close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Fâtır Sûresi 12. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemâ yestevî-lbahrâni hâżâ ‘ażbun furâtun sâ-iġun şerâbuhu vehâżâ milhun ucâc(un)(s) vemin kullin te/kulûne lahmen tariyyen vetestaḣricûne hilyeten telbesûnehâ(s) veterâ-lfulke fîhi mevâḣira litebteġû min fadlihi vele’allekum teşkurûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve iki deniz, bir ve eşit olamaz; şu, tatlı ve içilecek sudur, içilince kandırır adamı, boğazdan kolaycacık ve iyi bir surette kayıp gider; buysa tuzludur, acıdır ve hepsinden de terütaze balıklar çıkarır, yersiniz ve takıp süsleneceğiniz ziynet eşyası çıkarırsınız ve görürsün ki, lütuf ve ihsanını arayıp bulmanız ve şükretmeniz için hepsinde de, suları yarayara gemiler gitmede.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Hâlâ bakıp ibret almaz mısınız ki?) İki deniz (veya büyük göl, birbirine yakındır, ama) aynı değildir. Şu tatlıdır, susuzluğu keser ve içimi kolaydır; şu da tuzlu ve acıdır. Ancak her birinden taze et (balık tutup) yersiniz ve takınmakta olduğunuz (inci-mercan gibi birtakım) süs eşyalarını çıkarırsınız. O’nun fazlından (nasibinizi) aramanız ve umulur ki şükretmeniz için gemilerin de onda (denizde) suları yara yara akıp gittiğini görürsün. (Düşünün, sizin iyiliğiniz ve istifadeniz için Allah neler ve hangi dengeler yaratmıştır?)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İki deniz birbirine eşit olmaz. Bu tatlı, susuzluğu giderici ve içilmesi kolaydır, bu beriki tuzlu ve acıdır. Ama siz her birinden de taze et yersiniz ve takındığınız bazı süs eşyasını çıkarırsınız. İkisinin de üzerinde, Allah'ın lutfundan nasibinizi aramanızı ve böylece şükredenlerden olmanızı sağlayan gemilerin, dalgaları yararak yüzüp gittiğini görürsün.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onun için benzerlik ve farklılık yaratmak da kolaydır, iki deniz bir değildir, birbirine benzemez. Bu tatlı, susuzluğu giderici, içimi kolaydır. Şu da, tuzlu ve acıdır, boğazı yakar. Her birinden de taze et, balık, yersiniz. Takıp süsleneceğiniz süs eşyaları çıkarırsınız. Allah'ın lütfundan nasibinizi aramanız, ticaret yapmanız için gemilerin, filoların denizleri yararak her tarafa gittiğini görürsün. Ola ki, bu nimetler şükrünüze vesile olur.
bk. Kur’an-ı Kerim, 55/22-23.  
Ahmet Varol
swap_vert close
İki deniz bir değildir: Şu tatlı, susuzluğu giderici ve içimi kolay, şu da tuzlu ve acıdır. Hepsinden de taze et yer ve takınacağınız süs eşyaları çıkarırsınız. O'nun lütfundan (nasib) aramanız için ve olur ki şükredersiniz diye gemilerin onun içinde (suyu) yararak gittiklerini görürsün.
Ali Bulaç
swap_vert close
İki deniz bir değildir. Şu, tatlı, susuzluğu keser ve içimi kolay; şu da, tuzlu ve acıdır. Ancak her birinden taze et yersiniz ve takınmakta olduğunuz süs eşyalarını çıkarırsınız. O'nun fazlından aramanız ve umulur ki şükretmeniz için gemilerin onda (denizde) suları yara yara akıp gittiğini görürsün.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hem iki deniz (suyu acı ve tatlılıkta) müsavi olmuyor: Bu gayet tatlı; içimi âfiyetlidir, kandırır. Bu (beriki) de gayet tuzlu; acıdır, içilemez. (Böyle olmakla beraber acı ve tatlı) her iki denizden de taptaze et (balık) yersiniz. (Suyu acı denizden inci gibi mücevherat) süs eşyası çıkarıp giyinirsiniz. Gemileri de görürsün ki, denizde suyu yara yara giderler; Allah'ın rızkından arayasınız diye... Olur ki şükredersiniz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İki deniz eşit değiller. Biri tatlıdır, susuzluğu keser, içilmesi hoştur. Diğeri de tuzludur, acıdır. Ve her birinden de taze bir et yiyorsunuz. Ve taktığınız süsler çıkarıyorsunuz. Allah’ın verdiği rızkı aramanız ve şükretmeniz için, gemilerin denizi yarıp yüzdüğünü görürsün.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İki deniz bir değildir. Birisi son derece tatlı, içimi kolay, diğeri ise son derece tuzlu ve acıdır. Her birinden taze et yersiniz; takınacağınız takılar çıkarırsınız. Allah'ın lütfundan rızkınızı aramanız için orada suyu yararak giden gemileri görürsünüz. Umulur ki şükredersiniz.
Besim Atalay
swap_vert close
İki deniz bir olmaz; biri tatlı denizdir, içimi de kolaydır; biri tuzlu, acıdır; hepsinden de taze et yiyorsunuz, takınmış olduğunuz süsü ordan çıkarırsınız; Allahın erdeminden istiyerek, şükretmenizçin gemilerin suyu yardığını görüyorsunuz!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İki deniz aynı olamaz. Birisi tatlı, susuzluğu giderici, içimi güzel iken ötekisi tuzlu ve acıdır. Fakat her ikisinden de taze et (su ürünü) yersiniz ve (ikisinden de) süs takıları çıkarırsınız. İki denizin üzerinde de Allah'ın lütfundan nasibinizi aramanızı ve böylece şükredenlerden olmanızı sağlayan gemilerin dalgaları yararak ilerlediklerini görürsün.
Bkz. 16/14, 25/53, 27/61, 55/19-22“Suyu tatlı ve acı olan iki deniz” örneği mü’min ve kâfiri anlatmak için verilebilecek en güzel örnektir. Zira denizler ve nehirler görüntüleri aynı olmakla beraber birbirine nasıl eşit değilse, inanan insanla inanmayan insan da dış görüntüleri itibarıyla birbirine benzese de temel özellikleri bakımından birbirlerine eşit değillerdir.  
Cemil Said
swap_vert close
İki deniz biri birine benzemez. Birinin suyı serîn ve tatlı ve şürbe sâlihdir, diğerininki acı ve tuzlıdır. Her ikisinden taze balık yersiniz ve taşıdığınız müzeyyinâtı istihsâl idersiniz. Allâh’ın lütfundan mütena’im olmanız içün gemilerin dalgaları yarmakda oldığını göriyorsunuz, belki müteşekkir olursunuz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İki deniz bir değildir. Birinin suyu tatlı ve kolay içimlidir; diğeri tuzlu ve acıdır. Her birinden taze balık eti yersiniz; takındığınız süsler çıkarırsınız; Allah'ın lütfuyla rızık aramanız için gemilerin onu yararak gittiğini görürsün. Belki artık şükredersiniz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İki deniz aynı olmaz. Şu tatlıdır, susuzluğu giderir, içimi kolaydır. Şu ise tuzludur, acıdır. Bununla beraber her birinden taze et yersiniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarırsınız. Allah’ın lütfundan istemeniz ve şükretmeniz için gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Şu iki çeşit su kütlesi birbirine eşit olmaz; birisi tatlıdır, susuzluğu giderir ve içimi güzeldir, ötekisi ise tuzlu ve acıdır. İkisinden de taze et yersiniz ve takınacağınız süs eşyaları çıkarırsınız. Gemilerin denizi yararak gittiklerini görürsün ki bu da O’nun lutfuna nâil olmanız ve O’na şükretmeniz içindir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İki deniz birbirine eşit olmaz. Bu tatlıdır, susuzluğu keser, içilmesi kolaydır. Şu da tuzludur, acıdır (boğazı yakar). Hepsinden de taze et (balık) yersiniz ve giyeceğiniz süs eşyası çıkarırsınız. Allah'ın lütfundan (nasibinizi) arayıp da şükretmeniz için gemilerin, denizi yarıp gittiğini görürsün.  
 Suyu tatlı ve acı olan iki deniz birbirine nasıl eşit değilse, inananla inanmayan da birbirine eşit değildir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
İki deniz birbirine eşit değildir. Bu taze ve tatlı olup içimi yumuşaktır, şu ise tuzlu ve acıdır. Hepsinden taze et yersiniz ve takınacağınız mücevherleri çıkarırsınız. O'nun lütfunu arayan gemilerin onu yararak aktığını görürsün. Belki artık şükredersiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hem iki deniz eşit olmuyor. Şu tatlı, hararet keser, içerken (boğazdan) kayar; şu da tuzlu, yakar kavurur. Bununla beraber her birinden taze bir et yersiniz ve bir ziynet çıkarır, giyinirsiniz. Allah'ın lütfundan nasib arayasınız diye suyu yara yara giden gemileri de görürsün. Gerek ki şükredeceksiniz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem iki deniz müsavi olmuyor, şu tatlı, hararet keser, içerken kayar, şu da tuzlu, yakar kavurur bununla beraber her birinden bir taze et yersiniz ve bir ziynet çıkarır giyinirsiniz, gemileri de görürsün onda yarar yarar giderler, fadlından nasîb arayasınız diye ve gerek ki şükredesiniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Şu) iki deniz birbirine eşit olmaz. Birinin suyu tatlı ve kolay içimlidir, diğeri (nin suyu) tuzlu ve acıdır. Bununla beraber her ikisinden taze (balık) et (i) yersiniz ve her ikisinden de kullandığınız, süs eşyası çıkarırsınız. Allah’ın lütfundan (nasibinizi/rızkınızı) aramanız ve (tarafımızdan size verilen nimetlere) şükretmeniz için, gemilerin, (iznimizle) denizi yararak (yüzüp) gittiğini görürsün.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İki deniz¹ bir değildir. Biri lezzetlidir, tatlıdır. Susuzluğu gideren içimi rahat olandır.² Diğeri tuzlu ve acıdır. Her ikisinden de taze et³ yersiniz. Ve her ikisinden de kullandığınız süs eşyası çıkarırsınız. O'nun lütfundan rızık aramanız için, onu yararak giden gemileri görürsün. Umulur ki şükredersiniz.
1- İki büyük su kütlesi. 2- Fırat nehri kastedilmektedir. Büyük su kütlesine deniz denmektedir. Fırat da büyük su kütlesi olması itibari ile deniz olarak anılmıştır. 3-Balık ve su ürünleri.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İki deniz (in suyu) bir olmaz. Şu çok tatlıdır, susuzluğu keser, içimi boğazdan kolay geçer; şu çok tuzludur, acıdır (boğazı yakar kavurur). Bununla beraber siz her birinden tamtâze bir et yersiniz. Giyeceğiniz (takınacağınız) bir zînet çıkarırsınız. (Allahın) fazl (ve kerem) inden (nasıybinizi) aramanız, Ona şükretmeniz için her birinde gemilerin, (suları) yara yara, gitdiklerini görürsün.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve iki deniz bir olmaz. Bu tatlıdır, susuzluğu gidericidir, içmesi kolaydır; şu da tuzludur, acıdır (içilmez)! Bununla berâber her birinden tâze bir et (balık) yersiniz ve (inci, mercan gibi) kendisini takınacağınız bir ziynet (eşyâsı) çıkarırsınız. Ayrıca gemileri onda suyu yara yara giden (vâsıta)lar olarak görürsün ki O'nun lütfundan (rızkınızı) arayasınız. Ve tâ ki şükredesiniz.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve şu iki (çeşit) bahr (yeryüzündeki iki çeşit su kütlesi olan akarsular ve deniz suları) aynı olmaz. Bu (akarsular, ırmak vb. su kütleleri) tatlıdır, susuzluğu keser, içilmesi kolaydır. Şu da (normal deniz suyu da) tuzludur acıdır. Hepsinden de taze et yersiniz. Ayrıca (her ikisinden de sedef gibi) takınacağınız bir süs eşyasını da çıkarmaya çalışırsınız. Ve gemilerin denizi yararak gittiklerini görürsün ki bu da O’nun lütfuna nail olmanız ve O’na şükretmeniz içindir.*
(*) Arapça da tatlı sulu bahr ifadesinden büyük akarsular ve nehirler anlamak gerekir. Çünkü Arapların büyük nehirlere de bahr/deniz dediğini örnek olarak ta Nil nehri gösterilebilir. Bu nedenle buradaki (الْبَحْرَانِ) (iki su kütlesinden) biri tatlı ve içimli olan akarsular ve diğeri de tuzlu olan normal deniz suları kastedilir. Arapça (بحر) baḥr.1. Deniz, derya: 2. Büyük nehir veya göl: (Bahr-ı Ceyhun.”Bahr Arapça, çeviri, Türkçe-Arapça Sözlük Glosb (البحر : كلّ نهر عظيم بحر النيل (معنى البحر في معجم المعاني)Ayrıca Fatır-12.ayette geçen (حلية)‘’hilyet’’ kelimesi de tekil olup inci ve mercanı değil, sadece bir çeşit süs eşyası olan, tuzlu ve tatlı sularda yetişen sedefi ifade eder. Aşağıdaki lügat kitaplarında da geçtiği gibi (حلية) tekil bir ifade olduğundan, sadece bir süs eşyası anlaşılır. İşte bu nedenle Rahman 19-22. ayetlerde bazı özellikleri ve tuzluluk oranı farklı olan iki tuzlu denizden inci ve mercanın çıktığını isimleriyle birlikte zikredilmiştir. Fatır 12-ayette ise, ne inci ne de mercandan söz ediliyor, burada sadece bir tek süs eşyası olan (حلية)‘’hilye’’ ifadesi vardır ki, o da hem tuzlu hem de tatlı sularda yetişen süs ve takı olarak kullanılan sedeftir. Yani ayetlerde hiçbir sorun yok. Fakat ayetlere yapılan meallerde hatalar vardır. Zira deniz ve tatlı su yumuşakçalarından istiridye ve midyenin içindeki parlak kısımdan elde edilen sedef, zorlu bir sürecin ardından sandıktan sandalyeye kadar birçok eşyada süs olarak kullanılıyor… (Denizden tezgaha" sedef" yolculuğu - Yeni Şafak) - Sedef, istiridye ve midye gibi deniz canlılarının kabuğunda bulunan sert bir maddedir. Estetik ve şık görünümü sebebiyle genelde takı ve süs eşyalarında kullanılmaktadır... Her ne kadar inci istiridye içerisinde oluşan bir olgu olarak bilinirse de birçok deniz ve tatlı suda yaşayan benzeri kabuklu su canlıları da bünyelerinde inci oluştururlar. Bu kapsamda pekten, abolon, midye ve pina gibi canlılar üzerinde de inci üretim çalışmaları vardır. Tatlı sularda yetişen canlılardan elde edilen inciler şekil bakımından pek düzgün değildirler. Fakat tatlı suda yaşayan canlılardan elde edilmekle beraber çok değerli sayılan incilerde üretilebilmektedir. Örneğin Meksikada Pigtoe (Pleurobe- ma sintoxia) ve Washboard (Megalonaias ner- vosa) türü midyelerden değerli sayılabilecek inci üretilmektedir. (İnci Üretimi- Prof. Dr. G. Atilla Alpbazwww. atillaalpbaz.com/?o=3&y=130) İstiridyeler inci üreten tek yumuşakça türü değildir. Deniz tarakları ve midyeler de inci üretebilirler ancak bu canlıların inci oluşturması nadiren görülür. İstiridyeler hem tatlı hem de tuzlu suda inci oluşturabilirler. İstiridye kabuğunu oluşturan madde sedef olarak adlandırılır. (İstiridyeler Nasıl İnci Yapar? | Hayvanlar alemi - Ünipedi) وقال غيره: انما تُستَخرَجُ الأصداف التي قال فيها الحلية من الدرّ وغيره، ومن المواضع التي فيها العذب والملح نحوُ العيون (تعريف و معنى حلية في قاموس المعجم الوسيط ،اللغة العربية المعاصر ،الرائد ،لسان العرب ،القاموس المحيط. قاموس عربي عربي) ) حِلْيَة ...جمع حِلْيات وحِلًى : حَلْي ؛ ما يُتزيّن به من المصوغات أو الأحجار الثَّمينة ا  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biri tatlı, lezzetli ve içimi çok kolay, diğeri tuzlu ve acı olan, iki ayrı deniz eşit değildir. Siz her ikisinden de taze et yer ve üzerinize taktığınız süsleri o denizlerden çıkarırsınız. Üzerinde Allah’ın lütfundan aramak için gemilerin, o suların üzerinde yüzerek gittiklerini görürsün. Umulur ki Allah’ın bu nimetlerine şükredersiniz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İki suyun tadı bir değildir. Biri tatlıdır, susuzluğu giderir, içerken boğazdan kolayca geçer. Öbürü tuzludur, acıdır. Yine de her ikisinden çıkan taze etleri yersiniz, takınacağınız bezenekleri de çıkarırsınız. O sularda gemilerin suları yarıp yüzdüklerini de görürsün. Bütün bunlar Allah’ın bol vergisini dilemeniz içindir, Ona şükredesiniz diyedir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İki derya [¹] bir olmaz. Biri tatlı, susuzluğu giderir, içerken kolay kolay boğazdan geçer; diğeri tuzlu, acı. Siz her birinden taze et, balık yersiniz, takındığınız inci ve mercan gibi ziynetleri çıkarırsınız. O/nun inayetinden rızk isteyip nimetlerine şükür etmeniz için o denizlerde gemilerin, suları yarıp yüzdüğünü görürsün.
[1] Büyük ırmaklar Arap ıstılahında deryadır. İki derya mü'min ve kâfir için birer misaldir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
İki deniz bir değildir. Biri tatlıdır, susuzluğu giderir, içimi kolaydır. Diğeri ise, tuzludur, acıdır.⁸ Bununla beraber, her birinden taze et yersiniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarırsınız. Allah’ın lütfundan aramanız için gemilerin suyu yara yara gittiklerini görürsün.⁹ Umulur ki şükredersiniz.
8 Furkân, 25/53 9 Krş. Nahl, 16/14; Zuhruf, 43/12  
Kadri Çelik
swap_vert close
İki deniz eşit olmaz. Şu, tatlı, susuzluğu keser ve içimi kolay; şu da tuzlu ve acıdır. Ancak her birinden taze et yersiniz ve takınmakta olduğunuz süs eşyalarını çıkarırsınız. O'nun lütfünden aramanız ve şükretmeniz için gemilerin yara yara gittiklerini görürsünüz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Aynı okyanus veya denizde, birbirlerine bitişik hâlde bulunan, bu yüzden aynı özelliklere sahip olması beklenen iki su kütlesi, her zaman aynı değildir. Aralarında görünür hiçbir engel olmadığı hâlde, bunlardan biri tatlı, susuzluğu giderici ve içimi güzeldir; diğeriyse, tuzlu ve acıdır (25. Furkan: 53; 27. Neml: 61 ve 55. Rahman: 19-21). Fakat her ikisinden de taptaze deniz ürünleri tutarak etlerini yer,takı olarak kullanacağınız inci, mercan, sedef gibi süs eşyaları çıkarırsınız (55. Rahman: 22). Ayrıca, O’nun lütfundan nasibinizi aramanız ve böylece, size bahşettiği bunca nîmetlerden dolayı Rabb’inize şükretmeniz için, gemilerin suları yara yara denizlerde akıp gittiğini görürsün.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İki Deniz eşit olmuyor. Birisi içimi kolay, susuzluğu giderici tatlıdır; diğeri de acı tuzludur. Hepsinden de “taze et” yiyorsunuz. Giyeceğiniz takılar çıkarıyorsunuz. O’nun lütfundan aramanız için Gemiler’in orada (suları) yara yara gittiğini görürsün. Umulur ki şükredersiniz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İki deniz farklıdır. Birinin suyu tatlı ve içimi hoş; ötekinin ise oldukça tuzludur. Ama her ikisi de taze et ihtiyacınızı karşılar, hatta takındığınız takıları bile denizden çıkarabiliyorsunuz. Ya denizi yarıp giden gemilere ne demeli!. Yâ nasip diyerek deryaya açıldığınız bu gemiler, size teşekkürü anımsatmalıdır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Rabbinizin nimetlerini hatırlayın! Hani şu iki deniz bir olmaz. Biri tatlı susuzluğu keser içimi kolaydır. Diğeri tuzlu içimi zordur boğazlarınızı yakar. Hâlbuki sizler hem tatlı hem tuzlu sudan taze etler yiyorsunuz. Taktığınız süs eşyalarını elde ediyorsunuz. Rabbinizin lütfundan payınızı arayıp şükretmeniz için gemilerle denizleri yarıp gidiyorsunuz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İki deniz birbirine eşit değildir. Biri tatlıdır, susuzluğu keser, içmesi kolaydır; diğeri ise tuzludur, acıdır. (Buna rağmen) hepsinden de taze et (balık) yiyorsunuz ve giyeceğiniz süs (eşyası) çıkartıyorsunuz. (Allah’ın) nimetlerinden arayıp da şükretmeniz için gemilerin denizi yarıp gittiğini görürsün. [*]
Benzer mesaj: Nahl 16:14.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Suyu tatlı, susuzluğu kesen ve içimi kolay olan denizle, suyu tuzlu ve acı olan iki deniz asla bir değildir. Ama her birinden de taze et yersiniz ve takınacağınız süs eşyaları (olan inciler) çıkarırsınız. (Bir de) gemilerin onda (Allah’ın) lütfundan rızık aramanız için (dalgaları) yararak yüzdüğünü görürsün. (Şimdi) belki şükredersiniz.
Muhammed Esed
swap_vert close
[O’nun için benzerlik ve farklılık yaratmak da kolaydır: ¹⁰ ] o halde, [yeryüzündeki] iki büyük su kütlesi ¹¹ aynı olamaz; birisi tatlı, susuzluğu giderici, içimi güzel iken ötekisi tuzlu ve acıdır: Fakat her ikisinden de taze et yersiniz ve [ikisinden de] süs takıları çıkarırsınız; ikisinin de üzerinde Allah’ın lütfundan nasibinizi aramanızı ve böylece şükredenlerden olmanızı sağlayan gemilerin dalgaları yararak ilerlediklerini görürsün.
10 Bu parantez içi cümle, Râzî’nin, müteakip pasaj ve onun önceki pasajla bağına dair ikna edici bir açıklamasını yansıtmaktadır.11 Bahrân deyiminin bu şekilde çevirisi için bkz. 25:53, not 41.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İki büyük su kütlesi birbirine benzemez. Birinin suyu tatlı ve içimi kolay diğerinin suyu ise tuzlu ve acı ama siz her birinden taze et yer ve takı olarak kullanacağınız ziynet eşyaları çıkarırsınız. Öte yandan Allah’ın lütfundan payınızı aramanız ve nimetlerin hakkını verip şükretmeniz için denizlerde gemilerin suları yara yara akıp gittiğini görürsün. 16/10, 25/53, 50/27
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Dahası (O’nun benzerler arasında farklılıklar yaratması da zor değildir): İki büyük su kütlesi (bile) aynı olmayabilir: şu biri tatlı, susuzluğu giderici, içimi kolay; o biri tuzlu, acı.[³⁸⁹⁴] Ne ki her birinden hem taze balık eti[³⁸⁹⁵] yersiniz, hem de takı olarak kullandığınız süs eşyaları çıkarırsınız. Bir de (Allah’ın) lutfundan nasibinizi aramanız ve şükretmeniz için, onun bağrında gemilerin denizi yararak yol aldıklarını görürsün(üz).
[3894] 10. âyetteki mekr görünüşle mahiyet arasındaki fark olarak anlaşılırsa, bu âyet ona bir atıftır. Fakat bu âyet sûrenin başındaki “O yaratıkların kapasitesinde, tercih ettiği artışı gerçekleştirir” ifadesi ışığında da anlaşılabilir. Bu durumda, 12 ve 13. âyetlerde verilmek istenen varlığın değişmez yasalarından biri olan “çeşitlilik” ve “çift kutupluluktur”. İman ve küfrün varlığına da muhatabın bu yasalar çerçevesinde yaklaşması îmâ edilmektedir. Zira gündüzün farkı geceyle, Âdem’in farkı şeytanla, Musa’nın farkı Firavun’la, İbrahim’in farkı Nemrut’la, imanın farkı küfürle daha iyi anlaşılmaktadır. Bütün bir yaratılmışlar âlemi farklılıkların içtimaına ve zıtların muhteşem uyumuna dayanmaktadır. Âyette tatlı ve acı su kütlelerinin misal verilmesinin hikmeti, vahyin çağrısına karşı insanların neden farklı tepkiler gösterdiğini açıklamak içindir. Zımnen: Her şey bu kadar farklı olsun da insanların hakikate karşı tavrı tek çeşit mi olsun? [3895] Zımnen: lezzetsiz suda lezzetli balık... Eşyadaki zıtların içtimaına ve farklılıkların muhteşem uyumuna atıf. Bu hakikat, 27. âyette açıkça dile getirilmektedir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
İki deniz (in göller, nehirler, pınarlar ile deryaların suları) eşit değildir. Bu (sular, pınarların, nehirlerin ve göllerin suları) tatlıdır, susuzluğu giderir, içilebilir. Şu (sular, deryaların, okyanusların suları ise) acıdır, içilmez. Bununla beraber, herbirinden balık tutar yersiniz ve (inci, yakut, mercan gibi) süs eşyası çıkarırsınız. Allah'ın lütfundan nasibinizi arayıp da şükretmeniz için, (yelkenli) gemilerin denizi yarıp gittiğini görürsünüz.
(Düşünün ki şayet suların hepsi acı, tuzlu olsaydı, -insanların hepsi müşrik kafir olsaydı- ne yapardınız. Yahut yeryüzündeki suların tümü, pınar, nehir ve göllerden ibret olsaydı da deryalar, okyanuslar derin yarlar olarak kalsaydı, kıtalar arasında gemilerle rahatça ilişki kurabilir miydiniz? -insanların tümü mümin, melek gibi saf olsaydı hepsi de Rablerini gece gündüz ansaydı yeryüzündeki vahşi hayvanlar onları yaşatır mıydı?-)  
Osman Fırat
swap_vert close
İki deniz aynı olmaz. Şu tatlıdır, susuzluğu giderir, içimi kolaydır. Şu ise tuzludur, acıdır. Bununla beraber her birinden taze et yersiniz ve ondan takınacağınız süs eşyası çıkarırsınız. Allah’ın lütfundan istemeniz ve şükretmeniz için gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve iki deniz müsavî olmaz. Bu çok temizdir, pek tatlıdır, kolayca içilir. Şu da çok tuzludur, acıdır. Hepsinden tertemiz bir et yersiniz ve kendisini giyeceğiniz bir ziynet çıkarırsınız ve O'nun fadlından arayasınız ve umulur ki, şükretmeniz için, bunun içinde gemileri yara yara bir halde gider görürsünüz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
(Allah sınırsız miktarda birbirinden farklı varlıkları yaratabilir. Bu cümleden olarak) iki denizin suyu bir olmaz: şu tatlı, içimi âfiyetli, boğazdan kayıverir; o ise tuzlu, acıdır. Bununla beraber her iki denizden de taptaze et yersiniz ve takındığınız inci gibi süs eşyası çıkarırsınız. Allah'ın lütfundan nasip arayıp bulmak için gemilerin suları yardığını, denizlerde devamlı dolaştıklarını görürsün. Umulur ki bütün bu nimetlere şükredersiniz. [55, 22-23]
Süleyman Ateş
swap_vert close
İki deniz bir olmaz: Şu tatlıdır, susuzluğu keser, içimi (boğazdan) kayar; şu da tuzlu, acıdır. Hepsinden de taze et yersiniz ve takındığınız (inci, sedef gibi) süs (eşyası) çıkarırsınız. (Allah'ın) Lutfundan payınızı arayıp şükretmeniz için gemilerin, denizi yarıp gittiğini görürsün.
Yani iki denizden de taze balık, süs eşyası çıkarıldığı halde asıl arzu edilen su bakımından bu iki deniz nasıl bir değilse; inanan insanla inanmayan insan da görünüş bakımından birbirine benzese dahi, asıl temel vasıf bir olmadığından bu iki insan da bir olmaz. İman olmadıktan sonra diğer güzel huylar da heder olup gider.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biri tatlı ve içilmesi kolay ve diğeri acı ve tuzlı iki deniz bir olur mı? Her ikisinden taze et (balık) yirsiniz, onlardan hilyât çıkarır ve takınırsınız. Allâh'ın fazlından kazanç aramanız içün onlarda gemilerin suyı yararak yürüdüğini görirsin. Bütün bunlar şükür idesiniz içündür.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İki deniz[*] bir olmaz. Biri güzel, tatlı ve kolay içimlidir; diğeri tuzlu ve acıdır. Her birinden taze balık eti yer, takındığınız süsler çıkarırsınız. Onun(Allah’ın) ikramını aramanız için gemilerin onu yararak gittiğini görürsün. Belki teşekkür edersiniz.
[*] Türkce'de deniz, büyük su kütlesi anlamına gelir. Arapça'da da öyledir. Büyük su kütlesi olan nil nehri de Kur'an'da bahr yani deniz olarak tanımlanmıştır. Bügün deniz denince sadece birbirne bağlantısı olan çok büyük su kütleleri anlaşılmaktadır.  
Şaban Piriş
swap_vert close
İki deniz eşit değildir. Biri tatlıdır, susuzluğu giderir ve içimi kolaydır; diğeri tuzlu ve acıdır. Hepsinden de taze et yersiniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarırsınız. Gemilerin suları yarıp gittiğini görürsün. Bunlar, O'nun verdiği nimetleri aramanız ve O'na şükretmeniz içindir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İki deniz bir olmaz. İşte şu tatlıdır, susuzluğu keser, içilmesi kolaydır; şu da tuzludur, acıdır.(3) Onların herbirinden taze et yer, takınacağınız süs eşyası çıkarırsınız. Gemilerin de suyu yara yara gittiklerini görürsün. Bunlar, Allah'ın lütfundan nasibinizi aramanız ve şükretmeniz içindir.
(3) 25:53’ün açıklamasına bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İki deniz birbirine eşit olmaz. Bu tatlıdır, susuzluğu giderir, içimi hoş ve rahattır; şu tuzludur, acıdır. Ama hepsinden de taze et yersiniz; giyip takınacağınız bir süs çıkarırsınız. Allah'ın lütfundan nasip aramanız ve şükredebilmeniz için, gemilerin denizi yara yara gittiğini görürsün.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı berāber degül iki deñiz uşbu ŧatludur ħoş geñez boġaza inici içmeġi daħı uşbu ŧuzludur acı. daħı her birinden yirsiz tāze et ya'nį acı deñizden daħı çıķarursız ya'nį acı deñizden incü daħı mercan [232b] geyürsiz anı. daħı görürsin gemileri anuñ içinde śuyı yarıcılar tā isteye siz fażlından daħı ola kim siz şükr eyleyesiz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı berāber olmaz iki deñiz. Biri ṭatlu, ṣusuzlıġı giderür, içmegi geñez vebirisi ṭuzlu ve acı ve her birisinden tāze et yirsiz. Daḫı zīnetler çıḳarursız geymeg‐içün incü ve mercān gibi ve görürsin gemileri ol deñizler içinde ṣuyıyarup yügürürler istemeg‐içün Allāh kereminden. Ola kim şükr idesiz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
İki dəniz eyni deyildir. Birinin suyu çox şirin, dadlı və içməyə rahat (boğazdan rahat keçən), digərininki isə həddindən artıq şor və acıdır. Onların hər birindən təzə ət (balıq) yeyir, taxdığınız (inci və mərcan kimi) bəzəklər çıxardırsınız. Onun (Allahın) lütfündən (ne’mətindən) ruzi diləyib axtarmağınız (ticarət etməyiniz) üçün gəmilərin də orada (suyu) yara-yara üzdüyünü görürsən. (Bütün bunlara görə), bəlkə, (Allaha) şükür edəsiniz.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And two seas are not alike: this, fresh, sweet, food to drink, this (other) bitter, salt. And from them both ye eat fresh meat and derive the ornament that ye wear. And thou seest the ship cleaving them with its prow that ye may seek of His bounty, and that haply ye may give thanks.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Nor are the two bodies(3888) of flowing water alike,- the one palatable, sweet, and pleasant to drink, and the other, salt and bitter. Yet from each (kind of water) do ye eat flesh fresh and tender,(3889) and ye extract ornaments(3890) to wear; and thou seest the ships therein that plough the waves, that ye may seek (thus) of the Bounty of Allah that ye may be grateful.
3888 See 25:53 and notes 3111 and 3112. The great salt Ocean with its seas and gulfs is all one; and the great masses of sweet water in rivers, lakes, ponds, and underground springs are also one; and each is connected with the other by the constant circulation going on, which sucks up vapours, carries them about in clouds or atmospheric moisture, and again brings them condensed into water or snow or hail to mingle with rivers and streams and get back into the Ocean. 3889 For this whole passage see 16:14 and notes 2034 and 2035. Both from the sea and from rivers and lakes we get fish, of which some kinds have a flesh particularly fresh and tender, and of a most delicate flavour. 3890 Such as pearls and coral from the sea, and such delicately tinted stones as the 'Aqiq (car-nelian), the agate, the goldstone, or other varieties of quartz pebbles found in riverbeds, and considered as gems. Many such are found in the Ken river in Banda District (in India ). Some river sands also yield minute quantities of gold. In large navigable rivers and big lakes like those of North America , as well as in the sea, there are highways for shipping and commerce. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَا يَسْتَوِي
ve eşit olmaz
الْبَحْرَانِۗق
iki deniz
هٰذَا
bu
عَذْبٌ
tatlıdır
فُرَاتٌ
susuzluğu gidericidir
سَٓائِـغٌ
kolaydır
شَرَابُهُ
içimi
وَهٰذَا
ve bu
مِلْحٌ
tuzlu- dur
اُجَاجٌۜ
acıdır
وَمِنْ كُلٍّ
ve hepsinden
تَاْكُلُونَ
yersiniz
لَحْماً
bir et
طَرِياًّ
taze
وَتَسْتَخْرِجُونَ
ve çıkarırsınız
حِلْيَةً
bir süs eşyası
تَلْبَسُونَهَاۚ
onu giyersiniz
وَتَرَى
ayrıca görürsün
الْفُلْكَ
gemileri
ف۪يهِ
orada
مَوَاخِرَ
yara yara gidenler olarak
لِتَبْتَغُوا
aramanız için
مِنْ فَضْلِه۪
fazlından
وَلَعَلَّكُمْ
ve ta ki siz
تَشْكُرُونَ
şükredersiniz
Dahası iki deniz de bir olmaz. Bu tatlıdır, susuzluğu giderir ve içimi kolaydır. Şu da tuzludur, acıdır (ve boğazı yakar). Bununla beraber (siz) hepsinden taze et (balık) yersiniz ve (inci, mercan gibi) kendisini takınacağınız bir süs eşyası çıkarırsınız. Ayrıca (sen), gemilerin orada (suları) yara yara gittiklerini görürsün. (Bütün bunlar) O'nun fazlından (rızkınızı) aramanız ve (nimetlerine) şükretmeniz içindir.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اِسْتَوَى
Fiil-VIII
س و ي
Yöneldi, eşit oldu, hükümran oldu, yerleşti, istiva etti, olgunlaştı, kuruldu, dikildi
بَحْر
İsim
ب ح ر
Deniz
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
عَذْب
İsim
ع ذ ب
Tatlı
فُرَات
Sıfat
ف ر ت
Susuzluğu giderici, tatlı
سَٓائِغ
Etken fiil
س و غ
Boğazdan kolayca geçen
شَرَاب
İsim
ش ر ب
İçecek, şarap
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
مِلْح
İsim
م ل ح
Tuzlu
اُجَاج
İsim
ا ج ج
Acı, tuzlu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
اَكَلَ
Fiil-I
ا ك ل
(Yemek) Yedi
لَحْم
İsim
ل ح م
Et
طَرِيّ
Sıfat
ط ر و
Taze
اِسْتَخْرَجَ
Fiil-X
خ ر ج
Çıkarttı
حِلْيَة
İsim
ح ل ي
Süs eşyası
لَبِسَ
Fiil-I
ل ب س
Giydi, örttü, takındı
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
فُلْك
İsim
ف ل ك
Gemi, gemiler
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
مَوَاخِر
İsim
م خ ر
(Denizi) Yara yara gidenler
اِبْتَغَى
Fiil-VIII
ب غ ي
İstedi, arzuladı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
فَضْل
İsim
ف ض ل
Lütuf, fazilet, kerem, üstünlük
لَعَلّ
Zamir
لَعَلّ
Belki, umulur ki
شَكَرَ
Fiil-I
ش ك ر
Şükretti