close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Fecr Sûresi 17. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kellâ(s) bel lâ tukrimûne-lyetîm(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İş öyle değil, hayır; siz, ne yetimi ağırlıyorsunuz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hayır; aksine siz gerçekten yetime (sahipsiz kimselere) ikram etmiyorsunuz (diye başınıza bu belalar sarılmaktadır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Hayır, hayır Allah'a karşı yaptığınız bu kötü zannın yanı sıra siz insanlardan yetimlere karşı da cömert değilsiniz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Böyle yanlış düşüncelere kapılmayın! İşin aslını öğrenmek istiyorsanız eğer, siz yetime, dula, kimsesize ikramda bulunmuyorsunuz.
Ahmet Varol
swap_vert close
Hayır. Aksine siz yetime ikramda bulunmuyorsunuz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Hayır; aksine, siz yetime ikram etmiyorsunuz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hayır, (iyilik zenginlikle, ihanet fakirlikle değildir. İyilik ve fenalık, itaat ve isyan iledir). Doğrusu siz, yetime ikram etmezsiniz, (miras hakkını vermezsiniz).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hayır! (Alçaklık ve üstünlük, mal ile değildir.) Bilakis siz, yetimlere ikram etmiyorsunuz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
17,18,19,20. Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz; yoksulu doyurmaya teşvik etmiyorsunuz; haram helâl demeden mirası yiyorsunuz; malı aşırı derecede seviyorsunuz.
Besim Atalay
swap_vert close
Hayır siz, öksüzü ağırlamazsınız, yoksulu doyurmaya öğütlemezsiniz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hayır! Doğrusu siz, (Allah'tan ikram bekliyorsunuz ama kendiniz) yetime karşı cömert davranmıyorsunuz.
Cemil Said
swap_vert close
17,18,19,20. Lâkin siz yetime hürmet itmez ve fukarâyı beslemek içün biri birinizi teşvîk iylemezsiniz, fukarânın ve yetimlerin mîrâsını ekl idersiniz ve harîsâne zenginliği seversiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Hayır; yetime karşı cömert davranmıyorsunuz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hayır, hayır! Yetime ikram etmiyorsunuz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Hayır hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
17, 18, 19, 20. Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz, yoksulu yedirmeye birbirinizi teşvik etmiyorsunuz. Haram helâl demeden mirası yiyorsunuz. Malı aşırı biçimde seviyorsunuz.  
 Cahiliye devrinde Araplar, mirastan kadınlara, çocuklara ve yetimlere pay vermezlerdi.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Hayır! Doğrusu siz öksüze cömert davranmıyorsunuz?
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hayır hayır, doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hayır hayır doğrusu siz yetîme ikram etmiyorsunuz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hayır! (Şeref ve üstünlük, sizin zannettiğiniz gibi mal, mülk ile değildir.) Gerçek şu ki, siz yetimlere ikram etmiyorsunuz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hayır. Siz bil'akis yetime iyilik etmezsiniz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hayır! (Siz) doğrusu yetime ikrâm etmiyorsunuz!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Hayır, (değer ve üstünlük, mal ile değildir.) Bilakis siz (ey insanlar!), yetime (kimsesize) değer vermiyor ve ikramda (yardımda) bulunmuyorsunuz.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Hayır! (Rabbinin senin rızkını kısmasının sebebi) Yetime ikramlarda bulunmuyordunuz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Oysaki siz öksüzü ağırlamıyorsunuz,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yok yok, böyle demeyin. Belki sizin başka suçunuz da vardır, siz yetimi ağırlamıyorsunuz,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hayır, asla! Bilakis siz yetime ikramda bulunmuyorsunuz.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hayır! Aksine siz yetime ikramda bulunmuyorsunuz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hayır; Allah sonsuz lütuf, merhamet ve adâlet sahibidir fakat siz, ey nankörler, bunu hak edecek davranışlar yapmıyorsunuz; örneğin, yetime ikramda bulunmuyorsunuz!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hayır! Aksine, Yetim’e ikram etmezsiniz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Hiç olur mu? Yetimin hakkını vermeyen siz,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hayır! Onların böyle düşünmeleri kabul edilemez. Andolsun ki insan asla böyle düşünmemelidir. Muhakkak ki Rabbin; bollukta, zaferde Allah’ın yanında olan ama kıtlıkta, yoklukta, yenilgide, Allah’tan uzaklaşanların yanında olmaz. Rabbin bolca verirken sizin ne yapacağınıza bakar. Bolca verilen nimetleri ihtiyacı olanlarla paylaşıyor musunuz, paylaşmıyor musunuz? Ona bakar! Ne yazık ki kendilerine bolca nimet verdiğimiz inkârcılar yetimlere vermiyorlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hayır! Doğrusu, siz yetime ikram etmiyorsunuz. [*]
[el-Yetîm] kelimesi, öncelikle ana veya babası ya da hem anası hem de babası olmayan çocuklar için kullanılan özel bir sıfattır. Kelimeyi “muhtaç olunan şeyden yoksunluk” diye anlarsak, anlamı daha geniş bir çerçeveye oturtmuş oluruz. İnsan, sahip olması gereken herhangi bir şeyden yoksun ise, o şeyin yetimidir. Sağlık, bilgi, ilgi, sevgi, şefkat, itibar, çevre, para, mal, destek gibi değerlerden yoksun olanların, bunların yetimi olduğu unutulmamalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Hayır! (Sakın böyle yapmayın!) Doğrusu siz, yetime ikram etmiyorsunuz.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama hayır, hayır, [ey insanlar, bütün yaptıklarınızı ve yapmadıklarınızı bir düşünün:] siz yetime karşı cömert değilsiniz,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Hayır, aslında siz yetimi koruyup gözetmiyorsunuz. 2/177, 4/2-6
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Asla! Bilakis siz yetime izzet ikram göstermiyorsunuz,
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey müşrikler) Hayır!.. Siz yetime ikram etmezsiniz;
Osman Fırat
swap_vert close
Hayır. Doğrusu siz (Allah’tan ikrâm bekliyorsunuz ama kendiniz) yetime ikramda bulunmuyorsunuz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Yok, yok. Belki siz yetime ikram etmezsiniz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hayır! (Siz Allah'tan hep ikramı devam ettirmesini istersiniz ama, ) yetime değer vermezsiniz!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Hayır, doğrusu siz (Allah'tan ikram bekliyorsunuz ama kendiniz) yetime ikram etmiyorsunuz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Öyle değildir. (İnsânın zu'm iylediği gibi gınâ ve vüs'at-i rızık ile ibtilâm, ikrâm ve kıllet-ı rızık ve dıyk-ı ma'îşet ile ibtilâm da ihânet değildir. Bunlar 'amele mükâfât ve cezâdır.) Belki siz yetîme ikrâm itmezsiniz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Hayır, hayır… Siz yetime ikramda bulunmuyorsunuz,
Şaban Piriş
swap_vert close
-Hayır, Yetime ikramda bulunmuyorsunuz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hayır, siz yetime ikram etmiyorsunuz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Doğrusu şu ki, siz yetime ikramda bulunmuyorsunuz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
degül eyle! belki aġırlamazsız ögsüzi.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Bel ki ikrām eylemezler öksüzlere.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Xeyr! (Belə deməyin). Doğrusu, siz özünüz yetimə hörmət etmirsiniz (yetimin haqqını vermirsiniz).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Nay, but ye (for your part) honour not the orphan
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Nay, nay! But ye(6121) honour not the orphans!
6121 Even at our own valuation, if we are favoured with superfluities, do we think of the fatherless children, or the struggling poor? On the contrary, too many men are but ready to embezzle the helpless orphan's inheritance, and to waste their own substance in worthless riot instead of supplying the people's real needs.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
كَلَّا
hayır
بَلْ
doğru-su
لَا تُكْرِمُونَ
siz ikram etmiyorsunuz
الْيَت۪يمَۙ
yetime
Hayır (öyle değil)! Doğrusu siz (Allah'tan ikram bekliyorsunuz ama kendiniz) yetime ikram etmiyorsunuz.
كَلَّا
Ünlem
كَلَّا
Hayır
بَل
Edat
بَل
Bilakis, hayır ancak, doğrusu, aksine
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَكْرَمَ
Fiil-IV
ك ر م
Üstün tuttu, ikram etti
يَتِيم
İsim
ي ت م
Yetim