close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Fecr Sûresi 18. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velâ tehâddûne ‘alâ ta’âmi-lmiskîn(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve ne birbirinizi, yoksulu doyurmaya teşvik ediyorsunuz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Yoksula yedirmek için birbirinizi teşvik etmiyorsunuz (diye sıkıntı ve sarsıntılar size uğramaktadır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Muhtaçları doyurmaya birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Birbirinizi, çevresi, çaresi olmayan yoksulların karnını doyurmaya teşvik etmiyorsunuz.
Ahmet Varol
swap_vert close
Yoksula yemek vermeye teşvik etmiyorsunuz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Yoksula yedirmek için birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Miskini de yedirmeğe birbirinizi teşvik etmezsiniz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Miskini yedirmeye teşvik etmiyorsunuz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
17,18,19,20. Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz; yoksulu doyurmaya teşvik etmiyorsunuz; haram helâl demeden mirası yiyorsunuz; malı aşırı derecede seviyorsunuz.
Besim Atalay
swap_vert close
Çok daha miras yersiniz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yoksulu yedirmek konusunda (gayret göstermiyor ve) birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
Cemil Said
swap_vert close
17,18,19,20. Lâkin siz yetime hürmet itmez ve fukarâyı beslemek içün biri birinizi teşvîk iylemezsiniz, fukarânın ve yetimlerin mîrâsını ekl idersiniz ve harîsâne zenginliği seversiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yoksulu yedirmek konusunda birbirinize özenmiyorsunuz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Birbirinizi yoksulu yedirmeye teşvik etmiyorsunuz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
17, 18, 19, 20. Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz, yoksulu yedirmeye birbirinizi teşvik etmiyorsunuz. Haram helâl demeden mirası yiyorsunuz. Malı aşırı biçimde seviyorsunuz.  
 Cahiliye devrinde Araplar, mirastan kadınlara, çocuklara ve yetimlere pay vermezlerdi.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Yoksulu yedirmeye birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Birbirinizi yoksulu yedirmeye teşvik etmiyorsunuz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve bir birinizi miskîni ıt'ame teşvık eylemiyorsunuz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Yoksulu yedirmek (onların ihtiyaçlarını gidermek) hususunda (gayret göstermiyor ve) birbirinizi teşvik (de) etmiyorsunuz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yoksulu yedirmede birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Yoksula yedirmek için birbirinizi kandırmazsınız.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve yoksulu yedirmeye, birbirinizi teşvîk etmiyorsunuz!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve yoksulu (fakiri, muhtacı ve işsiz olanı) yedirmek (doyurmak) konusunda (gayret göstermiyor ve) birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Fakirleri doyurmak için birbirinizi teşvik etmiyordunuz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
yoksula yedirmek için biribirinize ön ayak olmuyorsunuz,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yoksula yiyecek vermeye birbirinizi ayartmıyorsunuz,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yoksulu doyurma konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz [tahâdûne].
Kadri Çelik
swap_vert close
Yoksula yedirmek için birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Kimsesiz, çaresiz ve yoksul insanları doyurmak ve onların maddî mânevî ihtiyaçlarını gidererek dertlerine derman olmak için birbirinizi teşvik etmiyorsunuz!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Miskîn’in / Düşkün Yoksul’un doyurulmasını teşvik etmezsiniz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
yoksulu doyurmaya yanaşmayan siz,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yoksulları, ihtiyaç sahiplerini yedirmek, içirmek konusunda birbirlerini teşvik etmiyorlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yoksulu yedirmeye de birbirinizi teşvik etmiyorsunuz. [*]
Benzer mesajlar: Hâkka 69:34; Mâ‘ûn 107:2-3.  
Mehmet Türk
swap_vert close
18,19. Birbirinizi yoksulu doyurmaya teşvik etmiyorsunuz. Fakat mirası, nereden geldiğine bakmadan yiyorsunuz.¹
1 Türas: Miras demektir. Yani, ne yetime ikramdan, ne de fakire yedirmekten hoşlanmadığınız halde başkasından miras kalan malı yiyorsunuz. Lemm, iyisine kötüsüne bakmayıp toplamak, bir de bir yere inip konmak manalarına gelir. Burada “yeme”nin sıfatı olması nedeniyle haramına helalına bakmayıp toptan yemek yahut hazıra konarak nereden geldiğini düşünmeksizin acımadan yemek manalarını ifade eder ki, ikisi de hak ve hukuku gözetmeyerek şiddetli hırs ve iştah ile oburca yemek demek olur. Buradaki maksat, yetimlerin ve diğer varislerin haklarını gözetmeyerek hırs ile mirasın hepsine konmak istemek yahut alnı terlemeden eline geçen mirası, bir hayra yaramasını sağlamayıp birçok mirasyedinin yaptığı gibi israf ve eğlenceyle zevk ve sefa yolunda yiyip bitirmek huylarının yerilmesidir. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
muhtaçları doyurmaya birbirinizi teşvik etmiyorsunuz, ¹¹
11 Yani, “muhtaçları doyurma isteği duymuyorsunuz” (karş. 107:3).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yoksulları doyurmaya ön ayak olmuyor ihtiyaçları ile ilgilenmiyorsunuz. 4/36, 76/7…22
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
yoksulu doyurmaya birbirinizi teşvik etmiyorsunuz,
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yoksulu doyurmak için birbirinizi teşvik etmezsiniz;
Osman Fırat
swap_vert close
Ve miskine yedirmeğe teşvik etmiyorsunuz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve yoksullara yiyecek vermek için birbirinizi teşvikte bulunmazsınız.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Muhtaçları doyurmaya teşvik etmezsiniz.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yoksula yedirmeğe teşvik etmiyorsunuz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve fukarâyı it'âma birbirinizi sevk ve teşvîk iylemezsiniz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Çaresiz birini doyurmak için birbirinizi teşvik bile etmiyorsunuz,
Şaban Piriş
swap_vert close
Düşkünü doyurmaya teşvik etmiyorsunuz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yoksul doyurmayı teşvik etmiyorsunuz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yoksulun doyurulmasını teşvik etmiyorsunuz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķındurmazsız biribirüñüzi, miskin ŧa'amı üzere.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı buyurmazlar özge kişilere miskinlere yimek yidürmegi. Özleridaḫı yidürmez.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bir-birinizi yoxsulu yedirtməyə rəğbətləndirmirsiniz.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And urge not on the feeding of the poor,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Nor do ye encourage one another(6122) to feed the poor!-
6122 Kindness and generosity set up standards which even worldly men feel bound to follow out of social considerations even if they are not moved by higher motives. But the wicked find plausible excuses for their own hardheartedness, and by their evil example choke up the springs of charity and kindness in others (Cf. 69:34 and n. 6282).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَا تَحَٓاضُّونَ
ve teşvik etmiyorsunuz
عَلٰى طَعَامِ
doyurmayı
الْمِسْك۪ينِۙ
yoksulu
Yoksulu (doyurmuyor ve) doyurmaya da teşvik etmiyorsunuz.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
تَحَاضَّ
Fiil-VI
ح ض ض
Birbirlerini teşvik ettiler
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
طَعَام
İsim
ط ع م
Yemek, yiyecek, doyurma
مِسْكِين
İsim
س ك ن
Yoksul, fakir