close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 159. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne-lleżîne ferrakû dînehum vekânû şiye’an leste minhum fî şey-/(en)(c) innemâ emruhum ila(A)llâhi śümme yunebbi-uhum bimâ kânû yef’alûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Dinlerini parçaparça, bölüp bölükbölük fırkalara ayrılanlarla hiçbir ilgin olamaz ve şüphe yok ki onların bu hareketlerini Allah soracaktır ancak ve sonra da işledikleri işleri haber verecektir onlara.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Gerçek şu ki: Dinlerini parça parça eden kimseler (rahatına ve menfaatine uygun emirleri yerine getirip, diğerlerini gereksiz görüp terk edenler) ve kendileri de grup grup olarak (Hakk’tan) ayrılıp gidenler (var ya, ey Nebim!), Sen hiçbir şeyde (ve hiçbir şekilde) onlardan değilsin (alâkanız kesilmiştir). Onların işi ancak Allah’a (kalmış)dır. Sonra O, işlemekte olduklarını kendilerine haber verecektir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Dinlerinin bütünlüğünü bozup, gurup ve parçalara ayrılanlar var ya, senin onlara yapabileceğin bir şey yoktur. Unutma ki, onların işi Allah'a kalmıştır. Ve zamanı gelince, Allah onlara vaktiyle yaptıklarını gösterecektir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Dinlerinden ayrılanlar, dinlerini, düzenlerini, kültürlerini ve medeniyetlerini, birliklerini parçalayanlar, tefrika içinde etkisiz itibarsız yaşayanlar, hizipleşerek ayrılık davası güdenler, birbirlerine düşmanca davranarak dinî ve insanî ilişkilerini kesen bölünmüş, baskıcı, zorba, medeniyetten nasiplenmemiş kapalı toplumlar, taraftarlar haline gelenlerle senin ve sana gelen dinin, senin ümmetinin hiçbir hususta bir ilişkiniz, bir benzerliğiniz yok. Onların hesabının görülmesi Allah'a kalmıştır. Sonra Allah yapmakta olduklarını birer birer ortaya koyarak onları hesaba çekecektir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Dinlerini parça parça eden ve kendileri de değişik gruplara ayrılan kimselerle senin bir ilişiğin yoktur. Onların işleri Allah'ladır ve sonra O kendilerine ne yaptıklarını bildirir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Gerçek şu ki, dinlerini parça parça edip kendileri de gruplaşanlar, sen hiç bir şeyde onlardan değilsin. Onların işi ancak Allah'adır. Sonra O, işlemekte olduklarını kendilerine haber verecektir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Peygamberlerin bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr etmek veya hükümlerin bir kısmını inkâr etmek veya hükümlerin bir kısmını tanımamak suretiyle dinlerini ayrı ayrı fırkalara ayırarak parçalananlar var ya, senin onlarla hiç bir ilgin yoktur. Onların cezalandırılma işi Allah'a aittir. Sonra Allah, kendilerine, dünyada yaptıklarını ahirette haber verecektir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Dinlerinde ayrım yapanlar ve grup grup olanların hiçbir şeyinde sen yoksun. Onların işi yalnızca Allah’adır. Allah, sonra, yapmakta oldukları şeylerin mahiyetini onlara haber verecektir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Dinlerini parça parça edip gruplara ayrılanlarla senin hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır. Sonra Allah, onlara yaptıklarını haber verecektir.[126]
[126] Dinde tefrikanın sonuçları hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VII, 31-34; XXI, 270-271.  
Besim Atalay
swap_vert close
Dinlerinde yarılığa düşerek, bölük bölük olanlardan değilsin, onların işleri Allaha kaldı, yaptıkları şeylerden sonra haber verilir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İnançlarının bütünlüğünü bozup (tanınmaz hale getirerek) gruplara, fırkalara ayrılanlara gelince; onlar için yapabileceğin bir şey yoktur. Onların işi ancak Allah'a kalmıştır. Zamanı geldiğinde Allah onlara vaktiyle yaptıklarını gösterecektir.
“İnançların bütünlüğü” nden kastedilen İslâm Dininin kendisidir.Hangi tarihi isimlendirme altında olursa olsun Allah’a inanan ve dinine tabi olan herkes bu mesajın doğrudan muhatabıdır. Müslümanlar da bu mesajdan üzerlerine düşeni almak zorundadır. Zira bugün Müslümanların yaşadığı İslam’la Allah’ın gönderdiği İslam aynı değildir. Müslümanların yaşadığı İslam’a baktığımızda görüyoruz ki; bidatlerle, hurafelerle, menkıbelerle yozlaştırılan din statik bir hal alarak Arap kültürüyle bütünleşmiş ve daha sonra farklı grupların, mezheplerin, cemaatlerin elinde aslını kaybederek tanınmaz hale gelmiştir. Öyle ki; Rabbi Allah olan lakin Allah’ı dara düştüğü zaman hatırlayan,peygamberi Muhammed olan ancak Hz. Muhammed’i sadece bir şefaatçi olarak gören, kitabı Kur’an olan fakat Kur’an’ı bir tılsım gibi düşünen, dini İslam olan ama İslam’ı bir kimlik olarak kullanan, aklı olan ama aklını işletmek yerine atalarının aklıyla yaşayan bir ümmet meydana gelmiştir.  
Cemil Said
swap_vert close
Dinde fırkalara ayrılanlardan değilsin ânların umûrı Allâh’a kalmışdır. Allâh yapdıklarını ânlara tahattur itdirecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Fırka fırka olup dinlerini parçalayanlarla senin hiçbir ilişiğin olamaz. Onların işi Allah'a kalmıştır, yaptıklarını onlara sonra bildirecektir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şu dinlerini parça parça edenler ve kendileri de grup grup ayrılmış olanlar var ya, (senin) onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra (O), yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Dinlerini bölüp gruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir alâkan yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra Allah onlara yaptıklarını bildirecektir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Dinlerini parça parça edip guruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah'a kalmıştır. Sonra Allah onlara yaptıklarını bildirecektir.
 Resûlullah (s.a.) şöyle buyurdu: Yahudiler yetmiş bir guruba ayrıldı, birinden başka hepsi cehennemdedir. Benim ümmetim de yetmiş üç guruba ayrılacaktır, birinden başka hepsi cehennemdedir. «O kurtuluşa eren gurup kimdir ya Rasûlallah?» sorusuna cevaben: «Onlar benim ve ashabımın gittiği yoldan gidenlerdir» dedi.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Dinlerini parçalara ayırıp grup grup olanlarla senin hiç bir ilişkin yoktur. Onların işi ALLAH'a kalmıştır; sonra onlara durumlarını haber verecektir.
Peygambere yakıştırılan hadisleri ve ruhbanları izleyenler, mezhep mezhep, tarikat tarikat olmuşlardır. Bak 3:105; 23:52-56.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Dinlerini parça parça edip, grup grup olanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır, sonra (Allah) onlara yaptıklarını haber verecektir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Dinlerini tefrikaya düşürüb de şiy'a şiy'a olanlar var â, senin onlarla hiç bir alâkan yoktur, onların işi Allaha kalmıştır, sonra o kendilerine ne ettiklerini haber verir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm! Peygamberlerin bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr edenler ve Allah’ın vahyettiği kitaplarını tahrif ederek) inançlarında ayrı ayrı fırkalara ayrılarak parçalananlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların (cezalandırılma) işi Allah’a aittir. Sonra Allah, kendilerine, (dünyada) yaptıklarını ileride (hesap gününde) haber verecektir.
Bazı müfessirlerimiz, âyet-i kerîmenin yahûdî ve hıristiyanlar hakkında nâzil olduğunu beyan etmişlerdir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Dinlerini parça parça edip, gurup gurup olanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah'a kalmıştır. Sonra O, onlara yaptıklarını bildirecektir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Dînlerini (bir kısmına inanıb bir kısmını inkâr etmek suretiyle) parça parça edenler, ayrı ayrı fırkalar olanlar (yok mu?) sen hiç bir vech ile onlardan değilsin. Onların işi (cezası) ancak Allaha âiddir. Sonra O, ne yapıyorlardı, kendilerine haber verecekdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Muhakkak ki dinlerini parçalayıp fırka fırka olanlar yok mu, (sen) hiçbir hususta onlardan değilsin! Onların işi ancak Allah'a âiddir; sonra (O,) ne yapmakta olduklarını (tek tek) kendilerine haber verecektir.(1)
(1)Ebû Hureyre (ra) bu âyet hakkında: “Onlar, yani dinlerini parçalayıp fırkalara ayrılanlar, bu ümmet içinde çıkan ehl-i dalâlet fırkalarıdır” demiştir. Bir hadîs-i şerîfte de Peygamber Efendimiz (asm)şöyle buyurmuşlardır: “İsrâiloğulları yetmiş iki fırkaya ayrılmıştır. Benim ümmetim de yakında yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır. Birisi hâriç, hepsi ateştedir.” (Orada bulunanlar:) “Yâ Resûlallah! O hangisidir?” dediler. Buyurdular ki: “Ben ve ashâbımın yolunda olanlar (ehl-i sünnet ve’l-cemâat)tir.” (Celâleyn Şerhi, c. 2, 475-476)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz dinlerinin (inançlarının) bütünlüğünü bozarak gruplara, fırkalara ayrılanlara gelince: Onlar için yapabileceğin bir şey yoktur. Ancak, onların işi Allah’a kalmıştır: Sonra (zamanı geldiğinde Allah) onlara ne ettiklerini (yaptıkları bütün yanlışları) haber verecektir (onlara yaptıklarının hesabını soracaktır). *
(*) “İnançların bütünlüğü” nden kastedilen İslâm Dininin kendisidir. Hangi tarihi isimlendirme altında olursa olsun Allah’a inanan ve dinine tabi olan herkes bu mesajın doğrudan muhatabıdır. Müslümanlar da bu mesajdan üzerlerine düşeni almak zorundadır. Çünkü bugün Müslümanların yaşadığı din ile Allah’ın gönderdiği İslam dini aynı değildir. Müslümanların yaşadığı İslam’a/dine baktığımızda görüyoruz ki; bidatlerle, (uydurma hadislerle, İsrailiyatlarla), hurafelerle, menkıbelerle yozlaştırılan din statik bir hâl alarak Arap kültürüyle bütünleşmiş ve daha sonra farklı grupların, mezheplerin, (tarikatlerin,) cemaatlerin elinde aslını kaybederek tanınmaz hâle gelmiştir. Öyle ki; Rabbi Allah olan lakin Allah’ı dara düştüğü zaman hatırlayan, peygamberi Muhammed olan ancak Hz. Muhammed’i sadece bir şefaatçi olarak gören, kitabı Kur’an olan fakat Kur’an’ı bir tılsım gibi düşünen, dini İslam olan ama İslam’ı bir kimlik olarak kullanan, aklı olan ama aklını işletmek yerine atalarının aklıyla yaşayan bir ümmet meydana gelmiştir. (C. Külünkoğlu Meali 159. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Dinlerinde fırka fırka ayrılanlar ve fırkalarının vazgeçilmez taraftarları olanlarla senin hiçbir ilgin olamaz. Böylelerinin işleri Allah’a kalmıştır sonra Allah yaptıklarını onlara haber verecektir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Dinlerini parçalayıp herbiri ayrı bir bölük olanlar var ya, sen onlardan değilsin. Onların işi Allah’a kalmıştır. Sonra onların yaptıkları kendilerine bildirilecektir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Dinlerini dağınık kılanlar, bölük bölük olanlar yok mu, sen hiçbir şeyde onlardan değilsin [³]. Onların işi ancak Allah/a aittir. Nihayet O; onların yapmış olduklarını kendilerine haber verecektir.
[3] Senin onlar ile bir ilişiğin yoktur. Onlara taarruz etme, işi Allahla bırak veya sen onların dağınıklığından mes'ul değilsin.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Şu dinlerini parça parça edip [ferrekû], grup, grup [şiye’an] olanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişiğin yok. Onların işi Allah’a kalmıştır. Sonra O, yapmakta oldukları şeyleri onlara haber verir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Dinlerini parça parça edip fırka fırka olanlar ile senin hiç bir ilişiğin olamaz. Onların işi Allah'a kalmıştır. Sonra O, işlemekte olduklarını kendilerine haber verecektir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İnançlarını özünden saptırarak tanınmaz hâle getiren ve bütün elçilerin ortak çağrısı olan hak dini paramparça edip birbirine düşman gruplara ayrılanlara gelince, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Ne onları izlemekle yükümlüsün, ne de yaptıklarından sorumlusun! Onların işi, ancak Allah’a kalmıştır; zamanı gelince yaptıkları her şeyi onlara bildirecek ve cezalarını verecektir.İşte o gün:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Dinlerini bölük bölük ayırmış ve gruplar olmuş kimselere gelince; onlardan bir sorumluluk içinde değilsin. Onların işi, Allah’a kalmıştır. Sonra, onlara yapıyor olduklarını bildirir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Dinlerini bölük börçük edip parselleyenlerle senin herhangi bir işin olamaz. Onların işi Allah'a kalmıştır. Artık o gün Allah, onlara yaptıklarını bir bir sayıp dökecektir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey Resulüm! Dinlerini parça parça edip guruplara ayrılanlar var ya; senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra Allah onlara yaptıklarını bildirecektir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Dinlerini parça parça edip gruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra (Allah) onlara yapmış olduklarını (mahşerde) bildirecektir. [*]
Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:103, 105; Enfâl 8:46; Mü’minûn 23:53; Rûm 30:30-32.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Senin o dinlerini bölük-pörçük, kendilerini de param-parça edenlerle¹ hiçbir ilişkin yoktur. Artık onların işi Allah’a kalmıştır, zamanı gelince (Allah) onlara yaptıklarını haber verecektir.
1 Yani, bunlar: Dinin bir kısım emirlerini tanıyıp, bir kısmını tanımayarak parçalayan, dinlerini çeşitli emeller, mabutlar ve önderlerle çatallandıran veya “din, insanın rûhuna aittir, hayatına karışmaz, din başka, devlet başkadır” diyerek, dinlerini birçok işlerinden ayıranlardır. Veya bu suretlerden biriyle hak dinlerinden ayrılmaya kalkışanlar, çalışmalarını tevhit için değil, ayrışma için sarf edenler ve parça parça olanlar. Yani her biri ayrı bir reise ve başka bir his ve hevaya taraftarlık ederek fırka fırka olup tefrikaya düşenlerdir. Yahudiler ve Hristiyanlar da böyle olmuşlar ve maalesef Müslümanlar da her sıkıntılı dönemlerinde bu hallere düşmüşlerdir. Nitekim Efendimiz (a.s): “Yahudiler yetmiş bir fırkaya ayrıldı, birinden başka hepsi Cehennemdedir. Hristiyanlar yetmiş iki fırkaya ayrıldı birinden başka hepsi cehennemdedir. Ümmetim de yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır. Birinden başka hepsi cehennemdedir.” buyurunca, “O bir fırka-i naciye kimdir ya Rasulâllah!” sorusuna: “onlar benim ve ashabımın üzerinde gittiğimiz yolda gidenlerdir.” buyurmuştu. Buradan, Yahudilerden bir, Hristiyanlardan bir ve Müslümanlardan bir olmak üzere üç fırka-i naciye yoktur. Her zaman için bir fırka-i naciye vardır ki o da Peygamber (a.s)’ın ve ashabının yürüdükleri hak yolda, tevhit yolunda yürüyenlerdir. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
İNANÇLARININ bütünlüğünü bozarak gruplara, fırkalara ayrılanlara gelince: onlar için yapabileceğin bir şey yoktur. ¹⁶¹ Unutma, onların işi Allah’a kalmıştır: ve zamanı geldiğinde Allah onlara vaktiyle yaptıklarını gösterecektir.
161 Bu atıf, öncelikle, başlangıçta bir bütün olarak paylaştıkları temel dinî prensiplerden uzaklaşıp akîde ve değer sistemi (ethics) olarak farklı yollara sapmış bulunan Yahudiler ile Hristiyanlara yöneliktir (karş. 3:105). Ancak bu öncelikli atfın dışında yukarıdaki ayet, daha önceki 153. ayet ile -“bu dosdoğru Bana yönelen bir yoldur: öyleyse onu izleyin ve diğer yollardan gitmeyin ki sizi O’nun yolundan saptırmasınlar”- mantıkî bir ilişki içindedir ve böylece Kur’an’ın takipçileriyle de gaybî bir bağlantı oluşturmaktadır: Başka bir deyişle bu, insanların, karşılıklı olarak yalnız kendilerinin Kur’an öğretisinin “tek gerçek temsilcileri” oldukları şeklindeki hoşgörüsüz iddialarından doğan bütün guruplaşmaların kınanmasını ifade eder. Nitekim, bu ayetin anlamı hakkındaki bir soruya Hz. Peygamber’in Ashâbı’ndan Ebû Hureyre’nin şu cevabı verdiği rivayet edilir: “Bu ayet, [bizim] bu toplumumuzla ilgili olarak nazil olmuştur” (Taberî).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Dinlerini parça parça edip, gruplara ayrılanlar ile senin hiçbir ilişkin olamaz. Onların işi Allah’a kalmıştır. İleride Allah, onlara yapıp ettiklerini bildirecektir. 21/92-93, 23/53, 30/32
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Dinlerini paramparça edip fırka fırka olanlara gelince: Senin onlarla hiçbir alakan yok. Zira onların işi yalnız Allah’a kalmıştır: Sonunda Allah onlara yaptıklarının hesabını soracaktır.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Dinlerini (bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar etmek suretiyle) parça parça edenlerle, ayrı ayrı guruplara ayrılanlarla senin hiçbir ilişiğin yoktur, onların işi (cezası) Allah'a kalmıştır. Kıyamet günü Allah onlara yaptıkları herşeyi elbet kendilerine haber verecektir!
Osman Fırat
swap_vert close
Dinlerini parça parça edip, grup grup olanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi Allah’a kalmıştır, sonra (Allâh) onlara yaptıklarını haber verecektir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphesiz o kimseler ki, dinlerini tefrikaya düşürdüler ve muhtelif fırkalara ayrıldılar. Sen hiçbir şeyde onlardan değilsin. Onların işleri ancak Allah'a aitir. Sonra onlara ne yapar olduklarını haber verecektir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Dinlerini parça parça edip fırka fırka olanlar yok mu, senin onlarla hiç bir alakan yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır. Allah, onların yaptıklarını ileride bir bir onlara bildirip cezalarını verecektir.
Müşriklerin durumu bildirildikten sonra 154. âyetten itibaren Yahudi ve Hıristiyanların dini gruplaşmalarına işaret ediliyor. Bu âyeti gayr-i müslimler hakkında düşünen âlimler yanında, Müslümanlar arasında çıkan bid’at fırkalarını kapsayacağını düşünenler de vardır. Âyet, dinin hükümlerinin bir kısmına inanmayan ve böyle bir parçalanmadan ileri gelen fırkalara da şamildir. Fakat dinin kesin hükümlerini inkâr etmeyen muteber içtihad, fıkhî mezhep, tasavvufî meşreb veya uygulamada ortaya çıkan dini hizmet gruplarını bu âyeti ileri sürerek mahkûm etmek, bu âyeti yanlış anlamak olur. Onun için müfessir İbn Kesir: “Zahir olan odur ki âyet; Allah’ın dininden ayrılan ve ona muhalif olanlar hakkındadır.” diye uyarmaktadır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Dinlerini parça parça edip, grup grup olanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır, sonra (Allah) onlara yaptıklarını haber verecektir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Dînlerinde fırka fırka ayrılanlara ve tefrika yapanlara sen hiç bir şey değilsin (onlardan mes'ûl olmadığın gibi onları cezâ idecek de sen değilsin). Ancak onların işleri (cezâları ve mükâfâtları) Allâh Te'âlâ'ya 'âiddir. Sonra (kıyâmetde) Allâh onlara işledikleri şeyden haber virir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Dinlerini bölük bölük edip her biri bir kişinin taraftarı olmuş olanlar var ya, sen hiçbir konuda onlardan olamazsın. Onların işi Allah’a kalmıştır. Daha sonra Allah, onların yaptıklarını kendilerine bildirecektir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Dinlerini parça parça edip, gruplara ayrılanlar ile senin bir ilgin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır. İleride onlara ne yaptıklarını bildirecektir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Dinlerini parçalayıp da bölük pörçük olanlara gelince, senin onlarla hiçbir ilgin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır; işlemekte oldukları şeyi onlara O bildirir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Dinlerini parça parça edip fırkalara, hiziplere bölünenler var ya, senin onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır. Allah onlara, yapıp ettiklerini haber verecektir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ anlar kim ayrıldılar dįnlerinden daħı oldılar bölükler degülseñ anlardan nesene içinde. bayıķ işleri anlaruñ Tañrı’dan yaña andan ħaber vire anlara anı kim oldılar işlerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ anlar kim ayırdılar dīnlerini, daḫı oldılar bölük bölük. Sen anlardandegülsin bir nesne üzere ya‘nī anlardan birisi. Anlaruñ işleri Allāha ḳaldı.Andan ṣoñra ḫaber virür anlara, anı kim işlerlerdi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Şübhəsiz ki, sənin firqə-firqə olub dinini parçalayanlarla heç bir əlaqən yoxdur. Onların işi Allaha qalmışdır. (Allah) sonra (qiyamətdə) onlara nə etdiklərini bildirəcəkdir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! As for those who sunder their religion and become schismatics, no concern at all hast thou with them. Their case will go to Allah, who then will tell them what they used to do.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
As for those who divide(985) their religion and break up into sects, thou hast no part in them in the least: their affair is with Allah. He will in the end tell them the truth of all that they did.
985 Divide their religion: (farraqu) i.e., (1) make a distinction between one part of it and another, take the part which suits them and reject the rest; or (2) have religion one day of the week and the world the rest of the six days; or (3) keep "religion in its right place," as if it did not claim to govern the whole life; make a sharp distinction between the secular and the religious, or (4) show a sectarian bias, seek differences in views, so as to break up the unity of Islam.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
muhak- kak
الَّذ۪ينَ
o kimse- ler ki
فَرَّقُوا
parçala- dılar
د۪ينَهُمْ
dinlerini
وَكَانُوا
ve oldular
شِيَعاً
grup grup
لَسْتَ
senin yoktur
مِنْهُمْ
onlarla
ف۪ي شَيْءٍۜ
hiçbir ilişiğin
اِنَّـمَٓا
ancak
اَمْرُهُمْ
onların işi
اِلَى اللّٰهِ
Allah'a aittir
ثُمَّ
son- ra
يُنَبِّئُهُمْ
onlara haber verecektir
بِمَا
o şey- leri ki
كَانُوا
idiler
يَفْعَلُونَ
yapıyorlar
Muhakkak ki dinlerini parça parça edip gruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah'a kalmıştır. Sonra (Allah) onlara yaptıklarını (tek tek) haber verecektir.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
فَرَّقَ
Fiil-II
ف ر ق
Ayırdı, parçaladı, ayrılık çıkardı
دِين
İsim
د ي ن
Din, kanun, ceza
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
شِيعَة
İsim
ش ي ع
Fırka, grup, topluluk, zümre, kabile. Çoğulu: اَشْيَاعُ
لَيْسَ
Fiil-I
ل ي س
Değildir, yoktur
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَمْر
İsim
ا م ر
Emir, iş, tedbir, izni ile
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
نَبَّاَ
Fiil-II
ن ب ا
Haber verdi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
فَعَلَ
Fiil-I
ف ع ل
Yaptı, muamele etti