close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Fâtır Sûresi 24. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnâ erselnâke bilhakki beşîran veneżîrâ(an)(c) ve-in min ummetin illâ ḣalâ fîhâ neżîr(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki biz seni gerçek üzere bir müjdeci ve bir korkutucu olarak gönderdik ve hiçbir ümmet yoktur ki içlerinden bir korkutucu çıkmasın.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Şüphesiz Biz Seni, Hakk ile bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki, içlerinde (hayat süreçlerinde) onlara bir uyarıcı gelip-geçmiş olmasın.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey Muhammed! Hakikaten biz seni gerçek din olan İslâm ile; mü'minler için bir müjdeci, kâfirler için ise bir uyarıcı olarak gönderdik. Çünkü hiçbir topluluk yoktur ki, içlerinden bir uyarıcı gelip geçmemiş olsun.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Biz seni, gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça düzeni gerçekleştirecek hak kitap Kur'ân ile rahmetimizi, merhametimizi, ihsanımızı, sevgimizi müjdeleyici ve sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan bir uyarıcı olarak özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere görevlendirdik. Her milletten kendi içinde, vazifelerini ifa eden uyarıcılar mutlaka var olagelmiştir.
bk. Kur’an-ı Kerim, 13/7; 16/36.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Biz seni hak üzere müjdeleyici ve korkutucu olarak gönderdik. Hiç bir ümmet yoktur ki içinde bir uyarıcı geçmiş olmasın.
Ali Bulaç
swap_vert close
Şüphesiz biz seni, hak ile bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Hiç bir ümmet yoktur ki, içinde bir uyarıcı gelip-geçmiş olmasın.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm), muhakkak ki, biz seni cennetle müjdeleyici, cehennemle korkutucu bir peygamber olarak Kur'an ile gönderdik. Hiç bir ümmet de yoktur ki, içlerinde cehennem ile korkutucu bir peygamber geçmiş olmasın.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Şüphesiz Biz seni, doğru bir müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Ve hiçbir toplum yoktur ki, kendisine bir uyarıcı gelip, içlerinde kalmış olmasın.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
23,24. Sen, sadece bir uyarıcısın. Biz seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak hak ile gönderdik. Her millet için mutlaka bir uyarıcı olmuştur.
Besim Atalay
swap_vert close
Bizler seni, hakla müjdeliyen, kocunduran olmak için gönderdik, hiçbir ümmet yoktur ki, ona kocunduran gelmemiş ola
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Şüphesiz biz, seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak Hak ile gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki, aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.
Bkz. 2/119, 13/7, 16/36, 17/105, 25/56, 33/45, 34/28, 48/8  
Cemil Said
swap_vert close
Seni hakkı teblîğ ile ihtâr içün gönderdik, peygamber gönderilmeyen hiç bir ümmet yokdur.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Şüphesiz Biz seni, müjdeci ve uyarıcı olarak, gerçekle gönderdik. Geçmiş her ümmet içinde de mutlaka bir uyarıcı bulunagelmiştir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz biz, seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak hak ile gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki, aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Doğrusu biz seni hak ile desteklenmiş bir müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki içlerinden bir uyarıcı gelip geçmemiş olsun.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Biz seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak hak ile gönderdik. Her millet için mutlaka bir uyarıcı (peygamber) bulunmuştur.
Edip Yüksel
swap_vert close
Seni bir müjdeci ve uyarıcı olarak gerçekle gönderdik. Her toplum içinde mutlaka bir uyarıcı gelmiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Muhakkak ki biz seni hak ile hem bir müjdeci, hem bir uyarıcı olarak gönderdik. Hiçbir ümmet de yoktur ki, içlerinde bir uyarıcı geçmiş olmasın.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Muhakkak ki seni hakk ile hem bir beşîr hem bir nezîr gönderdik, hiç bir ümmet de yoktur ki içlerinde bir nezîr geçmiş olmasın
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz biz, seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak, hak ile gönderdik. Kendilerine uyarıcı (bir peygamber) gelmemiş hiçbir ümmet/toplum yoktur.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kuşkusuz Biz seni, gerçek ile bir haber verici ve uyarıcı olarak gönderdik. Her ümmet¹ içinde bir uyarıcı geçmiştir.
1- Toplum.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Şübhesiz ki biz seni (rahmetimizin) müjdeci (si,) (azabımızın) korkutucu (su) olarak hidâyetle gönderdik. Hiçbir ümmet müstesna olmamak üzere mutlakaa içinde (azâbdan) bir korkutucu (peygamber gelib) geçmişdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Muhakkak ki biz seni, bir müjdeleyici ve bir korkutucu olarak hak ile gönderdik. Ve hiçbir ümmet yoktur ki, içlerinde bir korkutucu gelip geçmiş olmasın.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz biz seni hak ile (zorlayıcı değil) müjdeleyici ve uyarıcı olarak (bütün insanlara) gönderdik. Ve hiçbir ümmet (toplum) yoktur ki içinde (mesajlarımızı tebliğ eden) bir uyarıcı geçmiş olmasın. *
(*) Ayrıca İsrâ 17: 15’te geçtiği üzere, risalet öğretileri/ilahi mesajlar birilerine hiç ulaşmamış veya doğru ulaşmamış ise o kişilere de risalet öğretileriyle ilgili azap edilmeyeceği ifade edilmektedir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Gelip geçmiş her toplumun mutlaka bir uyarıcısı olduğu gibi, Biz, seni de Kur’an (Hak) ile müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten Biz seni doğru ile birlikte müjdeleyici, uyarıcı olarak gönderdik. Hiçbir topluluk da yoktur ki onun içinden bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz seni müjde verici, Allah azabıyle korkutucu olarak hak din ile gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki o ümmet içinde Allah azabıyle korkutacak biri [⁴] gelip geçmiş olmasın.
[4] Gerek peygamber olsun, gerek onların dinleri üzere bir âlim bulunsun.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki Biz seni gerçek/hak ile bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki, içinde bir uyarıcı gelip geçmemiş olsun.¹⁵
15 Krş. Secde, 32/3; Yâsin, 36/5-6  
Kadri Çelik
swap_vert close
Hiç şüphesiz biz seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak hak ile gönderdik. İçinde bir uyarıp korkutucu gelip geçmemiş hiç bir ümmet yoktur.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Şüphesiz Biz, doğruyu ve gerçeği ortaya koymak için, seni en yakın çevrenden başlamak üzere, tüm insanlığa seslenen bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Zaten hiçbirmedeniyet ve hiçbir ümmet yoktur ki, içlerinden bir zamanlar bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Biz, seni bir müjdeci ve uyarıcı olarak Hakk ile gönderdik. İçinde uyarıcı bulunmayan hiçbir ümmet yoktur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Biz seni, tatlı-sert bir üslûp ile denge kurman için görevlendirdik. Geçmişte her milletin bir uyarıcısı olmuştur.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Biz seni onlara gerçek ile birlikte müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Geçmişte de her millete mutlaka bir uyarıcı göndermiştik. Onlar geldi geçti!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Biz seni bir amaç için müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. [*] (Nitekim) her ümmet için de elbette bir uyarıcı gelmiştir. [*]
Benzer mesajlar: Furkân 25:56; Ahzâb 33:45; Sebe’ 34:28; Fetih 48:8.,Benzer mesajlar: En‘âm 6:42; Yûnus 10:47; Ra‘d 13:7; Hicr 15:10; Nahl 16:36, 63; Zuhruf 43:6. Ayrıca İsrâ 17:15’te geçtiği üzere, risalet öğretileri birilerine hiç ulaşmamış veya doğru ulaşmamış ise o kişilere de risalet öğretileriyle ilgili azap edilmeyeceği ifade edilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Şüphesiz Biz, seni hak ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Bütün ümmetlerin içerisinden mutlaka bir uyarıcı (Peygamber) gelip geçmiştir.¹
1 Arap toplumundan da mutlaka Peygamber geçmiştir. İslâmî ikinci çağda geçmese de birinci çağda mutlaka geçmiştir. Yani Musa (a.s.)’dan Hz. Peygamber (s.a.v)’e kadar Arap toplumuna peygamber gelmemiştir. Bu o toplumun hiç uyarılmadığı anlamına gelmez. Bk. (İsra: 15, Yasin: 6, Secde: 3 Kasas: 46 ve dipnotları)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Biz seni hakikat ehli bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik: çünkü hiçbir topluluk yoktur ki içlerinden bir uyarıcı gelip geçmemiş olsun. ¹⁸
18 Ümmet teriminin anlamlarından biri (Zemahşerî’nin yukarıdaki ayetle ilgili yorumunda tercih ettiği anlam), “bir dönemin halkı” veya “çağ/yaş”dır; ikinci anlamı ise “aynı cinsten insanlar topluluğu”, yani “kavim” veya “toplum”dur (ki çeviride tercih ettiğim anlam budur). “[Belirli] bir hayat tarzı” veya “bir davranış biçimi” (Cevherî) şeklindeki üçüncü anlamı gözönüne alındığında, “topluluk” terimi, bu örnekte tarihsel bağlamı içindeki modern “uygarlık”/“medeniyet” kavramına oldukça yaklaşmaktadır. Uyarıcıların (yani, peygamberlerin) “gelip geçiciliğinin” vurgulanması ise, onların her birinin ölümlü insanlar olduğu anlamına gelmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Çünkü biz seni bu Kuran ile müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Zira kendilerine uyarıcı gelmemiş hiç bir ümmet/toplum yoktur. 2/119, 18/1...3
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Şüphe yok ki Biz seni hakikate sadık bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik: zira hiçbir toplum yoktur ki içlerinden bir uyarıcı çıkmamış olsun.[³⁹⁰⁶]
[3906] Ya da bi’l-hakkın nâ zamirinden hal olduğunu varsayarak: “gerçek bir amaçla..”  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kuşku yok ki biz seni, müjdeleyici ve uyarıcı olarak hak ile gönderdik, hiç bir ümmet yoktur ki, kendilerine bir uyarıcı gelmiş olmasın.
Osman Fırat
swap_vert close
Biz seni gerçek ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Hiçbir topluluk yoktur ki içlerinden bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphe yok ki, Biz seni bir müjdeleyici ve bir korkutucu olarak gönderdik ve hiçbir ümmet yoktur ki illâ içlerinde bir korkutucu gelip geçmiştir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Evet, Biz seni gerçeğin ta kendisine malik olarak, rahmetle müjdeleyen ve kâfirleri azapla uyaran bir elçi olarak gönderdik. Zaten uyaran bir peygamber gelmiş olmayan hiçbir millet yoktur. [16, 36; 13, 7]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz seni gerçek ile birlikte müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Her millet içinde mutlaka bir uyarıcı (peygamber gelip) geçmiştir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz seni dîn-i hak ile müjdeci ve korkudıcı olarak gönderdik. Hiç bir ümmet olmadı ki onların içinde bir nezîr olmasın.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bu gerçeği seninle birlikte gönderdik ki, müjdeler veresin ve uyarılarda bulunasın. Her toplumun(ümmetin) geçmişinde mutlaka bir uyarıcı bulunmuştur.
Şaban Piriş
swap_vert close
Biz seni müjdeci ve uyarıcı olman için, hak ile gönderdik. İçinde uyarıcı olmayan hiç bir ümmet yoktur.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz seni bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak hak ile gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki, onda bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şu bir gerçek ki, biz seni hak ile bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki, içinden bir uyarıcı gelip geçmemiş olsun.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ biz viribidük seni ḥaķk-ıla muştılayıcı daħı ķorķıdıcı. daħı yoķdur hįç bölük illā geçdi anuñ içinde ķorķıdıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Biz viribidük seni ḥaḳḳ‐ıla beşāret itmege, daḫı ḳorḳutmaġa. Daḫı hīç bir üm‐met geçmedi, illā anuñ bir peyġamberi var‐ıdı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Doğrudan da, Biz səni haqla (Qur’anla) müjdə verən və qorxudan bir peyğəmbər olaraq göndərdik. Elə bir ümmət yoxdur ki, onun içindən (kafirləri Allahın əzabı ilə) qorxudan (xəbərdar edən) bir peyğəmbər (yaxud alim) gəlib-getməsin!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! We have sent thee with the Truth, a bearer of glad tidings and a warner; and there is not a nation but a warner hath passed among them.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Verily We have sent thee in truth, as a bearer of glad tidings,(3907) and as a warner: and there never was a people, without a warner having lived among them (in the past).
3907 It is Allah Who sends the Revelation. While there is warning in it for the heedless, there is good news (in Christian terms, the gospel) for those who listen and repent. The warning always came to all peoples before punishment.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّٓا
şüphe-siz Biz
اَرْسَلْنَاكَ
seni gönderdik
بِالْحَقِّ
hak ile
بَش۪يراً
bir müj-deleyici
وَنَذ۪يراًۜ
ve bir uyarı-cı olarak
وَاِنْ
ve yoktur
مِنْ اُمَّةٍ
bir ümmet
اِلَّا
an- cak
خَلَا
gelip geçmiştir
ف۪يهَا
içle- rinde
نَذ۪يرٌ
bir uyarıcı
Şüphesiz ki Biz seni bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak hak ile gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki içlerinde(n) bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
بَشِير
İsim
ب ش ر
Müjdeci, müjdeleyici
نَذِير
İsim
ن ذ ر
Uyarıcı
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اُمَّة
İsim
ا م م
Ümmet, topluluk
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
خَلَا
Fiil-I
خ ل و
Baş başa kaldı, gelip geçti
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
نَذِير
İsim
ن ذ ر
Uyarıcı