close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 51. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve enżir bihi-lleżîne yeḣâfûne en yuhşerû ilâ rabbihim(ﻻ) leyse lehum min dûnihi veliyyun velâ şefî’un le’allehum yettekûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Rablerinin tapısında hasredilmeden korkanları Kur'an'la korkut ve çekinsinler diye de bildir ki onlara, Rablerinden başka ne bir dost vardır, ne de bir şefaatçi.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Nebim!) Rablerine (götürülüp mahşerde hesap vermek üzere huzurunda) toplanacaklarından (dolayı) korkanları (ahiret sorumluluğuyla davrananları) bununla (Kur’an’la) uyarıp-sakındır; (çünkü) onlar için O’ndan (Allah’tan) başka ne velileri vardır, ne şefaatçileri. Umulur ki korkup (küfür, zulüm ve kötülükten) kaçınırlar.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Rablerinin huzuruna toplanacaklarına inanıp bu durumdan korkanları, o Kur'ân'la uyar. Çünkü onların Rablerinden başka ne dostları, ne de aracıları vardır. Onları bu şekilde uyarırsan, böylece yollarını Allah ve kitabıyla bulmaya çalışırlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Toplanıp Rablerinin huzuruna getirileceklerinden korkanları, Kur'ân ile uyar. Onlar için Allah'ın dışında, kulları durumundakilerden ne bir velî, bir koruyucu, ne bir otorite, ne de bir şefaatçi vardır. Umulur ki, Allah'a sığınırlar, emirlerine yapışır, günahlardan arınıp azaptan korunurlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranırlar, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olurlar.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 13/21; 23/57.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Rabblerinin huzuruna çıkarılacaklarından korkanları onunla (Kur'an'la) uyar. Onlar için O'ndan (Allah'tan) başka dost ve şefaatçi yoktur. Umulur ki sakınırlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Rablerine (götürülüp) toplanacaklarından korkanları onunla (Kur'an'la) uyarıp-korkut; onların ondan başka ne velileri vardır ne şefaatçileri. Umulur ki korkup-sakınırlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Rableri huzurunda toplanacaklarından korkanları, sen Kur'an'la korkut ki, onların, Rablerinden başka ne bir dostu, ne de bir şefaatçisi yoktur. Gerektir ki, onlar, sakınırlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sen bu vahiylerle, Ondan başka ne bir dost ne de bir şefaatçi olmayan Rableri ve sahipleri olan Allah’ın huzuruna toplanacaklarından korkanları uyar ki kendilerini korusunlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Rabblerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları, Kur'ân ile uyar! Onlar için Rabblerinden başka ne bir dost ne de bir aracı vardır; belki sakınırlar.
Besim Atalay
swap_vert close
Tanrıları katında, derlenmekten korkmakta olanları, sen onunla koçundur, O'ndan başka, onlara ne bir dost var, ne şefaatçi; umulur ki sakınalar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kendileri için Allah'tan başka ne bir dost ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rablerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar diye, bu (Kur'an ile) uyar!
Bkz.2/123, 255, 70, 10/3, 20/109, Ayrıca şefaat konusunda Sebe suresinin 34/23. ayetinin dipnotuna bakabilirsiniz.  
Cemil Said
swap_vert close
Korkanlara ihbâr it ki bir gün rablerinin huzûrunda ictimâ’ ideceklerdir. Allâh’dan başka velîleri şefî’leri olmıyacakdır. Belki Allâh’dan korkarlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Rablerine toplanacaklarından korkanları Kuran ile uyar. O'ndan başka bir dost ve aracıları yoktur. Umulur ki Allah'tan sakınalar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kendileri için Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rab’lerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye, onunla (Kur’an ile) uyar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kendileri için rablerinden başka bir koruyucu ve bir aracı bulunmaksızın O’nun huzurunda toplanmanın kaygısını duyan insanları onunla (Kur’an) uyar ki günahlardan sakınsınlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları onunla (Kur'an ile) uyar. Onlar için Rablerinden başka ne bir dost, ne de bir aracı vardır; belki sakınırlar.
Edip Yüksel
swap_vert close
Rab'lerinin huzuruna çıkacaklarının heyecanıyla dolanları onunla (Kuran'la) uyar: O'ndan başka bir sahipleri ve şefaatçıları (aracıları) yok. Belki korunurlar.
Bak 2:48.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları Kur'an'la uyar. Onlar için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi vardır. Gerekir ki Allah'tan korkarlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem bununla şunları inzar eyle ki rablarının huzuruna haşrolunacaklarından korkarlar, öyle ki kendileri için onun huzurunda ne bir dost ne bir şefâatci yok, gerektir ki onlar korunurlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve Rablerinin (manevi) huzurunda (hesap vermek üzere) toplanmaktan korkanları, (Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye) Kur’ân ile uyar. Kendileri için, O’ndan (Rablerinden) başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır. (Senin bu uyarın) onların (günahlardan) sakınmaları içindir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Rabb'lerinin huzurunda şefaatçi ve velileri olmaksızın, hesaba çekilmekten korkanları, sana vahyedilen ile uyar ki takva sahibi olsunlar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Rablerine (götürülüb) toplanacaklarından korkanları sen onunla (Kur'an ile) inzâr et ki onların Ondan (Rablerinden) başka ne bir yâri, ne de bir şefaatçisi yokdur. (Senin bu inzârın) onların sakınmaları içindir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve Rablerinin huzûrunda toplanacaklarından korkanları, onunla (Kur'ân ile)korkut; onlar için O'ndan (O Rablerinden) başka ne bir dost, ne de bir şefâatçi vardır; tâ ki(günahlardan) sakınsınlar.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Kendileri için Allah’ın yanı sıra ne bir veli (sahip, koruyucu), ne de bir şefaatçi (arka çıkıp yardım edeni) bulunmaksızın, Rablerinin huzurunda (ahiret gününde sorgulanmak üzere) toplanacağını bilenleri (inananları), her türlü kötülükten sakınsınlar diye, onunla (Kur’an ile) uyar. *
(*) Not: Burada başta iman edenler dâhil, ahirette Allah’tan başka hiçbir kimsenin ne velisi (sahibi ve koruyucusu), ne de şefaatçisi (arka çıkanı, yardım edebileni) vardır. Demek ki, o gün mü’minlere şefaat (yardım) edilecekse, sadece Allah trafından şefaat (yardım) edilebilir. Yani ne melekler ne peygamberler ne de veliler vs. şefaat (yardım) edebilirler. Çünkü burada net ve kesin bir dil ile kendileri için Allah’tan başka ne bir veli (sahip ve koruyucu) ve ne de bir şefaatçi (arka çıkanı, yardım edebileni) vardır. Yani Şefaat (yardım) etmek sadece Allah’ın elindedir. Peygamberler dâhil Allah’tan başka hiçbir kimse şefaatta, yanı yardımda bulunamaz, insanları kurtaramaz! هذا القرآن نذارة للخلق كلهم، ولكن إنما ينتفع به [ ص: 476 ] الذين يخافون أن يحشروا إلى ربهم فهم متيقنون للانتقال، من هذه الدار، إلى دار القرار، فلذلك يستصحبون ما ينفعهم ويدعون ما يضرهم. ليس لهم من دونه أي: لا من دون الله ولي ولا شفيع أي: من يتولى أمرهم فيحصل لهم المطلوب، ويدفع عنهم المحذور، ولا من يشفع لهم، لأن الخلق كلهم، ليس لهم من الأمر شيء. لعلهم يتقون الله، بامتثال أوامره، واجتناب نواهيه، فإن الإنذار موجب لذلك، وسبب من أسبابه (تفسير السعدي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları, sana indirilen vahiyle uyar. Onların Allah’dan başka ne koruyucuları (velileri) ve nede arka çıkanları (şefaatçıları) var. Böylece belki Allah’dan korunurlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
çalapları yönünden derlenmekten korkanları sen Kur’an ile uyar. Onların Allah’tan başka ne koruyucusu, ne de kayırıcısı yoktur. Sakınsınlar diye.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Rableri canibine haşrolunacaklarından korkanları Kur/an ile [⁶] korkut. Onların Rablerinden başka ne bir yârları, ne bir şefaatçıları yoktur. Ta ki sakınmış olalar.
[6] Veya vahiy ile.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Sen, onunla/Kur’an’la, Rableri huzurunda toplanmaktan korkanları uyar ki, kendilerinin O’ndan başka ne bir dostu ne de bir şefaatçisi vardır. Ola ki, sorumluluk bilincine sahip olurlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
Rablerine doğru haşrolunmaktan korkanları, onunla (Kur'an ile) korkutup uyar. Onlar için O'nun dışında bir veli ya da şefaatçi yoktur. Umulur ki Allah'tan sakınırlar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Müslüman! Rab’lerinin huzurunda hesaba çekilmek üzere toplanacaklarının korkusunu yüreklerinde duyanları bu Kur’an ile uyar.Şöyle ki: Onların, Allah’tan başka ne bir dostları vardır, ne de bir şefaatçileri! Ta ki, böylece iyi bir insan olmak için çaba göstererek her türlü fenâlıktan titizlikle sakınsınlar! Bu uyarı vazifesini yaparken de, güç ve servet sahibi bazı kâfirleri İslâm’a kazandıracağım diye —son derece masumane niyetlerle bile olsa— dinin temel ilkelerinden taviz verme. Sözgelimi:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bir de ‘Rabb’lerinin huzuruna toplanacaklardır’ diye korkanları onunla uyar! Onlar için O’ndan başka ne bir veliyy vardır, ne bir şefaatçı! Umulur ki sakınıp korunurlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Rablerinin huzuruna çıkarılmaktan korkanları Kuran ile uyar. Çünkü onların biricik yâri, şefaatçisi Kuran’dır. Herhalde kendilerini sağlama alırlar...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hesabımızdan korkanları uyar. Onlara de ki; “Allah’tan başka dostunuz, yardımcınız yoktur! Bu gerçeği hiçbir zaman unutmayın! Allah’a inanarak, yasalarına uyarak yaşayın!” Belki düşünüp öğüt alırlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Umulur ki [takvâ]lı (duyarlı) davranırlar diye kendileri için O’nun peşi sıra hiçbir dost ve şefaatçinin bulunmadığı (mahşer gününde) Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları onunla (Kur’an ile) uyar! [*]
Kur’an ile uyarıda bulunulması noktasında Kâf 50:45’te şöyle bir ifade yer almaktadır: “Tehdidimden korkanlara (gerçeği) Kur’an’la hatırlat!” Bu emir her çağın insanına tebliğin ne ile yapılması gerektiğini öğretmektedir. vahiy Yüce Allah’ın bir kitabıdır. Her yönüyle insan ise diğer kitabıdır. İki kitabın sahibi Yüce Allah olduğuna göre, eğer tebliğ vahiy ile ve doğru bir şekilde yapılırsa bu iki kitabın birbirini yadırgaması mümkün değildir. Benzer mesajlar: En‘âm 6:70; İbrahim 14:52; Enbiyâ 21:45; Furkân 25:52; Sebe’ 34:50; Kâf 50:45.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Rablerinin huzurunda toplanmaktan korkanları; orada kendileri için Allah’tan başka bir dost ve bir şefâatçi olmadığı konusunda uyar.¹ Böylece belki Allah’tan hakkıyla sakınırlar.²
1 Gerçi âhireti inkâr edenleri yahut âhirete inanmakla beraber Allah’ın azabından kendilerini kurtaracak velîleri, şefâatçileri, babaları, dedeleri, pîrleri bulunduğuna inananları uyarmak mümkün değilse de; sen yine onlara bir hatırlat. Belki akıllarını başlarına toparlar, Allah’tan hakkıyla sakınmasını öğrenirler.2 Bu âyet; kendilerinin Allah’ın oğulları olduklarını ve âhirette babalarının kendilerini koruyacağına inanan Yahûdî ve Hıristiyanlara, putlarının Allah’la aralarında şefâatçi olacağını zanneden müşriklere ve Allah’ın belirlediği kimselerin yine Allah’ın belirleyeceği kimselere şefâati dışında kendilerine bir kısım şefâatçi ilâhlar, efendiler icat edip, bunlarla avunanlara verilecek en güzel cevaptır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Kendilerini Allah’a karşı koruyacak veya O’nun nezdinde şefaat edecek birisi olmadan Allah’ın huzurunda toplanmaktan korkanları böylece uyar ki O’na karşı sorumluluklarının bilincine [tam olarak] varabilsinler. ⁴⁰
40 Kullanıldığı bağlamdan açıkça anlaşıldığı gibi, bu ayet, Kur’an’a uyanlar gibi ölümden sonraki hayat inancını benimseyen geçmiş vahiylerin mensuplarına -mesela, Yahudilere ve Hristiyanlara- (Zemahşerî) ve bu konuda kesin bir inanca sahip olmaksızın ölümden sonraki hayatın imkanını kabul eden bilinmezcilere (agnostics) işaret eder.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları1 bu Kuran ile uyar ki, Onların orada herhangi bir veli/koruyucu ve şefaatçilerinin olmadığını anlasınlar. Belki sakınıp korunurlar. 18/49, 23/79, 34/31, 69/18, 26/19-70,92, 43/5, 50/45, 32/107, 6/70, 42/9, 46/94, 32/4, 39/43-44, 52/63, 3/186, 6/153, 7/96
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Kendilerini O’na karşı savunacak bir dost ya da O’nun katında şefaat edecek birileri olmadan Allah’ın huzuruna çıkmaktan korkanları vahiyle uyar ki, O’na karşı sorumluluk bilinciyle hareket etsinler.[¹⁰⁵⁰]
[1050] Bu âyet bağlamı itibarıyla müslüman olsun ya da olmasın, âhirete iman ettiği hâlde bu imanı problemli olanlara hitap etmektedir (Taberî, Râzî ve Zemahşerî).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed, işte sen böyle- hesap vermek üzere-) Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkan kimseleri Kur'an ile uyar, (onlar emin olmalı ki, o gün) Onlar için, Rablerinden başka ne bir yardımcı ne de bir şefaat eden bulunur! (İşte böyle kimseler) Umulur ki (günahlardan) sakınırlar (da doğru yolu bulurlar)
Osman Fırat
swap_vert close
Kendileri için rablerinden başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rab’lerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye, onunla (Kur’an ile) uyar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onunla o kimseleri korkut ki, onlar Rablerinin huzuruna haşrolunacaklarından korkarlar bir halde ki, onlar için ondan başka bir yar, bir şefaatci yoktur. Umulur ki, ittikada bulunurlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah'ın huzurunda toplandıklarında, Allah'tan başka birtakım tanrıların, kendilerini kurtaracaklarına inanan o kimseleri sen Kur'ân'la uyar ki, O'nun huzurunda kendilerini savunacak ne bir hamileri, ne de bir şefaatçileri olmayacaktır. Böylece umulur ki bu şirkten sakınırlar. [23, 57; 13, 21]
Meallerin çoğunda net mânanın pek verilmediği bu âyete, çeşitli tefsirlerden yararlandıktan sonra, özellikle Ebu’s-suûd’un tercihine göre mâna verdik. Burada günâhkar müminlerin mahşerdeki durumu değil, müşriklerin durumu vurgulanmaktadır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Rablerin(in huzuru)na toplanacakların(a inanıp bu durum)dan korkanları onunla uyar ki; kendilerinin, O'ndan başka ne dostları, ne de destekçileri yoktur. (Onları uyar), belki korunurlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Rableri 'indine toplanacaklarından korkanları Kur'ân'la inzâr it. Onlara Allâh'dan gayrı dost ve şefâ'atci yokdur. Tâ ki Allâh'dan korkub ittikâ iderler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Rablerinin huzuruna çıkarılacakları için korkanları, bununla (bu Kitapla) uyar. Orada onların ne bir dostu ne de şefaatçileri olacaktır. Belki çekinip kendilerini korurlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Rab'lerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları (vahy) ile uyar ki onların Allah'tan başka velileri ve şefaatçıları yoktur. Umulur ki korunurlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Rablerinin huzuruna çıkarılmaktan korkan ve Ondan başka bir dostu yahut şefaatçisi olmayan kimseleri sen bu Kur'ân ile uyar; olur ki sakınırlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Rablerinin huzurunda haşredileceklerinden korkanları, o vahiy ile uyar ki korunabilsinler. Onların O'ndan başka ne bir dostu vardır ne de şefaatçısı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķorķıt anuñ-ile kim ķorķarlar kim ķoparmalar çalabı’ları yaña yoķdur anlaruñ andan ayruk yarı virici ne daħı şafā'at eyleyici anuñ-içün kim anlar śaķınalar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḳorḳut yā Muḥammed bu Ḳur’ān bile ol kişiler ki ḳorḳarlar ki ḥaşrolalar Çalapları ḥażretine. Yoḳdur anlara andan özge mu‘īn ve nāṣır, ne daḫışefā‘at eyleyici. Ola kim Tañrıdan ḳorḳalar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Rəbbinin hüzuruna cəm ediləcəklərindən qorxanları onunla (Qur’anla) xəbərdar et. Onların Allahdan başqa heç bir hamisi və havadarı yoxdur. Bəlkə də, onlar (bununla) pis əməllərdən çəkinsinlər!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Warn hereby those who fear (because they know) that they will be gathered unto their Lord, for whom there is no protecting friend nor intercessor beside Him, that they may ward off (evil).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Give this warning to those(869) in whose (hearts) is the fear that they will be brought (to judgment) before their Lord: except for Him they will have no protector nor intercessor: that they may guard (against evil).
869 There are some men, sinners, who yet believe in Judgement; let them be warned of their personal responsibility to guard against evil; let them not rely upon protectors or intercessors before Allah; their sins can only be forgiven by Allah's own Mercy.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَنْذِرْ
ve uyar
بِهِ
onun- la
الَّذ۪ينَ
o kimse- leri ki
يَخَافُونَ
korkuyorlar
اَنْ يُحْشَرُٓوا
toplanmaktan
اِلٰى رَبِّهِمْ
Rabblerine
لَيْسَ
yoktur
لَهُمْ
onlar için
مِنْ دُونِه۪
O'ndan başka
وَلِيٌّ
bir dost
وَلَا شَف۪يعٌ
ve ne bir şefâatçi
لَعَلَّهُمْ
umulur ki onlar
يَتَّقُونَ
takvâlı olurlar
Rabblerinin huzurunda toplanmaktan korkanları onunla (Kur'ân ile) uyar. Onlar için O'ndan (Rabblerinden) başka ne bir dost ne de bir şefâatçi vardır. Umulur ki takvâ sahibi olurlar (Allah'a karşı kulluk sorumluluklarını bilip yerine getirmeye çalışırlar).
اَنْذَرَ
Fiil-IV
ن ذ ر
Uyardı
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
خَافَ
Fiil-I
خ و ف
Korktu
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
حَشَرَ
Fiil-I
ح ش ر
Topladı, haşrettti, bir araya getirdi
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
لَيْسَ
Fiil-I
ل ي س
Değildir, yoktur
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
وَلِىّ
İsim
و ل ي
Veliyy (Allah'ın ismi, esmasıdır. Gerçek ve hakiki dost olan demektir), dost, veli
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
شَفِيع
İsim
ش ف ع
Şefâatçi, şefâat eden
لَعَلّ
Zamir
لَعَلّ
Belki, umulur ki
اِتَّقٰى
Fiil-VIII
و ق ي
Takvâ sahibi oldu, sakındı, korundu, korktu