close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 153. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veenne hâżâ sirâtî mustekîmen fettebi’ûh(u)(s) velâ tettebi’û-ssubule feteferraka bikum ‘an sebîlih(i)(c) żâlikum vassâkum bihi le’allekum tettekûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve şüphe yok ki budur benim dosdoğru yolum, ona uyun siz ve sizi, onun yolundan ayıracak yollara gitmeyin. Çekinip sakınasınız diye işte bunları emretmiştir size.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve şüphesiz işte Benim (sağlam ve şaşmaz olan) dosdoğru yolum budur. Bu yola tâbi olun. (Bozuk ve başka) Yollara uymayın, ki o (yanlış) yollar sizi O’nun (Allah’ın) yolundan ayırır! Böylece (sapıtmaktan) korunmanız için (Allah) size bunları öğüt verip uyarıyor (olur ki gerçeği görürsünüz).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Şüphesiz bu, benim dosdoğru yolumdur. O halde ona uyun, diğer yollardan gitmeyin ki, sizi O'nun yolundan ayırıp saptırmış olurlar. Allah bütün bunları size emretti ki, yolunuzu Allah'ın kitabıyla bulmuş olasınız.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İşte bunların yaşandığı hayat tarzı benim dosdoğru, muhkem, güvenli, mutedil yolumdur. Bu yola tâbi olun, Kur'ân'a ve sünnete uyun. Sizi Allah'ın yolundan ayırıp parçalayacak başka yolları, başka hayat tarzlarını benimsemeyin. İşte, tekrar tekrar Allah'ın size tavsiye ettiği hususlar bunlardır. Umulur ki, Allah'a sığınır, emirlerine yapışır, günahlardan arınıp, azaptan, sağlığınızın bozulmasından, hastalıklardan korunur, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarınıza ve özgürlüklerinize sahip çıkarak şahsiyetli davranır, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olursunuz.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 2/257.  
Ahmet Varol
swap_vert close
"İşte benim dosdoğru olan yolum budur, ona uyun. Değişik yollara uymayın, sonra bu yollar sizi O'nun yolundan ayırır. Olur ki sakınırsınız diye (Allah) size böyle emretti."
Ali Bulaç
swap_vert close
Bu benim dosdoğru yolumdur. Şu halde ona uyun. Sizi O'nun yolundan ayıracak (başka) yollara uymayın. Bununla size tavsiye etti, umulur ki korkup-sakınırsınız.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Şu emrettiğim yol, benim dosdoğru yolumdur; hep ona uyun. Başka yollara ve dinlere uyup gitmeyin ki, sizi onun yolundan saptırıp parçalamasınlar. İşte Allah, kötülükten sakınasınız diye, size bunları emretti.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve Bilin ki, doğru olan Benim yolum budur. O’na tabi olun. Değişik yollara uymayın, onlar sizi parça parça edip Allah yolundan ayırırlar. Belki sakınırsınız diye, Allah bunları size tavsiye etmiştir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Şüphesiz bu, benim dosdoğru yolumdur. Buna uyunuz, başka yollara uymayınız; zira o yollar sizi Allah'ın yolundan ayırır. İşte, sakınmanız için Allah size bunları emretti.”
Besim Atalay
swap_vert close
İşte budur doğru yolum, ona uyun, başka yollara gitmiyesiniz, Allahın yolundan sizi ayırır, o size bunları buyurmaktadır, olur ki sakınasız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey insanlar!) İşte benim dosdoğru yolum (İslam) budur! Öyleyse bu yolu izleyin! Sakın sizi Allah'ın yolundan ayrı düşürecek (ve felaketlere sürükleyecek bâtıl) yollara girmeyin! İşte (Allah), kötülüklerden sakınasınız ve huzura ulaşabilesiniz diye size bu direktifi verdi.
Cemil Said
swap_vert close
İşte benim yolum budur, müstakîmdir âna ittibâ’ idiniz muhtelif yollar ta’kîb itmeyiniz çünki Allâh’ın yolundan ayrılabilürsiniz. İşte Allâh’ın size vesâyâsı bunlardır. Dalâletden sakınınız.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bu, dosdoğru olan yoluma uyun. Sizi Allah yolundan ayrı düşürecek yollara uymayın. Allah size bunları sakınasınız diye buyurmaktadır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İşte bu, benim dosdoğru yolum. Artık ona uyun. Başka yollara uymayın. Yoksa o yollar sizi parça parça edip O’nun yolundan ayırır. İşte size bunları Allah sakınasınız diye emretti.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Şüphesiz bu benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun; (başka) yollara sapmayın; sonra onlar sizi Allah’ın yolundan ayırır. İşte günahtan korunmanız için Allah bunları size emretti.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Şüphesiz bu, benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun. (Başka) yollara uymayın. Zira o yollar sizi Allah'ın yolundan ayırır. İşte sakınmanız için Allah size bunları emretti.  
 151. âyetten itibaren buraya kadar olan emirlere «On emir» veya «on vasiyet» denilir ki, bunlar bütün peygamberlerin şerîatlarında mevcuttur.  
Edip Yüksel
swap_vert close
İşte bu benim dosdoğru yolumdur. Ona uyun, başka yollara uymayın; çünkü onlar, sizi O'nun yolundan ayırırlar. Bunlar, dinlersiniz diye O'nun size verdiği öğütlerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İşte benim doğru yolum budur; ona uyun. Sizi O'nun yolundan ayıracak başka yollara uymayın. (Azabından) korunmanız için Allah size böyle tavsiye etmiştir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
bir de şu: benim dosdoğru yolum, hep onu ta'kıb edin, başka yollar ta'kıb etmeyin ki sizi onun yolundan saptırıb parçalamasınlar, duydunuz a işte size o bunu ferman buyurdu gerektir ki korunur, müttekı olursunuz
Emrah Demiryent
swap_vert close
İşte benim dosdoğru yolum (İslâm) budur! O hâlde ona uyun, başka yollara uymayın; zira o yollar sizi Allah’ın (İslâm) yolundan ayırır. İşte Allah, size bunları (emirlerine uygun yaşayıp günahlardan) sakınasınız diye emretti.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gerçekten bu, Ben'im dosdoğru yolumdur. Ona uyun. Başka yollara uymayın. Zira o yollar sizi, O'nun yolundan uzaklaştırır. O, size bunları öğütledi, umulur ki takvalı¹ olursunuz.
1- Korunma; Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye alan.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Şübhesiz ki (emrettiğim) bu (yol) benim dosdoğru yolumdur. O halde ona uyun. (Başka aykırı) yollara tâbi olmayın. Sonra sizi Onun (Allahın) yolundan ayırır. İşte (Allah) size bunları emretdi ki (kötülükden) sakınasınız.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve şübhesiz bu, benim dosdoğru yolumdur; öyle ise ona tâbi' olun! Ve (başka)yollara tâbi' olmayın! Sonra sizi O'nun (Allah'ın) yolundan ayırır(lar).(1) İşte bunlar(Allah'ın) size o emrettiği (şeyler)dir; tâ ki (günahlardan) sakınasınız.(2)
(1)“Âdem (as) zamânından beri, beşeriyette iki cereyân-ı azîm (iki büyük hareket) birbiriyle çarpışarak gelmiş. Biri, istikāmet yolunu (doğru yolu) ta‘kīb ile ni‘met ve saâdet-i dâreyne (dünya ve âhiret saâdetine) mazhar olan ehl-i nübüvvet ve salâhat ve îmandır (peygamberler, sâlihler ve mü’minlerdir). Bunlar kâinâttaki, kâinâtın hakīkī güzelliğine ve intizam ve kemâline (mükemmelliğine)mutâbık (uygun) olarak istikāmette hareket ettiklerinden, hem kâinât sâhibinin lütuflarına, hem iki cihânın saâdetine mazhar olup, beşeri melekler derecelerine, belki fevkine (daha yukarısına) terakkī ettirmeğe(yükseltmeye) vesîle olarak, dünyada îman hakīkatleriyle ma‘nevî bir Cennet, âhirette bir saâdet kazanmışlar ve kazandırmışlar.İkinci cereyan, istikāmeti bırakıp ifrât ve tefrît ile (aşırı gitmek veya geri durarak) aklı bir vesîle-i azâba ve elemler toplayıcı bir âlete çevirdiklerinden, insâniyeti en bedbaht bir hayvâniyetten aşağı düşürüp, dünyada zulümlerine mukābil gazab-ı İlâhîyi ve musîbet tokatlarını yemekle berâber, dalâletleri cihetinde, akıl alâkadarlığıyla kâinâtı bir hüzüngâh ve mâtemhâne-i umûmiye (umûmî bir hüzün ve mâtem yeri) ve zevâlde yuvarlanan (ayrılıp giden) zîhayatlar (canlılar) için bir mezbaha ve bir selhhâne (kesim yeri) ve gāyet çirkin ve karışık görür, rûhu ve vicdânı dünyada bir ma‘nevî Cehennemde olur, âhirette dâimî bir azab çekmeğe kendini müstehak eder.” (Şuâ‘lar, 15. Şuâ‘, 579)(2)İbn-i Abbâs (ra)’dan gelen bir rivâyete göre: “Bu 151-152-153. âyetler, muhkem âyetler olup, önceki bütün şeriatlarda da vardı. Bir kimse bunlarla amel ederse Cennete girer. Eğer amel etmezse Cehennemlik olur.” (Râzî, c. 7/14, 4)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (ey insanlar!) Şüphesiz benim (sağlam ve şaşmaz olan) dosdoğru yolum (İslam) budur. Artık ona uyun. Ve sakın (sizi bu İslam yolundan ayrı düşürecek ve felaketlere sürükleyecek) başka yollara uymayın. Yoksa o yollar sizi parça parça edip O’nun yolundan ayırır. İşte (kötülüklerden ve İslamdan başka yollara girmekten) sakınasınız diye o size bunları önermiştir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Ey insanlar) Benim dosdoğru olan yolum budur. Yalnızca ona uyun ve başka yollara uymayın, başka yollara uymak sizi Allah’ın yolundan ayırır. Allah size bu şekilde tavsiyede bulunuyor ki, belki kendinizi korursunuz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten Benim doğru yolum işte budur. Öyleyse bu yolu tutun. Sakın başka yolları tutmayın. Çünkü öbür yollar sizi Allah’ın yolundan ayırırlar. Allah’ın size buyurdukları işte bunlardır, sakınasınız diye.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bu, benim dosdoğru bir yolumdur. Ona tâbi olun, başka yollara tâbi olmayın ki bunlar sizi Allah yolundan ayırır. O, size işte bunları da vasiyet eylemiştir, ta ki sakınasınız [⁶].
[6] Burada da biri mezkûrdur.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
İşte benim dosdoğru olan yolum budur. Ona tabi olunuz. Ben’im yolumdan sizi ayıracak yollara tabi olmayınız. Bütün bunları, Allah bilincinde olasınız diye O size tavsiye ediyor.
Kadri Çelik
swap_vert close
İşte benim dosdoğru yolum budur; ona tâbi olun. Sizi Allah yolundan ayrı düşürecek yollara uymayın. Allah size bunları takva sahibi olasınız diye buyurmaktadır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte ey insanlar, Benim sizlere emir ve tavsiye ettiğim dosdoğru yolum budur! Öyleyse bu yolu izleyin, insanlığı felâketlere sürükleyecek bâtıl yollara yönelmeyin; aksi hâlde bunlar, sizi paramparça edip Allah’ın yolundan ayırırlar!Bakın, kötülüğün her çeşidinden korunabilesiniz ve gerçek mutluluğa ulaşabilesiniz diye, Allah size bunları emrediyor!”Biz bu emirleri, bir zamanlar İsrail Oğulları’na da bildirmiştik.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Bu, benim doğru yolumdur; onu izleyin! Sizi O’nun yolundan ayırıp parçalamış / fırkalaştırmış Yollar’ı izlemeyin!”. İşte size bunu tavsiye etti / kesin emretti. Umulur ki sakınıp korunursunuz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Benim yolum düzgündür, siz onu izleyin. Sakın ola sizi Hakyolundan uzaklaştıracak yollara sapmayın. Allah bunları, kendinizi sağlama almanız için öneriyor...
Mehmet Çoban
swap_vert close
“İşte benim doğru yolum bu! Emrettiğimiz yola uyun! Başka yollara uymayın ki; sizi Allah’ın yolundan ayırmasın! Allah hesap günündeki azabından korunasınız diye size bunları tavsiye etti!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki bu benim doğru yolumdur; ona uyun! (Başka) yollara uymayın! (O yollar) sizi (Allah’ın) yolundan ayırır. İşte bunlar [takvâ]lı olmanız için (Allah’ın) size emrettikleridir. [*]
En‘âm suresinin 151-153. ayetleri inanç ve sosyal hayatta dinin temelini oluşturan on temel kuralı içermektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Yine onlara: “Ey kâfirler! Gelin size Rabbinizin); ‘İşte benim dosdoğru yolum budur, sadece ona uyun. Sizi O (Allah)’ın yolundan ayıracak başka yollara uymayın.’ dediğini (anlatayım.) Şunu iyi bilin ki (Allah) bütün bunları, kendisinden hakkıyla sakınasınız diye size tavsiye etti.” de.¹
1 Bu ve bundan önceki iki âyette emredilenler, Allah’ın bütün Peygamberlere gönderilen ve asla hükmü kaldırılmayan evrensel emirleridir. İbnu Abbas: “Bu âyetler bugüne kadar Allah tarafından gönderilen kitapların hiç birinde nesh edilmemiştir. Bunlar Âdem Oğullarının hepsine haramdır. Ve bunlarla amel eden Cennete girer, etmeyen de Cehenneme girer.” demiştir. Tevrât olduğu söylenen kitaptaki; ilaveleriyle ve Yahûdîliğe uyarlanmış haliyle “on emrin” aslı bunlardır. Yani bu âyetler Allah’ın Musa (a.s)’a verdiği levhalarda ilk yazdığı on ayeti ihtiva eder. Onlar da: Tevhidi bozmamak, Allah’a şirk koşmamak, yalan yere yemin etmemek, ana-babaya itaat etmek, adam öldürmemek, zinâ etmemek, hırsızlık yapmamak, başkasına iftira etmemek, başkasının elindekine göz dikmemek, cumartesi yasağına uymaktır. İşte bu ana ilkeler (cumartesi yasağı hariç) Hz. Âdem’den, Hz. Muhammed (a.s)’a kadar Allah arafından gönderilen tüm hak dinlerin değişmez ilkeleridir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve [bilin ki] bu, dosdoğru Bana yönelen bir yoldur: Öyleyse bunu izleyin ve diğer yollardan gitmeyin ki sizi O’nun yolundan saptırmasınlar. ¹⁵⁴ Allah [bütün] bunları size emretti ki O’na karşı sorumluluğunuzun bilincine varasınız.
154 Lafzen, “dağılıp parçalanmanıza yol açmasın”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Benim gösterdiğim dosdoğru yol işte budur. Öyleyse bu yolu izleyin, sakın sizi bu yoldan ayıracak farklı yollara sapmayın. İşte bütün bunları Allah size tavsiye ediyor, umulur ki korunup sakınırsınız. 4/115, 47/25, 76/29, 78/39
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Zira işte Benim dosdoğru yolum budur: Öyleyse bu yolu izleyin ve farklı yollara sapmayın ki, sizi O’nun yolundan uzaklaştırmasınlar! Bütün bunları Allah size emretti ki, O’na karşı saygıda kusur etmeyesiniz.[¹¹⁴⁶]
[1146] Sûrenin 151-153. âyetlerinin Medenî olduğuna ve Mekkî olan sûreye sonradan yerleştirildiğine ilişkin rivayetin çürütülmesine dair bir iç bağlam kritiği için, bu sûrenin giriş kısmına bakınız.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Şüphe yok ki bu (hükümler, bu on emir) benim dosdoğru yolumdur, ona uyun. Başka yollara uymayın ki o yollar sizi. Allah yolundan saptırır. İşte sakınmanız (azabından korunmanız) için Allah size bunları emretti! (Evvelki ümmetleri de aynı şekilde uyardık, nitekim)
Osman Fırat
swap_vert close
İşte benim dosdoğru doğru yolum budur, ona uyun, (başka) yollara uymayın ki, sizi O’nun yolundan ayırmasın! (Allâh) size böyle tavsiye etti umulur ki (Allah’a karşı ) korunursunuz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve şüphesiz ki, bu Benim müstakim yolumdur. Artık ona tâbi olunuz, başka yolları takib etmeyiniz. Sonra bunlar sizi Cenâb-ı Hakk'ın yolundan ayırır. İşte size bununla tavsiyede bulundu. Gerektir ki, siz sakınasınız.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bir de şu: “İşte benim dosdoğru yolum. Ona tâbi olun. Yoksa başka yollara uymayın ki sizi O'nun yolundan ayırmasın. İşte kötülüklerden sakınasınız diye Allah, size bunları emretti. ” [2, 257; 6, 159]
Hz. Peygamber (a.s.m) şöyle buyurmuştur: “Allah Teâlâ bir sırat-ı müstakim koydu. Bu yolun iki tarafında iki duvar vardır ki, duvarlarda birtakım açık kapılar bulunur. Kapılar üzerinde sarkıtılmış perdeler vardır. Yolun başında şöyle diyen bir dâvetçi bulunur: “Ey insanlar! Haydi, hepiniz gelin şu doğru yola girin, dağılmayın.” Bir de yolun üstünde çağıran bir dâvetçi vardır. İnsan, o duvarlardaki kapılardan birini açmak isterse hemen der ki: “Eyvah! Ne yapıyorsun, sakın orayı açma; zira açarsan içine girersin.” İşte doğru yol İslâm’dır. İki duvar ise Allah’ın sınırlarıdır: açık kapılar: Allah’ın haramlarıdır. Yolun başındaki münâdi: Allah’ın kitabıdır. Yolun üstündeki münâdi ise: her Müslümanın kalbindeki vaizullah (ilahî vaiz)dir.”  
Süleyman Ateş
swap_vert close
İşte benim doğru yolum budur, ona uyun, (başka) yollara uymayın ki, sizi O'nun yolundan ayırmasın! Korunmanız için (Allah) size böyle tavsiye etti.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve bu (bu emirler ve tavsiyeler) benim doğrı olan yolumdur. Ona ittibâ' idiniz ve sizi Allâh'ın yolundan ayıran dürlü dürlü yollara tâbi' olmayınız. Onlardan ittikâ idüb sakınmanız içün Allâh size bunı emr idiyor.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İşte bu benim dosdoğru yolumdur; onu takip edin, başka yolları takip etmeyin, yoksa o takip sizi benim yolumdan[*] ayırır. Bunlar da Allah'ın sizden istekleridir, belki ondan çekinerek kendinizi korursunuz.
[*] İltifat sanatı  
Şaban Piriş
swap_vert close
İşte bu, benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun, sizi O'nun yolundan ayıracak yollara uymayın. Kendinizi korumanız için işte size böyle tavsiye ediyor.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İşte Benim dosdoğru yolum budur; ona uyun. Başka yollara takılmayın ki sizi Onun yolundan saptırıp parçalamasınlar. Sakınırsınız diye, Rabbiniz size işte bunları emretti.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bu benim dosdoğru yolumdur, onu izleyin, başka yolları izlemeyin! Yoksa bu hal sizi O'nun yolundan uzaklaştırıp parçalara böler. Sakınıp korunasınız diye O bunu önermiştir size.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ uşbu yoluñdur ŧoġru iken pes uyuñ aña daħı uymañ yollara pes ayıra sizi Tañrı yolından. şol ıśmarladı size anı anuñ ıçin kim siz śaķınasız.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ uşbu yolum, ya‘nī tevḥīd doġrudur, pes uyuñuz aña, daḫı özgeyollara uymañuz. Ayırur sizi Tañrı Ta‘ālā yolından. Anı size vaṣiyyet eyle‐di Tañrı Ta‘ālā. Ola kim siz taḳvā üstine olasız.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bu, şübhəsiz ki, Mənim doğru yolumdur. Onu tutub gedin. Sizi (Allahın) yolundan sapdıracaq yollara uymayın. (Allah) sizə bunları tövsiyə etdi ki, pis əməllərdən çəkinəsiniz!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And (He commandeth you, saying) : This is My straight path, so follow it Follow not other ways, lest ye be parted from His way: This hath He ordained for you, that ye may ward off (evil).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Verily, this is My way, leading straight: follow it: follow not (other) paths: they will scatter you about from His (great) path: thus doth He command you. that ye may be righteous.(979)
979 Note again the refrain with variations, in 6:151, 152 and 153. In verse 151, we have the moral law, which it is for our own good to follow: "Thus doth He command you, that ye may learn wisdom:" In verse 152, we have to deal justly and rightly with others; we are apt to think too much of ourselves and forget others: "Thus doth He command you, that ye may remember:" In verse 153 our attention is called to the Straight Way, the Way of Allah, the only Way that leads to righteousness: "Thus doth He command you, that ye may be righteous."  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَنَّ
işte şüphesiz
هٰذَا
bu
صِرَاط۪ي
benim yo- lumdur
مُسْتَق۪يماً
dosdoğru
فَاتَّبِعُوهُۚ
öyle ise ona tabi olun
وَلَا تَتَّبِعُوا
ve tabi olmayın
السُّبُلَ
yollara
فَتَفَرَّقَ
sonra ayırır
بِكُمْ
sizi
عَنْ سَب۪يلِه۪ۜ
onun yolundan
ذٰلِكُمْ
işte bun- lar ki
وَصّٰيكُمْ
size tavsiye etti
بِه۪
onu
لَعَلَّكُمْ
umulur ki siz
تَتَّقُونَ
takvâlı olursunuz
İşte bu, benim dosdoğru yolumdur. Öyle ise ona tabi olun! Sizi O'nun yolundan ayıracak (başka) yollara tabi olmayın! İşte bunlar Allah'ın size tavsiye (ve emr)ettikleridir. Umulur ki takvâ sahibi olursunuz (Allah'a karşı kulluk sorumluluğunuzu bilip yerine getirmeye çalışırsınız).
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
صِرَاطٌ
İsim
ص ر ط
Yön, yol, usul, eğri büğrü olmayan düz yol
مُسْتَقِيم
Etken fiil-X
ق و م
Dosdoğru, kusursuz
اِتَّبَعَ
Fiil-VIII
ت ب ع
Tabi oldu, uydu, peşine düştü, takip etti
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِتَّبَعَ
Fiil-VIII
ت ب ع
Tabi oldu, uydu, peşine düştü, takip etti
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol
تَفَرَّقَ
Fiil-V
ف ر ق
Parçalanıp bölündü, ayrılığa düştü
بِكُمْ
Zamir
بِكُمْ
Sizin için, kendinize, size karşı
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
وَصّٰى
Fiil-II
و ص ي
Vasiyet etti, tavsiye etti
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
لَعَلّ
Zamir
لَعَلّ
Belki, umulur ki
اِتَّقٰى
Fiil-VIII
و ق ي
Takvâ sahibi oldu, sakındı, korundu, korktu