close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enfâl Sûresi 25. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vettekû fitneten lâ tusîbenne-lleżîne zalemû minkum ḣâssa(ten)(s) va’lemû enna(A)llâhe şedîdu-l’ikâb(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve sakının o fitneden ki yalnız zulmedenlerinize gelip çatmaz ve bilin ki şüphesiz Allah'ın cezası pek çetindir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İçinizden yalnız zalimlere dokunmakla kalmayacak (gayesiz ve gayretsiz olursanız hepinizi kuşatacak) olan bir fitneden sakının (ki, ülkedeki ve yeryüzündeki zulüm odaklarına destek olanlar da bu beladan kurtulamayacaklardır). Bilin ki, gerçekten Allah (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Felaketler yönündeki imtihan ve belalara karşı uyanık ve duyarlı olun ki, o felaketler sizden yalnız varlık gayesine aykırı hareket edenlere musallat olmaz, hepinize ulaşır ve hepinizi perişan eder. Biliniz ki Allah'ın azabı şiddetlidir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İçinizden sadece, zulmedenlerin, haksızlık edenlerin, günahkârların, âsilerin başına gelmekle kalmayacak olan sıkıntı ve belâlardan Allah'a sığınıp emirlerine yapışarak günahlardan arınıp toplumsal sorumluluğunuzun gereğini yerine getirerek azaptan korunun. Biliniz ki Allah, korunma tedbirleri almayarak, emirlerine aykırı davranma suçunuza denk, size âdil ceza verme gücüne sahiptir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Aranızdan yalnızca zulmedenlere erişmekle kalmayacak olan fitneden sakının ve bilin ki Allah, cezası çok çetin olandır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve sizlerden yalnızca zulmedenlere isabet etmekle kalmayan bir fitneden korkup-sakının. Bilin ki, gerçekten Allah (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir de öyle bir musibetten korkun ki; o, yalnız içinizde zulmedenlere isabet etmez (bu belâ başkalarına da geçer, umumî olur). Bilin ki, Allah'ın azabı çok şiddetlidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Öyle bir fitneden sakının ki; sizden zulmedenlere mahsus kalmaz. Ve bilin ki; Allah’ın ikabı (cezası) şiddetlidir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bir de öyle bir fitneden sakınınız ki, o fitne, içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz, umuma yayılır ve hepsini perişan eder. Biliniz ki Allah, azabında çok zorludur.[156]
[156] Fitne ve ondan sakınma hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VII, 544-546; II, 484-488.  
Besim Atalay
swap_vert close
Kötülüğü içinizden yalnız zulmedenlere dokunmıyacak olan kargaşadan sakınınız, biliniz Allahın azabı katı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bir de öyle bir fitneden sakının ki, o içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz (aynı zamanda hepinize erişir). Biliniz ki Allah'ın cezalandırması şiddetlidir.
Onun için Allah “İçinizden, iyi ve yararlı olana davet eden, kötü ve yanlıştan alıkoyan bir topluluk mutlaka bulunsun” buyurmaktadır (A. İmran 3/104). Zulme seyirci kalmak da zulümdür. Yani zalimi seyretmek ve zulmüne karşı koymamak da zalimliktir. “Allah’ın laneti zalimleredir.” (A’raf 7/44, Hud 11/18) Allah’ın lânet ettiği bir toplumun cezasız kalması düşünülemez. “Allah, zalimleri mutlaka helak edecektir.” (Kasas, 28/59)  
Cemil Said
swap_vert close
Fitneden ictinâb idiniz. Zâlimler yalnız mutazarrır olmazlar biliniz ki Allâh’ın ’azâbı şedîddir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Aranızdan yalnız zalimlere erişmekle kalmayacak fitneden sakının, Allah'ın azabının şiddetli olduğunu bilin.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sadece içinizden zulmedenlere erişmekle kalmayacak olan bir azaptan sakının ve bilin ki Allah, azabı çetin olandır.[246]
Bu âyette, müslümanların kötülüklere karşı cephe almada duyarlı olmaları emredilmekte, aksi takdirde azabın bütün toplumu kapsayacağı uyarısı yapılmaktadır.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sadece içinizden zulmedenlere dokunmakla kalmayacak olan fitneden sakının ve bilin ki Allah’ın cezası şiddetlidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bir de öyle bir fitneden sakının ki o, içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz (umuma sirayet ve hepsini perişan eder). Biliniz ki, Allah'ın azabı şiddetlidir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sizden sadece zalimlere dokunmayacak olan fitneden sakının. Bilesiniz ki ALLAH'ın cezası çetindir.
Çevrelerindeki kötülüklere göz yumup sorumluluklarını yerine getirmeyenler zararı paylaşırlar (3:114; 5:79; 9:71; 22:41).  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve öyle bir fitneden sakının ki, içinizden yalnızca zulüm yapanlara dokunmakla kalmaz. Ve bilin ki, Allah'ın cezası şiddetlidir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve öyle bir fitneden sakının ki hiç te içinizden yalnız zulmedenlere dokunmakla kalmaz, ve bilin ki Allahın ıkabı şiddetlidir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Öyle bir azaptan sakının ki, o (azap) içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz (aynı zamanda hepinize erişir). Ve bilin ki, şüphesiz, Allah’ın azabı çok şiddetlidir.
Müfessirlerimiz âyet-i kerîmedeki azap tehdidinin kapsamına girmemek için, her mü’minin, gücü nispetinde iyiliği tavsiye edip, kötülükten sakındırma vazifesini yapması gerektiğini beyan etmişlerdir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yalnızca aranızdaki haksızlık edenlerin başlarına gelmekle sınırlı kalmayacak fitneye¹ karşı takva sahibi olun. Unutmayın ki Allah'ın azabı çok çetindir.
1- Samimiyet sınavı. Aldatma, aldatılma. Baskı ve zulüm. Ateşte yakmak anlamındaki fetn kökünden türemiştir. Anlamı, “altın, gümüş gibi değerli maddelerin kendileriyle kaynaşmış olan değersiz maddelerinden ayrıştırılması, yani saflaştırılması amacı ile yüksek ateşte eritilmesi” işlemidir. Fitne sözcüğü, kişinin samimiyetinin iç yüzünün ortaya çıkması için; savaş, baskı, zulüm, zenginlik, yoksulluk, hastalık, ölüm, ün, mevki, mal, mülk gibi konularda tabi tutulduğu samimiyet sınavıdır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bir de öyle bir fitneden sakının ki o, içinizden yalınız zulmedenlere çatmaz (âmmeye de sirayet ve hepsini perişan eder). Hem bilin ki Allah, şübhesiz azabı çetin olandır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem öyle bir fitneden sakının ki, (geldiği zaman) içinizden sâdece zulmedenlere dokunmaz (umûmî olur)!(3) Ve bilin ki şübhesiz Allah, azâbı pek şiddetli olandır.
(3)“Şu âyetin sırrı şudur ki: Bu dünya bir meydân-ı tecrübe ve imtihandır ve dâr-ı teklif ve mücâhededir (imtihan ve cihâd yeridir). İmtihan ve teklif, iktizâ ederler (gerektirirler) ki, hakīkatler perdeli kalıp, tâ müsâbaka (yarışma) ve mücâhede ile Ebû Bekir’ler (ra) a‘lâ-yı illiyyîne (en yüce makamlarına)çıksınlar ve Ebû Cehil’ler esfel-i sâfilîne (en aşağılara) girsinler. Eğer ma‘sumlar (günahsızlar) böyle musîbetlerde sağlam kalsa idiler, Ebû Cehil’ler aynen Ebû Bekir’ler (ra) gibi teslîm olup, mücâhede ile ma‘nevî terakkī (yükselme) kapısı kapanacaktı ve sırr-ı teklif (imtihan sırrı) bozulacaktı.” (Sözler, 14. Söz, 40)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Bir de, (samimi olanı samimi olmayandan ayıracak imtihan niteliğinde) öyle bir fitneden, (öyle bir kaos hâlinden) sakının ki, içinizde yalnızca zulmetmiş olanlara dokunmakla kalmaz. (Yani zulme karşı çıkmayıp seyirci kalanlara da dokunabilir.) Ve bilin ki Allah, şüphesiz azabı çetin olandır.*
(*) Çünkü zulme seyirci kalmak ve ona karşı koymamak da zulümdür. Yani zalimi seyretmek ve zulmüne karşı koymamak da zalimliktir. “Allah’ın laneti/kınama ve dışlaması/ ise zalimleredir.” (A’raf 7/44, Hud 11/18) Yani bu âyette, müslümanların her zaman zulme, haksızlığa, zorbalığa ve kötülüklere karşı cephe almada duyarlı olmaları emredilmekte, aksi takdirde azabın/sıkıntının bütün toplumu kapsayacağı uyarısı yapılmaktadır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sizden, özellikle yalnızca haksızlık yapanlara uğramayacak bir azaptan (fitne) korunun. Bilin ki Allah’ın cezası çok şiddetlidir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Öyle bir kışkırtıcılıktan sakının ki, onun zararı içinizdeki o kıyıcılara dokunmakla kalmıyacaktır. Bilesiniz ki, gerçekten Allah azabı ağır olandır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İçinizden yalnız zalimlere erişmeyecek olan fitne ve belâdan sakının; biliniz ki Allah/ın ukubeti şiddetlidir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sınava [fitne] karşı sorumluluğunuzun bilincinde olunuz/duyarlı olunuz. O, sadece aranızda zulmedenlerin başına gelmekle kalmaz. Biliniz ki Allah’ın azabı şiddetlidir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Aranızdan yalnız zalimlere erişmekle kalmayacak fitneden sakının ve şüphesiz Allah'ın azabının şiddetli olduğunu bilin.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bu çağrıyı kulak ardı ederek Allah yolunda mücâdeleyi terk ettiğiniz takdirde, yalnızca içinizdeki zâlimleri vurmakla kalmayacak, aksine, bütün toplumu kasıp kavuracak savaş, fakirlik, anarşi, ahlâksızlık, yozlaşma, ruhsal ve toplumsal çalkantılar... gibi bir felâketin sizi perişan etmesinden korkun; Allah’ın azâbının çok şiddetli olduğunu da bilin! Daha önce Mekke’de yaşadıklarınızı unutmayın:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İçinizden özellikle zulmetmiş olanlara isabet etmekle sınırlı kalmayacak bir fitneden sakınıp korunun! Bilin ki Allah, Cezalandırması şiddetli olandır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Belirsizliğe karşı kendinizi sağlama alın. Çünkü çıktı mı yalnız zalimi vurmakla kalmaz. Allah'ın ceza konusunda çok sert olduğunu da bilin...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sadece içinizden zulmedenlere erişmekle kalmayacak olan bir azaptan sakının! Bilin ki Allah’ın azabı çetindir. Yoksa siz şöyle mi sanıyorsunuz? Azap gelirse sadece zulmedenlere gelir. Hayır! Zalimlere destek verenlere, zalimlere karşı çıkmayıp zulme rıza gösterenlere de azap gelir. Ancak zulme karşı çıkarak zalimlerle mücadele edenler hidayetimizle azaptan kurtulur.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Öyle bir [fitne]ye (sıkıntı ve zor imtihana) karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun ki o, içinizden sadece haksızlık edenlere ulaşmakla (kalmaz). [*] Bilin ki şüphesiz Allah’ın azabı şiddetlidir.
Yüce Allah bu türden bir fitneye kaşı duyarlı olunması gerektiğini ifade ederek, eğer muhataplar bu noktada duyarsız davranırlarsa meydana gelecek sıkıntı ve felaketin sadece söz konusu fitneyi meydana getiren zalimlerle sınırlı kalmayacağını, o toplumun bütün fertlerini içereceğini haber vermektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Aranızdan yalnız zâlimlere dokunmakla kalmayacak olan fitneden¹ sakının ve Allah’ın azabının çok şiddetli olduğunu da bilin.
1 Fitne: Altın ve gümüş gibi bir madeni, iyisini kötüsünden ayırmak için ateşe sokmak demektir. Mecâzen, sıkıntıya sokmak, imtihan etmek, anlamlarına gelir. Fitneden korunun zira o fitne içinizden sadece zulmedenlere isabet etmez. Yalnız onlara mahsus bir musibet olmakla kalmaz, belki umumileşir, size de şamil olur. Bazı günahlar vardır ki zararı genel olur. Sebep olacağı fitne ve musibet yalnız o günahı yapan, bu suretle kendine ve diğer insanlara zulmetmiş olan zalimlere münhasır kalmaz da kurunun yanında yaşı da yakar. Meselâ iyiliği emir, kötülüğü yasaklama emrinin yerine getirilmemesi, akide ifsadına, kardeşliklerin yok olmasına ve cihad’dan uzaklaşmaya sebep olur. Bir şahsın hatası bir orduyu batırabilir. Bir geminin dibini delmeğe uğraşan bir şahsın fiili öyle bir musibet doğurur ki bu fitne o geminin içinde bulunanlardan yalnız onu delene veya ona yardım edenlere veya görüp sükût edenlere değil hiç haberi olmayanlara varıncaya kadar hepsine isabet edecek bir musibet oluverir. Ve hatta hiç haberdar olmayanların gafletlerinden dolayı zararları daha fazla olabilir. Bunun için böyle bir musibete meydan vermemek için korunmak ve onu deleni menetmek o gemide bulunanların hepsine farz-ı kifaye olan bir vazifedir. Fakat dikkat edilmek lâzım gelir ki gemiyi delmeğe kalkanı menedelim derken muvazeneyi bozup geminin devrilmesine de sebebiyet vermemelidir. (Elmalılı) Bk. (Bakara: 191)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve kötülük yönündeki öyle bir ayartıya karşı uyanık ve duyarlı olun ki o, ötekileri dışta tutarak yalnızca hakkı inkara kalkışanlara musallat olmaz; ²⁵ ve bilin ki Allah azapta çok çetindir:
25 Burada “kötülük yönündeki ayartı” ifadesiyle aktarılan fitne terimi geniş bir kavramlar kümesini kucaklamaktadır: “ayartma”, “imtihan”, “deneme”, ya da “kişinin sınanıp denendiği bir bela” gibi. Ayrıca nisbeten birbirine yakın bu anlamlar dizisinin bir uzantısı olarak: “fesad/karışıklık” (3:7 ve 6:23’de olduğu gibi), “ihtilaf” yahut “çekişme” (gruplaşmalara yol açan ya da insanın gruplaşmalar içindeki yerini tayin eden bir “imtihan” fikrini bünyesinde taşıdığı için); keza “zulüm” ve “baskı” (insanın yoldan çıkmasına, manevî değerlere olan inancını yitirmesine yol açabilecek bir bela ya da musîbet olduğu için -fitne bu anlamda 2:191 ve 193’de geçiyor) ve nihayet “kargaşalık/fesad”, “birbirine düşme” ve “kardeş kavgası” (bütün bir toplumu ya da cemaati şaşkınlığa ve giderek başıbozukluğa ve anarşiye sürüklediği için). “Kötülük yönünde ayartı” ifadesi, bütün bu anlamları kucaklar göründüğü için, yukarıdaki akış içinde en uygun karşılık olarak geldi bize: Yalnızca, ruhî/manevî gerçekleri açıkça ve kesin olarak inkar edenlerin bu ayartıyla karşı karşıya bulunmadıkları, fakat başka şartlarda iyi ve dürüst olanların da kendilerini doğru yoldan uzaklaştırabilecek her şeye karşı belli bir süreklilik içinde ve bilinçli olarak korunmadıkları takdirde bu ayartının kurbanı olabilecekleri fikri de bu karşılığın isabetli olduğunu göstermektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Öyle bir fitneye karşı sakının ve tedbirli olun ki onun zararı sizden yalnızca onu çıkaran zalimlerle sınırlı kalmaz. İyi bilin ki bu durumda Allah, çok şiddetli cezalandırandır. 2/217, 9/47
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve öylesine çetin bir sınava karşı tetikte ve tedbirli olun ki, o içinizden yalnızca zulmetmede ısrarlı kimselere[¹³⁵²] musallat olmakla kalmayacaktır.[¹³⁵³] Ve iyi bilin ki Allah’ın azabı pek şiddetlidir.
[1352] Zalemû zımnen “Bilinci altüst olmuş kimseler” imasını taşır (Bkz: 7:148, not 109). [1353] Söz geliminden: “..içinizden kötülüğe karşı aktif olmayan pasif iyileri de kuşatacaktır”. Zımnen: Pasif iyi aktif kötünün destekçisidir. İbn Cinni le tusibenne olarak okumuştur. Bu durumda anlamı şöyle olur: “…o içinizden yalnızca bilinci alt üst olmuş kimselere mutlaka musallat edilecektir” (İtkân II, 230).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ve öyle bir fitneden (halkın cihada katılmasını engelleme teşebbüsünden) sakınınız ki, (onun maddi ve manevi zararı) içinizden sadece zulmedenlere (o fitneyi çıkaran münafıklara) dokunmakla kalmaz, (bütün topluma sirayet eder ve o zaman toplumun her ferdi de fitneden sorumlu olur. Çünkü, toplumda beliren kötülükleri men etmeye çalışmak da her ferdin görevidir)
Osman Fırat
swap_vert close
Sadece içinizden zulmedenlere erişmekle kalmayacak olan bir azaptan sakının ve bilin ki Allah, azabı çetin olandır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve bir fitneden sakınınız ki, sizden yalnız zulmedenlere dokunmakla kalmaz ve biliniz ki, muhakkak Allah Teâlâ'nın ikabı pek şiddetlidir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bir de öyle bir fitneden sakının ki o, içinizden yalnız zulmedenlere dokunmakla kalmaz, hepinize şamil olur. Biliniz ki Allah'ın cezalandırması şiddetlidir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Öyle) Bir fitneden sakının ki, aranızdan yalnız haksızlık edenlere erişmekle kalmaz (hepinize erişir). Bilinki Allah'ın azabı çetindir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Hâssaten ve yalnız olarak nefislerine zulüm idenlerinize isâbet itmeyecek olan fitneden ve belâdan sakınınız (kabahatsizlere de isâbet ider) ve bilin ki Allâh şedîdu'l 'ikâbdır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Öyle bir çatışma ortamından (fitneden) çekinin ki sadece içinizdeki yanlış yapanlara dokunmakla kalmaz[*]. Bilin ki Allah'ın cezası, pek ağırdır.
[*] Çevrenizde olan yanlışlıklara duyarsız kalmayın, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın diye düşünmeyin. Çatışma ve bozulma ortamı bir kere oluşmaya başladığı zaman sadece suçlulara değil herkese zarar verir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
İçinizden yalnızca zalimlere erişmekle kalmayacak olan bir fitneden de korunun! Allah'ın azabının çok şiddetli olduğunu bilin!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bir de öyle bir fitneden sakının ki, içinizden sadece zulmedenlere isabet etmekle kalmaz.(7) Şunu da bilin ki, Allah'ın cezası pek çetindir.
(7) Toplumda kötülük yaygınlaşır, kötülükten sakındırması gerekenler de görevlerini yerine getirmez veya yetersiz kalırlarsa, ceza toplumun bütününe birden gelir. 3:104 ve 7:164-165 ve 11:116’ya bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İçinizden sadece zulmedenlere çatmakla kalmayacak bir fitneden korkun. Bilin ki Allah'ın gazabı çok şiddetlidir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı śaķınañ bir śınamaķdan kim ya'nį belāyıla irmeye anlara kim žulm eylediler sizden ħāś iken daħı bilüñ bayıķ Tañrı ķatı 'aźābludur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ṣaḳınuñuz bir fitneden, yitişmesün sizden ẓālim olanlar ancaḳ. Daḫıbilüñüz Tañrı Ta‘ālānuñ ‘aẕābı ḳatıdur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sizdən təkcə zalımlara toxunmayacaq (pis əməllərin müqabilində hamıya üz verə biləcək) bəladan qorxun. Bilin ki, Allah (Onun əmrlərini pozanlara) şiddətli əzab verəndir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And guard yourselves against a chastisement which cannot fall exclusively on those of you who are wrong doers, and know that Allah is severe in punishment.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And fear tumult or oppression,(1198) which affecteth not in particular (only) those of you who do wrong: and know that Allah is strict in punishment.
1198 Fitnah has many meanings: (1) the root meaning is trial or temptation, as in 2:102 and 8:28; (2) an analogous meaning is trial or punishment, as in 6:74; (3) tumult or oppression, as in 2:193; and here; and in 8:39; (4) there is here (8:25) the further shade of meaning suggested, discord, sedition, civil war. This warning against internal discord or tumult was very necessary in the Civil Wars of early Islam, and was never more necessary than it is now, for it affects innocent and guilty alike, (see also 9:94).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاتَّقُوا
ve sakının
فِتْنَةً
bir imtihan- dan ki
لَا تُص۪يبَنَّ
isabet etmez
الَّذ۪ينَ
o kimse- lere ki
ظَلَمُوا
zulmettiler
مِنْكُمْ
sizden
خَٓاصَّةًۚ
sadece
وَاعْلَمُٓوا
bilin ki
اَنَّ
şüp- hesiz
اللّٰهَ
Allah
شَد۪يدُ
pek şiddetli olandır
الْعِقَابِ
cezası
Bir de (öyle) bir imtihan (ve bela)dan sakının ki (o), içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz (zulme mâni olmadığınız için hepinizi kapsar). İyi bilin ki şüphesiz Allah, cezası pek şiddetli olandır.
اِتَّقٰى
Fiil-VIII
و ق ي
Takvâ sahibi oldu, sakındı, korundu, korktu
فِتْنَة
İsim
ف ت ن
İmtihan, fitne, bela
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَصَابَ
Fiil-IV
ص و ب
İsabet etti, başlarına geldi, erişti, dokundu
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ظَلَمَ
Fiil-I
ظ ل م
Zulmetti, haksızlık etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
خَٓاصَّة
İsim
خ ص ص
Sadece, yalnız
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
شَدِيد
İsim
ش د د
Şiddetli, sağlam, kuvvetli, zorlu
عِقَاب
İsim
ع ق ب
Ceza, azap, sona erdirme, cezalandırma