ve rüşd yaşına erişmeden önce yetimin mal varlığına -onun iyiliği için olmadıkça- dokunmayın”. ¹⁴⁹ [Bütün alış verişlerinizde] ölçü ve tartıya tam olarak, adaletle uyun; ¹⁵⁰ [Biz] hiçbir insana taşıyabileceğinden daha fazla yük yüklemeyiz; ¹⁵¹ ve bir görüş belirttiğinizde, yakın akrabanıza [karşı] olsa da, adil olun. ¹⁵² Allah’a karşı taahhütlerinize [daima] riayet edin: ¹⁵³ bunu Allah size emretti ki ders alabilesiniz.
149 Yani, bir kimsenin vesayeti altındaki yetim rüşd çağına geldiğinde, önceki vasî, ondan borçlanmak veya sahibinin rızası ile ondan yararlanmak suretiyle kanunî yollardan yetimin malına “dokunabilir”. “Onun iyiliği için olmadıkça” şeklinde çevirdiğim ibarenin lafzî karşılığı, “en iyi olan şekilden başka bir tarzda” şeklindedir ve yetimin malını iyileştirme niyetine işaret eder.150 Bu, mecazî olarak, insanlar arasındaki bütün muamelelere işaret etmektedir, yoksa yalnızca ticarî alış verişlere değil: parantez-içi “bütün alış verişlerinizde” ifadesini eklememin sebebi budur.151 Bunun anlamı, Allah’ın insanlardan “matematiksel” bir adaletle -ki, birçok manevî faktör açısından bakıldığında, insan ilişkilerinde nadiren ulaşılabilen bir durumdur- davranmalarını istemediği, tersine onlardan bu ideali başarma yolunda ellerinden gelen gayreti göstermelerini beklediğidir.152 Râzî’ye göre, “bir görüş belirttiğinizde” (lafzen, “konuştuğunuzda”) ibaresi, kişinin, kendisini kişisel olarak ilgilendirsin veya ilgilendirmesin, herhangi bir konu üzerinde fikrini beyan etmesini ifade eder; ancak daha sonra “yakın akraba”ya yapılan atıf, yukarıdaki emrin özellikle burada tartışılan konuda delil getirme ile ilgili olduğu ihtimalini akla getirir.153 Bkz. sure 2, not 19.