırakılan malı şiddetlicesine yersiniz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Mirasları helâl haram demeden ne gelse yersiniz.
İslâmdan önce Araplar kadınlar ve çocukları mirastan mahrum bırakırlardı. Bunların dışında kalanların miraslarını ise kim baskın çıkarsa o ele geçirirdi.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Mirası hırsla yutuyorsunuz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Helâl'e harâma bakmayub mîrâsı yersiniz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Helal-haram demeden mirası yiyorsunuz,
Şaban Piriş
swap_vert close
Mirası da hak gözetmeden yiyorsunuz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Mirası haram helâl demeden yiyorsunuz.(3)
(3) Kadınların ve çocukların miras hakkı yoktu; yetimlerin ve diğer zayıfların haklarını da güçlü olan yerdi. Âyette, mirasyedilik ve hazıra konma gibi kötü huylar da yerilmektedir.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Mirası derleyip toplayıp yiyorsunuz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı yirsiz mįrāŝı yimek ķatı dirmek.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı yirler mīrāẟları dirüp yimek.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Mirası (halal-haramına) varmadan yeyirsiniz (qadınların, uşaqların paylarını vermirsiniz).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And ye devour heritages with devouring greed
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And ye devour inheritance -(6123) all with greed,
6123 Inheritance is abused in two ways. (1) Guardians and trustees for the inheritance of minors or women or persons unable to look after their own interests should fulfil their trusts with even more care than they devote to their own interests. Instead of that they selfishly "devour" the property. (2) Persons who inherit property in their own rights should remember that in that case, too, it is a sacred trust. They must use it for the purposes, objects, and duties which they also inherit. It gives them no licence to live in idleness or waste their days in riotous show.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَتَاْكُلُونَ
ve yiyorsunuz
التُّرَاثَ
mirası
اَكْلاً
bir yiyişle
لَماًّۙ
hırslı
Mirası da hırslı bir yiyişle yiyorsunuz.
اَكَلَ
Fiil-I
ا ك ل
(Yemek) Yedi
تُرَاث
İsim
و ر ث
Miras
اَكْل
İsim fiil
ا ك ل
Haksızca yeme, alma
لَمّ
İsim fiil
ل م م
Hırslı