close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 59. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve ’indehu mefâtihu-lġaybi lâ ya’lemuhâ illâ hu(ve)(c) ve ya’lemu mâ fî-lberri velbahr(i)(c) vemâ teskutu min verakatin illâ ya’lemuhâ velâ habbetin fî zulumâti-l-ardi velâ ratbin velâ yâbisin illâ fî kitâbin mubîn(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Gaibin anahtarları, onun yanındadır, onları ancak o bilir; karada ve denizde ne varsa bilir. Bir yaprak bile düşse bilir onu ve yeryüzünün karanlıkları içinde bir tek tane yoktur ki, yaş ve kuru hiçbir şey bulunamaz ki apaçık kitapta tespit edilmemiş olsun.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ne var ki) Gaybın (bütün) anahtarları (şifreleri ve projeleri) Allah’ın katındadır. Onları Allah’tan başkasının bilmesi (imkânsızdır. Sadece seçtiği nebilerine ve velilerine dilediği kadarını gösterip aydınlatır.) O, karada ve denizde (büyük küçük) ne varsa hepsini bilip durmaktadır. O’nun ilmi (ve iradesi) dışında bir yaprak bile (dalından) kopmamaktadır. O, yerin (derin ve gizli) karanlıkları içindeki (en küçük bir tohum) tanesini bile bilip (her şeyi kudret avucunda tutmaktadır). Yaş ve kuru (DNA hücrelerinden galaksilere kadar âlemde) ne varsa her şeyin (plan ve programı) bir Kitab-ı Mübin’de kayıtlıdır. (Allah’ın sonsuz ilminde ve İlahi bilgi merkezinde saklıdır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Akılla bilinemeyen tüm şeylerin anahtarları, O'nun katındadır. Onları Allah'tan başka kimse bilemez. O karada ve denizde olan herşeyi bilir, bir yaprak düşmez ki, O bundan haberdar olmasın ve ne yeryüzünün karanlığında tek bir tane, ne de yaş ve kuru hiç bir şey yoktur ki, hepsi O'nun apaçık kitabında kaydedilmiş olmasın.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Gayb âleminin, bilgi alanı dışındaki güçlerin ve imkânların anahtarları, şifreleri Allah'ın elindedir. Anahtarları, şifreleri ondan başkası bilmez. Karada ve denizde ne varsa O bilir. O'nun bilgisi dışında bir yaprak bile düşmez. Yerin karanlıkları içindeki tek bir taneyi dahi bilir. Yaş ve kuru, canlı ve ölü ne varsa, hepsi, her şey doğruları, hakkı ortaya koyan, kâinatın kayıt sicilinde, kanunlar ve ilkeler kitabında, bilgi işlem merkezinde yazılıdır.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 6/38; 10/61; 11/6; 16/89; 39/63; 42/12.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Gaybın anahtarları O'nun yanındadır. Onu, O'ndan başkası bilmez. Karada ve denizde olanları da bilir. O'nun bilgisi dışında bir tek yaprak bile düşmez. Yerin karanlıklarındaki bir tane dahil, yaş ve kuru ne varsa hepsi açık bir kitaptadır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Gaybın anahtarları O'nun katındadır, O'ndan başka hiç kimse gaybı bilmez. Karada ve denizde olanların tümünü O bilir, O, bilmeksizin bir yaprak dahi düşmez; yerin karanlıklarındaki bir tane, yaş ve kuru dışta olmamak üzere hepsi (ve her şey) apaçık bir kitapta (yazılı)dır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Gaybın anahtarları, Allah'ın katındadır. Onları ancak Allah bilir. Karada ve denizde ne varsa hepsini O bilir. O'nun ilmi dışında bir yaprak dahi düşmez. Yerin karanlıkları içindeki tek tane, yaş ve kuru her şey Allah'ın ilmindedir (Levhi Mahfuzdadır).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bütün gayb anahtarları O’nun katındadır. Ondan başka kimse onları bilemez. O karada ve denizde olan her şeyi bilir. Düşen bir yaprak, yerin karanlıklarında kalan bir dane ve yaş-kuru hiçbir şey yok ki onu bilmiş olmasın. Ve onlar kitab-ı mübinde kayıtlı olmasınlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Gaybın anahtarları Allah'ın yanındadır; onları O'ndan başkası bilemez. O, karada ve denizde ne varsa bilir. O'nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez. Yerin karanlıkları içindeki tek bir tane, yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır.[116]
[116] Gayb ve miftah kavramları hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VI, 367-371.  
Besim Atalay
swap_vert close
Göze görünmiyenlerin anahtarların, yalnız bilen o, karada, denizde olanı bilir, bir yaprak düşmez ki, onu bilmeye, yerin karanlıklarında olan bir tane yaş, kuru ne varsa, açık olan kitaptadır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Gaybın (yaratılmış varlıkların idrakini aşan şeylerin bütün anahtarları Onun katındadır. Onları Allah'tan başka kimse bilemez. O, karada ve denizde olan her şeyi bilir. O'nun bilgisi olmadan ne (dalından) bir yaprak düşer ne de toprağın karanlıklarına/derinliklerine bir tohum. (Canlı-cansız) yaş ve kuru hiçbir şey yoktur ki O'nun (varlık kanunlarının bulunduğu) apaçık kitapta (bilgi işlem merkezinde) bulunmasın.
“Gaybın anahtarları O’nun katındadır”, yani yaratılmış varlıkların idrakini aşan daha açılmamış, vücuda gelmemiş, bilmediğiniz ve bilmeyi çok istediğiniz nice şeyler vardır ki bütün bunlar ancak Allah’ın bilgi hazinesindedir. Onları ondan başka kimse bilmez. İnsanın yaşadıkları ve yaşamak istedikleri de bu kapsamdadır. İnsan hayata geçirdiklerini ne için yaşamıştır? Neleri amaçlar ve amaçladıklarının ne kadarında muvaffak olur, hikmeti nedir bilemeyiz.Hadiselerin arka planında insan idrakini aşan fakat Allah’ın bilgisi dâhilinde olan nice hikmetler bulunmaktadır. İnsanlar her şeyi kendi beşerî güçleriyle yargıladıkları için yanılmaları çok kolay olmaktadır. İnsanın hayırlı zannedip günlerce peşinden koştuğu ve enerji tükettiği nice şeyler vardır ki şer, şer olarak düşünüp uzak durduğu ve kötü gördüğü nice şeyler de vardır ki hayır olabilmektedir (Bakara, 2/216). Nitekim İfk Hadisesinin anlatıldığı Nur suresinin 24/11. ayetinde “(kötü zannettiğiniz ve huzursuz olduğunuz) bu olayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın! Tersine belki sizin için hayırdır!” buyrularak bizim idrakimizi aşan meselelerde hakkımızda neyin hayır, neyin şer olacağını ancak Allah’ın bileceğine vurgu yapılmaktadır.  
Cemil Said
swap_vert close
Gaybın anahtarı Allâh’dadır, Kendisinden başka kimse bilmez. Yerin ve suyun altında ne var ise o bilür, haberi olmaksızın bir yaprak düşmez, arzın zulumâtı içinde bir buğday dânesi, bir yeşil veyâ kuru yemiş, tohumı yokdur ki kitâbında münderiç olmasun.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Gaybın anahtarları O'nun katındadır, onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı bilir. Düşen yaprağı, yerin karanlıklarında olan taneyi, yaşı kuruyu ki apaçık Kitap'tadır ancak O bilir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Gaybın anahtarları yalnızca O’nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah’ın bilgisi dâhilinde, Levh-i Mahfuz’da) olmasın.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Gaybın anahtarları Allah’ın yanındadır; onları O’ndan başkası bilmez. O, karada ve denizde ne varsa bilir; O’nun bilgisi dışında bir yaprak bile düşmez. O, yerin karanlıklarındaki tek bir taneyi bile bilir. Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Gaybın anahtarları Allah'ın yanındadır; onları O'ndan başkası bilmez. O, karada ve denizde ne varsa bilir; O'nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez. O yerin karanlıkları içindeki tek bir taneyi dahi bilir. Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır.
 Göklerde ve yerde insan ilminin keşf edip insanlığın istifadesine sunamadığı nice hazineler vardır ki Allah bunları bilir, zamanı geldiğinde, dilediğini insanlığın istifadesine sunar, dilediğini de kendi ilminde saklı tutar. İşte gaybın anahtarlarından maksat bunlar olmalıdır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Gizliliklerin anahtarı onun elinde. O'ndan başkası onları bilmez. Karada ve denizde ne varsa onları bilir. Bilgisi dışında bir yaprak bile düşmez. Yerin karanlığında bir tane, yaş veya kuru hiçbir şey yok ki apaçık bir kitapta kayıtlı olmasın.
Bak 39:42.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Gaybın anahtarları O'nun katındadır, onları O'ndan başkası bilmez, karada ve denizde olanları O bilir ve bir yaprak düşmez ki, onu O bilmesin; ne toprağın karanlıklarında bir tane, ne de kuru ve yaş hiçbir şey yoktur ki, o herşeyi açıklayan Kitap'ta bulunmasın.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Gaybin anahtarları onun yanındadır, onları ancak o bilir, hem kara ve denizde ne varsa bilir, bir yaprak düşmez, ve Arzın zulümatı içine bir habbede gitmez ki o bilmesin, ne bir yaş ne de bir kuru yoktur ki her hal bir kitabı mübînde olmasın
Emrah Demiryent
swap_vert close
Gaybın anahtarları, Allah’ın nezdindedir. Onları ancak Allah bilir. Karada ve denizde ne varsa hepsini O bilir. O’nun ilmi dışında bir yaprak dahi düşmez. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (levh-i mahfûzda yazılmış) olmasın.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gaybın¹ anahtarı yalnızca O'nun yanındadır. O'ndan başka hiç kimse onları bilemez. Karada ve denizde olan her şeyi bilir. Bir yaprak düşse mutlaka onu bilir. Yerin karanlığında tek bir dâne, canlı ve cansız yoktur ki apaçık bir kitapta olmasın.
1- Yaratılmış varlıların idrakini aşan, görülmeyen, bilinmez olan, gizli, geleceğe dair bilgiler, duyularla kavranamayan şeyler.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Gaybın anahtarları Onun yanındadır. Kendinden başkası bunları bilmez. Karada ve denizde varsa hepsini O bilir. Onun ilmi dışında bir yaprak dahi düşmez. Yerin karanlıkları içindeki tek bir tane, yaş ve kuru (hiç bir şey) müstesna olmamak üzere hepsi apaçık bir kitabdadır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve gaybın anahtarları O'nun katındadır; onları ancak O bilir. Hem karada ve denizde ne varsa bilir. Hiçbir yaprak da düşmez ki onu bilmesin; hem ne yerin karanlıklarında bir dâne, ne yaş ne de kuru (hiçbir şey) yoktur ki, apaçık bir Kitab'da(Kur'ân'da) bulunmasın!(1)
(1)“Bir kavle (görüşe) göre, Kitâb-ı Mübîn Kur’ândan ibârettir. Yaş ve kuru herşey içinde bulunduğunu, şu âyet-i kerîme beyân ediyor. Öyle mi? Evet, herşey içinde bulunur. Fakat, herkes herşeyi içinde göremez. Zîrâ muhtelif derecelerde bulunur. Bazen çekirdekleri, bazen nüveleri, bazen icmâlleri (özleri), bazen düsturları, bazen alâmetleri; ya sarâhaten (açıkça), ya işâreten, ya remzen (daha zayıf işâretle), ya ibhâmen (kapalı bırakarak), ya ihtar (hatırlatma) tarzında bulunurlar.” (Zülfikār, 25. Söz, 78)“Herşeyin mikdâr-ı muntazaması (intizamlı ölçüsü), kaderi vâzıhan (açıkça) gösteriyor. Evet hangi zîhayâta (canlıya) bakılsa görünüyor ki, gāyet hikmetli ve san‘atlı bir kalıbdan çıkmış gibi, bir mikdar, bir şekil var ki, o mikdârı, o sûreti, o şekli almak, ya hârika ve nihâyet derecede eğri büğrü maddî bir kalıb bulunmakla olur veyâhut kaderden gelen mevzûn (ölçülü), ilmî bir kalıb-ı ma‘nevî ile kudret-i ezeliye o sûreti, o şekli biçip giydiriyor.” (Tılsımlar, 26. Söz, 85-86)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve gaybın (yaratılmış varlıkların idrakini aşan, bilinmez olan, görülmeyen, gelceğe dair bilgilerin ve gizli olan bütün şeylerin) anahtarları onun katındadır. Onları Allah’tan başka kimse bilemez. O, (göklerde olduğu gibi) karada ve denizde olan her şeyi de bilir. O’nun haberi olmadan bir yaprak dahi düşmez. Yeraltı (tabakalarının) karanlıkları içindeki tek bir tane, yaş ve kuru (canlı ve ölü) hiç bir şey yoktur ki, her şeyi açıklayan bir kitapta (kâinatın kayıt sicilinde, kanunlar ve ilkeler kitabında, bilgi işlem merkezi levhi mahfuzda) yazılı bulunmasın.*
(*) 57 - 59. âyetlerde, müşriklerin, güya Hz. Peygamberi zor durumda bırakmak ve âciz olduğunu göstermek için “Eğer iddialarında doğru isen, hadi şu bizi tehdit ettiğin azap ve musibetleri başımıza getir de görelim!” gibi sözler sarfetmelerine karşılık, Resûlullah’ta tanrısal bir güç bulunmadığı, onun böyle bir iddia da taşımadığı, azap ve musibet gibi hususlardaki hükmün yalnız Allah’a ait olduğu bildirilmiştir. Hz. Peygamber’in, Kur’an’daki bu açıklamaları, yani Allah’ın kendisine tanıdığı yetki ve görevin ötesinde ilâhî güçler taşımadığını, gaybı da bilmediğini-kendilerini olduğundan daha kudretli göstermeye çalışan sahte önderlerin aksine hiçbir komplekse kapılmadan tam bir dürüstlük ve içtenlikle insanlara bildirmesi, onun nübüvvetinin en belirgin delillerinden biridir. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri). Not: Bu ayette henüz yeraltı katmanlarının keşfedilmediği bir dönemde, yani 1400 sene önce arzın bu karanlık katmanlarına işaret edilmiştir. (الله اعلم) Ama rakamsal bir sayı verilmemiş. و{في ظلمات الأرض} صفة لــ{حبّة}، أي ولا حبّة من بذور النبت مظروفة في طبقات الأرض إلى أبعد عمق يمكن (التحرير والتنوير)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Gaybın anahtarları (bilgisi) yalnızca O nun yanında olup, ancak ve ancak bilinmeyenleri (gaybı) bilen O dur. Karada ve denizde olanları da o bilir. Ağacından düşen her bir yaprağı da, yeryüzünün karanlıklarındaki en küçük taneyi de yine O bilir. Yaş ve kuru her şey açık bir kitapta yazılmıştır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Görünmezlerin anahtarları Onun yanındadır. Görünmezi bilen yalnız Odur. Karada, deniz de ne varsa O bilir. Onun bilgisi olmadan düşen bir tek yaprak yoktur. Yerin karanlıkları içinde tek bir tane, yaş, kuru hiçbir nesne yoktur ki Kütük’te apaçık yazılı bulunmasın.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Gayıp hâzineleri [⁶] O/nun yanındadır. Onları O/ndan başka bilen yoktur. O, karada, denizde, ne varsa hepsini bilir. Ağaçtan tek bir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yer altındaki karanlıklarda bir tane, yaş, kuru hiçbir şey yoktur ki hepsi apaçık Kitapta [⁷] bulunmasın.
[6] Dua ederek sizden kurtulurdum.[7] Levh-i Mahfuz'da veya İlm-i Bari'de demektir. Yahut mâna böyledir: Yerin karanlıklarında hiçbir tane, bir kuru, bir yaş yoktur ki onu bilmesin, hepsi de apaçık Kitapta bulunmasın.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Algılanamayanın [ğayb] anahtarı O’nun katındadır. Onları O’ndan başkası bilmez. O, karada ve denizde olan her şeyi bilir. Bir yaprak düşmemiş olsun ki onu bilmesin. Ne yerin karanlıkları içinde bir tane ne bir kuru ne de bir yaş yoktur ki apaçık bir Kitap’ta²⁰ olmasın.
20 Burada kastedilen Kitap, Allah’ın ilmidir. Bir diğer tabirle “Levh-i Mahfûz”dur.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Gaybın anahtarları O'nun katındadır, O'ndan başka hiç kimse onları bilmez. Karada ve denizde olanların tümünü o bilir. O, bilmeksizin bir yaprak dahi düşmez. Yerin karanlıklarında hiçbir tane, hiç bir yaş ve hiç bir kuru yoktur ki apaçık bir kitapta bulunmasın.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yaratılmışların algı ve idrâk sınırlarının ötesinde bir âlem olan gayb’ın anahtarları O’nun elindedir; O’ndan başka hiç kimse gaybı bilemez. O, karada ve denizde ne varsa hepsini bilmektedir. O’nun bilgisi dışında, ne dalından bir yaprak düşer, ne de toprağın derinliklerine bir tohum; evet, canlı-cansız, yaş, kuru hiçbir şey yoktur ki, varlık kanunlarının yazılı bulunduğu apaçık bir Kitapta kaydedilmiş olmasın.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Gayb’ın anahtarları O’nun katındadır. Onları O’ndan başkası bilmez. Deniz ve Kara’daki şeyleri de bilir. Hiçbir yaprak düşmüyor ki onu bilmesin. Yer’in karanlıklarındaki bir tohum, yaş ve kuru her şey, açıkça bir kitapta yazılıdır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Gizler âleminin bütün şifreleri ondadır ve bu şifreleri sadece Allah bilir. Karalar ve denizler âlemindekileri de bilir. Onun bilgisi olmadan bir yaprak bile kımıldamaz. Toprağın derinliklerindeki bir tohumdan tutun da ıslak kuru ne varsa hepsinin şifresi doğanın açık kitabındadır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnsanların bilemeyeceği gaybi bilgilerin anahtarları Allah’ın elindedir. Onları Allah’tan başka kimse bilemez. O karada, denizde ne varsa bilir. O’nun ilmi dışında bir yaprak dahi düşmez. O yerin karanlıkları içindeki tek bir taneyi bilir. Yaş kuru ne varsa hepsi, Rabbinin katındaki apaçık bir kitaptadır. Yaratılan her şey; yaratılış yasasıyla Rabbinin yönetimindedir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
[Gayb]ın (bilinemeyen şeylerin) anahtarları, yalnızca O’nun yanındadır; onları O’ndan başkası bilemez. Karada ve denizde ne varsa hepsini bilir; O’nun bilgisi dışında bir yaprak bile düşmez. Yerin karanlıkları içindeki tek bir tane, yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır. [*]
Bu ayet Bakara 2:33 ve Neml 27:65. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Buradaki amaç zerreden kürreye her ne varsa, her şeyin Yüce Allah’ın bilgisinde olduğunu, hiçbir şeyin O’nun bilgisinin dışında kalmayacağını, her şeyin O’nun yasalarında ve bilgi sisteminde olduğunu bildirmektir. Benzer mesajlar: Ra‘d 13:8-10; Lokmân 31:16; Mücâdele 58:7; Mülk 67:13-14.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ğaybın anahtarları¹ Onun katındadır ve onu ancak O (Allah) bilir. O karada ve denizde ne varsa hepsini bildiği gibi, yere düşen her yaprağı ve toprağın karanlıklarındaki her bir taneyi dahi kesinlikle bilir. Yaş ve kuru² ne varsa, hepsi mutlaka o apaçık kitap³ (olan levh-i mahfuzda) yazılıdır.
1 Mefteh: “Mim”in fethiyle ism-i mekân, açılacak yer demektir. “Mim”in kesriyle de “miftâh” ism-i alet olup anahtar demektir. Yani daha açılmamış, vücuda gelmemiş, bizim ilmimizin ulaşmadığı o kadar ğayb hazineleri vardır ki bütün bunların kapıları veya anahtarları ancak Allah’ın nezdindedir. Onları ondan başka kimse bilmez. O bütün bu ğayb’ları bildiği gibi hazırdaki bütün mevcudâtı da bütün teferruatına varıncaya kadar bilir. Meselâ karada ve denizde ne varsa hepsini bildiği gibi bir ağaçtan düşen yaprağı bile bilir. Arzda yaş ve kuru hiç bir şey yoktur ki Allah’ın indinde bir kitâb-ı mübîn’de (levh-i mahfuz’da) yazılı olmasın. Ğaib ve şahid, büyük ve küçük her şey bütün tafsilatı ile gayet açık ve beliğ bir kitaptadır. Yani ilm-i ilâhîde veya “Levh-i mahfuz”dadır. 2 Yani mecâzen, “her şey” demektir.3 Bu kitap, levh-i mahfuz veya Allah’ın ezelî ve ebedî ilmi demektir. Bazıları bu kitabın, Kur’an-ı Kerim olduğunu zannetmişlerse de bu doğru değildir. Zîrâ Kur’an’da yaş ve kuru her şey yoktur. Zâten Kur’an’ın kendisi de Allah’ın takdir buyurduğu kadarıyla levh-i mahfuz’dan indirilmiştir. Konuyla ilgili olarak Bk. (Yûnus: 61, Hûd: 6, Neml: 75, Sebe’: 3)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Çünkü, yaratılmış varlıkların idrakini aşan şeylerin anahtarları O’nun katındadır: onları Allah’tan başka kimse bilemez. O, karada ve denizde olan her şeyi bilir; bir yaprak düşmez ki O bundan haberdar olmasın; ve ne yeryüzünün derin karanlığında bir habbe, ne de canlı veya ölü ⁴⁹ hiçbir şey yoktur ki [O’nun] apaçık fermanında kaydedilmiş olmasın.
49 Lafzen, “taze veya kurutulmuş”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Çünkü gaybın/bilinmezlerin anahtarları yalnızca O’nun katındadır. Onları, kendisinden başka kimse bilemez. O, karada ve denizde olup biten her şeyi bilir. Düşen bir yaprak bile onun bilgisi dâhilindedir, yerin derinliklerinde kalmış bir tohum yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitapta/yasada mevcuttur. 6/50, 7/188, 10/61, 31/16, 34/3, 27/65
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Zira gaybın anahtarları[¹⁰⁵⁹] yalnızca O’nun katındadır; onu başkası değil, yalnızca O bilir. O, karada ve denizde olan-biten her şeyi bilir; hiç bir yaprak düşmez ki O bunu bilmesin; yerin derinliklerinde bir tek tohum, yaş-kuru[¹⁰⁶⁰] hiçbir şey yoktur ki O’nun apaçık yasasına dahil olmasın.[¹⁰⁶¹]
[1059] Mefâtîh ile ilgili bkz: 28:76, not 87. [1060] “Net-brüt” diye de anlaşılabilir. Zımnen: Her şey O’nun yasasına dahildir. [1061] Lafzen: “kitapta”. Buradaki kitâb ile, Allah’ın ilmi ya da Korunmuş Levha’nın (Levh-i Mahfuz) kastedildiği söylenmiştir (Taberî). Fakat “apaçık” vasfını taşıdığı göz önüne alınırsa, bu yorumların isabetli olmadığı sonucuna varılır (38. âyetin notuna bkz).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Gaybın anahtarları Allah’ın katındadır, onları ise O'ndan başkası bilmez. Karada ve denizde ne varsa hepsini O, bilir. O'nun ilmi dışında bir yaprak bile (dalından) düşmez, yerin karanlıkları içindeki bir zerre; yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz da) yazılıdır!
Osman Fırat
swap_vert close
Gaybın anahtarları yalnızca O’nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah’ın bilgisi dâhilinde) olmasın.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve gaybın anahtarları O'nun (Cenâbı Hakk'ın) yanındadır. Onları O'ndan başkası bilemez. Ve karada ve denizde ne varsa bilir. Bir yaprak düşmez, ve yerin zulmetleri içinde bir habbe de bulunmaz ki, illâ O'na bilir. Ve bir yaş ve bir kuru da yoktur ki, illâ apaçık bir kitaptadır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bilinmeyen nice hazineler ve görünmeyen gayb aleminin anahtarları O'nun yanındadır. Onları Kendisinden başkası bilemez. Karada ve denizde ne varsa hepsini O bilir. O'nun haberi olmadan bir tek yaprak bile düşmez. Yer altı tabakalarının karanlıkları içindeki tek bir tane, hasılı yaş ve kuru hiç bir şey yoktur ki açık, net bir kitapta bulunmasın. [6, 38; 16, 89; 39, 63; 42, 12; 10, 61; 11, 6] {KM, Mezmurlar 139, 16; Vahiy 5, 1}
Âyetteki mefatih, miftah’ın çoğulu olarak anahtar, meftah’ın çoğulu olarak hazine mânasına gelir. Burada geçen gayb hazineleri veya anahtarlarını Hz. Peygamber, 31,34 âyeti ile şöyle açıklamıştır: “Gayb hazineleri beştir: Kıyamet hakkındaki bilgi, Allah’ın nezdindedir. Yağmuru dilediği yere dilediği mikdar indiren O’dur. Rahimlerin ihtiva ettiği çocukların istikballerini bilen O’dur. Hiç kimse yarın yapacağı şeyleri bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini bilemez. Her şeyi hakkıyla bilen, her şeyden haberdar olan Allah’tır.” Âyetin sonunda geçen kitab: Levh-i Mahfuz veya ilm-i ilahîdir. Kur’ân’ın üslubu, ilahî hakikatleri ekseriya müşahhas üslupla anlatır. Bu âyetin ilm-i ilahîyi anlatımı buna dair misaller ihtiva eder. Mücerret üslupla “Allah’ın ezelî ilminin dışında hiçbir şey olmaz.” gibi bir ifade yerine burada buyurulduğu gibi çok canlı, uçsuz bucaksız bir manzara içine giriyoruz. Mesela “O’nun haberi olmadan bir tek yaprak bile düşmez.” cümlesi, muhatabı dünya genişliğinde bir ormana yerleştiriyor. Her taraf yemyeşil. Sayılara sığmayacak kadar yaprak, yaprak, yaprak... Bunlardan birinin sessizce düşmesi bile O’nun izni dışında olmaz” anlatımıyla varlıkta olan biten herşeyin Allah’ın izni ile olduğu pek etkili tarzda anlatılmaktadır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Gayb'ın (görünmez bilginin) anahtarları, O'nun yanındadır, onları O'ndan başkası bilmez. (O) karada ve denizde olan herşeyi bilir. Düşen bir yaprak, ki mutlaka onu bilir, yerin karanlıkları içinde gömülen dane, yaş ve kuru hiçbir şey yoktur ki, apaçık bir Kitapta olmasın.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Gayb haberlerinin anahtarları onun 'indindedir. Mugayyibâtı O'ndan başkası bilmez. Karada ve denizde olanı bilir. Yere bir yaprak düşmez ki onı bilmesün. Arzın zulümâtında bir habbe, yaş ve kurı bir şey yokdur illâ o kitâb-ı mübîn'de (Levh-i Mahfûz'da) yazılıdır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Gizli bilgilerin (gaybın)[*] anahtarları, Allah’ın yanındadır. Onları, O'ndan başkası bilmez. Karada ve denizde olan her şeyi, O bilir. O'nun bilgisi olmadan düşen bir tek yaprak yoktur. Yerin karanlıkları içindeki tek bir tane, yaş veya kuru ne varsa mutlaka apaçık bir kitapta (defterde) yer alır.
[*] Gayb kelimesinin açıklaması için Bkz:Al-i İmran 3/44 ve dipnotu  
Şaban Piriş
swap_vert close
Gaybın anahtarları O'nun yanındadır. Onları, kendisinden başkası bilmez. Karada ve denizde olan her şeyi bilir. Onun bilgisi olmadan hiç bir yaprak düşmez ve yerin karanlıklarında hiçbir tane, hiç bir yaş ve hiç bir kuru yoktur ki apaçık bir kitapta bulunmasın.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Gaybın anahtarları Onun katındadır; başkası onu bilemez. Karada ve denizde olanı da O bilir. Onun bilgisi olmadan ne bir yaprak düşer, ne de yerin karanlıklarında bir tane saklı kalır. Yaş ve kuru ne varsa, hepsi apaçık bir kitaptadır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Gaybın anahtarları O'nun yanındadır; onları O'ndan başkası bilmez. O, karada ve denizde olanı da bilir. O'nun bilgisi dışında bir yaprak bile düşmez. Toprağın karanlıklarındaki bir dâne, yaş ve kuru her şey apaçık bir Kitap'ın içindedir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anuñ ķatındadur ġayb kilidi dilleri bilmez anı illā ol daħı bilür anı kim yirdedür daħı deñizdedür. daħı düşmez hįç yapraķ illā kim. bilür anı. daħı degül hįç dene ķarañlıķlarında [67a] yirüñ daħı degül hįç yaş daħı degül hįç ķuru illā kim kitābdadur ya'nį ḥavlı eşkere eyleyici.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı Tañrı ḳatındadur ġayb kilitleri, bilmez anı illā ol Tañrı ki birdür, daḫıbilür yir yüzinde olġanı, deñizler dibinde olġanı daḫı. Daḫı bir yapraḳ düşmezaġaçlardan illā Tañrı Ta‘ālā anı bilür. Daḫı bir ḥabbe yoḳdur, yirḳarañuluḳlarında, daḫı bir yaş yoḳdur, bir ḳuru daḫı yoḳdur, illā Tañrı Ta‘ālāḳatında yazılmışdur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Qeybin açarları (Allahın) yanındadır. Onları ancaq O (Allah) bilir. (Allah) suda və quruda nə varsa bilir. Yerə düşən elə bir yarpaq yoxdur ki, (Allah) onu bilməsin. Yerin zülmətləri içində elə bir toxum, (kainatda) yaş-quru elə bir şey yoxdur ki, açıq-aydın kitabda (lövhi-məhfuzda) olmasın!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And with Him are the keys of the invisible. None but He knoweth them. And He knoweth what is in the land and the sea. Not a leaf falleth but He knoweth it, not a grain amid the darkness of the earth, naught of wet or dry but (it is noted) in a clear record.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
With Him are the keys(879) of the unseen, the treasures that none knoweth but He. He knoweth whatever there is on the earth and in the sea. Not a leaf doth fall but with His knowledge: there is not a grain in the darkness (or depths) of the earth, nor anything fresh or dry (green or withered), but is (inscribed) in a record(880) clear (to those who can read).
879 Mafatih: Plural of either miftah - a key, or miftah = a treasure. Both meanings are implied, and I have accordingly put them both in my translation. 880 This is the mystic Record, the archetypal Plan, the Eternal Law, according to which everything seen and unseen is ordered and regulated. The simplest things in Nature are subject to His Law. The fresh and the withered, the living and the lifeless-nothing is outside the Plan of His Creation (Cf. 11:6 and 57:4). (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَعِنْدَهُ
ve O'nun yanındadır
مَفَاتِـحُ
anahtarları
الْغَيْبِ
gaybın
لَا يَعْلَمُهَٓا
onlar bilmez
اِلَّا
an- cak
هُوَۜ
O
وَيَعْلَمُ
ve bilir
مَا
o şey- leri ki
فِي الْبَرِّ
karadadır
وَالْبَحْرِۜ
ve denizde
وَمَا تَسْقُطُ
ve düşmez
مِنْ وَرَقَةٍ
hiçbir yaprak
اِلَّا
an- cak
يَعْلَمُهَا
onu bilir
وَلَا حَبَّةٍ
ve bir dane yoktur
ف۪ي ظُلُمَاتِ
karanlıklarında
الْاَرْضِ
yerin
وَلَا رَطْبٍ
ve ne bir yaş
وَلَا يَابِسٍ
ve ne bir kuru
اِلَّا
an- cak
ف۪ي كِتَابٍ
bir kitapta vardır
مُب۪ينٍ
apaçık
Gaybın anahtarları Allah'ın yanındadır, onları O'ndan başkası bilmez. O, karada ve denizde ne varsa bilir, O'nun ilmi dışında bir yaprak bile (yere) düşmez. Yerin karanlıkları içinde de ne bir dane ve ne yaş ne de kuru (hiçbir şey) yoktur ki apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) bulunmasın!
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
مَفَاتِح
İsim
ف ت ح
Anahtarlar
غَيْب
İsim
غ ي ب
Gayb, gizli, görünmeyen
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
بَرٌّ
İsim
ب ر ر
Berr (Allah'ın esması, ismidir. Mutlak iyi olan, kullarını iyiliğe davet eden demektir), iyilik eden
بَحْر
İsim
ب ح ر
Deniz
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
سَقَطَ
Fiil-I
س ق ط
Düştü
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
وَرَقَة
İsim
و ر ق
Yaprak
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
حَبَّة
İsim
ح ب ب
Tane, dane
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
ظُلُمَات
İsim
ظ ل م
Karanlıklar
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
رَطْب
İsim
ر ط ب
Yaş (ne yaş ne kuru….gibi)
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
يَابِس
Etken fiil
ي ب س
Kuru
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
مُبِين
Etken fiil-IV
ب ي ن
Mubîn (Allah'ın esması, ismidir. Apaçık hakk olan demektir), apaçık, Mübin, açıklayıcı, açıklayan