close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 94. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velekad ci/tumûnâ furâdâ kemâ ḣaleknâkum evvele merratin veteraktum mâ ḣavvelnâkum verâe zuhûrikum(s) vemâ nerâ me’akum şufe’âekumu-lleżîne ze’amtum ennehum fîkum şurakâ/(u)(c) lekad tekatta’a beynekum vedalle ‘ankum mâ kuntum tez’umûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Andolsun ki size verdiğimiz her şeyi arkanızda bırakmışsınız da sizi evvelce nasıl yarattıysak tıpkı onun gibi tek başınıza, yapayalnız huzurumuza gelmişsiniz. Sizce Tanrıya eş olan şefaatçilerimizi de yanınızda görmüyoruz. Aranızdaki bağlar, tamamıyla kopmuş, boşuna umduklarınız elinizden çıkmış, kaybolup gitmiştir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi (işte bugün de) "tek başına, yapayalnız ve yalın (bir tarzda)" Bize geldiniz ve size (dünyada) lütfettiklerimizi arkanızda bıraktınız. İçinizden, gerçekten (Bize) ortaklar olduklarını sandığınız şefaatçilerinizi, (hani nerede) şimdi yanınızda görmüyoruz! Andolsun, aranızdaki (irtibat bağları artık) parçalanıp-koparılmıştır ve haklarında ("bunlar manevi kurtarıcımızdır" gibi kof kuruntular ve boş) zanlar besledikleriniz de sizlerden uzaklaşmıştır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve Allah şöyle diyecektir: İşte şimdi, bize yapayalnız geldiniz, tıpkı sizi ilk yarattığımız gibi ve hayatta iken size bahşettiğimiz herşeyi arkanızda bıraktınız. Allah'a ortak olduğunu iddia ettiğiniz, şefaatçilerinizi yanınızda görmüyoruz. Gerçek şu ki, dünyadaki hayatınız ile aranızdaki bütün bağlar artık kesilmiştir. Dostluğunu ve ilahlığını iddia edip durduğunuz herşey de, sizden ayrılıp kaybolmuştur.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Andolsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geleceksiniz. Dünyada size verdiğimiz şeyleri arkanızda bırakacaksınız. Kulluğunuzda ve ibadetinizde hakkı olan Allah'ın, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında, ortakları olduğunu iddia ettiğiniz aracılarınızı, şefaatçılarınızı da yanınızda göremeyeceğiz. Andolsun, tanrı sandığınız şeylerle aranız açılmış, aranızdaki bağlar kopmuş, onlar sizden uzaklaşıp kaybolmuştur.
Ahmet Varol
swap_vert close
Siz, ilk kez yarattığımız gibi bize yalnız başlarınıza geldiniz ve size verdiklerimizi arkanızda bıraktınız. Allah'ın ortakları olduğunu sandığınız şefaatçilerinizi de beraberinizde görmüyoruz! Aranızdaki bağlar kesildi ve (ilah olduklarını) sandıklarınız yanınızdan kayboldular. [9]
94.İbnu Cerir`in İkrime`den rivayetine göre bu ayeti kerime Nadr bin Hâris`in: "Lât ve Uzza bana şefaat edecektir" demesi üzerine indirildi.9.Yani Allah`a ortak koşanlara yeniden diriliş esnasında böyle seslenilecektir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi (bugün de) 'teker teker, yapayalnız ve yalın (bir tarzda)' bize geldiniz ve size lutfettiklerimizi arkanızda bıraktınız. İçinizden, gerçekten ortaklar olduklarını sandığınız şefaatçilerinizi şimdi yanınızda görmüyoruz. Andolsun, aranızdaki (bağlar) parçalanıp-koparılmıştır ve haklarında zanlar besledikleriniz sizlerden uzaklaşmıştır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Andolsun, sizi ilk defa nasıl çırılçıplak yaratmışsak, onun gibi, yapayalnız ve teker teker huzurumuza gelirsiniz. Size verdiğimiz mal ve mülkü dünyada bırakırsınız. Artık Allah'a ortak koştuğunuz ve şefaatçı zannettiğiniz putları sizinle görmeyiz. Gördünüz ya, aranızdaki bağlar paramparça koptu ve (faydalarını) umduklarınızın hepsi sizden kaybolup gitti.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Allah onlara:) “İşte sizler, ilk olarak sizi yarattığımız gibi fert fert olarak huzuruma geldiniz. Size teslim ettiğimiz mal ve mülkü arkanızda bıraktınız. Sizin varlığınızda Bize ortaklar olduklarını iddia ettiğinizi şefaatçilerinizi görmüyoruz. Birbirinizden koptunuz. Ve iddia ettiğiniz şeyler, sizden kaybolup gitti.” (der.)
[Hiç şüphesiz diriliş haktır. Hak ve gerçek olan her şey dirilecektir. Batıl olan her şey kaybolacaktır. Bahar, bunun bariz bir burhanıdır.]  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Andolsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geleceksiniz ve dünyada size verdiğimiz şeyleri arkanızda bırakacaksınız. Sizinle ilgili olarak ortaklarımız sandığınız şefaatçilerinizi de yanınızda göremeyeceksiniz. Andolsun aranızdaki bütün bağlar kopmuş ve tanrı sandığınız şeyler sizden kaybolup gitmiştir.
Besim Atalay
swap_vert close
Sizleri önceden yaratırken bulunduğunuz gibi, yapayalnız işte bize geldiniz, verdiğimiz şeyleri, arkada bıraktınız, Allahın ortakları sanmış olduklarınız, şefaatçileriniz yanınızda görünmüyor, aranızda olan bağlar kesildi, sanmış olduğunuz nesne de, size yok oldu
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ve o zaman Allah şöyle buyuracak:) Andolsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi, bize yapa yalnız geldiniz. Ve size (hayatta iken) bahşettiğimiz her şeyi arkanızda bıraktınız. Hani, hakkınızda Allah'ın ortakları olduğunu sandığınız (Allah'a ulaşmak için aracı kıldığınız, dünyalık menfaatler için gölgesine sığındığınız) şefaatçilerinizi sizinle beraber görmüyoruz. Andolsun ki; aranızdaki bağlar artık kopmuştur. (Çok güvenip itimat ettiğiniz ve sizi kurtarabileceklerine inandığınız sahte ilahlarınız) sizi yüzüstü bırakıp gitmiştir.
Cemil Said
swap_vert close
Her şeyden tecrîd olunarak yine sizi halk itdiğimiz gibi bize ’avdet idersiniz, size ihsân itdiğimiz emvâli bırakırsınız, Allâh’a işrâk itdiğiniz şefa’atcileri sizinle berâber görmüyoruz beyninizdeki râbıtalar munkatı’ olmuş ve tahayyül itdikleriniz gâibe karışmış!
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlara: "And olsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi size verdiklerimizi ardınızda bırakarak bize birer birer geldiniz; içinizde Allah'ın ortakları olduğunu sandığınız şefaatçılarınızı beraber görmüyoruz. And olsun ki aranızdaki bağlar kopmuş, ortak sandıklarınız sizden ayrılmışlardır" denecek.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geldiniz. Size verdiğimiz dünyalık nimetleri de arkanızda bıraktınız. Hani hakkınızda Allah’ın ortakları olduğunu zannettiğiniz şefaatçilerinizi de yanınızda görmüyoruz? Artık aranızdaki bağlar tamamen kopmuş ve (Allah’ın ortağı olduklarını) iddia ettikleriniz, sizi yüzüstü bırakıp kaybolmuşlardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Andolsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geleceksiniz ve (dünyada) size verdiğimiz şeyleri arkanızda bırakacaksınız. Hakkınızda (yaratılışınızda) ortaklarımız sandığınız şefaatçilerinizi de yanınızda görmeyeceğiz. Andolsun, aranız açılmış, (tanrı) sandığınız şeyler sizi bırakıp gitmiştir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Andolsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geleceksiniz ve (dünyada) size verdiğimiz şeyleri arkanızda bırakacaksınız. Yaratılışınızda ortaklarımız sandığınız şefaatçılarınızı da yanınızda göremeyeceğiz. Andolsun, aranız açılmış ve (tanrı) sandığınız şeyler sizden kaybolup gitmiştir.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Sizi ilk defa yarattığımız gibi bize tek olarak geldiniz. Size hayal gibi gösterdiğimiz şeyleri ardınızda bıraktınız. Hakkınızda (verilecek kararda Tanrı ile) ortak davranacaklarını ileri sürdüğünüz şefaatçılarınızı yanınızda görmüyoruz. Aranızdaki bağlar kesilmiştir. İleri sürdükleriniz sizi terketmiştir."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bugün, sizi ilk defa yarattığımız zamanki gibi yapayalnız huzurumuza geldiniz, size verdiğimiz herşeyi arkanızda bıraktınız. Allah'ın size göre ortağı olduklarını iddia ederek yardımlarına, şefaatlarına güvendiğiniz ortakları yanınızda görmüyoruz. Aranızdaki bütün bağlar artık kesilmiş, güvendiklerinizin hepsi kaybolup gitmiştir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Celâlim hakkı için işte geldiniz: bize teker teker: ilk defa yarattığımız gibi ve o size bahş edib hayâlına daldırdığınız servetleri arkalarınızın gerisine bıraktınız, hani o sizin mevcudiyyetinizde şürekâ olduklarını zu'm ettiğiniz şefaatçılarınızı da yanınızda görmüyoruz? Gördünüz ya aranızdaki rabıtalar didik didik koptu ve o zu'm ettiklerinizin hepsi sizden gaib olub gitti
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Hesap günü, Allah kâfirlere şöyle buyurur:) Kasem olsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi, yapayalnız/teker teker bize (manevi huzurumuza) geldiniz. Size verdiğimiz dünyalık nimetleri de arkanızda bıraktınız. Hani, Allah’ın ortakları olduğunu zannettiğiniz ve size şefaat edeceklerini beklediklerinizi yanınızda görmüyoruz? Artık aranızdaki bağlar tamamen kopmuş ve (Allah’ın ortağı olduklarını) iddiâ ettikleriniz, sizi yüzüstü bırakıp kaybolmuşlardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun, sizi ilk yarattığımız gibi yine tek başınıza Bize geldiniz. Sizi hayaline daldırdığımız şeyleri arkanızda bıraktınız. Hani! Ortaklarımız sandığınız şefaatçılarınızı yanınızda görmüyoruz. Ant olsun ki, aranızdaki bağlar artık kopmuştur. Umduklarınızın tamamı sizden kaybolup gitmiştir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun, sizi ilk defa (doğumunuzda) yaratdığımız gibi (âhıretde de) yapayalınız, teker teker (çırılçıplak) huzurumuza gelmişsinizdir (geleceksiniz). Size ihsan etdiğimiz şeyleri (malları) da sırtlarınızın arkasına bırakmışsınızdır. İçinizde, kendileri hakıykaten (Allahın) ortakları olduğunu boş yere iddia etdiğiniz şefaatçilerinizi de şimdi yanınızda görmüyoruz. Andolsun, aranızdaki (bağ) parça parça kopmuşdur. Haklarında kuru zan besler olduğunuz şeyler (putlar) sizden gaaib olub gitmişdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve and olsun ki, sizi ilk def'a yarattığımız gibi bize (mal ve evlâdsız olarak ve çıplak bir hâlde) teker teker gelmiş ve (dünyada) size verdiklerimizi sırtlarınızın gerisine(arkanızda) bırakmışsınızdır! Hakkınızda (ibâdetlerinizde) gerçekten kendilerinin (Allah'a)ortak olduklarını zannettiğiniz şefâatçilerinizi de berâberinizde göremiyoruz! Doğrusu, aranız(daki bağlar) kopmuş ve (şefâatçi) zannetmekte olduğunuz şeyler sizden kaybolup gitmiştir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (zatım olan Allah onlara): Muhakkak tıpkı sizi ilk yarattığımız gibi, (bu ahiret gününde de) bize yapayalnız (teker teker) geldiniz ve size vermiş olduğumuz her şeyi arkanızda bıraktınız. Artık hakkınızda (zatım olan Allah’ın) ortakları olduğunu sandığınız (Allah’a ulaşmak için aracı kıldığınız) şefaatçilerinizi sizinle beraber görmüyoruz. Muhakkak ki, aranızda (bütün bağlar) kopuvermiş ve iddia ettikleriniz (yardımlarını umduklarınız) sizden kaybolup gitmiştir (der).
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sizleri daha önce dünya hayatında ilk defa yarattığımız gibi, size verdiğimiz her şeyi arkanıza atıp terk ederek, bize yalnız başınıza geldiniz. Kendi içinizde Allah’ın ortakları olarak zannettiğiniz şefaatçilerinizi sizinle beraber göremiyoruz. Onlar sizinle olan bağlarını kopardılar ve (kıyamet günü yardımlarını umduğunuz şefaatçileriniz) sizden uzaklaşıp kayboldular.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Doğrusu ilkin sizi nasıl yarattıksa yine öyle tek başınıza geldiniz. Size ne verdikse hepsini arkanızda bıraktınız. Gerçekten Allah’a eş diye kuruntusunu ettiğiniz kayırıcılarınızı şimdi yanınızda görmüyoruz. Gerçekten aranız açılmıştır. Kuruntusunu ettikleriniz görünmez olmuşlardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Biz sizi ilk defa yarattığımız [⁷] gibi, ihsan olarak verdiklerimizi arkanızda bırakarak yapayalnız geldiniz [⁸]. Şerik zuum ettiğiniz şefaatçılarınızı sizinle beraber görmüyoruz. * Aranız kesilmiş [⁹], zuum ettiğiniz putlar da sizden kaybolup gitmiştir.
[7] Baş açık, yalın ayak.[8] Yanınızda hiç birşey bulunmaksızın.[9] Yani toplu bir halde iken perişan olmuşsunuz, öteye beriye dağılmışsınız.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Allah da onlara diyecektir): “Andolsun, sizi ilk kez yarattığımız gibi, tek başınıza/yapayalnız bize geldiniz. Size hayalini kurdurduğumuz [havvelnâkum] şeyleri arkanızda bıraktınız. Ama Allah’la sizin aranızda ortaklar olduğunu sandığınız şefaatçilerinizi sizinle birlikte göremiyoruz. Andolsun aranızdaki bağlar kesilmiştir. (Şefaatçi/yardımcı) sandığınız şeyler/kimseler de sizden uzaklaşıp gitmiştir [dalle].”
Kadri Çelik
swap_vert close
Hiç şüphesiz tıpkı ilk yarattığımız gibi, bize teker teker geldiniz, size vermiş olduğumuz her şeyi arkanızda bıraktınız. Ortaklar olduklarını sandığınız şefaatçilerinizi de yanınızda görmüyoruz. Şüphesiz aranızda (bütün bağlar) kopuvermiş ve (şefaatçi) sandıklarınız sizden kaybolup gitmiştir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve o zaman Allah buyuracak: “İşte, size dünyada iken bahşettiğim bütün nîmetleri arkanızda bıraktınız ve tıpkı sizi ilk yarattığımızda olduğu gibi, huzuruma yapayalnız geldiniz! Sizin hayatınız, ölümünüz ve âhirette “şefaate” nâil olup cennete girmenizle ilgili konularda Allah’ın yetki ve egemenliğine ortak olduğunu iddia ettiğiniz şefaatçilerinizi yanınızda göremiyoruz, neredeler onlar! Evet, aranızdaki tüm bağlantılar kesilmiş ve sizi kurtaracaklarını iddia ettiğiniz sahte ilâhlarınız, kaybolup gitmiştir!”İşte bunları göz önüne getirin de, Rabb’inizi iyi tanıyın:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun sizi ilk defa yarattığımız gibi bize tek başınıza geldiniz. Sizi hayaline daldırdığımız şeyleri arkada bıraktınız / terk ettiniz. Onları, içinizde ortaklar zannettiğiniz şefaatçilerinizi sizinle birlikte görmüyoruz. And olsun aranız açıldı ve sanarak iddia ediyor olduğunuz şeyler sizden saptı gitti.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İlk yarattığımızda olduğu gibi artık karşımıza tek tek gelmiş bulunuyorsunuz. Size emanet olarak verdiğimiz malları da geride bıraktınız. Hep Allah'ın ortakları zannettiğiniz şefaatçi tanrıları da yanınızda göremiyoruz. Herhalde aranızdaki ilişkiler kesilmiş olmalı. Anlaşılan, dost bildikleriniz de sizi ekip gitmişler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlara söyle; “Andolsun! Allah sizi ilk defa yarattığı gibi diriltip huzurunda toplayacak. Dünyada edindiğiniz tüm varlıkları arkanızda bırakacaksınız. Dünyada hesap günü suçlu çıkarsak, şunlar bizim lehimize şahitlik edip kurtaracak dedikleriniz, kendilerinde şefaat etme hakkı gördükleriniz yanınızda olmayacak. Yeryüzünde yaşarken ilkelerine inandıklarınızla, yasalarına uyduklarınızla, kurtarıcımız diyerek arkasından gittiklerinizle, emirlerine boyun eğerek tanrılaştırdıklarınızla aranız açılmıştır. Keşke onların peşinden gitmeseydim diyeceksiniz. Ama iş işten geçmiş olacak! Hepiniz ayetlerimizi inkâr etmekten, yasalarımıza karşı çıkmaktan, uydurduğunuz yasalarla toplumları yönetmekten dolayı cezalandırılacaksınız!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yemin olsun ki sizi ilk kez yarattığımız gibi teker teker bize gelmiş [*] ve (dünyada) size verdiğimiz şeyleri arkanızda bırakmış (olacaksınız). Ortaklarımız sandığınız şefaatçılarınızı da beraberinizde göremiyoruz. Şüphesiz ki (ilişkiniz) kesilmiş ve (şefaatçı ilah) sandığınız şeyler sizden kaybolup gitmiştir. [*]
Genelde bütün insanların, özelde ise kıyamet ve mahşeri inkâr eden müşriklerle Allah’a yalan isnat edip ayetlere karşı kibirli davrananların Yüce Allah’ın huzuruna tek başına çıkacakları ve herkesin teker teker yargılanacağı ifade edilmektedir. Putperestler yanlarında hiçbir yardımcı bulmayacaklardır. Benzer mesajlar: Kehf 18:48; Meryem 19:80, 95.,Benzer mesajlar: A‘râf 7:37; Hûd 11:21; Nahl 16:87; Kasas 28:75; Mü’min 40:74; Fussilet 41:48.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ve kıyamet günü Allah onlara): “İşte (bugün) siz huzurumuza ilk yarattığımız gibi size verdiğimiz her şeyi arkanızda bırakarak, yapayalnız geldiniz. Sizin Bize ortak olduklarını sandığınız şefâatçilerinizi de yanınızda göremiyoruz! Demek ki sizin onlarla aranızdaki tüm bağlar, kesilmiş ve (şefâatçi) sandığınız şeyler de sizden kaybolup gitmişler!” (der.)
Muhammed Esed
swap_vert close
[Ve Allah şöyle diyecektir]: “İşte şimdi Bize yapayalnız geldiniz, tıpkı sizi ilk yarattığımız gibi; ve [hayatta iken] size bahşettiğimiz her şeyi arkanızda bıraktınız. Kendinizle ilgili olarak Allah’a ortak koştuğunuz ⁷⁸ o şefaatçilerinizi yanınızda görmüyoruz! Gerçek şu ki, sizin [dünyadaki hayatınız ile] aranızdaki bütün bağlar artık kesilmiştir ve bütün eski dostlarınız sizi terk etmiştir!” ⁷⁹
78 Lafzen, “sizinle ilgili olarak [Allah’ın] ortakları saydığınız” -yani, onları sözde “uluhiyetteki payları” sebebiyle sizi korumaya veya yardım etmeye muktedir gördüğünüz. Bkz. bu surenin 22. ayeti ile ilgili not 15.79 Lafzen, “(Dostunuz olduklarını) iddia ettiğiniz [veya “farzettiğiniz”] herkes sizden uzaklaşmıştır” -yani, insan ile Allah arasındaki bütün muhayyel aracılar veya şefaatçiler.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Dünya’ya ilk gelişinizde sizi yalnız yarattığımız gibi, işte huzurumuza da yapayalnız geldiniz ve size bağışladıklarımızın hepsini arkanızda bıraktınız. Size şefaatçi olacağını zannettiğiniz ve bunun için Allah ile aranıza koyduğunuz ortaklarınızı yanınızda göremiyoruz, aranızda kurmuş olduğunuz bağlar paramparça olmuş ve kurtaracağını zannettiğiniz o kimseler sizi yüzüstü bırakıp kaybolmuşlardır. 7/53, 18/49, 19/80-95, 26/92...98,
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve (Allah diyecek ki): “İşte şimdi bize yapayalnız geldiniz, tıpkı sizi ilk yarattığımız gibi; dahası, size verdiğimiz her şeyi arkanızda bıraktınız. Sizin lehinize Allah’a ortak olduğunu sandığınız o şefaatçilerinizi neden şimdi yanınızda göremiyoruz? Artık aranızdaki bütün bağlar kopmuştur ve bütün dost sandıklarınız sizi yapayalnız bırakmıştır.”
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Zalimler) Andolsun ki, (o gün) Sizi ilk yarattığımız gibi, yapayalnız, teker teker huzurumuza geleceksiniz ve size (dünyada) verdiğimiz şeyleri arkanızda bırakacaksınız! Ortaklarımız olduğunu sandığınız şefaatçılarınızı da, yanınızda göremeyeceğiz, andolsun ki (o gün onlarla) aranızdaki bağlar kopmuş ve ilah sandığınız nesneler sizden kaybolup gitmiştir.
(Ey insanlar içinizde, Rablerine ortak koşanlar ve kıyamet gününde tekrar diritileceklerine iman etmeyenler de vardır. Onlar Rablerinin yaratma gücünün eşsiz ve sonsuz olduğunu görmüyorlar mı?)  
Osman Fırat
swap_vert close
Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geldiniz. Size verdiğimiz dünyalık nimetleri de arkanızda bıraktınız. Hani hakkınızda Allah’ın ortakları olduğunu zannettiğiniz şefaatçilerinizi de yanınızda görmüyoruz? Artık aranızdaki bağlar tamamen kopmuş ve (Allah’ın ortağı olduklarını) iddia ettikleriniz, sizi yüzüstü bırakıp kaybolmuşlardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Andolsun ki, siz Bizim huzurumuza ilk evvel yarattığımız gibi teker teker gelmişsinizdir. Ve size verip içine daldırdığımız şeyleri arkalarınızın gerisine bırakmışsınızdır. Ve sizinle beraber şefaatçilerinizi göremiyoruz ki, sizin hakkınızda onların ortaklar olduğunu zûm ediyordunuz. Muhakkak ki aranızda rabıtalar parçalanıp kopmuştur ve zûm eder olduğunuz şeyler sizden kaybolup gitmiştir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kıyamet günü de Hak Teâlâ şöyle buyuracaktır: ” İşte siz ilk yarattığımızda olduğunuz gibi çırıl çıplak, teker teker huzurumuza geldiniz! Size verdiğimiz mallarınızı da çok gerilerde bıraktınız. Hani, siz dünyada iken Allah'a şerik olduğunu iddia ettiğiniz şefaatçilerinizi de yanınızda görmüyoruz? Gördünüz ya, aranızdaki bağlar bir bir koptu ve ortak olduklarını iddia edip güvendiklerinizin hepsi sizden uzaklaştı. ” [28, 62-74; 26, 92-93; 2, 166-167; 23, 101; 29, 25; 28, 64; 74, 11]
İnsan dünyadan âhirete hiçbir şey götüremez. Mal, mülk, dünyevî mevki, şöhret hep dünyada kalır. Dirilirken de insan “Anadan doğduğu gibi çıplak, yalınayak ve sünnetsiz” haşredilecektir. Hz. Aişe (r.a.): “Eyvah! Herkes birbirinin mahrem yerlerine bakacak!” deyince Hz. Peygamber (a.s.) bir başka âyetle cevap verip bu âyeti açıklamıştır: “O gün herkesin başından aşkın derdi vardır, (ne erkekler kadınlara, ne de kadınlar erkeklere bakamazlar.)” [80, 37]  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Andolsun, sizi ilk kez yarattığımız gibi, yine tek olarak bize geldiniz ve (dünyada) sizi hayaline daldırdığımız şeyleri arkanızda bıraktınız. Hani, siz(in yaratılışınızda ve ibadetleriniz)de (bize) ortak olduklarını sandığınız şefaatçilerinizi de yanınızda görmüyoruz. Aranızdaki bağlar kesilmiş ve (şefa'atçi) sandığınız şeyler sizden kaybolup gitmiştir!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve siz (Ey müşrikler) ilk halk olundığınız gibi çırçıplak ve yalnız olarak bize gelirsiniz ve size virdiğimiz şeyleri (evlâd, mal ve akrabâ gibi) arkanızda bırakırsınız. Aranızda, Allâh'a şerîk olduklarını zu'm iylediğiniz şefâ'atçilerinizi sizinle berâber görmeyiz. Aranızdaki münâsebet ve sıla munkatı' olmuşdur. Allâh'ın şerîki ve sizin mu'îniniz zan iylediğiniz putlarınız yâhud bâtıl ve yanlış i'tikâdlarınız sizden zâyi' olur. (O vakit bunların bâtıl ve yalan oldığını anlarsınız.)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah tarafından onlara denecek ki “Size verdiklerimizi arkanızda bırakıp ilk önce yarattığımız gibi karşımıza tek tek geldiniz. İşlerinizde size eşlik edeceklerini kurguladığınız şefaatçilerinizi de yanınızda göremiyoruz. Aranız iyice açılmış; kuruntusunu ettikleriniz sizden savuşup kaybolmuşlar”
Şaban Piriş
swap_vert close
Sizi ilk defa yarattığımız gibi, bize tek başınıza geldiniz. Size bağışlandıklarımızı arkanızda bıraktınız. Kendiniz için ortaklar olduğunu zannettiğiniz şefaatçilerinizi yanınızda göremiyoruz. Aranızdaki bağlar kopmuş ve iddia ettikleriniz sizden uzaklaşıp gitmiş.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kıyamet günü, tıpkı sizi ilk olarak yarattığımız gibi yapayalnız huzurumuza gelirsiniz. Dünyada size verdiklerimizi arkada bırakmışsınızdır. İbadetinizden pay sahibi zannettiğiniz şefaatçilerinizi o gün sizin yanınızda görmeyiz. Aranızdaki bütün bağlar kopmuş, Allah'a ortak saydıklarınız sizi terk edip ortadan kaybolmuştur.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun, sizi ilk yarattığımızdaki gibi yapayalnız/teker teker bize geldiniz. Size verip hayaline daldırdığımız şeyleri de sırtlarınızın arkasında bıraktınız. Sizinle ilgili hususlarda ortaklar olduklarını sandığınız şefaatçılarınızı da yanınızda görmüyorsunuz. Yemin olsun, koptu aranızdaki tüm bağlar ve uzaklaşıp kayboldu yanınızdan o bir şey sandıklarınız.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ geldüñüz bize yaluñuz nite kim yarattuķ sizi ilerügi gez. daħı ķoduñuz anı kim virdük size urķaluruñuz ardından. daħı görmezüz sizūñ-ile şafa'atçılaruñuzı anları kim [69b] śanduñuz kim bayıķ anlar sizde ortaķlardur bayıķ kesildi pāre pāre oldı ulaşmaķlıġımız daħı azdı gitdi sizden ol kim olduñuz śanursız.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı siz geldüñüz bize yaluñuz yaluñuz nite kim yaratduḳ sizi ev‐velde. Daḫı ḳoduñuz size virdügümüz ni‘metleri arḳañuz ardına. Daḫıgör[mez]‐biz sizüñ bile olan şefā‘atcilerüñüzi ki eyitdi‐siz, anlar bizümḳatumuza şerīklerdür, didi‐siz. taḥḳīḳ kesildi sizüñ ortañuz. Daḫı azdı gitdisizden siz söylegen nesneler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Siz Bizim hüzurumuza ilk dəfə sizi yaratdığımız kimi tək-tənha, özü də sizə verdiyimiz (var-dövləti, əhli-əyalı) arxanızda (dünyada) qoyub gəlmisiniz. Artıq sizin (vaxtı ilə) öz aranızda Allahın şərikləri iddia etdiyiniz şəfaətçilərinizi görmürük. Artıq aranızdakı (rabitə) qırılmış və (Allaha şərik) iddia etdikləriniz (bütlər) də sizdən (uzaqlaşıb) qeyb olmuşdur.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Now have ye come unto Us solitary as We did create you at the first, and ye have left behind you all that We bestowed upon you, and We behold not with you those your intercessors, of whom ye claimed that they possessed a share in you. Now is the bond between you severed, and that which ye presumed hath failed you.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"And behold! ye come to us bare and alone as We created you for the first time:(916) ye have left behind you all (the favours) which We bestowed on you: We see not with you your intercessors whom ye thought to be partners in your affairs: so now all relations between you have been cut off, and your (pet) fancies have left you in the lurch!"(917)
916 Some of the various ideas connected with "Creation" are noted in n. 120 to 2:117. In the creation of man there are various processes. If his body was created out of clay, i.e., earthy matter, there was an earlier process of the creation of such earthy matter. Here the body is left behind, and the soul is being addressed. The soul underwent various processes of fashioning and adapting to its various functions in its various surroundings (32:7-9). But each individual soul, after release from the body, comes back as it was created, with nothing more than its history, "the deeds which it has earned," which are really a part of it. Any exterior things given to help in its development, "the favours which We bestowed on you," it must necessarily leave behind, however it may have been proud of them. These exterior things may be material things, e.g., wealth, property, signs of power, influence and pride such as sons, relatives, and friends, etc., or they may be intangible things, like talents, intellect, social gifts, etc (Cf. 7:29 and 6:98). 917 The false ideas of intercessors, demi-gods, gods, saviours, etc., now vanish like unsubstantial visions, "leaving not a wrack behind." Now the soul is face to face with reality. Its personal responsibility is brought home to it.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَقَدْ
ve and- olsun
جِئْتُمُونَا
bize gel- mişsinizdir
فُرَادٰى
tek başınıza
كَمَا
o şey gibi ki
خَلَقْنَاكُمْ
sizi yarattık
اَوَّلَ
ilk
مَرَّةٍ
defa
وَتَرَكْتُمْ
ve bırakmış- sınızdır
مَا
o şey- leri ki
خَوَّلْنَاكُمْ
size verdik
وَرَٓاءَ
gerisine
ظُهُورِكُمْۚ
sırtlarınızın
وَمَا نَرٰى
ve görmüyoruz
مَعَكُمْ
sizinle beraber
شُفَعَٓاءَكُمُ
şefâatçilerinizi
الَّذ۪ينَ
onlar ki
زَعَمْتُمْ
zannettiniz
اَنَّهُمْ
gerçekten kendileri
ف۪يكُمْ
hakkı- nızda
شُرَكٰٓؤُ۬اۜ
ortaklardır
لَقَدْ
andol- sun ki
تَقَطَّعَ
kopmuş- tur
بَيْنَكُمْ
aranız
وَضَلَّ
ve sap- mıştır
عَنْكُمْ
sizden
مَا
o şey- ler ki
كُنْتُمْ
idiniz
تَزْعُمُونَ۟
zannedi- yorsunuz
(Onlara o gün deriz ki) "Andolsun sizi ilk defa yarattığımız gibi (bugün de) tek başınıza (yapayalnız) huzurumuza geldiniz ve (dünyada) size verdiğimiz şeyleri (her türlü dünyalık nimeti) sırtlarınızın gerisinde (arkanızda) bıraktınız! Hani (Allah'ın) ortakları olduğunu zannettiğiniz şefâatçilerinizi de yanınızda görmüyoruz? Andolsun ki (bugün) aranızdaki bağlar tamamen kopmuş ve (Allah'ın ortağı olduklarını) zannettiğiniz şeyler sizden sapmış (kaybolup gitmiş)tir."
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
فُرَادٰى
İsim
ف ر د
Tek başınıza, teker teker
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
خَلَقَ
Fiil-I
خ ل ق
Yarattı
اَوَّل
İsim
ا و ل
İlk, önce, birinci, başta, evvel
مَرَّة
İsim
م ر ر
Defa
تَرَكَ
Fiil-I
ت ر ك
Bıraktı, terk etti
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
خَوَّلَ
Fiil-II
خ و ل
Verdi
وَرَاء
İsim
و ر ي
Arka, ardı, arkasında, gerisinde, ötesinde
ظَهْر
İsim
ظ ه ر
Sırt, arka
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
مَع
Edat
مَع
Beraberlik ifade eden edat, ile
شَفِيع
İsim
ش ف ع
Şefâatçi, şefâat eden
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
زَعَمَ
Fiil-I
ز ع م
İddia etti, zannetti, sandı
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
شَرِيك
İsim
ش ر ك
Ortak, şirk koşma
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
تَقَطَّعَ
Fiil-V
ق ط ع
Koptu, parçalandı, parça parça oldu
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
ضَلَّ
Fiil-I
ض ل ل
Saptı, şaşırdı, dalâlete düştü, kayboldu, boşa gitti, yanıldı
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
زَعَمَ
Fiil-I
ز ع م
İddia etti, zannetti, sandı