close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 57. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul innî ‘alâ beyyinetin min rabbî ve keżżebtum bih(i)(c) mâ ‘indî mâ testa’cilûne bih(i)(c) ini-lhukmu illâ li(A)llâh(i)(s) yekussu-lhakk(a)(s) ve huve ḣayru-lfâsilîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Ben, sizin yalan saydığınız apaçık, bellibeyan deliline uydum Rabbimin. Çabucak gelmesini istediğiniz azap da benim elimde değil. Hüküm, ancak Allah'ın, doğruyu haber veren odur ve odur ayırt edenlerin en hayırlısı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
De ki: "Ben, gerçekten Rabbimden kesin bir belge (Kur’an-ı Kerim) üzerindeyim, siz ise onu yalanladınız. Sizin kendisine acele ettiğiniz (azap) yanımda (ve Benim kararımda) değildir. Hüküm yalnızca Allah’ındır. O, sadece Hakk olanı anlatır ve O, (yararlıyı ve zararlıyı) ayırt edenlerin en hayırlısıdır."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki: “Bakın, ben Rabbimden gelen gerçekleri ortaya koyan, açık bir belge üzereyim ve siz O'nu yalan saydınız. Çabucak gelmesini istediğiniz azap, benim yanımda değildir. Bütünüyle idare ve hakimiyet, ancak Allah'a mahsustur. O size tüm gerçekleri açıklıyor. Çünkü hak ile batıl arasında, en iyi hüküm veren O'dur.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Ben Rabbimden gelen apaçık hak bir delile, şeriata dayanıyorum. Siz ise onu yalanladınız. Küstahça çabucak gelmesini istediğiniz azap, benim elimde değil. Hükümranlık, yargı ve icra yalnızca Allah'a aittir. O hakkı, doğruları, sorumluluk konularını anlatır, gerekçeli, hikmete dayalı, âdil icraat yapar. O, hakkı bâtıldan ayırt edenlerin, doğru hüküm verenlerin, isabetli icraat yapanların en hayırlısıdır." de.
İmam Âsım, İbn Kesir, Ebu Cafer, Nâfî dışındaki imamların kıraatine göre “gerekçeli hikmete dayalı, âdil icraat yapan” manası ilâve edilmiştir.  
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "Ben Rabbimden gelen açık bir belgeye dayanmaktayım. Sizse onu yalanladınız. Sizin çabucak gelmesini istediğiniz şey, benim yanımda değildir. Hüküm ancak Allah'a aittir. O, doğru haberi bildirir ve (doğruyu yanlıştan) ayıranların en hayırlısıdır."
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'Ben, gerçekten Rabbimden kesin bir belge üzerindeyim, siz ise onu yalanladınız. Kendisine acele ettiğiniz (azab) yanımda değildir. Hüküm yalnızca Allah'ındır. O, doğru haberi verir ve O, ayırd edenlerin en hayırlısıdır.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
De ki: “- Ben, Rabbimden açık bir hüccet (Kur'ân) üzereyim. Siz ise, onu yalanladınız. Acele istediğiniz azab benim elimde değil. Azabı çabuklaştırmak veya geciktirme hususunda hüküm ancak Allah'ındır. O, hakkı anlatır ve O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: “Ben Rabbim’den gelen apaçık bir delil üzereyim. Ve siz onu yalanladınız. Acele gelmesini istediğiniz şey (azap,) benim elimde değildir. Bütün idare ve hüküm ancak Allah’ındır. O, size hakkı (hakikati) açıklıyor. O, her şeyi en iyi şekilde ayırt edendir.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Şüphesiz ben Rabbimden gelen apaçık bir kanıta dayanmaktayım ve siz onu yalanlamış oluyorsunuz. Çabucak gelmesini istediğiniz azap, benim yanımda değildir. Hüküm ancak Allah'ındır. O, hakkı anlatır ve en iyi hüküm veren O'dur.
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki: «Ben, bana Tanrım katından gelen hüccet üzreyim, onu yalanladınız, ivdiğiniz nesne, elinde değil, hüküm ancak Allahın, hak olanı hükmeder, hayırlısı odur hükmedenlerin»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Yine) de ki: “Ben Rabbimden gelen kesin bir delile dayanıyorum, siz ise onu yalanladınız. Bir an önce gerçekleşmesini istediğiniz azap da benim yetkimde değildir. Hüküm, yalnız ve yalnız Allah'a aittir. O hakikati haber verecektir. Zira O. (Hak ile batıl arasında) en iyi hükmü verendir.”
Bu ayet, Enfal suresi 8/32. ayetinde zikredilmiş olan, “gökyüzünden üstümüze taş yağdır veya acıklı bir azap getir” gibi inkârcıların, Hz. Peygamber’in Allah’ın elçisi olduğunu ispat etmek için kendilerinin Allah tarafından derhal cezalandırılmaları gerektiği şeklindeki alaycı taleplerine bir işarettir.  
Cemil Said
swap_vert close
56, 57, 58. Ânlara di ki: "Allâh’dan gayri sizin tapdıklarınıza tapmak bana memnû’dur. Eğer sizin hevânıza ittibâ’ idder isem dalâlete sapar, hidâyetden mahrûm olurum. Rabbimin âyât-ı mübeyyinesini işhâd itdiğim vakit tekzîb idiyorsınız. Âzâbın ta’cîli benim iktidârım dâhilinde değildir. Hüküm Allâh’ındır, hükmü hakdır, en hayırlı hâkim odur. Eğer sizin vukû’ını isti’câl itdiğiniz ’azâb benim yed-i kudretimde olsa idi sizin ile benim beynimizdeki da’vâ hitâm bulurdı. Allâh zâlimleri bilür."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki: "Ben Rabbim'den bir belgeye dayanmaktayım, halbuki siz onu yalanladınız; acele istediğiniz de elimde değildir. Hüküm ancak Allah'ındır. O, hükmedenlerin en iyisi olarak gerçeği anlatır."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
De ki: “Şüphesiz ben, Rabbimden (gelen) kesin bir belge üzereyim. Siz ise onu yalanladınız. Sizin acele istediğiniz azap benim elimde değil. Hüküm yalnızca Allah’a aittir. O, hakkı anlatır. O, hakkı batıldan ayırt edenlerin en hayırlısıdır.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: “Şüphesiz ben, rabbimden gelen apaçık bir delile dayanıyorum. Siz ise onu yalanladınız. Çabucak gelmesini istediğiniz (azap) benim yanımda değildir. Hüküm ancak Allah’ındır ve Allah hakkı anlatır; O, doğru hüküm verenlerin en hayırlısıdır.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
De ki: Şüphesiz ben Rabbimden gelen apaçık bir delile dayanıyorum. Siz ise onu yalanladınız. Çabucak gelmesini istediğiniz (azap) benim yanımda değildir. Hüküm ancak Allah'ındır. O hakkı anlatır ve O, doğru hüküm verenlerin en hayırlısıdır.  
 Kâfirler, inanmadıkları için üzerlerine gökten taş yağdırılması yahut acıklı bir azaba uğratılmaları gibi bir mucize istiyorlardı. Halbuki İslâm davası daha yeni başlamıştı. O yoluna devam edecek, aklî ve ilmî delillerle her tarafa yayılacaktı. Dolayısıyla onların istediği şekilde bir azabı Peygamber istemediği gibi Allah da göndermedi.  
Edip Yüksel
swap_vert close
De: "Ben Rabbimden bir delile dayanmaktayım. Siz ise onu yalanladınız. Ona meydan okuyarak istediğiniz şeyi getirmek benim elimde değil. Hüküm, ancak ve ancak ALLAH'ın. Gerçeği anlatıyor. O, en iyi ayırandır.
Çevre, gelenek, çıkar ve duyguların tutsağı olan fanatik inkarcılar Tanrısal delilleri göremezler ve görmek istemezler.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
De ki: "Ben Rabbimden apaçık bir delile dayanmaktayım, siz ise onu yalanladınız. O çabuk gelmesini istediğiniz azab benim elimde değildir, hüküm ancak Allah'a aittir, gerçeği O anlatır ve O, hakkı bâtıldan ayırdedenlerin en hayırlısıdır".
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
De ki ben rabbımdan bir beyyine üzerindeyim, siz ise onu tekzib ettiniz, acele istediğiniz azâb benim elimde değil, huküm ancak Allahındır, o hakkı anlatır, hem o da'va fasledenlerin en hayırlısıdır
Emrah Demiryent
swap_vert close
De ki: “Ben Rabbimden gelen kesin bir delile (hakkı bâtıldan ayıran Kur’ân’a/vahye) dayanıyorum, siz ise onu yalanladınız. Bir an önce gerçekleşmesini istediğiniz şey (azap) benim yetkimde değildir. Hüküm vermek yalnızca Allah’a aittir. O hakkı buyurur. O, hakkı bâtıldan ayırt edenlerin en hayırlısıdır.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Ben, Rabb'imden açık bir kanıt üzerindeyim. Siz onu yalanladınız. Acelece istediğiniz şey benim yanımda değil. Hüküm ancak Allah'a aittir. Zira O, hakkı anlatır. Ve O, ayırt edenlerin en hayırlısıdır.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
De ki: «Şübhesiz ben Rabbimden apaçık bir hüccetin (tam) üstündeyim. Siz ise onu yalan saydınız. Sizin çarçabık (gelmesini) istemekde olduğunuz (azâb) benim yanımda değildir. Hüküm de Allahdan başkasının değildir ki doğruyu O haber verir ve O, ayırd edenlerin en hayırlısıdır».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
De ki: “Şübhesiz ben, Rabbimden (gelen) apaçık bir delil üzereyim; hâlbuki (siz)onu yalanladınız. Kendisini acele istemekte olduğunuz şey (o azab) yanımda değildir.Hüküm ancak Allah'ındır. (O,) hakkı anlatır ve O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Şüphesiz, ben Rabbimden gelen açık bir belge üzereyim (Rabbimden gelen bir kanıta dayanmaktayım); Siz ise onu yalanladınız! (Bilgisizliğiniz yüzünden) bu kadar şiddetle arzuladığınız şey benim elimde değil. Bütünüyle idare ve hakimiyet, ancak Allah’a aittir. O (size) tüm gerçekleri açıklıyor. Ve o (hakkı bâtıldan, iyiyi kötüden, doğruyu eğri ve yanlıştan) ayırt edenlerin (her konuda doğru hüküm verenlerin) en hayırlısıdır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki “Ben, Rabbim den gelen kesin doğru delillerle hareket ettiğim halde, siz bu açık delilleri yalanlıyorsunuz. Sizin benden acil olarak istediğiniz (mucizeler veya azap) benim elimde değil. Bu konuda kesin hükmü veren Allah’dır. Doğru olanı anlatan O dur. Çünkü O, doğru ile yanlışı ayıranların en hayırlısıdır.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: "Gerçekten ben de çalabımın bildirdiği apaçık bir belge var Siz ise bu belgeyi yalan sayıyorsunuz. Çarçabuk olmasını istediğinizi yapmak benim elimde değil. Ne de olsa yarlıgayacak olan yalnız Allah’tır. Doğruyu bildiren de Odur. Ayırt edicilerin yey olanı da Odur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara de ki «bende Rabbim tarafından bildirilmiş apaçık bir hüccet vardır [⁴]. Siz ise onu yalan saydınız. Sizin çabucak istediğiniz azap elimde değildir. Hüküm ancak Allah/ındır, O, doğruyu haber verir, O, doğruyu eğriden ayıranların en iyisidir».
[4] Artık beni kandıramazsınız.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) De ki: “Muhakkak ki Ben Rabbimden gelen açık bir delil üzerindeyim. Siz de onu yalanladınız. Sizin acele isteyip durduğunuz (azap) benim katımda/ yanımda değildir.¹⁹ Hüküm ancak Allah’ındır. Gerçeği O anlatır. O, hükmüyle haklı haksızı ayıranların [fâsılîn] en hayırlısıdır.”
19 Müşrikler, Hz. Peygamber’e gelerek, sürekli “Allah haydi bizi hemen cezalandırsın da görelim” diye alay eder dururlardı. Krş. Enfâl, 8/32  
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “Ben Rabbimden apaçık bir delile dayanmaktayım. Hâlbuki siz onu yalanladınız. Çabucak gelmesini istediğiniz (azap ise) benim yanımda değildir. Hüküm ancak Allah'ındır. O gerçeği anlatır ve O (hakkı batıldan) ayırt edenlerin en hayırlısıdır.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Sözlerine devamla de ki: “Bakın, ey kâfirler! Ben, Rabb’im tarafındangönderilen apaçık bir delile, Kur’an’a dayanmışım. Fakat siz onubile bile inkâr ettiniz. Sizin alay ederek bir an önce gelmesini istediğiniz o ilâhî azâbı getirmek benim elimde değildir. Zira her konuda olduğu gibi, bunda da karar verme ve hükmetme yetkisi, yalnızca Allah’a aittir. Allah ise, en doğru, en âdilâne hükmü verir ve ancak hakîkati dile getirir. Çünkü O, hak ile bâtıl arasında hüküm verenlerin en hayırlısıdır.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: -“Ben, rabbimden gelen bir beyyine (açık belge) üzerindeyim. Onu da yalanladınız. Acele istediğiniz şey benim elimde değildir. O Ayıranlar’ın en hayırlısı iken, Hüküm ancak Hakk’ı (Gerçeği) kıssa olarak anlatan Allah’ındır”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
De ki: “Ben, Rabb’imin size göre yalan, bana göre gayet açık ifadelerine dayanıyorum. Sizin ivedilikle istediğiniz şeyler benim elimde değil. Nihaî kararı sadece Allah verir. O şimdi, baş savcı olarak gerçekleri sadece öykünüyor. “
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Şüphesiz ben Rabbimden gelen apaçık bir delile dayanıyorum. Siz ise onu yalanladınız. Çabucak gelmesini istediğiniz azap benim yanımda değildir. Hüküm ancak Allah’ındır. O hakkı anlatır. O doğru hüküm verenlerin en hayırlısıdır.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “Şüphesiz ki ben Rabbimden gelen apaçık bir delile dayanmaktayım; siz ise onu yalanladınız. Acele gelmesini istediğiniz (gün) benim yanımda değildir. Hüküm yalnızca Allah’a aittir. O gerçeği anlatır [*] ve O doğru hüküm verenlerin en hayırlısıdır.”
Buradaki [yekussu’l-hakka] ifadesi “hükmü O verir” anlamını da içermektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ve devamla): “Ben Rabbimden (gelen) apaçık bir delile dayanıyorum ama siz, onu yalanlıyorsunuz. Sizin acele gelmesini istediğiniz (azabı) getirmek benim elimde değil. Hüküm vermek sadece Allah’a aittir. Ayırt edici hükmü verenlerin en hayırlısı olarak, hakkın takipçisi sadece O (Allah)’tır.” de.
Muhammed Esed
swap_vert close
De ki: “Bakın, ben Rabbimden gelen açık bir kanıta dayanmaktayım; ve [bu şekilde] siz O’nu yalanlamış oluyorsunuz! [Bilgisizliğiniz yüzünden] bu kadar şiddetle arzuladığınız şey benim elimde değil: ⁴⁷ Hüküm ancak Allah’a aittir. O hakikati ilan edecektir, çünkü [hak ile bâtıl arasında] en iyi hüküm veren O’dur”.
47 Lafzen, “o çok acele ettiğiniz benim elimde değildir”: 8:32’de zikredilmiş olan, münkirlerin, Hz. Peygamber’in Allah’ın elçisi olduğu iddiasının isbatı için kendilerinin Allah tarafından derhal cezalandırılmaları gerektiği şeklindeki alaycı taleplerine bir işaret.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve yine de ki: “Ben, Rabbimden gelen apaçık belgeye Kuran’a dayanmaktayım. Ve siz de bunu yalanlamış durumdasınız. Sizin acele gelmesini istediğiniz azap benim elimde değil, hüküm yalnızca Allah’a aittir. Gerçek hükmü O verir, zira O hak ile batılın arasını ayıranların en iyisidir.” 11/17-63, 47/14, 21/24, 18/26, 22/56
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
De ki: “Çünkü ben Rabbimden gelen açık bir delile dayanmaktayım; ve siz bu tavrınızla onu da yalanlamış bulunuyorsunuz; sizin acele gerçekleşmesini istediğiniz şey (de) benim elimde değil. Hüküm yalnızca Allah’a aittir. O, hakikati haber verecektir; zira (hak ile bâtıl arasında) en iyi hükmü O verir.”
Orhan Kuntman
swap_vert close
De ki: Şüphe yok ki ben, Rabbimden gelen (Allah'ın birliğini ilan eden, hak ile batılı ayırd eden) apaçık bir delilin (Kıır'an hükümlerinin) üzerindeyim, siz ise onu yalan saydınız! (Rabbinize ortak koşmakta devam ettiniz ve sizi azapla uyardığım zaman da "Sen peygambersen gökten başımıza taş yağdır, bize o azabı getir" -Enfal/32- diye alay da ettiniz oysa) Sizin acele gelmesini istediğiniz azap benim elimde değildir, hüküm ancak Allah’ındır. Kuşkusuz O, hakkı (gerçeği, şirk ve küfürde direndiğiniz takdirde azaba uğrayacağınızı) haber verir, (bu haberi ise elbet gerçekleşecektir, fakat onu dilediği zaman indirecektir) O, hakkı batıldan ayıranların (hüküm verenlerin) en hayırlısıdır! (Azabı, hak edenin başına tam zamanında indirir)
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: "Ben, Rabbimden (gelen) açık bir delil üzerindeyim. Siz ise onu yalanladınız. Acele istediğiniz (azâb) da benim yanımda değildir. Hüküm vermek, yalnız Allah’a âittir. (O) gerçeği anlatır ve O, ayırdedenlerin en hayırlısıdır. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «Ben şüphesiz Rabbimden bir beyyine üzerindeyim. Siz ise O'nu tekzîp ettiniz. Sizin alelacele istediğiniz şey benim yanımda değil, hüküm ise ancak Allah'ındır. Hakkı o beyan eder ve o ayırdedenlerin en hayırlısıdır.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: “Ben Rabbimden gelen apaçık bir delile dayanmaktayım. Siz ise, onu yalan saydınız. Gelmesi için acele ettiğiniz azap da benim elimde değildir. Azabı çabuklaştırmak veya ertelemek hakkındaki hüküm, ancak Allah'ındır. O doğru haber verir. O doğruyu eğriden ayırt edenlerin, hükmedenlerin en hayırlısıdır. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "Ben, Rabbimden (gelen) açık bir delil üzerindeyim. Siz ise onu yalanladınız. Acele istediğiniz (azab) da benim yanımda değildir. Hüküm vermek, yalnız Allah'a aittir. (O) gerçeği anlatır ve O, (davayı çözüp) ayırdedenlerin en iyisidir."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Di ki "Rabbimden âşikâr delîl ve hüccet olan Kur'ân ve vahiy ile rasûlüm. Siz onı (benim risâletimi) tekzîb idersiniz. (Bu hâlinizle 'azâbı isti'câl itmiş olursunuz). İsti'câl iylediğiniz 'azâb benim elimde değildir. Onun 'acele ile vukû'ı ve yâhud geç kalması Allâh'ın hükmüyledir. Hak olarak O hükmeder ve hüküm idenlerin hayırlısı O'dur."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki “Ben Rabbimden gelen apaçık bir delile dayanıyorum ama siz yalan yanlış şeylere sarılıyorsunuz. Sizin hemen istediğiniz şeyi yapmak benim elimde değildir. Kararı verecek olan sadece Allah'tır. Doğruyu O anlatır, en iyi ayıklamayı da O yapar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ve yine de ki:-Ben, Rabbimden gelen apaçık bir belge üzerindeyim. Ama siz onu yalanladınız. Sizin çabucak gelmesini istediğiniz şey benim yanımda değildir. Hüküm yalnız Allah'a aittir. O ayıranların en hayırlısı olarak gerçeği anlatır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Ben Rabbimden açık bir delil üzereyim; oysa siz onu yalanladınız. Sizin çabuklaştırılmasını istediğiniz şey benim elimde değildir; hükmü ancak Allah verir. O doğruyu bildirir. Doğru ile eğriyi ayırt edenlerin en hayırlısı da Odur.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
De ki: "Ben Rabbimden gelen bir beyyine üzerindeyim. Ama siz onu yalanladınız. Acele istediğiniz şey benim yanımda değil. Hüküm yalnız ve yalnız Allah'ındır. Hakkı O anlatır. Ayırt edip çözüm getirenlerin en hayırlısı O'dur."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit: “bayıķ ben ḥüccet üzereven çalabumdan daħı yalan duttuñuz anı. degül benüm ķatumda ol kim iversiz aña degül hükm illā Tañrı’nuñ hükm eyler ḥaķķı daħı ol hükm eyleyicilerüñ yįġregidür.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit yā Muḥammed: Taḥḳīḳ ben doġru yol üstine‐men Çalabumdan.Siz yalanladuñuz anı, ya‘nī Ḳur’ānı. Benüm ḳatumda yoḳdur siz tizletgen‘aẕāb. Ḥükm degüldür, illā Tañrınuñ. Ḥükm eyler ḥaḳḳı. Daḫı ol yigregidürḥaḳḳı bāṭıldan ayırıcılaruñ.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
De: “Mən Rəbbimdən açıq-aydın bir dəlilə (Qur’ana) istinad edirəm. Siz isə onu yalan hesab etdiniz. Sizin tələm-tələsik istədiyiniz (ilahi əzab) məndə (mənim əlimdə) deyildir. Hökm ancaq Allahındır. Haqqı yalnız O bəyan edər. O (haqla batili) ayırd edənlərin ən yaxşısıdır!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say: I am (relying) on clear proof from my Lord, while ye deny Him. I have not that for which ye are impatient. The decision is for Allah only. He telleth the truth and He is the Best of Deciders.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: "For me, I (work) on a clear sign from my Lord, but ye reject Him. What ye(877) would see hastened, is not in my power. The command rests with none but Allah. He declares the truth, and He is the best of judges."
877 What ye would see hastened: what ye, deniers of Allah, are so impatient about, the punishment which ye mockingly say does not come to you. (Cf. 8:6).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
اِنّ۪ي
şüphe- siz ben
عَلٰى بَيِّنَةٍ
apaçık bir delil üzereyim
مِنْ رَبّ۪ي
Rabbimden
وَكَذَّبْتُمْ
ve yalanladınız
بِه۪ۜ
onu
مَا عِنْد۪ي
yanımda
değildir
مَا
o şey ki
تَسْتَعْجِلُونَ
acele istiyorsunuz
بِه۪ۜ
kendi- sini
اِنِ الْحُكْمُ
hüküm değildir
اِلَّا
an- cak
لِلّٰهِۜ
Allah'
ın
يَقُصُّ
anlatır
الْحَقَّ
hakkı
وَهُوَ
ve O
خَيْرُ
hayır- lısıdır
الْفَاصِل۪ينَ
ayırt edenlerin
De ki: "Şüphesiz ben Rabbimden gelen apaçık bir delil üzereyim, siz ise onu yalanladınız. Sizin acele istediğiniz (azap) benim yanımda değildir. Hüküm ancak Allah'ındır. (O) Hakkı anlatır ve O, (hakkı bâtıldan) ayırt edenlerin (tek) hayırlısıdır."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
بَيِّنَة
İsim
ب ي ن
Apaçık delil, apaçık mucize
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اِسْتَعْجَلَ
Fiil-X
ع ج ل
Acele istedi, çarçabuk istedi
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
حُكْم
İsim
ح ك م
Hikmet, hüküm
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
قَصَّ
Fiil-I
ق ص ص
Anlattı, takip etti
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
خَيْر
İsim
خ ي ر
Hayr (Allah'ın esması, ismidir. Hayr olan demektir), hayırlı
فَاصِل۪ينَ
Etken fiil
ف ص ل
Ayırt edenler