close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 56. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul innî nuhîtu en a’bude-lleżîne ted’ûne min dûni(A)llâh(i)(c) kul lâ ettebi’u ehvâekum(ﻻ) kad daleltu iżen vemâ enâ mine-lmuhtedîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Ben, Allah'ı bırakıp da taptıklarınıza tapmaktan nehyedildim. De ki: Sizin dileğinize uymam ben. Uyarsam şüphe yok ki doğru yoldan sapmış olurum ve doğru yolu bulanlardan olmam.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
De ki: (Ey müşrikler!) "Ben, sizin Allah’tan başka tapmakta olduklarınıza dua edip yalvarmaktan (yasaklanıp) nehy olundum." De ki: "Ben sizin (nefsi) hevâ ve arzularınıza da uymam; yoksa bu durumda Ben şaşırıp sapmış ve doğru yoldan ayrılmışlardan olurum." (Hâlâ anlamıyor musunuz?)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki: Allah'ı bırakıp da, taptığınız şeylere tapmam bana yasak edildi. De ki: Ben sizin arzu ve isteklerinize uymam. Yoksa, sapıklığa düşer ve doğru yolu bulanlardan olmazdım.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Allah'ın dışında, kulları durumundaki yalvardıklarınıza kulluk ve ibadet etmem, ilahi ilmin hikmetin gereği bana yasaklandı" de. “Ben sizin çarpık isteklerinize, şahsî arzu ve ihtiraslarınıza uymayacağım. Aksi takdirde, hak yoldan uzaklaşarak, dalâleti, bozuk düzeni tercih etmiş olurum. O takdirde vahyile gösterilen hak yolda, İslâm'da sebat edenlerden de olamam." de.
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "Ben, sizin Allah'tan başka yalvardıklarınıza tapmaktan nehyolundum." De ki: "Ben sizin heveslerinize uyamam. O durumda sapıtmış olurum ve doğru yolda gidenlerden olamam."
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'Ben, sizin Allah'tan başka tapmakta olduklarınıza tapmaktan nehyedildim.' De ki: 'Ben sizin heva (istek ve tutku)larınıza uymam; yoksa bu durumda şaşırıp sapmış ve doğru yolu bulmamışlardan olurum.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
De ki: “- Allah'ı bırakıp da tapmakta olduğunuz putlara ibadet etmekten ben men edildim.” De ki: “- Ben sizin arzularınıza uymam. O takdirde gerçekten şaşırmışım demektir; ve doğru yola erenlerden olmamış bulunurum.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: “Allah’tan ayrı çağırdığınız putlara ibadet etmek, bana yasak edildi.” De ki: “Ben sizin isteklerinize uymam. O zaman sapıtırım, doğru yolu bulmuşlardan olamam.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Allah'ın dışında taptığınız şeylere tapmak bana yasak edildi.” De ki: “Ben sizin arzularınıza uymam; aksi halde sapıtırım da, hidayete erenlerden olmam.”
Besim Atalay
swap_vert close
De ki: «Allahtan özge taptığınız bir şeye, tapmaktan alıkondum ben», de ki: «Sizin havanıza uymam ben, yoksa sapkın olurum, doğru yolu bulanlardan olamam !»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(İnkârcılara) de ki: “Sizin, Allah'tan başka taptığınız şeylere kulluk etmem bana kesinlikle yasaklandı. (Yine) de ki: “Ben sizin arzularınıza uymam. (Uyarsam) o takdirde sapmış olurum, hidayete erenlerden olmam.”
Cemil Said
swap_vert close
56, 57, 58. Ânlara di ki: "Allâh’dan gayri sizin tapdıklarınıza tapmak bana memnû’dur. Eğer sizin hevânıza ittibâ’ idder isem dalâlete sapar, hidâyetden mahrûm olurum. Rabbimin âyât-ı mübeyyinesini işhâd itdiğim vakit tekzîb idiyorsınız. Âzâbın ta’cîli benim iktidârım dâhilinde değildir. Hüküm Allâh’ındır, hükmü hakdır, en hayırlı hâkim odur. Eğer sizin vukû’ını isti’câl itdiğiniz ’azâb benim yed-i kudretimde olsa idi sizin ile benim beynimizdeki da’vâ hitâm bulurdı. Allâh zâlimleri bilür."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki: "Allah'tan başka, yalvardıklarınıza kulluk etmekten menolundum." "Sizin heveslerinize uymayacağım, yoksa sapıtmış, doğru yolda gidenlerden olmamış olurum" de.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
De ki: “Sizin, Allah’tan başka ibadet ettiğiniz şeylere ibadet etmem bana kesinlikle yasaklandı. Ben sizin arzularınıza uymam. (Uyarsam) o takdirde sapmış olurum, hidayete erenlerden olmam.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: “Allah’ın dışında taptığınız şeylere tapmak bana yasak edildi.” De ki: “Ben sizin arzularınıza uymam; aksi halde yolumu şaşırırım, hidayete erenlerden olamam.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
De ki: Allah'ın dışında taptığınız şeylere tapmak bana yasak edildi. De ki: Ben sizin arzularınıza uymam, aksi halde sapıtırım da hidayete erenlerden olmam.
Edip Yüksel
swap_vert close
De: "ALLAH'ın dışında çağırdıklarınıza tapmaktan menedildim." De: "Sizin keyfinize uymayacağım. Aksi taktirde sapar ve doğru yolu bulamam."
Ayrıca bak 42:52; 93:7.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
De ki: "Şüphesiz ki bana, Allah'tan başka yalvardıklarınıza ibadet etmem yasaklandı". De ki: "Sizin çarpık isteklerinize uymayacağım, (eğer uyarsam) o zaman sapıtmış olur, doğru yolda gidenlerden olmamış olurum".
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
De ki ben sizin Allahdan başka taptıklarınıza ibadet etmekten nehyedildim, de, Ki: ben sizin hevâlarınıza tâbi' olmam, o takdirde şaşırmışım ve ben hidayete irenlerden değilmişim demek olur
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Habibim!) De ki: (Ey müşrikler!) “Allah’tan başka taptığınız şeylere tapmaktan ben nehyedildim!” De ki: “(Fakir müslümanlardan uzaklaşmak ve Allah’tan başkasına tapmak hususunda) ben sizin arzularınıza (asla) uymam! *(Farz-ı muhâl, ben öyle bir şey yaparsam) o takdirde sapıtmış ve hidâyete erenlerden olmamış olurum!”
* “Farz-ı muhâl”; Gerçekleşmesi asla mümkün olmayan bir konu hakkındaki varsayım, “kesinlikle olamaz ve olmayacak fakat sayalım ki oldu” manasında. * “(Farz-ı muhâl, ben öyle bir şey yaparsam) O takdirde sapıtmış ve hidâyete erenlerden olmamış olurum”; Bu âyet-i kerîme, müşriklere uyanların âkıbetini açıklıyor. Yoksa hâşâ, Hz. Peygamberden [sallallahu aleyhi vesellem] böyle bir şeyin meydana gelmesi mümkün değildir. * Peygamberler, ismet (günahsızlık) sıfatına sahiptirler. Hayatlarının hiçbir döneminde (çocukluk, gençlik, peygamberlik öncesi veya peygamberlik vazifesini yaparken) küçük-büyük, gizli-açık hiçbir günaha meyletmezler, her daim ilâhî koruma altındadırlar.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Ben, Allah'ın yanı sıra yalvardıklarınıza kulluk etmekten men olundum.” De ki: “Hevanıza¹ tabi olmam, yoksa kesinlikle sapmış olurum da o zaman hidayete erenlerden olmamış olurum.”
1- Tutku, kuruntu, bencil ve çıkarcı istekler, geçici tatminler. Sahip olunan olanakları imtiyaza dönüştürmek. Vahiy yerine din adamları sınıfınca uydurulan şeylere uymak.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
De ki: «Allâhı bırakıb da tapdığınız şeylere tapmam bana yasak edildi». De ki: «Ben sizin hevâ (ve heves) lerinize asla uymam. Bu takdirde muhakkak sapmış ve ben doğru yola erenlerden olmamış bulunurum».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
De ki: “Şübhesiz ben, Allah'dan başka tapmakta olduklarınıza ibâdet etmekten yasaklandım!” De ki: “(Nefsî) arzularınıza uymam! (Size uysam,) o takdirde, gerçekten dalâlete düşmüş ve ben hidâyete erenlerden olmamış olurum.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) De ki: “Sizin Allah’ın yanı sıra ilâh tanıyıp kendilerine yalvardığınız varlıklara ibadet (kulluk) etmem bana kesinlikle yasaklanmıştır.” (Yine) de ki: ‘’Sizin çarpık isteklerinize (tutku, kuruntu, bencil ve çıkarcı isteklerinize, vahiy yerine uydurulan şeylere) asla uymayacağım, uyduğum takdirde sapıtır ve hidayete erenlerden olmamış olurum.’’
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki “Allah’dan başka yardıma çağırdıklarınıza (dua ettiklerinize) kulluk etmem, kesinlikle bana yasaklandı.” Deki “Sizin arzularınıza uymayacağım, eğer size uyarsam sapkınlardan ve doğru yoldan uzaklaşanlardan olurum.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: "Gerçekten sizin Allah’ı bırakıp da taptıklarınıza tapmam bana yasak edilmiştir. Ben sizin dürtülerinize kapılmam. Çünkü gerçekten sapkınlığa düşmüş olurum,doğru yolu tutmuş olamam."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara de ki «Allah/ı bırakarak taptıklarınıza tapmadan nehiy olundum» de ki «sizin hevesatınıza uymam, uyduğum halde sapmış olurum, yolu da bulamamış olurum.»
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) De ki: “Sizin, Allah’ın dışında çağırdıklarınıza tapmam kesinlikle bana yasaklanmıştır.” De ki: “Sizin heveslerinize/keyiflerinize uymam. O takdirde ben de sapıtmış ve doğru yola erişenlerden olmamış olurum.”
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “Allah'tan başka yalvardıklarınıza ibadet etmekten men olundum.” De ki: “Sizin heveslerinize uymayacağım. (Aksi takdirde) O zaman ben sapmış olurum ve bu durumda ben hidayete ermişlerden olmam.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte bu netliği sağlamak üzere, hakîkati inkâr edenlere de ki: “Bakın, sizin Allah’tan başka yalvardığınız o sahte ilâhlara kulluk etmem, bana Allah tarafından kesinlikle yasaklanmıştır.”De ki: “Ben, sizin bâtıl arzu ve heveslerinize uyacak değilim; aksi takdirde doğru yolu bırakıp, sapıklığa düşmüş olurum.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: -“Ben, Allah’tan başka yalvardıklarınıza kulluk etmekten nehy edildim / men’ edildim”. De ki: “Sizin hevâlarınıza uymam! O zaman kesinlikle şaşırmışımdır; ben Hidayete Ermişler’den değilim demektir”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
De ki : “ Ben, Allah diye yalvarıp yakardığınız tanrılara hizmet edemem.” De ki: “ Ben sizin keyfinize göre de hareket edemem. O zaman kendimi kaybederim. Bu da artık doğru yolda değilim demek olur. ”
Mehmet Çoban
swap_vert close
De ki: “Allah’tan başka yasalarına uyarak taptığınız şeylere tapmak bana yasak edildi. Ben sizin arzularınıza uymam! Allah’ın yasalarını bırakır, sizin yasalarınıza uyarsam sapıklardan olurum! Kim Allah’ın yasalarını bırakıp, insanların uydurdukları yasalara uyarsa, onlar sapıklardan olmuştur!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “Allah’ın peşi sıra yalvardıklarınıza tapmam bana yasaklandı.” [*] De ki: “Ben sizin arzularınıza uymam; aksi hâlde saparım ve doğru yola ulaştırılanlardan olmam.”
Bu ayet Mü’min 40:66 ve kâfirûn 109:1-6. ayetlerle birlikte okunmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!): “Ben sizin Allah’tan başka taptıklarınıza kulluk etmekten kesinlikle men edildim.” de. Bir de onlara: “Ben sizin arzularınıza asla uymayacağım. (Eğer uyarsam) işte esas o zaman, sapıtmış ve doğru yolu bulamayanlardan olmuş olurum.” de.
Muhammed Esed
swap_vert close
[HAKİKATİ inkar edenlere] de ki: “Allah’ı bırakıp yalvardığınız [varlıklar]a tapmaktan men olundum”. De ki: “Ben sizin mesnedsiz görüşlerinize uymam, yoksa sapkınlığa düşerdim ve doğru yolu bulanlar arasında olmazdım”.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: “Allah ile aranıza koyup dua ile yalvarıp yakardıklarınıza kulluk etmem bana yasaklandı” ve yine de ki; “Sizin uyduruk arzu ve heveslerinize de uyamam, bu takdirde sapıtmış olurum da doğruyu bulanlardan da olamam.” 6/71-72, 7/37, 28/50, 40/20
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
DE Kİ: “Ben, Allah’ı bırakıp yalvardığınız şeylere kulluk etmekten men olundum.”[¹⁰⁵⁷] De ki: “Sizin keyfinize uymam! (Eğer uysaydım), asıl[¹⁰⁵⁸] o zaman sapıtmış olurdum ve doğru yolda yürüyenlerden olmazdım!”
[1057] Zımnen: Dua kulluk, kulluk duadır (Krş: 40:60, not 43). [1058] Sadece fiillerin başında gelen kad edatı, mazi fiilin başında bu ve buna benzer bir bağlamda geldiğinde bir beklentiye cevap olmanın yanında, haksız bir ithamı inkâr ve itham sahibine iade vurgularını da taşır. Burada ve özellikle izen ile birlikte kullanıldığı yerlerde “asıl” anlamını vermek isabetli görünüyor. Kur’an söyleminin genelinde gördüğümüz üslûptaki olağanüstü nezaketin bir sonucu olarak, “sapıtma” ithamının söyleyenin şahsı yerine, onun çağırdığı sapıklığa iade edildiğini görüyoruz.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Deki: Ben, Allah'ı bırakıp da taptığınız nesnelere kulluk etmekten men olundum. De ki: Ben, sizin arzularınıza asla uymam, (siz istiyorsunuz diye onları ilah tanımam) Aksi takdirde doğru yoldan sapmış, hidayetten mahrum kalmış olurum! (oysa ben sizi hidayete davet etmekle görevliyim)
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: "Sizin, Allah’tan başka kulluk ettiklerinize ben kulluk etmem ben kesinlikle yasaklandım. Ben sizin arzularınıza uymam. (Uyarsam) o takdirde sapmış olurum, hidayete erenlerden olamam. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «Ben Allah Teâlâ'dan başka taptığınız şeylere ibadetten nehyedilmiş bulunmaktayım.» De ki: «Sizin hevâlarınıza asla uymam. O takdirde ben muhakkak dalâlete düşmüş ve ben hidâyete erenlerden olmamış olurum.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: “Allah'tan başka taptığınız şeylere ibadet etmem bana yasak kılındı. ” De ki: “Sizin keyfî arzularınıza uymayacağım; yoksa sapmış olurum. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "Ben, Allah'tan başka yalvardıklarınıza tapmaktan men'olundum." De ki: "Ben sizin keyiflerinize uymam, çünkü o takdirde sapıtmış ve yola gelenlerden olmamış olurum."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) di ki: "Allâh'dan gayrı 'ibâdet iylediğiniz şeylere 'ibâdet itmekden ben nehy olundum." Yine di ki: "Ben sizin hedânıza (gitdiğiniz yola) tâbi' olmam. Eğer tâbi' olsam dalâlete düşenlerden ve hidâyete nâil olmayanlardan olurum."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki “Allah ile aranıza koyup yardım istediklerinize kul olmam, bana yasaklanmıştır. Ben, sizin arzularınıza da uymam. Öyle yapsam sapıtmış olurum ve doğru yolda olamam.”
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki:- Allah'tan başka yalvardıklarınıza benim kulluk etmem yasaklandı. De ki: -Sizin heveslerinize uymam, uyduğum takdirde sapıtır ve hidayete erenlerden olmamış olurum.
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Sizin Allah'tan başka yalvardıklarınıza kulluk etmek bana yasaklandı. De ki: Ben sizin heveslerinize uymam; aksi takdirde sapıtmış olurum, doğru yolu bulanlar arasında olmam.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
De ki: "Ben, Allah'ı bırakıp da yakardıklarınıza kulluk etmekten yasaklandım!" De ki: "Sizin keyiflerinize uymam! Çünkü bunu yaparsam sapıtmış olurum, doğruyu ve güzeli bulanlardan olmam."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit “ben girü yıġlındum kim ŧapanı anlara kim ŧaparsız Tañrı’dan ayruķ.” eyit “uymayam sizüñ nefsüñüz dileklerine bayıķ azdum ben andan daħı degüllin ben ŧoġru yol dutıcılardan.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit yā Muḥammed: Ben nehy oldum ‘ibādet eylemekden anlara kim sizṭaparsız Tañrıdan artuḳ. Eyit yā Muḥammed: Ben uymazın sizüñ hevāñu‐za, taḥḳīḳ ben azar‐men ol vaḳtda, daḫı olmazın doġrı yol dutıcılardan.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum) De: “Sizin Allahdan qeyri tapındığınız bütlərə ibadət etmək mənə qadağan edilmişdir”. De: “Mən sizin nəfsinizin istəklərinə əsla uymaram. Belə ola biləcəyi təqdirdə mən (haqq yoldan) azar və doğru yola yönəlmişlərdən olmaram!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say: I am forbidden to worship those on whom ye call instead of Allah. Say: I will not follow your desires, for then should I go astray and I should not be of the rightly guided.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say:(876) "I am forbidden to worship those - others than Allah - whom ye call upon." Say: "I will not follow your wain desires: If I did, I would stray from the path, and be not of the company of those who receive guidance."
876 There are a number of arguments now put forward against the Makkans who refused to believe in Allah's Message. Each argument is introduced with the word "Say." Here are the first four: (1)I have received Light and will follow it; (2) I prefer my Light to your vain desires; (3) your challenge-"if there is a God, why does He not finish the blasphemers at once?"-it is not for me to take up; punishment rests with Allah; (4) if it rested with me, it would be for me to take up your challenge; all I know is that Allah is not unacquainted with the existence of folly and wickedness, and many other things besides, that no mortal can know; you can see little glimpses of His Plan, and you can be sure that He will not be tardy in calling you to account, (Cf. 6:63 and 6:71).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
اِنّ۪ي
muhak- kak ben
نُه۪يتُ
men edildim
اَنْ اَعْبُدَ
tapmaktan
الَّذ۪ينَ
o kimse- lere ki
تَدْعُونَ
yalvarı- yorsunuz
مِنْ دُونِ
başka
اللّٰهِۜ
Allah'
tan
قُلْ
de ki
لَٓا اَتَّبِـعُ
uymam
اَهْوَٓاءَكُمْۙ
hevâlarınıza
قَدْ
ger-
çekten
ضَلَلْتُ
dalâlette kaldım
اِذاً
o tak- dirde
وَمَٓا اَنَا۬
ve ben değilim
مِنَ الْمُهْتَد۪ينَ
hidâyete erenlerden
(Resulüm!) De ki: "Muhakkak ki ben, sizin Allah'tan başka (dua edip) yalvardıklarınıza tapmaktan men edildim." De ki: "Ben sizin hevâlarınıza (arzu ve isteklerinize) uymam, aksi hâlde hidâyete erenlerden değil dalâlette kalanlardan olurum."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
نَهٰي
Fiil-I
ن ه ي
Men etti, yasakladı, alıkoydu
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
عَبَدَ
Fiil-I
ع ب د
Âbd oldu, taptı, kulluk etti
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِتَّبَعَ
Fiil-VIII
ت ب ع
Tabi oldu, uydu, peşine düştü, takip etti
اَهْوَٓاء
İsim
ه و ي
Hevâlar
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
ضَلَّ
Fiil-I
ض ل ل
Saptı, şaşırdı, dalâlete düştü, kayboldu, boşa gitti, yanıldı
اِذًا
Edat
اِذًا
Bundan dolayı, bundan ötürü, bunun için, o hâlde, o taktirde
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَنَا
Zamir
اَنَا
Ben
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مُهْتَدُون
Etken fiil-VIII
ه د ي
Hidâyet bulanlar, doğru yola girenler