close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 76. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Felemmâ cenne ‘aleyhi-lleylu raâ kevkebâ(en)(s) kâle hâżâ rabbî(s) felemmâ efele kâle lâ uhibbu-l-âfilîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Gece olup karanlık basınca bir yıldız görmüş de budur Rabbim demişti. Fakat yıldız battı mı demişti ki: Ben batanları sevmem.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Derken, gece (karanlığı dünyanın) üstünü örtüp bürüyünce (Hz. İbrahim parlak) bir yıldız görmüş ve şöyle demişti: (Belki de) "Benim Rabbim budur." Fakat (yıldız batıp) kayboluverince de: "Ben batıp bitenleri (kaybolup-gidenleri) sevmem (fani olan şeylere gönül vermem ve ibadete değer görmem)" diye (eklemişti).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Nitekim gecenin karanlığı bastırdığı zaman, gökte bir yıldız gördü ve haykırdı: “Söyleyin, bu mu benim Rabbim?” Ama yıldız kaybolunca “Ben kaybolup, batıp giden şeyleri sevmem” dedi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Gecenin karanlığı ortalığı kaplayınca, bir yıldız gördü, “Bu mudur benim Rabbim?" dedi. Yıldız batınca: “Bende kulluk ve ibadet edilecek bir Rab sevgisi oluşturmayan, batan-kaybolan varlıkları Rab olarak istemem" dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Üzerine gece bastırınca bir yıldız gördü. "İşte bu benim Rabbimdir" dedi. Ancak o batınca: "Ben öyle batıp gidenleri sevmem" dedi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Gece, üstünü örtüp bürüyünce bir yıldız görmüş ve demişti ki: 'Bu benim rabbimdir.' Fakat (yıldız) kayboluverince: 'Ben kaybolup-gidenleri sevmem' demişti.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Vakta ki İbrahim'in üzerini gece bürüdü, bir yıldız gördü: “- Bu mu benim Rabbim?!” dedi. Derken yıldız batıverince: “- Ben öyle batanları sevmem” dedi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte gece onun üzerine karardığı zaman bir yıldız gördü. ‘Bu, benim Rabbimdir’ dedi. Yıldız kaybolunca ‘ben batıp kaybolanları sevmem’ dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Üzerine gece basınca İbrâhim bir yıldız gördü: “Budur rabbim” dedi. Yıldız batınca, “Batanları sevmem” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Gece karanlığı çöktüğü zaman, İbrahim bir yıldız görüp dedi ki: «İşte Tanrım bu», imdi yıldız inince, dedi ki: «Ben sevmem inenleri!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(İbrahim) gecenin karanlığı üzerine çökünce bir yıldız gördü. (Babasının ve kavminin putlara, yıldızlara, aya ve güneşe tapmaları karşısında) “bu (mudur) benim Rabbim?” dedi. Sonra yıldız batıp gidince, “ben batıp gidenleri sevmem (ilah edinmem)” dedi.
Cemil Said
swap_vert close
Gice karanlığı etrâfını aldığı vakit bir yıldız gördi "İşte rabbim" didi, yıldız gâib oldı "Ufûl idenleri sevmem" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Gece basınca bir yıldız gördü, "işte bu benim Rabbim!" dedi; yıldız batınca, "batanları sevmem" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Üzerine gece karanlığı basınca, bir yıldız gördü. “İşte Rabbim!” dedi. Yıldız batınca da, “Ben öyle batanları sevmem” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Gecenin karanlığı onu kaplayınca bir yıldız gördü. “Rabbim budur” dedi. Yıldız batınca da “Batanları sevmem” dedi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Gecenin karanlığı onu kaplayınca bir yıldız gördü, Rabbim budur, dedi. Yıldız batınca, batanları sevmem, dedi.
Edip Yüksel
swap_vert close
Üzerine gece basınca bir gezegen gördü, "Budur benim Rabbim!," dedi. Batınca, "Ben batanları sevmem," dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Üzerine gece bastırınca, bir yıldız gördü:"Rabb'im budur" dedi. Yıldız batınca da:" Ben batanları sevmem" dedi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
vakta ki üzerini gece kapladı bir yıldız gördü «bu imiş rabbım» dedi, derken batıverince «ben öyle batanları sevmem» dedi
Emrah Demiryent
swap_vert close
Gecenin karanlığı üzerine çökünce (İbrâhîm) bir yıldız gördü. (Kavmine hitaben, “Sizin inancınıza/iddiânıza göre) bu (mu) dur benim Rabbim?” dedi. Sonra yıldız batıp gidince, “Ben batıp gidenleri sevmem!” dedi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gece karanlığı basınca, bir yıldız gördü. Rabb'im budur dedi. O, batınca da “Ben batanları sevmem!” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İşte o, üstüne gece bürüyüb örtünce bir yıldız görmüş, «Bu mu benim Rabbim?!» demiş, o sönüb gidince ise şöyle demişdi: «Ben böyle sönüb batanları (Tanrı diye) sevmem».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Derken (İbrâhîm,) üzerini gece (karanlığı) kaplayınca bir yıldız gördü (ve kavmine): “Bu rabbimdir (öyle mi?)” dedi. Fakat (bir süre sonra o yıldız) batınca: “Ben batanları sevmem!” dedi.(1)
(1)“Güzel değil batmakla gāib (kayıp) olan bir mahbub (sevgili)! Çünki, zevâle (ayrılığa) mahkûm hakīkī güzel olamaz. Aşk-ı ebedî (ölümsüz bir aşk) için yaratılan ve âyine-i Samed (Samed olan Allah’ın aynası) olan kalb ile sevilmez ve sevilmemeli. Bir matlûb (taleb edilen şey) ki, gurûbda gaybûbet etmeye(batmakla kaybolmaya) mahkûmdur; kalbin alâkasına, fikrin merâkına değmiyor. Âmâle (emellere) merci‘ olamıyor. Arkasında gam ve kederle teessüf etmeye lâyık değildir. Nerede kaldı ki, kalb ona perestiş etsin (çok sevsin) ve ona bağlansın kalsın. Bir maksud (maksad olan şey) ki, fenâda (yoklukta)mahvoluyor; o maksûdu istemem. Çünki fânîyim, fânî olanı istemem; neyleyeyim? Bir ma‘bud (ibâdet olunan) ki, zevâlde defnoluyor (gömülüyor); onu çağırmam, ona ilticâ etmem (sığınmam). Çünki nihâyetsiz muhtâcım ve âcizim. Âciz olan, benim pek büyük dertlerime devâ bulamaz. Ebedî yaralarıma merhem süremez.” (Sözler, 17. Söz, 71)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Üzerine gece bastırınca, (yıldızlara tapanlarla tartışma hâlinde bulunan İbrahim, uzayda yıldız gibi parlayan) bir gezegen görmüş; (ona işaret ederek bakın ey insanlar!) ’’Bu mu benim Rabbim?» demiş. Ama ne zaman o gezegen (gecenin sonuna doğru gözden) kaybolunca, (Bu defa İbrahim, bilin ki,)’’ Ben (gözden) kaybolup gidenleri sevmem (ilah olduğuna inanmam ve ilah edinmem)” dedi.*
(*) Âyetin bu bölümü tefsirlerde ve meâllerin büyük çoğunluğunda; “işte bu benim Rabbim!” şeklinde tercüme edilmiş veya anlaşılmaya çalışılmıştır. Ancak bu âyetin bu şekilde anlaşılması doğru değildir. Çünkü: (Bakara: 135, En’am: 75, 79-81, 161, İbrahim: 35, Nahl: 123, Saffat: 84-96.) âyetleri incelenirse, Hz. İbrahim’in böyle bir şey söylemesinin imkânsız olduğu anlaşılır. Birçok müfessirin, bu âyeti bu şekilde tercüme ettikten sonra, bir de bunu izah etmeye çalışması da oldukça anlamsız bir manzara olarak karşımıza çıkmaktadır. Âyetin bu bölümünün “soru edatı hazf olunan ve soru şekli ses tonuyla verilen bir soru cümlesi” olarak tercüme edilmesi, en doğrusu olacağından yukarıdaki tercüme uygun görülmüştür… (M. Türk Meali 76. Ayet Açıklaması) Aşağıdaki tefsir metinlerine bakılabilir. . وعليه، فإِنّ عبارة (هذا ربّي) تعني: هذا ما تعتقدون أنّه ربّي، أو أنّه قالها بلهجة الإِستفهام: "هذا ربّي؟".( تفسير الأمثل في كتاب الله المنزل) (الوجيز في تفسير الكتاب العزيز للواحدي:) ﴿ فلما جنَّ ﴾ أَيْ: ستر وأظلم ﴿ عَلَيْهِ اللَّيْلُ رَأَى كَوْكَبًا قَالَ هَذَا رَبِّي ﴾ أَيْ: في زعمكم أيُّها القائلون بحكم النَّجم وذلك أنَّهم كانوا أصحاب نجومٍ يرون التدبير في الخليقة له....والوجه الثاني في التأويل أن نقول قوله : ( هذا ربي ) معناه هذا ربي في زعمكم واعتقادكم ، ونظيره أن يقول الموجد للمجسم على سبيل الاستهزاء : إن إلهه جسم محدود أي في زعمه واعتقاده (التفسير الكبير) قال الزجاج : والجواب عندي أنه قال هذا ربي على قولكم ( تفسير الفرطوبي )  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Gece karanlığı (İbrahim’in) üzerine çöktüğünde bir yıldız gördü ve “Bu benim Rabbim” dedi. Yıldız kaybolduğunda, “Ben kaybolanları sevmem” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gecenin karanlığı üzerine çökünce İbrahim bir yıldız gördü. Dedi: "işte benim çalabım." Yıldız batınca da dedi: "Ben batan şeyleri sevmem."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ona gece karanlığı basınca [³] o, bir yıldız [⁴] gördü, «— İşte Rabbim budur» dedi [⁵], fakat yıldız batınca «— Ben batan şeyleri sevmem» dedi.
[3] Etrafını karanlık sarınca.[4] Zühre veya Müşteri yıldızı.[5] Bu söz teslim tariki iledir, zuumları üzeredir, istidlal suretini göstermektedir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Üzerine gece basınca bir yıldız gördü, “İşte bu benim Rabbim”²⁴ dedi. O da batınca, “Batanları sevmem” dedi.
24 Hz. İbrahim kavmine basit de olsa bir kıyas yolu gösteriyor. Bu nevi muhakemeler bugün için de geçerlidir. Çok basit kıyaslar bazen büyük sorunları çözer. Hz. İbrahim bu kıyaslarla zevali olmayan bir varlığın delilini arıyor. Bazı müfessirler, Hz. İbrahim’in bu ve müteakip ayetlerdeki  
Kadri Çelik
swap_vert close
(İbrahim peygamber seçilmeden önce Rabbini ararken) Gece üstünü örtüp bürüdüğünde (gökte) bir yıldız gördü, “İşte bu benim Rabbim” dedi. Yıldız batınca, “Batanları sevmem” dedi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Halkına sürekli öğüt veren İbrahim, gecenin karanlığı üzerine çökünce, apaçık yıldız gördü ve “Bakın ey insanlar, bu mudur benim Rabb’im?” dedi. Sonra yıldız batınca, “Ben batanları sevmem, ” dedi. Böyle batıp yok olanlar ilah olamaz!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Üzerine Gece bastırdığında bir yıldız gördü: “Bu benim rabbimdir” dedi. Sönüp battığında: “Batanlar’ı sevmem” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Nitekim, karanlık basınca, bir yıldız gördü. "benim Sahib’im bu olmalı " diye düşündü. Az sonra yıldız battı. Bu sefer: "yoo dedi batanlar hoşuma gitmiyor."
Mehmet Çoban
swap_vert close
Gecenin karanlığı onu kaplayınca bir yıldız gördü: “Rabbim budur!” dedi. Yıldız batınca, “Batanları sevmem!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Gece(nin karanlığı) onu kaplayınca bir gezegen (gök cismi) görmüş, “Bu (muymuş) benim rabbim!” demişti. (Gezegen) batınca da “Batanları sevmem.” demişti.
Mehmet Türk
swap_vert close
Üzerine gecenin karanlığı çökünce bir yıldız gördü ve (toplumuna): “Bu mu benim Rabb’im?”¹ dedi. Yıldız batınca da: “Ben batanları sevmem!” dedi.
1 Âyetin bu bölümü tefsirlerde ve meâllerin büyük çoğunluğunda; “işte bu benim Rabbim!” şeklinde tercüme edilmiş veya anlaşılmaya çalışılmıştır. Ancak bu âyetin bu şekilde anlaşılması doğru değildir. Çünkü: (Bakara: 135, En’am: 75, 79-81, 161, İbrahim: 35, Nahl: 123, Saffat: 84-96.) âyetleri incelenirse, Hz. İbrahim’in böyle bir şey söylemesinin imkânsız olduğu anlaşılır. Birçok müfessirin, bu âyeti bu şekilde tercüme ettikten sonra, bir de bunu izah etmeye çalışması da oldukça anlamsız bir manzara olarak karşımıza çıkmaktadır. Âyetin bu bölümünün “soru edatı hazf olunan ve soru şekli ses tonuyla verilen bir soru cümlesi” olarak tercüme edilmesi, en doğrusu olacağından yukarıdaki tercüme tarafımızca uygun görülmüştür. Bu şekildeki tercümeyi Elmalılı her ne kadar meâlinde vermemişse de tefsirinde tercih etmiş ve “bu benim Rabbim ha!” diye ifâde etmiştir. Bazı akl-ı evveller de olaya akılcı bir mantıkla yaklaşarak bazı izahlar yapmaya çalışmışlarsa da büyük ihtimalle ne dediklerini kendileri bile anlamamışlardır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Sonra, gecenin karanlığı bastırdığı zaman [gökte] bir yıldız gördü [ve] haykırdı: “İşte bu (mu) benim Rabbim!” Ama yıldız kaybolunca, “Ben batan şeyleri sevmem!” diye söylendi.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Gecenin karanlığı üzerine bastırınca bir yıldız görmüş ve: “İşte benim Rabbim budur.” demişti. Fakat yıldız batınca: “Ben, batanları sevmem.” dedi.
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve gece karardığında bir yıldız gördü ve haykırdı: “Benim Rabbim bu!”[¹⁰⁷⁵] Fakat yıldız batınca dedi ki: “Ben batanları sevmem”.[¹⁰⁷⁶]
[1075] Farklı kelâm ekolleri, kendi savundukları ‘tenzih’ ve ‘ismet’ doktrinleri doğrultusunda bir anlam üretebilmek için bu ibareyi soru formuna çevirerek, alternatif anlam arayışına girmişlerdir. Bu ibare her türlü teolojik tartışmadan ve mülahazadan uzak bir biçimde okunduğunda bu anlama gelmektedir. Kaldı ki, Allah Rasûlü’nden bunun aksi bir anlamı destekleyen herhangi bir rivayet de nakledilmemiştir. Metnin görünen anlamını destekleyen Taberî’nin naklettiği İbn Abbas kaynaklı rivayet, bazı müfessirler tarafından sırf Eş’ari doktrinine aykırı olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir (Bkz: Râzî). Ne ki, bu ibareyi soru formuna taşımak bizi daha başka problemlerle yüz yüze getirecektir. 77. âyetin sonundaki “batınca dedi ki: ‘Doğrusu, eğer Rabbim beni doğru yola iletmezse, ben de kesinlikle sapıtan kimselerden olurdum!” ifadesi, “benim Rabbim bu” ibarelerini “istifhâmî” ya da “inkârî” yapmaya yetmez, ancak Hz. İbrahim’in, kendisini dinleyen bir gruba gerçek Allah inancını öğretebilmek için, tek kişilik bir temsil sergilediği akla gelebilir. Bu âyetlerin Hz. İbrahim’in imana davetini dile getiren 74 ve 75. âyetlerin ardından gelmesi, onun bu ilâhî yöntemi yine bir sevk-i ilâhî ile uyguladığını gösterir. 83. âyette geçen huccetunadan (isbat yöntemimiz) yola çıkarak, bu yöntemin Allah’ın kendi zâtına ait bir yöntem olduğunu anlıyoruz. Dolayısıyla bunun doğruyu bulmak için entelektüel bir muhakeme ve görünenlerden görünmeyene ulaşma yöntemi olduğu da anlaşılmış olmaktadır. Buradan hareketle, uluhiyyet ve vahdaniyyeti kavramak ve isbat etmek için kullanılan bu muhakeme tekniğiyle amaçlanan sonuca bakmak en doğru yaklaşım olacaktır. [1076] “Ben batanları sevmem”in zımnî karşılığı şudur: iman etmek sevmektir; inandığınızı sevgi dünyanıza dahil etmek, hatta hâkim etmektir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Nitekim) Vaktâ ki üzerine gecenin karanlığı çöktü; (göğe bakınca parlak) bir yıldız gördü, (etrafındakileri uyarmak kasdıyle) "Bu mu benim Rabbim" dedi, (fakat o yıldız sönüp) batınca, "Ben batanları sevmem" dedi.
Osman Fırat
swap_vert close
Üzerine gece basınca (İbrâhim) bir gezegen gördü; "Budur Rabbim" dedi. Yıldız batınca: "Batanları sevmem", dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Vaktâ ki, üzerine yine gece bastı, bir yıldızı gördü, «Bu benim Rabbim,» dedi. Batınca da, «Ben öyle batanları sevmem,» deyiverdi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Gece bastırınca İbrâhim bir yıldız gördü, “(İddianıza göre) Rabbim budur! ” dedi. Yıldız sönünce de “Ben öyle sönüp batanları Tanrı diye sevmem! ” dedi.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Üzerine gece basınca (İbrahim) bir yıldız gördü; "Budur Rabbim" dedi. Yıldız batınca: "Batanları sevmem", dedi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Vaktâ ki gice onı örtdi (gice olub etrâfı zulmet kapladı) bir yıldız görüb "Bu benim rabbimdir" didi. O yıldız batub gâib olunca: "Ben batub gâib olanı sevmem" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Gecenin karanlığı üzerine çökünce bir yıldız gördü, "Bu benim rabbimdir (beni yöneten bu olmalıdır)" dedi. Işığı kaybolunca, "Ben ışığı kaybolanları sevmem." dedi.
Şaban Piriş
swap_vert close
Üzerine gece bastırınca, bir yıldız görmüş ve: -Bu, Rabbimdir, demişti. Fakat yıldız batınca: -Ben, batanları sevmem, demişti.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Gece bastırınca, İbrahim bir yıldız gördü, “İşte rabbim” dedi. Batınca da, “Ben batıp gidenleri sevmem” dedi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Gece onun üstünü örtünce bir yıldız gördü de "İşte Rabbim bu!" dedi. Yıldız battığında ise "Batıp gidenleri sevmem!" diye konuştu.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes ol vaķt kim örtti ķarañulıġ-ıla gice gördi bir ılduz eyitdi “uşbudur çalabum.” pes ol vaķt kim ŧolındı eyitti “sevmezin ŧulunıcıları.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ḳaçan giçe ḳarañuluḳ ola İbrāhīm üstine, bir ulu yılduz gördi, eyitdi:Beni yaradan Tañrı bu ola. Pes ḳaçan kim ol yılduz batdı, eyitdi: Ben sevmezinġāyib olanları.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Gecə qaranlığı (onu) bürüdükdə o, bir ulduz görüb: “Bu mənim Rəbbimdir!” dedi. (Ulduz) batdıqda isə: “Mən batanları sevmirəm”, söylədi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
When the night grew dark upon him he beheld a star. He said: This is my Lord. But when it set, he said: I love not things that set
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
When the night covered him over, He saw a star: He said: "This is my Lord." But when it set, He said: "I love not those that set."(898)
898 This shows the stages of Abraham's spiritual enlightenment It should not be supposed that he literally worshipped stars or heavenly bodies. Having seen through the folly of ancestral idol worship, he began to see the futility of worshipping distant beautiful things that shine, which the vulgar endue with a power which does not reside in them. A type of such is a star shining in the darkness of the night. Superstition might read fortunes in it, but truer knowledge shows that it rises and sets according to laws whose author is Allah. And its light is extinguished in the broader light of day. Its worship is therefore futile. It is not a Power, much less the Supreme Power. According to some commentators the whole thrust of Abraham's reasoning in verses 76-78 is directed against the superstitious beliefs of his people and demonstrates the folly of worshipping stars and other heavenly bodies. As such his statements may be seen as premises of his arguments against Polytheism rather than as stages in his spiritual enlightenment. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَلَمَّا
derken ne zaman ki
جَنَّ
kapladı
عَلَيْهِ
üzerini
الَّيْلُ
gece
رَاٰ
gördü
كَوْكَباًۚ
bir yıldız
قَالَ
dedi
هٰذَا
bu
رَبّ۪يۚ
Rabb- imdir
فَلَمَّٓا
fakat ne zaman ki
اَفَلَ
battı
قَالَ
dedi
لَٓا اُحِبُّ
sevmem
الْاٰفِل۪ينَ
batanları
Hani, gece (karanlığı) onu kaplayınca bir yıldız gördü (ve kavmindeki yıldızlara tapanlara), "(herhâlde) benim Rabbim budur" dedi. Fakat (bir süre sonra o yıldız) batınca "ben batanları sevmem" dedi.
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
جَنَّ
Fiil-I
ج ن ن
Kapladı
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
لَيْل
İsim
ل ي ل
Gece, geceleyin
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
كَوْكَب
İsim
ك و ك ب
Yıldız
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
اَفَلَ
Fiil-I
ا ف ل
Battı, kayboldu
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَحَبَّ
Fiil-IV
ح ب ب
Sevdi, hoşlandı
ءَافِلِين
Etken fiil
ا ف ل
Batanlar