Ey îmân edenler! Bir (düşman) ordu(su) ile karşılaştığınız zaman, artık sebât edin(2) ve Allah'ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz.
(2)“Evâmir-i şer‘iyeye (şeriatin emirlerine) karşı itâat ve isyân olduğu gibi, evâmir-i tekvîniyeye(yaratılış kānunlarına dâir emirlere) karşı da itâat ve isyan vardır. Birincisinde mükâfât ve mücâzâtın ekseri (çoğu) âhirette; ikincisinde, ağlebi (daha çok) dünyada olur. Meselâ, sabrın mükâfâtı zaferdir; atâletin (tenbelliğin) mücâzâtı (cezâsı) sefâlettir (fakirliktir); sa‘yin sevâbı (çalışmanın karşılığı) servettir; sebâtın (yılmamanın) mükâfâtı galebedir (gālib gelmektir).” (Mektûbât, Hutbe-i Şâmiye, 466)