close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 66. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekeżżebe bihi kavmuke vehuve-lhakk(u)(c) kul lestu ‘aleykum bivekîl(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kavmin, Kur'an'ı yalan saymada, halbuki o, gerçektir. De ki: Ben, sizi koruyucu değilim.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Senin kavmin, O (Kur’an) Hakk iken Onu yalanladı. De ki: "Ben üzerinize bir vekil (ve gelecek belaya kefil) değilim" (elbette layıkınızı bulacaksınız).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Tüm bu gerçekler ve Kur'ân, hak olarak ortadayken, senin toplumun bütün bunları yalanladı. De ki: “Ben sizin davranışlarınızdan sorumlu değilim.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kur'ân hak bir kitap olduğu, hakça bir düzen getirdiği halde, kavmin Kur'ân'ı yalanladı. Sen onlara: “Ben sizin adınıza Allah'a karşı savunmanızı yapamam. Allah adına da, sizin üzerinizde zor kullanamam." de.
bk. Hak Dini Kur’an Dili, 3/442.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Gerçek olduğu halde senin toplumun onu (Kur'an-ı kerim'i) inkar etti. De ki: "Ben sizin üzerinize vekil değilim." [6]
6.Sizin hesabınızı görüp cezanızı verecek olan ben değilim.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Senin kavmin, O (Kur'an) hak iken onu yalanladı. De ki: 'Ben, üzerinize bir vekil değilim.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Kur'an hak olduğu halde, senin kavmin onu yalanladı. Onlara şöyle de: “- Ben, sizin üzerinize gönderilmiş vekil değilim.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Fakat senin toplumun bu azabı inkâr etti. Hâlbuki o, apaçık bir haktır. De ki: Ben sizden sorumlu sahibiniz değilim. (Benim görevim yalnızca mesajı ulaştırmaktır.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kur'ân hak olduğu halde, kavmin onu yalanladı. De ki: “Ben size vekil değilim.”
Besim Atalay
swap_vert close
Yalanladı onu senin ulusun, o haktır, diyesin ki: «Ben size vekil değilim»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O (Kur'an) hak olduğu halde, kavmin onu yalanladı. Onlara şöyle de: “Ben, sizin davranışınızdan sorumlu değilim.”
Cemil Said
swap_vert close
Senin kavmin âyâtı tekzîb idiyor, ânlara di ki "Ben sizin vekîliniz değilim
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Gerçekten, senin milletin Kuran'ı yalanladı. "Cezanızı ben verecek değilim" de.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
O (Kur’an) hak olduğu hâlde, kavmin onu yalanladı. De ki: “Ben size vekil (sizden sorumlu) değilim.”[179]
Âyette şu mesaj verilmektedir: “Ben illa da sizi tasdike zorlayacak, yalanlamanızı engelleyecek, sizi Allah adına cezalandıracak, veya azap geldiği takdirde onu durduracak, sizi ondan koruyacak değilim. Ben, olmuş ve olacakları Allah’ın bana vahyettiği şekilde haber veririm.”  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O (Kur’an) hak olduğu halde kavmin onu asılsız saydı. De ki: “Ben size kefil değilim.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kur'an hak olduğu halde kavmin onu yalanladı. De ki: Ben size vekil (kefil) değilim.  
Âyetin son cümlesi ile Resûlullah’ın görevinin tebliğ ve ikazdan ibaret olduğu belirtilmiştir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Gerçek olmasına rağmen senin halkın bunu yalanladı. De ki: "Ben üzerinizde gözetici değilim."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kavmin o (Kur'ân'ı) yalan saydı, halbuki o gerçektir . De ki: " Ben sizin vekiliniz değilim".
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bu böyle hakk iken kavmin buna yalan dedi, de ki üzerinize vekil değilim
Emrah Demiryent
swap_vert close
O (Kur’ân), hak olduğu hâlde, kavmin onu yalanladı. De ki: “Ben, sizin üzerinize (sadece bir uyarıcıyım, azaptan kurtaracak) vekil değilim.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
O hakkikat¹ olduğu halde halkın onu yalanladı. “Ben üzerinize vekil değilim.” de.
1 – Gerçeklik, doğruluk, yasa, ferman, kural.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O (Kur'an) hak iken kavmin onu yalan saydı. De ki: «Ben sizin üzerinize (gönderilmiş) bir vekîl değilim».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hâlbuki o (Kur'ân), hak olduğu hâlde kavmin onu yalanladı. De ki: “Ben sizin üzerinize bir vekil değilim!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Oysa senin halkın (hitap ettiğin toplum), gerçeğin ta kendisi olduğu halde onu (Kur’an’ı) yalanladı. De ki: “Ben üzerinize bir vekil (gözetleyici, koruyucu ve kefil) değilim. *
(*) Âyette şu mesaj verilmektedir: “Ben illa da sizi tasdike zorlayacak, yalanlamanızı engelleyecek, sizi Allah adına cezalandıracak veya azap geldiği takdirde onu durduracak, sizi ondan koruyacak değilim. Ben, olmuş ve olacakları Allah’ın bana vahyettiği şekilde haber veririm. Benim görevim yalnızca Allah’ın mesajını ulaştırmaktır. Ben sizi inanmaya zorlayacak da değilim.”  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Buna rağmen senin kavmin, açıkladığımız ayetler gerçek oldukları halde yalanladılar. Deki “Yalanlamanızdan dolayı ben sizden sorumlu değilim.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Senin ulusun Kur’an’ı yalan saydı. Oysaki doğrudur. Onlara: "Ben sizin gözeticiniz değilim" de.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kur/an [⁶] doğru iken kavmin onu yalan saydılar. Onlara de ki «— Ben sizin üzerinize vekil değilim» [⁷]
[6] Veya mev'ut olan azap.[7] Ki sizi tekzipten vaz geçireyim veya kıtal ile tasdika mecbur edeyim.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) O/Kur’an hak olduğu hâlde toplumun [kavm] onu yalanladı. Onlara, “Ben sizin üzerinize vekil değilim” de.
Kadri Çelik
swap_vert close
Gerçekten senin kavmin hak olduğu halde onu (Kur'an'ı) yalanladı. “Ben sizin üzerinize vekil olmuş değilim” de.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Muhammed! Sana gönderilen bu kitap, hakîkatin ta kendisi olduğu hâlde, senin halkın onu yalanladı. Şu hâlde, onlara de ki: “Ben görevimi yaptım ve sizi uyardım. Artık tercih ve eylemlerinizden yalnızca kendiniz sorumlusunuz, cezasını da yine siz çekeceksiniz. Zira ben, sizin vekiliniz değilim.”Azâbın henüz gelmemiş olması, sakın sizi yanıltmasın:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hakk / Gerçek o iken, senin kavmin onu yalanladı. De ki: -“Size vekîl değilim”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kuran bir gerçek olduğu halde onu, bizzat senin hemşehrilerin yalanladı. Onlara: " Ben, sizin savunma vekiliniz değilim " de.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kur’an hak olduğu halde toplumu yalanladı. De ki: “Ben size vekil de kefil de değilim! Ne inkârınızdan dolayı azaba çekilirim! Ne de inkârınız karşılığında alacağınız cezayı durdurabilirim!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Kur’an) gerçek olduğu hâlde kavmin onu yalanladı. De ki: “Ben size asla [vekil] (güven kaynağı) değilim.”
Mehmet Türk
swap_vert close
Kavmin, gerçeğin ta kendisi olan o (Kur’ân’ı) yalanladı. Sen de onlara: “Ben artık sizin üzerinize bir vekil değilim.” de.
Muhammed Esed
swap_vert close
Oysa senin hitab ettiğin toplum, ⁵⁷ bütün bunların hakikat olduğu ortadayken, yine de bunları yalanlıyor. [O zaman] de ki, “Ben sizin davranışınızdan sorumlu değilim.
57 Yani, Hz. Peygamber’in kendi inançsız kavmi ve dolayısıyla, hakikati inkar eden herkes.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O hakkın kendisi olmasına rağmen, senin toplumun Kuran karşısında yalana sarıldılar. De ki: “Ben sizin vekiliniz/savunucunuz değilim.” 25/30, 6/104-107, 10/108, 17/54, 25/43, 39/41
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O hakikatin ta kendisi olduğu hâlde, senin hitap ettiğin toplum bunu yalanlıyor. De ki: “Ben size vekalet etmekle yükümlü değilim.”[¹⁰⁶⁵]
[1065] Vekîl, “birinin avukatlığını yapan” veya “onun yapması gerekenleri onun yerine kendisi yapan kimse” anlamındadır. Vekîl ismi her geldiği yerde Nebi’den nefyedilir ve Allah’a hasredilir. Bu türden her âyet sorumluluğun devredilemezliğini ifade eder.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) O (Kuran) hak iken, kavmin onu (ve azap haberlerini) yalan saydı! (Oysa onun bildirdiği her şey muhakkak gerçekleşecektir) De ki: Ben sizin üzerinize vekil (kefil) olmuş değilim! (İstesem de o azaptan ben sizi kurtaramam)
Osman Fırat
swap_vert close
O (Kur’an) hak olduğu hâlde, kavmin onu yalanladı. De ki: "Ben size vekil (sizden sorumlu) değilim. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Kavmin O'nu (Kur'an-ı kerîm'i) yalan saydı. Halbuki, o bir hakikattır. De ki: «Ben sizin üzerinize vekil olmuş değilim.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
66, 67. Bu, hakikatin ta kendisi olduğu halde, senin halkın onu yalan saydı. De ki: “Ben sizden sorumlu değilim. Her haberin kararlaştırılmış bir zamanı vardır; Siz de yakında öğrenirsiniz. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
O, gerçek iken kavmin onu yalanladı. De ki: "Ben size vekil değilim!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) Kavmin Kur'ân'ı veyâ 'azâbı veyâ Allâh'ın kudretini, hak oldığı halde tekzîb iderler. Di ki: "Ben sizin üzerinize vekîl değilim"
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Senin halkın, Kur’an karşısında yalan yanlış şeylere sarıldı. Oysa o, gerçeğin kendisidir. De ki “Ben sizin üzerinize vekil değilim (sizin yaptıklarınızdan sorumlu değilim).”
Şaban Piriş
swap_vert close
Senin toplumun da hak olmasına rağmen, onu yalanladı. “Ben, sizin üzerinize vekil değilim” de!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kavmin, hakkın tâ kendisi olduğu halde Kur'ân'ı da yalanladı. De ki: Ben sizden sorumlu bir vekil değilim.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O, hak olduğu halde senin toplumun onu yalanladı. De ki: "Ben size vekil değilim."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı yalan duttı anı ķavmuñ daħı ol ḥaķdur. eyit: “degülin sizüñ üzere iş sürici yā śaķlayıcı.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı yalanladı Ḳur’ānı senüñ ḳavmüñ, ol Ḳur’ān ḥaḳdur. Eyit yā Muḥam‐med: Degül‐men sizüñ üstüñüze vekīl.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Sənin camaatın onu (Qur’anı), haqq olduğu halda, yalan hesab etdi. (Onlara) de: “Mən sizin vəkiliniz deyiləm!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Thy people (O Muhammad) have denied it, though it is the Truth. Say: I am not put in charge of you.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But thy people reject this, though it is the truth. Say: "Not mine is the responsibility for arranging your affairs;(890)
890 At the date of this revelation, the Messenger's people had as a body not only rejected Allah's truth, but were persecuting it. The Messenger's duty was to deliver his Message, which he did. He was not responsible for their conduct. But he told them plainly that all warnings from Allah had their time limit, as they would soon find out. And they did find out within a very few years. For the leaders of the resistance came to an evil end, and their whole system of fraud and selfishness was destroyed, to make room for the purer Faith of Islam. Apart from that particular application, there is the more general application for the present time and for all time.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَكَذَّبَ
ve yalanladı
بِه۪
onu
قَوْمُكَ
kavmin
وَهُوَ
O iken
الْحَقُّۜ
hak
قُلْ
de ki
لَسْتُ
değilim
عَلَيْكُمْ
üzerinize
بِوَك۪يلٍۜ
bir vekil
(Resulüm!) O (Kur'ân) hak olduğu hâlde kavmin onu yalanladı. (Onlara) De ki: "Ben sizin üzerinize vekil değilim (sizin yaptıklarınızdan sorumlu değilim)."
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَيْسَ
Fiil-I
ل ي س
Değildir, yoktur
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
وَكِيل
İsim
و ك ل
Vekîl (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her konuda güvenilmesi gereken tek zat demektir), vekil