İşte bu (azab), ellerinizin takdîm ettiği şeyler (daha önce işlediği günahlar)yüzündendir;(3) yoksa, şübhesiz ki Allah kullar(ın)a zulümkâr değildir.
(3)“Seyyiât (kötülükler) tahrîbât nev‘inden olduğu için, insan bir seyyie ile çok tahrîbât yapabilir. Müdhiş bir cezâya kesb-i istihkāk eder (hak kazanır). Bir kibrit ile bir evi yakmak gibi. (...) Fakat o seyyiâtı, çok mesâlihi tazammun eden (faydaları taşıyan) bir kānûn-ı İlâhî ile îcâd eden yine Hakk’tır. Demek sebebiyet ve suâl (talep) nefistendir ki, mes’ûliyeti o çeker. Hakk’a âid olan halk ve îcâd ise, daha başka güzel netîceleri ve meyveleri olduğu için güzeldir, hayırdır. İşte şu sırdandır ki, kesb-i şer(insanın şerri kazanması) şerdir, halk-ı şer (şerrin yaratılması) şer değildir.” (Tılsımlar, 26. Söz, 79-80)Ayrıca bakınız; (Lem‘alar, 13. Lem‘a, 86; Mektûbât, 12. Mektûb, 31-32)