Bir de (emrolundu ki): “Namazı ikame edin ve Allah'a karşı gelmekten (ve fenalığın her çeşidinden) sakının. Çünkü hepiniz (sonunda) O'nun huzurunda toplanacaksınız.”
Bkz. 2/3, 43, 45, 83, 110, 153Namaz, imanla olgunlaşan ve İslami hayatı özümseyen mü’mine Allah’ın bir lütfudur, kredisidir, ihsanıdır, inayetidir, bağışlamasıdır, iltifatıdır, imtiyazıdır, itibarıdır. Namaz, nefisleri tezkiye, kalpleri tasfiye ve ruhları takviyedir. Namaz, Yaratanın, yarattığını bağrına basmasıdır, dertlerine derman bulmasıdır, ıstıraptan sıkışan ve dünyadan sıkılan kulunun gönül dünyasını aydınlatmasıdır. Namaz, ümitsizliğe düşen insan için bir ışıktır, bir inşirahtır, bir genişliktir, bir huzura ermedir. Namaz bir sözleşmedir. İnsan, Allah’tan başkasına kulluk etmeyeceğine dair söz verir, Allah da kendisine kulluk eden insana ebedi nimetleri vaad eder. Olur da insan sözünden cayarsa diğer namazla telafisine gider. Yalnız, namazın bu tanımlamalara uyması için bilinçle ve şuurla eda edilmesi gerekir. “Kendisini kötülüklerden arındıran (inkârdan ve isyandan) temizlenen, Rabbinin adını anıp namazı dosdoğru kılan kurtuluşa ermiştir.” (Â’la 87/14-15)