close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close
Türkçe Transcript
swap_vert close
İyyâke na’budu ve-iyyâke nesta’în(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ancak sana ibadet ederiz ve ancak senden yardım dileriz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bu nedenlerle Ey Rabbimiz!) Biz (bütün mü’minler) ancak ve yalnız Sana ibadet eder (Senin buyruklarını uygular ve Yüce rızanı ararız) ve (her konuda) sadece Senden yardım diler (ve Senin avn-ü inâyetine sığınırız).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Sadece sana kul köle olur, yardımı da sadece senden isteriz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allahım, yalnız seni ilâh tanıyor, candan müslümanlar olarak sana teslim oluyor, saygıyla sana kulluk ve ibadet ediyor, yalnız senin şeriatına bağlanıyor, sana boyun eğiyoruz. Gayretimizin, sabırla mücadeleye devamımızın başarıya ulaşması için sadece senden medet umuyor, bize arka çıkmanı istiyoruz.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 3/64; 6/1; 73/9.  
Ahmet Varol
swap_vert close
(Ey Rabb'imiz!) Yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Biz yalnızca Sana ibadet eder ve yalnızca Sen'den yardım dileriz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ancak sana ibadet ederiz (senden başka ibadete lâyık yoktur) ve (hem ibadetlerimizde, hem de bütün ihtiyaçlarımızda) yalnız Senden yardım isteriz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(İşte madem Sen böyle yücesin!) Ey Rabbimiz! Biz, yalnız Sana ibadet ederiz ve yalnız Senden meded bekleriz!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz.
Besim Atalay
swap_vert close
Ancak sana taparız, yalnız senden yardım isteriz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey Rabbimiz!) Yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz.
Cemil Said
swap_vert close
Bizi doğru yola irşâd it
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ancak Sana kulluk eder ve yalnız Senden yardım dileriz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
(Rabbimiz!) Ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Rabbimiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ancak sana tapar, ancak senden yardım dileriz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ancak sana ederiz kulluğu, ibadeti ve ancak senden dileriz yardımı, inayeti. (Ya Rab!).
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sade sana ederiz kulluğu, ibadeti ve sade senden dileriz avni, inayeti yarab!
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Rabbimiz!) Yalnız sana kulluk eder, yalnız senden yardım isteriz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yalnız Sana kulluk eder ve yalnız Sen'den yardım dileriz.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Yalınız sana ibâdet (kulluk) ederiz, yalınız senden yardım isteriz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Rabbimiz!) Ancak sana ibâdet ederiz ve ancak senden yardım dileriz.(7)
(7)“ ‘Dîn’ kelimesinden maksad, ya cezâdır (karşılıktır); çünki o gün, hayır ve şerlere cezâ verilecek bir gündür veya hakāik-ı dîniyedir (dînî hakīkatlerdir). Çünki hakāik-ı dîniye o gün tam ma‘nâsıyla meydana çıkar.” (İşârâtü’l-İ‘câz, 16)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Allah’ım!) Yalnız sana kulluk ederiz (senin buyruklarını uygular ve rızanı ararız) ve (her konuda) yalnız senden yardım dileriz.*
(*) …İnsanın sınırlı gücü ve iradesi her zaman maddî ve mânevî ihtiyaçlarını karşılamaya ve kendisinden beklenenleri yerine getirmesine yeterli olmamaktadır. Bu sebeple insanlar hem diğer insanlardan hem de insanüstü güçlerden yardım istemeye ve almaya kendilerini mecbur hissetmişlerdir. Fakat onların bu iki kaynaktan yardım istemek ve almak için tuttukları yollar, benimsedikleri sistem ve usuller, ilâhî irşada kulak asmadıkları zamanlarda şirke ve bedbahtlığa düşmelerine sebep olmuş; dolayısıyla birçok bâtıl din ve inanç, işe yaramaz sistem ortaya çıkmıştır. Bu âyet, ibadet ederken ve yardım isterken yöneleceğimiz doğru adresi bize göstermekte ve tevhidi (bir Allah’a ibadeti, sığınmayı ve yönelmeyi) getirmektedir. Âyette “ederim, dilerim” yerine “ederiz, dileriz” şeklinin seçilmiş olması tevhid ehli müminlerin bir bütün teşkil ettiklerini, bu sebeple “Sen ben değil, biz varız” ilkesi doğrultusunda hareket etmelerini, fert toplum arasındaki dengeyi korumalarını işaret etmektedir. Burada “biz” i oluşturan bağ imandır, bir Allah’a kulluktur; “Allah’ın kulları! Kardeş olun” (Buhârî, “Nikâh”, 45; Müslim, “Birr”, 23, 28-32) meâlindeki hadis de bu mânaya açıklık getirmektedir. Müminler kardeşçe yardımlaşırlar, fakat kimin elinden gelirse gelsin gerçekte her nimetin Allah’tan geldiğini, O dilemedikçe/uygun görmedikçe kimsenin bir şey veremeyeceğini bilirler. Kaynak: Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 1 Sayfa: 62-63( Ayrıca“İbadet/kulluk’’, halk arasında yaygınlaştığı gibi sadece üç-beş ameli yapmaktan ibaret değildir. İbadet/kulluk, Allah’ın kulluk talimatnamesinde vermiş olduğu görevlerin tümünü yapmaktır, hepsini uygulamaktır. Bu durumda kulların ilk görevleri arasında zulmetmemek, dürüst ve erdemlice davranmak, zulüm ve kötülükleri yapanları uyarmak, zulme karşı çıkmak, yetimleri/kimsesizleri himaye etmek, mallarını yememek, hırsızlık yapmamak, başkasına veya kamuya ait malları zimmetine geçirmemek, evrensel barış ve huzur ortamını oluşturmaya çalışmak, evrensel adalet ilkelerine bağlı kalmak, hiçbir canlıyı incitmemek, kimsenin canına kıymamak, herkesin hak ve hukukuna saygılı olmak, malına, mülküne, haysiyet ve şerefine tecavüz etmemek vs. herkese iyi davranıp saygı göstermek gibi görevler sayılabilir. Ayrıca bu ayetle zımnen yüce Allah’a şöyle dua edip yalvarmış oluruz: Ey Rabbimiz! Her türlü iyiliğin, güzelliğin Senin elinde olduğunu bilir, Senin iznin ve onayın olmadıkça hiçbir dileğin gerçekleşmeyeceğine yürekten inanırız. Dertlerimize devâyı, hastalıklarımıza şifâyı, sıkıntılarımıza çareyi ancak Sende arar; gerekli tedbirleri almakla birlikte, Senden başka hiç kimseden, hiçbir varlıktan medet ummayız. Sadece Sana yalvarır, yalnızca Senin kudret ve merhametine sığınırız. Yine bu ayetten şunu da anlıyoruz: İslam’da Allah ile kul arasında hiçbir aracı yoktur. Bir Müslüman Allah’a kulluk/ibadet etmek için aracıya ihtiyaç duymayacağı gibi Allah’a dua ederken de aracıya ihtiyaç duymaz. Bu, İslam’ı Hristiyanlık ve Musevilik’ten ayıran en önemli farklardan birisidir. Zira Kur’an’da Allah’la kul arasında aracı olmadığına dair çok sayıda ayetler vardır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Rabbimiz!) Yalnızca sana kulluk eder, yalnızca senden yardım dileriz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah’ım! Biz yalnız sana taparız. Yalnız senden yardım dileriz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kulluğu yalnız sana ederiz, yardımı da ancak senden dileriz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Allah’ım!) Yalnız Sana kulluk eder ve yalnız Sen’den yardım dileriz.
Kadri Çelik
swap_vert close
Sadece sana ibadet eder ve sadece senden yardım dileriz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Sadece Sana kulluk ederiz; yalnızca Sana ibâdet eder, bütün emirlerine kayıtsız şartsız itaat ederiz. İyiyi-kötüyü, güzeli-çirkini, doğruyu-eğriyi belirlemede, kendimize yalnızca ilâhî ölçüleri rehber ediniriz. Senden başka hayatımıza yön verecek, kurallar koyacak otorite kabul etmeyiz. Senin buyruklarına aykırı hükümler veren hiçbir güce —kim olursa olsun— asla boyun eğmeyiz ve ancak Senden yardım dileriz.Her türlü iyiliğin, güzelliğin Senin elinde olduğunu bilir, Senin iznin ve onayın olmadıkça hiçbir dileğin gerçekleşmeyeceğine yürekten inanırız. Dertlerimize devâyı, hastalıklarımıza şifâyı, sıkıntılarımıza çareyi ancak Sende arar; gerekli tedbirleri almakla birlikte, Senden başka hiç kimseden, hiçbir varlıktan medet ummayız. Sadece Sana yalvarır, yalnızca Senin kudret ve merhametine sığınırız.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sadece sana kulluk ediyoruz; Sadece senden yardım istiyoruz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ya Rab! yalnız sana kulluk ediyor, yalnız senden yardım istiyoruz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onun için ancak Allah’ın yasalarına uyar, Allah’ın emirlerini yerine getiririz. Herhangi bir konuda, başımız sıkışırsa sadece Allah’tan yardım isteriz. Allah’ın insana en büyük yardımı, iyiliği ve kötülüğü insana öğretmesidir. Allah’ın bildirdiği iyilik yolunda kötülüklerden uzak yaşamak, Allah’ın yardımına mazhar olmaktır. Onun için Allah’tan dileriz ki; Rabbim bizi iyilikler üzerinde kıl. Kötülüklerden uzak tut. Aciz kaldığımızda bize yardım et.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Rabbimiz)! Yalnız sana kulluk ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Allah’ım!) Biz (başkalarına değil) ancak¹⁰ Sana kulluk ve ibadet¹¹ eder, ancak Senden yardım dileriz.¹²
10 Yukarıdaki tercümeye “(başkasına değil) ancak” ifadesi, mef’ulün fiilden önce gelmesinin, kasr ve tahsis ifade etmesinden dolayı ilave edilmiştir.11 İbadet: Niyete göre yapılmasında sevap olan, Allah’a yakınlık ifade eden, şekil, zaman ve türü Allah tarafından belirlenen kulluğu ifade etme fiilidir. Bir kulluğun ibadet olabilmesi için Allah ve Rasûlü tarafından belirlenmesi şart olduğundan, tüm fırka, mezheb ve tasavvuf ekollerinin, Kitap ve Sünnet’e dayanmayan ve yapılması ile ilgili delili ancak kendi hevâlarından ve önderlerinden menkul olan ayinleri, ibadet değil olsa olsa boşu boşuna yapılmış, ne olduğu belirsiz, sonuçta belki de şirke bile götüren gayretlerdir. İbadette esas olan, kulun yaklaşmak istediği zatı tanıyarak yapmasıdır ve bu zat da Allah’tan başkası asla olamaz. İbadetlerin başı olan îmanda sadece kalp ile tasdik yetmez, bunun hiç olmazsa dil ile ikrar ve o şahsın hayatına hâkimiyetle görülmesi gerekir. Niyetsiz ibadetyapılamaz. Nitekim ibadet niyeti olmaksızın namaz kılmak, boşuna yatıp kalkmaktan, niyetsiz oruç tutmak da aç kalmaktan başka bir şey değildir. Ayrıca bir Müslüman’ın ibadetler arası tercih, terfi ve öncelik hakkı yoktur. Zira Allah’ın ibadet olarak emrettiği her yaşayış biçimi aynı derecede önemlidir.12 İstiâne: Yardım dilemek ve talepli veya talepsiz olarak o istenileni vermek demektir. (وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ) demek, ister genel, isterse özel olsun istiâne denilen işi biz ancak Sana yaparız demektir. Bu ayette fiillerin çoğul, zamirlerin tekil olması, ibadetlerin tek başına değil de cemaat halinde yapılmasına işaret olarak düşünülebilir. Bu şüphesiz böyledir, fakat cemaatle ibadet etmek için cemaatin teşekkül etmesi gerekir. Cemaat, kuru bir kalabalık olmayıp, aynı ruhla hareket eden bir birliktelik manzumesi demektir. Bu sebeple de cemaatle ibadetten önce birlikte ibadet yapılabilecek bir cemaatin oluşturulması için çalışmak temel bir ibadettir. İslam cemaatinin teşekkülü de Fatiha Sûresinin nüzulünden sonradır. Yani bu ayeti okuyan her Müslüman Allah’a; “Ya Rab! Biz yekvücut bir cemaat olarak sadece ve sadece sana ibadet eder ve yalnız senden yardım bekleriz.” diye söz vermiş olmaktadır. Bir birinden habersiz bir kalabalık niteliğindeki toplulukların cemaatle ibadetten dolayı beklentilerinin ahirette tersine tepme ihtimalini göz ardı etmemek gerekir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Yalnız Sana kulluk ederiz; ve yalnız Senden yardım dileriz.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz. 2/138, 7/70, 39/68
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Rabbimiz!) Yalnız sana kulluk eder[⁶] ve yalnız senden yardım isteriz![⁷]
[6] VeyaVavın ta‘lîl vurgusuyla: “Yalnız sana kulluk ettiğimiz için yalnız senden yardım isteriz.” Kayıtsız şartsız itaat edilecek tek otorite Allah’tır. Onun dışındaki tüm otoritelere kayıtlı ve şartlı itaat edilir. [7] İlk 3 âyet Allah-insan ilişkisinin zirvesini teşkil eder. “Biz” kipinin kullanıldığı 4. âyetle insanın irade beyanı başlar. Amaç muhatapta doğru bir “biz” tasavvuru oluşturmaktır. Yardım edenin gerçekte sadece Allah olduğunu bilenler, sadece Allah’tan yardım isterler. Zımnen: Duanın kıblesini Allah’tan başkasına çevirmek, ona kulluk etmek demektir. İbadet Allah’ın razı olduğunu yapmak, ubudiyet Allah’ın yaptığından razı olmaktır. İyyâke na‘budu ibadette, iyyâke nesta‘în duada tevhiddir. Tıpkı lâilâhe illallah gibi nefy ve isbattan oluşur. Açılımı şudur: “başkasından değil yalnız senden...” Allah’tan başkasından istemekle ilgili muhteşem bir Kur’anî teşbih için bkz: 13:14.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yalnız sana kulluk eder, yalnız senden yardım dileriz.
(Beyanı iki haber cümlesinden oluşan bir ayettir; bununla beraber andlaşma ve sözleşme manasını da ifade eder! Böylece Allah Teala ile kulları arasında bir sözleşme yapılmış ve konuşma hakkı bizim sosyal vicdanımızla kulluk dilimize verilmiş oluyor! Çünkü akit "ibadet ederim, yardım dilerim" gibi, birinci şahıs tekil kipi ile yapılmıyor da; "ibadet ederiz, yardım dileriz" diye, birinci şahıs çoğul kipiyle yapılıyor ki, böylece "iyyake na'büdü" diyen bir kişi olacak, fakat bunu söylerken vicdanında hissettiği kardeşlerini de temsil etmiş olacaktır! Bu sayede İslam'da; hem kişinin hem de toplumun vicdanlarının bir noktada birleşmesi temin edilmiş olmaktadır.. İşte "iyyake na'büdü" böyle etraflıca açıklamayı içine alan bir beyandır!.. Kuşkusuz bu andlaşma ağır bir yüktür; çünkü "Rabbime inandım, yalnız O’na kulluk edeceğim" diye söz vermek yeterli değildir; imanını amel sahasında da göstermesi, ihlas erbabı bir kul olduğunu kanıtlaması da gerekecektir. Evet önünde; -kendisini Rabbinin huzuruna yüz akıyla çıkaracak- son nefesine dek uzanan bir yol vardır. Fakat bu yolda dosdoğru yürüme gücüne sahip değildir, bir yardıma ihtiyacı vardır; bu yardımı ise ancak Rabbinin katından elde edebilecektir. Onun için "iyyake neste'ıyn-Yalnız Senden yardım dilerim" niyazı ile Rabbine sığınır ve kendisine doğru yolu gösterdiği gibi, o yolda yürüyebilmesi için de yardımda bulunması için yalvarır. Mümin kulunun namazda yaptığı bu niyaza karşı Rabbi ona şöyle dua ve niyazda bulunmasını bildirir:)  
Osman Fırat
swap_vert close
Yalnız Sana kulluk eder; ve yalnız senden yardım dileriz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ya Rabbi! Yalnız Sana ibadet ederiz, ancak Sen'den yardım dileriz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
(Haydi öyleyse deyiniz): “Yalnız Sana ibadet eder, yalnız senden medet umarız. ” [73, 9; 6, 1; 3, 64]
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Ya Rabbi) Ancak sana kulluk eder, ancak Senden yardım isteriz!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yalnız sana 'ibâdet ider ve yalnız senden yardım dileriz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
(Allahım) Kulluğu yalnız Sana yapar, yardımı yalnız Senden isteriz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Yalnız sana kulluk ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yalnız Sana kulluk eder, yalnız Senden yardım isteriz.(6)
(6) Allah’ın bütün âlemlerin Rabbi olduğu anlatıldıktan sonra “Sana kulluk ederiz, Senden yardım isteriz” sözünün çoğul kipiyle öğretilmesi, Kur’ân’ın muhatabı olan insanı büyük bir mevkie yüceltmekte ve ona, bütün varlık âlemlerindeki İlâhî tecellîleri müşahede etmek ve onlar adına kulluk ve niyazda bulunmak gibi bir şeref bağışlamaktadır.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
saña ŧaparuz daħı Tañrı senden arķa virmek isterüz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ancaḳ saña ibādet ideriz. senden ġayri ibādete lā[yıḳ] ve müstehaḳ yoḳdur. İbādetve sā’ir ḥuṣūṣātda senden ġayri ibādete lāyıḳ ve müsteḥaḳ yoḳdur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz yalnız Sənə ibadət edirik və yalnız Səndən kömək diləyirik!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Thee (alone) we worship; Thee alone we ask for help.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Thee do we worship(21), and Thine aid we seek.
21 On realizing in our souls Allah's love and care, His grace and mercy, and His power and justice (as Ruler of the Day of Judgement), the immediate result is that we bend in the act of worship, and see both our shortcomings and His allsufficient power. The emphatic form means that not only do we reach the position of worshipping Allah and asking for His help, but we worship Him alone and ask for His aid only. For there is none other than He worthy of our devotion and able to help us. Then plural "we" indicates that we associate ourselves with all who seek Allah, thus strengthening ourselves and strengthening them in a fellowship of faith (see n. 586).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِيَّاكَ
yalnız Sana
نَعْبُدُ
âbd oluruz
وَاِيَّاكَ
ve yalnız Senden
نَسْتَع۪ينُۜ
dileriz (rızanı ve yardımını)
(Rabbimiz!) Yalnız Sana âbd olur (aşkla, muhabbetle senin rızanın ve sevginin peşinden koşar)ız ve yalnız Senden (rızanı, yakınlığını, cemâlini, muhtaç olduğumuz her şeyi ve bunları kazanmak için yardımını) dileriz.
اِيَّا
Edat
اِيَّا
Yalnız, sadece, ancak
عَبَدَ
Fiil-I
ع ب د
Âbd oldu, taptı, kulluk etti
اِيَّا
Edat
اِيَّا
Yalnız, sadece, ancak
اِسْتَعَان
Fiil-X
ع و ن
Diledi, istedi