close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enbiyâ Sûresi 19. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velehu men fî-ssemâvâti vel-ard(i)(c) vemen ‘indehu lâ yestekbirûne ‘an ‘ibâdetihi velâ yestahsirûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve onundur ne varsa göklerde ve yeryüzünde ve onun katındakiler, ona kulluk etmekten çekinip ululanmadıkları gibi yorulmazlar, bıkmazlar da.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Çünkü) Göklerde ve yerde kim (ve ne) varsa (hepsi ve her şey) O’nundur. O’nun yanında (katında-huzurunda) olanlar, O’na ibadet etmekte kibirlenip büyüklüğe kapılmazlar ve (bu hizmet ve gayretten asla usanıp) yorgunluk ve yılgınlık duymazlar. (Hepsi huzurla ve şuurla Allah’a ibadet ve hizmet üzerindedirler.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Çünkü göklerde ve yerde var olan herşey O'nundur. O'nun yanında bulunan melekler, O'na kulluk etmekte asla, ne kibre kapılırlar, ne de usanıp bıkarlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Göklerdeki ve yerdeki akıllı ve sorumlu varlıkların tamamı O'nun koyduğu düzenin içindedir. Kendi katında olanlar da, O'na kulluk ve ibadette ne büyüklük taslarlar, ne serkeşlik ederler, ne de yorulurlar.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 4/172.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Göklerde ve yerde kim varsa O'nundur. O'nun huzurundakiler O'na ibadette büyüklüğe kapılmazlar ve yorulmazlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Göklerde ve yerde kim varsa O'nundur. O'nun yanında olanlar, O'na ibadet etmekte büyüklüğe kapılmazlar ve yorgunluk duymazlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Göklerde ve yerde olan bütün varlıklar Allah'ındır. O'nun katındakiler (melekler), kendisine ibadet etmekten ne çekinirler, ne de yorulurlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Çünkü) göklerdeki ve yerdeki herkes O’nundur. O’nun katında olanlar, O’na ibadet etmekten büyüklenmezler ve bıkkınlık da göstermezler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Göklerde ve yerde var olan herkes/her şey O'na aittir. O'nun huzurunda bulunanlar, O'na ibadet etmek hususunda kibirlenmezler ve yorulmazlar.
Besim Atalay
swap_vert close
Göklerdeki, yerdeki dahi, katındaki de hep önündür, ona kulluk etmekten kasalmazlar, yorulmazlar da
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Göklerde ve yerde kim varsa O'na aittir. Ve O'nun katındakiler, O'na ibadet etmekten (O'nun verdiği vazifeyi icra etmekten) ne büyüklüğe kapılırlar ne de yorulurlar.
Cemil Said
swap_vert close
Semâvâtda ve arzdaki bütün mahlûkât ânın memlûkidir ânın nezdindekiler ’ibâdet itmekde tekebbür itmezler ve ’ibâdetden usanmazlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Katında olanlar O'na kulluk etmekten çekinmezler ve usanmazlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Göklerde ve yerde kim varsa hep O’nundur. O’nun katındakiler, ne O’na ibadetten çekinir (ve büyüklenir) ne de yorgunluk (ve bıkkınlık) duyarlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Göklerde ve yerde olanlar hep O’na aittir. O’nun huzurunda bulunanlar, O’na ibadet etme hususunda ne büyüklenirler ne de yorulurlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Göklerde ve yerde kimler varsa O'na aittir. O'nun huzurunda bulunanlar, O'na ibadet hususunda kibirlenmezler ve yorulmazlar.
Edip Yüksel
swap_vert close
Göklerde ve yerde kim varsa O'na aittir. Yanındakiler, O'na kulluk etmekten büyüklenmez ve duraksamazlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Göklerde ve yerde olan bütün varlıklar O'nundur. Katında olanlar O'na kulluk etmekten ne çekinirler, ne de yorulurlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Halbuki Göklerde Yerde kim varsa onundur, ve onun huzurundakiler ona ibâdetten ne çekinirler ne de yorgunluk duyarlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Göklerde ve yerde kim varsa (hepsi) O’nun (yaratmış olduğu mahlûku) dur. O’nun (manevi) huzurunda olanlar (melekler), O’na kulluk etmekten (emirlerini dinlemekten ve ibadet etmekten dolayı, asla) kibirlenmezler ve yorulmazlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. O'nun yanında bulunanlar O'na kulluk etmekten büyüklenmez ve usanmazlar;
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Göklerde ve yerde bulunan kişiler Onundur. Onun huzuurundaki kişiler kendisine ibâdet etmekden asla kibirlenmezler, yorulmazlar da.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Göklerde ve yerde kim varsa O'nun (kulu)dur. O'nun katında bulunan (melek)ler de O'na ibâdet etmekte kibirlenmezler ve yorulmazlar.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Hâlbuki göklerde ve yerkürede (evrende) kim (ve ne) varsa hepsi O’nun tasarufunda olan yaratıklarıdır. Ve O’nun nezdinde (değerli) olanlar ise, O’na ibadet (kulluk) etmekte büyüklüğe asla kapılmazlar ve yorgunluk da duymazlar.*
(*) Allah Teâlâ, hakkın bulunduğu yerde bâtılın barınamayacağını, yok olup gideceğini mecâzi bir anlatımla ifade edip, kendisi hakkında yakışıksız sözler söyleyenlerin, Kur’an’a sihir, saçma sapan rüya vb. nitelemeler yakıştıranların, Peygamber’i yalancılıkla itham edenlerin, evrenin sadece dünya hayatı için yaratılmış olduğuna inananların kendilerine yazık ettiklerini haber vermiştir. Hâlbuki Allah evrende ne varsa her birini bir hikmete bağlı olarak yaratmıştır, hepsi O’nun mülkü ve kullarıdır. O, hiçbir şekilde yarattıklarına muhtaç olmadığı gibi yarattıkları da O’na ortak değildir. Hepsi iradeli veya iradesiz olarak O’na kulluk eder; evrende Allah’ı tesbih etmeyen hiçbir varlık yoktur, fakat insanlar bunu anlamazlar (bk. İsrâ 17/44). Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri) Not: Ayetteki ( {وَمَنْ عِندَهُ’’ve men indehu’’ cümlesi fiziksel mekânı değil, Allah nezdidndeki manevi değerleri ifade eder. Yani Allah nezdinde değerli olan varlıklar (melekler) ona kulluk etmekten büyüklüğe asla kapılmazlar.’’şeklindedir. Zira Allah mekândan münezzehtir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’a aittir. O’nun katında olanlar (melekler), O’na ibadet etmekten kaçınıp kibirlenmezler ve kulluktan kaçmayı da düşünmezler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yerlerde, göklerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Onun yanındakiler Ona tapmaktan dolayı küçüklük duymazlar, usanmazlar da.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Göklerde; ve yerde ne varsa hep O/nundur. O/nun nezdinde olanlar O/na tapmakta kibir göstermezler, tapmaktan da yorulmazlar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Göklerde ve yerde kim varsa hep O’nundur. O’nun katındakiler/yanındakiler de O’na ibadet/kulluk etmekten ne büyüklenirler ne de bıkıp yorulurlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
Göklerde ve yerde kim varsa O'nundur, O'nun yanında olanlar, O'na ibadet etmekte büyüklüğe kapılmazlar ve onlar yorgunluk da duymazlar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Göklerde ve yerde olan herkes, O’nun âciz birer kuludur. Dolayısıyla, O’nun katında bulunan ve müşrikler tarafından ilâhlaştırılan melekler, O’na kulluk etmektenasla kibre kapılmazlar ve ona ibâdette en ufak bir kusur işlemez, hiçbir zaman bundan bıkıp yorulmazlar.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yer ve Gökler’de kim varsa, O’nundur. O’nun katında bulunan kimseler, O’na kulluk etmekten büyüklenmezler; yorulmazlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Göklerde ve yerde olan akıllı akılsız tüm varlıklar Allah'ındır. Allah’ın emrinde olan melekler, ona hizmet ederken asla böbürlenip yüksünmezler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Göklerdeki yerdeki bütün varlıklar Allah’ındır. Allah’ın yanında olanlar Allah’ın yasalarına uyarlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Göklerde ve yerde kim varsa hepsi yalnızca O’na aittir. O’nun huzurunda bulunanlar, O’na ibadetten dolayı kibirlenmez ve yorulmazlar. [*]
Meleklerin [tesbih]i ve ibadetiyle ilgili benzer mesajlar: Nisâ 4:172; A‘râf 7:206; Ra‘d 13:13; Nahl 16:49; Enbiyâ 21:19, 20; Zümer 39:75; Mü’min 40:7; Fussilet 41:38.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Göklerde ve yerdeki kimseler, O (Allah’a) aittir ve Onun katındakiler,¹ büyüklük taslamadan Ona kulluk ederler ve (bundan dolayı) hiç yorulmazlar.
1 Melekler veya ne olduklarını Allah’ın bildiği, ilâhî emre muhatap akıllı varlıklar.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Çünkü, göklerde ve yerde var olan her şey O’nundur; O’nun yanında yer alanlar ²³ O’na kulluk etmekte asla ne kibre kapılırlar ne de usanç duyarlar:
23 Klasik müfessirler bu ifadenin meleklere işaret ettiğini söylemişlerdir; fakat “O’nun yanında yer alanlar/O’nun tarafını tutanlar (men ‘indehû)” ifadesini, yalnızca melekleri değil, aynı zamanda, Allah’a karşı sorumluluk duyan ve bütün varlığıyla O’na boyun eğen insanları da içine alacak şekilde, geniş anlamıyla ele almak mümkündür. Her iki durumda da, sözkonusu varlıkların “O’nun yanında olmaları”, O’na mekanca yakın olduklarını değil, O’nun öngördüğü yolu tutmuş bulunduklarını ve dolayısıyla O’nun nezdinde kazandıkları manevî değer ve itibarı dile getiren mecazî bir anlam taşımaktadır (Zemahşerî ve Râzî): İfadenin bu anlama geldiği açıktır, çünkü Allah zaman ve mekanın üstünde, ötesindedir (bkz. ayrıca, 40:7 ve ilgili 4. not).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Zira göklerde ve yerde canlı cansız ne varsa hepsi O’nundur. O’nun katında olanlar O’na kulluk etmekten asla büyüklük taslamazlar ve bıkıp usanmazlar. 2/116, 4/171, 10/66, 19/91...93, 16/48- 49, 17/44, 21/20 40/7...9, 41/38
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Zira, göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’na aittir; nitekim O’nun tarafında yer alanlar, O’na kulluk etmede ne kibre kapılırlar, ne de bıkıp usanırlar:[²⁶⁹⁵]
[2695] Başta melekler olmak üzere, yıldızlar, gezegenler ve diğer gök cisimleri (yer cisimlerini tanrılaştıranlar 21. âyette ele alınacak) gibi soyut ve somut, varlığı sabit ya da muhayyel birtakım şeylere, zirvesini Allah’ın oluşturduğu bir hiyerarşide “ilâhlar” ya da “yarı ilâhlar” payesini veren ve somut putlara tapınan Mekke müşriklerinin inancından daha sofistike ve soyut olan Eski Hind, Mısır, Harran, Cündi Şapur ve Mezopotamya merkezli bâtıl ve şirke bulaşmış inanç sistemleri kastedilmektedir. Son ibârenin alternatif bir anlamı da şöyle olabilir: “O Sınırsız Rahmet sahibini anmakla birlikte, O’na nankörlük eden de yine kendileri olmaktadır” (Krş: Râzî).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Göklerde ve yerde olan bütün varlıklar O'nundur.. katında olanlar (melekler) O'na kulluk etmekten kibirlenmezler ve usanmazlar da,
Osman Fırat
swap_vert close
Göklerde ve yerde kim varsa hep O’nundur. Ve O’nun yanında bulunanlar, O’na kulluk etmekten büyüklenmez ve bıkmazlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve göklerde ve yerde kim varsa O'nun içindir ve O'nun huzurundakiler, O'na ibadette bulunmaktan asla kibirlenmezler ve yorgunluk da duymazlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Halbuki göklerde olsun, yerde olsun kim varsa O'nun mülküdür. O'nun nezdindeki melekler O'na ibadeti, ne gurur meselesi yapar, ne de ibadetten yorulurlar. [4, 172]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Göklerde ve yerde kim varsa hep O'nundur. O'nun yanında bulunanlar, O'na kulluk etmekten büyüklenmez ve yorulmazlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Göklerde ve yerde olanlar ve 'ind-i ilâhîde bulunanlar (melâike) onun 'ibâdetinden kibir itmezler ve usanmazlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Göklerde ve yerde kim varsa hepsi O’nundur. O’nun katındakiler O’na kulluğu büyütmezler. Kulluktan usanmazlar da.
Şaban Piriş
swap_vert close
Göklerde ve yerde kim varsa Allah'a aittir. O'nun katında bulunanlar, O'na kulluk etmekten büyüklenmezler ve usanmazlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Göklerde ve yerde kim varsa Onundur. Onun katındakiler ise, Ona kulluk etmekten ne yüksünür, ne usanırlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Göklerde ve yerde kim varsa O'na aittir. Ve O'nun katındakiler, O'na ibadet etmekten ne çekinirler ne de yorulurlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anuñdur ol kim gökdedür daħı yirde. daħı anlar kim anuñ ķatındadur 'arlanmazlar anuñ ŧapmaġından daħı armazlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Tañrı Ta‘ālānuñ mülkidür gökler ve yirler ehli, daḫı anuñ ḳatında muḳarrebolan melā’ikeler. Büyüklenmezler anuñ ‘ibādetinden, yorulmaz daḫı anuñ‘ibādetinden.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Göylərdə və yerdə olan (bütün) məxluqat Onundur (Allahın qüdrət əsəridir). Onun dərgahında olanlar (rütbə və şərəf e’tibarilə mə’nən Allaha yaxın mələklər) Ona ibadət etməyə təkəbbür göstərməz və (bu ibadətdən) yorulmaq bilməzlər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Unto Him belongeth whosoever is in the heavens and the earth. And those who dwell in His presence are not too proud to worship Him nor do they weary;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
To Him belong all (creatures) in the heavens and on earth: Even those who are in His (very) Presence are not(2679) too proud to serve Him, nor are they (ever) weary (of His service):
2679 The pure angelic hosts, whom we imagine to be glorious creatures of light, high in the spiritual world, near the Throne of Allah Himself, are yet His creatures, and serve Him without ceasing, and are proud to do so. Such is the majesty of Allah Most High.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَهُ
ve O'na aittir
مَنْ
o kim- se ki
فِي السَّمٰوَاتِ
göklerdedir
وَالْاَرْضِۜ
ve yerdedir
وَمَنْ
ve o kimse ki
عِنْدَهُ
katın- dadır
لَا يَسْتَكْبِرُونَ
kibirlenmezler
عَنْ عِبَادَتِه۪
O'na ibadet etmekten
وَلَا يَسْتَحْسِرُونَۚ
ve yorulmazlar
Göklerde ve yerde olan bütün varlıklar O'na aittir. O'nun katındaki (melek)ler de O'na ibadet etmekten ne kibirlenirler ne de yorulurlar.
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِسْتَكْبَرَ
Fiil-X
ك ب ر
Kibirlendi, büyüklük tasladı
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
عِبَادَة
İsim
ع ب د
Âbd olma, ibadet etme, tapma
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِسْتَحْسَرَ
Fiil-X
ح س ر
Yorulmak