İnsanların (ölümle başlayacak olan) hesabı yaklaşmış olmasına rağmen, onlar hâlâ gaflet içinde (bu gerçekten) yüz çevirmektedirler. *
(*) Yüce Allah dünyayı, hayatı ve ölümü imtihan için yani kimin daha güzel işler yapacağını fiilen ortaya çıkarmak için yaratmış, dünyada insana sayılamayacak kadar çok nimet vermiştir. Bu nimetlerin karşılığında ondan kendisine şükretmesini, emirlerine itaat edip yasaklarından sakınmasını istemektedir. Âyette, insanların bu nimetlerden bir gün hesaba çekileceği ve o günün (Allah’ın ilmine göre) yaklaştığı haber verilerek uyarılmakta, o gün için hazırlıklı olmaları istenmektedir. Ancak imtihan için yaratılan insanoğlu, bu uyarılara rağmen hürriyetini yanlış yönde kullanarak nefsinin isteklerine uyup gerçeklere sırt çevirebilmekte ve kendine verilmiş olan bu sınırlı ömrü gaflet içinde geçirebilmektedir. Müminin gaflette bulunması, âhiret gününe iman ettiği hâlde orası için gereken hazırlığı yapmadığı, günahlardan sakınmadığı, tövbe edip Allah’a kulluk görevlerinde gereken hassasiyeti göstermediği ve iyi işler yapmadığı anlamına gelir. İnkârcının gaflette bulunması ise kendini yaratan bir aşkın kudretin bulunduğunu, başıboş bir varlık olarak yaratılmış olmadığını, dünyada yaptığı iyiliklerden de kötülüklerden de sorumlu olduğunu düşünmemesi, peygamber ve ilâhî vahiy tarafından uyarıldığında da bunlara sırt çevirmesi ve kulak tıkamasıdır. Oysa hesap günü kesinkes geleceği için âyette geçmiş zaman şekli’’iktarebe’’ kullanılmıştır (gaflet hakkında bilgi için bk. Süleyman Uludağ, “Gaflet”, DİA, XIII, 283) Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri) Ayrıca 1. ayetin “İnsanlar için hesapları yaklaşmış olmasına rağmen” şeklindeki ilk cümlesi nedeniyle akıllara “Bu ayet ineli 14 asır olmasına rağmen hâlâ kıyamet kopmadığına göre bu yaklaşmanın anlamı nedir?” sorusu gelebilir. Bu soruya verilecek cevap son derece açıktır: Hesap, ölümle birlikte başlamaktadır. Ölen kişi için zaman durmaktadır. Allah’a göre ise zaman diye bir şey yoktur. Ölen için kendi ölümü ile kıyametin kopuşu arasında hiçbir fark söz konusu değildir. Ölümün yaklaşması ile kıyametin yaklaşması aynı şeydir. Bu nedenle Hesap vaktinin yaklaşmış olması, ya kişinin ölüm vaktine işaret ediyor, ya da bu hesap vaktinin/kıyametin yaklaşmış olması yüce Allah’in ilmine göredir… Kamer sûresi de aynı uyarıyla başlamaktadır.
وقيل: لأن كل ما هو آتٍ قريب، وموت كل إنسان قيام ساعته. والقيامة أيضاً قريبة بالإضافة إلى ما مضى من الزمان، فما بقي من الدنيا أقل مما مضى، والمراد بالناس: العموم. (فتح القدير) وكل آتٍ قريب، والموت لا محالة آتٍ؛ وموت كل إنسان قيام ساعته؛ (تفسير القرطوبي) المسألة الثانية : لقائل أن يقول كيف وصف بالاقتراب ...والجواب من ثلاثة أوجه : أحدها : أنه مقترب عند الله تعالى ، وثانيها أن كل آت قريب وإن طالت أوقات ترقبه ، وإنما البعيد هو الذي انقرض (التفسير الكبير – (*) Yüce Allah dünyayı, hayatı ve ölümü imtihan için yani kimin daha güzel işler yapacağını fiilen ortaya çıkarmak için yaratmış, dünyada insana sayılamayacak kadar çok nimet vermiştir. Bu nimetlerin karşılığında ondan kendisine şükretmesini, emirlerine itaat edip yasaklarından sakınmasını istemektedir. Âyette, insanların bu nimetlerden bir gün hesaba çekileceği ve o günün (Allah’ın ilmine göre) yaklaştığı haber verilerek uyarılmakta, o gün için hazırlıklı olmaları istenmektedir. Ancak imtihan için yaratılan insanoğlu, bu uyarılara rağmen hürriyetini yanlış yönde kullanarak nefsinin isteklerine uyup gerçeklere sırt çevirebilmekte ve kendine verilmiş olan bu sınırlı ömrü gaflet içinde geçirebilmektedir. Müminin gaflette bulunması, âhiret gününe iman ettiği hâlde orası için gereken hazırlığı yapmadığı, günahlardan sakınmadığı, tövbe edip Allah’a kulluk görevlerinde gereken hassasiyeti göstermediği ve iyi işler yapmadığı anlamına gelir. İnkârcının gaflette bulunması ise kendini yaratan bir aşkın kudretin bulunduğunu, başıboş bir varlık olarak yaratılmış olmadığını, dünyada yaptığı iyiliklerden de kötülüklerden de sorumlu olduğunu düşünmemesi, peygamber ve ilâhî vahiy tarafından uyarıldığında da bunlara sırt çevirmesi ve kulak tıkamasıdır. Oysa hesap günü kesinkes geleceği için âyette geçmiş zaman şekli’’iktarebe’’ kullanılmıştır (gaflet hakkında bilgi için bk. Süleyman Uludağ, “Gaflet”, DİA, XIII, 283) Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri) Ayrıca 1. ayetin “İnsanlar için hesapları yaklaşmış olmasına rağmen” şeklindeki ilk cümlesi nedeniyle akıllara “Bu ayet ineli 14 asır olmasına rağmen hâlâ kıyamet kopmadığına göre bu yaklaşmanın anlamı nedir?” sorusu gelebilir. Bu soruya verilecek cevap son derece açıktır: Hesap, ölümle birlikte başlamaktadır. Ölen kişi için zaman durmaktadır. Allah’a göre ise zaman diye bir şey yoktur. Ölen için kendi ölümü ile kıyametin kopuşu arasında hiçbir fark söz konusu değildir. Ölümün yaklaşması ile kıyametin yaklaşması aynı şeydir. Bu nedenle Hesap vaktinin yaklaşmış olması, ya kişinin ölüm vaktine işaret ediyor, ya da bu hesap vaktinin/kıyametin yaklaşmış olması yüce Allah’in ilmine göredir… Kamer sûresi de aynı uyarıyla başlamaktadır.
وقيل: لأن كل ما هو آتٍ قريب، وموت كل إنسان قيام ساعته. والقيامة أيضاً قريبة بالإضافة إلى ما مضى من الزمان، فما بقي من الدنيا أقل مما مضى، والمراد بالناس: العموم. (فتح القدير) وكل آتٍ قريب، والموت لا محالة آتٍ؛ وموت كل إنسان قيام ساعته؛ (تفسير القرطوبي) المسألة الثانية : لقائل أن يقول كيف وصف بالاقتراب ...والجواب من ثلاثة أوجه : أحدها : أنه مقترب عند الله تعالى ، وثانيها أن كل آت قريب وإن طالت أوقات ترقبه ، وإنما البعيد هو الذي انقرض (التفسير الكبير – الكشاف)