close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close
Türkçe Transcript
swap_vert close
İhdinâ-ssirâta-lmustakîm(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bize doğru yolu göster,
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ne olur) Bizi Sırât-ı Mustakîme (dosdoğru Din çerçevesine ve istikamet çizgisine) hidayet buyurup (Hakka ve hayra ulaştır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bizi dosdoğru yola ilet,
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allahım, bizi doğru, muhkem, güvenli, mutedil yolda, İslâmî hayatta büyük hedeflere, hayırlara, büyük mükâfatlara ulaştır, önümüzü aydınlatan bilgilerle donat, bizi sebat ettir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 4/68.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Bizi doğru olan yola ilet.
Ali Bulaç
swap_vert close
6,7. Bizi doğru yola ilet; kendilerine nimet verdiklerinin yoluna, gazaba uğrayanların ve sapmışlarınkine değil.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bizi, (Îtikat, söz, iş ve ahlâkımızda) doğru yola ilet. (Bizi, İslâm dini ve Peygamber yolu olan hak yolda sâbit eyle...)
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sen bizi doğru yol olan sırat-ı müstakime (ortayola) yönlendir. (Onda yürümeyi bize nasip et.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
6,7. Bizi doğru yola, yani kendilerini nimetlendirdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğramışların ve sapıkların yoluna değil![5]
[5] Sırât-ı müstakîm ifadesinin geniş açıklaması için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, I, 139-147.Fâtiha sûresinden çıkarılacak genel ilkeler hakkında bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, I, 155-156.  
Besim Atalay
swap_vert close
Doğru yola kılavuzla
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
6-7. Bizi doğru yola, kendilerine (lütuf ve ikramda bulunarak) nimet verdiğin kimselerin yoluna ilet; gazaba uğramışların ve sapmışların yoluna değil. 
Bkz. 4/69 ve Allah’ın gazabına uğramış ve yok olup gitmiş kavimleri anlatan onlarca âyet.Doğru yolda olmak sadece dua ile olmaz. Allah’tan doğru yola iletilmeyi dilerken, insanın doğru yolu bulma ve o yolda kalma konusunda kendisine yaratılıştan verilen akli ve maddi nimetleri Allah’ın istediği şekilde kullanması şarttır ve ahlâkî bir sorumluluktur.Âyette geçen “gazaba uğramışlar” ifadesi, Allah’ın mesajından tam haberdar olan, onu anlayan fakat hakka karşı direnerek kendilerini Allah’ın rahmetinden yoksun bırakanları; “sapmışlar” ifadesi ise, Allah’ın mesajına muhatap olduğu halde mesajın gerçekliğini kabul etmeyecek kadar özünden uzaklaşmış, soysuzlaşmış, dejenere olmuş ve yobazlaşmış kimseleri işaret etmektedir.  
Cemil Said
swap_vert close
Bizi lütuf ve ni’metlerine gark iylediğin insânların yoluna sevk it
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bizi doğru yola eriştir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
6,7. Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bizi dosdoğru yola ilet;
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bize doğru yolu göster.
Edip Yüksel
swap_vert close
Bizi doğru yola ilet.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hidayet eyle bizi doğru yola,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hidayet eyle bizi doğru yola
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Rabbimiz!) Bizi doğru yola ilet,
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bize doğru yolu göster;
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
6,7. Bizi doğru yola, kendilerine ni'met verdiklerinin yoluna ilet, gazaba uğrayanlarınkine, sapıklarınkine değil.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bizi dosdoğru yola hidâyet eyle!(8)
(8)Burada, “(Ben) ibâdet ederim” değil de “(Biz) ibâdet ederiz” denmesinin hikmeti için, bakınız; (Mektûbât, 29. Mektûb, 243; Şuâ‘lar, 15. Şuâ‘, 574-576; İşârâtü’l-İ‘câz, 17)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Bizi dosdoğru yola (insanlığı hem dünyada hem de âhirette mutluluğa ulaştıracak o apaydınlık yola) ilet.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bizi en doğru yola ilet.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sen bizi doğru yola ilet.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
6, 7. Bizleri doğru yola, gazaba uğrayanların, sapıkların yoluna değil, kendilerine in/am ettiklerinin yoluna götür [⁴].
[4] Âmin — Yâ Rab! Kabul et.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sen bizi dosdoğru yola eriştir;
Kadri Çelik
swap_vert close
Bizleri doğru yola hidayet et.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Rabb’imiz! Bizi, insanın doğal yapısıyla; duyguları, eğilimleri ve ihtiyaçlarıyla birebir örtüşen, varlık kanunlarıyla tam bir uyum ve âhenk içinde olan o dosdoğru yola, insanlığı hem dünyada, hem de âhirette mutluluğa ulaştıracak o apaydınlık yola, yani İslâm yoluna ilet.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bizi eriştir Doğru Yol’a!
Mehmet Çakır
swap_vert close
N'olur doğru yola götür bizleri!
Mehmet Çoban
swap_vert close
Biz insanız ve aciz olduğumuzdan dolayı yanılabiliriz. Çaresizlik içinde yanlış yapabiliriz. Şeytana uyar sapabiliriz. Aklımızın, arzularımızın, heveslerimizin peşinden giderek yolundan çıkabiliriz. Onun için bize daima doğru yolunu göster. Bizi yanlışlarımıza karşı koru! Bizi yalnız bırakma!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
6,7. Bizi doğru yola, nimet verdiklerinin [*] yoluna ulaştır; gazaba uğratılmışların ve sapkınların yoluna değil. [*]
Bu ayetin açılımı Nisâ 4:69’da yer almaktadır.,Bu ayetler “Bizi doğru yolda; kendilerine nimet verdiklerinin yolunda sabit kıl ki onlar, senin gazabına yol açacak amellerde bulunmayan ve doğru yoldan sapmayanlardır” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Allah’ım!) bizi o dosdoğru yoluna¹³ hidayet¹⁴ et.
13 Sırat: lügatte cadde, işlek büyük yol anlamına gelir. Sırat kelimesi burada belirli (ma’rife) olduğu için bu tercümeye, “yoluna” şeklinde yansıtılmıştır. (اَلصِّرَاطُ) kelimesinin aslı (اَلسِّرَاطُ)dır. Kureyş lehçesin-de (ص) harfi ile yazıldığı için Hz. Osman Mushaf’ında da (اَلصِّرَاطُ) şeklinde yazılmıştır. “Sırat-ı müstakîm”, hiçbir yerinde eğim ve eğrilik bulunmayan dümdüz ve dosdoğru yol demektir. Burada temsili istiâre yoluyla asıl kastedilen anlamı, “hakkın yolu, hakkın rızasına götüren yol yani İslâm Dini”dir.14 Hidâyet: Ulaşılmak istenen şeye lütuf ve güzellikle delâlet etmek, yol göstermek demektir. Bu da yolu sadece göstermek (irşat) veya yola götürmek ve hatta yolun sonuna kadar götürmek (tevfik) sûretlerinden biriyle tahakkuk edebilir. Hidayet hayırlı şeyler için geçerlidir. Meselâ hırsıza yol göstermeğe, hidayet denilmez ve her istenen şeye rehberlik etmek değil, hayır ve keyfiyetinde letafet bulunan şeyler için bir rehberliktir. Türkçe karşılığını tam olarak ifade pek mümkün olamamaktadır. Zira “göster” diye tercüme edildiğinde götürmek kalmakta, “götür” diye tercüme edilince de letafeti ifade edilememektedir. Allah kullarına hidayetini; a- Onlara akıl ve irade ihsan ederek, b- Peygamberler ve kitaplar göndererek, c- Vahiy, ilham veya sadık rüya gibi fevkalâde yollarla göndermek, sûretiyle ihsan eder. Hidayetin zıddı dalâlettir. Dalâlette bulunanların hidayet istemesi, hidayetin meydana gelmesini istemek, hidayette bulunanların hidayet istemesi ise hidayette sebat veya içerisinde bulundukları hidayet mertebelerinin artırılmasını istemek demektir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Bizi dosdoğru yola ilet,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bize o doğru yoluna kabul et. 2/2-3, 16/9, 17/9, 7/43
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bizi yönelt Dosdoğru Yol’a;[⁸]
[8] Krş: “Hiç şüphe yok ki, yegâne rehberlik Allah’ın rehberliğidir” (6:71) ve “O doğru yola yönelenlerin hidayetini artırır” (47:17). Bu âyet, “ilâhî rehberlik” mânasına gelen hidâyet’in kendiliğinden gelen bir şey değil, talep edilen bir şey olduğunu gösterir. İnsan Allah’tan tek bir şey isteyecekse, bu hiç kuşkusuz “ilâhî rehberlik” olmalıdır. Mushaf’ta bu talebin cevabı hemen yanı başına yerleştirilen Bakara 2’de verilmiştir: “(Ey hidayet isteyen kişi!) Al işte, bu kitap muttakiler için ilâhî bir rehberliktir”. Sırat öteden değil buradan başlar.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Hidayet eyle bizi doğru yola (Rabbimiz)
(Böylece mümin kula Rabbinin belirli bir yolu olduğu ve onu dilemesi telkin buyuruluyor ki o yol, onu gayesine- O'nun rızasına ermeğe ve nimete erdirdiği kullarından olmasına- ulaştıracaktır. Fakat ona doğru yol ile beraber "Gazaba uğrayanların ve sapıkların yolları" da hatırlatılmaktadır. Çünkü; doğru yola iletmek için, -o yolda yürümeyi engelleyen unsurları- kötülükleri tanıtıp onlardan sakındırmak da gereklidir ki, yılanı tanımayan ondan sakınamaz. Bundan dolayı "Hidayet" kelimesindeki iyilik manası olan hak yol kavramından, kötülük kavramlarının mutlaka çıkarılmasını değil; iyilik kanunlarını emirler olarak olumlu, kötülük kanunlarını da yasaklar olarak olumsuz olarak kayıt ve şarta bağlamak da gerekecektir.  
Osman Fırat
swap_vert close
Bizi doğru olan yola ilet!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
6,7. Bizleri doğru yola hidâyet et, o kendilerine in'am etmiş olduğun zâtların yoluna ilet, gazaba uğramışların ve sapık bulunmuşların yoluna değil.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bizi doğru yola, Sana doğru varan yola ilet.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Bizi doğru yola ilet:
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz doğrı yola hidâyet buyur. (götür)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bizi doğru yoluna kabul et;
Şaban Piriş
swap_vert close
Bizi doğru yola, nimet verdiğin kimselerin yoluna ilet.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bizi doğru yola ilet.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Dosdoğru giden yola ilet bizi...
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
yol göster bize ŧoġru yol.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Bize hidāyet vir. Bizi i‘tiḳād, ef‘āl ve aḳvāl ve aḥlāḳımızda doġrı yola hidāyet eyle.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bizi doğru (düz) yola yönəlt!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Show us the straight path,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Show(22) us the straight way,
22 If we translate by the English word "guide," we shall have to say: "Guide us to and in the straight Way." For we may be wandering aimlessly, and the first step is to find the Way; and the second need is to keep in the Way: Our own wisdom may fail in either case. The straight Way is often the narrow Way, or the steep Way, which many people shun (90:11). By the world's perversity the straight Way is sometimes stigmatized and the crooked Way praised. How are we to judge? We must ask for Allah's guidance. With a little spiritual insight we shall see which are the people who walk in the light of Allah's grace, and which are those that walk in the darkness of Wrath. This also would help our judgement.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِهْدِنَا
bizi hidâyet et
الصِّرَاطَ الْمُسْتَق۪يمَۙ
sırât-ı mustakîme
Bizi sırât-ı mustakîme (Sana gelen dosdoğru yola hidâyetçinle) hidâyet et!
هَدَى
Fiil-I
ه د ي
Hidâyet etti, başarıya ulaştırdı, yol gösterdi, sevk etti
صِرَاطٌ
İsim
ص ر ط
Yön, yol, usul, eğri büğrü olmayan düz yol
مُسْتَقِيم
Etken fiil-X
ق و م
Dosdoğru, kusursuz