Ve (ey insanlar!) Allah sizi (sulu) topraktan (toprak menşeli besinler yoluyla toprağın içinde bulunan muhtelif organik ve inorganik maddelerden), sonra nutfeden (döllenmiş yumurtadan) yaratmış, daha sonra sizi (erkekli dişili) eşler yapmıştır. Dişinin gebe kalması ve doğurması da, ancak O’nun bilgisi (koyduğu yasa ve iradesi)yledir. Herhangi bir kimseye uzun ömür verilmez, yahut onun ömründen kısaltılmaz ki bu bir kitapta (Allah’ın ilminde ve onun kayıtlı yasasına göre) olmasın. Şüphesiz bu (sayılanlar) Allah’a kolaydır. (*)
(*) Ayette önce topraktan elementer süreç sonucu beşerlerin yaratıldığı, arkasından beşerlerin neslinin nutfeden/döllenmiş yumurtadan yani evlilik yoluyla devam ettiği, daha sonra beşer türü arasından ilk olarak ilahi vahye mazhar kılınıp sorumlu tutulan Hz. Âdem ve eşinin aile ve ev kurma ile ilk sorumlu insan seviyesine ulaştığı hatırlatılmaktadır. Bu ayette toprak, nutfe ve ezvâc anahtar kelimelerdir. Toprak insanın elementer, nutfe biyolojik yapısına, ezvâc ise sosyolojik yönüne göndermede bulunur. En alttan en üste aşama aşama gerçekleşen Allah’ın aşamalılık yasası söz konusudur. Buradaki hitap ise bütün insanlaradır. Yani yüce Allah bütün insanlara hitap ederek, önce onları topraktan (toprak menşeli besinler yoluyla toprağın içinde bulunan muhtelif organik ve inorganik maddelerden), daha sonra bu besinlerden meydana gelen nutfeden, yani erkek spermi ve kadın yumurtasından yaratmış olduğunu bildirmektedir. Konuyla ilgili aşağıdaki tefsir metinlerine bakılabilir… Ayrıca Allah insanı yarattıktan sonra ona tabiî/ontolojik bir ecel takdir etmiştir. Bu tabiî ecel, eceli kazadır. Tabiî ecel, Allah’ın insan cinsi için tayin ettiği metabolizmanın maksimum dayanma süresidir. Sinir hücrelerinin bir dayanma ömrü vardır. Diğer hücreler kendini yenilese de sinir hücresi yenileyemez. Vücût sistemsel olarak her geçen yılda yaşlanır ve işlevlerini yitirmesiyle ölüm kaçınılmaz olur. İşte esas ve değişmez olan bu tabiî eceldir/ölümdür. Bu ölüm tabiat yasalarıyla belirlenmiştir. Bir de metabolizmanın süresini doldurmadan hastalık, kaza, vücûdu hor kullanma, kötü alışkanlıklar ve doğal âfet gibi nedenlerden dolayı vücût bütünlüğünün bozulması, işlevlerini yitirmesi ve yetmezlikle gerçekleşen ölüm vardır ki buna da eceli müsemma adı verilir. İşte metabolizmanın tabiî sürecini doldurmadığı eceli müsemma alanında ömrün uzaması ve kısalması söz konusu olabilir. Nitekim naslar bu alandaki uzama ve kısalmaya işaret ettiği gibi bunun objektif kurallara bağlı olduğunu da belirtir. (Kurandan Hayata) Her şeyin yazılı olduğu Kitap, Allah’ın bilgisinin ve yapacağı işlerin tespît edildiği İlâhî plandır. Bunu kalem ve mürekkep ile yazılmış bir kitap gibi düşünmek doğru değildir. Bu, ağacın çekirdeğe, bütün yaprakları, dalları ve meyvasıyla yazılmış olduğu gibi yahut bir bilginin, bilgisinin kaydedildiği beyin gibi bir kitâptır Mâhiyetini Allah bilir. Ancak kavrama bakımından bunlara benzetebiliriz. (S. Ateş Meal Açıklaması) Not: Nutfe konusunda detaylı bilgi için Nahl-16/4. ayetin açıklamasına bkz:.
...وبينا أن الكلام غير محتاج إلى هذا التأويل (الذي يقول بأن قوله – من تراب – اشارة الي خلق ادم) بل ( خلقكم ) خطاب مع الناس وهم أولاد آدم كلهم من تراب ومن نطفة ؛ لأن كلهم من نطفة والنطفة من غذاء ، والغذاء بالآخرة ينتهي إلى الماء والتراب ، فهو من تراب صار نطفة (مفاتيح الغيب التفسير الكبير - الرازي) وَاللَّهُ خَلَقَكُمْ مِنْ تُرابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ جَعَلَكُمْ أَزْواجًا) أي والله خلق الناس من النطفة، والنطفة من الغذاء، والغذاء ينتهى آخرا إلى الماء والتراب، فهم من تراب صار نطفة، ثم جعلهم أصنافا ذكرانا وإناثا بقدر معلوم بحيث يكاد الفريقان يستويان عددا، ولو لم يكن كذلك لفنى الإنسان والحيوان، إذ حفظ النوع لا يتم إلا بتلك المساواة على وجه التقريب، ولا تكون لمساواة إلا بتدبير وعلم، وإلى ذلك أشار بقوله ( تفسير المراغي) فهو- سبحانه- بقدرته، خلق الناس من هذا التراب الهامد. فهذا التراب هو الأصل الذي تخلقت منه النطف، التي تخلّق منها الأجنة فى بطون الأمهات، ومن الأجنّة كانت المواليد، وكان الناس..وهذا التراب، الذي يبدو أنه أصل أول فى خلق الإنسان، هو فى حقيقته، قد مرّ فى أطوار كثيرة، حتى صار هذا التراب.. تماما كما مر الإنسان فى أطوار الخلق، من النطفة إلى العلقة، إلى المضغة.. إلى آخر ما هنا لك من صور وأطوار فى الخلق (تفسير القراني للقران)