(Resûlüm! O müşriklere) De ki: (“Benim peygamberlik iddiâmdaki doğruluğuma) şahitlik (etmesi) bakımından, hangi şey daha büyüktür?” (“Şahitliği en üstün, en adil olan kimdir?”) De ki: “Elbette Allah’tır. O (benim hak peygamber olduğuma dair) benimle sizin aranızda hakkıyla şahittir. Bu Kur’ân bana, kendisiyle sizi ve (kıyamet vaktine kadar) ulaştığı herkesi uyarmam için vahyedildi. (Şimdi) siz (bunca hakikate rağmen), Allah ile birlikte başka ilâhlar mı olduğuna şahitlik ediyorsunuz?” De ki: *“Ben şahitlik etmem, O ancak tek bir ilâhtır, şüphesiz, ben sizin (Allah’a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım!”
Müşrikler: “Ey Muhammed! Senin hakkında yahûdîlere ve hıristiyanlara sorduk; kitaplarında, senin peygamberliğine dair bir bilgi olmadığını söylediler. Bize senin peygamber olduğuna dair bir şahit göster” demeleri üzerine bu âyet-i kerîme nâzil oldu.
“(Şimdi) siz (bunca hakikate rağmen), Allah ile birlikte başka ilâhlar mı olduğuna şahitlik ediyorsunuz?”; “(Şimdi) siz (bunca hakikate rağmen), Allah ile birlikte başka ilâhlar mı olduğuna inanıyorsunuz?” manasındadır.
Âyet-i kerîmedeki soru, esasında, Allah’a şirk koşmaları sebebiyle, müşrikleri kınama ifadesidir.
* “Ben şahitlik etmem”; “Ben böyle bir şey söylemem ve böyle bir sapkınlık yapmam,” manasındadır.