close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 50. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul lâ ekûlu lekum ‘indî ḣazâ-inu(A)llâhi velâ a’lemu-lġaybe velâ ekûlu lekum innî melek(un)(s) in ettebi’u illâ mâ yûhâ iley(ye)(c) kul hel yestevî-l-a’mâ velbasîr(u)(c) efelâ tetefekkerûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Ben size, Allah'ın hazineleri yanımda da demiyorum, gaibi bilirim, ben bir meleğim de demiyorum. Ben, yalnız bana vahyedilen şeye uymadayım. De ki: Körle gözü açık kişi bir olur mu hiç? Ne diye hala düşünmezsiniz?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Resulüm, onlara) De ki: "Size Allah’ın hazineleri yanımdadır diye (iddia etmiyorum), gaybı da bilmiyorum ve Ben size bir meleğim de demiyorum. Ben, (sadece) Bana vahyedilene uyuyorum (sizleri de uyarıyorum)." De ki: "Hiç, kör olanla gören bir olur mu? Yine de tefekküre dalmayacak (ve gerçeği anlamayacak) mısınız?"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki: Ey peygamber! “Ben size, Allah'ın hazineleri benim yanımdadır, demiyorum ne de akılla bilinemiyecek şeyleri bildiğimi de söylemiyorum ve ben size bir meleğim de demiyorum. Ben sadece bana vahyedileni yerine getiriyorum.” De ki: “Hiç gören ile görmeyen bir olur mu? Siz hiç düşünmez misiniz?”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlara: “Size Allah'ın hazineleri benim yanımdadır, demiyorum. Fizik ve bilgi alanı ötesini, gayb âlemini de bilmiyorum. Size, ben bir meleğim de demiyorum. Ben sadece bana vahy olunana, Kur'ân'a tâbi oluyorum" de. Yine onlara: “Hiç önünü görmeyen kâfir ile doğruları ve ilerisini gören mü'min bir olur mu? Düşünmeyecek misiniz?" de.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 13/19.  
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "Ben size 'Allah'ın hazineleri yanımdadır' demiyorum. Gaybı da bilmiyorum. Size benim melek olduğumu da söylemiyorum. Sadece bana vahyedilene uyuyorum." De ki: "Görmeyenle gören bir olur mu? Düşünmüyor musunuz?"
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'Size Allah'ın hazineleri yanımdadır demiyorum, gaybı da bilmiyorum ve ben size bir meleğim de demiyorum. Ben, bana vahyedilenden başkasına uymam.' De ki: 'Kör olanla, gören bir olur mu? Yine de düşünmeyecek misiniz?'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
De ki: “- Ben, Allah'ın hazineleri yanımdadır, diye size söylemiyorum, gaybı da bilmem. Size, “Melek'im” de demiyorum. Ben, ancak bana vahyolunan Kur'an'a uyarım. De ki:”- Gözü kör olanla gören, bir olur mu? Artık düşünmez misiniz?
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: “Ben size ‘Allah’ın hazineleri yanımdadır’ demiyorum. Ben gaybı da bilmiyorum, ‘Ben meleğim de’ demiyorum. Ben sadece, bana vahyolana tabi oluyorum.” De ki: “Hiç kör olan ile iyi gören bir olur mu? Neden düşünmüyorsunuz?”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Ben size, ‘Allah'ın hazineleri benim yanımdadır' demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size ‘ben bir meleğim' de demiyorum. Ben, sadece bana vahyolunana uyarım.” De ki: “Kör ile gören hiç bir olur mu? Hâlâ düşünmüyor musunuz?”
Besim Atalay
swap_vert close
De ki: «Ben size demem ki Allahın hâzineleri benim yanımdadır, ben kayıbı da bilemem, ben meleğim dahi demem, ancak, bana vahyolunan şeye uyarım», de ki: «Düşünmez misiz körle, gören bir midir?»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Senden hâlâ mucize bekleyenlere) de ki: “Ben size Allah'ın hazineleri benim yanımdadır (onları dilediğim gibi kullanabilirim)” demiyorum. Ben (kendiliğimden) insanın kavrayış alanının ötesindeki bilinmeyenleri de bilmem. Size: “Ben bir meleğim de demiyorum. Ben sadece bana indirilen vahye uyuyorum.” (Yine) de ki: “kör ile gören bir olur mu? Hiç düşünmüyor musunuz?”
Bkz. 13/19“Kör ile gören” benzetmesi, ilahi vahyin ve aklın nuruyla gerçekleri gören erdemli insanla, peşin hükümlülük, bencillik, kibir, vefasızlık ve duyarsızlık batağında saplanmış cahil insan için yapılmıştır.  
Cemil Said
swap_vert close
Ânlara di ki: " Ben size Allâh’ın hazînelerine mâlikim, gaybı biliyorum dimiyorum, ben size meleğim de dimiyorum, ben yalnız bana vahy olana itâ’at idiyorum. Hiç a’mâ ile gözü kör bir olur mı? Tefekkür itmiyecek misiniz?
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki: "Size Allah'ın hazineleri elimdedir, demiyorum; gaybı da bilmiyorum; size, ben meleğim demiyorum, ben ancak bana vahyolunana uyuyorum." De ki: "Görenle görmeyen bir midir? Düşünmüyor musunuz?"*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
De ki: “Ben size, ‘Allah’ın hazineleri benim yanımdadır’ demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size ‘Ben bir meleğim’ de demiyorum. Ben sadece, bana gönderilen vahye uyuyorum.” De ki: “Görmeyenle gören bir olur mu? Siz hiç düşünmez misiniz?”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: “Ben size, Allah’ın hazineleri benim yanımdadır, demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size, ben meleğim de demiyorum. Ben sadece bana vahyolunana uyarım.” De ki: “Hiç kör ile gören bir olur mu? Siz hiç düşünmez misiniz?”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
De ki: Ben size, Allah'ın hazineleri benim yanımdadır, demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size, ben bir meleğim de demiyorum. Ben, sadece bana vahyolunana uyarım. De ki: Kör ile gören hiç bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?  
 Müşrikler, Resûlullah (s.a.)a «Sen Allah tarafından gönderilmiş bir peygamber isen Allah’dan iste de bize dünya nimetlerini bol bol versin, aksi halde sana inanmayız» dediler. Bunun üzerine bu âyet indi ve Peygamberin, insanları zenginleştirmek için değil, onlara gerçeği tebliğ etmek için gönderildiği ifade edildi.  
Edip Yüksel
swap_vert close
De: "ALLAH'ın hazineleri benim yanımda demiyorum size. Gizlilikleri de bilmiyorum. Size, bir melek olduğumu da söylemiyorum. Sadece bana vahyedileni izliyorum." Şunu da söyle: "Kör ile gören bir mi?"
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
De ki: "Size Allah'ın hazineleri benim yanımdadır, demiyorum. Gaybı da bilmiyorum. Ve size, ben bir meleğim de demiyorum. Ben sadece bana vahyolunana uyuyorum." De ki: "Kör ile gören bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?"
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
De ki «ben size Allahın hazineleri benim yanımdadır demem gaybı da bilmem, size «ben Melekim»; de demem, ben ancak bana verilen vahye ittiba' ederim»; de ki: Kör, görenle bir olur mu? Artık bir düşünmez misiniz?»
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) De ki: “Ben size Allah’ın (rahmet) hazineleri benim yanımdadır, demiyorum. Ve (Rabbimin bana bildirdiklerinden başka) gaybı (da) bilmem. Ben size, bir meleğim de, demiyorum. Ben sadece bana vahyedilene uyarım.” De ki: “Kör olanla, gören bir olur mu? Hiç düşünmüyor musunuz?”
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Ben size, Allah'ın hazineleri yanımdadır demiyorum. Gaybı da bilmem. Size, ben bir meleğim de demiyorum. Ben, sadece bana vahyolunana uyuyorum.” De ki: “Kör ile gören bir olur mu? Niçin düşünmüyorsunuz?”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
De ki: «Size benim yanımda Allahın hazîneleri var demiyorum. Ben gaybı bilmem. Size hakıykat ben bir meleğim de demiyorum. Ben, bana vahyolunmakda olan (Kur'an) dan başkasına uymam. De ki: «Görmeyenle gören bir olur mu? Hiç düşünmüyor musunuz»?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
De ki: “Size, 'Allah'ın hazîneleri benim yanımdadır!' demiyorum; gaybı da bilmem;(1) size, 'Şübhesiz ben bir meleğim' de demiyorum! (Ben) ancak bana vahyolunana tâbi' olurum.” De ki: “Kör ile gören (kâfir ile mü'min) bir olur mu?” Hiç düşünmez misiniz?
(1)“İlm-i gayb (gaybı bilmek) Allah’a mahsustur. Hiçbir velî tasarrufât yapamaz ve gaybı bilemez. Hattâ peygamber de bilmez. (...) Evet, herkes bizzat gaybı bilmez. Fakat i‘lâm ve ilhâm-ı İlâhî ile(Allah’ın bildirmesi ve ilhâm etmesi ile) bilinebilir ki, bütün mu‘cizât (mu‘cizeler) ve kerâmât (evliyâların kerâmetleri) ona dayanır.” (Şuâ‘lar, 14. Şûâ‘, 474)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) De ki: "Ben size ’Allah’ın hazineleri yanımdadır demiyorum; ne gaybı (insan idrakini aşan şeyleri ve geleceği) bildiğimi söylüyorum, ne de size ’Ben bir meleğim diyorum: Ben (bir beşer ve kul olup) sadece bana vahyedilene (Kur’an’a) uyuyorum." (Yine) de ki: (hakikati) gören ile görmeyen bir olur mu? Siz düşünmez misiniz?"*
(*) Hz. Peygamber insanlara yalnızca “Allah’ın âyetlerini, akıl, gönül ve vicdanlara hitap eden delillerini duyuruyordu. Müşrikler ise öteden beri kâhin, sâhir, arrâf gibi isimlerle andıkları kişilerde olağanüstü güçlerin mevcut olduğuna inanıyor; peygamber olduğunu ve Allah katından bilgiler getirdiğini söyleyen Hz. Muhammed’de de bu şekilde güçler bulunması gerektiğini düşündükleri için ondan meselâ bir dağı altın kütlesi haline getirmesini (Müsned, I,242,258), gökten melekler indirmesini ve onlarla konuştuğunu kendilerine göstermesini istiyorlardı. Kendisinden olmayacak şeyler bekliyorlar, kendisinden yapamayacağı şeyler istiyorlar, gaybı bilmesini, gayptan haber vermesini, kendisini aşan tabiatüstü mûcizeler göstermesini, olmazı oldurmasını istiyorlardı. Allah’la Peygamberi karıştırıyorlardı. Allah’tan istenmesi gereken şeyleri bir beşerden istiyorlardı. Allah’ın sıfatlarını peygamberle karıştırıyorlardı. İşte bütün bu bozuk inanışları düzeltmek için Rabbimiz burada elçinin konumunu (yani elinde Allah’ın hazineleri olmadığını, gaybı bilmediğini, bir beşer olup melek olmadığını ve onun görevi sadece vahye uymak olduğunu vs. şeklinde) belirliyor… Evet, işte elçinin fonksiyonu, işte elçinin konumu budur…İşte bu ayet, Hz. Peygamber’in bu cahilce taleplere vermesi istenen çarpıcı cevabı içermektedir. Aslında zihni ve gönlü hakikate açık, önyargılardan uzak, ruhu ihtiraslarla kirlenmemiş, beyni inkâr ve isyan duygularıyla körleşmemiş insanlar için, Allah’tan vahiy aldığı birçok kanıtla anlaşılan bir kimsenin, hiçbir komplekse kapılmadan, engin bir tevazu hali sergileyerek böylesine gerçekçi ve samimi beyanlarda bulunması, dağları altına çevirmekten daha güçlü ve ikna edici bir delildir. Fakat “Hiç kör ile gören bir olur mu?” Onun için âyetin sonunda “Hiç düşünmez misiniz?” buyurulmuştur. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 407) Ayrıca eğer Hz. Peygamber gaybı, yani geleceği ve göz önünde olmayanı bilmiyorsa, başkasının bunları bilmesi hiç de mümkün değildir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki “Allah’ın hazineleri benim yanımdadır demiyorum, ayrıca bilinmeyenleri (gaybı) da ben bilmem ve ben melek olduğumu da söylemiyorum ve ben, ancak bana vahy olunana uyuyorum.” Deki “Şimdi görenle görmeyen bir olur mu? Hiç düşünmüyor musunuz?”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: "Ben size Allah’ın hazineleri benim yanımdadır demiyorum. Ben görünmiyeni bilirim de demiyorum. Ben size, işte ben meleğim de demiyorum.gerçekten ben ancak Allah’ın gönlüme bildirdiği ne ise yalnız ona uyarım." De ki: "Gören ile görmiyen bir olur mu? Yine de aklınız yatmıyor mu?"
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara de ki «ben size Allah/ın hâzineleri benim elimdedir, demiyorum, gaybi biliyorum da demiyorum, ben size bir melekim de demiyorum, ben ancak bana vahiy olunan şey ne ise ona ittiba ederim». Onlara de ki «hiç kör ile gözlü bir olur mu? Daha düşünmez misiniz?»
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) De ki: “Ben size Allah’ın hazineleri yanımdadır demiyorum. Algılanamayanı [ğayb] da bilmem. Ben size melek olduğumu da söylemiyorum. Ben sadece bana vahyolunana tabi oluyorum.” De ki: “Körle gören bir olur mu? Hiç düşünmüyor musunuz?”
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “Size, “Allah'ın hazineleri yanımdadır” demiyorum ve gaybı da bilmiyorum. Size, “Ben meleğim” de demiyorum. Ben ancak bana vahyolunana uyuyorum.” De ki: “Görenle görmeyen bir midir? Düşünmüyor musunuz?”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hâlâ senden mûcize göstermeni bekleyen o câhillere de ki: “Ben size, ‘Allah’ın hazineleri benim yanımdadır ve onları dilediğim şekilde kullanabilirim!’demiyorum; Allah’tan başka hiç kimsenin bilemeyeceği bir âlem olan gaybı da bilemem. Size bir melek olduğumu da söylemiyorum. Ben ancak, bana Allah’ın vahyi ile Kur’an aracılığıyla bildirilen ilâhî emirlere uyarım.”İşte, bu zihinsel düzeye ulaşmış insanlara de ki: “Hiç kör ile gören bir olur mu? İlâhî vahyin ve aklın ışığında hakîkati keşfeden aydın insan ile; cehâlet, kibir, nankörlük ve bencillik zindanlarında bocalayan dar kafalı insan hiç aynı neticeye ulaşır, aynı karşılığı hak eder mi? Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?”Aklınızı kullanın ki, ilâhî çağrının muhatapları olabilesiniz:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: -“Size ‘Allah’ın hazineleri yanımdadır’ demiyorum. Gayb’ı da bilmem. Size ‘ben, bir meleğim’ de demiyorum. Ben ancak bana vahyedilene tâbi’ oluyorum”. De ki: -“Görmeyen ve Gören eşit olur mu? Düşünmez misiniz?”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
De ki: “ Size, ‘ Allah’ın hazineleri yanımdadır ‘ demiyorum, perde arkasını da bilemem; size melek olduğumu da söylemiyorum. Ben sadece bana söyleneni yapıyorum. “ De ki: “ Hiç görenle görmeyen bir olur mu ? Düşünsenize bir! “
Mehmet Çoban
swap_vert close
De ki: “Ben size Allah’ın hazineleri benim yanımdadır demiyorum! Ben benim için gayb olan bilinmeyenleri de bilmem! Ben bir meleğim de demiyorum. Ben sadece bana vahyolunana uyarım! Söyler misiniz gerçekleri görenle görmeyen bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “Ben size ‘Allah’ın hazineleri benim yanımdadır’ demiyorum. [Gayb]ı (bilinemeyeni) de bilmem. Size ‘Şüphesiz ki ben bir meleğim’ de demiyorum. [*] Ben, bana vahyolunandan başkasına uymuyorum.” [*] De ki: “Kör ile gören bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?”
Hz. Nuh’la ilgili benzer mesaj: Hûd 11:31.,Vahye uymayla ilgili ayetler için bkz. Âl-i İmrân 3:103, dipnot 1.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Onlara: “Ben size Allah’ın hazineleri¹ benim yanımdadır demiyorum, ğaybı da bilmiyorum, ben meleğim de demiyorum ve ben ancak bana vahyolunana uyuyorum.” de. Bir de onlara: “görmeyenle gören hiç eşit olur mu? Siz, bunu hiç düşünmüyor musunuz?” de.
1 Hazain: Lisanımızda hazine veya hazne tabir olunan “hizane”nin çoğuludur ki ellerin erişemeyeceği bir surette mal saklanan gizli mekânın ismidir. Yani, ben: “Allah’ın kudret hazineleri bendedir. Bana verilmiştir, ben onlarda dilediğim gibi tasarruf ederim diyemem. Binaenaleyh ayetler indirmek veya azap göndermek veya dağları altın yapmak vesaire gibi şeyler bana ait değildir. Bana ‘sen, Allah tarafından gönderilen Rasul isen Allah’tan iste de bize Dünya saadetlerini bol bol versin, yoksa senin peygamberliğine inanmayız’ demeğe hakkınız yoktur. Onlar benim elimde değil, Allah’ın elindedir. Dilediğine mülk veren, dilediğinden mülkü alan, dilediğini aziz ve dilediğini zelil eden O’dur.”  
Muhammed Esed
swap_vert close
De ki [ey Peygamber:] “Ben size ‘Allah’ın hazineleri bendedir!’ demiyorum; ne insan idrakini aşan şeyleri bildiğimi söylüyorum ve ne de size ‘Ben bir meleğim!’ diyorum: Ben sadece bana vahyedileni yerine getiriyorum”. ³⁸ De ki: “Hiç gören ile görmeyen bir olur mu? ³⁹ Siz düşünmez misiniz?”
38 Peygamber adına tabiatüstü güçlere sahiplik iddiasının bu şekilde reddedilmesi, öncelikle, inanmayanların (37. ayette zikredildiği gibi) Hz. Peygamber’den kendisine “mucizevî bir işaret”in verilmesini sağlayarak peygamberlik görevini isbat etmesini talep etmelerine işaret etmektedir. Ancak, bu özel atfın ötesinde yukarıdaki pasaj, Hz. Peygamber’in herhangi bir şekilde ilahlaştırılmasını önlemeyi ve o’nun -kendisinden önceki bütün peygamberler gibi- yalnızca bir insan, Allah’ın mesajını insanlığa iletmek için seçtiği bir kul olduğunu açıklığa kavuşturmayı amaçlar. Ayrıca bkz. 7:188.39 Yani, “Allah’ın mesajlarına karşı kör ve sağır olanlar, Allah’ın vahyi aracılığıyla manevî bir görüş zenginliğine ve yol gösterici rehberliğe ulaşmış olanlar kadar iyi ve düzgün bir hayat kurabilirler mi?”  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: “Ben size, Allah’ın (Sevap ve nimet) hazinelerinin benim elimde olduğunu söylemiyorum. Gaybı da (Gelecekte neler olup biteceğini de) bilemem, ben size, ben meleğim/kralım da demiyorum. Ben, ancak bana vahyedilen Kuran’a uyuyorum.” De ki: “Hiç gerçeğe karşı kör olan ile onu gören bir olur mu? Hâlâ düşünmeyecek misiniz?” 7/188, 11/31, 13/19, 25/8, 39/19, 10/15, 38/28
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
De ki: “Size ben ne ‘Allah’ın hazineleri bana aittir’ ne de ‘Gaybı ben bilirim’ diyorum; yine size, ‘Ben bir meleğim’ de demiyorum: Benim görevim, sadece bana bildirilene uymaktır!”[¹⁰⁴⁹] De ki: “Hiç görmeyenle gören bir olur mu? Siz hâlâ düşünmeyecek misiniz?
[1049] Sûrenin 37. âyetinde dile gelen mucize talebine red cevabı.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) De ki, (benden olur olmaz mucizeler beklemeyin) Ben size, Allah'ın hazîneleri benim yanımdadır, demiyorum, (sizleri zengin etmek için değil, azap ile uyarmak için gönderildim) Ben gaybı da bilemem! (Bana "O kıyamet ne zaman?" veya "Azap ne zaman?" gibi gayba ait sorular sormayın) Size ben bir meleğim de demiyorum, (yahut bana "göğe çıkmalısın" İsra/93- gibi beşer gücünün üstünde olan olağan üstü tekliflerde bulunmayın) Ben sadece (Rabbimden) bana vahyolunana uyarım. De ki: Kör ile gören hiç eşit olur mu? (Hak güneşini görüp, peygambere tabi olan müminlerle, kalbleri körelmiş, şirk ve küfürde direnen kafirler elbette eşit olmazlar.)
(Kafirler de eşit değildir, içlerinde Allah Teala'nın vahdaniyetini, ahiret hayatını tamamen inkar eden, manen ölü ve uyarıları hiçe sayanlar olduğu gibi, atalarının etkisiyle putlara tapmakla beraber yine de Rablerinden korkanlar da vardır)  
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: "Ben size, ’Allah’ın hazineleri benim yanımdadır’ demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size ’Ben bir meleğim’ de demiyorum. Ben sadece, bana gönderilen vahye uyuyorum. " ’De ki görmeyenle gören bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «Ben size demiyorum ki, benim yanımda Allah Teâlâ'nın hazineleri vardır. Ve ben gaybı da bilmem ve size 'Ben hakikaten meleğim' de demiyorum. Ben bana vahyolunandan başkasına tâbi olmam.» De ki: «Kör ile görür kimse müsavî olur mu? Hiç düşünmez misiniz?»
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: “Ben, size Allah'ın hazîneleri benim yanımdadır” demiyorum. Yok, “Ben gaybı bilirim. ” Yok, “Ben meleğim. ” de demiyorum. Bana ne vahyediliyorsa, ben ancak ona tabi olurum” De ki: “Kör, görenle bir olur mu? Hiç düşünmüyor musunuz? [13, 19]
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "Ben size, Allah'ın hazineleri yanımdadır, demiyorum. Gaybı da bilmem. Size 'Ben meleğim' de demiyorum. Ben sadece bana vahyolunana uyuyorum." De ki: "Körle, gören bir olur mu? Düşünmüyor musunuz?"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Di ki: "Ben size Allâh'ın hazîneleri bendedir dimem. Ve gaybı bilirim de dimem. Ve size meleğim de dimem. Ben bana vahy olunan şeye tâbi' olurum." Di ki: "Kör ile gözli bir olur mı? Bunı tefekkür itmez misiniz?
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki “Ben size Allah'ın hazineleri yanımdadır demiyorum. Gizli bilgileri (gaybı) de bilmem. Size, ben bir meleğim de demiyorum. Bana ne vahyedilirse ben ona uyarım.” De ki “Gören ile görmeyen bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?”
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki:-Size, yanımda Allah'ın hazinelerinin olduğunu söylemiyorum. Gaybı bilmem; size, bir melek olduğumu da söylemiyorum. Ben, ancak bana vahyedilene tabi oluyorum. De ki: “Hiç görmeyen ile gören bir olur mu? Hiç düşünmüyor musunuz?
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Ben size “Allah'ın hazineleri benim yanımda” veya “Ben gaybı bilirim” demiyorum. “Ben bir meleğim” de demiyorum. Ben ancak bana vahyolunana uyarım. “Kör ile gören bir olur mu?” de. Hiç düşünmüyor musunuz?
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlara şunu söyle: "Ben size Allah'ın hazineleri yanımdadır demiyorum. Gaybı da bilmem ben! Size ben bir meleğim de demiyorum. Yalnız bana vahyedilene uyarım ben!" Sor onlara: "Körle gören bir olur mu? Hâlâ düşünmüyor musunuz?"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit: “eyitmezin size benüm ķatumdadur Tañrı ħazįneleri daħı bilmezin gaybı. daħı eyitmezin size bayıķ ben firişteven uymazın illā aña kim vaħy olınur baña?” eyit “berāber mıdur gözsüz daħı gözlü endįşe eylemez mısız?”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit yā Muḥammed: Men eyitmezin size kim benüm ḳatumda Tañrı Ta‘ālāḫazīneleri vardur, ġaybı daḫı bilmez‐men. Daḫı eyitmezin size ki men feriş‐teh‐men, men tābi‘ olmazın illā baña vaḥy olana. Eyit yā Muḥammed: Berāberolur mı gözsüz bile görici kişi? Niçün fikr eylemezsiz?
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
De: “Mən sizə demirəm ki, mənim yanımda Allahın xəzinələri vardır. Mən qeybi bilmirəm və sizə də demirəm ki, mən mələyəm. Mən yalnız özümə gələn vəhyə tabe oluram”. De: “Kor görənlə bir olarmı? Məgər düşünmürsünüz?”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say (O Muhammad, to the disbelievers): I say not unto you (that) I possess the treasures of Allah, nor that I have knowledge of the Unseen; and I say not unto you: Lo! I am an angel. I follow only that which is inspired in me. Say: Are the blind man and the seer equal? Will ye not then take thought?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: "I tell you not that with me are the treasures of Allah,(867) nor do I know what is hidden, nor do I tell you I am an angel. I but follow what is revealed to me." Say: "can the blind be held equal to the seeing?"(868) Will ye then consider not?
867 Literally, it might mean that the men of Allah are not like vulgar soothsayers, who pretend to reveal hidden treasures, or peer into the future, or claim to be something of a different nature from men. But the meaning is wider: they deal out Allah's great treasures of truth, but the treasures are not theirs, but Allah's; they have greater insight into the higher things, but that insight is not due to their own wisdom, but to Allah's inspiration; they are of the same flesh and blood with us, and the sublimity of their words and teachings arises through Allah's grace-to them and to those who hear them. 868 Therefore compare not the men of Allah ("the seeing") with ordinary men ("the blind"). The men of Allah, although they be but men, have the higher light with them; therefore do not exact of them petty ephemeral services. Though they are men, they are not as other men, and are entitled to reverence.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
لَٓا اَقُولُ
demiyorum
لَكُمْ
size
عِنْد۪ي
yanımdadır
خَزَٓائِنُ
hazineleri
اللّٰهِ
Allah'ın
وَلَٓا اَعْلَمُ
ve bilmem
الْغَيْبَ
gaybı
وَلَٓا اَقُولُ
ve demiyorum
لَكُمْ
size
اِنّ۪ي
şüphe- siz ben
مَلَكٌۚ
bir me- leğim
اِنْ اَتَّبِعُ
tabi olmam
اِلَّا
an- cak
مَا
o şe- ye ki
يُوحٰٓى
vahyolu- nuyor
اِلَيَّۜ
bana
قُلْ
de ki
هَلْ يَسْتَوِي
bir olur mu
الْاَعْمٰى
kör
وَالْبَص۪يرُۜ
ve gören
اَفَلَا تَتَفَكَّرُونَ۟
hâlâ tefekkür etmeyecek misiniz
De ki: "Ben size, 'Allah'ın hazineleri benim yanımdadır' demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size 'ben bir meleğim' de demiyorum. Ben, sadece bana vahyolunana tabi olurum." (Bir de) De ki: "Hiç (hakikate karşı) kör ile gören bir olur mu, hâlâ tefekkür ed(ip enine boyuna düşün)meyecek misiniz?"
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
خَزَٓائِن
İsim
خ ز ن
Hazineler
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
غَيْب
İsim
غ ي ب
Gayb, gizli, görünmeyen
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
مَلَك
İsim
م ل ك
Melek
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اِتَّبَعَ
Fiil-VIII
ت ب ع
Tabi oldu, uydu, peşine düştü, takip etti
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَوْحٰى
Fiil-IV
و ح ي
Vahyetti, işaret etti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
هَلْ
Soru eki
هَلْ
-Mı, -mi, var mı?
اِسْتَوَى
Fiil-VIII
س و ي
Yöneldi, eşit oldu, hükümran oldu, yerleşti, istiva etti, olgunlaştı, kuruldu, dikildi
اَعْمٰى
İsim
ع م ي
Kör, âmâ
بَصِير
İsim
ب ص ر
Basîr (Allah'ın esması, ismidir. Gizli ve açık her şeyi gören demektir), gören, görücü
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
تَفَكَّرَ
Fiil-V
ف ك ر
Tefekkür etti, düşündü