close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enbiyâ Sûresi 55. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâlû eci/tenâ bilhakki em ente mine-llâ’ibîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlar, bize bir gerçekle mi geldin demişlerdi, yoksa oyun oynayanlardan mısın?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Müşrikler de ona) "Sen bize (daha) haklı (ve hayırlı bir şey) mi getirdin, yoksa (bizimle) oyun oynayıp (dalga mı geçmektesin)?" diye (çıkışıvermişlerdi).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İbrahim'e: “Sen bu sözle karşımıza çıkarken, gerçekten ciddi misin, yoksa bizimle oynuyor musun, şaka mı yapıyorsun?”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar: “Bize hak, doğru bir mesaj mı getirdin, yoksa sen şaka mı ediyorsun?” dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar: "Sen bize hakkı mı getirdin yoksa şaka yapanlardan mısın?" dediler.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Sen bize gerçeği mi getirdin, yoksa (bizimle) oyun oynayanlardan mısın?'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar: “- Sen bize (doğru mu söylüyorsun) hakikatı mı getirdin, yoksa sen şakacılardan mısın (bizimle mi eğleniyorsun)?” dediler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar: “Bize, doğru, gerçek bir mesaj mı getirdin? Yoksa bizimle oynuyor musun?” dediler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlar da, “Sen bize gerçeği mi getirdin, yoksa bizimle oyun mu oynuyorsun?” dediler.
Besim Atalay
swap_vert close
Dediler ki: «Gerçekten bizlere mi geldin sen? Yoksa oynuyor musun?»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Onlar:) “Bize gerçeği mi getirdin, yoksa sen bizimle eğleniyor musun?” dediler.
Cemil Said
swap_vert close
"Doğrı mı söylüyorsın, yoksa latîfe mi idiyorsın?" didiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Sen bize gerçeği mi getirdin yoksa şaka mı ediyorsun?" dediler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Bize gerçeği mi getirdin, yoksa sen bizimle eğleniyor musun?” dediler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlar da, “Bize gerçeği mi getirdin, yoksa bizimle oyun mu oynuyorsun?” diye sordular.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Dediler ki: Bize gerçeği mi getirdin, yoksa sen oyunbazlardan biri misin?
Edip Yüksel
swap_vert close
"Bize gerçeği mi getirdin, yoksa oyun mu oynuyorsun," dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar : "Sen bize gerçeği mi getirdin (Sen ciddi mi söylüyorsun), yoksa şaka mı ediyorsun?" dediler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Dediler: ciddi mi söylüyorsun yoksa sen şakacılardan mısın
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar, “Sen bu sözlerinde ciddi misin, yoksa şaka mı yapıyorsun?” dediler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Gerçeği mi getirdin, yoksa bizimle oyun mu oynuyorsun?” dediler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar: «Sen bize gerçeği mi getirdin, yoksa sen şakacılardan mısın?» dediler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Onlar:) “(Sen) bize hak ile mi geldin (ciddî mi konuşuyorsun), yoksa sen şaka yapanlardan mısın?” dediler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar da, “Sen bize gerçeği mi getirdin, yoksa bizimle eğlenıyorsun?” dediler.
(*) Evrenin İlk maddesini yarıp bölerek yer ve gökleri yaratan Allah.’’Bu şekildeki âyetler yedi ayrı sûrede geçmektedir ki bu da zerrelerin (atomların) bölünüp maddelerin çoğalması ve çeşitlenmesi yoluyla 7 manyetik semanın oluştuğuna bir işaret sayılmalıdır. Kur’an da (فاطر) ‘’fatır’’kelimesinin (خالق)’’halık’’ kelimesinden ayrı olarak ‘’yarıp bölerek yaratan’’anlamındadır. Yani sadece yaratmak anlamında değil. Aşağıdaki Arapça yorumuna da bakılabilir. Ayrıca ayette geçen tanıklık, akıl ve delil yoluyla tanıklıktır. وشهادته على ذلك: إدلاؤه بالحجة عليه. وتصحيحه بها كما تصحح الدعوى بالشهادة،( الكشاف) (وقوله: من الشاهدين أي: المبرهنين عليه بالحجة) (تفسير القاسمي )  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar İbrahim’e “Sen şimdi bize gerçek doğruları mı getirdin, yoksa bizimle oyun oynayanlardan mısın?” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Dediler: "Gerçek mi söylüyorsun, yoksa bizimle şaka mı ediyorsun?"
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar taaccüple «— Sen bunu ciddî mi söylüyorsun, yoksa lâtife mi ediyorsun [⁴]?» dediler.
[4] Veya bizim ile eğleniyor musun?  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Dediler ki: “Sen bize gerçeği/hakikati mi getirdin, yoksa oyun mu oynuyorsun?”
Kadri Çelik
swap_vert close
Dediler ki: “Sen bize gerçeği mi getirdin, yoksa (bizimle) oyun oynayanlardan mısın?”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlar, duyduklarına inanamayarak, “Bu sözlerinde gerçekten ciddî misin, yoksa bizimle oyun mu oynuyorsun?” diye sordular.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Dediler ki: -“Bize Hakk (Gerçek) ile mi geldin? Yoksa sen Şakacılar’dan mısın?”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Cemaat: " Doğru mu söylüyorsun? Yoksa dalga mı geçiyorsun? "
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Bize gerçeği mi getirdin? Yoksa sen bizimle eğleniyor musun?" dediler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar da “Bize gerçeği mi getirdin yoksa sen oyun oynayanlardan biri misin?” demişlerdi. [*]
Enbiyâ 21:16 ve Duhân 44:38’de de geçen [el-lâ‘ıbîne/lâ‘ıbîne] kelimesi “oyun oynayanlar”, “şaka yapanlar” gibi anlamlar içermektedir. Buradan hareketle, kavminin gözünde Hz. İbrahim’in ciddiye alınabilecek biri olmadığı izlenimi verilmek istenmiştir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlar da: “Sen bize gerçeği mi getirdin, yoksa (bizimle) oyun mu oynuyorsun?” dediler.
Muhammed Esed
swap_vert close
“Sen [bu sözle] karşımıza çıkarken tamamen ciddi misin -yoksa o şakacı insanlardan biri misin?” diye sordular.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar: – Sen ciddi misin yoksa bizimle oyun mu oynuyorsun? Dediler. 19/41...50, 29/17...27
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Dediler ki: “Sen (bunları söylerken) gerçekten ciddi misin, yoksa bize (şakacıktan) bir oyun mu oynuyorsun?”
Orhan Kuntman
swap_vert close
"Sen bize gerçeği mi getirdin, yoksa bizimle şaka mı ediyorsun ?" dediler.
Osman Fırat
swap_vert close
Dediler ki: Sen bize gerçeği mi getirdin, yoksa bizimle eğleniyor musun?
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dediler ki: «Sen bize hak ile mi geldin, yoksa sen latife edenlerden misin?»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar: “Sen ciddi misin, yoksa şakacı insanların yaptığı gibi bizimle eğleniyor musun? ” dediler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Dediler ki: "Sen bize gerçeği mi getirdin, yoksa şaka yapanlardan mısın?"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar: "Bize hak olarak mı (ciddî olarak mı) söyleyorsun, yoksa latîfe mi idiyorsun?" didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Dediler ki “Sen ciddi misin yoksa bizimle eğleniyor musun?”
Şaban Piriş
swap_vert close
-Bize gerçeği mi getirdin, yoksa bizimle eğleniyor musun? dediler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Ciddî mi söylüyorsun, yoksa bizimle eğleniyor musun?” dediler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Dediler: "Sen gerçeği mi getirdin yoksa oynayıp eğlenenlerden biri misin?"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyittiler “iy geldüñ mi bize ḥaķk-ıla yā sen oyun idenlerden misin?”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyitdiler: Bize ḥaḳḳ‐ıla mı geldüñ, yā sen oynar mısın? didiler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar: “Sən bizə ciddi deyirsən, yoxsa zarafat edirsən? (Sən bizə haqlamı gəldin, yoxsa oyunbazlardansan?)” – deyə soruşduqda
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They said: Bringest thou unto us the truth, or art thou some jester?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They said, "Have you brought us the Truth, or are you one of those who jest?"(2715)
2715 Abraham looked at life with a serious eye, and his people took it lightheartedly. He was devoted to Truth, and they cared more for ancestral custom. In the conflict, he seemed to be in their power. But he was fearless, and he triumphed by Allah's Grace.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالُٓوا
dediler
اَجِئْتَنَا
bize getir- din mi
بِالْحَقِّ
hakkı
اَمْ
yok- sa
اَنْتَ
sen
مِنَ اللَّاعِب۪ينَ
oynayanlardan (mısın)
(Onlar) Dediler ki: "Bize hakkı mı getirdin, yoksa sen (ilâhlarımızı terk etmemiz için bize oyun) oynayanlardan mısın?"
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
اَم
Bağlaç
اَم
Yoksa, yahut, ya da. Kendinden önce gelen kelimeyle bağlanan bir bağlaçtır, böylece ne kendinden önce gelen ne de sonra gelen kelime birbirinden bağımsız düşünülemez.
اَنْتَ
Zamir
اَنْتَ
Sen
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
لَاعِب۪ين
Etken fiil
ل ع ب
Oynayanlar, oyuncular