Rabbinizden (daha sonra da) yalvararak yardım istemiştiniz.¹ O, da: “Ben, size peş peşe gelen bin melek ile yardım edeceğim.”² diyerek duânızı hemen kabul buyurmuştu.³
1 Hz. Ömer’den; Peygamberimiz, müşriklere baktı bin kişiler, bir de ashâbına baktı üç yüz on küsur kişi. Bunun üzerine kıbleye döndü ve iki elini uzatıp, “Ey Allah’ım bana verdiğin sözü yerine getir, Ey Allah’ım şu, beş on kişiden oluşan Müslümanlar, helâk olursa, yeryüzünde sana ibâdet eden kalmayacak.” diye duâ ediyordu. Bu esnada omuzundan ridâsı yere düştü. Ebû Bekir, hemen kalkarak ridâsını tekrar omuzuna koydu ve: “Ey Allah’ın Rasûlü! Rabbine yalvarışın, yeter artık. O, sana verdiği sözü mutlaka yerine getirecektir.” dedi. Ardından da bu âyet indirildi. (Buhari, Müslim) 2 Bu kadar meleğe ne gerek vardı? Allah, dilediğini meleksiz yapamaz mıydı? Dememek için durum 10. âyette açıklanmaktadır. Bu sayı, sonra üç bine daha sonra da beş bine, çıkarılmıştır. Bk. (Âlu İmrân: 124)3 İşte Allah, kendisine gerçekten yapılan duâları, anında böylece kabul buyurur. Önemli olan, duâyı önce fiili, sonra da sözlü olarak ve yalnız Allah’a has kılarak yapabilmektir. Bk. (Bakara: 186)