O, onların önlerindekini de arkalarındakini de (yaptıklarını da yapacaklarını da) bilir. Onlar (melekler) ise (dünyadayken) ancak O’nun razı olduğu (mü’min) kimseler hakkında şefaatte (dua ve istiğfarda) bulunabilirler (dünyadayken mü’minler için bağışlanma diler ve dua ederler; yoksa Allah katında, kıyamette bir kimse için şefaatte bulunamazlar). Ve onlar, ona duydukları derin saygıdan titrerler.*
(*) Not: Aşağıdaki tefsir metinlerinden de anlaşıldığı gibi, meleklerin müminlere şefaati/ dua ve istiğfarları dünyadadır… 1. Dünyadaki şefaat: Mü’minler için dua ve istiğfarda bulunmaları, iman etmemiş olanlara da hidayet dilemeleridir. 2. Eğer meleklerin şefaati/yardımı ahirette de var ise, dünyadayken iman ve iyi amelleri sebebiyle yüce Allah’ın kendilerinden razı olduğu ve cenneti hak edip oraya girmek için mahşerde beklemekte olan mümin kimseleri Allah’ın emriyle cennette almaları/götürmeleri şeklinde olabilir. Yani ahirette meleklerin şefaati/yardımı cehennemi hak edenler için değildir. Zaten o gün. İman, ibadet, kulluk, ameli salih, şefaat, dua, rica ve yalvarma günü değildir, bütün bunlar dünyada olur. Ahiret günü ise sadece hesap verme ve bunun neticesinde ödül veya ceza alma günüdür. Ayrıca müşriklerin yeniden dirilişe, ahirete, cennet ve cehenneme inanmadıkları için meleklerin şefaatini/yardımlarını ahirette değil, dünyevi bela vu musibetlerden korunmak için dünyada umuyorlardı. Çünkü ayetlere baktığımız zaman müşriklerin tekrar dirilmeyi ve ahiret hayatını inkâr ettiklerini görüyoruz. İşte maalesef şefaat konusu hep yanlış anlaşılmaktadır. Detay için aşağıdaki tefsir metinlerine ve Ta-Ha-20/109. ayetin açıklamasına bakılabilir. أو استجابة لاستغفارهم لمن في الأرض ، كما قال تعالى : والملائكة يسبحون بحمد ربهم ويستغفرون لمن في الأرض في سورة الشورى . وذلك الاستغفار من جملة ما خلقوا لأجله ( التحرير والتنوير ) ولا يشفعون إلا لمن ارتضى فيه وجهان: أحدهما: لا يستغفرون في الدنيا إلا لمن ارتضى.) (زاد المسير- النكت والعيون - تفسير القرآن - نظم الدرر في تناسب الآيات والسور) ويحتمل أن تكون هذه الشفاعة في الآخرة أو في الدنيا، وهي استغفارهم لمن في الأرض (التسهيل لعلوم التنزيل) : {إِلاَّ لِمَنِ ٱرْتَضَىٰ} إلى المشفوع له: إلا لمن ارتضى عنه الرب (تأويلات أهل السنة) ولا يقدرون على أدنى وجوه معارضته. لأنهم لا يشفعون إلا لمن ارتضى. إذا الشفاعة لغير المرتضى نوع معارضة معه. وكيف يعارضونه:( محاسن التأويل) ولا يشفعون إلاّ لمن ارتضى: أي إلاّ لمن رضي تعالى أن يشفع له.( أيسر التفاسير) إِلَّا لِمَنِ ارْتَضَى ) يعني لمن رضي الله عنهم (حقائق التأويل في الوحي والتنزيل)