close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Fâtır Sûresi 8. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Efemen zuyyine lehu sû-u ‘amelihi feraâhu hasenâ(en)(s) fe-inna(A)llâhe yudillu men yeşâu veyehdî men yeşâ(u)(s) felâ teżheb nefsuke ‘aleyhim haserât(in)(c) inna(A)llâhe ‘alîmun bimâ yasne’ûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İşlediği kötü iş kendisine bezenen ve onu güzel gören adam, iyiyi, kötüyü bilen gibi midir? Hiç şüphe yok ki Allah, dilediğini saptırır ve dilediğini doğru yola sevk eder; onlar için hasretlere düşüp üzüntüler verme kendine; şüphe yok ki Allah, onların işledikleri şeyleri bilir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Kötü (niyetle ve İslam’a aykırı biçimde işledikleri çirkin) amelleri kendisine çekici-süslü kılınıp da onu güzel gören mi (Allah katında kabul edilecektir)? Artık şüphesiz Allah (bile bile İslam’a ve insanlığa ters düşenlerden) dilediğini saptırır, (hayır işleyip hak edenlerden ise) dilediğini hidayete eriştirir. Öyleyse (ey Elçim) onlara (İslam’a itiraz ve isyana kalkışanlara) karşı nefsin hasretlere (derin kederlere) kapılıp (münafıklara verilen geçici imkân ve iktidarı kıskanıp) gitmesin. (Üzülüp kendini harap etme.) Gerçekten Allah onların, (süslü ve sanatlı kılıflar altında ve istismar kastıyla) neler yaptıklarını Bilendir (ve her şeyi kayıt altına alandır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Kötü ameli kendisine çekici gösterilip de, onu güzel gören kimse, doğru dürüst işler yapan kimse gibi olur mu? Şüphesiz Allah, doğru yoldan sapmak isteyenin, sapmasına dilediği şekilde izin verir, doğru yola ulaşmak isteyeni de, dilediği şekilde doğru yoluna ulaştırır. O halde ey peygamber! Onlara üzülerek, kendini perişan etme. Allah onların ne yapmakta olduklarını çok iyi bilendir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bilinçli olarak işlediği kötü ameli kendisine, süslenerek güzel gösterilip de, onu güzel gören kimse, kötülüğü hiç istemeyen mü'min kimse gibi midir? Allah sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu varlıkların hak yoldan uzaklaşıp dalâleti tercihlerine özgürlük tanır. Sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu varlıkları doğru yola sevketme lütfunda da bulunur. Onlar adına üzülerek, için yanmasın, canın sıkılmasın. Allah onların yaptıkları düzenbazlıkları iyi biliyor.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kötü ameli kendine süslü gösterilen ve böylece onu güzel gören kimse (doğru yolda olanla bir midir)? Şüphesiz Allah dilediğini sapıklığa düşürür dilediğini de doğru yola eriştirir. Öyleyse nefsin onlara karşı hasretlere (üzüntülere) kapılmasın. Şüphesiz Allah onların yaptıklarını bilmektedir.
8.Cuveybir`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre Resulullah (a.s.): "Ey Allah`ım bu dini Ömer bin Hattab veya Ebu Cehl ile güçlendir!" diye dua etti. Yüce Allah, Hz. Ömer (r.a.)`i doğru yola eriştirdi. Ebu Cehl`i ise sapıklığı üzere bıraktı. Bu ayeti kerime de o ikisi hakkında indirildi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Kötü olarak işledikleri kendisine çekici-süslü kılınıp da onu güzel gören mi (Allah katında kabul görecek)? Artık şüphesiz Allah, dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir. Öyleyse, onlara karşı nefsin hasretlere kapılıp gitmesin. Gerçekten Allah, yaptıklarını bilendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hiç kötü ameli kendisine süslenipte onu güzel gören kimse, (hakkı hak ve bâtılı bâtıl gören gibi olur mu?) Doğrusu Allah dilediğini şaşırtır, dilediğine de hidayet verir. O halde (Ey Rasûlüm, insanlar inkârlarından dolayı helâk olacaklar diye) onlara üzülüp kendini mahvetme. Çünkü Allah onların bütün yaptıklarını tamamiyle bilir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yaptığı kötü iş kendisine güzel gösterilip de onu güzel gören ile böyle olmayan bir olur mu? Şüphesiz Allah, istediğini saptırır, istediğini de doğru yola iletir. Artık onlara hasret çekerek kendini helak etme! Çünkü Allah, onların yaptıkları işleri çok iyi bilendir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kötü işleri kendisine güzel gösterilip, kendisi de onları güzel gören kişi, gerçeği gören gibi midir? Şüphesiz ki Allah dileyeni saptırır, dileyeni de doğru yola iletir. Artık onlara üzülerek kendini mahvetme! Çünkü Allah onların yaptıklarını çok iyi bilmektedir.
Besim Atalay
swap_vert close
Kötü işi süslenerek, kendisine hoş görünen bir kimse, iyiler gibi midir? Allah istediğin saptırır, istediğin doğru yola götürür; tasalanıp' onlara, üzmiyesin kendini, Allah bilir yaptıkların
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kötü işleri kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse de mi (iman edip faydalı işler yapanlar gibi olacak)? Şüphe yok ki Allah dileyeni şaşırtır, dileyeni de doğru yola iletir. O halde onların yaptıklarından dolayı içini parçalayarak kendini harap etme! Allah, onların bütün yaptıklarını hakkıyla bilendir.
Cemil Said
swap_vert close
A’mâl-i kabîhayı hasenât zan iden insân hasenât ile kabâyihi tefrîk iden kimdir? Allâh istediğini dalâlete ve istediğini hidâyete sevk ider. Senin nefsin ânların ’âkıbetleri hakkında muzdarib olmasun Allâh ânların a’mâlini bilür.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Kötü işi kendisine güzel gösterilip de onu güzel gören kimse, kötülüğü hiç işlemeyene benzer mi? Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola eriştirir. Artık onlara üzülerek kendini harabetme; Allah onların yaptıklarını şüphesiz bilir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kötü ameli kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse, ameli iyi olan kimse gibi mi olacaktır? Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir. (Ey Muhammed!) Onlar için duyduğun üzüntüler yüzünden kendini helâk etme! Şüphesiz ki Allah, onların yaptıklarını hakkıyla bilendir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kötü işleri hoşuna gidip de onları güzel bulan kimse (ile böyle olmayan bir) mi? Allah dilediğini sapkınlık içinde bırakır, dilediğini de doğruya iletir. O halde onlar için üzülerek kendini helâk etme. Allah onların yaptıklarını elbette biliyor.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kötü işi kendisine güzel gösterilip de onu güzel gören kimse (kötülüğü hiç istemeyen kimseye benzer) mi? Allah dilediğini sapıklığa yöneltir, dilediğini doğru yola iletir. O halde onlar için üzülerek kendini helak etme. Allah onların ne yaptıklarını biliyor.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kötü işi, kendisine süslenip de onu güzel gören kimseye ne dersin? ALLAH dileyeni saptırır ve dileyeni yola iletir. Öyleyse onlar için kendini üzüp durma. ALLAH onların yaptıklarını iyi Bilir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ya kötü ameli kendisine allanmış pullanmış da onu güzel görmüş olan kimse de mi (iman edip salih amel işleyenler gibi olacak)? Şüphe yok ki Allah dilediğini şaşırtır, dilediğini de doğru yola çıkarır. O halde canın onlara karşı hasretlerle (üzüntülerle) sıkılıp gitmesin. Çünkü Allah, onların bütün yaptıklarını bilir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ya artık o kimse de mi ki? Kötü ameli kendisine allanmış pullanmış da onu güzel görmüş, şübhe yok ki Allah dilediğini şaşırtır, dilediğini doğru yola çıkarır, o halde nefsin onlara karşı hasretlerle geçmesin, çünkü Allah onların bütün san'atlerini bilir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kötü ameli, (şeytan ve nefsi tarafından) kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse, (doğru yolda olan kimseye benzer) mi? Şüphesiz ki Allah, (cüz’î irâdesiyle) ısrarla bâtılı tercih eden kimseyi, tercih ettiği sapkınlık üzere bırakır, hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf eden kimseyi ise (lütfuyla) doğru yola iletir. O hâlde (Habibim, “îmân etmiyorlar” diye) onlar için üzülüp kendini harap etme. Şüphesiz ki Allah, onların yaptıkları şeyleri hakkıyla bilmektedir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yaptığı kötü işleri kendisine yakıştıran ve onu güzel gören kimseye ne demeli? Allah, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Dolayısıyla onlar için üzülüp kendini harap etme. Allah, onların yapmakta olduklarını en iyi bilendir.
1 – Uygun gördüğünü. Yani, kişinin seçimine göre uygun olan karşılığı vererek. Bu terkip: Allah, doğru yola iletilmeyi hak edeni doğru yola iletir; sapkınlıkta kalmayı hak edeni de sapkınlıkta bırakır; sapkınlığı gerektiren şeyler yapanı saptırır, doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir anlamına gelmektedir. Hidayet ve dalalet insanın dilemesine bağlıdır. Allah, hiç kimseyi zorla “hidayete” de “dalalete” iletmez. İman ve inkâr konusunda sorumluluk tümüyle insana aittir. Ayetteki “Şâe” sözcüğü, “dilediğini” anlamının yanı sıra, “şey edeni”, “gayret göstereni”, “bir şey elde etme çabasında olanı” anlamlarına da gelmektedir. “Ne diyor” değil de “ne demek istiyor” dikkate alındığında, “dilediğini” sözcüğü, aslında “dileyeni” anlamına gelmektedir. (Kuşkusuz, ona doğru yolu gösterdik. Ama isterse şükreden, isterse nankörlük eden biri olur. 76:3)  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ya kötü amel (ve Hareket) i kendisine süslü gösterilib de onu hoş gören adam mı (Allahın hidâyet etdiği kimseler gibi tanılacak)? Şübhe yok ki Allah kimi dilerse şaşırtır, kimi de dilerse doğru yola sevk eder. O halde (habibîm) nefsin onlara karşı hasretlerle (üzüntülerle tükenib) gitmesin. Çünkü Allah onların neler yapmakda olduklarını çok iyi bilendir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Kötü ameli kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse, (kötülüğü hiç istemeyen kimse gibi) midir? Artık şübhe yok ki Allah, dilediğini (küfründeki inadı sebebiyle)dalâlete atar, dilediğini de (hikmetine binâen, kendi lütfundan) hidâyete erdirir. Öyle ise (îmân etmiyorlar diye) nefsin onlara hasretlerle (üzüntüyle tükenip) gitmesin! Muhakkak ki Allah,(onlar) ne yapıyorlarsa hakkıyla bilendir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey insanlar!) Kötü işleri kendisine güzel gösterilip, kendisi de onları güzel gören kişi, gerçeği gören gibi midir? Şüphesiz ki Allah dileyeni (inkâr edip sapıklığı tercih edeni) sapıklıkta bırakır, dileyeni (iman edip hidayeti tercih edeni) de doğru yola iletir. Artık onlara üzülerek kendini mahvetme! Şüphesiz Allah onların yaptıklarını çok iyi bilmektedir.*
(*) Hidayet ve dalalet konusu aşağıda detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Yani kısacası, inkâr edip sapıklığı tercih eden sapıklıkta bırakılır, iman edip, hidayeti tercih edenler ise, hidayete iletilir. Kişinin iradesi ve çabası hangi yönde ise, onunla karşılaşır. Bu nedenle meallerde geçen (Allah dilediğini saptırır, dilediğini de hidayete erdirir) şeklindeki çeviriler çok yanlıştır. Aşağıdaki metinlere de bakılabilir. ولم يقل الإمام الماتريدي في تفسيره “تأويلات القرآن” وهو من أقدم التفاسير أن المشيئة بمعنى الإرادة. وتفسيره للآية الرابعة من سورة إبراهيم على النحو التالي: وَمَا أَرْسَلْنَا مِن رَّسُولٍ إِلاَّ بِلِسَانِ قَوْمِهِ لِيُبَيِّنَ لَهُمْ فَيُضِلُّ اللّهُ مَن يَشَاء وَيَهْدِي مَن يَشَاء (يضل اللَّه من آثر سبب الضلال، ويهدي من آثر سبب الذي به يهتدي؛ يهديه ذلك) وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ.[ أبو منصور الماتوريدي، تأويلات القرآن، جـ. 7، صـ 458.29 ) ) يضل الله من يشاء – أي من يشاء الضلال الخ (التفسير العصرى للقرآن الكريم - روح القرآن: التفسير العصرى للقرآن) {يُضِلُّ مَنْ يَشَاءُ}: يُضل؛ أيْ: من اختار لنفسه طريق الضّلال، والإعراض عن منهج الله، واستمر على ذلك وابتعد، عندها يتركه الله سبحانه لما اختاره لنفسه من الضّلال والخذلان (وَيَهْدِى مَنْ يَشَاءُ}: ويهدي من اختار لنفسه طريق الهداية، والطّاعة، ويمدُّ له، ويزيد في هدايته (كتاب تفسير القرآن الثري الجامع - محمد الهلال) اضله - أي وجده ورأه ضالا - (يضل الله من يشاء ويهدي من يشاء - أي يجد ويراه ضالا ( المعجم المعاني) كتب الشيخ "محمد الغزالي" في كتابه "عقيدة المسلم".نحن نجد أن إطلاق المشيئة في آية تقيده آية أخرى يذكر فيها الاختيار الإنساني صريحا أي أن إضلال الله لشخص, معناه: إن هذا الشخص آثر الغي على الرشاد, فأقره الله على مراده, وتمم له ما ينبغي لنفسه.( فَلَمَّا زَاغُوا أَزَاغَ اللَّهُ قُلُوبَهُمْ وَاللَّهُ لا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِقِينَ} (5) سورة الصف. فمن أخذ بأسباب الهداية هداه الله جزاء لاختياره وكذلك من اختار طريق الضلال أضله الله جزاء لاختيارها .. فعلم الله لحال عباده من الإيمان أو الكفر هو صفة انكشاف وليس صفة تأثيرا -- من اراد الهداية من الناس يهديه الله عز وجل فيهدى من يشاء يعنى من اراد الهداية من الناس وسعى اليها يهديه الله عز وجل ومن اراد الضلال من الناس وسعى اليها يضله الله ربنا الرحيم ترك لك الاختيارمثل قول الله عز وجل فمن شاء فليؤمن ومن شاء فليكفر يضل الله من يشاء الضلال ويهدى الله من يشاء الهداية المشيئة مشيئة العبد والله هو العاطى اذا اراد العبد الهداية هدا ه الله واذا اراد العبد الضلال اضله الله وليس قدر الله للعبد... قال بعض العلماء: " إنَّ اضلال الله تعالى للإنسان على أحد وجهين، أحدهما أن يكون الإنسان ضالاً ".. أي اختار الضلال فقدَّر الله عليه الضلال الجزائي المبني على ضلال اختياري.. هذا ذكرته كثيراً، إذا عُزِيَ الإضلال إلى الله فهو الإضلال الجزائي المبني على ضلال اختياري الشيء الثاني.. معنى الإضلال كما قلت قبل قليل: الحكم على هذا الإنسان بأنَّه ضال والعدول به عن طريق الجنَّة إلى النار وهذا العدول حقٌ وعدل.-. ﴿ يُضِلُّ اللَّهُ مَنْ يَشَاءُ ﴾من يشاء الضلالة يضلُّه الله، يشاء الضلال اختياراً يضلُّه الله جزاءً، أي يحرم من ثمرات الدين - ﴿ وَمَنْ يُضْلِلْ اللَّهُ فَمَا لَهُ مِنْ هَادٍ) أي أنَّ الإنسان حينما يختار الضلال لا يستطيع أحدٌ في الكون أن يهديه.. (موسوعة النابلوسي) ﴾  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yaptığı kötülükleri kendisine süslü gösterilen kişi, kendisinin yaptığı çirkinlikleri, kötülükleri güzel görmez mi? Elbetteki Allah dileyen kimseyi (istediği) sapıklıkta bırakır ve dileyen kimseyi de doğru yola iletir. Nefsin seni onların üzerinde oldukları şeylere özendirmesin. Elbetteki Allah onların yaptıklarını en iyi bilendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ya, yaptığı kötülükler süslendiği için onları güzel gören kimse ötekiler gibi midir? İşte işkil yok ki Allah dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Böyle olunca sen de onlar için üzülüp de kendini tüketme. Çünkü Allah onların istediklerini bilicidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kötü işi kendisine bezenip de onu hoş gören onlar gibi midir? Çünkü Allah dilediğini şaşırtır, dilediğini de hidayete erdirir. Artık sapıklara karşı iç üzüntüsüyle kendini helâk etme. Çünkü Allah onların işlediklerini hakkıyle bilir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kötü ameli kendisine güzel gösterilip de onu güzel gören kimseye (ne demeli?)⁵ Muhakkak ki Allah dilediğini/ dileyeni saptırır, dilediğini/dileyeni de doğru yola iletir. (Ey Peygamber!) Onlar için duyduğun üzüntüler yüzünden kendini helak etme! Muhakkak ki Allah onların yaptıklarını hakkıyla bilendir.
5 İbn Abbas bu ayetin Ebu Cehil ve arkadaşları hakkında nazil olduğunu söyler. Ayrıca bkz, En’âm, 6/43  
Kadri Çelik
swap_vert close
Kötü olarak yapıp ettikleri kendisine süslü kılınıp da onu güzel gören (kimse, böyle olmayan kimse gibi midir)? Artık şüphesiz Allah, dilediğini saptırır, dilediğini de hidayete eriştirir. Öyleyse, onlara karşı nefsin, hasretlere kapılıp gitmesin. Gerçekten Allah, yapmakta olduklarını bilendir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşlediği kötülüklerin, çirkinliklerin cazibesine kapılan ve zamanla bunları güzel görmeye başlayan kişi, hiç dürüst ve erdemli bir hayatı tercih eden kimseyle bir tutulabilir mi? İşte böylece Allah, zulüm ve haksızlığı tercih ederek sapıklıkta kalmak isteyeni saptırır, samîmî bir kalple doğruya, gerçeğe ulaşmak isteyeni de doğru yola iletir. O hâlde, ey Müslüman, onlar için kendini üzmeye, endişelenmeye değmez! bu gibi kimseleri doğru yola getireceğim diye kendini yiyip bitirme! Şüphesiz Allah, onların yaptıkları her şeyi biliyor. Ve Hesap Gününde elbette cezalarını verecektir! Eğer yeniden diriliş konusunda şüpheleri varsa, şunu iyi dinlesinler:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ya şu kimseye ne demeli ki, ona kötü ameli süslenmiş; onu güzel görmüştür! Allah, dileyeceği kimseleri şaşkınlıkta / sapkınlıkta bırakıyor; dileyeceği kimseleri de hidayete eriştiriyor. Sen onlara üzülüp durmayasın! Allah, özenerek yaptıkları şeyleri bilmektedir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Eğer bir insan yaptığı kötülüğü güzel bulup beğeniyorsa, Artık onun işi, Allah'a kalmıştır. İster şaşırtır, isterse yola getirir. Resulüm sakın onlar için, içini çekip durma! Çünkü onların yapıp ettiklerini, Allah biliyor...
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edenlerin en kolay yaptığı şey kendi kendilerini kandırmalarıdır. Onların aklı ve kalbi şeytanlaşır. Yaptıkları kötülükleri öyle süslerler ki şaşarsın! Zannedersin ki iyilik yapıyorlar. Onların yaptıkları kötülükleri övmeleri seni üzmesin! Günü gelince yaptıklarını yüzlerine çarparız. Bu tavırlarından dolayı onlarla gerçekler arasına bir perde çekeriz. Onlar artık gerçekleri ne görebilirler ne de duyabilirler. Dileseydik elbette biz onları da hidayete ulaştırırdık. Ancak Rabbin baskıcı değildir. Kim aklını kullanıp hidayet talep ederse O’na gerçeklerimizi ulaştırırız. Kim aklını kullanmayıp şeytana uyarak hidayetimize karşı çıkarsa ona engel olmayız. Hesap günü huzurumuza nasılsa gelecekler. Onlar sanmasınlar ki yaptıklarından habersiziz. Hesap günü yaptıkları her şeyi yüzlerine okuruz. Ne yapacaklarını şaşırırlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İşinin kötülüğü kendisine süslü gösterilip onu güzel gören kişi (diğerleri gibi olur mu)! Şüphesiz ki Allah dileyeni (layık gördüğünü) saptırır (sapkınlığını onaylar), dileyeni (layık gördüğünü) de doğru yola ulaştırır. [*] Onlar için üzülerek kendini perişan etme! [*] Şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını bilendir.
Benzer mesajlar: Bakara 2:284; Âl-i İmrân 3:129; Mâide 5:18, 40; Ra‘d 13:27; İbrâhîm 14:4; Nahl 16:93; Hacc 22:16; ‘Ankebût 29:21; Fetih 48:14; Müddessir 74:31.,Benzer mesajlar: Kehf 18:6; Şu‘arâ 26:3.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Bu af ve mükâfat onlara değil de) yaptığı kötülükler (kendi nefisleri tarafından) kendisine süslü kılınıp, onu güzel görene mi (olacak)?¹ Allah dilediğini şaşırtır, dilediğini de hak yola yöneltir. O halde, onlara üzülerek kendini helâk etme. Allah onların ne yaptıklarını çok iyi bilir.²
1 Bu soru inkâr içindir ve bu ifâde, “tabiî ki olmayacak” anlamınadır. Yani iman edip sâlih ameller yapan kimselere mağfiret ve büyük bir ecir var diye onun zıddı olan o mağrur kimseler de mi onlar gibi olacak. Kendisine kötü ameli süslü gösterilmiş, hırsı şehvetle allanmış-pullanmış, hem zevkine, hem menfaatine uygun sonu iyi gelecek bir amel gibi hoş gösterilmiş de onu güzel görmüş, vehimleri aklına galebe etmiş, şehvetlerinin sarhoşluğu gözünü bürümüş, tersi dönmüş, bâtılı hak, kötüyü iyi, fenalığı güzel görür olmuştur. İşte Dünya hayatında mağrur olan bu hâle geleceği gibi Allah gafur, diye kötülüklerde ısrar eden mağrurlar da bu hâle gelirler. Bir insan böyle kötüyü iyi görecek kadar da şaşkın ve vicdansız nasıl olur diye hayret etme. Çünkü Allah, dilediğini şaşırtır, dilediğine de hidayet verir. (Elmalılı)2 Efendimiz, “Ey Allahım! Dinini Ömer b. Hattab ve Ebû Cehil b. Hişam ile şereflendir” demiş, Allah da Hz. Ömer’i îmanla şereflendirmiş, Ebû Cehil’i ise küfür bataklığında bırakmıştı. Bu âyet, bu olaydan sonra nâzil olmuştur. (Esbâb-ı Nüzûl-Suyûtî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
O halde, işlediği kötü, çirkin fiillerin cazibesine kapılıp [sonunda] onları güzel gören biri [Şeytan’ın adamlarından başkası] olur mu? Kuşkusuz Allah, [doğru yoldan sapmak] isteyenin sapmasına izin verir, [aydınlığa ulaşmak] isteyeni de aydınlığa ulaştırır. ⁶ O halde [ey müminler,] onlara üzülerek kendinizi perişan etmeyin: Allah, onların yaptıklarını çok iyi bilir!
6 Bu cümleyi çevirme tarzımla ilgili bir açıklama için bkz. sure 14, not 4.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İşlediği kötülükler kendisine süslü püslü görünen böylece yaptığı kötülükleri fazilet ve erdem gören kimseye ne demeli? Şüphesiz ki Allah, sapıklığı tercih edenin sapkınlığını onaylar, doğru yolu tercih edeni de doğru yola iletir. Dolayısıyla onlar için üzülüp kendini mahvetme! Zira Allah, onların neler yapmakta olduklarını biliyor. 6/43, 13/33, 27/4
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ne yani, şimdi süslü püslü kötülüklerin albenisine kapılıp bir de onları güzellik gibi gören(in sonu, yukarıdaki) kimsenin sonuyla aynı olur mu? Hiç şüphe yok ki Allah tercih edeni/tercih ettiğini saptırır, tercih edeni/tercih ettiğini de doğru yola yöneltir:[³⁸⁸⁴] Şu halde onların (imana ermesi) için duyduğun özlem seni yıpratmasın;[³⁸⁸⁵] çünkü Allah onların neler yapmakta olduklarını çok iyi biliyor.
[3884] Âyetin başı çeviri gerekçemiz için yeterlidir; fakat ayrıntı için bkz: 10:25 not 44 ve 24:21, not 24. [3885] Benzer bir uyarı için bkz: 26:3 ve daha farklı bir metin için krş: 18:6.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yoksa kötü ameli (şeytan tarafından) süslendirilip onu güzel gören kimse de, mükâfata ereceğini mi sanıyor? (Şeytanın bu gerçek dışı va’adlerine kanıyor, ayetlerimizi inkâr ediyor, uyarılarımızı hiçe sayıyor) Kuşku yok ki Allah dilediğini saptırır, (dünyayı ahirete şeytanın yolunu doğru yola tercih eden ve mevlası olan Rabbini unutup, düşmanı olan şeytanı dost edinen kâfiri, onun tasallutundan kurtarmaz, şeytanı serbest bırakır, şeytan vasıtasiyle onu doğru yolundan saptırır) dilediğini de hidayete erdirir, (sadece kendisine kulluk eden, emir ve yasaklarına harfiyyen riayet eden takva sahibi kullarını ise, şeytanın tasallutundan korur, doğru yoluna iletir) O halde (Ey Muhammed) o kâfirler için üzülerek kendini harap etme! (Sen tebliğ görevini yapıyorsun, onları uyarıyorsun. Onlar kötü amellerinin cezasına kavuşacaklardır.) Şüphe yok ki Allah, onların neler yaptıklarını hakkıyle bilendir.
Osman Fırat
swap_vert close
Kötü ameli kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse mi? Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir. (Ey Muhammed!) Onlar için nefsin hasrete/üzüntüye gitmesin. Şüphesiz ki Allah, onların yaptıklarını hakkıyla bilendir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ya o kimse ki, ona kötü ameli süslü gösterilmiş de onu güzel görmüştür. (O hiç ehl-i salâh gibi olabilir mi?) Muhakkak ki, Allah dilediğini şaşırtır ve dilediğini doğru yola iletir. Artık nefsin onların üzerine teessüflerle geçip gitmesin. Şüphe yok ki, Allah (onların) neler işlediklerini tamamıyla bilendir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hiç kötü işleri kendisine güzel görünen kimse, iyilik edip dürüst işler işleyen kimse gibi olur mu? Allah dilediğini sapıklığa, dilediğini doğru yola iletir. O halde o insanlardan ötürü üzülüp kendini mahvetme! Çünkü Allah onların bütün yaptıklarını bilir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kötü işi, kendisine süslendirilip de onu güzel gören kimse (vehmine aldanmayarak kötü amelini güzel görmeyen, aklıyle gerçeği gören kimse gibi olur) mu? Allah dilediğini sapıklık içinde bırakır, dilediğini yola iletir. Bundan dolayı canın, onlar için hasretlere (üzüntülere) gitmesin, Allah onların ne yaptıklarını biliyor.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Fenâ 'ameli kendisine tezyîn kılınub onı eyi gören (mazhar-ı hidâyet ve tevfîk olan gibi midir?) Allâh Te'âlâ dilediğini idlâl ve dilediğini hidâyet ider. Nefsin onların üzerine dûçâr-ı hasret olmasun. (Dalâletlerine gam yeme). Allâh onların işlediklerinden haberdârdır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
O ücreti, kötü davranışları kendine süslü gösterildiği için güzel gören kimse mi alacak? Allah sapıklığı tercih edeni saptırır, hidayeti tercih edeni de yola getirir. Onlar yüzünden içini parçalayarak kendini harap etme; onların ne yaptığını Allah bilir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Kötü işler kendisine süslenip, onu güzel gören kimse böyle midir? Allah, dilediğini sapıklık içinde bırakır, dilediğini doğru yola çıkarır. Öyleyse onlar için kendini üzülüp durma. Allah, onların ne yaptıklarını biliyor.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kötü işi kendisine süslenip de artık onu güzel bir iş olarak görmeye başlayan kimse de o mü'minler gibi olur mu? Allah dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletir. Onlar için kendini yiyip bitirme. Allah onların özene bezene yaptıkları işleri çok iyi biliyor.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ya o kişi? Yaptıklarının kötülüğü kendisine allanıp pullanmış da onu güzel görüvermiş. Doğrusu şu: Allah dilediğini/dileyeni saptırır, dilediğini/dileyeni de doğruya ve güzele kılavuzlar. O halde canın onlar için üzüntülere dalmasın. Hiç kuşkusuz, Allah onların ürettiklerini/ortaya koydukları oyunları çok iyi bilmektedir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy ol kim bezenildi aña yavuz işi pes gördi anı eyü!.. pes bayıķ Tañrı azdurur anı kim diler daħı yol gösterür aña kim diler. pes helāk olmasuñ nefsüñ anlara ḥasretler içün. bayıķ Tañrı bilicıdür anı kim işlerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol kimse ki bezendi özine yaman ‘amel, anı yaḫşı gördi. Tañrı Ta‘ālā azdu‐rur kimi dilese ve hidāyet virür kime dilese. Pes nefsüñi helāk eyleme an‐lar‐ıçun ḥasret‐ile. Tañrı Ta‘ālā bilicidür anlar işlegeni.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Pis əməli (Şeytan tərəfindən) özünə yaxşı göstərilib onu yaxşı görən (Allahın doğru yola yönəltdiyi kimsəyə bənzəyirmi?!) Şübhəsiz ki, Allah istədiyini zəlalətə, istədiyini də doğru yola salar. (Ya Peyğəmbər!) Artıq onlara (Məkkə müşriklərinin haqq yoldan azmalarına) görə özünü üzüb həlak etmə. Həqiqətən, Allah onların nə etdiklərini biləndir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Is he, the evil of whose deeds is made fair seeming unto him so that he deemeth it good, (other than Satan's dupe)? Allah verily sendeth whom He will astray, and guideth whom He will, so let not thy soul expire in sighings for them. Lo! Allah is Aware of what they do!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Is he, then, to whom the evil of his conduct is made alluring, so that he looks upon it(3880) as good, (equal to one who is rightly guided)? For Allah leaves to stray whom He wills, and guides whom He wills. So let not thy soul go out in (vainly) sighing after them: for Allah knows well all that they do!
3880 Cf. n. 3877 above. When a stage is reached at which a man accepts Evil as his Good, his case is hopeless. Can such a man profit by preaching or guidance? He has himself deliberately rejected all guidance. Such a man is best left to stray. Perhaps, even in the paths in which he is straying, some sudden flash of light may come to him! That may be as Allah wills in His holy and wise Purpose and Plan. But the man of God is not to worry or feel disheartened by such men's attitude. He must go on tilling the soil drat is open to him. For Allah's Plan may work in all sorts of unexpected ways, as in the allegory in the next verse. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَفَمَنْ
o kimse midir ki
زُيِّنَ
süs- lendi
لَهُ
ona
سُٓوءُ
kötüsü
عَمَلِه۪
amelinin
فَرَاٰهُ
ve onu gördü
حَسَناًۜ
güzel
فَاِنَّ
şüphe-siz ki
اللّٰهَ
Allah
يُضِلُّ
dalâlette bırakır
مَنْ
o kim-seyi ki
يَشَٓاءُ
diler
وَيَهْد۪ي
ve hidâye- te erdirir
مَنْ
o kim-seyi ki
يَشَٓاءُۘ
diler
فَلَا تَذْهَبْ
o hâlde gitmesin
نَفْسُكَ
nefsin
عَلَيْهِمْ
onlara karşı
حَسَرَاتٍۜ
üzüntülerle
اِنَّ
muhak-kak
اللّٰهَ
Allah
عَل۪يمٌ
hakkıyla bilendir
بِمَا
o şey-leri ki
يَصْنَعُونَ
yapıyorlar
Kötü ameli kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse (hiç güzel amel işleyen kimse gibi) olur mu! Şüphesiz ki Allah dilediğini (küfründe inat edeni) dalâlette bırakır ve dilediğini (hidâyeti isteyeni) de hidâyete erdirir. O hâlde (resulüm!) onlar için üzüntülere gark olma! Muhakkak ki Allah onların yaptıklarını hakkıyla bilendir.
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
زَيَّنَ
Fiil-II
ز ي ن
Süsledi
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
سُوٓء
İsim
س و ا
Kötülük, fena
عَمَل
İsim
ع م ل
Amel, iş
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
حَسَن
İsim
ح س ن
Güzel
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَضَلَّ
Fiil-IV
ض ل ل
Dalâlette bıraktı, dalâlete düşürdü, saptırdı, dalâlete sürükledi, boşa çıkardı
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
هَدَى
Fiil-I
ه د ي
Hidâyet etti, başarıya ulaştırdı, yol gösterdi, sevk etti
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
ذَهَبَ
Fiil-I
ذ ه ب
Gitti, giderdi, götürdü
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
حَسْرَة
İsim
ح س ر
Pişmanlık, hasret, üzüntü
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلِيم
İsim
ع ل م
Alîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İlmiyle her şeyi ve herkesi bilen demektir), çok bilgili, en iyi bilen, bilgin, âlim
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
صَنَعَ
Fiil-I
ص ن ع
Yaptı, yetiştirdi