close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enfâl Sûresi 24. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû-stecîbû li(A)llâhi velirrasûli iżâ de’âkum limâ yuhyîkum(s) va’lemû enna(A)llâhe yahûlu beyne-lmer-i vekalbihi veennehu ileyhi tuhşerûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey inananlar, sizi diriltecek, size can verecek şeylere çağırdıkları zaman Allah'a ve Peygambere icabet edin ve bilin ki Allah, hiç şüphe yok, insanın kendisiyle kalbinin arasına girer ve hiç şüphe yok ki onun tapısında toplanacaksınız.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ey iman edenler! Size hayat (ve huzur) verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’a ve Resulüne icabet edip (emirlerine uymalısınız). Ve bilin ki muhakkak Allah, kişi ile kalbi arasına girer (layıksa hidayet nurunu artırır, müstahaksa dalâlet yolunu kolaylaştırır) ve siz gerçekten O’na götürülüp toplanacaksınız.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizi canlandıracak, size hayat verecek, sizi düzeltecek mesajlara çağırdığı zaman, Allah ve elçisinin mesajına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer ve kişinin yöneleceği yöne göre kalbini o tarafa çevirir veya kişinin arzu ve eğilimlerinin yaptırmaya yönelttiği şeylerden alıkoyup caydırabilir. Sonuçta hepiniz O'nun yanında toplanacaksınız.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey iman nimetine kavuşanlar, sizi, size hayat verecek şeylere çağırdıkları zaman Allah'ın ve ilâhî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur tek yetkili Rasulünün davetine, Kur'ân'a ve sünnete icabet ederek ilâhî emirleri yerine getirin. Allah'ın, kişi ile karar mekanizması olan aklı, gönlü arasına girerek meyillerini, kararlarını ve davranışlarını değiştireceğini, kesinkes hesap vermek üzere toplanıp onun huzuruna getirileceğinizi bilin.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere çağırdığı zaman Allah'ın ve Peygamber'in çağrısına olumlu karşılık verin. Bilin ki Allah kişiyle kalbinin arasına girer ve siz O'nun huzurunda toplanacaksınız.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ey iman edenler, size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah'a ve Resûlü'ne icabet edin. Ve bilin ki muhakkak Allah, kişi ile kalbi arasına girer ve siz gerçekten O'na götürülüp toplanacaksınız.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey Mü'minler! Peygamber, size hayat verecek olan şeriat emirlerine, sizi dâvet ettiği zaman, Allah'a ve Rasûlüne icabet edin. Bilin ki Allah, gerçekten kişi ile kalbi arasına girer (her şeyine hâkim olur, canını alır); ve siz muhakkak toplanıp ona varacaksınız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizi canlandıracak mesajlara çağırdığı zaman Allah’ın ve elçisinin çağrısını kabul edin. Ve bilin ki Allah, insan ile kalbi arasına girer. (Her şeyini ondan alabilir) ve hepiniz O’nun huzurunda toplanacaksınız. (Ondan kaçmakla bir yere varamazsınız.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ey inananlar! Hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah ve Peygamberine uyunuz ve biliniz ki, Allah kişi ile onun kalbi arasına girer; siz mutlaka O'nun huzurunda toplanacaksınız.
Besim Atalay
swap_vert close
Ey inanmış olanlar! Sizi uyandırmakçin çağırdığında, Allah ile, peygambere başeğin, biliniz ki Allah bir kimsenin kendisiyle, gönlünün arasına girer de, siz onun katında toplanırsınız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ey inananlar! Allah ve resulü, sizi, yeniden dirilişinizi sağlayacak (size hayat verecek) olan (Kur'an')a çağırdığı zaman bu çağrıya mutlaka uyun! Bilin ki Allah kişi ile kalbi arasına girer (kişinin yöneleceği istikamete göre kalbini o tarafa çevirir ve eğilimlerini yönetir. Unutmayın ki) sonunda hepiniz O'nun huzurunda toplanacaksınız.
Cemil Said
swap_vert close
Ey mü’minler sizi yaşatmak istiyen Allâh’ın ve rasûlünün da’vetine îcâbet idiniz. Biliniz ki Allâh insân ile kalbinin arasına girer ve bir gün nezdinde ictimâ’ ideceksiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey inananlar! Allah ve Peygamber, sizi, hayat verecek şeye çağırdığı zaman icabet edin. Allah'ın kişi ile kalbi arasına girdiğini ve sonunda O'nun katında toplanacağınızı bilin.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’ın ve Resûlü’nün çağrısına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Yine bilin ki, O’nun huzurunda toplanacaksınız.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizi hayat verecek şeylere çağırdıklarında Allah ve resulünün çağrısına uyun ve şüphesiz bilin ki, Allah kişi ile kalbinin arasına girer. Unutmayın ki, O’nun huzuruna götürüleceksiniz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey inananlar! Hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah ve Resûlüne uyun. Ve bilin ki, Allah kişi ile onun kalbi arasına girer ve siz mutlaka onun huzurunda toplanacaksınız.  
 İnsanlara hayat verecek şey Allah ve Resûlünün emir ve yasaklarıdır. Şüphesiz ki O’nun her emrinde bir hikmet ve hayat vardır. Onun için O’ndan gelen her emri kabullenmek ve yerine getirmek gerekir. Âyette «Allah kişi ile kalbi arasına girer» buyuruluyor. Bu durumu tasvirden âciziz. Ancak başka bir âyette «Biz insana şah damarından daha yakınız» buyurulmuştur. Allah insanın kabiliyetine göre kalbini dilediği tarafa çevirir. Peygamberimiz şöyle dua ederdi: «Ey kalbleri çeviren Allah! Benim kalbimi senin dinin üzerinde sabit kıl!»  
Edip Yüksel
swap_vert close
Ey inananlar, size hayat verecek şeylere çağırdığında ALLAH'a ve elçisine yanıt verin. Bilin ki ALLAH kişi ile kalbi arasına girer ve O'nun huzuruna toplanacaksınız.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey iman edenler! Peygamber sizi, size hayat verecek şeylere davet ettiği zaman, Allah'a ve Resul'e icabet edin. Ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Ve siz kesinkes O'nun huzurunda toplanacaksınız.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey o bütün iyman edenler! Sizi kendinize hayat verecek şeylere da'vet ettiği zaman Resuliyle Allaha icabet edin ve bilin ki Allah hakıkaten kişi ile kalbinin arasını gerer, ve siz hakıkaten hep ona haşrolunacaksınız
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ey îmân edenler! Sizi (manen) hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah’a ve Resûlü’ne uyun. Şüphesiz ki Allah, kişinin kalbinde olanı (hak ya da bâtıldan yana, neye meylettiğini hakkıyla) bilir. Ve siz muhakkak (dünya hayatında işlediklerinizin karşılığını almak üzere) O’nun (manevi) huzurunda toplanacaksınız.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizi, size hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah'a ve Resûl'üne icabet edin. Bilin ki Allah, kişi ile kalbinin arasına girer¹. Kuşkusuz hepiniz O'na dönüp toplanacaksınız.
1- Vahiy ile insanın aklına, bilincine ve düşüncesine yön vererek; doğru yola yönelmesine aracı olur. Söz konusu edilen kalp, kan pompalayan organ değil; aklın, düşünmenin ve idrak etmenin merkezidir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ey îman edenler, sizi, size hayaat verecek şeylere da'vet etdiği zaman Allaha ve Resûline icabet edin. Bilin ki şübhesiz Allah kişi ile kalbi arasına girer ve siz hakıykaten yalınız Ona dönüb toplanacaksınızdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ey îmân edenler! (Peygamber) size hayat verecek şeylere sizi da'vet ettiği zaman, Allah'a ve Resûl(ün)e icâbet edin! Ve bilin ki şübhesiz Allah, kişi ile kalbi arasına girer ve(siz) muhakkak O'nun huzûruna toplanacaksınız!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ey iman etmiş olanlar! Size (manen) hayat verecek (sizi canlandıracak, sizi islah edip düzeltecek) şeylere (Kur’an daki hayat verici mesajlara) çağırdığında, Allah ve elçisinin (bireysel, toplumsal, kültürel, ekonomik, siyasi, ahlâkî yönlerden dirilişinizi sağlayacak her konuda) çağrısına icabet edin. Ve bilin ki Allah, (kendi ilmiyle) kişi ile kalbi (akıl, idrak, düşünme ve karar verme merkezi olan beyni) arasına girer (yani Allah, kişinin aklından, içinden geçen her şeyi de bilir). Ve siz (hesaba çekilmek üzere) mutlaka O’na doğru toplanacaksınız.*
(*) Vahiy ile insanın aklına, bilincine ve düşüncesine yön vererek; doğru yola yönelmesine aracı olur. Söz konusu edilen kalb, kan pompalayan organ değil; aklın, karar vermenin, düşünmenin ve idrak etmenin, merkezi olan beyindir…(E. Aktaş Meali 24. Ayet Açıklaması) Burada dirilenler, bedenen ölüler değil, manevi ölülerdir. Çünkü bedenen ölen kimse, bir daha bu dünyaya geri dönemez. (Bkz. 23: 100) Bu ayetten açıkça anlaşıldığı gibi, peygamberler manevi ölüleri dirilterek, onlara manevi bir hayat verirler. وليس المرادُ بالقلب هنا البضعة الصنوبرية المستقرة في باطن الصدر ، وهي الآلة التي تدفع الدم إلى عروق الجسم ، بل المراد عقل المرء وعزْمه ، إطلاق شائع في العربية فلما كان مضمون هذه الجملة تكملة لمضمون الجملة التي قبلها يجوز أن يكون المعنى : واعلموا أن علم الله يخلُص بين المرء وعقله خُلوص الحائِللِ بين شيئين فإنه يكون شديد الاتصال بكليهما والمراد ب { المرء } عمله وتصرفاته الجسمانية .ا .فالمعنى : أن الله يعلم عزم المرء ونِيّته قبل أن تنفعل بعزمه جوارحُه ، فشبه علم الله بذلك بالحائِل بين شيئين في كونه أشد اتصالاً بالمحول عنه من أقرب الأشياء إليه على نحو قوله تعالى(التحرير والتنوير) والرابع: أن المعنى: هو قريب من المرء، لا يخفى عليه شيء من سرِّه، كقوله: { { ونحن أقرب إليه من حبل الوريد } } [ق: 16] وهذا معنى قول قتادة. (زاد المسير في علم التفسير - النكت والعيون – الماوردي) {وَٱعْلَمُواْ أَنَّ ٱللَّهَ يَحُولُ بَيْنَ ٱلْمَرْء وَقَلْبِهِ} تمثيلٌ لغاية قربِه تعالى من العبد كقوله تعالى: { وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ ٱلْوَرِيدِ } [ق: 16] وتنبـيهٌ على أنه تعالى مطلعٌ من مكنونات القلوب على ما عسى يغفُل عنه صاحبُها (إرشاد العقل السليم إلى مزايا الكتاب الكريم) والثاني: أن معناهُ: أنَّ الله تعالى أقربُ إلى ذي القلب مِن قلبه، فإنَّ الذي يَحُولُ بين الشَّيء وغيرهِ أقربُ إلى ذلك الشيءِ من غيره { وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ ٱلْوَرِيدِ } [ق: 16]، ثالثها: أنه مجاز عن غاية القرب من العبد، لأن من فصل بن شيئين كان أقرب إلى كل منهما من الآخر لاتصاله بهما، وانفصال أحدهما عن الآخر (محاسن التأويل  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere çağırdığında, Allah ve elçisinin çağrısına icabet edin. Şunu iyi bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Şüphesiz O nun huzurunda toplanılacaksınız.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey inananlar! Allah, Onun elçisi sizi yaşatacak olan din yoluna çağırınca onların çağrısına uyun. Bilesiniz ki Allah kişi ile onun gönlü arasına girer. Gerçekten hepiniz ancak Ondan yana derleneceksiniz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ey iman edenler! Peygamber sizi ebedî dirlik için dâvet ettiği zaman Allah/ın, peygamberin dâvetini kabul edin. Biliniz ki Allah kişi ile kalbi arasına girer siz onun tarafına toplanacaksınız.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ey inananlar! Size hayat veren şeylere çağrıldığınız zaman Allah ve elçisine cevap veriniz. Biliniz ki, Allah elbette kişi ile kalbi arasına girer.¹² (Bilin ki), O’nun huzurunda toplanacaksınız!
12 Krş. Kâf, 50/16. Çünkü Allah insana şah damarından daha yakındır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah ve Peygamber, sizi hayat verecek şeye çağırdığı zaman icabet edin. Allah'ın, kişi ile kalbi arasına girdiğini ve sonunda O'na doğru toplanacağınızı bilin.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah ve Elçisi, bireysel toplumsal, kültürel, ekonomik, siyasi, ahlâkî... yönlerden yeniden dirilişinizi sağlayacak bir konuda size çağrı yaptığında, bu çağrıya mutlaka uyun! Şunu iyi bilin ki, Allah, kişi ile kalbi arasına girer ve onu, itaatkârlığı sayesinde günaha düşmekten koruyup iyiliklere yönlendirir. Unutmayın ki, hepiniz eninde sonunda ölümü tadacak ve yaptıklarınızın hesabını vermek üzere O’nun huzurunda toplanacaksınız.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ey iman edenler! Size hayat verecek / diriltecek şey için sizi çağırdığı zaman Rasûl’e ve Allah’a icabet edin! Bilin ki Allah, Kişi ile kalbinin arasına girer; sadece O’nun huzuruna toplanırsınız.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sevgili müminler! Allah ve resulünün davetine uyun. Eğer o sizi davet ediyorsa, sizi ihya edecek demektir. Şunu bilin ki Allah, kişinin duyguları ile vicdanı arasında gezinir. Unutmayın, bir gün onun huzurunda toplanacaksınız.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere çağrıldığınız zaman, Allah’ın ve Resulünün çağrısına uyun! Bilin ki Allah kişi ile kalbi arasına girer. Ona göre davranın! Allah kalbinizle aranıza girecek kadar size yakındır. Onun için her ne düşünürseniz düşünün, her ne yaparsanız yapın Allah bilir. Hiçbir şekilde Allah’ın bilgisinden kaçamazsınız. Üstelik hesap günü hiçbir şeyi gizleyemezsiniz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’a ve Elçisine (çağrısına) cevap verin! [*] Bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer [*] ve siz şüphesiz ki O’nun huzurunda toplanacaksınız.
Burada vahyin diriltici özelliğine dikkat çekilmekte ve ilahi davetin insanların dirilişine vesile olacağı bildirilmektedir. Kur’an’ın ruhları diriltici oluşuyla ilgili benzer mesajlar içeren ayetler için ayrıca bkz. Yâsîn 36:69-70; Şûrâ 42:53; Haşr 59:21.,Yüce Allah’ın kullarına yakınlığıyla ilgili benzer mesajlar: Bakara 2:186; Hûd 11:61; Kâf 50:16; Vâkı‘a 56:85; Mücâdele 58:7.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ey îman edenler! Peygamber sizi, size hayat verecek şeylere davet ettiği zaman, Allah’a ve Peygambere (isteyerek) itaat edin. Ve Allah’ın kişi ile kalbi arasına gireceğini¹ ve Onun huzurunda toplanacağınızı, bilin.
1 O halde; kalbinizle aranız açılmadan, canınız elinizden alınmadan, fırsat elinizde iken, Allah’ın Rasûlü sizi, size hayat verecek şeylere davet ettiği zaman, ihmal etmeyip istekle icabet edin. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Siz ey imana erişenler! Her ne zaman sizi, size hayat verecek bir işe çağırırsa, Allah’ın ve (dolayısıyla) Elçi’nin bu çağrısına icabet edin; ve bilin ki, Allah insanla kalbinin [meyilleri] arasına ²⁴ müdahale etmektedir; ve sonunda O’nun katında bir araya getirileceksiniz.
24 Yani, insanın iç arzu ve eğilimleriyle bu arzu ve eğilimler doğrultusunda girişebileceği eylemler arasına. Burada, Allah’ın, insanı onun iç arzu ve eğilimlerinin yapmaya sevk ettiği şeylerden alıkoyabileceği ya da caydırabileceği ifade ediliyor (Râğıb). Başka bir deyişle, insanı, çarpık yahut sapık arzuların eliyle yanlış yollara düşmekten ve dolayısıyla, “aklını kullanmayan sağır ve dilsiz kimseler”den olmaktan (22. ayet) ancak Allah’tan yana diri tutulan bir bilinç ve duyarlığın alıkoyabileceği ve ancak böyle bir bilinç ve duyarlığın, insanı “hayat veren çağrıya” yani, eğriyle doğrunun ne olduğu konusundaki derin idrake ve buna göre davranma iradesine bağlı tutabileceği dile getiriliyor.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Ey iman edenler! Allah ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden Elçisi, size hayat verecek bir şeye çağırdığı zaman bu davete uyun! Ve iyi bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına müdahale eder ve unutmayın ki O’nun huzurunda toplanacaksınız. 42/15- 16- 47, 57/8
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Siz ey iman edenler! O sizi hayat bahşeden bir (diril)işe davet ettiğinde,[¹³⁵⁰] Allah’a ve Elçi’ye icabet edin! Zira iyi bilin ki Allah kişiyle kalbinin (eğilimleri) arasına sürekli müdâhale eder;[¹³⁵¹] akıbet O’nun huzurunda toplanacaksınız.
[1350] Vahye göre “ölüm” dünyadan kopmak değil, hakikatten kopmaktır. [1351] Bu “müdâhale”, ilâhî yönlendirmeyi ifade eden “hidayet”in ta kendisidir. Bunu radar örneğiyle açıklayabiliriz. Kalp, adının da çağrıştırdığı gibi radara benzer: Bilinç üstü, bilinçaltı, bilinç ve duygulardan gelen iyi kötü her sinyali tarar. İyi-kötü ve hak-bâtıl; aldığı her görüntüyü kendi aynasında yansıtır. Allah’ın kişi ile kalbi arasına müdâhalesi, yanlış görüntünün bilinç ekranına yansımaması için Allah’ın o görüntü ile kalbin arasına engel koymasıdır. Zira Hûd 43’ün de gösterdiği gibi el-havl “engel” anlamına gelir. Sonuçta, insanın kalbi o engel sayesinde kaymaktan korunur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey iman edenler, Allah ve Resulü) Sizi, hayat verecek şeylere, (Rabbinizin her emrine, özellikle Allah yolunda cihada) çağırdığı zaman, Allah ve Resulüne (O’nun Peygamber vasıtasıyle yaptığı bu davete hemen) uyun, (seve seve gönüllü olarak Allah yolunda cihada katılın) Ve biliniz ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer, (size şah damarınızdan daha yakındır -Kaf/16 ve unutmayınız ki, sonunda) O'nun huzurunda toplanacaksınız.
(Cihada kimin gönüllü, kimin de kerhen veya ganimet maksadıyle katılmış olduğunu ve kimlerin de cihada katılmamak için öne sürdüğü özürün gerçek mi yoksa sahte mi olduğunu bilir, ona göre mükafat veya ceza verir)  
Osman Fırat
swap_vert close
Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah’ın ve Resûlü’nün çağrısına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Yine bilin ki, O’nun huzuruna toplanacaksınız.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ey mü'minler! Sizi kendinize hayat verecek şeylere davet ettiği vakit Allah için ve Peygamber için icabet edin ve biliniz ki, muhakkak Allah Teâlâ kişi ile kalbi arasına hâil olur ve şüphe yok ki, O'na haşrolunacaksınızdır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah ve Resulü size hayat verecek hakikatlere sizi dâvet ettiğinde ona icabet edin. Bilin ki Allah insan ile kalbi arasına girer (dilediği takdirde arzusunu gerçekleştirmesini önler) ve siz dönüp O'nun huzurunda toplanacaksınız.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey inananlar (elçi), sizi yaşatacak şeylere çağırdığı zaman Allah'ın ve Elçisinin çağrısına koşun ve bilin ki, Allah, kişi ile onun kalbi arasına girer ve siz, O'nun huzuruna toplanacaksınız.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey Mü'minler! Allâh sizi hakîki hayât ile yaşatmak içün da'vet iylediği zamân Allâh ve Rasûl'üne icâbet idiniz ve biliniz ki Allâh insânla kalbi arasına hâil olur ve insânlar ona haşr olunurlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ey inanıp güvenenler (müminler)! Size hayat verecek şeye çağırdığı zaman, Allah’ın ve Elçisi’nin çağrısına uyun. Bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Bir de hepiniz O’nun huzurunda toplanacaksınız.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey iman edenler! Size hayat verecek bir şeye çağırdığı zaman Allah'a ve Elçisi'ne cevap verin ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına nüfuz eder. Şüphesiz siz de O'nun huzurunda toplanacaksınız..
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ey iman edenler! Size hayat verecek şeye çağırdığı zaman, Allah'a da, Resulüne de cevap verin. Bilin ki Allah kişiyle kalbinin arasına girer ve siz Onun huzurunda toplanırsınız.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ey iman sahipleri! Sizi, size hayat verecek şeye çağırdığında, Allah'a da resule de "Buyur deyin!" Şunu da bilin ki, Allah kişi ile kalbinin arasına girer. Ve bilin ki, en son O'nun huzurunda haşredileceksiniz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy anlar kim įmān getürdiler! uy virüñ Tañrı’ya daħı resūlına ol vaķt kim oķıya sizi aña kim dirüre sizi. daħı bilüñ bayıķ Tañrı arķurdur er araśına daħı göñül araśına daħı bayıķ ol andan yaña ķoparınılasız.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İy īmān getüren kişiler, icābet eyleñüz Tañrı Ta‘ālā daḫı resūline ḳaçan sizida‘vet eylese sizi diri eyleyecek nesneye. Daḫı bilüñüz ki Tañrı Ta‘ālā ḥā’ilolur kişiyle yüregi ortasında. Taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālā ḥażretine ḥaşrolursız.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ey iman gətirənlər! Peyğəmbər sizi, sizləri dirildəcək bir şeyə (imana, haqqa) də’vət etdiyi zaman Allahın və Onun Peyğəmbərinin də’vətini qəbul edin. Bilin ki, Allah insanla onun qəlbi arasına girər (insanın bütün varlığına hakim olar; Allah ürəklərdən keçən hər şeyi bilir, bütün ürəklərin ixtiyarı da Onun əlindədir) və siz axırda Onun hüzuruna cəm ediləcəksiniz!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
O ye who believe; Obey Allah, and the messenger when He calleth you to that which quickeneth you, and know that Allah cometh in between the man and his own heart, and that He it is unto Whom ye will be gathered.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
O ye who believe! give your response to Allah and His Messenger, when He calleth you to that which will give you life;(1196) and know that Allah cometh in between a man(1197) and his heart, and that it is He to Whom ye shall (all) be gathered.
1196 There are two points to note. (1) Note that after Allah and His Messenger are mentioned, the pronoun and verb in the next clause are singular: everything that Allah's Messenger put forward as an injunction came bv inspiration from Allah: the Messenger made his will coincide completely with Allah's will. (2) We are asked actively to give our response in deed and life to the call of duty and conscience, for that call leads to real life, the life eternal, even though it may apparently mean in this world the loss of things that make life dear or the loss of life itself. If we refer this J ihad, i.e., fighting in and for the Cause, both literally and metaphorically, the meaning becomes quite clear. 1197 If the human heart is refractory and refuses to obey the call of Allah, that is not the end of the matter. Allah has to be reckoned with. The refusal may be because there was some pet human scheme which the heart of man was not willing to give up for Allah's Cause. Will that scheme come to fruition by refusing to serve the higher Cause? By no means. Man proposes, but God disposes. If the scheme or motive was perfectly secret from men, it was not secret from Allah. The heart is the innermost seat of man's affections and desires; but Allah intervenes between man and his heart. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَٓا اَيُّهَا
ey
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
اسْتَج۪يبُوا
icabet edin
لِلّٰهِ
Allah'a
وَلِلرَّسُولِ
ve resule
اِذَا
o za- man ki
دَعَاكُمْ
sizi davet etti
لِمَا
o şey- lere ki
يُحْي۪يكُمْۚ
size hayat verecek
وَاعْلَمُٓوا
bilin ki
اَنَّ
şüp- hesiz
اللّٰهَ
Allah
يَحُولُ
girer
بَيْنَ
arasına
الْمَرْءِ
kişi
وَقَلْبِه۪
ve kalbi
وَاَنَّـهُٓ
ve mutlaka o
اِلَيْهِ
O'na
تُحْشَرُونَ
toplanacaksınız
Ey iman (ettiğini iddia) edenler! (Allah ve resulü) Size hayat verecek şeylere (âyetlerimize iman etmeye) sizi davet ettiği zaman (hemen) Allah'a ve resul(ünün davetin)e icabet edin (ve dirilin)! Bilin ki şüphesiz Allah, (dünyada kuluna yakınlığını tattırmak ve hakkı gönlüne vahyetmek için) kişi ile kalbi arasına tecelli eder ve siz mutlaka onun huzurunda toplanacaksınız.
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اِسْتَجَابَ
Fiil-X
ج و ب
İcabet etti, cevap verdi, kabul oldu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَحْيَا
Fiil-IV
ح ي ي
Hayat verdi, diriltti, yaşattı
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
حَالَ
Fiil-I
ح و ل
Engel koydu
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
مَرْء
İsim
م ر ا
Kişi (erkek şahıs)
قَلْب
İsim
ق ل ب
Kalp, yürek
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
حَشَرَ
Fiil-I
ح ش ر
Topladı, haşrettti, bir araya getirdi