close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 73. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vehuve-lleżî ḣaleka-ssemâvâti vel-arda bilhakk(i)(s) veyevme yekûlu kun feyekûn(u)(c) kavluhu-lhakk(u)(c) velehu-lmulku yevme yunfeḣu fî-ssûr(i)(c) ‘âlimu-lġaybi ve-şşehâde(ti)(c) vehuve-lhakîmu-lḣabîr(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Öyle bir Tanrıdır ki gökleri ve yeryüzünü, boş yere değil, hikmetiyle ve gerçek olarak yarattı. Ol dediği gün her şey oluverir. Sözü gerçektir ve surun üfürüldüğü gün saltanat ve tasarruf onundur, odur gizliyi de bilen, açıkta olanı da ve odur hüküm ve hikmet sahibi, her şeyden haberdar olan.
Sûr, boynuz gibi bir borudur. İsrâfil adlı melek, onu ilk üfleyişte bütün canlılar ölecek, kıyamet kopacak, ikinci üfleyişinde ruhlar, bedenlere girecek ve âhiret âlemi başlayacaktır.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
O (Allah), gökleri ve yeri Hakk ile (ölçü, denge ve kader projesiyle) yaratandır. "OL!" dediği gün (an) her şey (birden) olur (ve hemen vücut bulur). O’nun sözü Hakk’tır, doğrudur. Sur’a üflendiği gün de mülk ve hükümranlık (yalnız) O’nundur. Gizliyi ve açığı Bilendir ve O, Hikmet sahibidir, her şeyden Haberdardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O gökleri ve yeri, gerçek bir hesap ve düzende yaratmış olandır. O, ne zaman “ol” dese, emri derhal yerine gelir. En doğru söz, O'nun sözüdür. Mahşer borusu çalındığı günde de, yöneticilik O'nundur. Herşeyi ve akılla bilinemeyen gerçekleri de, bilen sadece O'dur. Herşeyden haberi olan ve yaptığı herşeyi yerli yerince yapan da O'dur.
Ahmet Tekin
swap_vert close
O gökleri ve yeri gerekçeli, hikmete dayalı, doğru, hesaplı bir düzen içinde yaratandır. "Ol" buyuracağı gün her şey sünnetullaha uygunluk içinde süratle olur. O'nun sözü haktır, doğrudur, gerçektir. Sûra üfürüldüğü gün mülk, devlet ve hükümranlık O’nundur. Fizik ve bilgi alanı ötesini, gayb âlemini ve görülen âlemi bilendir. O hikmet sahibi ve hükümrandır, gizli-açık her şeyden haberdardır.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 2/117; 18/99; 20/102; 25/26; 40/16.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Gökleri ve yeri hak üzere yaratan O'dur. "Ol" dediği gün o hemen oluverir. O'nun sözü gerçektir. Sur'a üflendiği gün hakimiyet O'nundur. Gizli olanı da açık olan da bilir. O, hakimdir, her şeyden haberdardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
O, gökleri ve yeri hak olarak yaratandır. O'nun 'ol' dediği gün (her şey) oluverir, O'nun sözü haktır. Sur'a üfürüldüğü gün, mülk O'nundur. O, gaybı ve müşahede edilebileni bilendir. O, hüküm ve hikmet sahibi olandır, haberdar olandır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O, gökleri ve yeri hak (ve hikmet) le yaratandır. Onun “Ol” diyeceği gün her şey oluverir. Hak, O'nun dediğidir. SÛR, üfürüleceği gün de mülk O'nundur. Görünmiyeni ve görüneni bilen de O'dur. O, yegâne hikmet sahibidir, her şeyden hakkıyla haberdar olandır.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Gökleri ve yeri gerçekler ile yaratan O’dur. O, “ol!” dediği gün her şey olacaktır. Sözü haktır. Sur’a üfürüldüğü gün, bütün hâkimiyet ve malikiyet yalnızca O’nundur. O, görünen ve görünmeyen âlemleri bilendir. O, her şeyi yerli yerinde yaratan, her şeyden en iyi şekilde haberdar olandır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
O, gökleri ve yeri bir amaç uğruna yaratandır. “Ol” dediği gün her şey oluşmaya başlar. O'nun sözü gerçektir. Sûr'a üflendiği gün de hükümrânlık O'nundur. Gizliyi ve âşikâr olanı bilendir. O, tam hikmet sahibidir ve her şeyden haberdardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Hak olarak, göklerle yeri yaratan odur, o gün «ol!» deyince hemencek olur, onun sözü haktır, Sûr üfürüldüğü gün, mülk de onundur, hazır olanı, olmayanı o bilir, o bilgedir, o haberli
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O'dur gökleri ve yeri (belli bir hikmete göre) Hak ile yaratan. O ne zaman “Ol” dese emri hemen yerine gelir (ve oluş süreci başlar). O'nun sözü hakikatin tâ kendisidir. (Yeniden diriliş için) Sur'a üfürüldüğü gün hükümranlık yine O'nun olacaktır. O, görüleni de görülmeyeni de bilendir. O, mutlak hüküm ve hikmet sahibidir (ve her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.
Bkz. 3/47, 59, 16/40, 19/35, 36/82, 40/68  
Cemil Said
swap_vert close
Semâvâtı ve arzı bihakkın halk iden odur "Kâinât olsun" didiği gün oldı. Kavli hakdır, sûr nefh olundığı gün mâlik-i kudret odur" gâibi ve zâhirî bilür hakîm ve her şeyden haberdârdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Gökleri ve yeri gerçekle yaratan O'dur ki "Ol" dediği gün (an) hemen olur; sözü gerçektir. Sura üfleneceği gün hükümranlık O'nundur. Görülmeyeni de görüleni de bilir. O Hakim'dir, haberdardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah’ın “ol” deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. O’nun sözü gerçektir. Sûr’a üflendiği gün de mülk (hükümranlık) O’nundur. Gaybı da, görülen âlemi de bilendir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O, gökleri ve yeri hak (ve hikmet) ile yaratandır. “Ol!” dediği gün her şey oluverir. O’nun sözü gerçektir. Sûr’a üflendiği gün de hükümranlık O’nundur. Gizliyi ve açığı bilendir ve O, hikmet sahibidir, her şeyden haberdardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
O, gökleri ve yeri hak (ve hikmet) ile yaratandır. «Ol!» dediği gün herşey oluverir. O'nun sözü gerçektir. Sûr'a üflendiği gün de hükümranlık O'nundur. Gizliyi ve açığı bilendir ve O, hikmet sahibidir, her şeyden haberdardır.  
 «Sûr», dünya ölçüleriyle mahiyeti kavranamayacak bir şey olup, Allah Resûlü tarafından boynuza benzetilmiştir. Sûra üflemekle görevli melek İsrafil (a.s.)dır. İki defa üfleyecek, birincide kâinattaki canlılar yok olacak, ikincide ise bütün canlılar tekrar dirilip kalkacaktır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
O'dur gökleri ve yeri yaratan. "Ol," dediği gün hemen oluverir. Sözü mutlak doğrudur. Boruya üfürüldüğü gün egemenlik tümüyle O'nundur. Gizliyi ve açığı Bilendir. Bilgedir, herşeyden Haberdardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Gökleri ve yeri, yerli yerince yaratan O'dur. Bir şeye "ol" dediği gün hemen oluverir. O'nun sözü haktır. "Sûr"a üfürüldüğü gün de mülk ancak O'nundur. O, gizliyi ve açığı bilendir. O, hikmet sahibi, her şeyden haberdardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve o Gökleri, Yeri yaradan hakkıyle o, hem ol! diyeceği gün o da oluverir. Hak onun dediği, Sur üfürüleceği gün de mülk onun, hem gaybe âlim hem şehadete, hakîm odur, habîr o
Emrah Demiryent
swap_vert close
O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. (İlm-i ezelîsinde, olmasını takdir buyurduğu şeyin, takdir buyrulan yaratılma zamanı gelip de) *“Ol!” buyurduğu gün her şey hemen olur. O’nun buyruğu haktır. (Her daim olduğu gibi, İsrâfîl tarafından) sûr’a (ikinci kez) üflendiği gün de mülk (mutlak hükümranlık) O’nundur. (O) gaybı da, görülen âlemi de hakkıyla bilendir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, her şeyden hakkıyla haberdardır.
* “Ol!” buyurduğu gün her şey hemen olur; Allah Teâlâ, ilm-i ezelîsinde, bir şeyi yaratmayı takdir buyurmuşsa, yaratılacak olan şeyin, takdir buyrulan yaratılma zamanı geldiğinde, o şeyi, dilediği şekilde, dilediği miktarda, dilediği ölçülerde, bir örneğe ve hammaddeye ihtiyaç duymaksızın, idrak edemeyeceğiniz bir hızda yaratır, buna engel olacak hiçbir güç ve kuvvet de yoktur, manasındadır. Hülâsa; Allah Teâlâ’nın tekvîn sıfatı, âyet-i kerîmede, “Ol” emri ile ifade edilmiştir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gökleri ve yeri hakikat¹ ile yaratan O'dur. O gün, “ol” der o da oluverir. O'nun sözü haktır. Sura üfleneceği gün mülk² O'nundur. Gaybı da görüneni de bilendir. O, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyden Haberdar'dır.
1 – Gerçeklik, doğruluk, yasa, ferman, kural. 2- Egemenlik, yetki, karar verme O'na aittir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O, gökleri ve yeri hak (ve hikmet) le yaratandır. Onun «ol» diyeceği gün (her şey) oluverir. Sözü hakdır. «Suur» üfürüleceği gün de mülk Onun. Görünmeyeni de, görüneni de bilendir. O, yegâne hikmet saahibi, (her şeyden) hakkıyle haberdâr olandır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Gökleri ve yeri hak ile (hakkıyla, îcâb ettiği şekilde) yaratan da O'dur. “Ol!” diyeceği gün, (herşey) hemen oluverir. Sözü haktır. Sûr'a üfleneceği gün de mülk O'nundur. Görünmeyeni ve görüneni bilendir. Çünki O, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır, Habîr (her şeyden haberdâr olan)dır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Yine o (Allah) ki, gökleri ve yerküreyi (tüm evreni) hak (bir gaye) ile (gerçeğe dayalı sabit bir sistem üzerine) yaratmıştır. Ve O’nun "Ol! "dediği gün (olmasını dilediği her şey) hemen oluşmaya başlar (var oluş sürecine girer): O’nun sözü (sanal değil) tahakkuk eden bir gerçekliktir. Sûr’a üfleneceği gün de bütün varlık ve mutlak hakimiyet O’nundur. O, gaybı da şehadeti de (duyu ötesini de, duyuların algı sahasına gireni de) bilendir. Ve O, (her zaman) en doğru hüküm verendir, her şeyden (hakkıyla) haberdar olandır.*
(*)«Sûr», dünya ölçüleriyle mahiyeti kavranamayacak ve İsrafil meleğin üfleyerek kıyamet gününün geldiğini haber vereceği bir araçtır. Sûra üflemekle görevli melek İsrafil iki defa üfleyecek, birincide o gün yaşayan bütün canlılar ölecek, kâinat düzeni bozulacak ve mevcut evren yıkılacak, ikincide ise yeni ve ebedi bir âlem yaratıldıktan sonra dünyada iken yaptıklarından sorumlu tutulan akıllı ve şuurlu bütün canlı varlıklar tekrar dirilip kalkacaktır… Kısaca Sûr, kıyâmetin müthiş infilâkını belirtmek ve kıyâmet koptuktan bir müddet sonra, bütün cin ve insanların dirilip Mahşer meydanında toplanmalarını sağlamak için İsrâfîl’’ın üfleyeceği bir araçtır. (الله اعلم)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Gökleri ve yeri hak ile (İnsan yaşamına en uygun biçimde) yaratan O dur. O bir şeyin olması için “ol” der o da oluverir. O nun sözü gerçektir. Kıyamet günü sura üfürüldüğünde (işaret verildiğinde) bütün mülk onundur. O bilinmeyenleri de, açıkta olanları da bilir. Her şeyin hükmünü veren de, her şeyden haberdar olan da O dur.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yerleri, gökleri gerektiği gibi yaratan Odur. Bir gün "ol "der onlar da oluverir. Onun sözü doğrudur. Boru üfürüleceği gün de hakanlık Onundur. Görüneni, görünmezi bilen Odur. Doğruyu bildirici, bilgili olanda odur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Gökleri, yeri hak ile [⁵] yaratan O/dur, kıyamet günü, ol demesiyle o şey olur. O/nun sözü haktır [⁶]. Sûr üfürüldüğü gün mülk ve saltanat O/nundur. Olanı, olacağı bilir; O hakimdir, agâhtır.
[5] Hikmet ile, muhkem tedbirler ile.[6] Geçer, gerçektir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Gökleri ve yeri hakkıyla yaratan O’dur ki, “Ol” dediği gün, olur²³. O’nun sözü hakikattir/gerçeğin tâ kendisidir. Sura üfleneceği gün de hükümranlık O’nundur. Algılanamayanı [ğayb] ve algılananı [şehâde] bilendir. O, Hakîm’dir, Habîr’dir.
23 Krş. Yâsin, 36/82  
Kadri Çelik
swap_vert close
Gökleri ve yeri hak olarak yaratan O'dur. O'nun “ol” deyiverdiği gün (her şey) oluverir. O'nun sözü haktır. Sur'a üfürüldüğü gün hükümranlık O'nundur. Görülmeyeni de görüleni de bilir. O hikmet sahibidir, haberdardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Gökleri ve yeri belli bir hikmete göre, yani hak ile yaratan, O’dur. Kainat, anlamsız ve boşyere yaratılmış değildir. Fakat gün gelecek, şu evren de yok olacak ve sonsuz âhiret hayatı başlayacaktır. Ne zaman mı? O “Ol!” dediği Gün, olmasını dilediği şey derhâl oluverir; O’nun sözleri, hakîkatin ta kendisidir. Yeniden diriliş için Sûra üflendiği gün, kulların tercih ve irâdeleri ellerinden alınacak ve hükümranlık, tamamen ve yalnızca O’nun olacaktır. Bugün otorite sahibiymiş gibi görünenlerin, gerçekte ne kadar zayıf ve âciz oldukları anlaşılacak ve hâkimiyetin, yalnızca Allah’a ait olduğu apaçık ortaya çıkacaktır. O, yaratılmışların algı, idrâk ve tecrübe sınırlarının ötesinde bir âlem olan gayb’ı da, duyularla kavranabilen şehâdet âlemini de bilendir. Evet, sonsuz hikmet sahibi olan ve her şeyi en mükemmel şekilde bilen, yalnızca O’dur.Şimdi, sana ve tüm insanlara mükemmel bir örnek olacak şu kıssaya kulak verin:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Yer’i ve Gökler’i Hakk ile yaratmış olan O’dur. ‘Ol!’ diyeceği gün artık olur. O’nun deyişi (sözü) Hakk’tır / Gerçek’tir. Sûr’a üflendiği gün, Mülk / Yönetim / İktidar O’nundur. Şehadet’in ve Gayb’ın bilenidir. Haberli Hakîm de O’dur”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah, yerleri ve gökleri dengede yaratmıştır. Vakit tamam olunca: " ol " diyecek ve olacak. Onun sözü gerçektir... Sura üflendiği gün artık her şey, onun tekelindedir. Allah, hem fizik âlemini, hem fizik ötesini bilir. Engin haber alma gücüyle her şeye egemendir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Allah gökleri ve yeri gerçekler üzerine yarattı. Ne yerde ne de gökte hiçbir yalan yoktur. Yalan ancak sizlerin fikrinde, kalbinde, dilindedir. Allah ol dediği an her şey olur. Allah’ın sözü gerçektir. Sûr’a üflendiği gün hükümranlık Allah’ındır. Allah gizliyi açığı bilendir! Allah hikmet sahibidir, her şeyden haberdardır.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
O, gökleri ve yeri bir amaç ile yaratandır. [*] ‘Ol!’ dediği gün (her şey) hemen olmaya başlar. [*] O’nun sözü gerçektir. Sûr’a üflenecek [*] gün de otorite yalnızca O’na aittir. [Gayb]ı (bilinemeyeni, görünmeyeni) de görüneni de bilendir. [*] O, doğru hüküm verendir, haberdardır.”
Benzer mesajlar: Yûnus 10:5; İbrâhîm 14:19; Hicr 15:85; Nahl 16:3; ‘Ankebût 29:44; Rûm 30:8; Zümer 39:5; Duhân 44:39; Câsiye 45:22; Ahkâf 46:3; Teğâbun 64:3.,[Kün fe yekûnu] yani “yaratılış sistemi”yle ilgili detaylı bilgi için bkz. Bakara 2:117, dipnot 2.,Sûr’a üflenmesi, önce bu sistemin yıkılışı, sonra ise mahşerin kurulması için iki kez gerçekleşecektir. Benzer mesajlar: Kehf 18:99; Tâhâ 20:102; Mü’minûn 23:101; Neml 27:87; Yâsîn 36:51; Zümer 39:68; Kâf 50:20; Hâkka 69:13; Nebe’ 78:18.,Benzer mesajlar: Tevbe 9:94, 105; Ra‘d 13:9; Mü’minûn 23:92; Secde 32:6; Sebe’ 34:3; Fâtır 35:38; Zümer 39:46; Haşr 59:22; Cum‘a 62:8; Teğâbun 64:18; Cinn 72:26.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Gökleri ve yeri asla değişmeyen ölçülerle¹ yaratan, Odur. O bir şeye “ol” dediği zaman o, hemen oluverir ve Onun bu sözü, mutlaka gerçekleşir. Sur’a üfürüldüğü² gün hükümranlık tamamen Ona aittir. O görülmeyeni de görüleni de bilir. Ve O, hüküm (ve hikmet) sahibidir, her şeyden haberi olandır.
1 Hakk: Kur’ân-ı Kerim’de Hakk kelimesi ve türevleri 285 kadar âyette geçer. Allâhu Teâlâ’nın isimlerinden biri olmakla beraber, gerçek, sünnet’ullah, hüküm, kaza olunmuş iş, adâlet, İslâm, vâcip, sâdık anlamlarında da kullanılmıştır. Çoğulu; hukuk’tur. İslâm nazarında, hakkın kaynağı ilâhi iradedir.2 Sûr: Kıyâmetin vakti geldiği an İsrâfil (a.s)’ın üfleyeceği bir araçtır. Kur’ân-ı Kerîm’de Sur’un nasıl bir şey olduğu açıklanmaz. Yalnız, “Sur’a üfürüldüğü gün, göklerde ve yerde Allah’ın dilediklerinin dışındakilerin tamamı dehşete kapılır ve herkes, O’nun huzuruna boyun eğerek gelir.” (Neml: 87) âyeti Sur’un varlığına bir delildir. Kur’ân-ı Kerim Sur’un üfürülüşü anında yaşanacak dehşeti, Tekvir, İnfitar, İnşikak surelerinde genişçe haber vermektedir. Buna göre Sur, İsrâfil (a.s)’ın kıyâmet anında canların toptan öldürülmesi, kâinatın düzeninin bozulması, ardından yeni bir âlemin kurulması ve nihâyet canlıların tekrar dirilmeleri için toplam üç kez üfleyeceği, mahiyetini bilmediğimiz, dünyadaki aletlere benzemeyen, ancak hadislerde boru diye tanımlanan bir âlettir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
O’dur gökleri ve yeri [derunî] bir hakikate ⁶⁴ göre yaratmış olan. O ne zaman “Ol!” dese emri derhal yerine gelir; ve [mahşer] borusu çalındığı Gün hükümranlık yine O’nun olacaktır. O, yaratılmışların idraklerini aşan şeyleri de, onların duyuları veya akılları ile kavrayabileceklerini de ⁶⁵ bilir: yalnızca O’dur gerçek hikmet sahibi, her şeyden haberdar olan.
64 Bkz. sure 10, not 11.65 Şehâdet terimi (lafzî anlamı, “şehadet edilen [veya, “edilebilen”] şey”), bu ve benzeri bağlamlarda ğayb’ın (yaratılmış varlıkların idraklerini aşan şey) tam karşıtı olarak kullanılmıştır. Böylece, yaratılmışların kavramsal veya duyusal olarak kavrayabilecekleri gerçeklik tezahürlerini kapsar.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Zira gökleri ve yeri gerçek bir amaç için yaratan O’dur1 ve O, ol dediği an oluş sürecine girer. O’nun sözü/buyruğu mutlaka gerçekleşir,2 sura üflendiği o günde de hükümranlık sadece O’nundur.3 O, idrak kapsamına giren ve girmeyen her şeyi bilendir. Çünkü her şeyi yerli yerince yapan ve her şeyden haberdar olan O’dur.4 13/190-191, 27/60, 29/19-20, 216/40, 36/82, 40/68, 323/101, 27/87, 39/68, 44/35, 6/103, 39/7
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Zira gökleri ve yeri gerçek bir amaca mebni olarak yaratan O’dur. O ne vakit “Var ol!” derse, (varlık) hemen varoluş sürecine girer: O’nun sözü (sanal değil) tahakkuk eden som gerçekliktir.[¹⁰⁷²] Ve Sur çalındığında, otorite yalnızca O’na ait olacaktır. O gerçekliğin algılanamayan kısmını da, algı kapsamına giren kısmını da bilendir: O her hükmünde tam isabet edendir, her şeyden haberdar olandır.
[1072] Kavluhu’l-hakk, maddî dünyanın sanallığına dair eşyanın hakikatini yok sayan tüm spekülatif yaklaşımları kökten dışlayan bir ifadedir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
O, gökleri ve yeri hak (ve hikmet ile) yaratandır! (hikmeti icabı, herşeyin sonu olduğu gibi, kıyamet günü o gökler ve yer alt üst olacak, onların yerine ahiret nizamına uygun olarak yepyeni gökler ve yer var edilecektir) O, "Ol" diyeceği gün herşey oluverir. O'nun kelâmı haktır, (mutlaka gerçekleşecektir) Sûr’a üfürüldüğü (kıyamet borusu çaldığı) gün, mülk ve hükümranlık ancak O'nundur, gaybı ve aşikarı bilendir O! Hüküm ve hikmet sahibi, herşeyden hakkıyle haberdar olandır O! (O gün kulları arasında hükmünü verir, amellerine göre, ya mükafatlandırır ya da cezalandırır. Hiç bir kimseye en ufak haksızlık edilmez, çünkü en büyük ve en adil Hakim’dir O!) (Ey Muhammed, sen kavmini, Rablerine ortak koşmaktan men etmeye çalıştığın gibi, diğer peygamberler de aynı gayreti sarf etmişlerdi, nitekim)
Osman Fırat
swap_vert close
Gökleri ve yeri hak ile yaratan O’dur. "Ol!" dediği gün, oluverir. Sözü haktır. Sûr’a üfleneceği gün de, mülk O’nundur. Gaybı ve görüneni bilendir. O,, herşeyi haber alan hakimdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve O, o Zât-ı Kibriyâ'dır ki, gökleri ve yeri hakkıyla yaratmıştır. Ve O'nun «Ol!» diyeceği gün (herşey) hemen oluverir, kelâmı haktır ve sûra üfürüleceği gün mülk O'nundur. Gaip olanı da müşahede olanı da bilendir. O hakîmdir, habîrdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Gökleri ve yeri hak ve hikmet'le yaratan O'dur. O “ol” dediği zaman her şey oluverir. Sözü haktır. Sûra üfleneceği gün de hakimiyet O'nundur. Görünmeyeni de, görüneni de, olmuşu da, olacağı da O bilir. O, hakîm ve habîrdir (tam hüküm ve hikmet sahibi ve her şeyden hakkıyla haberdardır). [2, 117; 18, 99; 20, 102; 40, 16; 25, 26] {KM, Çıkış 19, 16; Yoel 2, 1; Vahiy 8, 9; 11, 15; I Korintos 15, 52}
Süleyman Ateş
swap_vert close
Gökleri ve yeri hak (ve hikmet) ile yaratan O'dur. "Ol!" dediği gün, oluverir. Sözü haktır. Sur'a üfleneceği gün de, mülk O'nundur. Gizliyi ve açığı bilendir. O, hükümdardır, herşeyi haber alandır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Gökleri ve yeri hak olarak halk iden O'dur. Yevm-i kıyâmetde "Ol" diye emr iylediği her şey derhâl olur. Onun kavli, (emri) hakdır (doğrıdır) sûr-u İsrâfîl nefh olundığı günde (kıyâmet gününde) mülk ve tasarruf O'nundur. Gizliyi ve âşikârı bilicidir, hakîm ve habîrdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Gökleri ve yeri gerçek varlıklar olarak[*] yaratan O’dur. “Oluş” diyeceği gün, her şey oluşur. O'nun sözü gerçektir. Sura üfleneceği gün yetki yalnız O'nundur. Görülmeyeni de görüleni de bilir. Doğru kararlar veren, her şeyin iç yüzünü bilen O'dur.
[*] Hem gerçek varlıklar hem de gerçekleri gösteriri içerikte. Göklerin ve yerin, Allah'ın ayetlerinden olması ve emin olmak isteyenler için buralarda pek çok delil bulunması ile ilgili diğer ayetler (Nuh 71/15-17), (Casiye 45/12-13), (Bakara 2/164), (Al-i İmran 3/190), (En'am 6/99), (Yunus 10/6), (Yunus 10/101), (Ra'd 13/2) Arapça bakımından "el hakkı (الْحَقُّ)" kelimesini tam olarak Türkçeye çevirebilmek zordur. Örneğin "Kıyamet günü haktır" dediğimiz zaman hem o günün gerçekliğini hem de o gün gerçekleri göreceğimizi ifade emiş oluruz. Aynı şekilde "Bu kitap haktır" dediğimiz takdirde hem bu kitabın kendisinin gerçek olduğunu hem de gerçekleri gösteren bir kitap olduğunu söylemiş oluruz. Türkçe'de kelimelerin bu şekilde kullanımına dair bir özellik bulunmadığından çeviride parantezli kullanımı tercih etme zorunluluğu oluşmuştur.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Gökleri ve yeri hak ile yaratan O'dur. “Ol!” dediği gün oluverir; sözü haktır; sûra üflendiği gün de hakimiyet O'nundur. Gizliyi de görüneni de bilendir. Hâkim olan haberdar olan O'dur.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Gökleri ve yeri hak ile yaratan Odur. O “Ol” dediği gün herşey olur. Onun sözü haktır. Sûrun üflendiği gün de egemenlik Onundur. O görüneni de, görünmeyeni de bilendir. O her işi hikmetle yapar, herşeyden haberdardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Gökleri ve yeri hak olarak yaratan da O'dur. "Ol!" dediği gün, hemen oluverir. Sözü haktır O'nun. Sûra üfleneceği gün de mülk/yönetim O'nundur. Alîm'dir, görünmeyeni de görüneni de bilen O'dur. O'dur Hakîm, O'dur Habîr.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
[68a] daħı ol oldur kim yarattı gökleri daħı yiri ḥaķk-içün daħı ol gün kim eyide «ol!» pes ola. sözi anuñ ŧoġrudur. daħı anuñdur pādişāhlıķ ol gün kim ürile sūr içine. bilicidür ġaybı daħı ḥāżırı daħı ol dürüst işlüdür bilicidür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ol Tañrı oldur kim yaratdı gökleri, yirleri daḫı ḥaḳḳ‐ıla. Olgünde eydür: “Ol” dir, ol daḫı olur, vücūda gelür. Tañrı Ta‘ālānuñ söziḥaḳdur ve pādişāhlıḳ anuñdur ol günde ki ürile ṣūr içine. Bilicidür ġaybı,şehādeti daḫı. Ol ḥikmetler issidür, ġāyetde bilicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Göyləri və yeri haqq olaraq yaradan Odur. Onun: “Ol!” deyəcəyi gün (hər şey) dərhal olar. Onun sözü haqdır. Surun (İsrafilin surunun) çalınacağı gün hökm Onundur. Qeybi və aşkarı bilən də Odur. O, hikmət sahibidir, (hər şeydən) xəbərdardır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He it is Who created the heavens and the earth in truth. In that day when He saith: Be! it is. His word is the truth, and His will be the Sovereignty on the day when the trumpet is blown. Knower of the invisible and the visible, He is the Wise, the Aware.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
It is He who created the heavens and the earth in true (proportions):(896) the day He saith, "Be," behold! it is. His word is the truth. His will be the dominion the day the trumpet will be blown. He knoweth the unseen as well as that which is open. For He is the Wise, well acquainted (with all things).
896 (Cf. 29:44). The argument mounts up here, leading to the great insight of Abraham the true in faith, who did not stop short at the wonders of nature, but penetrated "from nature up to nature's God." Allah not only created the heavens and the earth: with every increase of knowledge we see in what true and perfect proportions all Creation is held together. Creatures are subject to Time, but the Creator is not: His word is the key that opens the door of existence. It is not only the starting point of existence, but the whole measure and standard of Truth and Right (Cf. 1 4:93). There may possibly be, to our sight in this great world, aberrations of human or other wills, but the moment the trumpet sounds for the last day, His Judgement Seat will, with perfect justice, restore the dominion of Right and Reality. For His Knowledge and Wisdom cover all reality.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَهُوَ
ve O
الَّذ۪ي
O zattır ki
خَلَقَ
yarattı
السَّمٰوَاتِ
gökleri
وَالْاَرْضَ
ve yeri
بِالْحَقِّۜ
hak ile
وَيَوْمَ
ve o gün ki
يَقُولُ
der
كُنْ
ol
فَيَكُونُۜ
hemen olur
قَوْلُهُ
O'nun sözü
الْحَقُّۜ
haktır
وَلَهُ
ve O'
nundur
الْمُلْكُ
mülk
يَوْمَ
o gün ki
يُنْفَخُ
üflenecek
فِي الصُّورِۜ
Sûr'a
عَالِمُ
bilendir
الْغَيْبِ
görünmeyeni
وَالشَّهَادَةِۜ
ve görüneni
وَهُوَ
ve O
الْحَك۪يمُ
Hakîm'dir
الْخَب۪يرُ
Habîr'dir
O, gökleri ve yeri, hak (ve hikmet) ile yaratandır. "Ol!" dediği gün her şey oluverir. O'nun sözü haktır. Sûr'a üflendiği gün de mülk (hakimiyet ve hükümranlık yalnız) O'nundur. O, gizliyi de açığı da bilendir ve O, Hakîm'dir, Habîr'dir (her işinde hikmet ve hayır olan ve her şeyden, herkesten haberdar olandır).
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
خَلَقَ
Fiil-I
خ ل ق
Yarattı
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
قَوْل
İsim fiil
ق و ل
Söz, laf, hitâp
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
مُلْك
İsim
م ل ك
Hükümranlık, mülk, hükümdarlık, hakimiyet, saltanat
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
نَفَخَ
Fiil-I
ن ف خ
Üfledi, nefhetti
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
صُور
İsim
ص و ر
Sûr
عَالِمُ
Etken fiil
ع ل م
Bilen, âlim
غَيْب
İsim
غ ي ب
Gayb, gizli, görünmeyen
شَهَادَة
İsim
ش ه د
Şehadet, şahidlik, aşikâr
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
حَكِيم
İsim
ح ك م
Hakîm (Allah'ın esması, ismidir. Her işinde hikmet ve hayr olan demektir), hikmet dolu, hikmetli
خَبِير
İsim
خ ب ر
Habîr (Allah'ın esması, ismidir. Her şeyden, herkesten haberdar olan demektir), haberdar