close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 55. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve keżâlike nufassilu-l-âyâti ve litestebîne sebîlu-lmucrimîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Suçluların yolu yoradamı iyice meydana çıksın diye delilleri bu çeşit açıklamadayız.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ayrıca mücrim insanların) Suçlu-günahkârların yolu (ve hainlerin şeytanlık huyu) apaçık ortaya çıksın diye, ayetlerimizi işte böyle birer birer açıklıyoruz.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Böylece mesajlarımızı açık şekilde anlatıyoruz ki, günaha batmış olanların yolu iyice ayırdedilebilsin.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İslâm'a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsilerin, suçluların tuttuğu yol iyice açığa çıksın diye, biz âyetleri, delilleri işte böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz.
Ahmet Varol
swap_vert close
Suçluların yollarının da tam olarak belli olması için ayetleri böyle tafsilatlı olarak açıklıyoruz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Suçlu-günahkârların yolu apaçık ortaya çıksın diye, ayetlerimizi işte böyle birer birer açıklıyoruz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Günahkârların yolu seçilip durumları sana belli olsun diye âyetlerimizi böylece açıklarız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte Biz, böylece ayetleri açıklıyoruz ki (müminlerin ve) mücrimlerin yolları birbirinden ayırt edilsin.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Böylece suçluların yolu belli olsun diye âyetleri iyice açıklıyoruz.
Besim Atalay
swap_vert close
«Suçluların yolları açığa çıksın» diye belgeleri böylece açıklıyoruz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Günahı hayat tarzı haline getirenlerin yolu (mü'minlerin yolundan kesin çizgilerle) belli olsun diye ayetlerimizi, işte böyle ayrıntılı biçimde ortaya koyuyoruz.
Cemil Said
swap_vert close
Âyâtımızı böyle mufassalan beyân idiyoruz ki mücrimlerin yolı ma’lûm olsun.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Suçluların yolu belli olsun diye, böylece ayetleri uzun uzun açıklarız.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Suçluların yolu da açığa çıksın diye âyetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Böylece suçluların yolu belli olsun diye âyetlerimizi iyice açıklıyoruz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Böylece suçluların yolu belli olsun diye âyetleri iyice açıklıyoruz.
Edip Yüksel
swap_vert close
Suçluların yolunun besbelli olması için ayetleri böyle açıklarız
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Suçluların tuttuğu yol açığa çıksın diye, âyetleri işte böyle genişçe açıklıyoruz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
daha böyle âyetlerimizi tafsıl edeceğiz, hem mücrimlerin yolu seçilsin diye
Emrah Demiryent
swap_vert close
Suçluların (kâfirlerin) yolu, (mü’minlerin yolundan) ayırt edilsin diye, âyetleri böylece açıklıyoruz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Mücrimlerin¹ yolu besbelli olsun diye âyetleri ayrıntılı biçimde açıklıyoruz.
1- “Suçlu” demek olan bu sözcük, “basit suçlu” anlamında değil; “gerçeği yalanlayan nankör, müşrik, sapkın” anlamına gelmektedir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Günâh işleyenlerin yolu seçilib sana belli olsun diye böylece âyetleri açıklıyoruz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Hak ortaya çıksın) ve günahkârların yolu belli olsun diye, işte âyetleri böyle açıklıyoruz.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şuç işleyenlerin (suç ve günahı hayat tarzı haline getirenlerin) yolu (erdemli bir hayat yaşayan mü’minlerin yolundan kesin çizgilerle) belli olsun diye ayetlerimizi, işte böyle ayrıntılı biçimde açıklıyoruz.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Böylece ayetlerimizi açık ve anlaşılır durumda anlatıyoruz ki, suçluların yolu net bir şekilde ortaya çıksın.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte biz belgelerimizi böyle uzun uzadıya açıklarız ki suçluların tuttukları yol seçilsin diye.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Mü/minlerin günahkârların yolu belli olsun [³] diye böylece âyetleri tafsil ediyoruz.
[3] Yahut hak aşikâr olsun, günahkârların, mü'minlerin yolları belli olsun.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Biz, suçluların/günahkârların [mucrimîn] yolu açığa çıksın diye ayetleri genişçe açıklıyoruz.
Kadri Çelik
swap_vert close
Suçluların yolu belli olsun diye, böylece ayetleri uzun uzun açıklarız.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte biz, bir çok hikmetlerinin yanı sıra, bir de suçluların gittiği yol müminlerin yolundan kesin çizgilerle ayrılıp iyice belirginleşsin ve hiç kimsenin öne sürebileceği bir mâzereti kalmasın diye, ayetlerimizi böyle açıkça ortaya koyuyoruz:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İşte böyle, Mücrimler’in / Suç İşleyenler’in yolunun iyice belli olması için Âyetler’i ayrı ayrı açıklıyoruz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Gördüğün gibi biz, suçluların yolu iyice belli olsun diye sözlerimizin kapsamını açıyoruz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Böylece nelerin suç, kimin suçlu olduğu iyice belli olsun diye ayetlerimizle gerçekleri açıklıyoruz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Böylece ayetleri ayrıntılı olarak açıklıyoruz; [*] sonunda [*] suçluların yolu iyice belli olacaktır.
Ayetlerin açıkça ortaya konulmasıyla ilgili olarak bkz. En‘âm 6:97, 98, 114, 119, 126, 154; A‘râf 7:32, 52, 145, 174; Tevbe 9:11; Yûnus 10:5, 24, 37; Hûd 11:1; Yûsuf 12:111; Ra‘d 13:2; İsrâ 17:12; Rûm 30:28; Fussilet 41:3, 44.,Buradaki [litestebîne] ifadesindeki [lâm/li] edatını “gerekçe” değil de “akıbet” anlamına almaktayız.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İşte Biz âyetlerimizi günâhkârların yolu açıkça belli olsun diye, böyle ayrıntılı bir biçimde açıklıyoruz.
Muhammed Esed
swap_vert close
Böylece mesajlarımızı açık şekilde anlatıyoruz ki günaha batmış olanların yolu [dürüst ve erdemlilerinkinden] ayırd edilebilsin.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Böylece ayetlerimizi açık ve anlaşılır kılıyoruz ki günaha batmış olanların yolunun yanlışlığı açıkça belli olsun. 6/114, 20/133-134
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Böylece Biz mesajlarımızı[¹⁰⁵⁶] ayrıntılı aktarıyoruz ki, günahı hayat tarzı hâline getirenlerin yolu açık seçik ayırt edilebilsin.
[1056] Bu son pasajlar boyunca “mucizevi kudret delili” mânasındaki âyet ile “mesajlar” mânasındaki âyât aynı formla ifade edilir. Bunda, Allah Rasûlü’nden mucize isteyenlere “gerçek mucize bu âyetlerdir” vurgusu vardır (Krş: 29:51).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Suçluların yolu da belli olsun diye, ayetleri, şöyle açıklıyoruz:
Osman Fırat
swap_vert close
Böylece âyetleri tafsilatlı açıklıyoruz ki, suçluların yolu belli olsun.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve böylece âyetleri mufassalan beyan ediyoruz ve günah işleyenlerin yolu apaçık seçilsin diye.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Suçlu kâfirlerin yolu, müminlerin yolundan ayırt edilsin diye, böylece âyetleri tam tamına açıklıyoruz.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Böylece ayetleri (döne, döne) açıklıyoruz ki, suçluların yolu belli olsun.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Mücrimlerin yolları ve meslekleri tezâhür ve tebeyyün itmek içün âyâtımızı böylece tafsîl ideriz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İşte ayetlerimizi böyle açık seçik anlatırız ki suçluların yolu iyice belli olsun.
Şaban Piriş
swap_vert close
Günahkarların yolu iyice belli olsun diye ayetleri işte böyle açıklıyoruz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İşte bu şekilde âyetlerimizi iyice açıklıyoruz, tâ ki mücrimlerin yolu açık seçik belli olsun.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İşte biz, ayetlerimizi bu şekilde ayrıntılı kılıyoruz ki, günaha sapmışların yolu açık-seçik ortaya çıksın/günaha sapmışların yolunu açık-seçik göresin!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ancılayın ayırtlaruz āyetleri daħı tā eşkere ola yazuķ işleyiciler yolı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anuñ gibi ayırur‐biz āyetleri, bellü olmaġ‐ıçun yaman kişilerüñ yolı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz ayələrimizi belə müfəssəl izah edirik ki, günahkarların yolu açıq-aydın bilinsin.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Thus do We expound the revelations that the way of the unrighteous may be manifest.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Thus do We explain the signs in detail: that the way of the sinners may be shown up.(875)
875 If the way of the sinners (in jealousy and worldly pride) is shown up, and details are given how to honour the truly sincere, it forms the best illustration of the teaching of Allah, (Cf. 3:28 , 7:32 , and 7:174).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَكَذٰلِكَ
ve işte böyle
نُفَصِّلُ
açıklıyoruz
الْاٰيَاتِ
âyetleri
وَلِتَسْتَب۪ينَ
ve belli olması için
سَب۪يلُ
yolu
الْمُجْرِم۪ينَ۟
mücrimlerin
Biz, mücrimlerin yolu belli olsun diye, işte âyetleri böyle (ayrı ayrı ve apaçık bir şekilde) açıklarız.
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
فَصَّلَ
Fiil-II
ف ص ل
Açıkladı
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
اِسْتَبَانَ
Fiil-X
ب ي ن
Belli oldu
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol
مُجْرِم
Etken fiil-IV
ج ر م
Mücrim, suçlu