close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 23. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Śümme lem tekun fitnetuhum illâ en kâlû va(A)llâhi rabbinâ mâ kunnâ muşrikîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sonra onlar ancak Rabbimiz Allah, sana andederiz ki biz şirk koşanlardan değildik demekten başka bir özür serdedemezler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bundan) Sonra onların: "Rabbimiz olan Allah’a andolsun ki, biz müşriklerden değildik (zalim güçleri oyalamak ve onlara yaranmak için böyle hareket ettik)" demelerinden başka bir fitneleri (kurtuluş bahaneleri) olmayacak (ve kalmayacaktır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bunun üzerine çaresiz bir şaşkınlık içinde, “Rabbimiz sana yemin ederiz ki, senden başka kimseye ilahlık yakıştıranlardan değildik” diyeceklerdir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sonra onlar inkârlarının ve yalana cüretlerinin sebep olduğu azabı gördüklerinde: “Rabbimiz Allah'a yemin ederiz ki, biz ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşan müşriklerden değildik" demekten başka bir mazeret ileri süremeyecekler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sonra: "Rabbimiz olan Allah'a yemin olsun ki, biz Allah'a ortak koşanlar değildik" demekten başka bir kaçamak bulamazlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
(Bundan) Sonra onların: 'Rabbimiz olan Allah'a and olsun ki, biz müşriklerden değildik' demelerinden başka bir fitneleri olmadı (kalmadı.)
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sonra (kurtuluş için) özürleri mevcut olmayıp sadece şöyle diyeceklerdir: “- Rabbimiz olan Allah'a yemin ederiz ki, biz, müşriklerden değildik.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sonra, “Rabbimiz olan Allah’a and içeriz ki, biz müşrik değildik” demekten başka çareleri olmaz. [Çaresizlikten dolayı yalandan başka bir iş beceremezler.]
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sonunda şunu söylemekten başka bahaneleri kalmaz: “Rabbimiz Allah'a yemin olsun ki, ortak koşanlardan değildik.”
Besim Atalay
swap_vert close
O zaman çare yoktur, yalnız diyecekler ki: «Ey Tanrımız, ant içeriz, eş koşmuş olanlardan değiliz bizler»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Sonra onların: “Rabbimiz Allah'a yemin ederiz ki, bizler müşriklerden değildik,” demekten başka çareleri kalmayacak. 
Bkz. 16/28, 58/18  
Cemil Said
swap_vert close
O zamân "Vallâhi biz işrâk itmedik" sözünden gayri ne diyecekler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sonra, "Rabbimiz Allah'a and olsun ki bizler ortak koşanlar değildik" demekten başka çare bulamazlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sonunda onların manevraları, “Rabbimiz Allah’a andolsun ki biz (O’na) ortak koşanlar değildik” demelerinden başka bir şey olmayacaktır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sonra onların mazeretleri “Rabbimiz Allah’a andolsun ki biz ortak koşanlar olmadık” demekten başka bir şey olmadı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sonra onların mazeretleri, «Rabbimiz Allah hakkı için biz ortak koşanlar olmadık!» demekten başka bir şey olmadı.  
 Âhirette tecelli eden hakikat karşısında dünyadaki hallerinden tamamen vazgeçen kimseler tek Allah’ın tanrılığını ikrar edecekler, ne çare ki bu ikrar orada bir fayda vermeyecektir. O gün ancak ceza ve mükâfat günüdür.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Onların tek savunması şu olacak: "Rabbimiz ALLAH'a andolsun ki biz ortak koşmadık."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sonra, (Onlar): "Rabbimiz, Allah'a yemin ederiz ki, biz müşriklerden değildik" demekten başka bir özür bulamayacaklar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sonra başka fitnelik edemiyecekler sade şöyle diyecekler: Rabbimiz Allaha yemin ederiz: Vallahi bizler müşrik değil idik
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Bu suâlimizden) sonra (onlar, kendilerini temize çıkarma telaşına düşecekler ve) “Rabbimiz olan Allah’a yemin ederiz ki, biz müşriklerden değildik” demekten başka bir mazeret bulamayacaklar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sonra başvurdukları fitne¹ “Rabb'imiz Allah'a ant olsun ki, biz müşriklerden değildik.” demelerinden başka bir şey olmadı.
1- Sıkıntıdan kurtulmak için uydurdukları mazeret.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Bu suâlden) sonra (gûyâ kurtulabilmeleri için) onların (baş vuracakları) fitne: «Rabbimiz olan (Sen) Allaha andederiz ki biz eş tutanlardan değildik» demelerinden başka (bir şey) olmadı (olmayacakdır).
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sonra, “Rabbimiz! Vallâhi, biz müşrik kimseler değildik!” demelerinden başka (o gün bir) fitnelikleri (cevabları) olmayacak!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Sonra (kurtuluş için) özürleri mevcut olmayıp sadece şöyle diyeceklerdir:“- Rabbimiz Allah’a yemin ederiz ki, (dünyada iken itikat ve düşücemize göre) biz şirk koşanlardan değildik (yani kendimizi muvahhid ve doğru yolda biliyorduk)”*
(*) İnsanlar ölüp ruhlar bedenlerden ayrıldıktan veya insanlar yeniden diriltildikten sonra Allah Teâlâ kendisine putları ortak koşmak ve bu suretle İslâm’ın tevhid akîdesine karşı mücadele bayrağını açmak gibi büyük bir suçun vebalini yüklenmiş olan müşriklere, dünyadaki alelâde varlıklara yahut kişilere tanrı gibi taparcasına bağlanarak hakiki mâbudlarını inkâr edenlere “Hani o bana ortak koştuğunuz putlarınız; sözde tanrılarınız nerede?” anlamında olmak üzere “Nerede boş yere davasını güttüğünüz ortaklarınız?” diye soracaktır. Sonra onlar Allah’ın her hallerine vâkıf olduğunu bile bile, “biz ortak koşanlar olmadık” diyerek şaşkınlık ve çaresizlik içinde mazeret ileri sürecekler; böylece kendi kendilerine karşı, yani söylediklerinin asılsız olduğunu bizzat kendileri de bile bile yalan söyleme gereğini duyacaklardır. Üstelik dünyada iken, uydurma bir inançla, çok akıllı ve güçlü olduğunu, kendilerine şefaat edeceğini sandıkları kendilerinden uzaklaşmıştır... (Kur’an Yolu) وذهب بعضهم إلى أن المعنى ما كنا مشركين في اعتقادنا لأننا ما كنا ندعو غيرك استقلالا بل توسلا إليك، ليكون من ندعوهم شفعاء لنا عندك يقربوننا إليك زلفى، لأننا كنا نستصغر أنفسنا أن تتسامى إلى دعائك كفاحا بلا واسطة وما هذا إلا تعظيم لك. - نعم إن كثيرا ممن يسمون مسلمين يدعون غير الله تعالى حتى في حال الشدة والضيق التي كان مشركو العرب يخلصون فيها الدعاء لله تعالى، ولكنهم لا يسمون هذا شركا كما كان يسميه المشركون، بل يسمونه توسلا أو استشفاعا أو وساطة. ( تفسير المنار) وإذا ثبت هذا: فعند ذلك قالوا يحمل قوله {وَٱللَّهِ رَبّنَا مَا كُنَّا مُشْرِكِينَ } أي ما كنا مشركين في اعتقادنا وظنوننا، وذلك لأن القوم كانوا يعتقدون في أنفسهم أنهم كانوا موحدين متباعدين من الشرك (مفاتيح الغيب )  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sonra onları yanıltan, aldatan şey (dünyada iken müşrik oldukları halde) “Rabbimiz Allah’a yemin olsun ki biz müşriklerden değildik “ diye söyledikleri sözleri olmuştur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sonra onların kaçamak olarak söyliyebilecekleri ancak şu olacaktır: "Ey çalabımız! Sana and olsun ki bizler sana eş koşmadık."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bundan sonra «Rabbimiz Allah hakkı için [²] bizler müşrik değilleriz.» demeden başka onların hiçbir mazeretleri bulunmaz.
[2] Yahut ey Rabbimiz! Allah hakkı için.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sonra da onların, “Rabbimiz Allah’a andolsun ki, biz ortak koşanlar değildik” demekten başka çareleri [fitnetuhum] yoktur.
Kadri Çelik
swap_vert close
Sonra, “Rabbimiz Allah'a yemin olsun ki bizler şirk koşanlar değildik” demekten başka çare bulamazlar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bunun üzerine onların, sahte mâzeretler öne sürerek, “Rabb’imiz Allah’a yemin olsun ki, biz O’na asla ortak koşmuş değiliz!” demekten başka bir çareleri kalmayacak.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yine onların fitnesi ancak “Rabbimiz Allah’a yemin olsun ki müşrikler (ortak koşanlar) değildik!” demeleri oldu.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sonra: “ Vallahi efendim biz ortakçı falan değildik “ demekten başka çareleri kalmayacak.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Gerçekler karşısında çaresiz kaldıklarında; onların mazeretleri “Ey Rabbimiz! Allah hakkı için biz ortak koşanlar değildik!” demekten başka bir şey olmayacak!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sonra “Rabbimiz Allah’a yemin olsun ki [*] biz ortak koşanlar değildik.” demekten başka onların mazeretleri olmayacak.
Kur’an’da [vallâhi] şeklindeki tek yemin ifadesi buradadır; ancak bu da müşriklerin mahşer şartlarında yapacakları yalan yemin olarak gerçekleşecektir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Sonra (o gün onların): “Rabbimiz olan Allah’a yemin ederiz ki biz, müşriklerden değildik.” demekten başka bir çareleri olmayacak.
Muhammed Esed
swap_vert close
Bunun üzerine, çaresiz bir şaşkınlık içinde, ancak, “Rabbimiz Allah’a yemin ederiz ki O’ndan başka bir şeye ilahlık izafe et[mek iste]medik!” ¹⁶ diye(bile)ceklerdir.
16 Bu, tartışmasız olarak, kavramın objektif anlamıyla şirk’i (“Allah’tan başka varlıklara veya güçlere uluhiyet veya ilahî vasıflar izafe etmeyi”) ifade eden inançlara, ama bu suçu işleyen kişinin sübjektif olarak Allah’ın birliğini inkar ettiğinin düşünülemeyeceği iddiasına işaret eder (Râzî): mesela, Hristiyanlıkta Tek Tanrı’nın “üç cepheli yönü”nü ifade ettiği için Allah’ın birliği prensibi ile çelişmediği iddia edilen “teslis” mistik dogması yahut insan ile Allah arasında “aracı” oldukları varsayılan azîzlere ilahî veya yarı-ilahî vasıfların izafe edilmesi ve benzerleri gibi. Bütün bu tür inançlar, elbette Kur’an’da ısrarla reddedilmiştir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sonra onların hilesi, “Rabbimiz Allah’a yemin ederiz ki biz ortak/şirk koşanlardan değildik.” demekten başka bir şey olmayacaktır. 58/18
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bunun ardından, “Rabbimiz Allah’a yemin olsun ki, bizim amacımız O’na ortak koşmak değildi”[¹⁰²⁸] demekten başka bir numara düşünemeyecekler.
[1028] Lafzen: “biz ortak koşmadık”. Tercih ettiğimiz bu anlam, âyetin iç ve dış bağlamıyla uygunluk arz eder. Onlar Allah dışındaki varlıklara “aracı” ve “şefaatçi” rolü yüklerken, bunun şefaat objesi olan varlıkları Allah’a ortak koşmak anlamına geldiğini göz ardı ediyorlardı. Onun için de, “bu anlama geleceğini bilmiyorduk” gibi bir mazeret ileri sürecekler. Zümer 3 bunun kanıtıdır. Kendisinden sonraki hemen tüm müfessirleri bu konuda etkileyen Katâde’nin fitne sözcüğünü “mazeret” olarak algılamasının nedeni de bu olsa gerek (Taberî). Bu âyet, Mekke müşriklerinin kendilerini Hz. İbrahim’in inanç vârisi olarak gördüklerine delâlet eder (Krş: 16:35 ve 39:3).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bu soru karşısında onların (azaptan kurtulacaklarını sanarak) baş vuracakları mazeret (özür) "Ey Rabbimiz, Allah'a andolsun ki, bizler müşriklerden değildik" sözünden ibaret olacak. (Oysa onlar dünyadayken, Rablerine ortak koşup putlara tapıyorlardı)
Osman Fırat
swap_vert close
Sonra onların: "Sadece; vallahi rabbimiz biz ortak koşanlar değildik. " demeleridir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sonra onların hilesi, «Vallahi ey Rabbimiz! Bizler müşriklerden olmadık,» demekten başka olmayacak.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sonra onların şirklerinin vardığı son nokta, (sığınacakları tek yalancı özrü) “Rabbimiz Allah hakkı için, vallahi biz müşrik değildik! ” demekten ibaret olacaktır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sonra onların: "Rabbimiz Allah'a andolsun ki biz ortak koşanlar değildik." demelerinden başka çareleri kalmadığı (gün);
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sonra onların serd idecekleri ma'zeretleri olmadığından: "Vallâhi Yâ Rabbî! Biz müşriklerden değildik" dirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onları sıkıntıya sokan şey (dünyadaki) şu sözleri olacaktır: “Rabbimiz Allah’a yemin ederiz ki bizler müşrik değiliz.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Fakat onların şaşkınlıkları ile (cevapları) Rabbimize Vallahi, şirk koşanlardan değildik” demekten başka bir şey olmayacaktır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onların ise, “Rabbimiz Allah'a and olsun ki biz müşrik değildik” demekten başka bir kaçamakları olmaz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sonunda şunu söylemekten başka bahaneleri kalmaz: "Rabbimiz Allah'a yemin olsun ki, biz, ortak koşanlar değildik."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
andan olmadı śınamaġı anlaruñ meger anlaruñ kim eyittiler “Tañrı içün çalabumuz olmaduķ biz ortaķ eyleyiciler.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Andan ṣoñra degül‐idi anlaruñ fitnesi, illā eyitmek Tañrı ḥaḳḳı‐çun ki bi‐züm Çalabumuzdur biz müşrik degül‐idük.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onların: “Rəbbimiz Allaha and olsun ki, biz müşrik deyildik!” deməkdən başqa heç bir çarələri qalmayacaq.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then will they have no contention save that they will say: By Allah, our Lord, we never were idolaters.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
There will then be (left) no subterfuge for them(851) but to say: "By Allah our Lord, we were not those who joined gods with Allah."
851 Fitnah has various meanings, from the root idea of "to try, to test, to tempt;" e.g., (1) a trial or temptation, as in 2:102; (2) trouble, tumult, oppression, persecution, as in 2:191, 193, 217; (3) discord, as in 3:7. (4) subterfuge, an answer that amounts to-a sedition, and excuse founded on a falsehood, as here. Other shades of meaning will be noticed as they occur. Those who blasphemed Allah in imagining false gods will now see the vanity of their imaginations for themselves. What answer can they give now? In their perversity they will deny that they ever entertained the notion of false gods.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
ثُمَّ
son- ra
لَمْ تَكُنْ
olmadı
فِتْنَتُهُمْ
fitneleri
اِلَّٓا
an- cak
اَنْ قَالُوا
demeleri
وَاللّٰهِ
vallahi
رَبِّنَا
Rabb- imiz
مَا كُنَّا
biz değildik
مُشْرِك۪ينَ
şirk koşanlar
Sonra da onların, "Rabbimiz! Vallahi, biz sana şirk koşmadık!" demekten başka bir fitneleri (yalanları) kalmayacak.
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
فِتْنَة
İsim
ف ت ن
İmtihan, fitne, bela
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مُشْرِك
Etken fiil-IV
ش ر ك
Müşrik, müşrik erkek, Allah'a şirk koşan