close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 43. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Felevlâ iż câehum be/sunâ tedarra’û velâkin kaset kulûbuhum vezeyyene lehumu-şşeytânu mâ kânû ya’melûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlara azabımız geldiği vakit olsun, yalvarmaları gerekirdi, fakat yalvarmadılar bile, kalpleri katılaştı ve Şeytan, yaptıkları şeyleri süsleyip hoş gösterdi onlara.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlara, zorlu azabımız geldiği zaman yalvarmaları gerekmez miydi? (Ne olurdu hiç olmazsa bu tür ikaz ve belalarımız geldiği zaman bari hatalarını bilip, tevbe ederek boyun eğseler ve Bize dönselerdi!..) Amma velâkin onların kalpleri katılaşmış ve şeytan onlara yapmakta olduklarını çekici (süslü) gösterip (azdırmıştı).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlara darlık ve sıkıntı geldiği zaman, yalvarıp yakarsaydılar ya. Ama nerede, kalpleri katılaşmış ve yapageldikleri şeyleri, şeytan onlara süsleyip çekici duruma getirmiştir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Hiç olmazsa, baskımız, azâbımız kendilerine geldiği zaman yalvarsalardı ya! Nerede? Fakat kafaları kalınlaştı, kalpleri katılaştı ve şeytan, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlar, şeytanî güçler, işlemeye devam ettikleri amelleri kendilerine süsleyip güzel gösterdi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Hiç olmazsa verdiğimiz darlık başlarına geldiğinde yalvarıp yakarsalardı! Ama kalpleri katılaştı ve şeytan da yaptıklarını kendilerine süslü gösterdi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlara, zorlu azabımız geldiği zaman yalvarmaları gerekmez miydi? Ama onların kalpleri katılaştı ve şeytan onlara yapmakta olduklarını çekici (süslü) gösterdi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hiç olmazsa, böyle şiddetimiz onlara geldiği zaman, bâri yalvarsaydılar! Fakat kalbleri katılaşmış, Şeytan da bütün yaptıklarını, kendilerine süslü göstermişti.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Keşke azabımız onlara geldiği zaman yalvarsalardı. Fakat kalpleri katılaştı ve şeytan yapmakta oldukları şeyleri onlara güzel gösterdi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Hiç olmazsa kendilerine böyle baskımız geldiği zaman boyun eğselerdi! Fakat kalpleri iyice katılaştı ve şeytan da onlara yaptıklarını cazip/süslü gösterdi.
Besim Atalay
swap_vert close
Onlara sıkıntı geldiği zaman, yalvarsaydılar, onlarınsa, yürekleri taşlaşmış, şeytan da onlara yaptıklarını hoş gösterdi
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hiç olmazsa başlarına bu sıkıntılar geldiği zaman (tevbe edip) yalvarsalardı. Fakat (aksine iyice azgınlaştılar ve) kalpleri katılaştı, şeytan da bütün yaptıklarını kendilerine güzel gösterdi.
Cemil Said
swap_vert close
Ânlar gazâbımıza da uğradılar yine tazarru’ itmediler. Kalbleri katılaşdı. Şeytân ânların ef’âlini tanzîm idiyor idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Hiç değilse, onlara şiddetimiz geldiği zaman yalvarıp yakarmalı değil miydiler? Lakin kalbleri katılaştı, şeytan da yaptıklarını onlara güzel gösterdi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hiç olmazsa onlara azabımız geldiği zaman yakarıp tövbe etselerdi ya.. Fakat (onu yapmadılar) kalpleri katılaştı. Şeytan da yapmakta olduklarını zaten onlara süslü göstermişti.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Hiç olmazsa kendilerine tarafımızdan bir sıkıntı geldiğinde içten bir niyazda bulunsalardı! Fakat kalpleri iyice katılaştı; şeytan da onlara yaptıklarını şirin gösterdi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Hiç olmazsa, onlara bu şekilde azabımız geldiği zaman boyun eğselerdi! Fakat kalpleri iyice katılaştı ve şeytan da onlara yaptıklarını câzip gösterdi.
Edip Yüksel
swap_vert close
Hiç olmazsa başlarına musibetimiz geldiğinde yalvarsalardı! Fakat kalpleri katılaştı ve şeytan işlerini kendilerine süslü gösterdi
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hiç olmazsa kendilerine baskınımız geldiği zaman olsun, yalvarmalı değiller miydi? Fakat kalbleri katılaştı ve şeytan yaptıklarını kendilerine güzel gösterdi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hiç olmazsa böyle tazyikımız geldiği vakıt bâri yalvarsaydılar ve lâkin kalbleri katılaşmış, Şeytan da her ne yapıyorlar ise kendilerine süslü göstermişti
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hiç olmazsa başlarına bu sıkıntılar geldiği zaman (tövbe edip) yalvarsalardı. Fakat (iyice azgınlaştılar ve) kalpleri katılaştı, şeytan da bütün yaptıklarını kendilerine güzel gösterdi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hiç olmazsa onlara sıkıntılarımız dokunduğu vakit tederru¹ etselerdi! Fakat kalpleri katılaştı ve şeytan da onlara yaptıklarını çekici gösterdi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İşte onlar kendilerine (öyle) bir azabımız gelib çatdığı zaman olsun yalvarmalı değil miydiler? Fakat yürekleri katılaşmış, şeytan da yapmakda oldukları (ma'siyetleri) süsleyib püslemişdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hiç olmazsa onlara azâbımız geldiği zaman (îmân edip) yalvarsalardı! Fakatkalbleri katılaştı ve şeytan onlara yapmakta olduklarını süsledi (câzib gösterdi).
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlara, zorlu azabımız (darlık ve sıkıntılarımız) geldiği zaman yalvarmaları gerekmez miydi? (Ne olurdu hiç olmazsa, bu tür ikaz ve belalarımız geldiği zaman bari hatalarını bilip tövbe ederek boyun eğseler ve bize dönselerdi!) Ama (tam aksine, iyice azgınlaştılar; bu yüzden) onların kalbleri (yürek, duygu ve vicdanları) katılaştı ve şeytan onlara yapmakta olduklarını çekici (süslü) gösterdi. *
(*) Bu ümmetlerin, musibet gibi görünen bu fırsatlardan yararlanarak Allah’a tazarru ve niyazda bulunmaları gerekirdi. Çünkü az çok basîreti olanların, olaylardan ibret almaya yatkınlığı bulunanların, bunun bir uyarı olduğunu farketmeleri gerekirdi. Nitekim bazı âyetlerde insanların genellikle, hiç olmazsa zor durumda kaldıklarında, Allah’ın dinini tanıyarak ihlâsla O’na yalvardıkları bildirilmektedir (meselâ bk. İsrâ 17/67; Ankebût 29/65; Lokmân 31/32). Ancak burada ifade buyurulduğuna göre söz konusu eski ümmetlerin “kalpleri iyice katılaşmış, şeytan da onlara yaptıklarını (tuttukları bâtıl yolu) şirin göstermiş” ve bu yüzden onlar kötüyü iyi görmüşlerdi. Sonuçta terbiye olmaları için uğratıldıkları musibetler de kâr etmedi. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 403-404)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlara azabımız geldiğinde, boyun eğmeleri gerekmez miydi? Fakat şeytan onlara yaptıkları yanlışları süslü gösterdiği için, kalpleri katılaştı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz onların başlarına bir sıkıntı getirince onlar da yakarmalı değil miydiler? Ancak onların yürekleri katılaşmış, işledikleri suçları Şeytan da onlara güzel göstermiştir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara azabımız [⁵] gelince onlar ağlayıp sızlamalılardı [⁶]; fakat onların yürekleri katılaştı. Şeytan da [⁷] kendilerine yaptıklarını hoş gösterdi.
[5] Veya afetimiz.[6] Yapmadılar da afetimiz kaldı.[7] Nefs-i emmareden sadır olan her kötü iş şeytana isnat olunur.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hiç değilse onlar kendilerine şiddetimiz geldiği zaman boyun eğselerdi/yalvarsalardı! Fakat kalpleri katılaştı ve şeytan da onlara yaptıklarını süslü/güzel gösterdi¹⁵.
15 Krş. Âli İmrân, 3/14  
Kadri Çelik
swap_vert close
O halde onlara şiddetimiz (azabımız) geldiği zaman yalvarıp yakarsalardı ya! Lakin kalpleri katılaştı, şeytan da yaptıklarını onlara güzel gösterdi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hiç olmazsa, başlarına bu belâlar geldiği zaman tövbe edip boyun eğselerdi ya! Fakat tam aksine, iyice azgınlaştılar; bu yüzden kalpleri kaskatı kesildi ve şeytan, yaptıklarını onlara güzel gösterdi. Kötülüğü alışkanlık hâline getirdikleri için, zamanla bu kötülüklerden etkilenmez oldular ve fenâlığı iyilik, günahı sevap saymaya başladılar; vicdanları dondu, akılları tutuldu, azıttıkça azıttılar.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hiç olmazsa onlara sıkıntı (bunalım) azabımız geldiği zaman yalvarsalardı ya! Ama kalbleri katılaştı. Şeytan onlara, işliyor oldukları şeyleri süsledi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Belâlar üşüşünce yalvardılar mı sanki! Ne gezer. Kalpleri daha da katılaştı. Giderek şeytan onlara yaptıklarını alladı pulladı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Keşke azabımız geldiği zaman yasalarımıza uysalardı. Fakat kalpleri iyice katılaştı! Üstelik şeytan onlara yaptıklarını cazip gösterdi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlara bu şekilde azabımız geldiği zaman boyun eğselerdi ya! Fakat kalpleri iyice katılaşmış ve şeytan da onlara yaptıklarını süslü göstermişti. [*]
Bir önceki ayette de dikkat çekildiği gibi bu ayette de gerçeğe boyun eğmeleri için insanların çeşitli sıkıntı ve darlık ile denendikleri ancak kalplerinin katılaşmış olması ve yaptıklarının kendilerine süslü görünmesi nedeniyle gerçeğe boyun eğmedikleri bildirilmektedir. (Mü’minûn 23:76-77).  
Mehmet Türk
swap_vert close
Kendilerine azabımız geldiğinde bari yalvarsalar olmaz mıydı? Fakat onların kalpleri (gittikçe) katılaştı ve şeytan da onlara yaptıklarını güzel gösterdi.¹
1 Şeytan da yapageldiklerini alladı pulladı kendilerine hoş gösterdi. Yaptıklarını kötü diye değil, iyi yapıyoruz diye yapmağa, şerri hayır, günahı sevap telakki etmeğe başladılar. Artık tevbe edip dönme ihtimalleri kalmadı, akılları tutuldu, azıttılar da azıttılar. O rahmetin kısılması ile gelen fakirlik ve sıkıntılar ise âsi ve serkeş insanlara hadlerini bildirerek Allah’a kulluğu hatırlatacak ilahi bir ihtardır. Bu ihtar, anlayanlar için bir nimettir. Fakat bu ihtarlar daimî değil, bir müddet ile sınırlıdır. Bunun için böyle bir ihtara maruz kalanlar onu bir nimet bilmeli ve hızlı bir surette nefsinin azgınlığını kırmalı, tevbe edip Allah’a iltica etmelidir. Bu iltica ne kadar seri olursa Dünya ve ahiret faydası da o kadar faydalı olur. Bunu idrak edip tövbekâr olanlar, Dünyada olmazsa da ahirette mutlaka bunun faydasını görürler. (Özetle-Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama tarafımızdan takdir edilen bir sıkıntıya uğratıldıkları zaman tevazu göstermediler, tersine kalplerinin katılığı arttı, çünkü Şeytan bütün yaptıklarını onlara güzel gösterdi.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hiç olmazsa cezalandırmamız, kendilerine gelince acziyetlerini itiraf edip yalvarsalardı ya. Fakat onların kalpleri katılaşmıştı. Zira şeytan, yaptıklarını kendilerine güzel göstermişti. 7/94, 6/122, 16/63, 23/75-76, 27/24, 57/16
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onlara takdir ettiğimiz sıkıntı kendilerine eriştiği zaman acziyetlerini itiraf etmeliydiler, fakat yürekleri katılaştı. Çünkü şeytan yaptıkları her şeyi onlara güzel gösterdi.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar hiç değilse kendilerine azabımız (o sıkıntı ve belalar) geldiği zamanlarda (ondan kurtulmak için. Rablerine) yalvarmalı değiller miydi? Fakat (ne yazık ki bir an olsun "ah” deyip Rablerine dua ve niyazda bulunmadılar, çünkü) Kalpleri katılaşmıştı, şeytan kendilerine, yapmakta oldukları şeyleri (şirk, küfür ve günahları) süslü püslü göstermişti, (yaptıklarını fena değil, iyi yapıyoruz diye yapmaya, şerri hayır, günahı sevap saymaya başladılar)
Osman Fırat
swap_vert close
Hiç olmazsa kendilerine böyle baskınımız geldiği zaman yalvarmaları gerekmez miydi! Fakat kalbleri katılaştı ve şeytân da onlara yaptıklarını onlara süslü gösterdi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık Bizim azabımız onlara geldiği zaman yalvarmalı değil miydiler? Fakat onların gönülleri katılaşmış ve şeytan onlara yapar oldukları şeyleri süslemiş idi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bâri, kendilerine şiddetimiz geldiği vakit yalvarsaydılar, tövbe etseydiler! Fakat heyhât! Onların kalpleri kaskatı olmuş, şeytan da yapmakta oldukları mâsiyet ve günahları kendilerine süslemiş, cazip göstermişti.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Hiç olmazsa kendilerine böyle baskınımız geldiği zaman yalvarsalardı! Fakat kalbleri katılaştı ve şeytan da onlara yaptıklarını süslü gösterdi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer onlar, 'azâbımız geldikde tazarru itselerdi ('azâb onlardan mündefi' olurdı) ve lâkin kalbleri katı ve kasvetli oldı ve şeytân 'amellerini tezyîn iyledi (güzel gösterüb onları aldatdı).
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Verdiğimiz sıkıntılar başlarına gelince yalvarıp yakarsalardı olmaz mıydı? Ama kalpleri katılaştı ve yapmakta olduklarını şeytan onlara güzel gösterdi.
Şaban Piriş
swap_vert close
Hiç olmazsa azabımız kendilerine gelince yalvarmaları gerekmez miydi? Fakat, kalpleri katılaşmış ve şeytan, yaptıklarını kendilerine güzel göstermişti.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hiç olmazsa onlara azabımız geldiğinde yalvarsaydılar! Fakat kalpleri katılaşmış, şeytan da onlara yaptıklarını hoş göstermişti.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Zorluğumuz kendilerine gelip çattığında bir sığınabilselerdi! Ne yazık ki kalpleri katılaştı; şeytan, yapmakta olduklarını onlara süslü-püslü gösterdi.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes nişe ol vaķt kim geldi anlara 'aźābumuz boyuñ virmediler? velįkin ķatı oldı (ll)göñülleri daħı bezedi anlara şeyŧān anı kim oldılar işlerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes niçün bizüm ‘aẕābumuz geldükde tażarru‘ eylemediler? Līkinḳatı oldı yürekleri, daḫı bezedi şeyṭān anlara işledükleri işleri.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Barı, əzabımız onların başlarının üstünü alanda yalvaraydılar. Lakin (inadları üzündən) qəlbləri sərtləşdi və Şeytan da onlara etdikləri əməlləri süslü göstərdi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
If only, when our disaster came on them, they had been humble! But their hearts were hardened and the devil made all that they used to do seem fair unto them!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
When the suffering reached them from us, why then did they not learn humility?(861) On the contrary their hearts became hardened, and Satan made their (sinful) acts seem alluring to them.
861 Sorrow and suffering may (if we take diem rightly) turn out to be the best gifts of Allah to us. According to the Psalms (94:12). "Blessed is the man whom Thou chastenest, O Lord!" Through suffering we learn humility, the antidote to many vices and the fountain of many virtues. But if we take them the wrong way, we grumble and complain, we become fainthearted; and Satan gets his opportunity to exploit us by putting forward the alluring pleasures of his Vanity Fair.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَلَوْلَٓا
ve değil miydi
اِذْ
o va- kit ki
جَٓاءَهُمْ
onlara geldi
بَاْسُنَا
azabımız
تَضَرَّعُوا
yalvarıp yakarmalılar
وَلٰكِنْ
fakat
قَسَتْ
katılaştı
قُلُوبُهُمْ
kalpleri
وَزَيَّنَ
ve süsledi
لَهُمُ
onlara
الشَّيْطَانُ
şeytan
مَا
o şey- leri ki
كَانُوا
idiler
يَعْمَلُونَ
yapıyorlar
Ne olurdu onlara bu şekilde azabımız geldiği zaman (tövbe edip iman etmek için) yalvarıp yakarsalardı! Fakat onların kalpleri katılaştı ve şeytan da onlara yaptıklarını süslü gösterdi.
لَوْلَا
Tahdid edatı + Şart edatı
لَوْلَا
olmamış olsa, olmasa, keşke, eğer olmasaydı
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
بَاْس
İsim
ب ا س
Sıkıntılı, güç, azap, hınç, savaş, kuvvet, çekişme
تَضَرَّعَ
Fiil-V
ض ر ع
Yalvarıp yakardı
لٰكِن
Harf-i istidrak
لٰكِن
Fakat, oysa, ama
قَسَا
Fiil-I
ق س و
Katılaştı
قَلْب
İsim
ق ل ب
Kalp, yürek
زَيَّنَ
Fiil-II
ز ي ن
Süsledi
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
شَيْطَان
İsim
ش ط ن
Şeytan
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı