close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 38. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemâ min dâbbetin fî-l-ardi velâ tâ-irin yatîru bicenâhayhi illâ umemun emśâlukum(c) mâ ferratnâ fî-lkitâbi min şey-/(in)(c) śümme ilâ rabbihim yuhşerûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve kanatlarıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki sizin gibi o da bir cinse mensup olmasın. Biz, kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık, sonra da hepsi Rablerinin tapısında toplanır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Yeryüzünde (tek hücrelilerden dev cüsselilere kadar) hiçbir canlı (hayvan) ve iki kanadıyla uçan hiçbir ‘uçucu’ yoktur ki, sizin gibi (kendilerine has kanunları ve hayat tarzları bulunan) bir topluluk (bir ümmet) olmasınlar. Biz Kitapta (Kur’an’da ve Levh-i Mahfuz’da anılması gereken) hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra onlar (hesap vermek üzere) Rablerine toplanacaklardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yeryüzünde yürüyen hertürlü hayvan ve gökyüzünde iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa hepsi, ancak sizin gibi toplum yani birer ümmettirler. Onların da durumları, rızıkları, ecelleri yazılmıştır. Biz kitapta tek bir şeyi bile ihmal edip, eksik bırakmadık. Sonra onlar Rablerinin huzuruna toplanacaklardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yeryüzünde yürüyen bütün canlılar ve iki kanadıyla uçan bütün kuşlar kesinlikle sizinle benzer tarafları olan, kâinattaki dengeyi sağlamakla sorumlu, organize birer canlı türüdürler. Biz kitapta bilgi işlem merkezinde, Levh-i Mahfuz'da kanunlarımızın üzerinde cari olduğu her şeyle ilgili düzenlemede hiçbir eksik taraf bırakmadık. Sonra onlar Rablerinin huzurunda toplanacaklar.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 6/59; 10/61; 11/6; 16/89; 29/60; 34/3; 36/12.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Yeryüzünde yürüyen bütün hayvanlar ve iki kanatlarıyla uçan bütün kuşlar sizin gibi birer ümmettirlerdir. [4] Kitap'ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Onlar sonra Rabblerinin huzurunda toplanırlar.
4.Müfessirlerin çoğuna göre burada "ümmet" ile kastedilen cinstir. Yani nasıl insanlar çeşitli ortak özelliklere sahip bir canlı türüyse diğer canlılar da böyle türler halindedirler.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Yeryüzünde hiç bir canlı ve iki kanadıyla uçan hiç bir kuş yoktur ki, sizin gibi ümmetler olmasın. Biz Kitap'ta hiç bir şeyi noksan bırakmadık, sonra onlar Rablerine toplanacaklardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yerde yürüyen hayvan ve iki kanadıyla uçan kuşlardan hepsi (yemek, içmek, zikretmek hususunda) ancak sizin gibi ümmetlerdir. Biz O kitabda (Kur'an veya Levhi mahfuzda) hiç bir şeyi noksan bırakmadık. Sonra, ancak Rablerine toplanıp getirilirler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan, kanatları ile uçan hiçbir kuş (türü) yoktur ki, sizin gibi birer toplum (ümmet) olmasınlar. Ana kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmış değiliz. Sonra hepsi Rablerinin huzurunda toplatılacaktır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yerde yürüyen ne kadar hayvan, kanatlarıyla uçan ne kadar kuş varsa, bütün bunlar sizin gibi birer topluluktur. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Onlar sonunda Rabbleri önünde toplanırlar.[115]
[115] Dâbbe, ümmet ve tefrit kavramları hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VI, 312-317.  
Besim Atalay
swap_vert close
Yeryüzünde yürüyen canlı ile, kanadlariyle uçan bir kuş yok ki, sizin gibi toplulukta bulunmasın, biz, kitapta hiçbirini boşlamadık, Tanrıları katında, sonunda toplanırlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yerde hareket eden hiçbir hayvan ve kanatları ile (havada) uçan hiçbir kuş yoktur ki (yaratılış ve yaşayış itibariyle) sizin gibi bir topluluk/ümmet olmasın! Biz (evren kanunlarının yazılı olduğu) hiçbir şeyi o kitabın dışında bırakmadık. Sonra onlar, Rablerinin huzurunda toplanacaklardır.
Bkz. 6/59, 10/61, 11/6, 16/89, 29/60, 34/3, 36/12İnsanlar gibi, tek hücrelilerden omurgalılara, sürüngenlerden yürüyenlere ve uçanlara varıncaya kadar bütün canlıların kendilerine özgü hayat kuralları vardır. Allah bütün bu canlıların hayatlarını koyduğu yasalarla, Kur’an terminolojisindeki karşılığı “Sünnetullah” olan tabiat kanunlarıyla kontrol altına almıştır. Onların dünyaya gelmeleri, beslenmeleri, üremeleri ve kendilerine uygun ortamlarda hayatlarını sürdürmeleri Allah’ın kudretiyle gerçekleşmektedir. “Yeryüzünde hareket eden hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın. (Allah) onların (dünyada) yerleştikleri yeri de ölecekleri yeri de bilir.” (Hud 11/6) İnsan, kendisini çevreleyen hayat gerçeğinin tümünde Allah’ın mucizelerini anlamak için onları gözlemlemeye çalışmalıdır. Ayetin son cümlesindeki “onlar da Rablerinin huzurunda toplanacaklardır” ifadesi, insanın dışındaki varlıkların da insanlar gibi yeniden dirileceğine işaret etmektedir. Hud 11/6’da “Yeryüzünde hareket eden hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın. (Allah) onların (dünyada) yerleştikleri yeri de (öldüklerinde) kalacakları yeri de bilir,” buyrulmaktadır. Bu da insandan başka diğer canlıların tıpkı insanlar gibi mahiyetini bilemediğimiz bir şekilde yeniden dirileceğini göstermektedir. Ayrıca Kur’an’da insanın dışındaki canlıların toprak olup gideceğini gösteren herhangi bir ayet de yoktur.  
Cemil Said
swap_vert close
Arzda hiç bir hayvân, hiç bir kanadıyla uçar kuş yokdur ki sizin gibi ümmet teşkîl itmemiş olsun biz günâhda hiç bir şey ihmâl itmedik. Bunların hepsi rableri nezdinde ictimâ’ ideceklerdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yerde yürüyen hayvanlar ve kanatlarıyla uçan kuşlar da ancak sizin gibi birer toplulukturlar. Kitap'da Biz hiçbir şeyi eksik bırakmadık; onlar sonra Rablerine toplanacaklardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yeryüzünde gezen her türlü canlı ve (gökte) iki kanadıyla uçan her tür kuş, sizin gibi birer topluluktan başka bir şey değildir. Biz Kitap’ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonunda hepsi Rablerinin huzuruna toplanıp getirilecekler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yeryüzünde yürüyen hayvanlar ve gökyüzünde iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa hepsi sizin gibi topluluklardır. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Nihayet (hepsi) toplanıp rablerinin huzuruna getirileceklerdir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yeryüzünde yürüyen hayvanlar ve (gökyüzünde) iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa hepsi ancak sizin gibi topluluklardır. Biz o kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Nihayet (hepsi) toplanıp Rablerinin huzuruna getirilecekler.  
 Bu âyette yeryüzündeki bütün canlıların insanlar gibi birer tür oldukları bildirilmektedir. Tek hücrelilerden omurgalılara, sürüngenlerden ayaklarıyla yürüyenlere ve kanatlarıyla uçanlara varıncaya kadar bütün canlılar müstakil birer tür oluşturmaktadır. Ancak insan, bu türlerin en şereflisidir. Her türün kendine has ortak hayat kuralları vardır. Yüce Allah bunların hayatlarını, gerek toplu olarak gerekse fert fert kontrol eder; ihtiyaçlarını karşılar. Bu durum, yüce Allah’ın kudretinin sonsuzluğunu göstermektedir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Kanatlarıyla uçan kuşlar dahil yeryüzündeki tüm yaratıklar sizin gibi birer toplum. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra onlar (tüm yaratıklar) Rab'lerinin huzuruna toplanacak.
Bu ayet, öncelikle, evrende olan herşeyin kaydedildiği ana kayıt hakkındadır. Ne var ki, ikincil anlamıyla Kuran'a da işaret eder. Ebedi olan ahiret hayatımızı ilgilendiren tüm bilgiler Kuran'da mevcuttur (16:89)  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki, sizin gibi birer ümmet olmasınlar. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmamışızdır, sonra hepsi Rablerinin huzurunda toplanırlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
hem Yerde debelenen hiç bir hayvan ve iki kanadiyle uçan hiç bir kuş yoktur ki sizin gibi birer ümmet olmasınlar, biz kitâbda hiç bir tefrıt yapmamışızdır, sonra hepsi toplanır Rablarına haşolunurlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Yeryüzünde hareket eden bütün hayvanlar ve iki kanatlarıyla uçan bütün kuşlar sizin gibi birer ümmettirler. Kitap’ta (levh-i mahfûzda) hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra (bütün ümmetler hesap vermek üzere) Rablerinin (manevi) huzurunda toplanırlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yeryüzünde hareket eden hiçbir dâbbeh¹ ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki, sizin gibi ümmetler² olmasın. Biz, Kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık.³ Sonunda hepsi de Rabb'lerinin huzurunda toplanacaklardır.
1- Hayvan/Hareket eden canlı. 2- Topluluk. 3- Yaratılan her varlık, ‘sunettullah'a/Allah'ın koyduğu yasalara uygun yaratılmış olup, o yasalara göre varlıklarını sürdürmektedirler.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Yerde yürüyen hiç bir hayvan ve iki kanadıyle uçan hiç bir kuş hariç olmamak üzere hepsi sizin gibi ümmetlerdir. Biz o kitabda hiç bir şey'i eksik bırakmadık. Nihayet (hepsi de) ancak Rablerine toplanıb getirilirler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Yeryüzünde debelenen hiçbir canlı ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş da yoktur ki, sizin gibi birer ümmet (yaratılışları ve ihtiyaçları ile aynı birer nevi') olmasınlar! (Biz)kitabda (Levh-i Mahfûz'da) hiçbir şeyi eksik bırakmadık; sonra (hepsi) ancak Rablerinin huzûrunda toplanacaklardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Yeryüzünde (yaşayan) hiçbir canlı ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş türü yoktur ki, onların her biri (yaratılış ve yaşayış itibariyle sosyal nizama tâbi) sizin gibi bir toplum teşkil ediyor olmasın. (Ey İnsanlar!) Biz (bu) kitapta (Kur’an’da din hususunda muhtaç olduğunuz) hiçbir şeyi (de) eksik bırakmadık. Nihayet (bütün insanlar dâhil o inkârcıların hepsi de hesap vermek üzere) rablerinin huzuruna toplanacaklardır.*
(*) Müfessirlerin çoğuna göre burada "ümmet" ile kastedilen cinstir. Yani nasıl insanlar çeşitli ortak özelliklere sahip bir canlı türüyse diğer canlılar da böyle türler halindedirler. (A. Varol Meal Açıklaması) İnsanlar gibi, tek hücrelilerden omurgalılara, sürüngenlerden yürüyenlere ve uçanlara varıncaya kadar bütün canlıların kendilerine özgü hayat kuralları vardır. Allah bütün bu canlıların hayatlarını koyduğu yasalarla, Kur’an terminolojisindeki karşılığı “Sünnetullah” olan tabiat kanunlarıyla kontrol altına almıştır. Onların dünyaya gelmeleri, beslenmeleri, üremeleri ve kendilerine uygun ortamlarda hayatlarını sürdürmeleri Allah’ın kudretiyle gerçekleşmektedir. “Yerkürede hareket eden hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın. (Allah) onların (dünyada) yerleştikleri yeri de ölecekleri yeri de bilir.” (Hud 11/6) İnsan, kendisini çevreleyen hayat gerçeğinin tümünde Allah’ın mucizelerini anlamak için onları gözlemlemeye çalışmalıdır. (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması) Zaten din hususunda gerekli olan her şey Kur’an’da mevcuttur. İnsan Kur’an’daki bütün ilahi hükümleri harfiyen yerine getirdikten sonra onun hiçbir sorumluluğu kalmaz. İşte bu ayet de tıpkı (وَنَزَّلْنَا عَلَيْكَ ٱلْكِتَابَ تِبْيَاناً لِّكُلِّ شَيْءٍ]‘’Ayrıca bu Kitabı (Kur’an’ı) da sana, (din konusunda muhtaç olduğunuz) her şeyi bildiren, (tüm insanlık için) doğruyu gösteren bir rehber, bir rahmet ve Müslümanlar için de bir müjde (kaynağı) olarak peyderpey indirdik.’’Nahl-89. ayeti gibidir. Ayrıca İbn Abbas, Mücahid, İbn Ebi Hatem ve Dahhak gibi alimlere göre, hayvanların haşri ölümleridr…Bir grup alim de (يحشرون) daki zamir önceki ayetlerde bahsi geçen ‘’inkârcılara’’gider, demektedirler. Bundan şunu anlıyoruz: Onların, şuurlu ve akıllı, yani yaptıklarından sorumlu tutulan cin ve insan türü gibi sorgulanmak üzere ahirette toplanmaları söz konusu değildir. Ayrıca bu ayette huzurunda toplanıp sorguya çekilecekler diye bir ifade de yoktur. Çünkü son cümle olan (ثُمَّ إِلَى رَبِّهِمْ يُحْشَرُونَ) ifadesinin anlamı; Şuurlu şuursuz her canlının akibeti, işi ve sonu Rablerine gider. Her şeyin kontrolü ve akibeti onun elinde olup dilediğini yapar, akıllı ve şuurlu varlıkları ise diriltip hesaba çeker, akıllı ve şuurlu olmayanlarının da sonsuza dek yok olmalarına hükmeder. (الله اعلم) الثاني: أن جميع آيات القرآن أو الكثير منها دالة بالمطابقة أو التضمن أو الالتزام على أن المقصود من إنزال هذا الكتاب بيان الدين ومعرفة الله ومعرفة أحكام الله، وإذا كان هذا التقييد معلوماً من كل القرآن كان المطلق ههنا محمولاً على ذلك المقيد. أما قوله إن هذا الكتاب غير مشتمل على جميع علوم الأصول والفروع. فنقول: أما علم الأصول فإنه بتمامه حاصل فيه لأن الدلائل الأصلية مذكورة فيه على أبلغ الوجوه: فأما روايات المذاهب وتفاصيل الأقاويل، فلا حاجة إليها، فكان المعنى ما فرطنا في الكتاب بعض شيء يحتاج المكلف إليه، وهذا هو نهاية المبالغة في أنه تعالى ما ترك شيئاً مما يحتاج المكلف إلى معرفته في هذا الكتاب. (مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير) ...عن ابن عباس، قال: موت البهائم حشرها، وكذا رواه العوفي عنه، قال ابن أبي حاتم: وروي عن مجاهد والضحاك مثله.( تفسير القرآن العظيم – ابن كثير) وقالت جماعة: هذا الحشر الذي في الآية يرجع إلى الكفار وما تَخلّل كلامٌ معتَرضٌ وإقامة حُجج؛...لأن الجمادات لا يُعقَل خطابها ولا ثوابُها ولا عقابُها، ولم يصر إليه أحد من العقلاء، ومتخيلة من جملة المعتوهين الأغبياء؛ قالوا: ولأن القلم لا يجري عليهم فلا يجوز أن يؤاخذوا. (الجامع لاحكام القرآن) ولقد عقب الطبري على كل هذا بقوله : إنه ليس في الآية صراحة عن وقت الحشر ...وجائز ايضا أن يكون بمعنى أنه جامعهم وحاشرهم إليه بالموت . ونرى هذا سديدا والوقوف عنده أسلم (المفسير الحديث لمحمد عزة دروزة)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yeryüzünde ki bütün canlılar ve iki kanadıyla uçan kuşlar, ancak sizin gibi bir topluluktur (ümmettir). Biz kitapta hiçbir şeyi unutmadık (atlamadık), sonra hepsi Rablerinin huzurunda toplanacaklar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yeryüzünde bütün yürüyen hayvanlar, gökyüzünde uçuşan bütün kuşlar da sizin gibi topluluklardır. Kitap’ta hiçbir nesneyi eksik bırakmış değiliz. Sonra hepsi de çalaplarına derleneceklerdir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yer yüzünde yürür hiçbir hayvan, havada kanatlarıyle uçar hiçbir kuş yoktur ki sizler gibi birer cemaat olmasın [²]. Biz Kitapta [³] hiçbir şeyi boşlamadık. Nihayet onlar Rableri canibine haşrolunacaklar.
[2] Yaratılışta, yaşamada, ölmede sizin gibidir.[3] Levh-i Mahfuz'da veya Kur'an'da.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki, onlar da sizin gibi birer topluluk [ummet] olmasınlar.¹² Biz kitap’ta hiçbir boşluk/hiçbir şeyi eksik [mâ ferratnâ] bırakmadık. Sonra onlar Rablerinin huzurunda toplanırlar.
12 Yeryüzündeki bütün canlıların hepsi kendi yaratılış amaçlarına uygun olarak yaşayış biçimleri vardır. Tıpkı insan toplulukları gibi tabi oldukları yasalar, kurallar, davranışlar ve icra ettikleri görevleri vardır. Ümmet kavramının bir anlamı da budur. Krş. Bakara, 2/143.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Yerde yürüyen hayvanlar ve kanatlarıyla uçan kuşlar da ancak sizin gibi birer ümmettirler. Kitapta biz hiç bir şeyi eksik bırakmadık. Onlar sonra rablerine doğru haşredilirler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yeryüzünde yürüyen ve sürünen ne kadar hayvan, gökyüzünde kanat çırparak uçan ne kadar kuş varsa, hepsi sizin gibi birer topluluktur. Rabb’inizi tanımak istiyorsanız, gözünüzdeki alışkanlık perdesini yırtmalı ve çevrenizdeki sayısız mûcizelerin farkına vararak bunlar üzerinde düşünmelisiniz. Zira Biz, evren kanunlarının yazılı olduğu o Kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. İşte, Allah’ın evrensel yasasının en önemli maddesi: Eninde sonunda bütün insanlar toplanıp, Rablerinin huzuruna getirilecekler! Ama bunca mûcizelere rağmen, yine de nankörlük edenler olacak:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yeryüzü’nde bir dâbbe (hareketli) ve kanatlarıyla uçan bir kuş yoktur ki ancak sizin benzerleriniz bir ümmet olmasın! Kitap’ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık; sonra rabb’lerine doğru bir araya toplanırlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Toprakta yaşayan irili ufaklı bütün hayvanlar, ve kanatlarıyla uçan bütün kuşlar da sizler gibi bir tür millettir. Biz ezelde her şeyi formüle ederken ne eksik ne fazla hepsini sahibine dönecek şekilde ayarladık.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yeryüzünde yürüyen hayvanlardan, gökyüzünde uçan kuşlardan ne varsa hepsi sizin gibi topluluklardır. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. İnsanlara gerekli olacak her şeyi açıkladık. Hâlâ inkâr mı ediyorlar? Bilsinler ki hepsini bir gün huzurumuza toplayacağız.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yerde yürüyen canlılar ve (gökte) iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa hepsi ancak sizin gibi topluluklardır. Biz o kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra sadece Rablerinin huzurunda toplanacaklardır.
Mehmet Türk
swap_vert close
Yeryüzünde yürüyen bütün canlılar ve iki kanadıyla uçan bütün kuşlar da kesinlikle sizin gibi birer ümmettir. Biz, kitapta (levh-i mahfuzda) hiçbir şeyi eksik bırakmadık. En sonunda bunların hepsi, Rablerinin huzurunda bir araya getirilirler.
Muhammed Esed
swap_vert close
halbuki yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki sizin gibi [Allah’ın] mahluku ³⁰ olmasın: Biz, buyruğumuzda tek bir şeyi bile ihmal etmedik. Ve bir kez daha (belirtelim): ³¹ onlar[ın tümü] Rableri huzurunda toplanacaklardır.
30 Lafzen, “... (onlar) yalnızca (Allah’ın) mahlukatıdır (ümem)”. Ümmet kelimesi (çoğulu ümem) öncelikle bazı ortak vasıflara veya özelliklere sahip bir canlı varlıklar topluluğunu gösterir. Bu durumda, çoğunlukla “topluluk”, “toplum”, “millet”, “cins”, “nesil” vb. ile eş anlamlı görülür. Böyle her topluluk, onu meydana getiren elemanlara (ister hayvan, isterse insan olsun) hayat bahşedilmiş olduğu temel gerçeği ile tavsif edildiğinden, ümmet terimi bazan “(Allah’ın) mahlukat”ı anlamına gelir (Lisânu’l-‘Arab, bilhassa bu Kur’an ayetine atıfta bulunarak; ayrıca Lane I, 90). Böylece, yukarıdaki pasajın anlamı şöyle olmaktadır: İnsan, kendisini çevreleyen hayat gerçeğinin tümünde Allah’ın “işaret”lerini veya “mucize”lerini arayabilir ve dolayısıyla, “Allah’ın metodu”nu (sünnetullâh) -ki, “tabiat kanunları” olarak adlandırdığımız şeyin Kur’an terminolojisindeki karşılığıdır- daha iyi anlamak amacıyla onları gözlemlemeye çalışmalıdır.31 Sümme edatı, çoğunlukla, zaman veya tertipteki akışı/dizilişi gösteren bir bağlaç (“sonra”, “sonradan” veya “bunun üzerine”) olarak, bazan da “ve” ile aynı anlamda basit bağlaç olarak kullanılır. Ama daha başka bir kullanımda -ki, Kur’an’da ve İslam öncesi Arap şiirinde örneklerine çok sık rastlanır- sümme, belli bir şeyin daha önce ifade edildiğine ve şimdi yeniden vurgulandığına işaret eden bir tekrar vurgusu anlamı taşır. Sümme’nin bu özel kullanımı, en doğru şekilde “ve bir kez daha” sözleriyle çevrilebilir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yeryüzündeki tüm canlılar ve kanat çırparak uçan bütün kuşlar sizin gibi birer topluluktur. Biz bu kitap Kuran’da hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra hepsi Rablerinin huzurunda bir araya getirilecekler 12/111, 16/89
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Oysa yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir varlık türü yoktur ki,[¹⁰³⁹] sizin gibi bir ümmet olmasın:[¹⁰⁴⁰] Biz ilâhî yasalarda hiçbir boşluk bırakmadık (ki, o boşluğu bekledikleri kudret delilleriyle dolduralım).[¹⁰⁴¹] Yine en sonunda o (inkârcılar), Rablerinin huzurunda toplanacaklar.
[1039] Âyetteki tâirîn en geniş mânasıyla başta kuşlar olmak üzere uçan tüm varlıkları kapsar. Bu âyette yürüyen hayvanlar gibi uçan kuşların ve diğer kanatlı varlıkların da “yeryüzüne” hamledilmesi hayli dikkat çekicidir. Daha başka bazı âyetlerde atmosfer içinin “gök” olarak nitelendirilmesi, Kur’an kozmoğrafyasının çeşitliliğine işaret eder (Krş: 25:25, not 33). [1040] Başta Fâtiha olmak üzere Kur’an’da geçen ‘âlemîn’lerin kapsamına giren “her sınıf mahlukat” bir ümmettir. Burada ümmet, “varlık türlerinden bir tür” anlamına gelir. [1041] Lafzen: “kitapta”. İbn Abbas’a göre burada geçen kitap her şeyin kendisinde yazılı olduğu Allah katındaki “ana bellek” (ummu’l-kitâb)’tir. Râzî’nin buradaki kitabı Kur’an olarak algılaması pek tutarlı görünmemektedir. Zira 35. âyette insan topluluklarının sosyolojik yasaları, 36. âyette ise insan tekinin psikolojik yasaları dile gelir. Buna göre kitâb bireysel, sosyal ve kozmik ilâhî yasalara tekabül eder. Klasik tefsir, ‘ara söz’ olarak tire içine aldığımız bir sonraki cümleyi, “hayvanların haşri/yeniden dirilişi” tezine mesnet kılacak yorumların konusu yapmıştır. Bu cümlenin, rivayet edebiyatına dayalı tamamen spekülatif bir varsayım olan “hayvanların yeniden dirilişi” ile uzaktan yakından bir alakası yoktur. Çünkü: 1) Pasajın konusu hayvanlar değil, insanlardır. 2) Sözkonusu insanlar; vahye iman etmek için olağanüstü bir kudret delili isteyen (37), ilâhî yasalara bağlı olarak işleyen kâinattaki kusursuz düzenin bir mucize olduğunu görmemekte direnen (38), her biri bin mucizeye bedel olan ilâhî vahyi yalanlayan, hakikate kör ve sağır davranan, karanlığa mahkum İnkârcı tiplerdir (39). 3) Bağlam hayvanların haşriyle değil, İnkârcı insanların Rablerine vereceği hesapla ilgili bir bağlamdır. Dolayısıyla hayvanların bir ümmet oluşu ile ilgili ibarenin ardından gelen cümlenin öznesi “hayvanlar” değil, 37. âyette anılan ve Hesap Günü’nü İnkâr eden kâfirlerdir. Hayvanların ümmet olduğunu söyleyen cümlenin zımni açılımı şudur: ‘İnanmak için mucize bekleyen o kâfirler kâinat ve Kur’an gibi mucizevi kudret delillerini görmezden gelmenin hesabını vermek için, Rablerinin huzurunda toplanacaklar’. Âyetteki ara sözle verilen mesaj şudur: Yerde yürüyen hayvanlardan gökte uçan kuşlara kadar, Allah’ın kâinattaki yaratışına dönüp bir baksınlar. Hayvan ve kuş türlerinin dahi, tıpkı insanların olduğu gibi, bir ilâhî yasaya bağlı olduğunu görecekler. Eğer böyle yaparlarsa, O’nun yaratışında bir boşluk bulamayacaklar (Krş: 67:3). Zira kâinat kitabında her şey yerli yerindedir. Bu hakikatleri görmezden gelir de Hesap Günü’nü İnkârda direnirlerse, Rablerinin huzurunda hesap vermek üzere toplanacaklar. Hal bu iken, -parçacı yaklaşımla- âyetten koparılan bir parçadan, sadece vahyin ve gayba imanın konusu olan “yeniden diriliş” gbi bir alanda spekülasyon yapmak, Kur’an bilgi sisteminden kopuşun sayısız tezahüründen sadece biridir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yeryüzünde yürüyen hayvanlar ve (gökyüzünde) iki kanadıyla uçan kuşlar da, sizin gibi birer topluluktur, biz o kitapta (Levh-i Mahfuz’da) hiçbir şeyi eksik bırakmadık. (Sizin gibi onların da ne yaptıkları ve ne yapacakları kayıtlıdır) Sonunda onlar da Rablerinin huzurunda toplanacaktır.
(Onlar hakkında cennet ve cehennem gibi mükafat ve ceza yoksa da, birbirinden öçlerini alacaklardır. Nitekim bir Hadis’de 'kıyamet günü, boynuzsuz koyun ile boynuzlu koyun arasında mutlaka kısas yapılacaktır!" buyurulmuştur)  
Osman Fırat
swap_vert close
Yeryüzünde bulunan hiçbir canlı ve iki kanadiyle uçan hiçbir kuş yoktur ki, (onlar da) sizin gibi birer ümmet olmasınlar. Biz Kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmamışızdır. Sonra (onlar), Rablerinin huzûruna toplanacaklardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve yerde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadı ile uçan bir kuş yoktur ki, onlar sizin gibi ümmetlerdir. Biz kitapta hiçbir şeyi noksan bırakmadık, sonra Rablerinin huzuruna sevkolunacaklardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hem yerde hareket eden hiç bir canlı, kanatlarıyla uçan hiç bir kuş türü yoktur ki sizin gibi birer toplum teşkil etmesinler. Biz o kitapta hiçbir şeyi ihmal etmedik. Sonra hepsi Rab'lerinin huzuruna sevk edilip toplanacaklardır. [6, 59; 16, 89; 10, 61; 11, 6; 29, 60; 34, 3; 36, 12]
Fikrî seviyeleri düşük müşriklerin, keyiflerine göre mûcize istemelerine karşı, onların dikkatleri, geçici olmayan ve kâinatın her tarafını dolduran mûcizelere çevriliyor. Bunların; hem Yaratıcının kudretini gösterme, hem de başka yönleriyle de dikkate değer oldukları hatırlatılıyor. Mesela: Kuş türlerinin, arıların, karıncaların ve daha birçok canlıların toplum hayatı yaşadıkları gerçeği bunlardandır. Bu âyetteki kitap, müfessirlerin çoğuna göre Levh-i Mahfuzdur. Levh-i Mahfuz, ilâhî ahkâma göre, mahlukatın bütününün kaderlerinin kaydolunduğu âlem-i gayba ait bir mahluktur. “Kitab” ın her şeyi ihata eden “ilm-i ilâhî” veya “Kur’ân-ı Kerim” olduğu da söylenmiştir. Kur’ân-ı Kerim olarak açıklayanlar, maksadın, dini hususlar olduğunu ve dini meselelerin de Kur’ân’da mücmel olarak, genel prensipler halinde yer aldığını belirtirler.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadiyle uçan hiçbir kuş yoktur ki, (onlar da) sizin gibi birer ümmet olmasınlar. Biz Kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmamışızdır. Sonra (onlar), Rableri(nin huzuru)na toplanacaklardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yerde yürüyen hiç bir hayvân veyâ iki kanadıyla uçan hiç bir kuş yokdur ki sizin gibi ümmetler olmasunlar. (Hayvânât ve tuyûr birer ümmetdir) Biz Kitâb'da hiç bir şeyi noksan bırakmadık. Sonra rablerine haşr olunurlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yeryüzündeki bütün canlılar, gökyüzünde iki kanadıyla uçan bütün kuşlar, tıpkı sizin gibi toplumlardır (ümmetlerdir). Bu Kitap'ta hiçbir şeyi eksik bırakmış değiliz. Sonra Rablerinin huzurunda bir araya getirileceklerdir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Yeryüzünde hiç bir canlı ve yeryüzünde kanatlarıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki, sizin gibi birer toplum olmasınlar. Kitapta hiç bir şeyi eksik bırakmadık; sonra (hepsi de) Rablerinin huzurunda toplanacaktır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yerde hareket eden hiçbir canlı, havada kanat çırpan hiçbir kuş yoktur ki, sizin gibi birer topluluk olmasın.(4) Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık.(5) Sonra onların hepsi Rablerinin huzurunda toplanırlar.
(4) Herbir canlı türünün yaratılış amacı, o amaca uygun şekilde kendilerine verilmiş olan âlet ve yetenekleri ve tâbi oldukları yasaları vardır. Onlar başıboş değillerdir; onlardan herbiri, Âlemlerin Rabbinin terbiyesi altında yaratılır, yaşatılır, gelişir ve hareket eder.(5) Levh-i Mahfuzda. Veya, “kitap” ile Kur’ân’ın kastedilmiş olması halinde: “Biz bu Kur’ân’da sizin için gerekli olacak hiçbir şeyi eksik bırakmadık.”  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yeryüzünde debelenen hiçbir canlı, iki kanadıyla uçan hiçbir kuş istisna olmamak üzere hepsi sizin gibi ümmetlerdir. Biz bu Kitap'ta, herhangi bir şeyi ne eksik bıraktık ne fazla yaptık. Onlar, sonunda Rableri önünde haşredilirler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı degül hįç deprenür cānever yirde daħı degül hįç ķuş kim uçar iki ķañadıyıla illā kim bölüklerdür sizüñ beñdeşlerüñüz. terk eylemedük levha'ı māhfūz içinde hįç nesene andan çalabı’ları dapa ķoparanlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Hīç davar yoḳdur yir yüzinde ne daḫı bir ḳuş ki uçar iki ḳanadı‐y‐laillā sizüñ gibi ümmetlerdür. Hīç eksük eylemedük kitāb içinde bir nesne.Andan ṣoñra Tañrı Ta‘ālā ḥażretine ḥaşr olurlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Yerdə gəzən elə bir heyvan, qanadları (iki qanadı) ilə uçan elə bir quş yoxdur ki, sizin kimi ümmətlər olmasın. (Onlar da sizin kimi bir zümrədir. Allah onlara da ruzi vermiş, əcəllərini əvvəlcədən müəyyənləşdirmişdir. Onlar da öz qabiliyyətlərinə görə Allahın vəhdaniyyətini mədh edib, şə’ninə tə’rif deyirlər). Biz Kitabda (Qur’anda) heç bir şeyi nəzərdən qaçırmadıq (əskiltmədik). Sonra onlar (bütün canlılar, bütün məxluqat) Rəbbinin hüzuruna cəm ediləcəkdir.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
There is not an animal in the earth, nor a flying creature flying on two wings, but they are peoples like unto you. We have neglected nothing in the Book (of Our decrees). Then unto their Lord they will be gathered.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
There is not an animal (that lives) on the earth, nor a being that flies on its wings, but (forms part of) communities like you.(859) Nothing have we omitted from the Book, and they (all) shall be gathered to their Lord in the end.
859 "Animals living on the earth" include those living in the water-fishes, reptiles, crustaceans, insects, as well as four-footed beasts. Life on the wing is separately mentioned. "Ta'ir," which is ordinarily translated as "bird," is anything that flies, including mammals like bats. In our pride we may exclude animals from our purview, but they all live a life, social and individual, like ourselves, and all life is subject to the Plan and Will of Allah. In 6:59 we are told that not a leaf falls but by His Will, and things dry and green are recorded in His Book. In other words they all obey His archetypal Plan, the Book which is also mentioned here. They are all answerable in their several degrees to His Plan ("shall be gathered to their Lord in the end"). This is not Pantheism: it is ascribing all life, activity, and existence to the Will and Plan of Allah.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَا
ve yok- tur
مِنْ دَٓابَّةٍ
hiçbir canlı
فِي الْاَرْضِ
yeryüzünde
وَلَا طَٓائِرٍ
ve ne bir kuş ki
يَط۪يرُ
uçuyor
بِجَنَاحَيْهِ
iki kanadıyla
اِلَّٓا
an- cak
اُمَمٌ
birer ümmettir
اَمْثَالُكُمْۜ
sizin gibi
مَا فَرَّطْنَا
eksik bırakmadık
فِي الْكِتَابِ
Kitâb'ta
مِنْ شَيْءٍ
hiçbir şeyi
ثُمَّ
niha- yet
اِلٰى رَبِّهِمْ
Rabblerine
يُحْشَرُونَ
toplanacaklardır
Yeryüzünde hiçbir canlı ve (gökyüzünde) iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki (hepsi) ancak sizin gibi bir ümmet olmasın. Biz (bu) Kitâb'ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Nihayet (onların hepsi) Rabblerinin huzurunda toplanacaklardır.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دَٓابَّة
İsim
د ب ب
Hareketli, canlı, dâbbe
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
طَٓائِر
Etken fiil
ط ي ر
Kuş, uğursuz olan, uğursuzluk
طَارَ
Fiil-I
ط ي ر
Uçtu
جَنَاح
İsim
ج ن ح
Kanat, kişinin koynu
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اُمَّة
İsim
ا م م
Ümmet, topluluk
مَثَل
İsim
م ث ل
Misal, örnek, benzetme, benzer
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
فَرَّط
Fiil-II
ف ر ط
Kusur işledi, eksik bıraktı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
حَشَرَ
Fiil-I
ح ش ر
Topladı, haşrettti, bir araya getirdi