close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Fâtır Sûresi 18. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velâ teziru vâziratun vizra uḣrâ(c) ve-in ted’u muśkaletun ilâ himlihâ lâ yuhmel minhu şey-un velev kâne żâ kurbâ(k) innemâ tunżiru-lleżîne yaḣşevne rabbehum bilġaybi veekâmû-ssalâ(te)(c) vemen tezekkâ fe-innemâ yetezekkâ linefsih(i)(c) ve-ila(A)llâhi-lmasîr(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve hiçbir suçlu, bir başkasının yükünü yüklenmez ve ağır bir yük taşıyan, onu yüklenmesi için bir başkasını çağırsa, çağırdığı, akrabası bile olsa o yükün bir kısmını bile yüklenemez. Sen, gizli olduğu, görmedikleri halde Rablerinden korkanları ve namaz kılanları korkutabilirsin ancak ve kim, temiz bir hale gelirse faydası, ancak kendisinedir ve dönüp varılacak yer, Allah tapısıdır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenip çekemez. Yükü ağır olan onun taşınması için (başkasını) çağırsa (ve o kişi kendisinin) en yakını bile olsa da (onun günah) ağırlığından (kendisine yine hiç)bir şey yüklenemez. Sen ancak görmediği halde (gaybi haşyetle) Rablerinden korkanları ve namazı dosdoğru kılanları sakındırırsın. (Senin uyarıların ancak böylelerine fayda sağlayacaktır.) Kim (küfür ve kötülükten) temizlenirse o sadece kendisi için temizlenir. Sonunda dönüş Allah’adır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Kimse, kimsenin günah yükünü taşıyacak değildir. Kendi yükü ağır gelen kimse, onu taşımak için başkasını yardıma çağırırsa, yakını da olsa, bu kimse o yükün hiç bir parçasını taşıyamaz. O halde gerçekten sen, görmedikleri halde, Rablerinden korku duyanları ve namazlarına dikkatli ve devamlı olanları uyarabilirsin ve şunu bil ki, kim günah kirlerinden arınırsa, ancak kendisi için arınmış olur. Sonunda dönüş Allah'adır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Hiçbir günahkâr, günah yüklü, suçlu bir kişi başkasının günahının, suçunun cezasını çekmez. Yükü, günahı ağır gelen kimse, onu taşımak için başkasını çağırsa, çağırdığı akrabası da olsa, onun yükünden bir şey yüklenemez. Sen ancak, saklı-gizli hallerinde ve davranışlarında, görmedikleri hal-de gıyaben, saygı duyarak Rablerinden korkanları, namazı erkanına, şartlarına, vaktine riayet ederek âşikâre kılanları uyarabilirsin. Kim arınır, vicdanını temizlerse, kendisi için temizlenip arınmış olur. Sonuçta yalnız Allah'ın huzuruna varıp hesap vereceksiniz.
Ahmet Varol
swap_vert close
Hiçbir günahkar başkasının günahını yüklenmez. Yükü ağır olan biri (bir başkasını) onu yüklenmeye çağırsa, bir yakını bile olsa kendisine ondan bir şey yükletilmez. Sen ancak görmedikleri halde Rablerinden korkanları ve namaz kılanları uyarırsın. Kim arınırsa ancak kendi yararına arınmış olur. Dönüş Allah'adır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Hiç bir günahkar (ve suçlu) bir başka günahkarın günahını yüklenemez. Eğer yükü ağır olan kimse (bir başkasını) onu taşımaya çağırsa, -bu, yakın-akrabası da olsakendisine ondan hiç bir şey yükletilmez. Sen, yalnızca gayb ile Rablerinden 'içleri titreyerek-korkmakta' olanları ve dosdoğru namazı kılanları uyarırsın. Kim temizlenip-arınırsa, artık o, kendi nefsi için temizlenip-arınmıştır. Sonunda dönüş Allah'adır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Günah işliyen bir kimse, başkasının günahını çekmez. Günah yükü ağır gelen bir kimse, günahlardan bir kısmının taşınmasına (başkasını) çağırsa da yükünden bir şey yüklenilmez; isterse (çağırılan ana ve babası gibi) bir yakın olsun. (Ey Rasûlüm!) Sen, ancak (Allah'ın azabını) görmemişken, Rablerinden korkanları, namazı gereği üzere kılanları sakındırırsın. Kim temizlenirse (durumunu düzeltir, hayır işlerse) ancak kendi nefsini temizler (sevabı kendisine olur). Sonunda dönüş Allah'adır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve hiçbir günahkâr, başkasının günahını yüklenmez. Yükü ağır gelen kimse, yükünü taşımaya çağırsa, çağırdığı kişi akrabası dahi olsa, onun yükünden bir şey hafifletilmez (hafifletmez.) Sen, (akrabalarını değil) ancak, görmedikleri halde Rablerinin büyüklüğünden ürperen, doğruca namaz kılanları uyarabilirsin. Artık kim (bu şekilde) temizlenmişse, o kendi lehine temizlenmiştir. Ve her şeyin son dönüşü Allah’adır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenemez. Yükü ağır gelen kimse, onu taşımak için başkasını çağırsa, bu çağırdığı akrabası da olsa, onun yükünden bir şey yüklenemez. Sen ancak, görmeden Rabblerine saygı duyanları ve namazı kılanları uyarabilirsin. Kim temizlenirse o, kendi menfaatine temizlenmiş olur. Dönüş Allah'adır.[458]
[458] Suçun ferdîliği hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XV, 494-496.  
Besim Atalay
swap_vert close
Hiçbir günahlı kimse, başkasının günahını yüklenmez, ağır yüklü birisi, başkasına yüklemekçin —hısımı olsa da— kimse bir şey yüklenemez, ancak sen görmeksizin Tanrısından korkanı, namaz kılanı kocundurabilirsin, kim temizlenirse, kendisiyçin temizlenir, varış da Allahadır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü kendi üzerine alamaz. (Günah) yükü ağır gelen kimse (bir başkasını) onu taşımaya çağırsa, (bu çağırdığı kişi) onun yakın akrabası dahi olsa onun hiçbir günahını üzerine alamaz. Sen ancak (gözleriyle) görmediği halde Rablerine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanları ve namazı ikame edenleri uyarabilirsin. (Zaten) her kim (şirk ve günah kirlerinden) temizlenirse, sırf kendisi için temizlenmiş olur. (Unutmayın ki) sonunda dönüş yalnız Allah'adır.
Bkz. 6/164, 17/15, 39/7, 53/38Bu ayetten anlıyoruz ki; bazı Hıristiyanların “Hz. Âdem’in işlediği günahtan dolayı onun soyundan gelenlerin de günahkâr olarak dünyaya geldiği ve Âdem’in suçundan bir miktar taşıdığı ve bu suçun nesilden nesile geçtiği ve insanlığı bu suçtan kurtaranın çarmıhta can vererek kendisini feda eden Hz. İsa olduğu” şeklindeki asılsız iddiası, hem Hz. İsa’ya atılan acımasız bir iftira, hem de Allah’ın adâleti konusunda insanları şüpheye düşüren bir aldatmacadır. Ayetten anlaşıldığına göre, ahlakî sorumluluğun bir başkasıyla paylaşılmasının imkânsız olduğu hesap gününde, en yakın akraba bile olsa kimsenin kimseden bir şeyler transfer etmesi ya da birinin bir başkasının günah yükünü yüklenmesi mümkün olmayacaktır. İnsanların işlediği günahlar ve bu günahların sorumluluğu yalnız kendilerine aittir. Ancak işlenen günahlar başkalarının günah işlemesinin önünü açacak şekilde örnek teşkil edecekse o takdirde sorumluluk bir kat daha artacak ve günahlar da ikiye katlanmış olacaktır. Aynı şey güzellikler için de geçerlidir.  
Cemil Said
swap_vert close
Hiç bir kimse diğerinin günâhını yüklenmeyecekdir. Bâr-ı ’azîm altında bulunan günâhının bir kısmından kurtulmak isteyenler en yaknına bile bir kısmını viremez. Gizlice Allâh’dan korkanlara ve namâz kılanlara ihtârâtda bulun. Kim nefsini tasfiye ider ise kendine iyilik itmiş olur. Çünki hepsi bir gün Allâh’a rücû’ idecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Günahkar kimse diğerinin günahını çekmez. Günah yükü ağır olan kimse, onun taşınmasını istese, yakını olsa bile, yükünden birşey taşınmaz. Sen ancak, görmediği halde Rablerinden korkanları, namazı kılanları uyarırsın. Kim arınırsa, ancak kendisi için arınmış olur; dönüş ancak Allah'adır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez. Günah yükü ağır olan kimse, (bir başkasını), günahını yüklenmeye çağırırsa, ondan hiçbir şey yüklenilmez, çağırdığı kimse yakını da olsa. Sen ancak, görmedikleri hâlde Rablerinden için için korkanları ve namaz kılanları uyarırsın. Kim arınırsa ancak kendisi için arınmış olur. Dönüş ancak Allah’adır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez. Günah yükü ağır gelen kimse onun taşınması için yardım çağrısında bulunsa -çağrılan yakını bile olsa- o yükten hiçbir şeyi başkası üzerine alamaz. Sen ancak, görmedikleri halde rablerinden korkanları ve namazı özenle kılanları uyarabilirsin. Kim arınırsa sadece kendi yararına arınmış olur. Her şeyin sonu Allah’a varır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez. Yükü (günahı) ağır gelen kimse onu taşımak için (başkasını) çağırsa, bu çağırdığı akrabası da olsa, onun yükünden bir şey yüklenmez. Sen ancak görmeden Rablerinden korkanları ve namazı kılanları uyarabilirsin. Kim temizlenirse o, kendi menfaatine temizlenmiş olur. Dönüş Allah'adır.  
 Bu âyet-i kerimede herkesin kendi günahından sorumlu olacağı, hiç kimsenin bir başkasının günahından sorumlu tutulmayacağı ifade edilmektedir. Ancak, kötülükte çığır açanlar hem kendi günahlarından sorumlu, hem de o günahı işleyenlerin kötülüğünden sorumlu olur. Nitekim Peygamberimiz, «Kim bir kötü âdet çıkarırsa, ona, hem onun günahı, hem de onu işleyenlerin günahı vardır» buyurmuştur.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Kimse kimsenin günahını yüklenmez. Günahla yüklenmiş birisi yükünü taşımak üzere akrabalarını bile çağırsa onun yükünden hiç bir şey taşınmaz. Sen yalnızca, kendi başlarına iken Rab'lerini sayan ve namazı gözeten kişileri uyarabilirsin. Kim kendisini arındırırsa kendisi yararına arınmıştır. Dönüş ALLAH'adır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hem günah çeken bir kimse, başkasının günahını çekmeyecek; yükü ağır basan, onun yüklenilmesine çağırsa da ondan bir şey yüklenilmeyecek, isterse bir yakını olsun. Fakat sen ancak o kimseleri sakındırısın ki, gaybda Rablerinin korkusunu duyarlar, namazı dürüst kılarlar. Temizlenen de sırf kendisi için temizlenir. Nihayet dönüş Allah'adır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem günah çeken bir nefis, başkasının günahını çekmiyecek, yükü ağır basan onun yükletilmesine çağırsa da ondan bir şey yüklenilmiyecek, isterse bir yakını olsun, fakat sen ancak o kimseleri sakındırırsın ki gaybde rablarının haşyetini duyarlar, namazı dürüst kılarlar, temizlenen de sırf kendisi için temizlenir, nihayet gidiş Allahadır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez. (Günah) yükü ağır gelen kimse, onu taşımak için (başkalarını) çağırsa ve o çağırdığı kişi kendisinin akrabası bile olsa (kendisinin günah) ağırlığından (çağırdığı kişiye) bir şey yüklenilmez. (Resûlüm!) Sen, ancak (azabı) görmedikleri hâlde Rablerin (in azametin) den korkanları ve dosdoğru namazı kılanları uyarabilirsin. Kim (îmân ve ihlâs ile Rabbinin razı olduğu işleri yaparak manen) arınırsa, ancak kendisi için arınmış olur. Sonunda dönüş (hesap vermek üzere) Allah’ (ın manevi huzurun) adır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yük taşıyan birisi,¹ bir başkasının yükünü taşımaz.¹ Yükü ağır olan kimse, bir başkasını yardıma çağırsa, çağırdığı yakını da olsa ona yardım etmez. Sen, ancak görmedikleri halde Rabb'ine içtenlikle saygı duyan ve salatı³ ikame edenleri uyarırsın. Her kim arınırsa⁴ kendisi için arınmış olur. Dönüş Allah'adır.
1- Hiçbir günahkâr bir başkasının günahını taşımaz. 2- Sorumluluk kişiseldir, hiç kimse yakını da olsa başkasının yaptığından sorumlu değildir. Ve hiç kimsenin bir başkasına yardım etmesi; hiç kimsenin başkasının günahını yüklenmesi de mümkün değildir. 3- Şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmek; ibadete layık yegâne ilahın Allah olduğuna inanmak. 4- Arınma/Tezkiye; kişinin, kendisini şirk, günah, pislik, cehalet, kötü duygu ve düşüncelerden temizlemesidir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Günâh işleyen hiçbir nefs, başkasının günâhını çekmez. Eğer yükü (günâhı) ağır bir kişi (diğer birini) onu taşımıya çağırırsa, bu, hısımı da olsa, kendisine ondan hiçbir şey yükletil (mesine rızaa göster)mez. Sen ancak gaaibâne Rabbinden korkmakda olanları, namazı dosdoğru kılanları sakındıracaksın. Kim temizlenirse sırf kendi fâidesine temizlenmiş olur. Nihayet varış Allâhadır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem hiçbir günahkâr, başkasının günâhını yüklenmez.(2) Artık (günâhı) ağır gelen kimse onu taşımaya (başkalarını) çağırsa ve (bu çağırdığı kimse) akrabâsı bile olsa, ondan (o günâhından) bir şey yüklenmez. (Ey Habîbim!) (Sen) ancak, gıyâben (görmeden)Rablerinden korkanları ve namazı hakkıyla edâ edenleri korkutursun. Artık kim (günahlardan)temizlenirse, o takdirde ancak kendi lehine temizlenmiş olur. Ve (nihâyet) dönüş ancak Allah'adır.
(2)“Ayn-ı adâlet (adâletin ta kendisi) olan bu semâvî ve kudsî وَلَاتَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَا اُخْرٰي [Hiçbir günahkâr, başkasının günâhını yüklenmez] nass-ı kat‘îsiyle (kat‘î ve açık hükmüyle) Kur’ân’ın bir kānûn-ı esâsîsi (temel kānûnu) muhabbet ve uhuvvet-i hakīkıyeyi (hakīkī sevgi ve kardeşliği) te’mîn eden ve bu millet-i İslâmiyeyi ve memleketi büyük tehlikeden kurtaran bu kānûn-ı esâsî ki: ‘Birisinin hatâsıyla başkası mes’ûl olamaz.’ Kardeşi de olsa, aşîreti ve tâifesi de olsa, partisi de olsa o cinâyete şerîk (ortak) sayılmaz. Olsa olsa o cinâyete bir nevi‘ tarafgirlikle yalnız ma‘nevî günahkâr olup âhirette mes’ûl olur; dünyada değil.” (Emirdağ Lâhikası-II, 110)Ayrıca bakınız; (Mektûbât, 22. Mektûb, 92)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü (günahını) kendi üzerine alamaz. (Günah) yükü ağır gelen kimse (bir başkasını) onu taşımaya çağırsa, (bu çağırdığı kişi) onun yakın akrabası (en çok sevdiği kişi) dâhi olsa onun hiçbir günahını üzerine alamaz. (Resulüm!) Sen ancak, görmeden Rablerine karşı saygıyla ürperti duyanları ve (samimiyetle) namazı ikame edenleri (kulluğun hakkını verenleri) uyarabilirsin; ayrıca her kim arınırsa yalnız kendisi için arınmış olur. Ve dönüş (yalnızca) Allah’adır. *
(*) Bkz. 6/164, 17/15, 39/7, 53/38) Bu ayetten anlıyoruz ki; bazı Hıristiyanların “Hz. Âdem’in işlediği günahtan dolayı onun soyundan gelenlerin de günahkâr olarak dünyaya geldiği ve Âdem’in suçundan bir miktar taşıdığı ve bu suçun nesilden nesile geçtiği ve insanlığı bu suçtan kurtaranın çarmıhta can vererek kendisini feda eden Hz. İsa olduğu” şeklindeki asılsız iddiası, hem Hz. İsa’ya atılan acımasız bir iftira, hem de Allah’ın adâleti konusunda insanları şüpheye düşüren bir aldatmacadır. Ayetten anlaşıldığına göre, ahlakî sorumluluğun bir başkasıyla paylaşılmasının imkânsız olduğu hesap gününde, en yakın akraba bile olsa kimsenin kimseden bir şeyler transfer etmesi ya da birinin bir başkasının günah yükünü yüklenmesi mümkün olmayacaktır. İnsanların işlediği günahlar ve bu günahların sorumluluğu yalnız kendilerine aittir… (C. Külünkoğlu Meali Fatır-18. Ayet Açıklaması) Ancak bir insan, başkasını günaha sürükler veya günah işlemesine sebep olursa, o zaman bu kişi de ayrıyeten bir günah işlemiş sayılır. Yani günah işleyenin günahından bir şey ona geçmez, ama o da günaha sebep olduğu için kendisi de günahkâr olur.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Hiçbir günahkâr diğer bir günahkârın yükünü yüklenmez. Günahlarından dolayı yükü kendisine ağır gelen birisi, bir başkasının yükünü almasını istese, yükünü almak isteyen yakın akrabası dahi olsa, ondan hiçbir şey eksiltilmez. Sen ancak Rablerini görmedikleri halde, O’ndan korkanları ve namazını kılanları uyarabilirsin. Kim günahlardan kendini arındırırsa, yalnızca kendisini arındırmış olur. Dönüş Allah’adır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Hiçbir günahlı başka birinin günahını yüklenmez. Yükü ağır olan kimse yükünü yüklemek için başkasını çağırsa, çağırdığı yakını bile olsa, o yükü yüklenmez. Sen ancak görmeden çalaplarından ürkmekte olanları, yalvarıya duranları uyarabilirsin. Herkim de arınacak olursa kendi için arınmış olur. Sonunda ancak Allah’a dönülecektir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hiçbir günahkâr başkasının yükünü yüklenmez. Şâyet ağır yüklü bir kimse yükünü taşımak emeliyle başka birini çağırsa o kimse hısımı olsa da yine o yükü taşımaz. Sen yalnız Rablerini görmeden korkanları, namazı dosdoğru kılanları Allah azabıyle korkutabilirsin. Her kim kendisini maasiden pâk tutarsa yalnız kendi nefsi için pâk tutmuş olur, herkesin varışı Allah/adır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hiçbir kimse bir başkasının yükünü/günahını yüklenmez.¹⁴ Yükü ağır olan kimse, onu taşımak üzere bir başkasını çağırsa, çağırdığı yakını bile olsa, yine de ondan hiçbir şeyi yüklenemez. (Ey Peygamber!) Sen ancak, algılayamadığı/idrak ötesindeki [ğayb] Rabbine saygıdan ürperti duyanları, namazı dosdoğru kılanları uyarabilirsin. Kim nefsini arıtırsa, sadece kendi için arınmış olur. Dönüşünüz Allah’adır.
14 Bu aynı zamanda şefaat anlayışını çökerttiği gibi Hıristiyanlığın temel inanç esaslarından biri olan “İlk günah” doktrinini de yıkar. Buna göre; Hz. Âdem cennetten günah işleyerek yeryüzüne kovulduğu için, doğan her çocuk Âdem’in günahını çekmek için günahkâr doğmaktadır. Hz. İsa çarmıha gerilmeye razı olarak her insanın günahını yüklenmiş ve cezalarını vekâleten ödemiştir. İşte bu inanç Kur’an tarafından reddediliyor.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Hiç bir günahkâr, bir başka günahkârın günahını yüklenemez. Eğer yükü ağır olan kimse (bir başkasını) onu taşımaya çağırsa, bu, onun yakın akrabası da olsa kendisine ondan hiç bir şey yükletilmez. Sen, yalnızca (azabı) görmediği halde rablerinden içleri titreyerek korkmakta olanları ve dosdoğru namazı kılanları uyarıp korkutursun. Kim temizlenip arınırsa, artık o, kendi nefsi için temizlenip arınmıştır. Sonunda dönüş Allah'adır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hiç kimse, bir başkasının günahını kendi üzerine alamayacaktır. Günaha teşvik eden, bunun cezasını elbette çekecektir. Fakat bu, hiçbir baskı ve zorlama olmaksızın onun sözüne uyup günah işleyen kişiyi kurtaramayacaktır. Nitekim, herhangi bir günahkâr, günahını yüklenmesi için bir başkasını çağırsa, o çağırdığı kişi kendi yakın akrabası bile olsa onun hiçbir günahını üzerine alamayacaktır. Dolayısıyla, Hıristiyanların uydurduğu “Hz. Âdem’in işlediği günahtan dolayı onun soyundan gelenlerin de günahkâr olarak dünyaya geldiği ve babasız dünyaya gelen Hz. İsa’nın, kendisini fedâ ederek bu günahı affettirdiği” şeklindeki iddiası, hem Hz. İsa’ya atılan bir iftira, hem de Allah’ın adâleti konusunda halkı şüpheye düşüren şeytânî bir aldatmacadır. Ey Peygamber ve ey onun yolundan giden Müslüman! Bütün bu iknâ edici apaçık delillere rağmen, yine de Kur’an’dan yüz çevirenler olacaktır. Sen, akılları körelmiş bu zâlimleri doğru yola iletemezsin! Sen ancak, gözleriyle görmedikleri hâlde, gayben Rabblerine yürekten saygı duyan ve bu saygının doğal sonucu olarak namazı güzelce kılan kimseleri uyarabilirsin.Yani senin uyarıların, sadece böyle temiz yürekli samimi ve ciddi insanlarda etkisini gösterir. Zaten her kim şirk ve günah kirlerinden arınıp temizlenirse, bunu ancak kendi iyiliği için yapmış olur. Unutmayın, dönüşünüz mutlaka Allah’a olacaktır.İşte, on ikinci ayetteki iki deniz nasıl birbirine benzemiyorsa;
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yüklü kişi, bir başkasının yükünü çekmez. Yükü ağır kişi onu taşımaya çağırsa, yakını bile olsa ondan bir şey taşımaz. Doğrusu, Namaz’ı kılan ve Gayb ile (Görmeden) rabb’lerinden çekinen kimseleri uyarabilirsin. Kim arınırsa, kendi nefsi için arınır. Gidip Varış Allah’adır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Hiç kimse başkasının suçunu üstlenemez. Günahı ağır olan, başkasını yardıma çağırsa da kimseye zırnık devredemez. İsterse canciğer yakını olsun. Resulüm sen, sadece içinde Allah korkusu olanları, bir de namaz kılanları uyaracaksın. Zira arınan, sadece kendini arıtır. Her yolun sonu Allah’a varır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İyi bilin ki hiç bir insan başkasının günahını sevabını üstlenemez. Herkesin günahı kendine, sevabı kendinedir. Bu konuda hüküm kesindir. En yakını olan anası, babası, kardeşi, eşi, çocukları, akrabası, dostu, arkadaşı bile olsa kimse birbirinin günahını sevabını üstlenemez. Sakın! Şeytanlaşmış bazı kişilerin yaptıkları seni aldatmasın! "Ne olur, hatırım için yeyiver, içiver. Eğer günahı varsa benim boynuma!" gibi sözlerle kimse seni günah işlemeye sevk etmesin! Sakın siz de onların bu sözlerine aldanmayın! Bilin ki hiç kimsenin hatırı nazı Allah’ın katında geçmez. Ey Resulüm! Sen ancak görmeden Rabbinden sakınanları, salat-ı ikame ederek Rabbinin yolunda bilgiyle, bilinçle kendini koruyanları uyarabilirsin! İnsanlardan kim günahlardan arınır, haramlardan uzaklaşarak kendini temizlerse kendisi için temizlenmiş olur. Herkesin dönüşü Allah’adır. Hesap günü herkes yaptıklarının hesabını verecektir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hiçbir (günah) yüklüsü, başkasının (günah) yükünü yüklenemez. [*] (Günah) yükü ağır olan kişi, yükünü taşımaya -yakını bile olsa- (başkasını) yardıma çağırsa, yükünden hiçbir zerresi taşınamaz. [*] Sen sadece yalnızken Rablerine saygı duyanları [*] ve namazı kılanları uyarabilirsin. Arınmaya çalışan kişi, sadece kendisi için arınmış olur. Dönüş yalnızca Allah’adır.
Bu mesaj Bakara 2:134, 141, 272, 286, En‘âm 6:52, 164, İsrâ 17:13-15, Lokmân 31:33, Zümer 39:7, Fussilet 41:46, Câsiye 45:15, Necm 53:38-39 ve Zilzâl 99:7-8. ayetlerle birlikte okunmalıdır.,Benzer mesajlar: Bakara 2:48, 123; En‘âm 6:164; İsrâ 17:15; Lokmân 31:33; Zümer 39:7; Zuhruf 43:67; Duhân 44:40; Necm 53:38; Mümtehine 60:3; Me‘âric 70:10 Benzer mesajlar: Enbiyâ 21:49; Yâsîn 36:11; Kâf 50:33; Mülk 67:12.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Hiçbir günâhkâr¹ bir başkasının günâhını yüklenemez. Eğer (günâh) yükü ağır olan birisi (bir başkasını) onu taşımaya çağırsa bu, akrabası bile olsa onun yükünden bir şey yüklenemez. (Ey Muhammed!) Sen sadece Rablerini görmedikleri halde, Ondan sevgiye dayalı bir korku ile korkanları, namazı dosdoğru ve devamlı kılanları uyarabilirsin. Kim de (günâhlarından) temizlenirse, kendisi için temizlenmiş olur. Sonunda dönüş Allah’adır.
1 Vizr: Ağırlık, ağır yük, ağır günâh, vebal ve günâhın cezâsının ağırlığı demektir. Herkes kendi günâhından sorumludur ve kendi günâhının cezâsını çeker. Günâhı ağır basan birisi, bir başkasını günâhını yüklenmesi için çağırsa, bu yakını, dostu, hocası, şeyhi bile olsa bu mümkün değildir. Ancak bir kimse, böyle yaparak diğerini bir günâha sokarsa o boynuna aldığı günahı çekmeyecek değildir. Ancak sevk ettiği kimseyi kurtarmış olmayacak, onun çekeceğini çekmeyecektir. Bu durumda birisi aldandığının cezâsını, diğeri de aldattığının cezâsını çekecektir. Buna göre; “günahım falancanın boynuna” diyerek günah işlemenin veya birisine, “şu işi yap günahın benim boynuma” demenin doğrulukla hiçbir ilgisi yoktur. Bk. (En’am: 164, İsrâ: 15, Zümer: 7, Necm: 38) Âyetin bu bölümü “Hiç bir günâhkâr bir başkasının günâhını çekemez…” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
KİMSE kimsenin yükünü taşıyacak değildir; ¹⁵ kendi yükü ağır gelen kimse onu taşımak için [başkasını] yardıma çağırırsa, yakını da olsa, [bu kimse] o yükün hiçbir parçasını taşıyamaz. ¹⁶ O halde [gerçekten] sen, ancak kavrayışlarının ötesinde olduğu halde ¹⁷ Rablerinden korku duyanları ve namazlarında dikkatli ve devamlı olanları uyarabilirsin; ve [şunu bil ki,] kim arınırsa yalnız kendisi için arınmış olur ve bütün yollar yalnız Allah’a varır.
15 Yani, Hesap Günü -çünkü “insanların işlediği [kötü] fiiller yalnız kendilerini ilgilendirir” (6:164, ki yukarıdakine benzer bir cümle ile devam etmektedir).16 Böylece, ahlakî sorumluluğun başka bir kişiye devredilmesinin imkansız olduğu gösterilmektedir. Yukarıdaki ifadenin birinci bölümü Hristiyanlıktaki “ilk günah” doktrininin reddi anlamına gelirken, ikinci bölümü, o günahın kefaretinin Hz. İsa tarafından “vekaleten ödendiği” anlayışını kesin bir dille çürütmektedir. (Ayrıca bkz. 53:38 ve ilgili not 31.)17 Bi’l-ğayb’ın bu şekildeki çevirisinin izahı için bkz. sure 2, not 3. Bu ifadenin anlamı şudur: yalnızca, “insan idrakinin ötesindeki şeylerin varlığına inananlar”, önceki ifadede gizli bulunan “uyarı”dan ders alabilirler. (Ayrıca bkz. 27:80-81 ve 30:52-53.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hiç bir günahkâr, bir başkasının günahını yüklenemez. Yükü ağır olan biri başka birini çağırıp yükünün bir kısmını taşımasını istese o kişi en yakını bile olsa ona hiç bir yük yüklenmez. Sen ancak Rablerine içten derin bir saygı duyan ve namazı hakkıyla kılan kimseleri uyarabilirsin! Artık kim arınırsa ancak kendisi için arınmış olur, zira dönüş Allah’adır. 31/33, 39/7, 53/38
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Hiç kimse bir başkasının sorumluluğunu yüklenecek değildir; yükü ağır gelen kimse onu taşımak için yardım istese, yakını da olsa (bir başkası) onun yükünün bir kısmını dahi taşıyamaz.[³⁹⁰²] Şu bir gerçek ki sen, O idraki aşan bir hakikat olmasına karşın, Rablerine karşı derin bir ürperti duyanları ve kulluğun hakkını verenleri[³⁹⁰³] uyarabilirsin; hem kim arınırsa sırf kendisi için arınmış olur: zira bütün yollar Allah’a çıkar.
[3902] Hz. Âişe, “Ölü ailesinin ağlamasıyla azap çeker” hadisini bu âyete arzederek, kasıtsız olarak tahrif edildiği sonucuna varır ve reddeder (Buhari, Cenâiz, 32). Bu değerlendirmeye göre bunu kabullenmek, bir kimsenin bir başkasının sorumluluğunu yüklenmesi anlamına gelir. [3903] “Salâtı ikâme”yi bu şekilde çevirimiz için bkz: 20:14 not 16 ve ilk kullanıldığı 87:15, not 15.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Hiç bir günahkâr, başkasının günah yükünü yüklenemez, günahı ağır basan, başkasından yardım dilese, o kişi yakını bile olsa onun günahını yüklenemez. (Ey Muhammed) Sen ancak, Rablerinden gıyaben (görmedikleri halde) korkanları ve namazı dosdoğru kılanları uyarabilirsin. Kim (kötülüklerden sakınıp) arınırsa, ancak kendi yararına arınmış olur. Sonunda dönüş Allah'adır. (Herkes ameline göre mükafat veya ceza görecektir.)
Osman Fırat
swap_vert close
Kimse kimsenin yükünü taşıyacak değildir; kendi yükü ağır gelen kimse onu taşımak için (başkasını) yardıma çağırırsa, yakını da olsa, (bu kimse) o yükün hiçbir parçasını taşıyamaz sen ancak görmeden Rablerinden korkanları ve namazı kılanları uyarırsın. Arınıp yücelen, kendi yararına arınmış olur. Kimse kimsenin yükünü taşıyacak değildir; kendi yükü ağır gelen kimse onu taşımak için (başkasını) yardıma çağırırsa, yakını da olsa, (bu kimse) o yükün hiçbir parçasını taşıyamaz ve dönüş Allah’adır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve hiçbir günahkâr, başkasının günahını yüklenmez ve eğer ağır yüklü bir kimse, onu taşımaya çağıracak olsa ondan hiçbir şey yükletilemez, velev ki (o çağırılan) karabet sahibi olsun. Sen ancak Rablerinden gıyaben korkar olanları ve namazı dosdoğru kılanları korkutursun ve her kim temizlenirse ancak kendi nefsi için temizlenmiş olur. Ve nihâyet dönüş Allah'adır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hiç kimse bir başkasının günahını yüklenmez. Eğer çok ağır bir yük altında ezilen biri, taşıma işinde başkasını yardıma çağırırsa o akrabası da olsa, yükünden az bir kısmını bile taşımayı kabul etmez. Sen ancak Rab'lerini görmedikleri halde O'nu tazim eden ve namazlarını hakkıyla ifa edenleri uyarırsın (yani senin uyarman, peşin hükümlü inatçılara değil, ancak böyle yapmaya yatkın olanlara fayda verir). Kim günahlarından temizlenir, arınırsa kendi lehine olarak arınır. Hepinizin dönüşü Allah'adır.
“Bi’l-gayb” hakkında başka muhtemel tefsirler de vardır: 1.İnsanlardan uzak, yalnız iken de Allah’ı tazim ederler. 2.Azabını görmedikleri halde, Rab’lerinin azabından korkarlar.Bu âyet 29,13 âyetine aykırı değildir. Çünkü o âyet sapmadan başka, başkalarını saptırmak günahının cezasını bildirmektedir. Saptırma günahı da, sapma günahı gibi insanın kendi günahı olduğundan kendisine yüklenecektir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Hiçbir günahkar başkasının günahını çekmez. Eğer yükü ağır gelen kimse onu taşımak için (başkalarını çağırsa) onun yükünden hiçbir şey, taşınmaz; akrabası dahi olsa (kimse onun yükünü taşımaz). Sen ancak görmeden Rablerinden korkanları ve namazı kılanları uyarırsın. Ma'nen arınıp yücelen, kendi yararına arınmış olur. Dönüş Allah'adır, (Allah, herkese yaptığının karşılığını verir).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Diğerin günâhıyla biri günâhkâr olmaz. Eğer ağır günâhı olan biri günâhından bir kısmını yükletmek içün birini çağırsa -o çağırılan akrabâsı olsa bile- o günâhdan bir şey yüklenmez. Yâ Muhammed! Sen rablerinden -onı görmemiş iken- korkanları ve namâzlarını kılanları inzâr idersin. (İnzârından onlar müstefîd olurlar). Günâhdan sakınub temizlenen kendi nefsi içün temizlenir. Nihâyet gidilecek yer Allâh Te'âlâ'dır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kimse kimsenin yükünü çekmeyecektir. Yükü ağır olan, taşımak için yardım istese, en yakını bile onun bir parçasının taşınmasına yardım etmez. Sen sadece, içinde Rabbinin korkusu olanları ve namazını tam kılanları uyarabilirsin. Kim kendini geliştirirse onu sadece kendisi için yapmış olur; dönüş ancak Allah'adır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Hiçbir günahkar, başkasının günahını yüklenmez. Ağır bir yük taşıyan kimse, başkasını çağırsa, ondan hiçbir şey yakını bile olsa ona yükletilmez. Sen, ancak görmedikleri halde Rab'lerinden korkan ve namazı kılan kimseyi uyarabilirsin. Kim arınırsa, ancak kendisi için arınmış olur. Dönüş Allah'adır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hiçbir günahkâr, başkasının günahını yüklenmez. Yükü ağır bir günahkâr, yükünü taşımak için yardım isteyecek olsa, hiç kimse o yükten birazını olsun üstüne almaz—isterse kendi akrabası olsun. Sen ancak görmedikleri halde Rablerinden korkan ve namazı dosdoğru kılan kimseleri uyarabilirsin. Arınan, kendisi için arınmış olur. Sonunda herkesin dönüşü Allah'adır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hiçbir günahkâr, bir başkasının günahını yüklenmez. Yükü ağır gelen, onu taşımaya çağırsa bile, kendisinden hiçbir şey yüklenilmez. Akraba bile olsa... Sen ancak Rablerinden için için korkanları ve namazı/duayı yerine getirenleri uyarırsın. Arınıp temizlenen, kendi benliği için arınıp temizlenir. Dönüş Allah'adır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı götürmeye hįç götürici nefs yaruķ yükin. daħı eger oķır-ise aġır yüklenmiş ya'nį yazuķ yükindin yaña götrinilmeye andan nesene eger olur-ise daħı ħıśm. ķorķıdmassañ illā anları kim ķorķarlar çalabı’larından ġayb iken daħı ŧanırdılar namāzı. daħı her kim aru oldı arı olmaz illā gendüzi-y-içün. daħı Tañrı’dın yañadur dönecek.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Bir nefs günāhların özge nefs götürmez ve eger oḳusa aġır yüklü kimse,özge kendü yükine götürülmeye andan hīç nesne, eger ḳarāyib daḫı olsa. Sen ḳorḳmazsın yā Muḥammed, illā o kişiler ki ġayb‐ıla Tañrılarından ḳorḳar‐lardı. Daḫı namāzı durġururlar. Daḫı özini arıtsa, arınmaz, illā özi‐çün. ‘Āḳıbet dönmek Allāh ḥażretinedür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Heç bir günahkar başqasının günahını daşımaz. Günah yükü ağır olan kimsə yükünü daşımaq üçün (başqa birisini köməyə) çağırsa və (çağırılan adam onun) yaxın qohumu olsa belə, o yükdən bir şey daşınmaz. (Ya Peyğəmbər!) Sən ancaq Rəbbindən (Onun əzabını) görmədikləri halda qorxanları və (vaxtlı-vaxtında) namaz qılanları qorxudub xəbərdar edirsən. Her kəs (günahlardan, küfrdən) təmizlənsə, özü üçün təmizlənmiş olar (savabı özünə yetişər). Axır dönüş ancaq Allahadır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And no burdened soul can bear another's burden, and if one heavy laden crieth for (help with) his load, naught of it will be lifted even though he (unto whom he crieth) be of kin. Thou warnest only those who fear their Lord in secret, and have established worship. He who groweth (in goodness), groweth only for himself, (he cannot by his merit redeem others). Unto Allah is the journeying.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Nor can a bearer(3900) of burdens bear another´s burdens if one heavily laden should call another to (bear) his load. Not the least portion of it can be carried (by the other). Even though he be nearly(3901) related. Thou canst but admonish such as fear their Lord unseen(3902) and establish regular Prayer.(3903) And whoever purifies himself does so for the benefit of his own soul; and the destination (of all) is to Allah.
3900 Bearer: waziratun: feminine in Arabic, as referring to the soul (nafs), as in 6:164 and 53:38. 3901 Natural relationship may be considered as a reasonable cause or opportunity for bearing each other's burdens. For example, a mother or a father might offer to die for her or his child, and vice versa. But this does not apply to spiritual matters. There the responsibility is strictly personal and cannot be transferred to another. In 29:13 we are told that the misleaders "will bear other burdens along with their own": but the context shows that the "other" burdens are the burdens of deluding the others with their falsehoods. Both sins are their own, viz., their original sin, and the sin of deluding the others. But the responsibility will be doubled. (Cf. n. 1019. n. 1515. and n. 3773). 3902 B'il ghayb: unseen in the adverbial sense. The man, who, though he does not see Allah, so realises Allah's Presence in himself as if he saw Him, is the man of genuine Faith, and for him Allah's Revelation comes through many channels and is always fruitful. (Cf. 36:11). 3903 Prayer is one of the means of purifying ourselves of lower motives in life, for in prayer we seek the Presence of Allah; but the purity which we seek is for our own souls: we confer no favour on Allah or on any Power in the spiritual world, as some imagine who make "gifts" to Allah. In any case the destination of all is to Allah.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَا تَزِرُ
ve yüklenmez
وَازِرَةٌ
bir gü-nahkâr
وِزْرَ
yükünü
اُخْرٰىۜ
başkasının
وَاِنْ
ve eğer
تَدْعُ
çağı- rırsa
مُثْقَلَةٌ
(günahı) ağır gelen kimse
اِلٰى حِمْلِهَا
onu taşımaya
لَا يُحْمَلْ
yüklenilmez
مِنْهُ
ondan
شَيْءٌ
bir şey
وَلَوْ
velev ki
كَانَ
olsa
ذَا
sahi- bi
قُرْبٰىۜ
akrabalık
اِنَّمَا
ancak
تُنْذِرُ
uyarırsın
الَّذ۪ينَ
o kim-seleri ki
يَخْشَوْنَ
haşyet duyarlar
رَبَّهُمْ
Rabb-lerinden
بِالْغَيْبِ
gıyâben
وَاَقَامُوا
ve ikâme ederler
الصَّلٰوةَۜ
namazı
وَمَنْ
ve kim
تَزَكّٰى
temizle- nirse
فَاِنَّمَا
o ancak
يَتَزَكّٰى
temizlenir
لِنَفْسِه۪ۜ
kendisi için
وَاِلَى اللّٰهِ
ve Allah'adır
الْمَص۪يرُ
dönüş
(Kıyamet günü) Hiçbir günahkâr başkasının (günah) yükünü yüklenmez. (O gün günah) Yükü ağır gelen kimse onu taşımaya (başkasını) çağırsa ve (bu çağırdığı onun) yakını bile olsa, o (günahın)dan bir şey yüklenmez. (Resulüm!) Sen ancak gıyâben Rabblerinden haşyet duyanları ve namazı ikâme ed(ip her anda Allah'ın huzurunda durmaya çalış)anları uyarabilirsin. Kim (nefsinin küfründen ve şirkinden) temizlenirse o ancak kendisi için temizlenmiş olur ve dönüş ancak Allah'adır.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
وَزَرَ
Fiil-I
و ز ر
Yüklendi
وَازِرَة
Etken fiil
و ز ر
Günahkâr, yüklenici
وِزْر
İsim
و ز ر
Günah, yük, ağırlık
اٰخَر
İsim
ا خ ر
Diğeri, öteki, arkası, başkası, sonraki
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
مُثْقَلَة
Edilgen fiil-IV
ث ق ل
(Günahı) Ağır gelen kimse
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
حِمْل
İsim
ح م ل
Yük, taşıma
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
حَمَلَ
Fiil-I
ح م ل
Taşıdı, yüklendi, hamile kaldı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
ذَا
İşaret zamiri
ذَا
Şu
قُرْبٰى
İsim
ق ر ب
Akrabalık, yakınlık, yaklaşma
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَنْذَرَ
Fiil-IV
ن ذ ر
Uyardı
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
خَشِىَ
Fiil-I
خ ش ي
Korktu, haşyet duydu, endişe etti, çekindi
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
غَيْب
İsim
غ ي ب
Gayb, gizli, görünmeyen
اَقَامَ
Fiil-IV
ق و م
İkâme etti, korudu, ayağa kaldırdı, doğrulttu, dosdoğru yaptı
صَلٰوة
İsim
ص ل و
Namaz, salât, dua
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
تَزَكّٰى
Fiil-V
ز ك و
Arındı, temizlendi, tezkiye oldu
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
تَزَكّٰى
Fiil-V
ز ك و
Arındı, temizlendi, tezkiye oldu
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَصِير
İsim
ص ي ر
Dönüş, varış yeri