close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enfâl Sûresi 19. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İn testeftihû fekad câekumu-lfeth(u)(s) ve-in tentehû fehuve ḣayrun lekum(s) ve-in te’ûdû ne’ud velen tuġniye ‘ankum fi-etukum şey-en velev keśurat veenna(A)llâhe me’a-lmu/minîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Fetih istiyordunuz ya, işte size fetih. Vazgeçerseniz daha hayırlı olur size, fakat savaşa dönerseniz biz de döneriz ve topluluğunuz çok bile olsa hiçbir işinize yaramaz sizin ve şüphe yok ki Allah, inananlarla beraberdir.
Bu hitap, müşrikleredir. Onlar, savaştan önce ve Mekke'de fethe nail olmaları için dua etmişlerdi.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey müşrikler ve Yahudiler!) Eğer fetih (ve zafer) istiyor idiyseniz, işte size fetih (fırsatı ve şansı Hz. Muhammed’le) gelmiştir! (Zafer öyle değil, böyle gerçekleşir!) Eğer (inkârdan ve eski yaptıklarınızdan) vazgeçerseniz bu sizin için daha hayırlıdır. Yok, eğer siz (tekrar) geri (küfre ve hıyanete) dönerseniz Biz de (sizi cezalandırmaya ve mü’minler eliyle hezimete uğratmaya) döneriz. Topluluğunuz çok da olsa, size bir şey sağlayamaz (ve gelecek belaları savamaz). Çünkü Allah mü’minlerle beraberdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey Mekkeliler! Sizler zafer mi istiyordunuz? İşte zafer aleyhinize neticelenmiştir. Eğer küfürden ve düşmanlıktan vazgeçerseniz, bu sizin kendi iyiliğinize olacaktır. Her ne kadar çok da olsa, cemaatiniz size fayda etmeyecektir. Çünkü bilin ki, Allah ancak inananlarla beraberdir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey kâfirler, iki gruptan lâyık olana fetih ve yardım ihsanını istiyorsanız eğer, sizden haklı olan tarafa, müslümanlara fetih ve zafer ihsan edilmiştir. Eğer aklınızı kullanarak inkârdan ve peygamberle savaşmaktan vazgeçerseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. Tekrar peygamber düşmanlığına ve mü'minlerle savaşa teşebbüs ederseniz, biz de ona tekrar yardıma başlarız. Yer götürmez ordularınız bile olsa, aslâ, hiçbir şekilde ordularınız size fayda sağlamayacaktır. Allah mü'minlerle beraberdir.
bk. Tefsîru İbn Kesir, 3/26.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Eğer fetih istiyorsanız işte size fetih geldi. Eğer (yapmakta olduklarınızdan) vazgeçerseniz bu sizin için daha hayırlıdır. Siz dönerseniz biz de döneriz. Topluluğunuz çok da olsa size bir şey kazandırmayacaktır ve muhakkak ki Allah iman edenlerle beraberdir.
19.Hakim`in Abdullah bin Sa`lebe bin Sağir`den rivayet ettiğine göre Ebu Cehl Bedir savaşı öncesinde: "Ey Allah`ım! Hangimiz akraba ile ilişkiyi kesmede daha çok ileri gitmişse ve bilinmeyen bir şey ortaya çıkarmışsa yarın sabah onu perişan et" demişti. Bu ayeti kerime de onunla ilgili olarak indirilmiştir. İbnu Ebi Hatim`in Atiyye`den rivayetine göre de Ebu Cehil: "Ey Allah`ım! İki ordudan en yüce olana ve iki gruptan en şerefli olana zafer ver" diye dua etmişti. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Eğer fetih istiyor idiyseniz (ey kâfirler,) işte size fetih; ama eğer (inkârdan ve eski yaptıklarınızdan) vazgeçerseniz bu sizin için daha hayırlıdır. Yok, geri dönerseniz biz de döneriz. Topluluğunuz çok da olsa, size bir şey sağlayamaz. Çünkü Allah mü'minlerle beraberdir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Eğer siz (Ey kâfirler! önce Kâbe'nin örtülerine yapışarak dua edip) zafer istiyordunuzsa, işte müminlerin zaferi ile Allah'ın hükmü size geldi. Eğer küfürden ve Peygambere düşmanlıktan vazgeçerseniz, hakkınızda daha hayırlı olur. Yok yine savaşa dönerseniz, biz de döneriz. Birliğiniz çok da olsa, size asla hiç bir fayda vermez. Çünkü Allah mü'minlerle beraberdir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Ey kâfirler!) Eğer siz bir fütuhat istiyorsanız, işte fütuhat aleyhinize çıkmıştır. Eğer bu düşmanlığınıza son verirseniz, o sizin için daha hayırlıdır. Her ne kadar çok da olsa, cemaatiniz size bir fayda vermeyecektir. Çünkü Allah müminlerle beraberdir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Zafer mi istiyordunuz, işte zafer size ulaştı. Eğer vazgeçerseniz, hakkınızda daha hayırlı olur. Eğer dönerseniz, biz de döneriz. Topluluğunuz çok da olsa, size zerre kadar yarar sağlamaz. Allah müminlerle beraberdir.[155]
[155] Fetih kavramı hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VII, 533-534.  
Besim Atalay
swap_vert close
Ey kâfirler, fetih istemiştiniz, işte fetih sizlere! Eğer çekinirseniz sizin için hayırlıdır, dönüp giderseniz, biz de döneriz, derintiniz çok olsa da hiç fayda yok, Allahsa inanan kimselerledir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey inkârcılar!) Eğer siz fetih/zafer istiyorsanız, işte size zafer? Eğer (insanlara saldırmaktan, zulüm ve haksızlıktan) vazgeçerseniz bu sizin için daha hayırlı olur. Eğer tekrar savaşa dönerseniz, Biz de döneriz. Askeriniz çok da olsa sizi kurtaramayacaktır. Çünkü Allah inananlarla beraberdir.
Savaş öncesi müşrikler Bedir için yola girmeden Kâbe’nin örtüsüne sarılarak “Ey Tanrımız! İki tarafın en doğrusuna yardım et, hangi taraf haklıysa ona fetih/zafer nasip et” şeklinde dua etmişlerdi. Ayetin ilk cümlesinde geçen “feth” kelimesi, dil bilimi açısından aynı zamanda “hüküm” ya da “karar” anlamı taşımaktadır. Yani “Ey İnkârcılar! Siz haklı tarafa zafer istiyordunuz, Allah da hükmünü, kararını doğrudan yana verdi ve sizi yenilgiye uğrattı.”   
Cemil Said
swap_vert close
"Ey Mekkeliler! Bize karşu muzaffer olmağı istediğiniz zafer geldi, eğer muhârebeden evvelâ siz vaz geçer iseniz hakkınızda daha hayırlı olur. Siz yine ’avdet ider iseniz biz de ideriz. Sizin ’adedinizin kesreti hiç bir şeye yaramaz, çünki Allâh mü’minler iledir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey inkarcılar! Zafer istiyorsanız, işte zafer geldi (aleyhinize çıktı). Peygambere karşı gelmekten vazgeçerseniz sizin iyiliğinize olur, yok tekrar dönerseniz biz de döneriz; topluluğunuz çok da olsa size hiçbir fayda vermez. Allah inananlarla beraberdir.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Ey inkârcılar!) Eğer fetih[245] istiyorsanız işte size fetih geldi. Eğer (peygambere karşı gelmekten) vazgeçerseniz, bu sizin için daha hayırlı olur. Eğer dönerseniz biz de döneriz. Çok olsa bile topluluğunuz size hiç fayda vermez. Çünkü Allah mü’minlerle beraberdir.
Müşrikler savaşa çıkmadan önce Kâ’be’nin örtüsüne yapışıp, “Ey Allah’ım! Bu savaşta iki toplumdan doğru yolda olana yardım et, fetih nasip et” diye dua etmişlerdi.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Siz (ey putperestler), eğer zafer peşinde iseniz kazandığınız zaferi gördünüz! Son verirseniz bu sizin için en iyi olanıdır, tekrarlarsanız biz de tekrarlarız. Topluluğunuz çok da olsa amacınıza ulaşmanıza yetmeyecektir; zira Allah müminlerle beraberdir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Ey kâfirler!) Eğer siz fetih istiyorsanız, işte size fetih geldi! (Yenelim derken yenildiniz.) Ve eğer (inkardan) vazgeçerseniz bu sizin için daha iyidir. Yine (Peygamber'e düşmanlığa) dönerseniz, biz de (ona) yardıma döneriz. Topluluğunuz çok bile olsa, sizden hiçbir şeyi savamaz. Çünkü Allah müminlerle beraberdir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Zafer istiyorsanız (ey kafirler), işte size zafer geldi! Saldırmaktan vazgeçerseniz sizin için daha iyi olur. Dönerseniz biz de döneriz ve ordunuz sayıca çok da olsa sizden hiç bir şeyi savamaz. ALLAH inananlarla beraberdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Fetih istiyorsanız, işte size fetih gelmiştir, eğer aşırı gitmez de son verirseniz, hakkınızda daha hayırlıdır. Yok eğer dönerseniz, biz de döneriz. O vakit askeriniz çok da olsa size hiç bir şekilde fayda vermez. İyi biliniz ki, Allah müminlerle beraberdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Feth istiyorsanız (ey kâfirler) işte size fetih, ve eğer vaz geçerseniz hakkınızda daha hayırlı olur, yok döner yine başlarsanız biz de başlarız, o vakıt askeriniz çok da olsa size zerre kadar faide vermez, çünkü Allah mü'minlerle beraberdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ey kâfirler! Kâbe’nin örtüsüne yapışarak, “İki ordudan hangisi davasında haklıysa ona fetih ver” diye bizden) fetih istiyorsanız, işte siz (in düşmanlık ettiğiniz mü’minler) e, (davalarında haklı oldukları için tarafımızdan) fetih gelmiştir. Ve eğer (hakkı inkârdan) vazgeçerseniz bu sizin için daha hayırlıdır. Yine (Peygamber’e düşmanlığa) dönerseniz, biz de (size ceza verme ve mü’minleri destekleme hükmümüze geri) döneriz. Topluluğunuz çok bile olsa, bu size hiçbir fayda sağlamaz. Şüphesiz Allah (yardımı ile) mü’minlerle beraberdir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Eğer fetih istiyorsanız, işte size fetih geldi. Eğer son verirseniz, o sizin için daha hayırlıdır. Eğer dönerseniz, Biz de döneriz. Topluluğunuz çok olsa da kesinlikle size bir fayda vermez. Kuşkusuz Allah, Mü'minlerle beraberdir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Eğer siz (ey kâfirler) feth (-u zafer) istiyor idiyseniz işte o feth size gelmişdir. Eğer (bundan) vaz geçerseniz bu, sizin için daha hayırlıdır. Eğer (tekrar muhaarebeye) dönerseniz biz de döneriz. Cemâatiniz çok da olsa sizden hiç bir şey'i asla def'edemez. Çünkü Allah mü'minlerle beraberdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey kâfirler!) Eğer fetih istiyorsanız, işte gerçekten size (istediğinizin aksine, sizin mağlûb olduğunuz) fetih geldi! Eğer (peygambere düşmanlıktan) vazgeçerseniz, artık bu sizin için hayırlıdır. Fakat (savaşa) dönerseniz, (biz de ona yardıma) döneriz. Çok da olsa topluluğunuz, size aslâ bir fayda veremez; çünki Allah, mü'minlerle berâberdir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey inkârcılar! Zaferi kim kazanırsa haklı taraf odur diyerek, Allah’ın hükmünü vermesini istiyordunuz;) İşte muhakkak beklediğiniz zafer ve hüküm (sizin aleyhinize) gelmiştir. Eğer (insanlara saldırmaktan, zulüm, haksızlık ve kötülüklerden) vazgeçerseniz bu sizin için daha hayırlı olur. Ve eğer (yine zulüm ve saldırganlığa) dönerseniz, biz de döneriz (mağlup olmanıza hüküm veririz). Topluluğunuz çok da olsa sizden (yine) hiçbir şeyi savamaz. Şüphesiz Allah (gerçekten) inananlarla beraberdir.*
(*) Savaş (saldırı) öncesi müşrikler Bedir için yola girmeden Kâbe’nin örtüsüne sarılarak “Ey Tanrımız! İki tarafın en doğrusuna yardım et, hangi taraf haklıysa ona fetih/zafer nasip et” şeklinde dua etmişlerdi. Ayetin ilk cümlesinde geçen “feth” kelimesi, dil bilimi açısından aynı zamanda “hüküm” ya da “karar” anlamı taşımaktadır. Yani “Ey İnkârcılar! Siz haklı tarafa zafer istiyordunuz, Allah da hükmünü, kararını doğrudan yana verdi ve sizi yenilgiye uğrattı.” (C. Külünkoğlu Meali Enfal-19 Ayet Açıklaması) Yani haksız ve saldırgan taraf müşrikler olduğu için, sayıca çok ve güçlü olmalarına rağmen yine de yüce Allah onları yenilgiye uğrattı.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Eğer siz kesin bir zafer istiyorsanız, işte zafer size geldi. Eğer (eski batıl alışkanlıklarınızdan) vaz geçerseniz, sizin için hayırlı olur. Yok, yine eski halinize dönerseniz, o zaman bizde döneriz. Ne kadar kalabalık olsanız da (Allah’a karşı) kalabalık olmanız size fayda vermez. Allah (her zaman) inananların yanındadır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Siz yengi istiyordunuz, işte size yengi. Eğer bundan vazgeçecek olursanız bu sizin için yeydir. Yok, savaşa dönecek olursanız Biz de döneriz. Takımlarınız ne kadar çok olursa olsunlar sizin hiçbir işinize yaramıyacaklardır. Çünkü Allah inananlarla birliktedir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Müşrikler! Siz, fetih ve zafer isterseniz işte size fetih ve zafer gelmiştir. Küfür ve harbten vaz geçerseniz o, sizin hakkınızda hayırlı olur. Eğer muharebeye dönerseniz biz de döneriz. Cemaatiniz çok olsa da yine asla size yaramaz. Çünkü Allah mü/minlerle beraberdir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey müşrikler!) Eğer hüküm/zafer istiyor idiyseniz, işte alın size hüküm/zafer! [feth]⁸. Eğer siz (inkârdan) vazgeçecek olursanız, bu sizin iyiliğinize olur. Eğer siz dönerseniz, Biz de döneriz. O zaman da topluluğunuz/ cemaatiniz [fi’e] çok da olsa size bir yarar sağlayamaz. Muhakkak ki Allah inanmış olanlarla beraberdir.
8 Maturidî’nin ilk tercihi ayetin muhatabının müşrikler olduğudur. Ayette geçen “feth ve istiftah” kelimeleri hüküm anlamındadır. Ebu Cehil ve arkadaşları, Bedir Savaşı’na çıkmadan önce Kâbe’nin örtüsüne sarılıp, Muhammed’le aralarında hüküm vermesi için Allah’a yalvarmıştır. Ayet, âdeta onlarla “Alın size hüküm” diyerek istihza etmektedir. Müşrikler, Allah’tan haberdarlar ancak Allah’a ulaşmak için putları aracılar olarak devreye sokuyorlar ve onlara ibadet ediyorlardı.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Zafer istiyorsanız, işte zafer (aleyhinize) geldi. Sakınırsanız sizin iyiliğinize olur, yok tekrar (savaşa) dönerseniz biz de döneriz ve artık topluluğunuz çok da olsa size hiç bir fayda vermez. Allah iman edenlerle beraberdir.
(Burada, Kureyşliler’in savaşa çıkmadan önce Kâbe’de yaptıkları dua kastedilmektedir. Müşrikler Kâbe’nin örtülerine tutunup şöyle dua etmişlerdi: “Allahım! İki taraftan hayırlısına zafer ihsan et.” Özellikle Ebu Cehil, “Allahım! Haklı tarafa zafer ihsan et, saldırgan olan tarafı da rezil et” diye dua etti. Allah iradesini gösterdi ve Müslümanların haklı ve hayırlı taraf olduğunu göstermek üzere onlara büyük bir zafer ihsan etti.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Eykâfirler! Madem savaş öncesi, Kâbe’nin örtüsüne sarılarak, “Ey Tanrımız! Hangimiz doğru yolda ise, savaşı o kazansın!” diye yalvararak aranızda kesin bir hüküm verilmesini istiyordunuz; işte, müminlere bahşedilen bu zafer sayesinde, haksız olduğunuzu tescil eden ilâhî hüküm size ulaştı! Artık aklınızı başınıza devşirip zulüm ve haksızlıktan vazgeçerseniz, sizin için iyi olur! Fakat yeniden saldırganlığa dönerseniz, Biz de sizi cezalandırmaya döner ve bir kez daha belânızı veririz; üstelik o güvendiğiniz gösterişli ordularınız —ne kadar güçlü ve kalabalık olursa olsun— sizi kurtaramayacaktır! Çünkü Allah, dâimâ inananlarla beraberdir! İnananların da ilâhî yardıma lâyık olmaları için, dikkat etmeleri gereken hususlar vardır:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Fetih istiyorsanız, gerçekten size Fetih(!) geldi. Vazgeçerseniz, o sizin için hayırlıdır. Tekrar başa dönerseniz, biz de başa döneriz. Takımınız çok olsa bile sizin için bir şeye yaramayacaktır. Allah, Müminler’le birliktedir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Mekkeliler! zafer naraları atıyordunuz, işte zafer neymiş gördünüz. Artık savaşa tövbe derseniz, sizin için daha iyi olur; tekrar dönerseniz biz de döneriz. O zaman birliklerinizin çok olması da sizin işinize yaramayacak ve Allah'ın yine inananlardan yana olduğunu göreceksiniz…
Mehmet Çoban
swap_vert close
Fetih istiyorsanız size fetih geldi. Sizler fetih geldikten sonra ileri geri konuşmaya başladınız. Böyle davranmaktan vazgeçerseniz bu sizin için daha hayırlıdır. Eğer imandan sonra küfre dönerseniz, biz de size yardım etmekten vazgeçeriz. Unutmayın ki; ne inkâr edenlerin çokluğu ne inananların çokluğu Rabbinizin hükmü karşısında hiçbir şey ifade etmez. Rabbiniz sadece Müminlerle beraberdir. Fetih, zafer, yenilgi Rabbinizin kararına bağlıdır. Her durumda da imtihan edilen müminlerdir. Rabbiniz Fetih ve zafer verdiğinde şımarık azacak mısınız, yenilgi verdiğinde isyan edip küfre mi sapacaksınız diye sizi imtihan eder. Bunu aklınızdan çıkarmayın! Mümin olanlar zaferde de, fetihte de, yenilgide de sadece ayetlerimize uygun hareket ederler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Ey kâfirler)! Siz zafer istiyorsanız, elbette size zafer geldi! (İnkârdan) vazgeçerseniz bu sizin için daha iyidir. (Peygamber’e düşmanlığa) dönerseniz, biz de (ona yardıma) döneriz. Topluluğunuz çok bile olsa, sizden hiçbir şeyi savamaz. [*] Şüphesiz ki Allah müminlerle beraberdir.
Bu ayet Bakara 2:249. ayetle birlikte okunmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey kâfirler!) Fetih istiyorsanız¹ işte fetih geldi. Ve eğer (inkârdan) vazgeçerseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. Yok, eğer tekrar aynı şeyi yaparsanız Biz de tekrar aynı şeyi yaparız. Şunu iyi bilin ki topluluğunuz ne kadar kalabalık olursa olsun, size asla fayda sağlamayacaktır. Çünkü Allah, mü’minlerle beraberdir.
1 Mekkeli müşrikler, Bedir’e hareket ettikleri zaman Kâbe’nin örtüsüne yapışmışlar ve: “Ey Allah! İki ordunun en yükseğine ve iki topluluğun en doğrusuna ve iki grubun en iyisine yardım et.” diye duâ etmişler ve Allah’tan fetih istemişlerdi. (Kurtubî,)  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Ey inananlar!] Zafer mi istiyordunuz; işte ulaştı size zafer. Şimdi eğer [günahtan] kaçınmak istiyorsanız, bu sizin kendi iyiliğinize olacaktır; yok, eğer [günaha geri] dönerseniz, Biz de [yardım vaadimizden] geri döneriz; ve (bu durumda) topluluğunuzun size bir yararı olmaz, velev ki sayıca çok da olsanız. Çünkü, bilin ki Allah [ancak] inananlarla beraberdir. ²¹
21 Bu ayetin inananlara mı, yoksa onların Bedir’deki hasımlarına, yani, müşrik Kureyşlilere mi hitab ettiği konusunda müfessirler arasında ittifak yoktur. Râzî gibi bazı müfessirler bunun müminlere bir öğüt olduğu görüşünü benimsemişler ve ayeti yukarıda aktarıldığı gibi anlamışlar; bir kısmı da bunun Kureyşlilere yöneltilmiş bir tehdit olduğunu ileri sürmüşlerdir. Bu son görüşü benimseyenler, görüşlerini doğrulamak için ayetin ilk cümlesinde geçen feth (lafzen, “açıklık/açma”) sözcüğüne, linguistik açıdan pek de aykırı düşmeyen “hüküm” ya da “karar” anlamını vermişler ve ayeti şöyle aktarma yolunu seçmişlerdir: “[Ey inkarcılar,] Bir hüküm mü bekliyordunuz! -İşte size varıp erişti karar. Artık (bundan böyle) [Allah’a ve O’nun Elçisi’ne karşı savaşmaktan] kaçınırsanız, bu sizin kendi iyiliğinize olur; yok eğer dönüp de yine savaşmaya kalkarsanız, o zaman Biz de dönüp sizi yine bozguna uğratırız. Ve topladığınız ordunun da size hiçbir yararı olmaz, velev ki sayıca çok da olsa; çünkü, bilin ki, Allah inananlarla beraberdir!” Bu çift yönlü aktarımdan da anlaşılacağı gibi, yorumlar arasındaki fark daha çok feth (“hüküm” yahut “zafer”) sözcüğünün ve fieh (“ordu” yahut “cemaat”) sözcüğünün çift yönlü mecazî anlamları arasında yapılan tercihlere dayanmaktadır. İkinci sözcük ele alındığında, bu sözcüğün zihinde ilk çağrıştırdığı şey “bir grup” yahut “toplanmış, bir araya getirilmiş insanlar” oluyor ki, bu da az çok tâife ya da cemaat’in anlam alanı içine düşüyor. Böyle olunca, artık bu sözcüğün hem “bir ordu”yu hem de “bir topluluğu” işaret amacıyla kullanılmaması için bir sebep kalmıyor ortada. Bunun gibi, ne‘ûd ifadesi de iki yönde anlaşılabilir: yani, ya “Biz de sizi tekrar bozguna uğratırız” yönünde, ya da bizim tercih ettiğimiz biçimde: “Biz de [yardım vaadimizden] geri döneriz” yönünde; tabii ilkinde inanmayanlara, ikincisinde ise inananlara hitab ederek. (‘Adâ fiilinin “sözünden döndü” anlamındaki kullanımı için bkz. Tâcu’l-‘Arûs ve Lane V, 2189.) Yukarıda sözü geçen her iki yorum da linguistik olarak doğrulanabilir olmakla birlikte, sözkonusu ayetten önceki bölümün sonraki bölüm gibi inananlara hitab ettiğine bakılırsa, bizim burada benimsediğimiz (ve İbni Kesîr’e göre Ubeyy b. Ka‘b tarafından da desteklenen) yorumun bu anlatım örgüsü içinde daha uygun olduğu söylenebilir. Dolayısıyla, yukarıdaki ayet, bizce, inananlar inançlarına, doğru yoldaki eylemlerine sadık kaldıkları sürece Allah’ın onlarla birlikte olacağı; onlar gerçek müminler olmadıkça, gelecekte ne kadar büyük bir topluluk oluştururlarsa oluştursunlar güçsüz ve mukavemetsiz kalacakları yolunda Müslümanlara yapılmış bir uyarı, bir hatırlatma durumundadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Madem siz zafer istiyordunuz işte size zafer! Eğer saldırıya son verirseniz bu sizin hayrınızadır ve eğer saldırganlığa geri dönerseniz biz de cezalandırmaya geri döneriz. Ordunuz ne kadar kalabalık olsa da size hiçbir fayda sağlamaz, zira Allah müminlerle beraberdir. 14/15, 48/1- 18, 57/10, 61/13
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Siz ey fetih isteyenler! İşte fetih ayağınıza gelmiştir![¹³⁴⁵] Şimdi, eğer bir son verirseniz bu sizler için daha hayırlıdır.[¹³⁴⁶] Yok eğer dönerseniz biz de döneriz;[¹³⁴⁷] ve ne kadar kalabalık olursa olsun topluluğunuz size hiçbir yarar sağlamaz: (Herkes) iyi bilsin ki Allah mü’minlerle beraberdir.
[1345] Bu âyet kime hitap etmektedir: 14. âyetin muhatabı olan inkârda direnenlere mi, yoksa hemen üstteki 18. âyetin muhatabı olan imanda sebat gösterenlere mi? Bize göre bu âyetin muhatabı özel bir sınıf değildir. Nasıl ki 25. âyetin dile getirdiği potansiyel sapma ihtimali yalnızca bir kesime has (hâssah) kılınamazsa, bu âyet de özelleştirilemez. Bu âyet hem inananlara, hem inkâr edenlere hem de imanla inkâr arasında gidip gelenlere hitap etmektedir. Mü’minler fetih istiyorlardı, bu bir fetihti: İmanla insan arasındaki engel kalkmış ve imanın önü açılmıştı. Müşrikler fetih istiyorlardı, bu da 70. âyette işaret edildiği gibi onlar için bir yürek fethiydi. Gücün verdiği gururun ve kör inadın bir perde gibi kapattığı vicdanlarının örtüsünü açmış ve onları imanla yüz yüze getirmişti. Gerisi kendi tercihleriydi (Bkz: 8.70). [1346] İnananlara: “Eğer işi tadında bırakırsanız.” Sûrenin başındaki şu ağır azarın tam da hatırlanacağı yer: “Şu hâlde, Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve aranızdaki ilişkiyi düzgün tutun; bir de Allah’a ve Elçisi’ne kulak verin: tabi gerçekten inanıyorsanız” (âyet 1). İşi tadında bırakmak, bir “yürek fethi” amacını taşıması gereken savunma savaşını, ganimet ve işgal için yapılan bir saldırı savaşına dönüştürmemek anlamını taşıyordu. Böyle yaparlarsa, ganimet ve esir yerine, “Rableri katında saygınlığı olan rütbeler, sınırsız bir bağış ve görkemli bir rızık” (âyet 4) elde edeceklerdi. İnkârcılara: “İnkârda inada bir son verin” çağrısı. Onlar da eğer küfürde inada son verirlerse, yürekleri İslâma açılacak ve inananlara yapılan vaadlerin hepsine onlar da ortak olacaklardı.. [1347] İnananlara: Eğer yüce ve ahlâkî amaçlardan yüz çevirip dünyevî ve basit çıkarlara yönelirseniz, Ben de emrinize âmâde kıldığım güçlerimle birlikte sizden desteğimi çekerim. İnkârcılara: Eğer siz bu inadınızdan döner ve hakikati kabullenip kendinize gelirseniz, Ben de rahmetim ve bağışımla size yönelir, sizi çarptıracağım cezadan dönerim.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey iman edenler) Eğer siz (gerçekten) fetih (zafer) istiyor idiyseniz, işte size zafer geldi. Şayet (bundan ibret alıp da ganimet sevdasından ve Peygambere karşı gelmekten tümüyle) vaz geçerseniz, (biliniz ki) bu sizin için daha hayırlıdır. Fakat yine dönerseniz. (Peygambere karşı, o kötü davranışları tekrarlarsanız haberiniz olsun ki, savaşta) Topluluğunuz çok da olsa size hiçbir yarar sağlamaz. (Rabbinizden yardım gelmez.) Çünkü Allah (emir ve yasaklarına uyan) müminlerle beraberdir.
Osman Fırat
swap_vert close
(Ey inkârca!) Eğer fetih istiyorsanız işte size fetih geldi. Eğer (peygambere karşı gelmekten) vazgeçerseniz, bu sizin için daha hayırlı olur. Eğer (savaşa) dönerseniz biz de döneriz. Çok olsa bile topluluğunuz size hiç fayda vermez. Çünkü Allah mü’minlerle beraberdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Eğer (ey kâfirler) feth istiyorsanız işte size feth gelmiştir. Ve eğer vazgeçerseniz artık o sizin için hayırlıdır. Ve eğer dönerseniz Biz de döneriz. Ve elbette cemaatiniz çok olsa da size bir şey ile faidebahş olamayacaktır. Ve muhakkak ki, Allah Teâlâ mü'minler ile beraberdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey müşrikler! Siz zafer mi istiyordunuz? İşte zafer geldi! Siz müminlere hücumdan vazgeçerseniz bu, sizin için daha iyi olur; yok döner yine savaşa başlarsanız, Biz de başlarız! Askeriniz çok da olsa size hiç fayda vermez, çünkü Allah müminlerle beraberdir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Eğer fetih istiyorsanız işte size fetih geldi. Eğer (eski yaptıklarınızdan) vazgeçerseniz, bu sizin için iyidir. Ama yine (eski yaptıklarınıza) dönerseniz, biz de döneriz (size yardım etmekten vazgeçeriz). O zaman topluluğunuz çok da olsa, size hiçbir yarar sağlayamaz. Allah, inananlarla beraberdir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Ey Kâfirler) İşte istediğiniz fetih geldi. (Siz fethi ve galebeyi bekliyordunuz o hâsıl oldı, fakat mü'minlere teveccüh itdi). Eğer bu küfri ve 'adâveti artık nihâyete irdirirseniz sizin içün hayırlıdır. Eğer 'adâvete 'avdet iderseniz biz de mü'minlere nusret ihsânına 'avdet iyleriz. Ve cemâ'atiniz; her ne kadar çok olsa da sizden zararı def' ve izâle idemez. Ve Allâh Te'âlâ mü'minlerle berâberdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
(Ey inanıp güvenenler,) Önünüzün açılmasını istiyordunuz işte o açıklık geldi.Bu davranışa son verirseniz[1] hayrınıza olur.Eğer dönerseniz biz de döneriz. Topluluğunuz ne kadar çok da olsa işinize yaramaz. Çünkü Allah, inanıp güvenenlere yardım eder.
[*] Düşmana karşı zayıflık gösterme davranışına son verirseniz. Bedir Savaşında müminlerin gösterdiği güvensizlik ve disiplinsizlik hali  
Şaban Piriş
swap_vert close
Fetih istiyorsanız, size fetih gelmiştir. Eğer son verirseniz bu sizin için daha hayırlıdır. Ve eğer tekrar dönerseniz biz de döneriz. Topluluğunuz kalabalık olsa bile size bir fayda vermeyecektir. Çünkü Allah, müminlerle beraberdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Fetih istiyorsanız, işte size fetih geldi.(6) Vazgeçerseniz, bu sizin için hayırlı olur. Ama dönecek olursanız Biz de döneriz. O zaman ne kadar kalabalık da olsa, topluluğunuzun size bir yararı olmaz. Çünkü Allah mü'minlerle beraberdir.
(6) Bu âyet kâfirlere hitap ediyor.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Fetih istiyorsanız, fetih size geldi. Eğer vazgeçerseniz hakkınızda daha hayırlı olur. Eğer dönerseniz biz de döneriz. Cemaatiniz çok da olsa sizi her hangi bir şeyden asla müstağni kılamaz! Allah, inananlarla beraberdir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eger ḥüķm eylemek isterseñüz bayıķ geldi size hükm eylemek daħı eger yıġlınurśañuz ol yigrekdür size. daħı eger dönesiz çalışa dönevüz aśśı eylemeye size bölüġüñüz nesene çoķ oldı-y-ise daħı daħı bayıķ Tañrı mü’minler iledür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eger fetḥ isteseñüz, taḥḳīḳ size fetḥ geldi. Daḫı eger müntehī olsañuzküfrden ol ḫayrludur size. Eger ḳayıtsañuz nebī ile ṣavaş eylemege,biz daḫı ḳaytarur‐biz aña nuṣret eylemege. Fāyide eylemez size cemā‘atuñuzbir nesne bile çoḳluḳ daḫı olsa. Daḫı Tañrı Ta‘ālā mü’minler biledür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ey müşriklər!) Əgər siz (Kə’bənin örtüklərinə yapışıb dua edərək) qələbə istəyirsinizsə, artıq sizə zəfər (mö’minlərin qələbəsilə Allahın əleyhinizə olan hökmü) gəldi. Əgər (küfrdən və Peyğəmbərə qarşı müharibə aparmaqdan) əl çəksəniz, bu sizin xeyrinizə olar. Yox, əgər təkrar (müharibəyə) qayıtsanız, Biz də qayıdarıq. Dəstəniz nə qədər çox olsa da, sizdən heç bir şeyi (Allahın bəlasını, əzabını) dəf edə bilməz. Allah, həqiqətən, mö’minlərlədir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
(O Qureysh!) If ye sought a judgment, now hath the judgment come unto you. And if ye cease (from persecuting the believers) it will be better for you, but if ye return (to the attack) We also shall return. And your host will avail you naught, however numerous it be, and (know) that Allah is with the believers (in His guidance).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
(O Unbelievers!) if ye prayed for victory and judgment,(1193) now hath the judgment come to you: if ye desist (from wrong), it will be best for you: if ye return (to the attack), so shall We. Not the least good will your forces be to you even if they were multiplied: for verily Allah is with those who believe!
1193 Path = victory, decision, judgement. The Quraysh in Makkah had prayed for victory; they were confident that their superior numbers, equipment, and experience would be decisive. With a play on the word, they are told that the decision had come, and the victory-but not in the sense they had hoped for!  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنْ
eğer
تَسْتَفْتِحُوا
fetih istiyorsanız
فَقَدْ
işte ger- çekten
جَٓاءَكُمُ
size geldi
الْفَتْحُۚ
fetih
وَاِنْ
ve eğer
تَنْتَهُوا
vazgeçer- seniz
فَهُوَ
artık o
خَيْرٌ
daha hayırlıdır
لَكُمْۚ
sizin için
وَاِنْ
fakat eğer
تَعُودُوا
dönerseniz
نَعُدْۚ
döneriz
وَلَنْ تُغْنِيَ
ve asla fayda veremez
عَنْكُمْ
size
فِئَتُكُمْ
topluluğunuz
شَيْـٔاً
hiçbir şeyle
وَلَوْ
bile
كَـثُرَتْۙ
çok olsa
وَاَنَّ
ve şüp- hesiz
اللّٰهَ
Allah
مَعَ
bera- berdir
الْمُؤْمِن۪ينَ۟
mü'minlerle
(Ey mü'minler!) Eğer siz fetih istiyorsanız, işte size (Bedir'de) fetih geldi! Eğer (resulümüze itaatsizlikten) vazgeçerseniz bu sizin için daha hayırlıdır. Fakat (ona karşı gelir ve şirke) dönerseniz, Biz de (size yardım etmekten) döneriz. (O durumda) Topluluğunuz çok bile olsa size hiçbir fayda veremez; çünkü Allah mü'minlerle beraberdir.
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اِسْتَفْتَحَ
Fiil-X
ف ت ح
Zafer istedi, fetih istedi
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
فَتْح
İsim
ف ت ح
Fetih, açmak
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اِنْتَهٰى
Fiil-VIII
ن ه ي
Vazgeçti, sakındı
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
خَيْر
İsim
خ ي ر
Hayr (Allah'ın esması, ismidir. Hayr olan demektir), hayırlı
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
عَادَ
Fiil-I
ع و د
Döndü
عَادَ
Fiil-I
ع و د
Döndü
لَن
Harf-i nefi
لَن
Asla, kesinlikle, hiç
اَغْنَى
Fiil-IV
غ ن ي
Fayda sağladı, müstağni kıldı, zengin etti, kazandırdı, savdı
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
فِئَة
İsim
ف ا ي
Topluluk, grup, birlik
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
كَثُرَ
Fiil-I
ك ث ر
Çok oldu
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَع
Edat
مَع
Beraberlik ifade eden edat, ile
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan