close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enbiyâ Sûresi 9. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Śumme sadaknâhumu-lva’de feenceynâhum vemen neşâu veehleknâ-lmusrifîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sonra vaadimizi gerçekleştirmiştik onlara da onları da kurtarmıştık, dilediklerimizi de ve imansızlıkta ileri gidenleri helak etmiştik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Sonra onlara verdiğimiz söze sadık kaldık, böylece onları ve dilediklerimizi kurtardık da ölçüsüz davrananları helak edip yıkıma uğratıverdik.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Sonra biz onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Bunun için kendilerini ve dilediğimiz kimseleri kurtardık, ölçüsüz davrananları da helak ettik.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sonra biz onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Peygamberleri, sünnetimize, düzenimizin yasalarına uygun olarak, irademizin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselerle, mü'minlerle birlikte kurtardık. Cahilce davranarak meşruiyet sınırını aşanları, ağır-adaletsiz hükümler içeren kurallar koyup uygulayanları, azgınları da yokettik.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Böylece onları ve dilediklerimizi kurtardık. Aşırı gidenleri ise helak ettik.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sonra onlara verdiğimiz söze sadık kaldık, böylece onları ve dilediklerimizi kurtardık da ölçüsüz davrananları yıkıma uğrattık.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sonra onlara olan vadimizi doğruya çıkardık da hem onları, hem de dilediğimiz kimseleri kurtardık. Müşrikleri ise helak ettik.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sonra onlara verdiğimiz sözü doğru çıkardık. Onları ve istediklerimizi kurtardık. Ve hayatlarını boş yere harcayanları da helak ettik.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sonra biz onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Onları ve dilediklerimizi kurtardık. Aşırı gidenleri de helâk ettik.
Besim Atalay
swap_vert close
Sonra tutup sözümüzü, hem onları kurtardık, hem de dilediğimizi; yokettik taşırmış olanları da
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Hem kendilerini hem de dilediğimiz kimseleri kurtardık. (Hakka karşı direnmede) haddi aşanları ise helâk ettik.
Cemil Said
swap_vert close
Ânlara karşu va’dimizi infâz iyledik ânları ve mü’minlerden istediklerimizi kurtardık, îmân itmeyenleri helâk itdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sonra Biz onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik, kendilerini ve dilediklerimizi kurtardık; aşırı gidenleri ise yok ettik.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Kendilerini ve dilediğimiz kimseleri kurtardık. Haddi aşanları ise helâk ettik.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Böylece, hem onları hem de dilediğimiz kimseleri kurtuluşa erdirdik; haddi aşanları ise helâk ettik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sonra onlara (verdiğimiz) sözü yerine getirdik; böylece, hem onları hem de dilediğimiz (başka) kimseleri kurtuluşa erdirdik; müsrifleri de helâk ettik.  
 Burada müsriflerden maksat, iman ve hidayete ermek için kendilerine sunulan fırsatları değerlendirmeyen, peygamberleri yalanlamakta ısrar eden kâfirlerdir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik; onları dilediklerimizle birlikte kurtardık; aşırı gidenleri de helak ettik.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sonra biz onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik; hem onları, hem de dilediğimiz kimseleri kurtardık, aşırı gidenleri yok ettik.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sonra onlara olan va'de sadık olduk da kendilerini ve dilediklerimizi necata çıkarıp müsrifleri helâk ettik
Emrah Demiryent
swap_vert close
Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Hem kendilerini hem de dilediğimiz kimseleri (mü’minleri) kurtardık. (Hakkı inkârda ısrar ederek) haddi aşanları ise helâk ettik.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sonra onlara verdiğimiz söze bağlı kaldık. Onları ve dilediğimiz kimseleri¹ kurtardık. Müsrifleri² ise yok ettik.
1- Uygun gördüklerimizi. Kurtulmayı hak edenleri. 2- Haddi aşanları.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sonra biz onlara olan va'd (imiz) in doğruluğunu gösterdik de hem kendilerini, hem kimleri diliyorsak onları kurtardık. İftiracıları ise helak etdik.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sonra onlara (verdiğimiz) sözü yerine getirdik de kendilerini ve dilediğimizkimseleri kurtardık; haddi aşanları ise helâk ettik.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Hem kendilerini hem de dilediğimiz (iyi tutum ve davranışları nedeniyle kurtulmayı hak eden) kimseleri kurtardık. (hakka karşı direnmede) haddi aşanları ise yıkıma uğrattık.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sonra onlara ettiğimiz vaatleri doğruladık, onları ve dilediğimizi kurtardık ve aşırı gidenleri de azapla yok ettik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sonra onlara karşı verdiğimiz sözü tuttuk. Hem onları hem de dilediklerimizi kurtardık. Tanımazlıkta ileri gidenleri de yok ettik.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yine onlara olan vâdemizi yerine getirdik. Onları ve dilediklerimizi kurtardık, küfürde ileri gidenleri helâk ettik.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Kendilerini ve dilediklerimizi kurtardık. Aşırı gidenleri/israf edenleri ise helak ettik.
Kadri Çelik
swap_vert close
Sonra onlara verdiğimiz söze sadık kaldık, böylece onları ve dilediklerimizi kurtardık da aşırı gidenleri yıkıma uğrattık.
Mahmut Kısa
swap_vert close
En sonunda, kendilerine verdiğimiz sözü gerçekleştirdik; onları ve dilediğimiz kimseleri yani müminleri kurtardık, Allah’a karşı gelerek azgınlık edenleri ise, korkunç bir azapla helâk ettik! Eğer mûcize isteğinizde gerçekten samîmi iseniz, dinleyin:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Verdiğimiz Vaad’i doğruladık / sadık kaldık; onları ve dileyeceğimiz kimseleri kurtardık. Aşırı Gidenler’i helâk ettik.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Onlara verdiğimiz sözü tuttuk. Onları ve onlarla birlikte kurtarılmaya değer bulduklarımızı kurtardık. Aşırıları ise helâk ettik.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edenleri verdiğimiz söz gereğince cezalandırdık. Toplumlarına cezamız gelince elçilerimizi ve inananları kurtardık. Haddi aşan, şımaran, ayetlerimize karşı çıkanların hepsini yok ettik.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sonra onlara (verdiğimiz) sözü yerine getirmiştik; böylece hem onları hem de dilediğimiz (layık olan) kişileri kurtarmış; haddi aşanları da helak etmiştik.
Mehmet Türk
swap_vert close
Sonra o (Peygamberlere) verdiğimiz sözü yerine getirerek, kendilerini ve dilediğimiz mü’minleri kurtardık ve (inkâr ederek) haddi aşanları da helâk ettik.
Muhammed Esed
swap_vert close
Sonuç olarak, Biz o’nlara verdiğimiz sözü yerine getirdik ve bunun için kendilerini ve dilediğimiz kimseleri ¹¹ kurtardık; ama kendi kendilerini ziyan edenleri ¹² ise yok ettik.
11 Yani, onların inanan yandaşlarını.12 Musrifûn tabirine karşılık olarak kullandığımız “kendi kendilerini ziyan edenler” ifadesi için bkz. 10:12’nin son cümlesi hk. 21. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Netice de biz onlara verdiğimiz vaadi tuttuk, onları ve hak eden kimseleri kurtardık, aşırı gidenleri de helak ettik. 10/103, 30/47, 40/51
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Neticede Biz onlara verdiğimiz sözü tuttuk; bunun sonucunda onları ve tercih ettiklerimizi kurtarıp, (hayatlarını) amaçsızca harcayanları ise helâk ettik.[²⁶⁸⁴]
[2684] Esrafe köküyle ilgili bir açıklama için bkz: 20:127, not 112.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Sonunda onlara verdiğimiz sözü gerçekleştirdik. (Onları zafere ulaştırdık) Kendilerini ve iman edenleri kurtardık, aşırı gidenleri ise helak ettik. (Beldelerinin altını üstüne getirdik, yerlebir ettik.. ey müşrikler bunlardan ibret alın)
Osman Fırat
swap_vert close
Sonra onlara olan va’dimizi yerine getirdik, onları ve dilediklerimizi kurtardık, aşırı gidenleri helâk ettik.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sonra onlara olan vaadi gerçekleştirdik de onları ve dilediğimiz kimseleri kurtardık ve müsrif olanları da helâk ettik.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Onları ve beraberlerinde bulunan dilediğimiz kullarımızı kurtardık, haddi aşanları ise helâk ettik.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik, onları ve dilediklerimizi kurtardık, aşırı gidenleri helak ettik.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sonra onlara va'dimizi icrâ ile kendilerini ve istediklerimizi kurtarub hevâ ve heveslerine ve şehevât-ı nefsâniyelerine tâbi' olarak nefislerini isrâf idenleri helâk iyledik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sonunda onlara verdiğimiz sözü tuttuk; onları ve kurtulmasını tercih ettiklerimizi kurtardık. Aşırı gidenleri de etkisizleştirdik.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlara verdiğimiz sözü tuttuk, onları ve dilediklerimizi kurtardık, gaflet ve cehalette diretenleri de helak ettik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sonra kendilerine verdiğimiz sözü yerine getirdik; onları ve daha başka dilediklerimizi kurtarıp inkârla haddini aşanları helâk ettik.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sonra onlara verilen söze sadık kaldık da onları ve dilediklerimizi kurtardık. Ve israfa saplanıp haddi aşanları helâk ettik.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
andan ŧoġru eyledük anlara va'deyi pes ķurtarduķ anları daħı her kimi kim dilerüz. daħı helāk eyledük müşriķleri.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Andan ṣoñra anlaruñ va‘desini girçekledük, özlerini ḳurtarduḳ,diledügümüz kimseleri daḫı. Daḫı helāk itdük müsrifleri.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sonra onlara verdiyimiz və’di yerinə yetirdik. (Peyğəmbərlərə) və istədiyimiz kəslərə (onlara iman gətirənlərə) nicat verdik, (Allaha şərik qoşmaqla, küfr etməklə) həddi aşanları isə məhv etdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then We fulfilled the promise unto them. So We delivered them and whom We would, and We destroyed the prodigals.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
In the end We fulfilled to them Our Promise, and We saved them and those whom We pleased, but We destroyed those who transgressed beyond bounds.(2672)
2672 But, however difficult (or impossible) their mission may have appeared to them, or to the world at first, they won through eventually, even those who seemed to have been defeated. Examples are given in the latter part of this Surah, especially in 21:51 -93. They were delivered from the Wrath which overtook the Unbelievers, as were those with them who accepted Allah's Message and placed themselves in conformity with His Will and Plan. That is the meaning of "whom We pleased".  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
ثُمَّ
sonra
صَدَقْنَاهُمُ
yerine getirdik
الْوَعْدَ
vaadimizi
فَاَنْجَيْنَاهُمْ
böylece onları kurtardık
وَمَنْ
ve o kim- seleri ki
نَشَٓاءُ
diliyoruz
وَاَهْلَكْنَا
ve helâk ettik
الْمُسْرِف۪ينَ
müsrifleri
Sonra onlara olan vaadimizi yerine getirdik. Böylece hem onları hem de dilediğimiz (başka) kimseleri (yurtlarında helâka uğramaktan) kurtardık, müsrifleri (dünya menfaati uğruna hayatını israf edenleri) de (o yurdu yerle bir ederek) helâk ettik.
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
صَدَقَ
Fiil-I
ص د ق
Sözüne sadık oldu, doğru söyledi, yerine getirdi, sadakat gösterdi, gerçekleştirdi, sadık kaldı, tasdik etti
وَعْد
İsim
و ع د
Vaad, söz
اَنْجٰي
Fiil-IV
ن ج و
Kurtardı
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
اَهْلَكَ
Fiil-IV
ه ل ك
Yok etti, mahvetti, helâk etti
مُسْرِف
Etken fiil-IV
س ر ف
Müsrif, israf eden, haddi aşan