close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 158. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Hel yenzurûne illâ en te/tiyehumu-lmelâ-iketu ev ye/tiye rabbuke ev ye/tiye ba’du âyâti rabbik(e)(k) yevme ye/tî ba’du âyâti rabbike lâ yenfe’u nefsen îmânuhâ lem tekun âmenet min kablu ev kesebet fî îmânihâ ḣayrâ(an)(k) kuli-ntazirû innâ muntazirûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hala kendilerine meleklerin inmesini, yahut Rabbinin, yahut da Rabbinden bazı delillerin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin bazı delilleri geldiği gün hiç kimseye, önceden iman etmemişse, yahut inancından bir hayır kazanmamışsa o günkü inanması fayda etmez. De ki: Bekleyin ve biz de beklemekteyiz zaten.
Meleklerin gelmesi, canalıcı meleğin ve yardımcılarımın gelmesi, yani insanın ölüm zamanının gelip çatmasıdır. Yahut Tanrı azâbının gelmesidir. Rabbin gelmesinden maksat, emrinin, azâbının, ululuğunun gelmesidir, yahut da kıyametin kopmasıdır. Rabbin bâzı delilleri de kıyamet alâmetlerinin meydana çıkmasıdır.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(İnkârcı zalimler ve münafık kesimler, inanmak ve hayırlı insan olmak için) Kendilerine gökten meleklerin gelmesini, ya da bizzat Senin Rabbinin gelmesini, ya da Rabbinin bazı alâmetleri (ve felaketleri)nin gelmesini mi gözetleyip bekliyorlar? Oysa Rabbinin bazı ayetleri geldiği gün, daha önce inanmamış veya imanları kendilerine bir hayır kazandırmamış (yani sözde iman etmiş ama, imanın ve İslam’ın gereğini yapmamış) olan kimselere o vakit (gerçeği görmeleri ve imana gelmeleri hiç)bir fayda sağlamayacaktır!.. De ki: "(Ey zalimler ve işbirlikçi hainler!) Siz (tedirginlikle) gözleyip bekleyin; çünkü Biz de kesinlikle (acı ve alçaltıcı akıbetinizi) bekleyip gözetlemekteyiz!"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O Allah'tan başkasına ilahlık yakıştıranlar, inanmak için kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin gelmesini ya da Rabbinin bazı ayetlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Ancak Rabbinin onları imana mecbur edecek bazı alametleri geldiği gün, iman etmenin daha önce inanmamışsa veya inancıyla bir iyilik kazanmamışsa, o günkü imanı ona bir fayda sağlamaz. De ki: Bekleyin öyleyse ahiret gününü ey inançsızlar! Biz de bekliyoruz başınıza gelecekleri.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İman etmek için, ille canlarını alacak meleklerin gelmesini mi, yahut Rabbinin cezalandırmasını mı, yahut Rabbinin bazı âyetlerinin, kıyamet alâmetlerinin, karşı duramayacakları felâketlerin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin bazı âyetlerinin, kıyamet alâmetlerinin, felâketlerin geleceği gün, önceden iman etmemiş veya mü’min olarak hayır hasenat kazanmamış olan kimseye artık imanı bir fayda vermeyecek. Onlara: "- Siz Rabbinizin azâbını bekleyin, biz de Rabbimizin mükâfatını, lütfunu ve yardımını beklemekteyiz" de.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 22/17; 40/84-85; 47/18.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar kendilerine meleklerin yahut Rabbinin veya Rabbinin bazı ayetlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin bazı ayetlerinin geldiği gün, önceden iman etmemiş veya imanıyla bir iyilik kazanmamış kimseye artık iman etmesinin bir yararı olmayacaktır. De ki: "Bekleyin, biz de beklemekteyiz."
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar, kendilerine meleklerin gelmesini mi, ya da Rabbinin gelmesini mi veya Rabbinin bazı ayetlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin ayetlerinden bazılarının geleceği gün, daha önce iman etmemişse veya imanıyla bir hayır kazanmamışsa hiç kimseye imanı yarar sağlamaz. De ki: 'Bekleyin, biz de elbette beklemekteyiz.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Mekke'liler), Kur'an Peygamberi tekzip ettikten sonra ancak şunu gözetliyorlar: Kendilerine azab edecek melekler gelsin, yahut Rabbinin azabı gelsin, yahut Rabbinin bazı (kıyamet) alâmetleri gelsin. Rabbinin (kıyamet) alâmetlerinden biri geldiği gün, evvelce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış olan kimseye, o gün imana gelmek hiç bir fayda vermez. Ey Resûlüm, de ki: (Siz o alâmetlerin gelmesini) gözetleyip bekleyin, biz de gözetleyip bekliyoruz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar, ancak kendilerine meleklerin veya Rabbinin gelmesini veya Rabbinin mucizelerinden bir kısmının gelmesini bekliyorlar. Rabbinin bazı mucizeleri (veya ağır azapları) geldiği gün, eğer daha önce kişi iman etmemişse veya imanından bir hayır kazanmamışsa, o gün iman etmesi ona bir fayda vermez. De ki: “Allah’ın mucizelerini ve azabını bekleyin, Biz de bekleyenlerdeniz.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlar ancak kendilerine meleklerin veya Rabbinin gelmesini yahut Rabbinin bazı alâmetlerinin gelmesini bekliyorlar. Rabbinin bazı alâmetleri geldiği gün, önceden inanmamış ya da imanında bir hayır kazanmamış olan kimseye artık imanı bir fayda sağlamaz. De ki: “Bekleyiniz, şüphesiz biz de beklemekteyiz.”
Besim Atalay
swap_vert close
Onlar kendilerine, ya meleklerin, ya Tanrının, ya da âyetlerinin birtakımların gelmesini mi gözlemekteler? Allahın âyetlerinden bir nicesi geldiği gün — önceden inanmış bulunmuyorsa, ya da inanıyla hayır kazanmamışsa — kimseye inanı bir fayda vermez, de ki: «Siz gözleyin, biz de gözleriz»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yoksa o inkârcılar (iman etmek için), meleklerin kendilerine inmesini yahut (bizzat) Rabbinin (karşılarına gelip gözlerine) görünmesini veya O'ndan (kıyamet, Azrail, ölüm gibi) bazı alametlerin gelmesini mi bekliyorlar? (Ama) Rabbinin (kesin) işaretlerinin ortaya çıkacağı gün iman etmenin, daha önce inanmamış yahut inandığı halde bir hayır yapmamış olan kimseye hiçbir yararı olmayacaktır. De ki: “(Ya şimdiden iman edin ve faydalı işler yapın, ya da ahiret gününü) bekleyin! Doğrusu biz de bekliyoruz!”
Cemil Said
swap_vert close
Meleklerin gelmesine veyâ doğrıdan doğrıya rabbinin âyâtına mı muntazırdırlar. Senin rabbinin ba’zı âyâtının geldiği gün ândan evvel inanmamış olan kimsenin îmânı kendine fâide virmiyecekdir. Kezâlik îmân idüb de hayır işlememiiş olanlar fâide görmiyecekdir. Ânlara di ki: "Siz bekleyiniz biz de bekleyelim"
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar kendilerine meleklerin gelmesini mi, yoksa Rabbinin gelmesini mi, yahut Rablerinden bir takım mucizelerin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin bir takım mucizeleri geldiği gün, bir kimse daha önce inanmamışsa veya imaniyle bir iyilik kazanmamışsa, imanı ona fayda vermez. Onlara: "Bekleyin, doğrusu biz de bekliyoruz" de.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Onlar (iman etmek için) ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin gelmesini[207] ya da Rabbinin bazı âyetlerinin gelmesini mi gözlüyorlar? Rabbinin âyetlerinden bazısı geldiği gün, daha önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış olan bir kimseye (o günkü) imanı fayda vermez.[208] De ki: “Siz bekleyin. Şüphesiz biz de bekliyoruz.”
207. Konu ile ilgili olarak ayrıca bakınız: Furkân sûresi, âyet, 7,8,21.208. Konu ile ilgili olarak ayrıca bakınız: Mü’min sûresi, âyet, 84,85.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
“(İnanmak için) ille de kendilerine meleklerin gelmesini veya rabbinin gelmesini ya da rabbinden bazı işaretlerin gelmesini mi bekliyorlar? Daha önce inanmamış yahut inancı kendisine iyilik kazandırmamış kimseye, rabbinden bazı işaretler geldiği gün iman etmesi fayda sağlamaz. De ki: “Bekleyin! Şüphesiz biz de beklemekteyiz.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin gelmesini yahut Rabbinin bazı alâmetlerinin gelmesini bekliyorlar. Rabbinin bazı alâmetleri geldiği gün, önceden inanmamış ya da imanında bir hayır kazanmamış olan kimseye artık imanı bir fayda sağlamaz. De ki: Bekleyin, şüphesiz biz de beklemekteyiz!  
 Allah Teâlâ bu âyette inkârcıların kendilerine, görebilecekleri bir melek veya Allah bizzat gelmedikçe ya da Peygamberin haber verdiği kıyamet gününe dair bazı alâmetler görülmedikçe inanmayacaklarını, ama böyle bir alâmet geldiği gün de onların imanlarının kabul edilmeyeceğini bildirmektedir. Bu alâmetler de hadislerde, bir dumanın zuhuru, yer hayvanının çıkması, doğuda, batıda ve Arabistan’da bazı yerlerin batması, Deccâl’in çıkması, güneşin batıdan doğması, Ye’cûc ve Me’cûc’un çıkması ve Aden tarafında bir ateşin zuhuru gibi vakalar olarak bildirilmiştir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Kendilerine meleklerin gelmesini mi, yoksa Rabbinin, yahut Rabbinin bazı işaretlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin bazı işaretleri geldiği gün, daha önce inanmamış veya imanında bir hayır kazanmamış kişiye bir yarar sağlamaz. De ki: "Bekleyin, biz de beklemekteyiz."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(İnanmak için) ille meleklerin gelmesini, yahut Rabbinin gelmesini, ya da Rabbinin bazı âyetlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Ama Rabbinin (azab) işaretlerinin geldiği gün, daha önce iman etmemiş, yahut imanında bir hayır kazanmamış kimseye, artık inanması bir fayda sağlamaz. De ki: "Bekleyin; biz de beklemekteyiz."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onlar ancak şunu gözetiyorlar: ki kendilerine Melekler geliversin veya rabbın geliversin veya rabbının ba'zı alâmetleri geliversin, rabbının ba'zı alâmetleri geldiği gün, evvelce iyman etmemiş veya iymanında bir hayır kazanmamış bir nefse o günkü iymanı hiç bir fâide vermez, de ki gözetin, çünkü biz şüphesiz gözetiyoruz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(O müşrikler, îmân etmek için) ille de kendilerine (ölüm) meleklerin (in) gelmesini yahut Rabbinin (azap emrinin) gelmesini ya da Rabbinin bazı (kıyamet) alâmetlerinin gelmesini mi bekliyorlar? (Hâlbuki) Rabbinin (takdir ettiği vakit gelip de kıyametin) bazı alâmetleri geldiği (tövbe kapısının kapandığı) gün, evvelce îmân etmemiş yahut îmânında bir hayır kazanmamış olan kimseye îmânı fayda vermez. De ki: “Bekleyin, şüphesiz biz de beklemekteyiz!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar, kendilerine; meleklerin gelmesini, Rabb'inin gelmesini veya Rabb'inin bazı âyetlerinin¹ gelmesini mi bekliyorlar? Rabb'inin âyetlerinden biri geldiği gün, daha önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış² kimseye, imanı fayda sağlamaz. De ki: “Bekleyin, kuşkusuz biz de beklemekteyiz.”
1- Yok edici ceza(mucize). 2- İmanında bir hayır kazanmamış kimse, imanı ile amel etmemiş kimsedir. Ayetten de anlaşıldığına göre, iman ettiği halde “imanın” buyruklarını yerine getirmeyen, onun kurallarını yaşamayan bir kimsenin, iman etmiş olmasının kendisine bir yararı olmayacaktır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar haalâ kendilerine ille (azâb yapacak) meleklerin gelmesini, yahud (bizzat) Rabbinin gelmesini veya Rabbinin âyet (ve mu'cize) lerinden birinin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin âyetlerinden biri geldiği gün, daha evvelden îman etmiş veya îmânında bir hayır kazanmış olmayan hiç bir kimseye (o günkü) îmanı asla fâide vermez. De ki: «Bekleyin! Çünkü biz (de) şübhesiz bekleyicileriz».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(O müşrikler, îmân etmek için) kendilerine ille de (ölüm) meleklerin(in) gelmesini veya Rabbinin (azâbının) gelmesini yâhut Rabbinin bazı (kıyâmet) alâmetlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin bazı alâmetleri geldiği gün, daha önce îmân etmemiş veya îmânında bir hayır kazanmamış olan kimseye, (o gün) îmân etmesi fayda vermez. De ki: “(O alâmetleri) bekleyin, şübhesiz biz de bekleyenleriz!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar (inanmak için ille de canlarını alacak) meleklerin gelmesini veya Rabbinin (azabının) gelmesini ya da Rabbinin bazı ayetlerinin (mucizelerinin) gelmesini mi bekliyorlar? Ancak Rabbinin (onları imana mecbur edecek) bazı ayetleri geldiği gün, daha önceden inanmamış ya da imanıyla bir hayır (bir iyilik ve sâlih amel) kazanmamış hiçbir kişiye imanı yarar sağlamayacaktır. (Resulüm!) De ki: (Öyleyse siz o ayetlerin gelmesini) gözetleyip bekleyin, biz de gözetleyip bekliyoruz.*
(*) Buradaki bazı ayetler, iman etmeleri için müşriklerin Hz. peygamberden istedikleri mucizelerdir. Bunlara İsra-90-92 - 93 ile Enam-8. ayetlerde bahsi geçen mucizelerdir. Kendilerine, belirtilen üstün nitelikleri taşıyan bir kitap gelmesine rağmen hâlâ yüz çevirip inanmamakta direnen o müşrikler iman etmek için daha neyi bekliyorlar? Önceki bazı âyetlerde geçtiği üzere (bk. 8-9,37, 50, 58, 111, 124) müşrikler, İslâm’ın hak din olduğunu kanıtlayan açık seçik delillerle yetinmeyerek, akıllarınca Hz. Peygamber’i güç durumda bırakmak için daha başka mucizelerin gösterilmesini istiyorlardı. İşte ayetteki ( بَعْضُ آيَاتِ رَبِّكَ)’’ya da Rabbinin bazı ayetleri’’onların istedikleri mucizelerdir. (الله اعلم) ثمّ إنْ كان الانتظار واقعاً منهم على أنَّه انتظار آيات، كما يقترحون، فمعنى الحصر: أنَّهم ما ينتظرون بعد الآيات التي جاءتهم ولم يقتنعوا بها إلاّ الآيات التي اقترحوها وسألوها وشرطوا أن لا يؤمنوا حتّى يُجاءوا بها، وهي ما حكاه الله عنهم بقوله: { { وقالوا لن نؤمن لك حتى تفجر لنا من الأرض ينبوعاً } } [الإسراء: 90] إلى قوله { { أو تأتي بالله والملائكة قبيلا } [الإسراء: 92] ــــ وقوله ــــ { وقالوا لولا أنزل عليه ملك } } [الأنعام: 8] فهم ينتظرون بعض ذلك بجِدّ من عامتَّهم، فالانتظار حقيقة، وبسخرية من قادتهم ومضلّليهم، فالانتظار مجاز بالصّورة، لأنَّهم أظهروا أنفسهم في مظهر المنتظرين،. والمراد ببعض آيات ربّك: ما يشمل ما حكي عنهم بقوله: { { حتى تفجر لنا من الأرض ينبوعاً } [الإسراء: 90] إلى قوله { حتى تنزل علينا كتاباً نقرؤه } [الإسراء: 93]. وفي قوله: { { وقالوا لولا أنزل عليه ملك } [الأنعام: 8] (اللباب في علوم الكتاب - (التحرير والتنوير)"أو يأتي بعضُ آيات ربِّك":  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yoksa onlar kendilerine meleklerin veya Rabbinin veya Rabbinin ayetlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin ayetlerinin bir kısmı geldiğinde, önceden iman etmediği için, kişiye o anki imanı fayda vermez. Veyahut önceden iman etmiş ama imanı ona hiç bir hayır kazandırmamış. Deki “Bekleyin, bizde sizinle beraber bekleyip göreceğiz.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yoksa onlar kendilerine melekler gelecek, ya çalabın gelecek, ya da çalabının bir nice belgesi gelecek. diye mi bekliyorlar?Eğer bir kimse bu belgeler gelmeden önce inanmış, ya da bu inancıyla iyilik işlemiş değilse, onun o inancı onun işine yaramaz. De ki: "Bekleyin. İşte biz de bekliyoruz."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar kendilerine yalnız meleklerin [¹] gelmesini veya Rabbinin gelmesini veya Rabbinin bâzı âyetlerinin gelmesini bekliyorlar, Rabbinin bâzı âyetleri geldiği gün hiçbir kimseye evvelce getirmediği imanı [²] fayda etmediği gibi imanında hayır ve ta/at kazanmayan kimseye de imanı fayda vermez. Onlara de ki «— Bekleyin biz de bekliyoruz.»
[1] Azap veya mevt melekleri.[2] Yahut evvelce iman etmeyen veya imanında ta'at kazanmayan hiçbir kimseye imanı fayda vermez.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar ille de kendilerine meleklerin gelmesini mi, yoksa Rabbinin gelmesini mi veyahut Rabbinden bazı mucizelerin [âyât] gelmesini mi gözlüyorlar/bekliyorlar? Rabbinin bazı mucizeleri [âyât] geldiği gün, bir kimse daha önce inanmamışsa veya inancıyla bir iyilik kazanmamışsa, imanı ona fayda vermez. (Ey Peygamber!) Onlara, “Bekleyiniz! Doğrusu biz de beklemekteyiz” de.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar kendilerine meleklerin gelmesini mi, yoksa Rabbinin (emrinin) gelmesini mi yahut rablerinden bir takım nişanelerin (mucizelerin) gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin bir takım nişaneleri (mucizeleri) geldiği gün, bir kimse daha önce inanmamışsa veya imanıyla bir iyilik kazanmamışsa, imanı ona fayda vermez. Onlara, “Bekleyin, doğrusu biz de bekleyicileriz” de.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hakikati tüm berraklığıyla gösteren bunca deliller, mûcizeler ortada dururken bu inkârcılar, tövbe edip Kur’an’a yönelmek için daha ne bekliyorlar? Gökten azap meleklerinin inmesini mi? Ya da Rabb’inin karşılarınagelip gözlerine görünmesini mi? Yâhut ölüm, kıyamet, Azrail gibiRabb’inin azap alâmetlerinden birinin gelmesini mi? Fakat şunu bilin ki, Rabb’inin herhangi bir alâmeti göründüğü gün, zamanında iman etmemiş veya iman ettiği hâlde, inancı doğrultusunda yaşamadığı için imanında hayır kazanamamış olan hiç kimseye, o günkü imanı fayda vermeyecektir. Bunun için,De ki: “Ya şimdiden iman edin, ya da başınıza gelecekleri bekleyin; doğrusu, biz de beklemekteyiz!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlara sadece Melekler’in gelmesini veya rabbinin gelmesini veya rabbinin bazı âyetlerinin gelmesini bekliyorlar mı? Senin rabbinin bazı âyetlerinin geleceği gün bir nefse imanı yarar sağlamaz; önceden iman etmemişti veya imanında bir hayır kazanmamıştı. De ki: “Bekleyin! Biz de bekliyoruz”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ne bekliyorlar, ölüm meleklerini mi, Tanrı’nın felaketini mi Ya da Rabb’inin mucizesini mi? Tanrı’nın kıyamet alametleri geldiğinde, inanmanın kimseye faydası olmayacak ki: Hele de daha önce inanmamışsa, ya da inancı doğrultusunda bir iyilik yapmamışsa. Resulüm! de ki: " bekleyin çünkü biz de bekliyoruz. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin gelmesini veya Rabbinin bazı ayetlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin emri geldiği gün iş bitirilmiş olur. Önceden imanları yoksa sonradan inanmaları bir işe yaramaz. De ki: “Bekleyin! Şüphesiz biz de beklemekteyiz!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar ille de kendilerine meleklerin veya Rabbinin (azap emrinin) gelmesini veya Rabbinin bazı delillerinin gelmesini mi bekliyorlar? [*] Rabbinin bazı delilleri geldiği gün, önceden inanmamış veya imanında bir hayır kazanmamış olan kimseye artık imanı bir yarar sağlamaz. [*] De ki: “Bekleyin! Şüphesiz ki biz de bekleyenleriz.”
Benzer mesajlar: Bakara 2:210; Nahl 16:33 Benzer mesajlar: Nisâ 4:18; Yûnus 10:90-91; Secde 32:29; Sebe’ 34:52; Mü’min 40:85; Duhân 44:13; Muhammed 47:18.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(O kâfirler inanmak için) kendilerine meleklerin gelmesini yahut Rabbinin gelmesini ve ya Rabbinin (kendilerini îmana mecbur edecek) bir kısım mûcizelerinin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin bir kısım mûcizeleri geldiği gün daha önceden îman etmemiş ya da îmanı doğrultusunda bir hayır kazanmamış olan kimseye, artık o günkü îmanı bir fayda vermez.¹ (Ey Muhammed!) onlara: “Biraz bekleyin (bakalım) biz de bekleyip göreceğiz.” de.
1 Azap veya bir kısım mûcizeler açıkça görüldüğünde ve ölmek üzereyken yapılan îmanın, kabul edilmeyeceği, bir faydasının olmayacağı bu âyetten net bir şekilde anlaşılmaktadır. Bu îmanın mutlaka yaşayışa dönüşmesinin ve o kimsenin îmanıyla bir hayır kazanmış olmasının gerektiği ve uygulamaya dönüşmeyen bir îmanın faydasının olmayacağı da âyette açıkça belirtilmiştir. Yani hayata geçirilmeyen bir îman, yok hükmündedir. Belki îman ettikten sonra, yaşamaya fırsatı olmayanlar, bunun dışında tutulabilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Yoksa onlar, meleklerin kendilerine görünmesini mi bekliyorlar yahut [bizzat] Rabbinin veya O’ndan bazı [kesin] işaretlerin? ¹⁵⁹ [Ama] Rabbinin [kesin] işaretlerinin ortaya çıkacağı Gün iman etmenin, daha önce inanmamış yahut inandığı halde bir hayır yapmamış olan ¹⁶⁰ kimseye hiçbir yararı olmaz. De ki: “Bekleyin [öyleyse Ahiret Gününü, ey inançsızlar:] bakın, biz [mümin]ler de bekliyoruz!”
159 Yani, Hesap Günü’nü bildiren işaretlerin.160 Lafzen, “imanıyla bir iyilik kazanmamış olan”: böylece, iyi işler yapmaya yol açmayan iman burada hiç iman sahibi olmamakla eş değerde tutulmaktadır (Zemahşerî).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Şimdi onlar, kendilerine illa ki meleklerin gelmesini ya da bizzat Rabbinin gelmesini veya Rabbinin bazı azap ölüm işaretlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin azap işaretinin geldiği o gün, daha önceden iman etmemiş ya da imanıyla bir iyilik ortaya koymamış kimsenin imanı kendine fayda sağlamayacaktır. De ki: “Bekleyin bakalım, zaten biz de beklemekteyiz!” 25/21, 40/84-85, 41/14
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ne yani, şimdi onlar, meleklerin kendilerine gelmesinden, ya da bizzat Rabbinin (azabının) gelmesinden, veya Rabbinin (haber verdiği) kimi (helâk) işaretlerinin gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?[¹¹⁴⁷] Rabbinin kimi işaretlerinin geldiğini haber vereceği o gün, daha önce inanmamış, yahut inandığı hâlde imanının hayrını görmemiş olan kimseye imanı hiçbir yarar sağlamaz.[¹¹⁴⁸] De ki: “Bekleyin (o kaçınılmaz günü)! Ama (asla unutmayın): Biz de bekliyoruz!”
[1147] Bu işaretlerin “helâk” değil “kıyamet” işaretleri olduğunu söyleyenler varsa da Kur’an, kıyametin ansızın geleceğini defaatle ifade etmiştir. Ansızın gelenin işareti olmaz (Bkz: 7:187; 16:77; 20:15; 33:63; 47:18). [1148] Lafzen: “imanıyla bir iyilik ortaya koymamış”. Eyleme dönüşmemiş, sahibinin yüreğine yük olan iktidarsız bir iman kastediliyor.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar (müşrikler, imana gelmek için) hala kendilerine (azap yapacak) meleklerin, yahut (bizzat) Rabbinin ya da Rabbinin bazı ayetlerinin (kıyamet alametlerinin) gelmesini mi bekliyorlar? Oysa, Rabbinin ayetlerinden biri geldiği gün önceden (dünyadayken) iman etmiş, imanında da hayır kazanmış olandan başkasının o gün (pişman olarak) imana gelmesi kendisine hiçbir yarar sağlamaz. (Ey Muhammed) De ki, Bekleyin, kuşkusuz biz de beklemekteyiz, (kıyamet ansızın geldiğinde, pişman olup tevbe etmeye, biliniz ki asla fırsat bulamazsınız)
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar (iman etmek için) illa kendilerine meleklerin gelmesini veya rabbinin gelmesini ya da rabbinin bazı âyetlerinin gelmesini mi gözlüyorlar? Rabbinin âyetlerinden bazısı geldiği gün, daha önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış olan bir kimseye (o günkü) imanı fayda vermez. De ki: "Siz bekleyin. Şüphesiz biz de bekliyoruz. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlar başka değil, kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbin gelmesini veya Rabbin bazı âyetlerinin gelmesini bekliyorlar. Rabbin bazı âyetlerinin geleceği gün evvelce imân etmemiş veya imânında bir hayır kazanmamış olan şahsa imân faide bahş olmaz. De ki: «Bekleyiniz, ve biz de şüphe yok ki bekleyicileriz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar imana gelmek için ne bekliyorlar? Meleklerin inmesini mi? Rabbinin imha eden azabının veya Rabbinin kıyamet alâmetlerinden birinin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin alâmetlerinden biri geldiği gün, daha önce iman etmeyen yahut imanıyla hayır kazanmayan hiçbir kimseye o günkü imanı asla fayda vermez. De ki: “Bekleyin, biz de beklemekteyiz. ” [47, 18; 40, 84-85; 22, 17]
Bir hadis meali: “Güneş battığı yerden doğmadıkça kıyamet kopmaz. Güneş battığı yerden doğduğu zaman, bütün insanlar toptan iman edecekler. Fakat işte o gün, daha önce iman etmiş veya imanında bir hayır kazanmış olmayan hiçbir kimseye imanı asla fayda vermez.”  
Süleyman Ateş
swap_vert close
(İnanmak için) ille meleklerin gelmesini, yahut Rabbinin gelmesini ya da Rabbinin bazı ayetlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Ama Rabbinin bazı ayetleri geldiği gün, daha önce inanmamış, ya da imanında bir hayır kazanmamış olan kimseye, artık inanması, fayda sağlamaz. De ki: "Bekleyin,biz de beklemekteyiz."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar (müşrikler) 'azâb meleklerinin yâhud rabbinin emr-i kazâ cereyânının veyâhud rabbinin ba'zı 'alâmetlerinin gelmesine mi intizâr iderler? Rabbinin ba'zı 'alâmetlerinin geldiği gün evvelce îmân itmemiş olan veyâhud îmânda bir hayır kesb iylememiş bulunan kimseye îmân fâide virmez. (Yâ Muhammed) Onlara di ki: "Siz intizâr idiniz ve biz de intizâr itmekdeyiz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bunlar ne bekliyorlar? Kendilerine meleklerin gelmesini mi, yoksa Rabbinin gelmesini mi ya da Rabbinden ölüm belirtilerinin(ayetlerinin) gelmesini mi? Rabbinden ölüm belirtileri geldiği[1] gün evvelce inanıp güvenmemiş kimsenin imanı veya imanlı olarak iyilik etmemiş olanın iyiliği kendine fayda vermeyecektir[2]. De ki “Bekleyin, biz de bekliyoruz.”
[1] Bkz. Nisa 4/18, Vakıa 56/83 [2] لاَ يَنفَعُ نَفْسًا إِيمَانُهَا لَمْ تَكُنْ آمَنَتْ مِن قَبْلُ أَوْخيرها لم يكن كَسَبَتْ(ه) فِي إِيمَانِهَا  
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar, illâ da kendilerine meleklerin gelmesini ya da Rabbinin gelmesini veya Rabbinin bazı mucizelerinin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin bazı mucizeleri geldiği gün, daha önceden iman etmemiş ya da imanıyla bir iyilik kazanmamış kimseye imanı fayda sağlamayacaktır. De ki:-Bekleyin, biz de bekliyoruz!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yoksa onlar, kendilerine melekler gelsin, yahut Rabbin gelsin, yahut Rabbinin âyetlerinden biri gelsin diye mi bekliyorlar? Halbuki Rabbinin âyetlerinden biri geldiği zaman, daha önce iman etmemiş yahut imanıyla bir hayır kazanmamış olan kimsenin imanı artık kimseye fayda vermez.(29) Sen “Bekleyedurun,” de. “Biz de bekliyoruz.”
(29) İmanın fayda vermediği an, Peygamberimiz tarafından şu şekilde açıklanmıştır: “Güneş batıdan doğmadıkça kıyamet kopmaz. Güneşin batıdan doğduğunu gören herkes iman eder; lâkin o an, daha önce iman etmemiş olan kimseye imanının fayda vermediği andır.” (Buhârî, Tefsir 6:9; Müslim, İman: 248, 249; Ebû Davud, Melâhim: 12; Tirmizî, Tefsir 6:8, 9.)  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Neyi bekliyorlar? Kendilerine meleklerin gelmesini mi, Rabbinin gelmesini mi, yoksa Rabbinin bazı mucizelerinin gelmesini mi? Rabbinin bazı mucizeleri geldiği gün, daha önce iman etmemiş yahut imanında bir hayır sahibi olamamış kişiye imanı hiçbir yarar sağlamayacaktır. De ki: "Bekleyin! Doğrusu biz de bekliyoruz."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
güyerler mi illā kim gele anlara firişteler yā gele çalabuñ ya'nį emri yā gele çalabuñuñ bir nice nişānları ol gün kim gele bir nice nişānları çalabuñuñ aśśı eylemeye hįç nefse įmān getürdügi kim įmān getürmedi ilerüden [74b] yā ķazanmadı įmānı içinde ħayr ya'nį tevbe eyit “güyüñ bayıķ biz güyicilerüz.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anlar muntaẓır olmazlar illā meleküʹl‐mevt gelmegine, yā gele Çalabuñbuyruġı, yā gele ba‘żı āyetleri Tañrınuñ. Ol gün kim gele ba‘żı āyetleriTañrınuñ. Aṣṣı eylemez bir nefse īmān getürmegi, olmasa evveldeīmān getürmiş, yā ḳazanmış īmānında ḫayrlu ‘amel. Eyit yā Muḥammed:Ṣaḳlaşuñuz ol vaḳta, biz daḫı ṣaḳlaşuruz ol vaḳta.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Məkkə müşrikləri) özlərinə yalnız mələklərin, yoxsa Rəbbinin (əzabının), yaxud da Rəbbinin bə’zi qiyamət əlamətlərinin gəlməsinimi gözləyirlər? (Ya Rəsulum!) Rəbbinin bə’zi qiyamət əlamətləri gələcəyi gün əvvəlcə iman gətirməmiş və ya imanından bir xeyir qazanmamış şəxsə (sonrakı) imanı heç bir fayda verməz. De: “Gözləyin, doğrusu, biz də gözləyirik!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Wait they, indeed, for nothing less than that the angels should come unto them, or thy Lord should come, or there should come one of the portents from thy Lord? In the day when one of the portents from they Lord cometh, its belief availeth naught a soul which theretofore believed not, nor in its belief earned good (by works). Say: Wait ye! Lo! We (too) are waiting.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Are they waiting to see if the angels come to them, or thy Lord (Himself), or certain of the signs of thy Lord! the day that certain of the signs of thy Lord do come, no good will it do to a soul(983) to believe in them then if it believed not before nor earned righteousness through its faith. Say: "Wait ye: we too are waiting."(984)
983 There is no merit in faith in things that you are compelled to acknowledge when they actually happen. Faith is belief in things which you do no see with your eyes but you understand with your spiritual sense: if your whole will consents to it, it results in deeds of righteousness, which are the evidence of your faith ( Cf. 10:20 ). 984 The waiting in the two cases is in quite different senses: the foolish man without faith is waiting for things which will not happen, and is surprised by the real things which do happen; the righteous man of faith is waiting for the fruits of righteousness, of which he has an assured hope; in a higher state of spiritual elevation, even the fruits have no personal meaning to him, for Allah is to him Allin- All: ( Cf. 6:162 and 9:52).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
هَلْ يَنْظُرُونَ
bekliyorlar mı
اِلَّٓا
an- cak
اَنْ تَاْتِيَهُمُ
kendilerine gelmesini
الْمَلٰٓئِكَةُ
meleklerin
اَوْ
ve- ya
يَاْتِيَ
gelme- sini
رَبُّكَ
Rabbinin
اَوْ
ya- hut
يَاْتِيَ
gelme- sini
بَعْضُ
bazı
اٰيَاتِ
alamet- lerinin
رَبِّكَۜ
Rabbinin
يَوْمَ
o gün ki
يَاْت۪ي
gelir
بَعْضُ
bazı
اٰيَاتِ
alamet- leri
رَبِّكَ
Rabbinin
لَا يَنْفَعُ
fayda vermez
نَفْساً
bir kim- seye
ا۪يمَانُهَا
iman et- mesi ki
لَمْ تَكُنْ
olmadı
اٰمَنَتْ
iman etmiş
مِنْ قَبْلُ
bundan önce
اَوْ
ya- da
كَسَبَتْ
kazanmış
ف۪ٓي ا۪يمَانِهَا
imanında
خَيْراًۜ
bir hayır
قُلِ
de ki
انْتَظِرُٓوا
bekleyin
اِنَّا
şüphe- siz biz
مُنْتَظِرُونَ
bekleyenleriz
(Resulüm! Onlar iman etmek için) Kendilerine (ölüm) meleklerin(in) gelmesini veya Rabbinin (azabının) gelmesini yahut Rabbinin bazı (kıyamet) alametlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin bazı (kıyamet) alametleri geldiği gün önceden iman etmemiş ya da imanında bir hayır kazanmamış olan kimseye artık imanı bir fayda vermez. De ki: "Bekleyin, şüphesiz biz de beklemekteyiz!"
هَلْ
Soru eki
هَلْ
-Mı, -mi, var mı?
نَظَرَ
Fiil-I
ن ظ ر
Baktı, gözledi, gördü, bakınıp durdu, nazar etti, seyretti
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
مَلَك
İsim
م ل ك
Melek
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
نَفَعَ
Fiil-I
ن ف ع
Fayda verdi, fayda sağladı, faydası dokundu
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
اِيمَان
Fiilimsi-IV
ا م ن
İman
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
كَسَبَ
Fiil-I
ك س ب
Kazandı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اِيمَان
Fiilimsi-IV
ا م ن
İman
خَيْر
İsim
خ ي ر
Hayr (Allah'ın esması, ismidir. Hayr olan demektir), hayırlı
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنْتَظَرَ
Fiil-VIII
ن ظ ر
Bekledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
مُنْتَظِرُون
Etken fiil-VIII
ن ظ ر
Bekleyenler