close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enbiyâ Sûresi 14. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâlû yâ veylenâ innâ kunnâ zâlimîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yazıklar olsun bize derler, gerçekten de zulmetmiştik biz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Onların bazısı kendi aralarında:) "Yazıklar olsun bize, gerçekten biz zalimlerdenmişiz" diyerek (pişman olmaya başlamışlardı).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
ve yalnızca “Yazıklar olsun bize, doğrusu biz yaratılış gayesine aykırı davrananlardan olduk!” derler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Vay başımıza gelenlere! Gerçekten biz inkâr ile isyan ile baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen, hakka riayet etmeyen zâlim kimselermişiz.” dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
"Yazık bize! Gerçekten biz zalimlermişiz" dediler.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Yazıklar bize' dediler. 'Gerçekten biz, zalimmişiz.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Onlar kurtuluştan ümid keserek): “- Vay bizlere! Biz gerçekten zalimler idik.” dediler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar: “Yazıklar olsun bize! Biz zalimlerden olduk” dediler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Vay başımıza gelenlere!” dediler. “Gerçekten biz zâlim insanlarmışız.”
Besim Atalay
swap_vert close
Derler ki: «Eyvah bize! Bizler zalim olmuştuk!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Kurtulamayacaklarını anlayınca onlar da:) “Yazıklar olsun bize! Biz gerçekten kendimize zulmetmişiz” dediler.
Bu âyetler, Allah’ın gazaba uğrattığı toplumların psikolojik durumunu sembolize etmektedir. Bu toplumların kimliğini, yaşadıkları yeri ve tarihi bilmek gerekmiyor. Ayrıca illa da böyle bir toplumun olması da gerekmiyor. Zira Kur’an bir hidayet mesajıdır. İnsanları hidayete götüren enstrümanların mutlaka yaşanmış olması da gerekmiyor. Kur’an’ın metafor, teşbih, isttiare gibi farklı anlatım şekilleri de vardır.  
Cemil Said
swap_vert close
"Eyvâh biz katl-i peygamber ile zâlim olduk" cevâbını viriyorlar idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Vay başımıza gelenlere! Doğrusu biz haksızlık yapmış kimseleriz" dediler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Eyvah bizlere! Bizler gerçekten zalim kimseler idik” dediler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
“Vay başımıza gelenlere! Gerçekten biz zalim insanlarmışız!” derler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
«Vay başımıza gelenlere! dediler; gerçekten biz zalim insanlarmışız.»
Edip Yüksel
swap_vert close
"Vay bize, biz gerçekten zulmedenlermişiz," dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar da: "Vay bizlere! Biz gerçekten zalimler idik" dediler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Vay bizlere: bizler cidden zalimler idik dediler
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Onlar kurtuluştan ümit keserek,) “Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz (ler Allah’a ortak koşmak ve peygamberleri yalanlamakla) zâlimlerden olduk!” dediler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Yazıklar olsun bize! Biz zalimlermişiz.” dediler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Dediler: «Ne yazık bize! Biz hakıykaten zaalimler idik».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Onlar:) “Eyvah başımıza gelenlere! Gerçekten biz zâlim kimselermişiz!” dediler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Kaçarak kurtulmaktan ümitlerini kesip azabın ineceğini anlayınca): “Vay başımıza gelenlere! “Gerçekten bizler hep zulüm (ve kötülük) yapardık!"dediler.*
(*) Azabın inmesini gerektiren suçlar işledik. Bu sözleri pişmanlığın fayda vermediği bir zamanda kendilerinin zalim olduklarının ve pişmanlık duyduklarının bir itirafıdır. Her tarafı kuşatan azabı karşısında bir yere kaçıp kurtulamayacaklarının, bir sığınak bulamayacaklarının farkına varıyorlar. Kaçmak yarar sağlamayacaktır. Bu yüzden suçlarını itiraf etmeye, yaptıklarından pişman olmaya başlıyorlar:  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Azap onları yakaladığında) “Yazıklar olsun bize, gerçekten biz haksızlık yapanlardan olduk” demişlerdi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Dediler: "Yazık oldu bize. Çünkü biz kıyıcı kimseler olmuştuk."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar halâstan nevmit olunca «— Eyvah bizlere! Biz zalim kimselerdik» dediler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Eyvah bize! Biz gerçekten zalimlermişiz” dediler.
Kadri Çelik
swap_vert close
“Yazıklar olsun bize!” dediler. “Gerçekten biz, zalimlermişiz!”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Artık kurtulamayacaklarını anlayınca, “Vay başımıza gelenlere; doğrusu biz, gerçekten de zâlim kimselerdik!” diye feryât ediyorlardı.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Eyvah bize! Biz, zâlimler olduk” dediler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
" Yandık mahvolduk! Biz de çok acımasızdık hani " gibisine sızlanmalar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hesabımıza geldiklerinde "Eyvah bizlere! Bizler gerçekten zalim kimseler idik!" dediler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Onlar:) “Ah, eyvah bize! Şüphesiz ki biz zalimlermişiz!” demişlerdi.
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlar da: “Yazıklar olsun bize! Biz, zâlimlerden olduk.” dediler.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve yalnızca: “Vah bize!” diye yanıp yakınırlardı, ¹⁷ “Doğrusu, gerçekten zalim kimselerdik biz!”
17 Lafzen, “derlerdi”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Eyvah bize, dediler. Gerçekten biz yanlışta ısrar eden zalimlerden olduk. 7/5, 23/99...108, 39/58, 42/44, 68/17...33
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onlar “Vah bize!” diyecekler; “Şu kesin ki, bizler hep zulümde ısrar ettik!”
Orhan Kuntman
swap_vert close
"Vay halimize!.. Biz gerçekten zalimler idik!" diyerek günahlarını itiraf ettiler. (Oysa son anda yapılan tevbenin hiçbir yararı yoktu, nitekim)
Osman Fırat
swap_vert close
Eyvah bize, dediler, gerçekten biz zâlimlermişiz!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dediler ki: «Vay halimizel Muhakkak ki, biz zalimler olmuş idik.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Eyvah! dediler, gerçekten biz zalim kimselermişiz! (Eyvah! Eyvah! )”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Eyvah bize, dediler, gerçekten biz zalimlermişiz!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
('Azâbı görince) Onlar: "Vah bize! Biz zâlimlerden idik" didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Eyvah, çekeceğimiz var. Çünkü yanlış yaptık” dediler.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Eyvah bize, dediler. Biz haksızlık etmiştik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Eyvah!” dediler. “Biz gerçekten kendimize yazık etmişiz.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Dediler: "Eyvah bize! Biz gerçekten zalimlermişiz."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyittiler “iy 'aźābumuz bayıķ olduķ biz žulm eyleyiciler!”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyitdiler: Ay vay bize, biz ẓālimler iduḳ.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar (nicat tapmaqdan ümidlərini üzüncə): “Vay halımıza! Biz, həqiqətən, zalım olmuşuq (Rəbbimizə küfr etməklə özümüz özümüzə zülm etmişik)”, - dedilər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They cried: Alas for us! Lo! we were wrongdoers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They said: "Ah! woe to us! We were indeed wrongdoers!"
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالُوا
dediler
يَا وَيْلَنَٓا
yazıklar olsun bize
اِنَّا
gerçek- ten biz
كُنَّا
idik
ظَالِم۪ينَ
zalim kimseler
(Onlar da) "Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz (Rabbimizin bizi nimetlendirdiğinden gâfil olan) zalim kimselermişiz" dediler.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
وَيْل
İsim
وَيْل
Yazıklar olsun, yuh olsun, vay hâline
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
ظَالِم
Etken fiil
ظ ل م
Zalim, zulmeden