close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enbiyâ Sûresi 49. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Elleżîne yaḣşevne rabbehum bilġaybi vehum mine-ssâ’ati muşfikûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
O çekinenler, görmedikleri halde Rablerinden korkarlar ve kıyametten ürküp titrerler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlar, Rablerine karşı gayb ile (O’nu görmedikleri halde) bir haşyet (korku ve hürmet) içindedirler ve onlar, kıyamet saatinden "içleri (saygıyla ve kaygıyla) titremekte olan" kimselerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O bilinçli ve duyarlı kimseler, görmedikleri halde, Rablerinden korkar ve kıyametin gelivermesinden de korkarak titrer, dururlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'a sığınanlar, saklı-gizli hallerinde, görmedikleri halde, gıyaben Rablerinden korkanlardır, O'na saygı duyanlardır. Onlar Kıyamet'in kopacağı ânın dehşeti dolayısıyla korku içinde Allah'ın emirlerine itina gösterenlerdir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 50/33; 67/12.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar [10] Rablerinden gıyaben korkarlar ve onların kıyamet saatinden içleri titrer.
10.Yani takva sahipleri.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar, Rablerine karşı gayb ile (O'nu görmedikleri halde) bir haşyet içindedirler ve onlar, kıyamet saatinden 'içleri titremekte olanlardır.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar, o takva sahibleridir ki, yalnızlıkta Rablerinden titrerler ve onlar, kıyamet azabından da korkarlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O muttakiler ki gıyaben, Rablerinin büyüklüğüne karşı irkilirler ve kıyametin kopmasından da çekiniyorlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Takvâ sahipleri, görmedikleri halde Rabblerine bilinçli bir şekilde saygı duyarlar; onlar kıyametten korkan kimselerdir.
Besim Atalay
swap_vert close
Tanrıdan korkarlar, görmeden onlar, evet, çekinirler kıyametten de
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O (Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşaya)nlar, algı ve tasavvurlarının ötesinde olmasına rağmen Rablerin(in azabın)dan korkarlar. Onlar kıyamet gününden de ürperirler.
Cemil Said
swap_vert close
48, 49. Biz Mûsâ ve Hârûn’a hak ile bâtılı tefrîk itdiren ve cehâlete karşu ziyâ neşr iden ve Allâh te’âlânın henüz mestûr ’azâbından havf idenlere ve vakit ve sa’atin geleceğini titreyerek düşünenlere nasîhat viren bir kitâb i’tâ iyledik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar görmedikleri halde Rablerinden korkarlar; kıyamet saatinden de titrerler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar, görmedikleri hâlde Rablerinden içten içe korkarlar. Onlar kıyamet gününden de korkarlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
48-49. Andolsun ki, Mûsâ ve Hârûn’a, günahtan sakınan, görmedikleri halde rablerinden korkan ve kıyametin kaygısını taşıyanlar için bir ayırma ölçütü, bir ışık, bir hatırlatıcı kaynak (kitap) verdik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(O takvâ sahipleri ki) onlar, görmedikleri halde Rablerine candan saygı gösterirler. Yine onlar, kıyametten korkan kimselerdir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlar ki kimse kendilerini görmezken bile Rab'lerini sayarlar ve Saatin dehşetini duyarlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar görmedikleri halde Rablerinden korkarlar, kıyamet saatinden de titrerler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O müttekıler için ki rablarına gıyabda haşyet beslerler ve o saatten titrer dururlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
(O takva sahipleri ki,) onlar (azabı) görmedikleri hâlde, Rablerin (in azametin) den korkarlar, onlar hesap gününden de korkarlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar, Rabblerini görmedikleri halde, O'na içten derin bir saygı duyarlar. Ve onlar, Kıyamet Günü'nün hesabından endişe ederler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Öyle takvaa saahibleri) ki onlar tenhâda da Rablerine candan saygı gösterirler. Onlar kıyâmetden korkanlardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Takvâ sâhibleri) o kimselerdir ki, yalnızken (de) Rablerinden korkarlar, onlar kıyâmetten de korkan kimselerdir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar (muttakiler) o kimselerdir ki, algı ve tasavvurlarının ötesinde olmasına rağmen Rablerine karşı derin bir saygı gösteren ve saatten (kıyametten) de korkanlardır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar o kimselerdir ki, Allah’ı görmedikleri halde, O na saygı gösteren ve kıyamet saatinden de korkanlardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O kimseler ki, çalaplarını görmiyerek ondan ürkerler, onlar kalkış gününden de titrerler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O sakınanlar ki Rablerinden tenhada [²] korkarlar, onlar kıyamette de korku içinde bulunurlar.
[2] Rablerini görmedikleri halde.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar ki, algılayamadıkları/görmedikleri hâlde [bi’l- ğayb] Rablerinden saygıyla ürperenler ve kıyametten [es-sâ’at] de sakınanlardır [muşfikûn].
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar, (azabı) görmedikleri halde Rablerinden bir haşyet içindedirler ve onlar, kıyametten dolayı içleri titremekte olanlardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O takvâ sahipleri ki, Rablerine gayben, yani O’nun zatını göremedikleri hâlde, varlığını, rab ve ilah olarak birliğini, sonsuz kudret ve merhametini gözler önüne seren sayısız yaratılış mucizelerini görerek iman eder, O’na yürekten bir saygıyla bağlanır ve ecel vaktinin gelip çatacağı o Son Saatin korkusuyla titrerler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Gayb ile (Görmeden) rabb’lerinden çekinenler, evet onlar Saat’den korkup titreyenlerdir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Rab'lerinin yüzünü görmediği halde içlerinde kıpırtı hissedenler, kıyamet sözünden bile, heyecanlanırlar,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Görmedikleri halde Rabbine inananlar sevgimizi kaybetmekten korkar. Bilirler ki yasalarımıza aykırı yaşarlarsa sevgimizi kaybederler. Böyleleri kıyamet gününden de korkar. Çünkü kıyamet günü hesap gününün geldiğinin habercisidir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar [takvâ] (duyarlılık) sahipleri, [gayb]daki (bilinemeyendeki) Rablerine saygı duyarlar; [*] (dahası) onlar o (Son) Saat’ten de tir tir titreyenlerdir.
Benzer mesajlar: Fâtır 35:18; Yâsîn 36:11; Kâf 50:33; Mülk 67:12.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Rablerini görmedikleri halde Ondan (sevgiye dayalı bir korku ile) korkanlar var ya işte kıyamet vaktinden içleri titreyerek tam sakınanlar onlardır.
Muhammed Esed
swap_vert close
o [bilinçli, duyarlı] kimseler ki, algı ve tasavvurlarının ötesinde olsa da, ⁵⁸ Rablerinden korkar ve Son Saat’in kaygısıyla titrerler.
58 Bi’l-ğayb ifadesine verilen bu anlama ilişkin bir açıklama için bkz. 2:3 hk. 3. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar ki Rablerine içten derin bir saygı duyarlar ve onlar o saatin bu dünyanın sonunun dehşetinden dolayı tir tir titrerler. 3/30, 25/63...65, 21/90,
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
onlar ki, idrak sınırını aşan bir hakikat olsa da Rablerinden korkarlar; yine onlar (görürcesine inandıkları) Son Saat’ten dolayı titrerler.[²⁷³¹]
[2731] Parantez içi açıklamamız Bakara 3-4’e dayanmaktadır. Zımnen: Allah’a iman özünde gayba imandır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Takva sahipleri; gıyabında Rablerinden korkarlar ve (hatırlarına geldiğinde) kıyamet saatinin dehşetinden titrerlerdi.
Osman Fırat
swap_vert close
O kimseler ki Rablerini görmedikleri hâlde saygı ile korkarlar. Ve onlar kıyametin kopuş gününden de korkarlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O muttakîler ki Rablerinden tenhada da büyük bir korku ile korkarlar ve onlar Kıyametten de titreyicilerdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
O müttakiler, görmedikleri halde Rab'lerini gıyabında tazim eder ve hem de kıyametten, o duruşma saatinden korkup titrerler. [50, 33; 67, 12]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Korunanlar görmeden Rablerinden korkarlar ve (Duruşma) sa'at(in)den de titrerler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O muttakîler ki rablerini görmedikleri halde ondan korkarlar ve kıyâmet gününden hirâsân olurlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar, Rablerinin korkusunu içlerinde[*] hisseden ve kıyamet saatinden dolayı da ürperen kimselerdir.
[*] İçlerinde" anlamı verdiğimiz kelime el- ğayb = الغيب'dır. Bkz: Bakara 2/3  
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar, görmedikleri halde Rablerinden korkan ve kıyamet saatinden de sakınan kimselerdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
O takvâ sahipleri ki, görmedikleri halde Rablerinden korkarlar. Onlar, kıyamet gününün de korkusu içindedirler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O korunanlar ki, hiç görmeden Rablerinden korkarlar. Kıyamet saatinden de ürperirler onlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
48-49. daħı bayıķ virdük mūsā’ya daħı hārūn’a tevrįt’i daħı aydınlıķ daħı ögüd śaķınıcılara anlar kim [172a] ķorķarlar çalabı’larından ġāyıb iken daħı anlar ķıyāmetden ķorķıcılardur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol kişiler ki Tañrıdan ḳorḳarlar ġayb‐ıla, anlar ḳıyāmetden daḫı ḳorḳarlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O kəslərdən ötrü ki, onlar öz Rəbbindən Onu görmədən (yaxud Allahın axirətdə verəcəyi əzabdan) qorxar və qiyamətdən lərzəyə gələrlər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Those who tear their Lord in secret and who dread the Hour (of doom).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those who fear their Lord in their most secret thoughts, and who hold the Hour (of Judgment) in awe.(2710)
2710 Note the three kinds of fear mentioned in 21:48-49. Taqwa is the fear of running counter to the will of Allah; it is akin to the love of Him; for we fear to offend those we love; it results in right conduct, and those who entertain it are "those who would do right". Then there is Khashyah, the fear of Allah, lest the person who entertains it may be found, in his inmost thoughts, to be short of the standard which Allah wished for him; this is also righteous but in a less high degree than Taqwa which is akin to love. And thirdly, there is the fear of consequences on the Day of Judgement (ishfaq); this also may lead to righteousness, but is on a still lower plane. Perhaps the three correspond to the Criterion, the Light, and the Message (or Warning) of the last verse.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلَّذ۪ينَ
o kimse- ler ki
يَخْشَوْنَ
haşyet duyarlar
رَبَّهُمْ
Rabble- rinden
بِالْغَيْبِ
gıyâben
وَهُمْ
yine onlar
مِنَ السَّاعَةِ
saatten
مُشْفِقُونَ
titreyenlerdir
O (muttaki)ler ki gıyâben Rabblerinden haşyet duyarlar. Yine onlar (görmedikleri hâlde hesap verecekleri kıyamet) saat(in)den (korkup) titrerler.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
خَشِىَ
Fiil-I
خ ش ي
Korktu, haşyet duydu, endişe etti, çekindi
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
غَيْب
İsim
غ ي ب
Gayb, gizli, görünmeyen
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
سَاعَة
İsim
س و ع
Saat, zaman
مُشْفِقُون
Etken fiil-IV
ش ف ق
korkanlar, korkudan titreyenler