close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 74. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iż kâle ibrâhîmu li-ebîhi âzera etetteḣiżu asnâmen âlihe(ten)(s) innî erâke vekavmeke fî dalâlin mubîn(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hani İbrahim, atası Âzer'e, putları mabut mu tanıyorsun demişti, şüphe yok ben, seni de, kavmini de apaçık bir sapıklığa düşmüş görmedeyim.
Azer, bâzılarına göre İbrahîm Peygamberin babasının adıdır. Fakat bâzıları İbrahîm'in babasının adı Târeh'tir, Azer değildir demişlerdir. Azer ve Târeh, söyleyiş farkıdır, her iki ad aynıdır diyenler de vardır. Hattâ bâzıları Azer, bir putun adıdır demişlerdir. Kur’ân'da geçen "eb" kelimesi, Arapçada ananın babasına ve amcaya denir. Bu bakımdan Azer, İbrahîm Peygamberin anasının babasıdır diyenler, bilhassa İbrahîm'in, 14. sûrenin 41. âyetinde babasıyla anasının mümin olarak anıldığını nazarı dikkate almışlardır.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hani o vakit İbrahim, babası Azer’e (şöyle) demişti: "Sen putları ilahlar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini apaçık bir sapmışlık içinde görüyorum."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve bir zaman, İbrahim babası Âzer'e şöyle demişti: “Sen, putları ilahlar mı ediniyorsun? Görüyorum ki sen ve toplumun apaçık bir sapıklık içindesiniz.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Hani İbrahim babası Âzer'e: “Sen, ağaçtan yontularak, metalden dökülerek yapılan heykelleri, putları tanrı haline mi getiriyorsun? Ben seni ve kavmini, başına buyruk bir hayat, koyu bir cehalet, dalâlet ve bozuk düzen içinde görüyorum." demişti.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 19/41-48.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Bir zamanlar İbrahim babası Azer'e: "Sen putları kendine ilah mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve toplumunu açık bir sapıklık üzere görüyorum" demişti.
Ali Bulaç
swap_vert close
Hani İbrahim, babası Azer'e (şöyle) demişti: 'Sen putları ilahlar mı ediniyorsun? Doğrusu, ben seni ve kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Vaktiyle İbrahim, atası Âzer'e: “- Sen putları kendine tanrılar mı ediniyorsun? Gerçekten ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hatırla o zamanı ki; İbrahim, babası Azer’e: “Sen putları mabud mu ediniyorsun? Ben, seni ve toplumunu apaçık bir sapıklık içinde görüyorum.” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İbrâhim, babası Âzer'e demişti ki: “Sen putları tanrı mı ediniyorsun? Doğrusu ben, seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum.”
Besim Atalay
swap_vert close
Atası Âzer'e hani İbrahim: «Sen birtakım putları Tanrı mı edinirsin? Ben hem seni, hem de senin ulusunu, açık sapkınlıkta görürüm» demiş idi a
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hani (bir zamanlar) İbrahim, babası Âzer'e: “Putları tanrılar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti.
Bkz. 19/42, 43/26Hz. İbrahim, Irak’ta yaşayan Keldânîler’e peygamber olarak gelmiştir. Keldânîler, yıldızlara, gök cisimlerine taptıkları gibi aynı zamanda elleriyle yonttukları putlara da taparlardı. Hz. İbrahim babasının ve kavminin bu durumunu görünce tebliğ işine onları uyarmakla başlamıştı.  
Cemil Said
swap_vert close
İbrâhîm pederi Âzer’e didi ki: "Putları Allâh yerine koyacak mısın? Sen ve senin kavmin zâhir bir dalâletdesiniz."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İbrahim, babası Azer'e, "Putları tanrı olarak mı benimsiyorsun? Doğrusu ben seni ve milletini açık bir sapıklık içinde görüyorum" demişti.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hani İbrahim, babası Âzer’e, “Sen putları ilâh mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İbrâhim, babası Âzer’e, “Putları tanrılar mı sayıyorsun? Doğrusu ben seni de kavmini de apaçık bir sapkınlık içinde görüyorum” demişti.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İbrahim, babası Âzer'e: Birtakım putları tanrılar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni de kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum, demişti.  
 Hz. İbrahim’in kavmi Irak’ta yaşayan Keldânîler idi. Yıldızlara, gök cisimlerine taptıkları gibi putlara da taparlardı. Hz. İbrahim babasının ve kavminin putlara taptıklarını görünce onları sert bir dille kınadı, putların tapılmaya lâyık olmadıklarını, Allah ile insanlar arasında vasıta olamayacaklarını hatta onlardan hiçbir fayda ve zararın gelemeyeceğini bildirdi.  
Edip Yüksel
swap_vert close
İbrahim, babası Azer'e şöyle demişti: "Heykelleri mi tanrı ediniyorsun? Seni ve halkını tümüyle apaçık bir sapıklık içinde görüyorum."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İbrahim, babası Âzer'e demişti ki: "sen putları tanrı mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum".
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Vaktiyle İbrâhîm babası Azere ne demişti? Sen putları kendine bir sürü ilâh ediniyorsun öyle mi? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir dalâl içinde görüyorum
Emrah Demiryent
swap_vert close
Vaktiyle İbrâhîm, babası Âzer’e, “Sen putları ilâh mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum!” demişti.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hani İbrahim, babası Azer'e: “Sen, putları ilahlar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve halkını apaçık bir sapkınlık içinde görüyorum.” demişti.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bir zaman İbrâhîm, atası Âzere: «Sen putları tanrı mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum» demişdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bir zaman da İbrâhîm, babası Âzer'e şöyle demişti: “Birtakım putları ilâhlar mı ediniyorsun? Şübhesiz ki ben, seni ve kavmini apaçık bir dalâlet içinde görüyorum.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve bir zaman İbrahim babası Azer’e, «Sen bir takım putları ilahlar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni de, (putlara tapan) kavmini de açık bir sapıklık içinde biliyorum» demişti.*
(*) Gelecek bölümde Hz. İbrâhim (a.s.)’ın Allah’ın varlığını ve birliğini delillere dayanarak ortaya koyması anlatılmaktadır. Müfessirlerin çoğuna göre, Hz. İbrâhim, muhataplarını irşad ve onlara istidlâl, yani delillere dayanarak tahkikî imana ulaşma yolunu göstermek için bu diyaloğa girmiştir. 78. âyette nakledilen ve onun şirkten berî olduğunu bildiren sözü de buna delildir. (S. Yıldırım Meal Açıklaması) Not: Aşağıdaki tefsir metninde de belirtildiği gibi bazılarına göre Âzer, Hz. İbrahim’in babasının lakabıdır bazılarına göre atasının adıdır, bazılarına göre amcasının ismidir ve mecaz olarak amca ve dedeye de ‘’eb’’ denilir. Âzer, Eski Ahid’e göre Terah, Eusebius’a göre Aser (Athar) olarak geçer. İbn Aşür’e göre de Hz. İbrahim’in babasının ismi Terah’ tır, Azer ise, onun lakabıdır. Oğlu İbrahim’le birlikte Harran’a gelip yerleşmiş ve daha sonra orada ölmüştür. Ona Âzer lakabını Harran ehli vermiş olabilir. Belki de Harran halkı, Azer bölgesinden geldiği için ona Azar diyorlardı. İbrahim’in kendisini hak dine davet ettiğinden bahsedilmektedir. Bkz: (التحرير والتنوير) Tekvin-12. fasıldan da anlaşıldığına göre, babası hayatta iken Hz. İbrahim peygamber olmuştur. (الله اعلم). Hz. İbrahim’in kavmi ise, Irak’ta yaşayan Keldânîler idi. Yıldızlara, gök cisimlerine taptıkları gibi putlara da taparlardı. Hz. İbrahim babasının ve kavminin putlara taptıklarını görünce onları sert bir dille kınadı, putların tapılmaya lâyık olmadıklarını, Allah ile insanlar arasında vasıta olamayacaklarını vs. bildirdi. (D. V.Meal Aç…) واختلف الذاهبون إلى ذلك فمنهم من قال : إن آزر لقب لأبيه عليه السلام، ومنهم من قال : اسم جده، ومنهم من قال : اسم عمه، والعم والجد يسميان أبا مجازا، (تفسير الألوسي) والذي يظهر لي أنَّه: أنّ (تارح) لُقِّب في بلد غربة بلقب (آزر) باسم البلد الذي جاء منه، ففي «معجم ياقوت» ـــ آزر ـــ بفتح الزاي وبالراء ـــ ناحية بين سوق الأهواز ورامهرمز. وفي الفصل الحادي عشر من سفر التكوين من التوراة أنّ بلد تارح أبي إبراهيم هو (أور الكَلْدَانيين). وفي «معجم ياقوت» (أور) ـــ بضم الهمزة وسكون الواو ـــ من أصقاع رامهرمز من خوزستان». ولعلّه هو أور الكلدانيين أو جزء منه أضيف إلى سكّانه. وفي سفر التكوين أنّ (تارح) خرج هو وابنه إبراهيم من بلده أور الكلدانيين قاصديْن أرض كنعان وأنهما مرّا في طريقهما ببلد (حَاران) وأقاما هناك ومات تارح في حَاران. فلعلّ أهل حاران دعَوه آزر لأنَّه جاء من صقع آزر. وفي الفصل الثاني عشر من سفر التكوين ما يدلّ على أنّ إبراهيم نُبِّىء في حاران في حياة أبيه. (التحرير والتنوير) ويجوز أن تكون الرؤية علمية ( الوسيط في تفسير القرآن الكريم - التحرير والتنووير)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İbrahim babası Azer’e “Putları ilahlar mı ediniyorsun? Ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içerisinde görüyorum” demişti.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O gün İbrahim babası Azer’e dedi: "Sen putları kendine tanrı mı ediniyorsun? Gerçekten görüyorum ki sen de, ulusun da apaçık bir sapkınlık içindesiniz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hani İbrahim pederi Azer/e «— Putları mabut mu ediniyorsun? Ben seni de, kavmini de apaşikâr bir sapıklık içinde görüyorum» demişti.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hani İbrahim, babası Azer’e, “Sen putları mı tanrı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hani İbrahim, (üvey) babası Azer'e, “Putları ilah olarak mı benimsiyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hani bir zamanlar İbrahim, babası Âzer’e demişti ki: “Babacığım, kendi ellerinle yonttuğun putlara mı tapıyorsun? Görüyorum ki, sen ve halkın, apaçık bir sapıklık içindesiniz!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hani, İbrahim babası Azer’e: “Putları mı ilah ediniyorsun? Ben, seni ve kavmini açıkça bir şaşkınlık / sapkınlık içinde görüyorum” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bir gün İbrahim, babası Azer'e: " Baba! sen şimdi bu putlara tanrı mı diyorsun yani? Gördüğüm kadarıyla sen ve halkın, müthiş bir açmazdasınız." dedi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İbrahim babası Azer’e: “Birtakım putları ilahlar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni de kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum!” demişti.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hani İbrahim, babası Âzer’e “Birtakım putları ilahlar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni de kavmini de apaçık bir sapkınlık içinde görüyorum.” demişti.
Mehmet Türk
swap_vert close
İbrahim babası Âzer’e:¹ “Sen putları kendine ilâhlar mı ediniyorsun? Doğrusu ben, seni ve toplumunu apaçık bir sapkınlık içerisinde görüyorum.” demişti.
1 Âzer: Hz. İbrahim (a.s)’ın babasıdır. Bazı rivâyetlerde amcası olduğu söylenmişse de buna müfessirlerce itibar edilmemiştir. Zâten âyetin metni de buna manidir. Âzer, putlara tapan bir kâfirdir. Hakkında söylenilen şeylerin tamamına yakını, Yahûdî kaynaklı olduğu ve bunların da İslâm nazarında hiçbir önemi olmadığı için bu rivâyetlere yer verilmemiştir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
VE BİR ZAMAN İbrahim babası Âzer’e [şöyle] demişti: ⁶⁶ “Sen putları ilah mı ediniyorsun? Görüyorum ki sen ve halkın açık bir sapıklık içindesiniz!”
66 Bundan sonraki pasaj (74. ayet ve devamı), tahkiye yoluyla Allah’ın birliğini ve benzersizliğini ortaya koymaya devam eder. Kitâb-ı Mukaddes’de Hz. İbrahim’in babasının adı Âzer değil, Têrah olarak (ilk Müslüman şecerecilere göre Târah veya Târakh) verilmiştir. Ancak onun, tümü de kaynak ve anlam yönünden belirsiz olan daha başka bazı adlarla (veya lakaplarla) anıldığı da bilinmektedir. Bu meyanda, birçok Talmud hikayesinde Zârah olarak anılırken, Eusebius Pamphili (Milattan sonra üçüncü yüzyılın sonları ile dördüncü yüzyılın başına doğru yaşamış olan kilise tarihçisi) onun adını Aser (Athar) olarak belirtir. Kur’an tefsirinin amacı açısından ne Talmud ne de Eusebius bir otorite olarak kabul edilemiyecekleri halde, Âzer lakabının (Kur’an’da yalnızca bir defa geçmektedir) İslam öncesi döneme ait Asar veya Zârah isimlerinin Arapçalaştırılmış şekli olması mümkündür.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hani İbrahim, babası Azer’e şöyle demişti: “Sen putları ilah olarak mı kabul ediyorsun? Ben, seni ve toplumunu apaçık bir sapkınlık içinde görüyorum.” 21/51...70, 26/69...77, 37/83...109
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
HANİ bir zamanlar İbrahim babası Azer’e[¹⁰⁷³] demişti ki: “Ne, sen putları ilâh ediniyorsun, öyle mi? Görüyorum ki, sen ve toplumun apaçık bir sapıklık içindesiniz!”
[1073] Âzer, Eski Ahid’e göre Terah, Eusebius’a göre Aser (Athar) olarak geçer. Yaklaşık MÖ. 2100 (veya 2300) civarında Ur’da yaşamış bir saray heykeltıraşı. Bir Keldani devleti olan Ur, Ur-Nammu tarafından kurulmuştu. Muhtemelen “Nemrud” ismi de buradan mülhemdi. Urluların binlerce putu arasında “Ay Tanrısı” olan Nannar ve “Güneş Tanrısı” olan Şamaş en ünlüleri idi. Ayrıca yıldızlara da perestiş ediyorlardı. Pasajın ilerleyen âyetlerinde Hz. İbrahim’in “yaratan” değil “yaratılan” olduğunu isbat ettiği ay-güneş-yıldız teslisi, işte içinden çıktığı toplumun putlaştırdığı bu unsurlardı.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bir vakit İbrahim, babası Azer'e "Sen putları ilah mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum'' dedi. (Böylece babasını uyardı.)
Osman Fırat
swap_vert close
Hani İbrahim, babası Âzer’e, "Sen putları ilâh mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum" demişti.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve bir vakit ki, İbrahim babası Azer'e demişti ki: «Sen putları ilâhlar mı ittihaz ediyorsun! Ben şüphe yok seni ve kavmini apaçık bir dalâlet içinde görüyorum»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bir zaman İbrâhim, atası Azer'e: “Ne! Sen putları tanrı mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni de halkını da besbelli bir sapıklık içinde görüyorum! ” demişti. [19, 41-48] {KM, Tekvin 11, 27}
Gelecek bölümde Hz. İbrâhim (a.s.)’ın Allah’ın varlığını ve birliğini delillere dayanarak ortaya koyması anlatılmaktadır. Müfessirlerin çoğuna göre, Hz. İbrâhim, muhataplarını irşad ve onlara istidlâl, yani delillere dayanarak tahkikî imana ulaşma yolunu göstermek için bu diyaloğa girmiştir. 78. âyette nakledilen ve onun şirkten berî olduğunu bildiren sözü de buna delildir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
İbrahim, babası Azer'e demişti ki: "Sen putları tanrılar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Vaktâ ki İbrâhîm babası Âzer'e: "Sen putları ilâh mı ittihâz idersin? Ben seni ve kavmini âşikâr bir dalâletde göririm" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bir gün İbrahim babası Azer'e dedi ki “Sen putları birer ilah mı sayıyorsun? Ben, seni ve halkını açık bir sapkınlık içinde görüyorum.”
Şaban Piriş
swap_vert close
İbrahim, babası Azer'e şöyle demişti:-Putları ilah mı ediniyorsun? Ben, seni ve kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bir zaman İbrahim babası Âzer'e “Sen gerçekten putları tanrı mı ediniyorsun?” demişti. “Ben seni de, kavmini de düpedüz sapıklıkta görüyorum.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İbrahim, babası Âzer'e şöyle demişti: "Putları tanrılar mı ediniyorsun? Seni de toplumunu da açık bir sapıklık içinde görüyorum."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol vaķt kim eyitti ibrāhįm atasına āzer’e “dutar misen butları Tañrılar? bayıķ ben görürin seni daħı ķavmuñ azġunlıķ içinde bellü.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ẕikr eyle anı ki İbrāhīm eyitdi atası Āzere: Bunları ma‘būd mı idinürsin?Taḥḳīḳ men görür‐men seni ḳavmüñe daḫı āşikāre azġunluḳ içinde.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum) Xatırla ki, bir zaman İbrahim atası Azərə demişdi: “Sən bütləri tanrılarmı qəbul edirsən? Mən səni və sənin tayfanı açıq-aydın zəlalət içində görürəm!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
(Remember) when Abraham said unto his father Azar: Takest thou idols for gods? Lo! I see thee and thy folk in error manifest.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Lo! Abraham said to his father Azar: "Takest thou idols for gods? For I see thee and thy people in manifest error."
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذْ
ve bir zaman
قَالَ
demiş- ti
اِبْرٰه۪يمُ
İbrâhîm
لِاَب۪يهِ
babası
اٰزَرَ
Âzer'e
اَتَـتَّخِذُ
ediniyor musun
اَصْنَاماً
birtakım putları
اٰلِهَةًۚ
ilâhlar
اِنّ۪ٓي
doğru- su ben
اَرٰيكَ
seni gö- rüyorum
وَقَوْمَكَ
ve kavmini
ف۪ي ضَلَالٍ
bir dalâlet içinde
مُب۪ينٍ
apaçık
Hani bir zamanlar İbrâhîm, babası Âzer'e, "sen birtakım putları ilâhlar mı ediniyorsun? Doğrusu ben, seni de kavmini de apaçık bir dalâlet içinde görüyorum" demişti.
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِبْرٰه۪يم
Özel isim
اِبْرٰه۪يم
Hz. İbrâhîm (a.s.)
اَبٌ
İsim
ا ب و
Baba
اٰزَر
Özel isim
اٰزَر
Âzer (Hz. İbrahim (a.s.)'ın babası)
اِتَّخَذَ
Fiil-VIII
ا خ ذ
Edindi, aldı, vesile saydı, tuttu
اَصْنَام
İsim
ص ن م
Putlar
اِلٰه
İsim
ا ل ه
İlâh, Mabud edinilen
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
ضَلَال
İsim
ض ل ل
Dalâlet, sapma, şaşkınlık, boşa çıkma, boşa gitme
مُبِين
Etken fiil-IV
ب ي ن
Mubîn (Allah'ın esması, ismidir. Apaçık hakk olan demektir), apaçık, Mübin, açıklayıcı, açıklayan