Böylece biz, İbrâhîm’e, (daha da) yakîn sahibi olması (ve böylece, Allah’tan başka şeyleri, ilâh edinmiş olan kavmine, Allah’ın varlığı ve vahdaniyeti hususunda deliller getirip, onları hakka sevk etmesi) için göklerin ve yerin melekûtunu gösteriyorduk.
Hz. İbrâhîm’in [aleyhisselâm], içinde yaşadığı toplum, inanç yönü ile sapkın bir hâldeydi. Kimileri insanı, kimileri putları, kimileri de yıldız, ay ve güneşi ilâh edinmişlerdi. İbrâhîm [aleyhisselâm], sapıtmış olan bu toplumu, bâtıl inançlarından vazgeçirmek amacı ile tefekkür ve delil yoluyla, onları hakka davet etmek istiyordu. Bu izahat aşağıda gelecek olan 76, 77, 78, 79 ve 80. âyet-i kerîmeler ile ilgilidir.