close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Fâtır Sûresi 25. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-in yukeżżibûke fekad keżżebe-lleżîne min kablihim câet-hum rusuluhum bilbeyyinâti vebi-zzuburi vebilkitâbi-lmunîr(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve seni yalanlarlarsa gerçekten de onlardan öncekiler de, peygamberleri, onlara apaçık delillerle, sahifelerle ve aydınlatıcı kitapla geldikleri halde yalanladılar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Nebim!) Eğer Seni yalanlıyorlarsa (aldırma ve dayan), zira Senden önceki (elçi)ler de gerçekten (böyle) yalanlandı; oysa elçileri kendilerine apaçık ayetler, sahifeler ve aydınlatıcı kitaplarla gelip (Hakka ve hayra çağırmışlardı.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve eğer seni yalanladıklarını görürsen aldırma, onlardan önce yaşamış olanların çoğu da, elçileri kendilerine apaçık delillerle, sahifelerle ve aydınlatıcı kitapla geldikleri halde yalanladılar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Seni yalanlıyorlarsa eğer, üzülme. Unutma ki, onlardan öncekiler de peygamberleri yalanlamışlardı. Oysaki Rasulleri onlara, apaçık âyetlerle, mûcizelerle, vahyin içeriğini açıklayan beyanlarla, tavsiyelerle, hak peygamber olduklarını tasdik eden delillerle, hikmet dolu sayfalarla, aydınlatıcı kitaplarla gelmişlerdi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Eğer onlar seni yalanlıyorlarsa onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Oysa peygamberleri onlara apaçık deliller, sahifeler ve aydınlatıcı kitap getirmişlerdi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Eğer seni yalanlıyorlarsa, senden öncekiler de yalanlandı; elçileri ise; kendilerine apaçık ayetler, sahifeler ve aydınlatıcı kitaplar getirmişlerdi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm, üzülme. Kureyşliler) seni tekzip ediyorlarsa onlardan öncekiler de (peygamberlerini) tekzip etmişlerdi. Onlara, peygamberleri mucizelerle, suhuf ile nurlu kitap ile (Tevrat ve İncil ile) gelmişlerdi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer seni yalanlarlarsa, şüphesiz kendilerinden öncekiler de yalanladılar. Elçilerimiz onlara mucizelerle, mektuplarla ve aydınlatıcı bir kitap ile geldiler. (Fakat onlar, o elçileri yalanladılar.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Eğer seni yalanlıyorlarsa, onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Oysa ki peygamberleri onlara açık âyetler, sahifeler ve aydınlatıcı kitap getirmişlerdi.
Besim Atalay
swap_vert close
Seni yalanlıyorlarsa, onlardan öncekiler de yalanlamışlardı, belgelerle, sayfalarla aydınlatan kitaplarla, onlara peygamberler gelmiş idi
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Eğer onlar seni yalanlıyorlarsa bil ki, daha önceki milletler de peygamberlerini yalanlamışlardı. Oysa peygamberleri onlara açık kanıtlar, kutsal sayfalar ve aydınlatıcı kitaplar getirmişti.
Bkz. 16/44“Zübür”; Hz. Âdem, İdris, Şit ve İbrahim gibi peygamberlere gönderilen sahifelerdir. “Kitap” ise; Hz. Musa’ya indirilenlerin bütünü olan Tevrat, Hz. İsa’ya indirilen İncil ve Hz. Davud’a indirilen Zebur gibi kitaplardır.  
Cemil Said
swap_vert close
Sana yalancı diyorlar, halbuki ânlardan evvelkiler dahî ’alâmât-ı zâhire Zebur ve Tevrat ile gelen peygamberlere de yalancı didiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Eğer seni yalancı sayıyorlarsa bil ki, onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Peygamberleri onlara belgeler, sayfalar ve nurlu kitaplar getirmişlerdi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Eğer seni yalanlıyorlarsa bil ki, onlardan öncekiler de peygamberlerini yalanlamışlardı. Oysa peygamberleri onlara apaçık delilleri, sahifeleri ve aydınlatıcı kitabı getirmişlerdi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Seni yalancılıkla itham ediyorlarsa, bil ki daha öncekiler de (peygamberlerini) yalancılıkla itham etmişlerdi. Peygamberleri onlara açık kanıtlar, sahifeler ve aydınlatıcı kitap getirmişlerdi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Eğer seni yalanlıyorlarsa (üzülme), onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. (Oysa ki) peygamberleri onlara açık âyetler (mucizeler), sahifeler ve aydınlatıcı kitap getirmişlerdi.  
 Sahifeler manasına gelen «zübür»le Hz. Âdem, İdris, Şît ve İbrahim’e indirilen suhuf; Kitapla da Tevrat, İncil ve Zebûr kasdedilmiştir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Seni yalanlıyorlarsa, senden öncekiler de yalanlamışlardı. Elçileri kendilerine apaçık belgeler, ilahiler ve aydınlatıcı kitaplar getirdiler
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Seni yalanlıyorlarsa, onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Onlara peygamberleri mucizelerle, sahifelerle ve aydınlatıcı kitaplarla gelmişlerdi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Seni tekzib ediyorlarsa bunlardan evvelkiler de tekzib etmişlerdi, onlara Peygamberleri beyyinelerle, suhuflarla ve nurlu kitab ile gelmişlerdi
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Habibim!) Eğer (kavmin içerisindeki inkârcılar) seni yalanlıyorlarsa (üzülme), senden önceki (peygamber) ler de (kavimleri tarafından) yalanlanmıştı. Hâlbuki peygamberleri kendilerine, apaçık mu‘cizeler, sahîfeler ve aydınlatıcı kitap (lar) getirmişlerdi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Eğer seni yalanlıyorlarsa, bil ki onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Onların resulleri, onlara kanıt içeren bilgiyle, sahifelerle ve aydınlatıcı kitaplarla gelmişlerdi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Eğer (Habîbim) seni tekzîb ediyorlarsa kendilerinden öncekiler de (peygamberlerini) tekzîb etmiş (ler) dir. Halbuki onların peygamberleri kendilerine açık açık mu'cizeler, sahîfeler ve nuur veren kitablar da getirmişlerdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bununla berâber seni yalanlıyorlarsa, (bil ki) şübhesiz onlardan öncekiler de yalanlamıştı. (Hâlbuki) peygamberleri onlara mu'cizeler, sayfalar ve nûr saçan kitab getirmişti.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey Resulüm!) Eğer seni yalanlıyorlarsa (üzülme, dayan), onlardan öncekiler de (mesajlarımızı tebliğ eden elçilerimizi) yalanlamışlardı. (Oysaki) elçileri onlara açıklayıcı deliller, sahifeler ve aydınlatıcı Kitap(lar) getirmişlerdi. *
(*) “Zübür”, Hz. Âdem, İdris, Şit ve İbrahim peygamberlere (a.s) indirilen sahifelerdir. “Kitap” ise, Hz. Musa’ya indirilen Tevrat, Hz. İsa’ya indirilen İncil ve Hz. Davud’a indirilen Zebur’dur. (C. Külünkoğlu Meali 25. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Eğer seni yalanlarlarsa, onlardan öncekilerde, kendilerine açıklayıcı delilleri, sahifeleri ve onların önlerini aydınlatan kitapları getiren elçileri yalanlamışlardı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar nasıl seni yalancı saydılarsa onlardan öncekiler de elçilerini öyle yalancı saymışlardı. Oysaki bu elçiler onlara açıklayıcı belgeler, sayfalar, ışık saçan Kitap’lar getirmişlerdi.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar, seni yalancı sayarlarsa üzülme. Çünkü onlardan evvelki peygamberleri de yalancı saymışlardı. Halbuki peygamberleri onlara açık mucizeler, sayfalar, ışık saçan Kitaplar getirmişlerdi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Eğer seni yalanlıyorlarsa bil ki, hiç şüphesiz onlardan öncekiler de elçilerini, kendilerine apaçık belgeler/mucizeler, hikmet dolu sayfalar [zubur] ve aydınlatıcı bir kitap getirdikleri hâlde yalanlamışlardı.
Kadri Çelik
swap_vert close
Eğer seni yalanlıyorlarsa, senden öncekiler de yalanlandı; peygamberleri ise, kendilerine apaçık olan ayetler (mucizeler), sahifeler (hikmetler) ve aydınlatıcı kitaplar getirmişlerdi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Peygamber! Eğer Kur’an’a çağırdığın kimseler seni yalanlıyorlarsa, bundan dolayı üzülme, ümitsizliğe kapılma! Unutma ki, vaktiyle onlardan önceki zâlimler de kendilerine apaçık deliller, hikmet dolu öğütler ve aydınlatıcı kitap getiren Peygamberlerini ve dâvetçilerini yalanlanmışlardı.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Seni yalanlıyorlarsa, bil ki onlardan öncekiler de yalanladı. Onlara rasûlleri Aydınlatıcı Kitap ile, Sahifeler ile, Beyyineler (Açık Belgeler) ile geldi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Seni inkar ederlerse, dert etme çünkü bunlardan öncekiler de yalanladılar. Üstelik elçiler onlara, ilahî belgeler yanı sıra aydınlatıcı yazı ve Kitaplar da getirmişlerdi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Eğer seni yalanlıyorlarsa üzülme! Geçmişteki toplumlarda elçilerimizi yalanlamışlardı. Üstelik elçilerimiz onlara gerçekleri açıklayan sahifeler kitaplar getirmişti. Şöyle düşün! Aslında onlar elçileri yalanlamıyor. Onlar Allah’ı, Allah’ın ayetlerini yalanlıyorlar. Sen Allah’ı, ayetlerini, yasalarını hatırlatmaktan başka ne yapıyorsun? Hesap günü neyi yalanladıklarını görecekler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Seni yalanlarlarsa (üzülme), elbette onlardan öncekiler de kendilerine apaçık deliller, sahifeler ve aydınlatıcı kitabı getiren elçileri yalanlamışlardı. [*]
Demek ki peygamberlerin yaptığı gibi gerçek delil getiren, doğru kaynak gösteren ve aydınlatıcı kitaptan yani Kur’an’dan konuşan kişiler de yalanlanmaktadır. Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:184; En‘âm 6:34.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Eğer (Mekkeli kâfirler) seni yalanlıyorlarsa (üzülme,) onlardan öncekiler de kendilerine apaçık mûcizeler, sahifeler ve aydınlatıcı kitaplar getiren Peygamberlerini yalanladılar.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve eğer seni yalanladı(klarını görürsen aldırma), onlardan önce yaşamış olanlar[ın çoğu] da, elçileri kendilerine hakikatin bütün kanıtlarıyla ve ilahî hikmet yüklü kitaplarla ve aydınlatıcı vahiyle geldiklerinde hakikati yalanlamışlardı;
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Eğer seni yalancılıkla suçlarlarsa bil ki, onlardan öncekiler de elçilerimiz kendilerine apaçık belgeler, hikmetli sahifeler ve aydınlatıcı kitaplar ile geldiği halde onları yalanlamışlardı. 3/184, 6/34
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Eğer seni yalanlıyorlarsa, unutma ki bunlardan öncekiler de, elçileri kendilerine hakikatin apaçık delilleriyle, hikmet yüklü sayfalarla[³⁹⁰⁷] ve aydınlatıcı vahiy ile geldiklerinde yalanlamışlardı.
[3907] Zuburun bu anlamı için bkz: 16:44, not 48.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Eğer seni yalanlıyorlarsa (üzülme) onlardan öncekiler de; peygamberleri onlara, apaçık deliller, sahifeler ve aydınlatıcı kitaplar ile geldikleri halde, onları yalan saymışlardı.
Osman Fırat
swap_vert close
Eğer seni yalanlıyorlarsa bunlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Resulleri onlara açık kanıtlar, sahifeler ve aydınlatıcı Kitap getirmişlerdi (yine de yalanladılar).
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve eğer seni tekzîp ediyorlarsa onlardan evvelkiler de (kendi peygamberlerini) muhakkak ki tekzîp etmişlerdi. Onlara peygamberleri açık hüccetler ile ve yazılı sahifeler ile ve aydınlatan kitaplar ile gelmişlerdi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Eğer seni yalancı sayarlarsa, üzülme. Bu yeni bir şey değil. Onlardan öncekiler de gerçeği yalan saymışlardı. Resulleri onlara parlak deliller, kitaplar ve özellikle aydınlatıcı bir kitapla gelmişlerdi. (Amma nafile! )
Süleyman Ateş
swap_vert close
Eğer (bunlar) seni yalanlıyorlarsa (üzülme çünkü) bunlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Elçileri onlara açık kanıtlar, sahifeler ve aydınlatıcı Kitap getirmişlerdi (yine de onları yalanladılar).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yâ Muhammed! Eğer kavmin seni tekzîb iderlerse onlardan evvel olanlar da rasûllerini tekzîb itdiler. Onlara rasûlleri açık mu'cizât, suhuf ve münîr kitâblarla gelmişlerdi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Eğer sana yalancı diyorlarsa bil ki, onlardan öncekiler de elçilerine yalancı demişlerdi. Hâlbuki elçileri onlara belgeler, sayfalar ve aydınlatıcı kitaplar getirmişlerdi.
Şaban Piriş
swap_vert close
Eğer seni yalanlarlarsa, onlardan öncekiler de peygamberlerimiz onlara belgeler, sahifeler ve aydınlatıcı kitaplarla geldiği halde onları yalanlamışlardı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Seni yalanlıyorlarsa, şu bir gerçek ki, onlardan öncekiler de peygamberlerini yalanlamışlardı. Oysa peygamberleri onlara apaçık deliller, sayfalar ve aydınlatıcı kitaplar getirmişlerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Seni yalanlıyorlarsa, onlardan öncekiler de yalanlamıştı. Resulleri onlara açık-seçik mesajlar, sayfalar ve aydınlatıcı kitap getirmişlerdi.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eger yalan dutarlar ise seni bayıķ yalan duttı anlar kim anlardan ilerüyidi. geldi anlara yalavaçlar ḥüccetler-ile daħı kitāblar-ile daħı nur virici kitāb-ıla ya'nį tevrįt daħı incįl daħı ķur’ān.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eger seni yalanlasalar, pes yalanladılar anlardan burun geçen ümmetlernebīlerini, geldi‐y‐idi anlara nebīleri mu‘cizātlar‐ıla ve ṣuḥuflar‐ıla ve nūrlukitāblar‐ıla.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əgər onlar (Məkkə müşrikləri) səni yalançı saysalar (heç ürəyini qısma). Onlardan əvvəlkilər də (öz peyğəmbərlərini) yalançı hesab etmişdilər. Halbuki peyğəmbərləri onlara açıq-aşkar mö’cüzələr, səhifələr və (Tövrat, İncil kimi) nurani kitab gətirmişdilər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And if they deny thee: those before them also denied. Their messengers came unto them with clear proofs (of Allah's sovereignty), and with the Psalms and the Scripture giving light.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And if they reject thee, so did their predecessors, to whom came their messengers with Clear Signs, Scriptures(3908) and the Book of Enlightenment.
3908 The three things here mentioned are also mentioned in 3:184, where I have explained the meaning in n. 490. All spiritual teaching centres round the evidences of Allah in our lives, the sublime teaching of men of God, and the rules and laws which guide holy living. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِنْ
ve eğer
يُكَذِّبُوكَ
seni yalan- lıyorlarsa
فَقَدْ
andolsun gerçekten
كَذَّبَ
yalan- lamıştı
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
مِنْ قَبْلِهِمْۚ
onlardan önce
جَٓاءَتْهُمْ
onlara gelmişti
رُسُلُهُمْ
resulleri
بِالْبَيِّنَاتِ
apaçık delillerle
وَبِالزُّبُرِ
ve sahifelerle
وَبِالْكِتَابِ
ve kitapla
الْمُن۪يرِ
nûrlandırıcı
(Resulüm!) Eğer o (kâfir)ler seni yalanlıyorlarsa (üzülme), andolsun onlardan öncekiler de (kendilerine gelen resullerini) yalanlamışlardı. (Oysa) Onlara da resulleri apaçık deliller, (kutsal) sahifeler ve nûrlandırıcı (bir) kitapla gelmişlerdi.
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
بَيِّنَة
İsim
ب ي ن
Apaçık delil, apaçık mucize
زُبُر
İsim
ز ب ر
Sahifeler, kitaplar, grup grup
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
مُنِير
Etken fiil-IV
ن و ر
Nûr saçan, aydınlatıcı, nûrlandırıcı