close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 54. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iżâ câeke-lleżîne yu/minûne bi-âyâtinâ fekul selâmun ‘aleykum(s) ketebe rabbukum ‘alâ nefsihi-rrahme(te)(s) ennehu men ‘amile minkum sû-en bicehâletin śümme tâbe min ba’dihi ve asleha fe-ennehu ġafûrun rahîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Âyetlerimize inananlar sana gelince de ki: Esenlik size, Rabbiniz, rahmet etmeyi kendisine gerekli kılmıştır; şüphe yok ki içinizden biri, bilgisizlik yüzünden bir kötülük yapar da sonradan tövbe eder, halini düzene korsa muhakkak ki Tanrı, suçları örter, yarlıgar, rahimdir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Resulüm!) Bizim ayetlerimize iman edenler Sana geldiklerinde, onlara: "Selam olsun size. Rabbiniz rahmeti Kendi üzerine yazdı (şart kıldı) ki, içinizden kim cehalet sonucu bir kötülük işler de sonra tevbe eder ve (kendini) ıslah ederse; (bilsin ki) şüphesiz O (Allah), Bağışlayandır, Esirgeyendir" diyerek (mü’min kullarımı ferahlandır ve umutlandır diye bu ayetleri Sana vahyediyoruz).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Mesajlarımıza inananlar sana geldiklerinde, de ki: Size selam olsun! Rabbiniz, rahmet ve merhameti, kendisine ilke edinmiştir. Böylece sizden biri, bilmeyerek kötü bir iş işler ve sonra tevbe edip, dürüst ve erdemlice bir hayat yaşarsa iyi bilsin ki, Allah çok bağışlayan ve çok acıyandır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Âyetlerimize, Kur'ân'a iman edenler, sana geldikleri zaman onlara: “Selâmün aleyküm! (Allah'ın selâmı ve selâmeti size olsun, siz selâmete ereceksiniz). Rabbiniz rahmetini, merhametini ihsan edeceğini yazılı olarak kendisine farz kıldı, ilke edindi. Sizden kim bilmeyerek bir kötülük yapar, kusur işler; ardından da günahlardan vazgeçerek Allah'a itaate yönelir, tevbe edip, kendisini ıslah eder, din ve dünya işlerini, sosyal ilişkilerini düzelterek, geliştirerek yaşarsa, bilsin ki Allah çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir." de.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ayetlerimize iman edenler yanına geldiklerinde de ki: "Size selam olsun. Rabbiniz rahmet etmeyi üzerine aldı. Sizden kim bilmeden bir kötülük işler de sonra arkasından tevbe eder ve durumunu düzeltirse (bilsin ki) Allah bağışlayıcıdır, rahmet edicidir."
Ali Bulaç
swap_vert close
Ayetlerimize iman edenler sana geldiklerinde, onlara de ki: 'Selam olsun size. Rabbiniz rahmeti kendi üzerine yazdı ki, içinizden kim cehalet sonucu bir kötülük işler sonra tevbe eder ve (kendini) ıslah ederse şüphesiz, O, bağışlayandır, esirgeyendir.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Âyetlerimize iman edenler sana geldiği zaman şöyle de: “- Allah'ın selâmeti üzerinize olsun, Rabbiniz, size, rahmet ve merhamet vaad buyurdu. Öyle ki, içinizden kim bilmiyerek bir fenalık yapmış da arkasından tevbe edip (hâlini) düzeltmişse (Allah'ın ona mağfireti vardır). Muhakkak ki Allah Gafûrdur, Rahîm'dir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ayetlerimize inananlar, sana geldikleri zaman, onlara şöyle de: “Üzerinize selam olsun! Rahmet, Rabbinizin temel bir özelliğidir. Ki kim bilmeden bir kötülük işlerse, sonra dönüp tevbe ederek ıslah-ı hal ederse, bilsin ki Allah, Gafur ve Rahimdir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Âyetlerimize inananlar sana geldiğinde, onlara de ki; “Selâm size! Rabbiniz rahmet ve şefkati kendisine ilke edindi. Gerçek şu ki, sizden kim bilmeyerek bir kötülük yapar, ardından tövbe edip de kendini ıslah ederse, bilsin ki Allah, çok bağışlayandır; çok merhamet edendir.”
Besim Atalay
swap_vert close
Bizim âyetlerimize inanmış bulunanlar, sana geldiklerinde, onlara diyesin ki: «Size selâm, Tanrınız kendözüne rahmet yazmış durur, içinizden birisi bilmeyerek, bir günah işleyip de, sonradan tövbe yapıp, onat olursa, imdi Allah bağışlar, Allah esirger»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ayetlerimize inananlar yanına geldikleri zaman onlara de ki: “Selam olsun size! Rabbiniz rahmeti kendine ilke edindi (merhameti kendi zatı için prensip edindi). Sizden her kim bilmeyerek bir kötülük işleyip de sonra arkasından tevbe eder ve kendini düzeltirse, (bilmiş olsun ki) O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
Cemil Said
swap_vert close
Bizim âyâtımıza inananlar sana geldikleri vakit ânlara di ki: "Selâmun ’aleyküm Allâh te’âlâ eltâfını size ihsân ider. Eğer sizden biri cehâlet sâikasıyla bir sû-i hareketde bulunub da nâdim olur ise Allâh gafûr ve rahîmdir"
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ayetlerimize inananlar sana gelince: "Size selam olsun" de. Rabbiniz, sizden kim bilmeyerek fenalık işler de arkasından tövbe eder ve nefsini düzeltirse, ona rahmet etmeyi kendi üzerine almıştır. O, bağışlar ve merhamet eder.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Âyetlerimize iman edenler sana geldikleri zaman, de ki: “Selâm olsun size! Rabbiniz kendi üzerine rahmeti (merhameti) yazdı. Şöyle ki: Sizden kim cahillikle bir kabahat işler de sonra peşinden tövbe eder, kendini düzeltirse (bilmiş olun ki) O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Âyetlerimize inananlar sana geldiğinde onlara de ki: “Selâm size! Rabbiniz kendine, merhamet etmeyi yazdı. Gerçek şu ki, sizden kim bilmeyerek bir kötülük yapar da ardından tövbe edip kendisini düzeltirse, bilsin ki Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Âyetlerimize inananlar sana geldiğinde onlara de ki: Selâm size! Rabbiniz merhamet etmeyi kendisine yazdı. Gerçek şu ki: Sizden kim, bilmeyerek bir kötülük yapar, sonra ardından tevbe edip de kendini ıslah ederse, bilsin ki Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ayetlerimize inananlar sana gelince, "Size selam olsun. Rabbiniz merhametli davranmayı prensip edindi. Bunun için, her kim bilmeyerek işlediği bir kötülükten sonra tevbe ederek kendini düzeltirse, bilsin ki O Bağışlayandır, Rahimdir."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Âyetlerimize inananlar sana geldikleri zaman onlara şöyle söyle: Selam olsun size! Rabbiniz rahmeti kendi üzerine yazdı. Sizden her kim bilmeyerek bir kötülük işleyip de sonra arkasından tevbe eder, kendini düzeltirse, muhakkak ki O, bağışlayan, esirgeyendir".
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Âyetlerimize iyman ediyor olanlar yanına geldikleri zaman da de ki «selâm sizlere rabbınız kendine rahmeti yazdı, içinizden her kim bir cahillikle bir kabahat yapmış, sonra arkasından tevbe edib düzelmiş ise ona karşı gafur, rahîm olmayı irade buyurdu
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) Âyetlerimize inananlar sana geldiği zaman onlara de ki: “Selâmun aleykum! (Allah’ın selamı üzerinize olsun.) Şüphesiz sizden kim nefsinin kötü arzularına ya da şeytanın telkinlerine uyup, bir kötülük (günah) işler de ardından (ölüm gelmeden önce) tövbe eder ve kendisini düzeltirse, Rabbiniz (ona) rahmet etmeyi, kendi zâtına *gerekli kıldı (tövbe edenlere, lütfu ve keremiyle merhamet etmeyi vaat buyurdu. Hiç şüphesiz ki, Allah vaadinden dönmez.) Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
* Ehl-i Sünnet âlimleri aklî ve naklî deliller ışığında, her şeyin Allah Teâlâ’nın mülkü olduğunu ortaya koyduktan sonra mülkünde de dilediği gibi tasarruf hakkının Allah Teâlâ’da olduğunu beyan etmişlerdir. Ancak Allah Teâlâ, lütfu ve keremiyle merhameti kendi yüce zatına gerekli kılmıştır. Şüphesiz ki yüce Allah, vaadinden dönmez. Bu âyet-i kerîmeden anlaşılması gereken budur. İşte, lütfu ve keremiyle kullarına vaat etmiş olduğu merhametinin gereği olarak Allah Teâlâ, kullarına hakkı bildiren peygamberler ve kitaplar göndererek onları îmâna davet etmiş, hakkı inkâr eden ve günahlara dalan kullarına hemen ceza vermeyip, tövbe etmeleri için onlara mühlet tanımıştır.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Âyetlerimize iman etmiş kimseler¹ sana geldiklerinde, “Size selam olsun.”de.² Rabb'iniz rahmet etmeyi Kendi üzerine yazdı.³ Sizden kim cehaletle⁴ kötü bir şey yapar da ardından tevbe edip kendini düzeltirse, bilsin ki O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
1- Hangi statüde olurlarsa olsunlar ister zengin ister yoksul ister ünlü ister gariban… 2- İtibar et, değer ver. 3 – Gerekli gördü, zorunlu kıldı. 4- Düşüncesizce hareket eden, nankör, bağnaz.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ayetlerimize îman (da sebat) edenler sana geldiği zaman de ki: «Selâm sizlere. Rabbiniz kendi üzerine (şu) rahmeti yazdı: İçinizden kim bilmeyerek bir fenalık yapıb da sonra arkasından tevbe etmiş ve düzelmiş ise şübhesiz ki O, çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O hâlde âyetlerimize îmân edenler sana geldikleri zaman artık de ki: “Selâm size! Rabbiniz, (size) rahmet (etmey)i kendi üzerine yazmıştır. Şübhesiz o (rahmet) ki, içinizden kim câhillikle bir kötülük yapar, sonra ardından tevbe edip (hâlini) ıslâh ederse, artık şübhesiz ki O, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ayetlerimize (mesajlarımıza) inananlar sana geldiklerinde, de ki: Size selam (huzur, barış ve esenlik) olsun! Rabbiniz, (kullarına) merhamet etmeyi, kendisine (gerekli bir ilke edinmiş ve onlara daima sevgi ve şefkatle yönelmeyi, kendisi için vazgeçilmez bir hak olarak) yazmıştır ve böylece sizden biri, bilmeyerek kötü bir iş işlemiş ve sonra tövbe edip durumunu düzeltmişse (dürüst ve erdemlice bir hayat sürdürmüşse) iyi bilsin ki, şüphesiz O (Allah), çok bağışlayan, çok merhamet edendir.*
(*) Yüce Allah’ın, daha önce bilerek veya bilmeyerek bazı kötülükler işledikleri halde, sonradan tövbe edip inanç ve yaşayışlarını düzeltenlere merhamet edeceğini bu şekilde kesin bir ifadeyle vaad etmesi, O’nun iyi kulları için eşsiz bir lutuf ve keremidir. Ayrıca burada, ilâhî rahmete mazhar olabilmek için yalnızca tövbe edip hakka ve hayra yönelmenin şart koşulduğu, dolayısıyla insanların makam, servet, cinsiyet veya milliyet gibi durumlarına bakılmayacağı, böylece İslâm’ın adaletçi ve eşitlikçi bir din olduğuna işaret edildiği görülmektedir. Yine bu âyette İslâm dininin en güzel ve köklü şiarlarından olan selâmlaşmanın/evrensel barış ve esenlik için her zaman gayret göstermenin/ önemine dikkat çekildiğini görüyoruz. … (ayrıca bk. Nisâ 4/86). Kaynak: Kur’an Yolu Tefsiri) Yani bu vb. ayetlerde karşı tarafa şöyle bir mesajın verilmesi isteniyor: ‘’Sizin için esenlik, huzur ve barış diliyorum, her zaman esenlik, huzur ve barış ortamında yaşayın, hepimiz dünyaya esenlik, huzur ve barış ortamının egemen olması için vargücümüzle gayret edelim…’’  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ayetlerimize inananlar sana geldiğinde, onlara “Allah’ın selamı üzerinize olsun. Allah kendi nefsine merhameti yazmıştır. Sizden kim cehaletle kötü bir iş yapar, ondan sonra yaptığı kötülükten pişman olup vaz (tövbe eder) geçerde, kendi durumunu düzeltir ve tekrar yanlış yapmazsa, Allah elbetteki bağışlayıcı ve merhametlidir” de.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Belgelerimize inananlar sana gelince: "Esenlik size" de. Çalabınız esirgeyiciliği kendi üstüne almıştır. Sizden herkim bilmezlikten dolayı bir kötülük işleyecek olur, sonra da tövbe eder, kendini düzeltecek olursa, işte Allah yarlıgayıcıdır, esirgeyicidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Âyetlerimize inananlar sana geldikleri vakit onlara de ki «size selâm olsun [²], Rabbiniz nefsine esirgemeyi yazmıştır: İçinizden herkim bilmeyerek bir fenalık yapar, sonra ondan tövbe edip ıslah-ı hal ederse Allah yarlıgar; çünkü O, gafurdur, rahimdir.
[2] Yahut sizi dininizde ve nefsinizdeki afattan salim olmaya dâvet ediyorum.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ayetlerimize inananlar sana geldiklerinde, “Selâm üzerinize olsun” de. Rabbiniz rahmeti kendi üzerine yazmıştır/prensip edinmiştir¹⁸. Sizden kim, bilmeyerek bir kötülük yaparsa, sonra da arkasından tevbe eder ve düzelirse muhakkak ki Allah, Gafûr’dur, Rahîm’dir.
18 Krş. En’âm, 6/12  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ayetlerimize iman edenler sana gelince, “Size selam (esenlik) olsun” de. “Rabbiniz, sizden kim bir cehalet sonucu bir kötülük işler, sonra tevbe eder ve nefsini düzeltirse, ona rahmet etmeyi kendi üzerine yazmıştır. O, gerçekten bağışlayıcıdır, merhamet edicidir.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Âyetlerimize iman edenler senin yanına geldikleri zaman onlara de ki: “Sizlere selâm olsun! Müjde; Rabb’iniz, kullarına merhamet etmeyi kendisine ilke edinmiş ve onlara dâimâ sevgi ve şefkatle yönelmeyi, kendisi için vazgeçilmez bir görev olarak yazmıştır: İçinizden her kim câhillik ederek bir kötülük işler, fakat hemen ardından tövbe eder de hâl ve hareketlerini düzeltirse, şunu iyi bilsin ki, Allah çok bağışlayıcı, pek merhametlidir!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Âyetlerimize inananlar sana geldiği zaman, de ki: “Size selâm olsun! Rabbiniz Rahmet’i kendi nefsine yazdı. İçinizden kim bir câhillikle kötülük işledi de sonra ardından tevbe ettiyse ve düzeldiyse, şüphesiz Allah, rahîm gafûrdur”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Bizim sözlerimize inananlara şunu müjdele: “ artık esenliktesiniz. Çünkü Allah, sevmek benim görevimdir “ demiştir. “ bilmeden suç işleyenler, sonra pişman olup durumunu düzeltenler bilsinler ki artık engin hoşgörülü sevgi deryası bir sahipleri var.”
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ayetlerimize inananlar sana geldiğinde onlara de ki: “Selâm size! Rabbiniz merhamet etmeyi kendisine borç biliyor! Gerçek şu ki: Sizden kim bilmeyerek bir kötülük yapar, sonra tövbe edip kendini düzeltirse, bilsin ki Allah çok bağışlayan çok esirgeyendir!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ayetlerimize inananlar sana geldiğinde onlara de ki: “Selam üzerinize olsun! [*]Rabbiniz merhamet etmeyi kendisine yazmıştır (gerekli kılmıştır).” [*] Gerçek şu ki sizden kim bilmeyerek bir kötülük yapar, sonra ardından tevbe edip kendisini düzeltirse, O çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Bu ayette selam vermenin dinî bir gereklilik olduğu ve öneminin büyüklüğü dile getirilmektedir. Bu buyruk, Nisâ 4:86 ve Nûr 24:62. ayetlerle birlikte okunmalıdır.,Benzer mesajlar: En‘âm 6:12; A‘râf 7:156.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Âyetlerimize inananlar, sana geldikleri zaman onlara: “Allah’ın selamı üzerinize olsun. O (öncelikle) rahmet etmeyi kendi kendine ilke edindi.¹ Her kim de bilmeyerek kötülük yapar, sonra da tevbe eder ve durumunu düzeltirse şüphesiz O (Allah) çok bağışlayandır ve pek esirgeyendir.” de.
1 Konu ile ilgili olarak Bk. (En’am: 12, A’raf: 156)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Mesajlarımıza inananlar sana geldiklerinde de ki: “Size selâm olsun! Rabbiniz rahmet ve merhameti kendisine ilke edinmiştir, ⁴⁶ böylece sizden biri bilgisizlikten dolayı kötü bir fiil işler ve sonra tevbe edip dürüst ve erdemlice bir hayat yaşarsa O[nun] çok affedici ve rahmet kaynağı [olduğunu görecek]tir”.
46 Bkz. yukarıda not 10. Burada “barış” anlamına gelen selâm kelimesi için bkz. sure 5, not 29. Yukarıdaki ifadede atıfta bulunulan “selâm” -ki Kur’an’da birçok yerde kullanılmış ve Müslümanlar arasındaki selamlaşmanın temel biçimi haline gelmiştir- değer yargılarındaki sağlamlık, her türlü kötülükten emin olma ve dolayısıyla, bütün ahlakî/manevî çatışma ve huzursuzluklardan kurtulma kavramlarını kapsayan ruhî bir muhtevaya sahiptir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ayetlerimize yürekten inanıp güvenenler sana geldiklerinde, onlara de ki: “Selamün Aleyküm size müjdeler olsun Rabbiniz zatına rahmeti ilke edindi. Artık kim bilmeden bir kötülük işler ve hemen ardından tövbe eder/yanlıştan döner ve kendini düzeltirse, şüphesiz O, eşsiz bir bağışlayıcı ve bitimsiz bir merhametin sahibidir.” 6/12, 16/119, 5/93, 20/82, 25/70-71
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Mesajlarımıza yürekten inanan kimseler sana geldiğinde de ki: “Selam olsun size![¹⁰⁵⁴] Rabbiniz, rahmeti kendi zâtı için prensip edinmiştir.[¹⁰⁵⁵] Haberiniz olsun ki, sizden biri bilmeden bir kötülük işler ve ardından dönüş yapıp kendini düzeltirse, kesinlikle O’nu tarifsiz bağışlayıcılığı olan eşsiz bir merhamet kaynağı olarak (bulacaktır).
[1054] Ya da: “ne mutlu size!” [1055] Buradaki ‘alâ edatıyla ilgili genel bir değerlendirme için bkz: 15.41, not 32.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Ayetlerimize iman edenler sana geldiğinde onlara de ki: "Selam sizlere. Rabbiniz kendi (zâtı) üzerine rahmeti yazdı (takdir buyurdu) ki, içinizden kim bilmeyerek bir kötülük yapar da ardından hemen tevbe edip, durumunu düzeltirse, (güzel ameller yapmaya devam ederse, Rabbi onun günahını bağışlar) Şüphe yok ki Allah, çok bağışlayandır ve çok merhametli olandır! (bu yol iman edenlerin hidayete erebilmeleri için takip edecekleri yoldur)
Osman Fırat
swap_vert close
Âyetlerimize iman edenler, sana geldikleri zaman: "Size selâm olsun, de, Rabbiniz, kendi üzerine rahmeti yazmış (yaratıklarına acımayı prensip edinmiş)tir. Sizden kim, bilmeyerek bir kötülük yapar da sonra ardından tevbe eder, uslanırsa muhakkak ki O, bağışlayandır, esirgeyendir. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Âyetlerimize imân edenler, sana geldikleri zaman de ki: «Selâm sizlere. Rabbiniz kendi üzerine rahmeti yazdı ki, sizden her kim bir cehaletle bir kötü iş işlese de ondan sonra tevbe etse ve ıslah-ı halde bulunsa şüphesiz ki, o Rabbiniz çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Âyetlerimize iman edenler sana geldikleri zaman onlara: “Selam sizlere! ” de! Rabbiniz merhameti kendi Zatına temel bir ilke edinmiştir. Sizden kim bilmeyerek bir günah işler de sonra ardından tövbe eder ve halini düzeltirse Onun da gafur ve rahîm (çok affedici ve merhametli) olduğunu bilmelidir. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ayetlerimize inananlar, sana geldikleri zaman: "Size selam olsun, de, Rabbiniz, kendi üzerine rahmeti yazmış(yaratıklarına acımayı prensip edinmiş)tir. Sizden kim, bilmeyerek bir kötülük yapar da sonra ardından tevbe eder, uslanırsa muhakkak ki O, bağışlayandır, esirgeyendir."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Âyâtımıza îmân idenler sana geldikde onlara: "Allâh'ın selâmı sizin üzerinize olsun, rabbibiz kendi üzerine rahmeti yazdı (rahmeti vâcib kıldı) sizden biriniz sâika-i cehâletle bir fenâlık işlese ve sonra tevbe idüb ıslâh-ı ahvâl iylerse Allâh onı 'afv ider. Allâh gafûr ve rahîmdir" söyle.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ayetlerimize inanıp güvenenler sana gelince onlara de ki “Selam[*] size! Rabbiniz ikramı bol olmayı kendi üzerine yazmıştır. Sizden kim kendini tutamayarak (cahillikle) kötülük işler ve sonra dönüş yapar (tevbe eder) ve kendini düzeltirse elbette Allah bağışlar ve ikramda bulunur.
[*] Arapça "Selam size!" (Selâmun aleykum) Türkçe'de "Size selamet (esenlik ve güvenlik) olsun" demektir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Ayetlerimize iman edenler yanına geldikleri zaman: De ki: Selam size Rabbiniz, kendi üzerine rahmeti gerekli kıldı. Bu sebeple, içinizden kim cahillikle bir kötülük işler de ardından tevbe edip, halini düzeltirse, şüphesiz Allah bağışlayan ve merhamet edendir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Âyetlerimize iman edenler sana geldiklerinde, sen onlara de ki: Size selâm olsun. Rabbiniz kendi üzerine rahmeti yazdı.(8) Sizden kim bir cahillik edip de kötülük işler, sonra ardından tevbe eder ve durumunu düzeltirse, Onun çok bağışlayıcı ve çok merhamet edici olduğunu görecektir.
(8) Bu sûrenin 12. âyetine bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ayetlerimize iman edenler sana geldiğinde şöyle söyle: "Selam size! Rabbiniz, benliği üzerine rahmeti yazmıştır. İçinizden her kim bilgisizlikle bir kötülük işler de ardından tövbe edip halini düzeltirse, hiç kuşkusuz, Allah çok affedici, çok merhametlidir."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķaçan kim gele saña anlar kim įmān getürürler āyetlerümüze eyit “selām olsun üzerüñüze yazdı çalabuñuz gendüzi üzere raḥmeti bayıķ her kim işledi sizden yavuz iş bilmedin andan tevbe eyledi śoñra daħı eyü işledi bayıķ ol yarlıġayıcıdur raḥmet ķılıcı.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḳaçan gelseler saña, īmān getürenler bizüm āyetlerümüze, eyit: Selāmolsun size, yazdı Tañrı Ta‘ālā kendü üstine raḥmeti, kim ki sizden yaman‐lıḳ işlese cāhillıḳ bile, andan ṣoñra tevbe eylese, ṣāliḥ olsa, pes Tañrı Ta‘ālāyazuḳlar baġışlayıcıdur, raḥmet idicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ayələrimizə iman gətirənlər yanına gəldikdə onlara de: “Sizə salam olsun! Rəbbiniz Özü-Özünə rəhmli olmağı yazmışdır (bəndələrinə qarşı rəhmli olmağı əzəldən Özü Özü üçün müəyyən etmişdir) ki, sizlərdən hər kəs pis iş görsə, sonra tövbə edib düzəlsə (Allah onun günahından keçər). Şübhəsiz ki, Allah bağışlayandır, rəhm edəndir!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when those who believe in Our revelations come unto thee, say: Peace be unto you! Your Lord hath prescribed for Himself mercy, that whoso of you doeth evil and repenteth afterward thereof and doeth right, (for him) lo! Allah is Forgiving, Merciful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
When those come to thee who believe in Our signs, Say: "Peace be on you:(873) Your Lord hath inscribed for Himself (the rule(874) of) mercy: verily, if any of you did evil in ignorance, and thereafter repented, and amend (his conduct), lo! He is Oft- forgiving, Most Merciful.
873 The humble who had sincere faith, were not only not sent away to humour the wealthy: they were honoured and were given a special salutation, which has become the characteristic salutation in Islam: "Peace be on you"-the word peace, "salam" having special affinity with the word "Islam." In words they are given the salutation; in life they are promised Mercy by the special grace of Allah. 874 Cf. 6:12 .  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذَا
ve o zaman ki
جَٓاءَكَ
sana geldi
الَّذ۪ينَ
o kimse- ler ki
يُؤْمِنُونَ
iman ettiler
بِاٰيَاتِنَا
âyetlerimize
فَقُلْ
artık de ki
سَلَامٌ
selam
عَلَيْكُمْ
size
كَتَبَ
yazdı
رَبُّكُمْ
Rabbiniz
عَلٰى نَفْسِهِ
kendi zatına
الرَّحْمَةَۙ
rahmeti
اَنَّهُ
gerçek şu ki
مَنْ
kim
عَمِلَ
yaparsa
مِنْكُمْ
sizden
سُٓوءاً
bir kötülük
بِجَهَالَةٍ
cahillikle
ثُمَّ
son- ra
تَابَ
tövbe ederse
مِنْ بَعْدِه۪
onun ardından
وَاَصْلَحَ
ve ıslah ederse
فَاَنَّهُ
artık şüp- hesiz o
غَفُورٌ
Ğafûr'dur
رَح۪يمٌ
Rahîm'dir
O hâlde âyetlerimize iman edenler sana geldikleri zaman (onlara) de ki: "Selam size! Rabbiniz rahmeti zatına yazdı. Gerçek şu ki sizden kim cahillikle bir kötülük yapar, sonra ardından tövbe edip (kendini) ıslah ederse bilsin ki Allah Ğafûr'dur, Rahîm'dir (her türlü günahı mağfiret eden, isimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli edendir)."
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
سَلَام
İsim
س ل م
Selâm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Selamet veren ve insanları selamet yurdu olan cennete davet eden demektir), selam, selâmet
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
كَتَبَ
Fiil-I
ك ت ب
Yazdı
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
رَحْمَة
İsim
ر ح م
Rahmet, merhamet
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
سُوٓء
İsim
س و ا
Kötülük, fena
جَهَالَة
İsim
ج ه ل
Bilmeden, cahillikle, cehaletle
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
تَابَ
Fiil-I
ت و ب
Yöneldi, tövbe etti, tövbeleri kabul etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
اَصْلَحَ
Fiil-IV
ص ل ح
Islah etti, düzeltti, elverişli bir hâle getirdi
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
غَفُور
İsim
غ ف ر
Ğafûr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her türlü günahı mağfiret eden demektir)
رَحِيم
İsim
ر ح م
Rahîm (Allah'ın esması, ismidir. İsimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli eden demektir), merhametli