close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Fecr Sûresi 16. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve emmâ iżâ mâ-btelâhu fekadera ‘aleyhi rizkahu feyekûlu rabbî ehânen(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve fakat sınadı da rızkını daralttı mı, Rabbim der, alçalttı beni.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ama ne zamanki onu sınamak (üzere, biraz) rızkını (ve rahatını) kısıverse, hemen "Rabbim bana hainlik ve haksızlık etti (bak beni alçaltıp böyle hakir ve fakir hale getirdi)" diyerek (itiraz ve isyana kalkışır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ama onu yine denemek için rızkını daralttığı an Rabbim beni küçük düşürdü diye sızlanır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onu imtihana tabi tutup rızkını kısarak ölçü ile verdiğinde: “Rabbim beni önemsemedi, bana hor baktı.” der.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ama ne zaman onu imtihan ederek rızkını daraltsa: "Rabbim beni hor kıldı" der.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ama ne zaman onu deneyerek, rızkını kıssa, hemen: 'Rabbim bana ihanet etti' der.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Amma her ne zaman, onu imtihan edib de rızkını kendisine daraltırsa; o vakit de: “- Rabbim bana ihanet etti.” der.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Amma onu imtihan etmek için ona rızkını daraltınca; “Rabbim beni alçalttı” der. (İmtihan edildiğini anlamaz.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Fakat imtihan edip rızkını daralttığında ise, “Rabbim beni önemsemedi” der.
Besim Atalay
swap_vert close
Tanrı insanın azığını daraltarak, sınadığında: «Tanrım beni horlamıştır!» der imdi
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ama ne zaman onu deneyerek, rızkını kıssa, (o zaman da); “Rabbim bana haksızlık etti” diye sitem eder.
İnsan bolluğa ve refaha kavuşunca “Allah cömerttir ama ben de çalışarak, tırnaklarımla kazıyarak bugünlere geldim” der ve servetinin varlığını kendi kapasitesine, bilgisine, emeğine, çalışmasına bağlar. Ama ne zaman ki elindeki varlıkları kaybeder o zaman da eksikliği Allah’a izafe ederek “Rabbim böyle taktir etmiş, veren de O, alan da O, yapacak bir şey yok” der. Ya da “Rabbim bana haksızlık etti” serzenişinde bulunarak küfre düşer. Böyle bir tehlikeye karşı insanın vahiy ile desteklenen sağlam bir imana ihtiyaç vardır.  
Cemil Said
swap_vert close
Lâkin yine insânı tecrübe içün rızkını taklîl itdiği vakit insân "Rabbim beni hôr ve hakîr itdi" dir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ama onu sınamak için rızkını daraltıp bir ölçüye göre verdiği zaman: "Rabbim bana hor baktı" der.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ama onu deneyip rızkını daraltınca da, “Rabbim beni aşağıladı” der.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onu imtihan edip rızkını daralttığında ise “Rabbim beni önemsemedi” der (mutsuz olur).
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onu imtihan edip rızkını daralttığında ise «Rabbim beni önemsemedi» der.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ancak ne zaman ki rızkını kısarak onu sınarsa, "Rabbim beni küçük düşürdü," der.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ama her ne zaman da sınayıp rızkını daraltırsa, o vakit de, "Rabbim beni zillete düşürdü." der.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Amma her nezaman da imtihan edip rızkını daraltırsa o vakıt da rabbım bana ihanet etti der.
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ama ne zaman ki, (Allah, o insanın) rızkını daraltarak onu (fakirlik ile) imtihân etse, (bu sefer de, “ben buna layık değildim.) Rabbim bana değer vermedi” der.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Fakat ne zaman ona sınamak için rızkını ölçülü verirse¹, “Rabb'im beni alçaltı.²” der.
1- Daraltsa. 2- Doğru yolda olmadığım için beni ikramından mahrum bıraktı. Müşriklere göre, yoksul ve güçsüz kimseler ki bunlar çoğunlukla Nebimizin yanında yer almışlardı, bunlar yanlış yolda olduklarından Rabb'in ikramından mahrum bırakılmaktaydılar.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Fakat ne vakit da onu deneyerek üzerine rızkını daraltırsa şimdi de« Rabbim bana ihanet etdi» der!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hâlbuki onu (bu sefer yoklukla) imtihân edip de rızkını kendisine daralttığı zaman: “Rabbim bana ihânet etti!” der.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ama, ne zaman onu (o gurura kaplayan ve nankörlük eden insanı) imtihan edip, böylece onun rızkını ölçülü verirse (daraltırsa, sabırla sınandığını ve sabrettiği takdirde karşılığını göreceğini düşünmeden) Rabbim beni ihmal etti” der.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yine Rabbi insanı deneyip imtihan amacıyla onun rızkını kısıp daralttığında “Rabbim beni aşağıladı” der.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
ancak yine çalabı sınamak için onun geçimini daraltacak olursa, bu kez de: "Çalabım bana kötülük etti" der.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bilâkis her ne zaman onu deneyip rızkını darlaştırırsa, sabır etmeyip Rabbim beni hor kıldı der.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Fakat Rabbi onu sınayıp/hâlden hâle geçirip rızkını takdir⁸ edince/daraltınca, “Rabbim beni aşağıladı” der.⁹
8 Takdir kelimesinin ölçmek, biçmek ve bir ölçüye göre tanzim etmek gibi anlamları vardır. Bir şeyin ölçülmesi onun ölçü değerleri içinde sınırlandırılması demektir. Allah rızkı genişlettiğinde de onu bir ölçüye göre genişletir, daralttığında da onu bir ölçüye göre daraltır. Yani her iki hâlde de takdir eder. 9 İnsanoğlu, çeşitli nimetlerle denenince, hayatın zor şartları içinde bir halden diğerine geçince Allah’ın bu lütfunu kendi hakkı olarak görür fakat elindekileri kaybedince de onu bir sınav değil, Allah’ın bir adaletsizliği olarak telakki eder. Ayette bu duruma işaret vardır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ama ne zaman onu deneyerek rızkını kıssa hemen, “Rabbim bana ihanette bulundu” der.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ama ne zaman ki, Allah verdiği nîmetlerin bir kısmını geri alıp rızkını daraltarak onu imtihân etse, hemen ümitsizliğe, yılgınlığa kapılır verenin de, alanın da Allah olduğunu, bu imtihân dünyasında nîmetlere şükrederek, sıkıntılara sabrederek Rabb’ine kulluğa devam ettiği takdirde çok daha büyük nîmetlere kavuşacağını düşünmez de, bunun ilâhî adâletsizlikten kaynaklandığını sanır ve büyük bir nankörlükle, “Rabb’im beni küçük düşürdü!” der.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Her neyse onu denemek üzere rızkını daralttığı zaman da: -“Beni rabbim aşağıladı” der.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Tam aksine eğer Allah, yine deneme sadedinde nimetini biraz kısmışsa: " Rabb’im beni horladı " der.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ama aynı insanı denemek için rızkını azalttığımızda, “Rabbim beni aşağıladı!” der. Böylece verilen nimetlere şükrederken azalan nimetler için Rabbini suçlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Fakat) ne zaman onu imtihan edip rızkını daralttığında ise “Rabbim beni küçük düşürdü (önemsemedi)” der.
Mehmet Türk
swap_vert close
Ne zaman da denemek için rızkını daraltsa hemen; “Rabbim beni küçük düşürdü.” der.
Muhammed Esed
swap_vert close
ama geçim vasıtalarını daraltarak onu denediği zaman ise, “Rabbim beni küçük düşürdü!” di(ye sızlanı)r. ¹⁰
10 Yani o, refah yokluğunu veya kaybını bir imtihan olarak değil, ama ilahî “adaletsizliğin” bir delili olarak görür -ve dolayısıyla Allah’ın varlığını inkara kadar gider.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ama rızkını daraltarak onu yoklukla sınadığı zaman da: -Rabbim bana haksızlık etti, der. 14/32...34, 21/35
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ne zaman da Rabbi onu (darlıkla) sınayıp onun geçim alanını sınırlandıracak olsa, bu kez de “Rabbim bana değer vermedi” der.[⁵⁷¹⁹]
[5719] Bu âyetlerdeki ikram ve zilletin dünyada değil âhirette olduğunu söyleyenler vardır (Taberî). Fakat bunların imtihan (ibtila) olması, dünyada olmasını gerektirir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ne zaman ki, (Rabbi) onu imtihan edip, rızkını daraltırsa, bu kez "Rabbim bana ihânet etti" der. (Rızık az da olsa yine şükretmek gerektiğini düşünmez de böyle küstahlıkta bulunur.)
Osman Fırat
swap_vert close
Ama onu deneyip rızkını daraltınca da, "Rabbim beni aşağıladı" der.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Amma onu imtihan edip de rızkını darlaştırdığı vakit de der ki: «Rabbim bana ihanet etti.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ama yine denemek için nasibini daraltınca O: “Rabbim beni zelil, perişan etti! ” der.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ama Rabbi onu sınayıp rızkını daraltırsa: "Rabbim beni alçalttı (perişan etti)" der.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer onı rabbi imtihân idüb rızkını kısarsa "Rabbim bana ihânet itdi" dir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ama eğer onu yıpratıcı bir imtihana sokar, rızkını daraltırsa bu defa der ki: “Rabbim beni rezil etti”.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ama onu, imtihan edip, rızkını daralttığında:-Rabbim bana ihanet etti, der.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Fakat ne zaman rızkını kısarak onu sınayacak olsa, bu defa da “Rabbim beni ihmal etti” der.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ama Rabbi onu sıkıntıya uğratıp rızkını ölçüye bağlarsa: "Rabbim bana ihanet etti!" der.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ammā ķaçan śınaya anı daħı ŧar eyleye anuñ üzere rūzįsinı eyide “çalabum ħorladı beni.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ve ammā ḳaçan ki anı tecribe idüp rızḳını ṭar eylese eydür: Tañrım beniḫorladı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Amma nə zaman (Rəbbin) onu imtahana çəkib ruzisini əskiltsə: “Rəbbim məni alçaltdı (mənə xor baxdı)!” – söyləyər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But whenever He trieth him by straitening his means of life, he saith: My Lord despiseth me.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But when He trieth him, restricting his subsistence(6120) for him, then saith he (in despair), "My Lord hath humiliated me!"
6120 Subsistence, in both the literal and the figurative sense. Allah provides for all, but people complain if the provision is measured and restricted to their needs, circumstances, and antecedents, and does not come up to their desires or expectations, or is different from that given to people in quite different circumstances.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَمَّٓا
ama
اِذَا مَا
ne zaman
ابْتَلٰيهُ
onu imtihan etti
فَقَدَرَ
ve daralttı
عَلَيْهِ
ona
رِزْقَهُ
rızkını
فَيَقُولُ
der ki
رَبّ۪ٓي
Rabbim
اَهَانَنِۚ
bana ihanet etti
Ne zaman da onu imtihan edip rızkını daraltsa, "Rabbim (beni önemsemedi ve) bana ihanet etti" der.
اَمَّا
Edat
اَمَّا
Fakat, ama, ancak, öyleyse
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اِبْتَلٰى
Fiil-VIII
ب ل و
İmtihan etti, denedi
قَدَرَ
Fiil-I
ق د ر
Güç yetirdi, takdir etti, daralttı, sıkıntıya soktu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
رِزْق
İsim
ر ز ق
Rızık, yiyecek
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اَهَانَ
Fiil-IV
ه و ن
Alçalttı, ihanet etti