close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enfâl Sûresi 51. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Żâlike bimâ kaddemet eydîkum veenna(A)llâhe leyse bizallâmin lil’abîd(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bu, evvelce ellerinizle kendinize hazırladığınız şeydir ve şüphe yok ki Allah, kullarına zulmetmez.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey kâfirler!) İşte bu (şiddet ve zahmet), sizin ellerinizin önceden takdim ettiği işler (kötülük ve nankörlükler) yüzündendir. Yoksa şüphesiz Allah kullara asla zulüm (haksızlık ve yanlışlık) edici değildir (denilecektir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
“İşte bu sizin ellerinizle işlediğiniz günahların karşılığıdır. Yoksa Allah asla kullarına haksızlık yapmaz.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
İşte bu, sizin dünyada kendi ellerinizle meydana getirdiğiniz bir sonuçtur. Allah kullarına zâlimce davranan biri değildir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Bu sizin kendi ellerinizle işlediklerinizin karşılığıdır. Yoksa Allah, kullarına haksızlık etmez."
Ali Bulaç
swap_vert close
Bu, ellerinizin önceden takdim ettiği işler yüzündendir. Yoksa şüphesiz Allah kullara zulmedici değildir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bunun sebebi ellerinizin önceden yaptığı (şeyler) yüzündendir, bir de Allah'ın, kullarına zulüm yapmadığındandır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“İşte bu (azap) sizin kendi elinizle yaptıklarınızdan dolayıdır. Çünkü Allah, aciz kullarına asla zulmedecek değildir.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İşte bu, ellerinizle yapıp ettikleriniz yüzündendir. Şüphesiz Allah, kullara zulmedici değildir.
Besim Atalay
swap_vert close
Bu, sizin eliniz ile yaptığınız şeydendir, Allah kullarına zulmeder değil
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“İşte bu (ceza) sizin dünyada kendi ellerinizle işlediğiniz (zulüm ve haksızlığ)ın (ahiretteki) karşılığıdır. Yoksa Allah kullarına asla haksızlık etmez!”
Bkz. 3/182  
Cemil Said
swap_vert close
50, 51. Melekler kâfirlerin canını almağa geldikleri vakit ne müdhîş manzara teşekkül itdiğini göre idin! Yüzlerine dizlerine urdılar "Gidiniz ateş ’azâbını tadınız bu ’azâb kendi a’mâlinizin netîcesidir çünki Allâh kullarına zulüm itmedi." didiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
50,51. Melekler, inkar edenlerin yüzlerine ve sırtlarına vurarak, "Yakıcı azabı tadın, bu, kendi ellerinizle yaptığınızın karşılığıdır" diyerek canlarını alırken bir görseydin! Yoksa Allah kullara asla zulmetmez.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Ey kâfirler!) Bu, sizin ellerinizin önceden yaptığının karşılığıdır. Yoksa, Allah kullarına zulmedici değildir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İşte bu, ellerinizle yapıp ettikleriniz yüzündendir ve kuşkusuz Allah kullara asla zulmedici değildir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İşte bu, ellerinizle yaptığınız yüzündendir, yoksa Allah kullara zulmedici değildir.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Bu, ellerinizin yaptığına karşılıktır. ALLAH elbette kullara zalim değildir."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İşte bu, sizin kendi ellerinizle meydana getirdiğiniz bir sonuçtur. Hiç şüphesiz Allah, kullarına hiçbir şekilde zalim biri değildir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bu işte sizin kendi ellerinizin takdim ettiği yüzünden ve Allahın kullarına zulümkâr olmadığındandır
Emrah Demiryent
swap_vert close
50-51. (Resûlüm!) Meleklerin, yüzlerine ve arkalarına (demirden sopalarla) vurarak, “Tadın bakalım yakıcı azabı! İşte bu (azap,) önceden (dünyada iken işleyip) kendi ellerinizle yaptıklarınızın (cüz’î irâdenizle yapmış olduğunuz küfür ve günahlarınızın) karşılığıdır” diyerek canlarını alırken, o kâfirleri (n pişman ve perişan hâllerini) bir görseydin. Şüphesiz Allah, kullarına zulmedici değildir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İşte bu, kendi ellerinizle yaptıklarınızın karşılığıdır, yoksa Allah kullarına asla haksızlık etmez.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bunun sebebi, ellerinizin önce yapdığıdır, bir de Allahın, kullarına hakîkaten zulümkâr olmadığıdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İşte bu (azab), ellerinizin takdîm ettiği şeyler (daha önce işlediği günahlar)yüzündendir;(3) yoksa, şübhesiz ki Allah kullar(ın)a zulümkâr değildir.
(3)“Seyyiât (kötülükler) tahrîbât nev‘inden olduğu için, insan bir seyyie ile çok tahrîbât yapabilir. Müdhiş bir cezâya kesb-i istihkāk eder (hak kazanır). Bir kibrit ile bir evi yakmak gibi. (...) Fakat o seyyiâtı, çok mesâlihi tazammun eden (faydaları taşıyan) bir kānûn-ı İlâhî ile îcâd eden yine Hakk’tır. Demek sebebiyet ve suâl (talep) nefistendir ki, mes’ûliyeti o çeker. Hakk’a âid olan halk ve îcâd ise, daha başka güzel netîceleri ve meyveleri olduğu için güzeldir, hayırdır. İşte şu sırdandır ki, kesb-i şer(insanın şerri kazanması) şerdir, halk-ı şer (şerrin yaratılması) şer değildir.” (Tılsımlar, 26. Söz, 79-80)Ayrıca bakınız; (Lem‘alar, 13. Lem‘a, 86; Mektûbât, 12. Mektûb, 31-32)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
İşte bu, (dünyadayken) kendi ellerinizle yaptığınız (zulüm ve kötülüklerin) karşılığıdır; yoksa Allah asla kullarına haksızlık yapmaz!"*
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlara bu yapılanlar, kendi elleri ile kazanmış olduklarının karşılığıdır. Yoksa Allah kullarına haksızlık yapıcı değildir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte bu, kendi işlediklerinizin karşılığıdır. Yoksa gerçekten Allah kullarına karşı kıyıcı değildir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bu azap el emeğinizden dolayıdır. Allah kulları hakkında asla zulümkâr değildir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Melekler yine onlara) “Bu kendi ellerinizle önceden sunduğunuz şeylerin karşılığıdır. Muhakkak ki Allah kullarına asla zulmedici değildir” (derler).
Kadri Çelik
swap_vert close
Bu, ellerinizin önceden takdim ettiği işler yüzündendir. Yoksa şüphesiz Allah kullara zulmedici değildir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
“İşte bu ceza, kendi ellerinizle yaptığınız zulüm ve haksızlıklar yüzündendir, yoksa Allah, kullarına asla zulmedecek değildir.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bu, ellerinizin takdim ettiği şeyler sebebiyledir. Allah, Kullar’a zulmedici değildir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bu kötü muamele, tabiki yapılan yanlışa bir misillemedir. Herhalde Allah, kullarına haksızlık edecek değildir...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlara de ki; “Bu, sizin önceden yaptıklarınızın karşılığıdır. Yoksa Allah hiçbir insana haksızca zulmetmez.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İşte bu, ellerinizin öne sunduğu şeyler yüzündendir. Şüphesiz ki Allah kullarına asla haksızlık edici değildir. [*]
Burada vurgulanan husus insanların zulmetmelerinin “sebep”, azaba uğratılmalarının ise “sonuç” olduğuna dikkat çekilmesidir. Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:182; Hacc 22:10.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey kâfirler!) İşte bu (azap,) sizin ellerinizle kazandığınız (günâhlar) sebebiyledir. Çünkü Allah, kesinlikle kullara zulmedici değildir.¹
1 Aynı âyet için Bk. (Âlu İmrân: 182)  
Muhammed Esed
swap_vert close
“kendi ellerinizle işleyegeldiğiniz [günahların] karşılığıdır bu; yoksa Allah asla kullarına haksızlık yapmaz!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İşte bu, kendi ellerinizle yaptıklarınızın karşılığıdır, yoksa Allah’ın kullarına zulmetme ihtimali yoktur. 4/79, 28/47, 42/30- 48, 3/108- 117, 10/44, 41/46
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
bu, kendi ellerinizle işlediklerinizin karşılığıdır;[¹³⁸⁰] değilse Allah’ın kullarına haksızlık yapma ihtimali bulunmamaktadır.[¹³⁸¹]
[1380] Zımnen: Allah sadece ödüllendirir, ceza insanın kendi kendisine yaptığıdır. [1381] Leysenin cevabı bâ ile gelince, söz konusu eylemin imkân ve/veya ihtimal yokluğuna delâlet eder.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey kafirler) İşte bu (yenilgi ve ölürken çekilen azap) işlemiş olduğunuz günahlar yüzündendir, yoksa Allah kuşkusuz, kullarına zulmedici değildir.
Osman Fırat
swap_vert close
İşte bu, ellerinizin yapıp öne sürdüğü işler yüzündendir. Yoksa Allâh, kullara zulmedici değildir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Bu, işte ellerinizin takdim ettiği şey yüzündendir. Ve şüphe yok ki Allah Teâlâ kulları için zulmeder değildir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
“İşte bu, sizin ellerinizin işleyip öne sürdüğü işlerin karşılığıdır; yoksa Allah asla kullarına zulmetmez. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
İşte bu, ellerinizin yapıp öne sürdüğü işler yüzündendir. Yoksa Allah, kullara zulmedici değildir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Size bu 'azâb kendi elinizle yapdığınız (küfür ve 'isyânınızın) cezâsıdır. Allâh kullarına zulüm idici değildir" dirlerdi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Siz, ne ettiyseniz onu buldunuz. Allah, hiçbir kuluna haksızlık yapmaz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Bu kendi ellerinizle yaptığınızın karşılığıdır diyerek canlarını alırken bir görseydin! Allah, kullarına zulmedici değildir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bu sizin kendi elinizle hazırladığınız şeydir. Yoksa Allah kullarına hiçbir zaman haksızlık etmez.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"İşte bu, ellerinizin önden gönderdiği şeyler yüzündendir. Allah, kullara asla zulmetmez."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
şol andan ölürüdür kim ilerü duttı ellerüñüz daħı bayıķ Tañrı degül žulm eyleyici ķulların.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol ‘aẕāb küfrüñüz sebebi‐y‐iledür ki işledüñüz. Daḫı Tañrı Ta‘ālā ẓulmeyleyici degüldür ḳullarına.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bu (əzab) sizin öz əllərinizlə qazandığınız (əllərinizin törətdiyi) günahlara görədir. Yoxsa Allah bəndələrinə əsla zülm edən deyildir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
This is for that which your own hands have sent before (to the Judgment), and (know) that Allah is not a tyrant to His slaves.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Because of (the deeds) which(1220) your (own) hands sent forth; for Allah is never unjust to His servants:
1220 The punishment is shown to be due to their own deeds of wrong, because Allah is never unjust in the least to His servants.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
ذٰلِكَ
işte bu
بِمَا
o şey- dendir ki
قَدَّمَتْ
takdim etti
اَيْد۪يكُمْ
elleriniz
وَاَنَّ
ve şüp- hesiz
اللّٰهَ
Allah
لَيْسَ
değildir
بِظَلَّامٍ
zulmedici
لِلْعَب۪يدِۙ
kullara
(Ey kâfirler!) İşte bu, ellerinizle yaptığınız şeyler yüzündendir. Yoksa Allah, kullar(ın)a asla zulmedici değildir.
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
قَدَّمَ
Fiil-II
ق د م
Takdim etti, hazırlık yaptı, sundu
يَد
İsim
ي د ي
El
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَيْسَ
Fiil-I
ل ي س
Değildir, yoktur
ظَلّٰم
İsim
ظ ل م
Zulmedici
عَبْد
İsim
ع ب د
Kul, köle, âbd