close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Fâtır Sûresi 14. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İn ted’ûhum lâ yesme’û du’âekum velev semi’û mâ-stecâbû lekum(s) ve yevme-lkiyâmeti yekfurûne bişirkikum(c) velâ yunebbi-uke miślu ḣabîr(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onları çağırsanız çağırışınızı duymazlar, imkan olsa da duysalar cevap veremezler size ve kıyamet gününde de şirk koşmanızı inkar ederler ve hiçbir şey, her şeyden haberdar olan gibi haber veremez sana.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Putlara ve tağutlara) Onlara (boşuna) dua etmeyin (yalvarıp güvenmeyin)! Çünkü sizin duanızı ve çağrınızı işitmezler... İşitseler bile cevap veremezler! Kıyamet gününde de (onları Allah’a) ortak koşmanızı reddedecekler (ve sizi terk edecekler. Bunu her şeyden) Haberi olan (Allah) gibi sana (hiç kimse gerçekleri ve başınıza gelecekleri) haber veremez. (O, kullarına acıyıp sizi uyarmaktadır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlara yalvarıp dua etseniz, duanızı işitmezler, işitseler bile, istediğinizi yerine getiremezler ve üstelik kıyamet gününde, kendilerini Allah'a ortak koşmanızı inkâr ederler. Bunu herşeyden haberi olan Allah gibi, sana hiç kimse haber veremez.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Eğer onlara, putlara dua ederseniz sizin duanızı işitmezler. Faraza işitseler bile, sizin dualarınızı, dileklerinizi, isteklerinizi yerine getiremezler. Kıyamet günü de, kendilerini, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koştuğunuzu inkâr ederler. Bu gerçeği sana, gizli-açık her şeyden haberdar olan Allah gibi, hiç kimse, detaylarıyla haber veremez.
bk. Kur’an-ı Kerim, 19/81-82; 46/5-6.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Siz onları çağırsanız çağrınızı duymazlar. Duysalar bile size cevap veremezler. Kıyamet gününde de sizin ortak koşmanızı inkar ederler. San hiç kimse her şeyden haberdar olan (Allah) gibi haber veremez.
Ali Bulaç
swap_vert close
Eğer onlara dua ederseniz, duanızı işitmezler, işitseler bile size cevap veremezler. Kıyamet gününde ise, sizin şirk koşmanızı tanımayacaklardır. (Bunu her şeyden) Haberi olan Allah gibi sana (hiç kimse) haber vermez.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Kendilerine (putlara) dua ederseniz duanızı işitmezler. (Farz-ı muhal) işitseler bile, size cevap veremezler, kıyamet gününde de şirkinizi (kendilerine ibadet ettiğinizi) inkâr ederler. Sana Habîr= her şeyden haberdar olan (Allah) gibi gerçek haber veren olmaz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer onları çağırırsanız, onlar sizi işitmezler. İşitseler de size cevap veremezler. Ve kıyamet günü onlar, sizin onları Allah’a eş koşmanızı inkâr edecekler. İşte her şeyden haberdar olan Allah gibisi doğru haber veren yoktur!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Eğer Allah'tan başka taptıklarınızı çağırırsanız sizin çağırmanızı işitemezler; işitseler bile size cevap veremezler. Kıyamet günü de sizin ortak koşmanızı reddederler. Bu gerçeği sana, her şeyden haberi olan Allah gibi hiç kimse haber veremez.
Besim Atalay
swap_vert close
Onları çağırsanız, işitmezler çağrınızı, işitmiş olsalar da, size cevap veremezler, kıyamet gününde, sizin eş tutmuş olmanızı tanımaz onlar, haberi olan Tanrı gibi, kimse sana salık vermez
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Şayet onlara (el açıp) dua etseniz, duanızı işitmezler; işitseler bile size cevap veremez ve dileğinizi yerine getiremezler (çünkü böyle bir kapasiteleri yok). Kıyamet günü onlar, sizin (kendilerini Allah'a) eş tutmanızı asla kabul etmeyecekler. (Bu gerçekleri) sana, her şeyden hakkıyla haberi olan (Allah) gibi hiç kimse haber veremez.
Cemil Said
swap_vert close
O ma’bûdlarınıza du’â itseniz işitmezler, işitseler bile arzunızı yerine getiremezler. Kıyâmet gününde sizinle olan münâsebetlerini inkâr ideceklerdir. Allâh’dan başka kim seni haberdâr idebilür?
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onları çağırırsanız, çağrınızı işitmezler; işitmiş olsalar bile size cevap veremezler; ama kıyamet günü sizin ortak koşmanızı inkar ederler. Herşeyden haberdar olan Allah gibi, sana kimse haber vermez.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Eğer onları çağırsanız, çağrınızı duymazlar. Duysalar bile çağrınıza karşılık veremezler. Kıyamet günü de sizin ortak koştuğunuzu inkâr ederler. Bunları sana hiç kimse, hakkıyla haberdar olan (Allah) gibi haber veremez.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlara yalvarsanız duanızı işitmezler, işitseler bile size karşılık veremezler. Kıyamet günü de onları (Allah’a) ortak koşmanızı kabullenmezler. Hiç kimse sana, her şeyden haberdar olan Allah gibi bilgi veremez.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Eğer onları (putları) çağırırsanız, sizin çağırmanızı işitmezler. Faraza işitseler bile, size cevap veremezler. Kıyamet günü de sizin ortak koşmanızı reddederler. (Bu gerçeği) sana, her şeyden haberi olan (Allah) gibi hiç kimse haber veremez.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onları çağırsanız sizin çağrınızı işitemezler. İşitseler bile size cevap veremezler. Diriliş gününde de sizin ortak koşmanızı inkar ederler. Her şeyden Haberi Olan gibi kimse sana haber veremez.
İsa, Meryem, Muhammed, Ali gibi müslümanlar kendilerini putlaştıranları reddedeceklerdir.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kendilerine dua ederseniz duanızı işitmezler. İşitseler bile size cevabını veremezler. Kıyamet günü de kendilerini Allah'a ortak koştuğunuzu inkâr ederler. Sana her şeyden haberdar olan (Allah) gibi bir haber veren olmaz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Kendilerine duâ ederseniz duânızı işitmezler, işitseler bile size cevabını veremezler, Kıyamet günü de şirkinize küfrederler, sana bir habîr gibi haber veren olmaz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Eğer onları, (putları, yardımınıza) çağırsanız, çağrınızı işitmezler, (*farz-ı muhâl) işitseler bile, size cevap veremezler. Hesap günü ise sizin (kendilerini Allah’a) ortak koşmanızı reddederler. (Ey insan!) Sana hiç kimse, her şeyden haberdar olan (Allah) gibi (hakikatlerden) haber veremez.
* “Farz-ı muhâl”; Gerçekleşmesi asla mümkün olmayan bir konu hakkındaki varsayım, “kesinlikle olamaz ve olmayacak fakat sayalım ki oldu” manasında.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Eğer onları çağırırsanız, çağrınızı işitmezler. İşitmiş olsalar bile size cevap veremezler. Kıyamet Günü, kendilerine yakıştırdığınız şirki reddederler. Sana, Her Şeyden Haberdar Olan'ın, haber verdiği gibi hiç kimse haber veremez.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Eğer onlara düâ ederseniz duanızı işitmezler, (bilfarz) işitseler bile size cevab vermezler. Kıyamet gününde de onlar sizin müşrikliğinizi tanımayacaklardır. Her şeyden hakkıyle haberdâr olan (Allah) gibi sana (hakıykatı hiçbir şey) haber vermez.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Eğer onlara yalvarsanız, sizin duânızı işitemezler. İşitseler bile size cevab veremezler. Hâlbuki kıyâmet günü, sizin (onları Allah'a) ortak koşmanızı inkâr ederler. Ve(hiçkimse) sana, herşeyden haberdâr olan (Allah) gibi haber veremez.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Eğer onları (Allah’ın yanı sıra o taptıklarınızı) çağırırsanız, sizin çağırmanızı işitmezler. Faraza işitseler bile, size cevap veremezler (isteğinizi yerine getiremezler). Kıyamet günü de sizin ortak koşmanızı reddederler. (Ey insan, bu gerçeği) sana, her şeyden haberi olan (Allah) gibi hiç kimse haber veremez.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ne zaman onları çağırsanız sizi duymazlar, duysalar bile size cevap veremezler ve kıyamet gününde de sizin kendilerini Allah’a ortak koşmanızı kabullenmeyip, ret ederler. Sana, gelecekte olacak bu haberlerin bir benzerini, başka hiç kimse haber veremez.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlara yalvaracak olursanız onlar sizin yalvarınızı işitmezler, işitseler bile, size karşılık veremezler. Kalkış günü de sizin ortak koşmanızı tanımıyacaklardır. Bilgili olan Allah kadar seni bilgilendirecek yoktur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onları çağıracak olsanız çağırmanızı işitmezler, işitseler de size cevap veremezler. Kıyamet günü sizin şerik koşmanızı tanımazlar [³]. hiçbir kimse size haberdar olan Zatın haber verdiği gibi haber vermez [⁴].
[3] Sizden ilişiği keserler.[4] Yani Allah gibi sana kimse haber vermez. Bu söz bir meseldir. Her beliğ olan mütekellim sözün nihayetinde böyle söyler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Eğer onları çağırırsanız, çağrınızı duymazlar. Duysalar bile size cevap veremezler.¹¹ (Üstelik) kıyamet günü de sizin onlara yakıştırdığınız ortaklığı reddederler.¹² Bunları sana hiç kimse, Habîr olan Allah gibi bildiremez.
11 Krş. A’râf, 7/197 12 Bu konuda Muhammed Esed’in Meal-Tefsir’inde bu ayetin dipnotunda, bizim de katıldığımız şu açıklaması önemlidir. “Kur’an birçok yerde sahte ibadet objelerini-ister veliler/azizler, melekler, din adamları ve fetişler, isterse kutsanan tabiat güçleri olsun- Kıyamet günü kendilerine tapanlara karşı “tanıklık” yapacaklarını ve onları “reddedeceklerini” belirtir: Bu zamanın bitiminde, insanın mutlak gerçekleri kavramasına sembolik bir atıftır.” Ayrıca Krş. Meryem, 19/82; Kasas, 28/63; Ankebût, 29/25; Sebe’, 34/40  
Kadri Çelik
swap_vert close
Eğer onlara dua ederseniz, duanızı işitmezler, işitseler bile size cevap veremezler. Kıyamet gününde ise, sizin şirk koşmanızı tanımayacaklardır. (Bu gerçeği) Sana, her şeyden haberi olan (Allah) gibi hiç kimse haber veremez.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlara el açıp duâ etseniz, duânızı işitmezler; işitseler bile size cevap veremez,dileğinizi yerine getiremezler. Çünkü böyle bir güç ve yetkiye sahip değiller. Üstelik Kıyâmet Gününde onlar, sizin onları Allah’a ortak koşmanızı asla kabul etmediklerini, böyle bir şeyden haberlerinin bile olmadığını söyleyecekler. Ey insan! Görüyorsun ya, sana hiç kimse, her şeyden haberdar olan Allah’ın şu Kur’an’da verdiği bilgiler gibi bilgi veremez.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlara dua ettiğinizde sizin duanızı işitmezler. Hadi, diyelim ki işittiler; size cevap vermezler. Sizin şirkinizi / ortak koşmanızı Kıyâmet günü inkâr ederler. Bir haberlinin benzeri sana bildirmez.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Onlara ne kadar yalvarırsanız yalvarın sizin sesinizi duyamazlar. Duysalar da cevap veremezler. Ayrıca bu tanrılar, kıyamet gününde sizin ortaklık iddianızı inkar edecekler. Resulüm kimse sana, uzmanı gibi bilgi veremez...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yasalarına uyarak taptıklarınızı çağırırsanız çıkarlarına uymadıkça sizi işitmezler. Yasalarına uyarak taptığınız insanlardan yalvarıp yakardıklarınız sizi işitseler bile yaratıcı olarak cevap veremezler. Onların tek derdi çıkarları peşinden gitmektir. Onların gerçeklikle hiçbir ilgisi yoktur. Onlara ayetlerimizdeki gerçeklerden söz etseniz hiçbir şey anlamazlar. Üstelik onların hepsi Allah’a muhtaçtır. Allah’ın yarattıklarıyla hayatlarını sürdürürler. Hesap vakti gelince yaptıklarının hesabını verecekler. Onların yeryüzünde sağladıkları hâkimiyet kurdukları otorite çürüktür. Ecelleri gelince yıkılır gider. Rabbinizin hâkimiyeti kurduğu otoritesi süreklidir. İnsanlar yasamız gereği doğar, büyür, yaşar, ölür. İnsanın dünyadaki yaşamı imtihandır. Dünyada imtihan yasasına tabidir. İnsana imtihan yasamız gereği dilediklerini yapma hakkı verdik. Bununla imtihan edilirler. İmtihan vaktinde kimi yasalarımıza uyar, kimi suç işler. İmtihan vaktine güvenerek suç işlemeye güvenenler yanılır. Zannederler ki işledikleri suçlar yanlarına kâr kalacak. Hayır! Mutlaka hesabını verecekler. Keşke düşünüp anlasalar!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlara (putlara) yalvarsanız (bile) çağrınızı duyamazlar. Sizi duysalardı da isteklerinize cevap veremezlerdi. [*] Kıyamet günü (onları) ortak koştuğunuzu da inkâr edeceklerdir. [*] Haberdar olan (Allah) gibi (gerçeği kimse) sana bildiremez.
Bu ayetlerde putların ve ölüp gidenlerin dünyadakilere cevap veremeyecekleri mesajını içermektedir. Benzer mesaj: Ahkâf 46:5.,Benzer mesajlar: Yûnus 10:28-29; İbrâhîm 14:22; Nahl 16:86; Meryem 19:82; Furkân 25:18-19; Kasas 28:63; ‘Ankebût 29:25; Rûm 30:13; Sebe’ 34:41; Ahkâf 46:5-6.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlara duâ etseniz, duânızı işitmezler, işitseler de size cevap veremezler. Kıyamet günü ise sizin (kendilerini Allah’a) ortak koşmanızı reddederler. Hiç kimse seni her şeyi bilen (Allah) gibi (gerçeklerden) haberdar edemez.¹
1 Yani Allah’tan başka hiç kimse Peygamberlik veremez veya âhiretten haber veremez.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Onlara yalvarırsanız çağrınızı duymazlar; duyabilseler bile size cevap ver[e]mezler. Ve [üstelik] Kıyamet Günü onları Allah ile eş tutmanızı kabul etmezler. ¹³ Hiç kimse her şeyi Bilen kadar size [gerçeği] göstermez.
13 Kur’an, birçok yerde, bütün sahte ibadet objelerinin -ister velîler/azîzler, melekler, din adamları ve fetişler, isterse kutsanan tabiat güçleri olsun- Kıyamet Günü, kendilerine tapanlara karşı “tanıklık” yapacaklarını ve onları “reddedecekleri”ni belirtir: bu, zamanın bitiminde, insanın mutlak gerçekliği kavramasına sembolik bir atıftır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Siz onlara yalvarsanız da sizin duanızı işitmezler, işitmiş olsalar bile cevap veremezler. Kıyamet günü de sizin bu şirkinizi reddedecekler. Bütün bunları sana her şeyden haberdar olan Allah gibi hiç kimse haber veremez. 10/28-29, 14/21-22, 16/86
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onlara yalvarsanız bile sizin yalvarıp yakarışınızı duymazlar; duysalar bile sizin imdadınıza yetişemezler: kıyamet günü de kendilerine yakıştırdığınız ortaklığı reddederler. (Ey insan!) Sana hiç kimse, her şeyden haberdar olan (Allah’ın) verdiği türden bir haber veremez![³⁸⁹⁸]
[3898] Ne deney, ne tecrübe, ne keşif, ne cin, ne melek; hiç kimse ve hiçbir şey...  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlara dua edip yalvarsanız, duanızı işitmezler, şayet işitecek olsalar bile size cevap veremezler, Kıyâmet gününde de, sizin ortak koşmanızı inkâr ederler. Her şeyden haberdar olan (Allah) gibi hiç kimse (size) haber veremez. (Bu uyarılardan ibret alın sırf Rabbinize kulluk edin, O’ndan yardım dileyin)
Osman Fırat
swap_vert close
Eğer onları çağırsanız, çağrınızı duymazlar. Duysalar bile çağrınıza karşılık veremezler. Kıyamet günü de sizin ortak koştuğunuzu inkâr ederler. Bunları sana hiç kimse, hakkıyla haberdar olan (Allah) gibi haber veremez.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Eğer onlara dua etseniz, duanızı işitemezler ve işitebilseler bile sizin için cevap veremezler ve Kıyamet gününde de sizin şirkinizi inkar ederler ve sana bihakkın haber veren gibi bir haber veren olamaz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Şayet siz onlara seslenirseniz çağrınızı işitemezler. Faraza işitseler bile size cevap veremezler. Kıyamet günü ise sizin kendilerini, ibadette Allah'a ortak saymanızı reddedeceklerdir. Hiç kimse sana, her şeyi bilen Allah'ın gerçekleri bildirmesi gibi haber veremez. [46, 5-6; 19, 81-82]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onları çağırsanız sizin çağırmanızı işitmezler. İşitseler bile size cevap veremezler. Kıyamet günü de, sizin (onları Allah'a) ortak koşmanızı tanımazlar. Hiç kimse sana, herşeyi bilen (Allah) gibi gerçekleri haber veremez.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlara du'â iderseniz du'ânızı işitmezler, eğer işitseler size icâbet itmezler. Ve yevm-i kıyâmetde şirkinizi inkâr ve sizi takbîh iderler. Bunları sana her şeyden haberdâr olan Allâh gibi kimse bildiremez.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onları çağırsanız, çağrınızı işitmezler; işitseler cevap veremezler: Kıyamet gününde de sizin onları ortak saymanızı örtbas ederler. Kimse sana bunları, her şeyin içyüzünü bilen Allah gibi haber vermez.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlara dua etseniz bile sizin duanızı duymazlar, duysalar da size cevap veremezler. Kıyamet günü sizin ortak koşmanızı inkar ederler. Herşeyden haberi olan gibi sana kimse haber veremez.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlara dua etseniz, duanızı işitmezler. İşitseler de cevap veremezler. Kıyamet gününde ise sizin onlara yakıştırdığınız ortaklığı reddederler. Herşeyden haberdar olan Allah gibi sana bilgi veren olmaz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onları çağırsanız, çağrınızı duymazlar. Duysalar da size cevap veremezler. Kıyamet günü de sizin onları ortak koştuğunuzu inkâr ederler. Hiç kimse sana, Habîr olan Allah'ın verdiği gibi haber veremez.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eger oķırsañuz anları işitmeyeler oķımaġuñuzı daħı eger işitselerdi cevāb virmeyelerdi size. daħı ķıyāmet güni kāfir olalar ortaķ eyledügüñüze. daħı ħaber virmeye saña bilür ya'nį Tañrı gibi.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eger anları ḳıġırsañuz ḳıġırduġuñuzı işitmezler. İşitselerdi daḫı cevāb ḳay‐tarmazlardı size. Daḫı ḳıyāmet güninde kāfir olurlar sizüñ şirküñüz[e]. Hīçkimse saña ḫaber virmez ve ḫaberi Tañrı Ta‘ālā gibi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əgər siz onları çağırsanız (dua etsəniz), onlar sizin çağırışınızı eşitməzlər; eşitsələr də cavab verə bilməzlər (çünki Allah onlara nitq qabiliyyəti verməmişdir). Özləri də qiyamət günü sizin (Onları Allaha) şərik qoşduğunuzu (onlara büt kimi ibadət etdiyinizi) danacaqlar. (Ya Peyğəmbər!) Heç kəs sənə hər şeydən xəbərdar olan (Allah) kimi xəbər verə bilməz!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
If ye pray unto them they hear not your prayer, and if they heard they could not grant it you. On the Day of Resurrection they will disown association with you. None can Inform you like Him Who is Aware.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
If ye invoke them, they will not listen to your call, and if(3895) they were to listen, they cannot answer your (prayer). On the Day of Judgment they will reject(3896) your "Partnership". and none, (O man!) can tell thee(3897) (the Truth) like the One Who is acquainted with all things.
3895 False or imaginary objects of worship serve no purpose whatever. They cannot hear; if they could hear, they could not grant prayers or petitions. In fact, if they are real creatures, such as angels or deified human beings, they will very rightly repudiate any such worship as brings them into competition or "partnership" with Allah. See next note. 3896 Cf. 10:28 and n. 1418; also 34:40-41. No false ideas or false impressions will remain when true values are restored. Why not then accept the Truth now in this life, and get on to the true path of Grace? 3897 None can tell you the Truth better than He Who is All-Wise and All- Knowing. Why not accept His Message and receive His guidance?  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنْ
eğer
تَدْعُوهُمْ
onlara dua ederseniz
لَا يَسْمَعُوا
işitmezler
دُعَٓاءَكُمْۚ
duanızı
وَلَوْ
ve şayet
سَمِعُوا
işitseler
مَا اسْتَجَابُوا
cevap veremezler
لَكُمْۜ
size
وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ
ve kıyamet günü
يَكْفُرُونَ
inkâr ederler
بِشِرْكِكُمْۜ
sizin şirk koşmanızı
وَلَا يُنَبِّئُكَ
ve sana haber veremez
مِثْلُ
gibi
خَب۪يرٍ۟
Habîr (olan Allah)
Eğer onlara (yalvarıp) dua ederseniz sizin duanızı işitmezler. Şayet (sizin dediğiniz gibi) işitseler bile size cevap veremezler. Kıyamet günü de sizin (onları Allah'a) şirk koşmanızı reddederler. (Bunları) Sana Habîr (her şey ve herkesten haberdar olan Allah) gibi hiç kimse haber veremez.
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
سَمِعَ
Fiil-I
س م ع
İşitti, dinledi, duydu
دُعَٓاء
İsim
د ع و
Çağırma, dua, davet, istek
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
سَمِعَ
Fiil-I
س م ع
İşitti, dinledi, duydu
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اِسْتَجَابَ
Fiil-X
ج و ب
İcabet etti, cevap verdi, kabul oldu
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
قِيٰمَة
İsim
ق و م
Kıyamet
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
شِرْك
İsim
ش ر ك
Şirk, ortaklık, şirk koşma
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
نَبَّاَ
Fiil-II
ن ب ا
Haber verdi
مِثْل
İsim
م ث ل
Benzer, misli, aynısı, gibi, dengi, kadarı
خَبِير
İsim
خ ب ر
Habîr (Allah'ın esması, ismidir. Her şeyden, herkesten haberdar olan demektir), haberdar