close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 95. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnna(A)llâhe fâliku-lhabbi ve-nnevâ(s) yuḣricu-lhayye mine-lmeyyiti vemuḣricu-lmeyyiti mine-lhayy(i)(c) żâlikumu(A)llâhu feennâ tu/fekûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki tohumları ve çekirdekleri yarıp nebatları ve ağaçları yetiştiren Allah'tır. Ölüden diri izhar eder, diriden ölü. Budur Allah işte, nasıl oluyor da ondan yüz çeviriyorsunuz?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bitkilerin tohumu olan) Taneyi ve çekirdeği yaran (ve filizlenmesini sağlayıp çeşitli nimetler yaratan) şüphesiz Allah’tır. O, (cansız tohumlardan yararlı bitki ve meyveler yarattığı gibi) diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarır. İşte Allah budur. Öyleyse nasıl oluyor da (Hakk’tan) çevrilip (bâtıla kaymaktasınız?) [Bu ayetle; zirai ve sınai üretim yoluyla, emeğin mala dönüşmesine, sonra tüketim yoluyla tekrar malın emeğe ve güce dönüşmesine de işaret buyrulmaktadır.]
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Şüphesiz ki Allah, daneyi ve çekirdeği yeniden hayat verip yeşertmek için çatlatıp yaratandır. Diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarandır. İşte budur Allah. Bunca delillere rağmen, nasıl oluyor da aklınızı kullanmayıp gerçeklerden çevriliyorsunuz?
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah tohumu ve çekirdeği çatlatıp filizlendirendir. Ölüden diriyi, tohum ve yumurtadan canlıyı çıkaran, diriden de ölüyü, canlıdan tohum ve yumurtayı çıkarandır. İşte budur Allah. O halde, haktan, Allah'a kulluk ve ibadetten hiç bir fayda sağlamayan, zararı dokunmayan şeylere kulluk ve ibadete nasıl olup da çevriliyorsunuz?
bk. Kur’ân-ı Kerim, 3/27; 36/33-36.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Taneyi ve çekirdeği yaran şüphesiz Allah'tır. Ölüden diriyi çıkarır. Diriden de ölüyü çıkarandır. İşte Allah budur. Böyleyken siz nasıl yüz çeviriyorsunuz?
Ali Bulaç
swap_vert close
Taneyi ve çekirdeği yaran şüphesiz Allah'tır. O, diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarır. İşte Allah budur. Öyleyse nasıl oluyor da çevriliyorsunuz?
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah, taneleri ve çekirdekleri çimlendirip çatlatandır. Ölüden diri çıkarır; diriden ölü çıkaran da O'dur. (Ölü yumurtadan canlı tavuk ve canlı tavuktan ölü yumurta gibi). İşte Allah! O halde siz O'ndan (ona iman etmekten) nasıl çevriliyorsunuz?
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hiç şüphesiz Allah, hububat ve çekirdekleri açıp filizlendirendir. Diriyi ölüden çıkartıyor. Ve (belli bir kanuniyet içinde nesilleri kaybolmayacak şekilde) ölüyü diriden çıkartandır. İşte böyle dirilten, öldüren Allah’tır. Daha nereye saptırılıyorsunuz?
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Şüphesiz Allah, tohumu ve çekirdeği çatlatandır; ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkarandır. İşte Allah budur. O halde haktan nasıl döndürülüyorsunuz?
Besim Atalay
swap_vert close
Bitki bitirmek için, Allah yarar çekirdeği, taneyi; ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkarmaktadır, işte Allah budur, niçin yüz dönersiniz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kuşkusuz Allah, tohumu ve meyve çekirdeğini patlat(ıp içinden filizler çıkar)andır. O, Ölüden diriyi meydana getiren, diriden de ölüyü çıkarandır. İşte (sizin Rabbiniz olan) Allah budur. O halde nasıl oluyor da (Rabbinizin öğütlerinden) uzaklaştırılıyorsunuz?
Cemil Said
swap_vert close
Çekirdekden meyveyi yetişdiren Allâh’dır, meyyitden hayât çıkarır ve hayâtı da ölüme tahvîl ider Allâh te’âlâ muktedirdir. Niçün ândan tebâ’ud idiyorsunuz!
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Taneyi ve çekirdeği yaran şüphesiz Allah'tır; ölüyü diriden ve diriden ölüyü çıkarır. İşte Allah budur, nasıl yüz çevirirsiniz?
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz Allah, taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir. Ölüden diriyi çıkarır. Diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur Allah! Peki (O’ndan) nasıl çevriliyorsunuz?
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Tohumu ve çekirdeği çatlatan şüphesiz Allah’tır; O, ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarmaktadır. İşte Allah budur. O halde (haktan) nasıl dönersiniz!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Şüphesiz Allah, tohumu ve çekirdeği çatlatandır, ölüden diriyi çıkaran, diriden de ölüyü çıkarandır. İşte Allah budur. O halde (haktan) nasıl dönersiniz!
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir. Ölüden diriyi çıkarır ve diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur ALLAH. Nasıl yüz çevirebilirsiniz!
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Şüphesiz ki taneleri ve çekirdekleri yaran Allah'tır. O, ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkaran O'dur. İşte Allah budur. O halde nasıl yüz çevirirsiniz?
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Allâh o dâneleri, çekirdekleri pörtleten, ölüden diri çıkarır, ve diriden ölü çıkaran, işte size söyliyorum Allâh o, şimdi söyleyin nereden çevriliyorsunuz?
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz ki taneyi (tohumu) ve çekirdeği yar (ıp çıkar) an Allah’tır. Ölüden diriyi çıkaran, diriden de ölüyü çıkaran O’dur. İşte (bütün bunları yapan Rabbiniz olan) Allah (’tır). O halde (haktan/hakikatten) nasıl çevriliyorsunuz?
Erhan Aktaş
swap_vert close
Evet; Allah, tohumu ve çekirdeği yarandır: Ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur Allah. O halde nasıl çevriliyorsunuz?
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Şübhesizki Allah (ot bitirmek için) taneleri, (ağaç çıkarmak için) çekirdekleri yaratandır. Ölüden diriyi O çıkarır, diriden ölüyü çıkaran da Odur. İşte Allah bu. O halde (bunca bürhanlara rağmen) nasıl olub da (îmandan) çevriliyorsunuz?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şübhesiz ki Allah, dâneleri ve çekirdekleri (onlardan bitkiler çıkarmak üzere)çatlatıp yarandır.(1) Ölüden diriyi çıkarır; diriden de ölüyü çıkarandır. İşte (Rabbiniz olan)Allah budur; öyle ise (haktan) nasıl çevriliyorsunuz?
(1)“Tohum olacak bir habbedeki (dânedeki) veya bir çekirdekteki garîb, acîb, muntazam vaziyete bakınız ki; o habbe, tohum olacak cismin bütün eczâsıyla (parçalarıyla) münasebetdar (alâkalı) olduğu gibi, nev‘iyle yani ebnâ-yı cinsiyle de (aynı cinsten olanlarla da) ve bütün mevcûdât (varlıklar) ile de münâsebetleri vardır. Ve onlara karşı o münâsebetleri nisbetinde vazîfeleri vardır. Eğer o tohumcuk habbenin Kadîr-i Mutlak’tan (sonsuz kudret sâhibi olan Allah’dan) nisbeti (bağı) kesilip kendi nefsine isnâd edilirse, yani kendi kendine olmuştur denilirse, her bir tohumda, herşeyi görecek bir gözün ve herşeye muhît (kuşatıcı) bir ilmin bulunduğuna i‘tikād etmek (inanmak) lâzım gelir.” (Mesnevî-i Nûriye, Lem‘alar, 8)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Hiç kuşkusuz Allah, dâneyi ve çekirdeği yarıp patlatandır (bir süreçte bunları filizlendiren, her şeyi gelişme yoluna koyandır). Cansızdan canlıyı çıkarır (var eder), canlıdan da cansızı çıkarır (var eder). İşte (sizin ve evrenin Rabbi olan)Allah budur. Peki (bu gerçeğe rağmen) nasıl olur da (ondan) çevriliyorsunuz.*
(*) Bu âyette ifâde edilen "ölüden diriyi diriden ölüyü çıkarma"hâdisesi izâfidir. Nutfe rûh sahibi bir canlıya nispeten ölüdür. Nutfedeki binlerce canlı hücreyi teşkil eden maddeler de o hücrelere göre ölüdür... Ayrıca hayy ve meyyit (canlı ve ölü)’in Arapçada neye delâlet ettiği unutulmamalıdır. Arap lisanına göre canlı, "bil’-fiil büyüyen ve beslenen" demektir. Dolayısıyla nutfeye ölü demenin Arap dili açısından bir mahzûru yoktur. Her canlının bedeninden ayrılan şey ölü sayılır (meyyit). Nutfe de çıktığı bedenden ayrıldığı için meyyittir. Sonra Allah ondan canlı insanlar ve canlı hayvanlar yaratır. Bunun gibi her canlıdan zâil olan şeyin hükmü de böyledir. Zâil olan şey meyyittir". Ayrıca bu âyetteki meyyit ifâdesi, henüz ölmemiş olup yakında ölecek olan ölümlü canlı demektir. Meyt ise, bi’l-fiil ölmüş varlık demektir. Dolayısıyla âyetin manâsı "Allah canlıları henüz ölmemiş ölümlü varlıklardan çıkarır" şeklinde olur. Meyt şeklindeki bir diğer kıraate göre ise manâsı, "ölü varlıklardan canlıyı çıkarır" demek olur. Dolayısıyla nutfe ister ölü sayılsın ister canlı sayılsın, bu âyete dâhildir, şümûlü içindedir denilebilir. Seyit Kutub ise, bu âyete daha derin bir mana katarak şöyle diyor: "Başlangıçtan beri Allah ölüden diriyi çıkarmaktadır. Önceleri bu kainât veya bu arz vardı, fakat ortada hayat yoktu. Sonra hayat var edildi. Allah hayatı ölü maddelerden çıkardı...Nasıl? Bilemiyoruz! O zamandan beri hayat ölü varlıklardan çıkıyor ve her ân ihyâ yoluyla organik maddelere dönüşüyor. Asılları ölü zerreler olduğu halde, canlı hücrelere dönüşüyor. Bunun aksi de cereyan ediyor. Her ân canlı hücreler ölü zerrelere dönüşüyor. Bu durum bir gün canlı varlığın tamamen ölü zerrelere dönüşmesine kadar devam eder!". Bu ve benzeri âyetler ifâde ediyor ki, yaratma ve yeniden iade etme, bütün kâinatta, bitkiler ve hayvanlar âleminde, insanların bünyesinde devamlı olarak cereyan etmektedir. Nitekim insan vücudunda 60 trilyon hücrenin bulunduğu tahmin edilmektedir ve bunlardan her dakikada tam 300 milyon tanesi ölüyor. Yeni doğan hücreler ölenlerin yerine geçiyor. Eğer hücrelerin kendini yenileme diye bir programı olmasaydı, vücudumuzdaki hücrelerin hepsinin birden ölümü için 139 gün yeterli olacaktı. Sadece kana geçen alyuvarlardan her biri 100-120 gün kadar vazife gördükten sonra ölür. Kandaki alyuvar sayısını korumak için vücut her saniye 10 bin alyuvar üretmek zorundadır. Böylece insanlar ömürleri boyunca, hatta her yıl, hatta her gün haşr ve neşre mazhar oluyor, bir elbiseyi sabah giyip akşam çıkarır gibi, Ölü nutfeden canlı şeyleri ve canlı şeylerden de ölü nutfeleri çıkarır, Hurmayı hurma çekirdeğinden, hurma çekirdeğini de hurmadan çıkarır. (5. Bkz. Yıldırım, s. 137. // 6. Taberî, III, 225. // 7. Bkz. Taberî, III, 226; Salah Abdulfettah el-Halidî, Letâifu Kur’âniyye, Dımeşk, 1992. // 8.Seyit Kutub, II,1154.)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Taneyi ve çekirdeği yaran Allah, ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkarandır. İşte Allah böyle olduğu halde, siz (O’ndan başka ilahlar ile) nasıl aldatılıyorsunuz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten taneleri, çekirdekleri pörtleten Allah’tır. O ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarır. İşte Allah böyledir. Öyleyse nasıl olurda siz Ondan yüz çevirirsiniz?
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ot bitirmek için taneleri, ağaç çıkarmak için çekirdekleri yaran Allah/tır. O, ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarır. Allah işte budur. Öyle ise neye O/ndan yüz çeviriyorsunuz?
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki taneyi ve çekirdeği yaran, ölüyü diriden ve diriyi de ölüden çıkaran²⁹ Allah’tır. İşte Allah budur. O hâlde nasıl olur da O’ndan yüz çevirirsiniz? [tu’fekûn].
29 Âl-i İmrân, 3/27; En’âm, 6/122; Yûnus, 10/31. İbn Abbas, diriden ölüyü, ölüden diriyi çıkarmayı, cahilden âlim, âlimden cahil, kâfirden mü’min, mü’minden kâfir evlat verir diye tefsir etmiştir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Taneyi ve çekirdeği yaran şüphesiz Allah'tır. Ölüden diriyi O çıkarır, diriden ölüyü çıkaran da O'dur. İşte Allah budur, nasıl yüz çevirirsiniz?
Mahmut Kısa
swap_vert close
Tohumu ve çekirdeği parçalayıp içinden yemyeşil filizler çıkaran Allah’tır. Çünkü O, ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü. İşte sizin Rabb’iniz Allah budur; hâl böyleyken, nasıl oluyor da, Rabb’inizin mesajından yüz çevirebiliyorsunuz?
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah, Çekirdek ve Tane’yi yarıp çıkarmaktadır. Ölü’den Diri’yi çıkarıyor; Diri’den de Ölü’yü çıkarandır. İşte Allah budur. Nasıl (aldanıp) çevriliyorsunuz?
Mehmet Çakır
swap_vert close
Taneyi ve çekirdeği çatlatan Allah'tır. Ölüye can, canlıya ölüm veren de. Böyle bir tanrıyı nasıl es geçersiniz?
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Şüphesiz Allah tohumu ve çekirdeği çatlatandır. Ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkarandır. Bu gerçekler etrafınızda sürekli olurken, gerçeklerden nasıl dönersiniz? Bütün bunlar Allah’ın yasasıyla olmaktadır.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki Allah; tohumu ve çekirdeği yarandır (çatlatandır). [*] (Böylece) ölüden diriyi; diriden de ölüyü çıkarandır. İşte Allah budur. Nasıl oluyor da (gerçeklerden) döndürülüyorsunuz!
Bu ve bir sonraki ayette geçen [fâlık] kelimesi, “yarmak, çıkarmak, görünür kılmak” gibi anlamlar içermektedir. Bu yüzden hem tohumun yarılıp ortaya çıkartılması hem de geceden sonra sabahın görünür kılınması bu kelimeyle ifade edilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Şüphesiz ki tohum tanelerini ve çekirdekleri çatlatan, ölüden diriyi çıkardığı gibi, diriden de ölüyü çıkaran, O Allah’tır. İşte Allah, budur. Siz nasıl da saptırılıyorsunuz.
Muhammed Esed
swap_vert close
KUŞKUSUZ Allah, tohumu ve meyve çekirdeğini çatlatarak ölüden diriyi meydana getirendir ve diriden de ölüyü çıkaran. İşte budur Allah: ve akıllarınız hâlâ nasıl da tersyüz oluyor! ⁸⁰
80 Bkz. sure 5, not 90.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Tohumu ve çekirdeği çatlatıp yeşerten, ölüden diriyi çıkaran diriden de ölüyü çıkaran şüphesiz ki Allah’tır. İşte budur Allah! O halde size ne oluyor? 3/27, 10/31, 30/19, 20/127, 23/89
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
KUŞKUSUZ Allah’tır tohumu ve çekirdeği yaran -böylece O bir süreç içinde ölüden diriyi çıkartmış oluyor- dahası O’dur diriden ölüyü çıkaran.[¹⁰⁹⁰] İşte budur Allah! Peki, nasıl oluyor da böylesine savruluyorsunuz!
[1090] İnne edatının yapısı gereği nasbettiği ismine ‘tümleç’ vurgusu yüklemek gerektiği için, bu tür cümleler genellikle devrik çevrilmelidir. Bu tarz bir çeviri, Allah’ı, “Allah…yarandır” gibi mahdut bir eylemiyle tanımlamak yerine, eylemi Allah’tan bağımsız algılamama amacına matuf olan “Allah’tır…yaran” gibi doğru ve hikmetli bir yaklaşımı da öne çıkarmaktadır. Arap dilinde isim süreklilik ve sabitliğe delâlet ederken fiil bir süreç içinde yenilenmeye ve değişkenliğe delâlet eder (İtkân II, 316). Âyette ölüden diriyi çıkarmak fiille (yuhricu) ifade edilmiş, çünkü hayata gelmenin yasası bir sürece bağlı olarak sürekli yenilenme ve değişimdir. Diriden ölüyü çıkarmak ise isim (muhricun) olarak gelmiştir, çünkü ölmek, hayata gelmek gibi zorunlu bir sürece bağlı kılınmamıştır. Birbiri ardınca gelen fiil ve isim cümlelerindeki fiil (yuhricu) ve isim (muhricun) farkı, iki dil arasındaki yapısal farklılığın çıkardığı zorluğa rağmen, çeviriye yansıtılmaya çalışılmıştır. “Bir süreç içinde” ifadesi, fiil formunun bu özelliğinin çeviriye yansımasıdır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Şüphe yok ki, (toprağın içinde ölü gibi duran) Tohumları ve çekirdekleri çatlatan (onlardan hayat fışkıran filizleri çıkaran) Allah'tır. O, ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkarır, (*) İşte (Rabbiniz olan) Allah budur. O halde (bu kadar eşsiz yaratma gücüne sahip olan Rabbinize; -O'nun yaratmış olduğu nesneleri nasıl ortak koşabiliyorsunuz ve O’nun hak davetinden nasıl oluyor da) yüz çeviriyorsunuz! (Bitkiler de olduğu gibi, evrende de -hayat memat- olayları peşpeşe gider gelir, hükmünü gerçekleştirir.)
(Nitekim filiz büyür gelişir ağaç olur ama sonra kurur tohumu ölü gibi toprağa düşer. Bunun gibi insan da, toprakta yetişen bitkilerden, -besin maddelerinden- meydana gelen ana- babasının döl hücrelerinden teşekkül eder ki, bu hücreler birbirinden ayrı kaldıkları takdirde cansız sayılırlar, çünkü ölüme mahkumdurlar. Oysa bunlar birleştikleri zaman teşekkül eden "döllenmiş yumurta- Fekonde hücre” yepyeni bir hayat kaynağıdır, doğacak bebeğin bütün unsurlarının taslaklarını, kromozomlarındaki genlerde taşır. Nitekim zamanı gelince -filizin topraktan çıkıp yeryüzünde başkaldırdığı gibi- anasının rahmini terk ederek yepyeni bir hayata gözlerini açar. Büyür gelişir buluğa erer, üreme organları faaliyete geçer, o da ana- babası gibi döl hücreleri, tohum vermeye başlar ve bunlar dönüp dolaşır toprağa geri döner)  
Osman Fırat
swap_vert close
Dâneyi ve çekirdeği yaran, şüphesiz Allah’tır. (O), ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarır. İşte Allâh budur. O halde nasıl (yalnız O’na tapmaktan) çevriliyorsunuz?
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphe yok ki, daneleri de, çekirdekleri de yaran Allah Teâlâ'dır. Diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkaran O'dur. İşte Allah Teâlâ O'dur. Artık nasıl olur da (O'ndan) çevriliyorsunuz?
Suat Yıldırım
swap_vert close
Taneleri ve çekirdekleri çatlatıp yararak (her şeyi gelişme yoluna koyan) Allah'tır. Ölüden diriyi O çıkarır, diriden ölüyü çıkaran da O'dur. İşte gerçek İlah bunları yapandır! Artık nasıl oluyor da haktan uzaklaştırılıyorsunuz? [3, 27; 36, 33-36]
Ölüden diriyi çıkarmak: kuru taneden yeşil bitki, kâfirin neslinden mümin çıkarma; diriden ölü çıkarma ise bunun aksi olarak açıklanır. Canlılar ölü maddeleri yiyerek beslenir. Bebeğin bedeni ölü sütü, canlı ete dönüştürür. Canlı bedenden ölü süt çıkar. Bunun da ötesinde, hayat ve ölüm deveranı, hayatın sırrı ve kâinatın ihtiva ettiği büyük bir mûcizedir. Su, karbondioksit, hidrojen ve topraktaki inorganik tuzlar, güneş ışığı, yeşil bitkiler ve muayyen bakteriler sayesinde, nebat ve hayvandaki hayat maddesini teşkil eden organik maddelere dönüşürler. İkinci durumda ise bu maddeler, canlı artıkları halinde ölüm âlemine dönerler. Böylece Yüce Yaratıcı akıp giden zamanın her anında ölüden hayat, hayattan ölü çıkarır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Daneyi ve çekirdeği yaran, şüphesiz Allah'tır. (O), ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarır. İşte Allah budur. O halde nasıl (yalnız O'na tapmaktan) çevriliyorsunuz?
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh Te'âlâ dâneyi ve çekirdeği (içinden ot ve ağaç çıkmak içün) yarar, Ölüden diri ve diriden ölü çıkarır. Böyle olan Allâh'dan siz, nasıl olur da gayrısına yüz döner ve gidersiniz?
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Taneleri ve çekirdekleri pörtleten (yaran)[*] Allah'tır. O, ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarır. İşte Allah budur. Buna rağmen nereden yanlışa sürükleniyorsunuz?
[*] Felak Suresi 113/1.ayetteki felak fiilinin öznesi falik'tir. Bölen, yaran, pörtleten anlamlarına gelir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendiren, ölüden diriyi çıkaran diriden de ölüyü çıkaran Allah'tır. İşte Allah budur! O halde nasıl aldatılıyorsunuz?
Ümit Şimşek
swap_vert close
Taneleri ve çekirdekleri yaran Allah'tır. O ölüden diriyi çıkarır; diriden ölüyü çıkaran da Odur. Allah işte budur. Nasıl olur da ondan yüz çevirirsiniz?(15)
(15) Canlılarla ilgili bir mucizenin iki yönüne temas edilmektedir. Bunlardan biri, genetik programlarla ilgilidir. Taneler ve çekirdekler, bu programların kayıtlarını saklayan kudret ve hikmet eserleridir; bunlar yarılıp açıldığında, içindeki program işlemeye başlar ve zerre kadar bir çekirdeğin üzerinde, dağ gibi ağaçlar adım adım inşa edilir. Köklerden yapraklara, çiçeklerden meyvenin tadına, rengine, kokusuna ve biçimine varıncaya kadar herşey ve her güzellik, inceden inceye ve sonsuz hikmetle düzenlenmiş olan bu programlara uygun şekilde gerçekleştirilir. Yeryüzü, toprağın altındaki sayısız tohumlarda kayıt altına alınmış genetik programlara uygun şekilde süsünü takınır, çiçekler açar, meyveler verir, rengârenk güzelliklere bürünür. İkinci olarak, ölüden dirinin ve diriden ölünün çıkarılmasına işaret edilmiştir ki, 3:27 ile ilgili dipnotunda da belirtildiği gibi, bu da, taklit edilmek bir yana dursun, açıklaması bile yapılamayan, ama gözlerimizin önünde cereyan edip duran bir mucizedir. Çünkü toprağın altına giren tane ve tohumlar cansız, onlardan çıkanlar ise canlıdır. Hayatın nereden geldiği, ne zaman ve nasıl devreye girdiği konusunda ise kimsenin söyleyebileceği birşey yoktur. İşte bütün bunları yapan ancak Allah’tır ve kulların ibadetine lâyık olan da ancak Odur. Bir tane yahut çekirdeği yaratamayan, ölüden diriyi çıkaramayan varlıkların ise hiçbir şekilde ibadete muhatap olması düşünülemez.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hiç kuşkusuz, Allah'tır Fâlık olan/dâneyi yaran, çekirdeği patlatan. Ölüden diri çıkarır O; diriden ölüyü çıkaran da O'dur! İşte budur Allah! Peki nasıl ters bir yöne çevriliyorsunuz?
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ Tañrı yarıcıdur deneyi daħı çekürdegi. çıķarur diriyi ölüden daħı çıķarur ölüyi diriden. şol Tañrı’dur pes nite döndürinilürsiz ya'nį ḥaķdan?
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālā yarar dāneleri, bitürür çekirdekleri. Daḫı çıḳarur diri ölü‐den, daḫı çıḳarur ölü diriden. Oldur sizi yaradan Tañrı. Pes niçün yalansöylersiz?
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Şübhəsiz ki, toxumu da, çəyirdəyi də cücərdib çatladan, ölüdən diri, diridən də ölü çıxardan (ölü yumurtadan diri toyuq, diri toyuqdan ölü yumurta yaradan) Allahdır. Budur Allah! Axı siz Ondan (haqq olan Allahdan) nə cür döndərilirsiniz?
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! Allah (it is) who splitteth the grain of corn and the date stone (for sprouting) . He bringeth forth the living from the dead, and is the bringer forth of the dead from the living. Such is Allah. How then are ye perverted?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
It is Allah Who causeth(918) the seed-grain and the date-stone to split and sprout.(919) He causeth the living to issue from the dead, and He is the one to cause the dead to issue from the living.(920) That is Allah. then how are ye deluded away from the truth?
918 Another beautiful nature passage, referring to Allah's wonderful artistry in His Creation, In how few and how simple words, the whole pageant of Creation is placed before us. Beginning from our humble animal needs and dependence on the vegetable world, we are asked to contemplate the interaction of the living and the dead. Here is mystic teaching, referring not only to physical life but to the higher life above the physical plane - not only to individual life but to the collective life of nations. Then we take a peep into the daily miracle of morning, noon , and night, and pass on to the stars that guide the distant mariner. We rise still higher to the mystery of the countless individuals from the one human soul - their sojourn and their destiny. So we get back to the heavens: the description of the luscious fruits which the "gentle rain from heaven" produces, leaves us to contemplate the spiritual fruits which faith will provide for us, with the aid of the showers of Allah's mercy. 919 The seed grain and the date stone are selected as types in the vegetable kingdom, showing how our physical life depends on it. The fruits mentioned later (in 6:99) start another allegory which we shall notice later. Botanists will notice that the seed grain includes the cereals (such as wheat, barley, rice, millet, etc.) which are monocotyledons, as well as the pulses (such as beans, peas, gram, etc.) and other seeds which are dicotyledons. These two represent the most important classes of food grains, while the date palm, a monocotyledon, represents for Arabia both food, fruit, confectionery, thatch and pillars for houses, shady groves in oases, and a standard measure of wealth and well-being. " Split and sprout": both ideas are included in the root falaqa, and a third is expressed by the word "cleave" in the next verse, for the action of evolving daybreak from the dark. I might almost have used the word "churn," familiar to students of Hindu lore in the Hindu allegory of the "churning of the ocean." For vegetables, "split and sprout" represents a double process: (1) the seed divides, and (2) one part shoots up, seeking the light, and forming leaves and the visible parts of the future tree, and the other part digs down into the dark, forming the roots and seeking just that sustenance from the soil, which is adapted for the particular plant. This is just one small instance of the "judgement and ordering" of Allah, referred to in the next verse. 920 This does not mean that in physical nature there are no limits between life and non-life, between the organic and the inorganic. In fact physicists are baffled at the barrier between them and frankly confess that they cannot solve the mystery of Life. If there is such a barrier in physical nature, is it not all the more wonderful that Allah can create Life out of nothing? He has but to say, "Be," and it is. He can bring Life from non-Life and annihilate Life. But there are two other senses in which we can contemplate the contrast between the living and the dead. (1) We have just been speaking of the botanical world. Take it as a whole, and see the contrast between the winter of death, the spring of revivification, the summer of growth, and the autumn of decay, leading back to the death of winter. Here is a cycle of living from dead, and dead from living. (2) Take our spiritual life, individual or collective; we rise from the darkness of spiritual nothingness to the light of spiritual life; and if we do not follow the spiritual laws, Allah will take away that life and we shall be again as dead. We may die many deaths. The keys of life and death are in Allah's hands. Neither Life nor Death are fortuitous things. Behind them both is the Cause of Causes - and only He.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
muhak- kak
اللّٰهَ
Allah
فَالِقُ
Fâlik'tir
الْحَبِّ
taneyi
وَالنَّوٰىۜ
ve çekirdeği
يُخْرِجُ
çıkarır
الْحَيَّ
diriyi
مِنَ الْمَيِّتِ
ölüden
وَمُخْرِجُ
ve çıkarandır
الْمَيِّتِ
ölüyü
مِنَ الْحَيِّۜ
diriden
ذٰلِكُمُ
işte budur
اللّٰهُ
Allah
فَاَنّٰى
o hâlde nasıl
تُؤْفَكُونَ
döndürülü-yorsunuz
Muhakkak ki Allah Fâlik'tir, taneyi ve çekirdeği (içindeki hakikati ortaya çıkarmak için çatlatıp) yarandır. (O) Ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarandır. İşte, (Rabbiniz olan) Allah budur. O hâlde nasıl oluyor da (haktan) döndürülüyorsunuz!
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
فَالِق
Etken fiil
ف ل ق
Fâlik (Allah'ın ismi, esmasıdır. Karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran demektir), yarıp çıkaran
حَبّ
İsim
ح ب ب
Taneler, daneler
نَوٰى
İsim
ن و ي
Çekirdek
اَخْرَجَ
Fiil-IV
خ ر ج
Çıkardı
حَيّ
İsim
ح ي ي
Hayy (Allah'ın esması, ismidir. Diri, her şeyin kendisiyle diri olduğu zat demektir), diri, hayatta, canlı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مَيِّت
İsim
م و ت
Ölü
مُخْرِج
Etken fiil-IV
خ ر ج
Çıkarıcı, çıkaran
مَيِّت
İsim
م و ت
Ölü
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
حَيّ
İsim
ح ي ي
Hayy (Allah'ın esması, ismidir. Diri, her şeyin kendisiyle diri olduğu zat demektir), diri, hayatta, canlı
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَنَّى
İsim
ا ن ي
Nasıl, nereden, nerede, ne (fayda)
اَفَكَ
Fiil-I
ا ف ك
Çevirdi, döndürdü, uydurdu, vazgeçirdi